Ücretsiz Danışmanlık 728×90 (Lansman)

İş Hayatının Stresinden Kurtulmanın 10 Yolu

Sizce de  “stres” artık dilimize pelesenk olmadı mı? Nereye gitseniz, kimle konuşsanız herkesin hayatında stres bir şekilde yer etmiş. Sürekli maruz kaldığımız stres, modern dünyamızın en gözde sağlık sorunu haline geldi. Hatta öyle ki, kronik stres sağlığımıza düşman oldu! Bugün stresin yan etkilerini anlatmayı bir kenara bırakıp pozitif olacağız! Dinlenmenin sağlığınıza sağladığı önemli faydaları keşfedin ve her zaman her yerde rahatlayabilmenin sırrını çözün. Daha az stresli hissetmenizin yanı sıra tüm beden sağlığınıza da faydası var dinlenmenin. “Savaş ya da kaç” tepkisi iltihap ve hastalığa neden olabilirken “dinlenme tepkisi” birçok fiziksel sisteme fayda sağlayabilir. İstirahat, tansiyonunuzu ve kalp atış hızınızı düşürür ki bu da uzun dönemli kalp damar sağlığınız için oldukça olumlu bir etki yaratır. Bunun yanında yaşlanmanın etkilerini de yavaşlatır, iltihabı azaltır,  cilt bozukluklarını önler, libidonuzu yükseltir ve beyindeki mutluluk kimyasallarını harekete geçirir. Fakat bunlar dinlenmenin faydalarından sadece birkaç tanesi… Artık istirahatin vücudunuzda harikalar yarattığını biliyorsunuz. Ama bir nevi modern hayattan sıyrılıp sürekli meditasyon yaparak nasıl daha huzurlu olabiliriz ki? 1. Dinginlik sağlayan günlük aktiviteler yapın Gün içinde kendimize ruhumuzu tamamıyla verebileceğimiz ve kimsenin üzerinde pazarlık edemeyeceği bir dinlenme süresi ayırmazsak, molamız “yapılacaklar listesi” ile dolup taşar. Bu zamanı, günlük programınıza yerleştirmek illa düşündüğünüz kadar zor olmayabilir. Diğer yapacaklarınızın arasına kolayca girebilir. Bu sadece işlerimizi birazcık farklı bir şekilde, daha büyük bir farkındalıkla yapmaya başlamaktan ibaret. Birçoğumuz bize neyin iyi geldiğini biliriz. Yine de aşağıda bu yola baş koymanıza yardım edecek bir ilham bulabilirsiniz: Dikkatinizi dağıtacak bir şeyin olmadığı çay ya da kahve molaları verin. Telefonunuzu bir kenara bırakın. E-postalarınızı da öyle… Sadece içeceğinizi yudumladığınız ve düşüncelerinize odaklandığınız huzurlu bir 10 dakika geçirin. Duşta 30 saniye fazladan kalarak vücudunuzu ovun. Küçük...

CEO’ların Bile Dikkatini Çekecek Bir E-mail Yazmak İçin 3 Basit Adım

Cevap alabileceğiniz profesyonel bir e-mail yazmak gerçekten ustalık gerektiren bir eylemdir. Sert gözükse de, kimsenin talep edilmemiş bir maili cevaplamak zorunluluğu yoktur. Zaman önemli bir kaynaktır ve araştırmalara göre ortalama bir çalışan günde 6 saatten fazla süreyi mail kutusunda harcıyor. Eğer bu ortalama ise, üst düzey bir yönetici için bu süreyi tahmin edin! Gün içinde mail kutusuna hiç mail düşmemiş olması inandırıcılığı çok düşük bir ihtimaldir. Eğer ortalama bir çalışandan daha fazla e-mail alıp gönderiyorsanız, e-mail yazarken her zaman 3 adımı aklınızda bulundurun. Bu her zaman cevap alma olasılığınızı arttırır. 1. E-mailini açacaklarına emin ol 2. E-mailini okuyup anlayacaklarına emin ol 3. Cevap vereceklerine emin ol Bunları aklında tutarak her seviyedeki insana ulaşabilirsin. Eğer e-mail yazısını daha da üst seviyeye çıkarmak istersen bu ipuçlarını aklında tut. 1. Başlangıçtaki dikkati yakalamak için, profesyonel iş ağını güçlendir Bir e-maile doğru bir giriş ile başlamak her zaman iyi bir yoldur. Tanıdık biri aracılığı ile yazılan bir giriş, mailin geçerliliğini ve geri dönüş şansını arttırır. En azından, projenin adını veya referans olabilecek bir tanıdık söyleyebilecek olmalısın. Eğer e-mailin ilgi görmezse, sonsuz e-maillerin arasında kaybolmaya mahkumdur. 2. E mailini ilgi cekici, kisisel ve spesifik tut. Ulaşmaya çalıştığın yönetici içten gelen isteklere zar zor yetişebiliyordur. Lafı uzatmadan onlara kolaylık sağlayabilirsin. E-mailin  istegini açıkça ve spesifik olarak açıklamalı. Gmail’e göre 125-200 kelimelik e-mailler en uygunudur. Fakat araştırmalar gösteriyor ki, eğer daha fazla not yazmak zorundaysan, e-mailler 2000 kelimeden başlıyor. Gramer odaklı araçlar sayesinde zamandan tasarruf edebilir, gramer yanlışlarını ve cümle bozukluklarını yakalayabilirsin. Daha gelişmiş e-mailler kişiselleşmiş, ilginç noktaları gösteren maillerdir. İlk bir iki cümlede, neye ihtiyacın olduğundan bahsedebilir, konunun neden önemli olduğunu net bir şekilde açıklayabilirsin. Her şey ödevini yapıp yapmamakla ilgilidir. Kontakt kurduğun...

Sürekli İş Değiştirmek Yerine Hayallerinizdeki İşi Tasarlamaya Nasıl Başlarsınız?

Bulunduğunuz işte ilerlemek veya kendinize yeni bir yol mu çizmek istiyorsunuz? İşte Kevin Perlmutter’in entrepreneur.com’da yayınlanan yazısından, iş seçimleriniz ve yaklaşımlarınızda size yardımcı olacak 5 altın değerinde tavsiye: Y kuşağı yani 1980-2000 yılları arasında doğan nesil, iş yaşamları hakkında kötü bir üne sahip. Zor işlere bulaşmadan dünyayı deneyimlemek isterler, fazla mesai yapmadan daha çok izin almak isterler, yeterli çabayı göstermeseler bile promosyon almak isterler. Bu tarz şikayetleri onlardan hepimiz duymuşuzdur. Bu doğru ya da yanlış diyemeyiz, ama gerçek şu ki Y kuşağının %42’si her 1 ve 3 yıl arasında işlerini değiştiriyor. Y kuşağı seçtikleri işleri yapma konusunda yeterli sabra sahip değiller, peki ya problem işin kendisinde değilse? Yani ya Y kuşağı bu işin üstesinden nasıl geleceğini bilmiyorsa? Firmamız Man Made Music’te Y kuşağının sayısı orantısız bir şekilde büyüdü. Benim görevim ‘’Mümkün olmayan hiçbir şey yoktur.’’ zihniyetini onlara aşılayarak yaratıcılık konusunda önderlik etmek. Yaratıcı ve yenilikçi düşünme bizim kültürümüzün temelinde var ve biz Y kuşağımıza ilham verip, onların birbiriyle dayanışma içinde olmasını sağlayarak güzel işler yaptık. Ayrıca bu çalışma ortamını kurmamıza yardımcı bazı stratejiler de geliştirdik. Bulunduğunuz işte ilerlemek veya kendinize yeni bir yol çizmek istiyorsanız işte kariyer seçimleriniz ve yaklaşımlarınızda size yol gösterecek 5 değerli tavsiye: 1. Cesur Olun Değişim cesaret yolundan geçer, ama bu yolda ilerlemek kolay değildir. Bu konuda Abraham Maslow şöyle demiştir: ‘’Şartlar ne olursa olsun her zaman 2 seçeneğimiz var; gelişerek ileri gitmek ya da güvenli bir şekilde gerilemek.’’ İlerlemeyi seçmek daha eğlencelidir ve başarı, ancak riskleri hesaba kattığımız zaman gelir. Bazen bu yeni bir iş demektir, bazen de bulunduğunuz yere yaptığınız katkıları arttırarak orada gücünüzü yükseltmek. 2. İlham Kaynağınızı Takip Edin Çevrenizde kendinizi sorgulamaya...

Gelecek 10 Yılda İyi Kazandıracak Meslekler

Büyüyünce ne olmak istiyorsun? Hepimiz çocukken bu soruyu duyduk. Çoğumuzun yanıtı da, doktor, pilot yada süper kahraman olmaktı! Oysa şimdi seçenekler daha çok. Üstelik meslekler giderek farklılaşıyor; Kullanıcı arayüzü mühendisi, bilgi teknolojileri yöneticisi… İşte Hürriyet’in paylaştığı Forbes ve ABD finans dergisi Kiplinger’da yer alan geleceğin meslekleri. 1. Etik Bilgisayar Korsanı  Bir bilgisayar korsanı nasıl mı etik olabilir? Artık şirketler kendi online sistemlerine saldırması için etik bilgisayar korsanlarına iş veriyor. Böylece tehlikeli, art niyetli saldırganlardan önce güvenlik sistemlerindeki problemleri kesin olarak saptamak için harekete geçebiliyorlar. Etik bilgisayar korsanları, şirketin sistemlerini onarıyor, kimi zaman virüs oluşturup etkilerini gözlemliyor. Bugün ABD’de bu işi yapmak isteyenler için ‘Certified Ethical Hacker’ (CEH) gibi sertifikalar verilmeye başlandı. ABD’de etik bilgisayar korsanları yıllık ortalama 92 bin dolar civarında kazanıyor. Türkiye’de de bu meslek gelişen şirket sistemleri de düşünüldüğünde birkaç yıl içinde daha popüler hale gelecek. Etik bilgisayar korsanlığı tehlikeli bir potansiyeli de barındırdığı için işe alım süreçlerinde sıkı bir denetim mekanizmasını zorunlu kılıyor. Eğer  bu meslek dünya çapında hızlıgelişim gösterecekse, neyin etik olup olmadığının resmi bir şekilde belirlenmesi gerekiyor. 2. Sigorta Uzmanı  Bu alan diğer başlıklar kadar ‘yeni’ olmayabilir. Ama durun bir dakika; Birleşmiş Milletler Dünya Nüfusu Görünüm 2012 raporuna göre dünyada kadın ve erkeklerde ortalama yaşam süresi 71 yıl. Türkiye’deyse 74.4. Ve bu sayılar gün geçtikçe yükseliyor. Haliyle sağlık daha da önem kazanıyor. Sigorta da, daha kritik bir hale geliyor. Sadece sağlık alanında değil, büyüyen uluslararası şirketlerde finansal problemler her an kapı önünde bekliyor. Her türlü riskin etrafta cirit attığı bir ortamda sizce de sigortanın hafife alınır bir tarafı var mı? Başarılı bir sigorta uzmanı bugün olduğu gibi gelecek 20 yılda da iyi kazanacak. Büyüyen ve daha rekabetçi hale gelen ekonomiler, sağlık bilimlerindeki atılım, alım gücündeki artış… ABD Çalışma Bakanlığı’nın geçen yıl yaptığı bir analize göre sigorta uzmanlığı yedi yıl içerisinde yüzde 27’lik bir büyüme kaydedecek. Türkiye’de bu konuda bir veri yok. Ancak uluslararası birçok sigorta şirketini düşündüğümüzde bunun Türkiye’ye de yansıyacağı kesin. 3. Gıda Kimyageri Yemek, bilimdir! Harika bir keki nasıl yaparsınız? Bir gıda kimyagerine sorun. Bu gurular besinlerin lezzetini geliştirerek her...

Richard Branson’ın 1972 Yılından Kalma Yapılacaklar Listesi

Richard Branson hayatını yapılacaklar listesi(to-do-list) hazırlayarak geçiren bir lider. Yakınlarda da blogunda 1972 yılından kalma bir listesini paylaştı. İşte o notlar: “Geçmişinizde bir gezintiye çıkmak oldukça eğlenceli, bu zamana kadar neyi başardığınızı görmek… Arkadaşım Kenny Kemp geçtiğimiz günlerde 1972 yılından kalma günlüğümdeki bu küçük süprizi ortaya çıkardı. 6 Kasım’da 22 yaşındaki bir çocuk olarak, işte bu yapılacak işler listesini hazırlamıştım: 1. Uçmayı öğren 2. Bana bak bana, sen, tekne 3. Herkes benden hoşlansın, benimle eğlensin 4. Güzel insanları geri davet et 5. The Manor için küçük bir evin oluşmasına başla 6. The Manor için satın almaya başla 7. Projeler üzerinde benimle çalışın 8. Daha fazla mağaza bulunmalı Gördüğünüz gibi hedefe yönelik kurşunlar daha fazla. Virgin Records mağazası açmayı öğrenmek, insanların kayıt stüdyomuz The Manor için parça satın almasına davet etmek gibi yüksek hedefler geçiyor. Hatta yukarıdaki sayfada bir Gong albümü hakkında bazı karalama yerlerini görebilirsiniz. Listeler yazma aşkımı sık sık yazmıştım – bu da en başından beri kendime ait olduğumu gösteriyor. Listeler, işleri başarmak için yalnızca büyük yapılar sağlamakla kalmaz, aynı zamanda hedefler belirlememize ve rüyalarımıza ulaşmamıza yardımcı olur. Bu listeyi yazdıktan bir yıl sonra 1973’te The Manor’da Virgin Records etiketli albümü çıkardık, Mike Oldfield’la imzaladık ve on yılın en çok satan albümlerinden biri olan Tubular Bells’i ve The Exorcist için soundtrack çıkardık. Buradan Virgin Records büyümüş ve büyümüş, geri kalanı ise dedikleri gibi tarihtir. Eski günlüğünüzden birine bir göz atın. Yazdığınız yüce bir amaca ulaştınız...

Başarılı Toplantılar İçin 5 Kural

Toplantılar. Günümüzde hemen hemen herkesin toplantılar hakkında olumlu ya da olumsuz düşünceleri vardır. Kimileri toplantılara mesaiyi kısalttığı için bayılır, kimileri ise uykumuzu getiriyor deyip bunalır. Toplantı, şüphesiz ki bu kelime artık ‘boşa harcanan zaman’ ile aynı anlama gelmekte. Kaptan Kirk’in de söylediği gibi bir toplantıda dakikalar saklanır ve saatler kaybolur.  Mesela bir toplantı çağrısında bulunun ve koridor boyunca duyulan sızlanmaları bir dinleyin. Öte yandan bir profesyonel olarak, toplantı çağrısında bulunursanız, biraz sonra bahsedeceğimiz 5 kural toplantınızı boşa geçen zaman, kaynak ve para olmaktan kurtaracak. İşte Charlie Harary’nin entreprenuer.com’da paylaştığı 5 kural: 1. Toplantının amacını planlayın Bu noktada biz, toplantıların özellikle verimli olduğundan bahsedeceğiz. Tabi bundan bahsederken toplantıların verimli ve üretken olduğunu varsayıyoruz. Peki ya tersini düşünürsek ya toplantılar verimsiz olursa ya da toplantılar sadece belli koşullar altında yarar verseydi tavsiye edilebilseydi o zaman ne olurdu? Toplantı düzenlemeden önce toplantıyı ölçüp tartın, katılımcılara göre düzenleyin ve ayarlayın. Kendinize daima sorular sorun. Bu soruları toplantının konusuna, toplantının zamanına ve mekânına göre farklı şekilde oluşturabilirsiniz. Mesela ‘Benim istediğim sonuç nedir ?’ , ‘Ben neyi başarmaya çalışıyorum ?’ ve ‘Ben bu insanları neden bir araya bir odada topluyorum ?’ gibi sorular sorulabilir. Bu sorular toplantının amacını ve toplantının nasıl ayarlanacağı hakkında bize faydalı bilgiler verecektir. Buna ek olarak, toplantının gerekli olduğunu açık bir şekilde telaffuz edemiyorsanız ve gerekli sorulara yanıt bulamıyorsanız toplantı yapmayın. Fakat toplantının gerekli olduğunu sorularınızla ispatlayabiliyorsanız, bu net cevaplar ve amaçlar size toplantınızla ilgili birçok konuya açıklık getirir.  Örnek olarak, toplantınızın odak noktasını keskinleştirebilirsiniz. Dahası, toplantınızın neleri başaracağına dair amaçlarınızı ve bu amaçlara ulaşma şansınızı arttırabilirsiniz. 2. İzleyiciler yerine oyuncular davet edin  Biz her zaman birçok kişiyi toplantıya davet ederiz. Sürekli...

Discover Samsung 2017 Sürecini Tamamlayan Genç Yetenekler Samsung’da İşe Başladılar

“Dünyaya ilham ver, geleceği oluştur” vizyonuyla, faaliyet gösterdiği birçok alanda liderliğini sürdüren Samsung Electronics’in, genç yetenekleri bünyesine katmak için oluşturduğu işe alım programı “Discover Samsung 2017” sürecini tamamlayan 11 genç yetenek, 10 Temmuz 2017 itibariyle Samsung bünyesinde çalışmaya başladılar. Strateji, Kurumsal iletişim, IT ve Mobil Çözümler, Dijital pazarlama, Pazarlama gibi farklı birçok ana fonksiyonda çalışmaya başlayan yetenekleri yoğun bir oryantasyon programı ve eğitimler bekliyor. Yeteneklerin farklı üniversite ve bölümlerden olduğuna dikkat çeken Samsung İnsan Kaynakları Direktörü Meriç Tunç, “Her yıl üniversite ve bölüm ayırımı yapmaksızın en iyi yetenekleri Samsung Electronics bünyesine dahil etmeye devam edeceğiz” dedi. Discover Samsung 2017 Genç Yetenek Programıyla işe başlayan yetenekleri www.discoversamsung.net adresinden görebilirsiniz. Discover Samsung 2017 videosunu aşağıda izleyebilirsiniz:...

Bir Yöneticinin İsteyeceği En Kötü 4 Şey

Verilmiş sadakanız varmış. İşyerinde hepimize sıkıcı ya da hoşumuza gitmeyen görevler verilmiştir mutlaka. Ama inanın çok daha kötüsü olabilirdi… İnanmıyor musunuz? Fikir edinmek için BBC, Quora adlı soru-cevap sitesinde “İşyerinde patronun yapmanızı istediği en kötü şey neydi?” sorusuna verilen yanıtlara bakarak bir derleme hazırladı. İşte onlardan birkaçı… 1. Pis işler Yapılması gereken pis bir iş olduğunda bazı patronlar buna nasıl yaklaşmaları gerektiğini bilir ve astlarına havale eder. Marti LaChance “bir bakkalda rafların altında birikmiş çürüyen fare ölülerini temizlemek” zorunda kalmış. Ancak ismini vermek istemeyen başka birinin başına gelenlerin yanında bu pis iş bile temiz kalıyor. Quora’nın sorusuna cevabında bu kişi şunları anlatıyor: “Büyük bir havayolu şirketinde uçuş görevlisi olarak çalışırken menajerim benden, tuvalette sifonun alıp götüremediği büyük bir dışkı parçasını temizlememi istedi. Üç sürahi kaynar suyla zor parçaladım. Korkunçtu… Kokusu… Görüntüsü… Milyonlarca mikroskobik dışkı parçasının üstüme üstüme geldiğini düşünmek çok fenaydı.” Manlio Lo Conte 16 yaşındayken Massachusetts’te bir kuru temizlemecide çalışıyormuş. Görevlerinden biri de kuru temizleme sırasında biriken sıvı atıkların toplandığı depoyu temizlemekmiş. Atığı kovaya doldurduğunda tehlikeli kimyasal maddeleri ne yapması gerektiğini sormuş patrona. “Onun bir kısmı su, bir kısmı da tehlikeli kimyasallar… Kimyasallar mavi renkli. Suyu tuvalete dök, ama mavi maddeyi dökme… Yok yok, aslında onun bir kısmını da dökebilirsin,” olmuş patronun cevabı. “Yani her gün yasadışı bir şekilde ‘mavi sıvı’yı kentin kanalizasyon sistemine akıtıyordum,” diyor Conte. 2. Çalışma arkadaşına bir mesaj iletmek Matt Wertell ise kirli ve pis kokan bir iş arkadaşına banyo yapmasını söylemek zorunda kalmış. Patronu o halde ona yaklaşmak istemediğinden. Olayı şöyle anlatıyor Wertell: “Üniversiteye giderken bir teorik fizik grubunda çalışıyordum. Çok yer gezdim ama hiçbir yerde deha ile çılgınlık arasında bu grubunki kadar ince...

Richard Branson’dan İşlerini Nasıl Hallettiğine Dair 10 İpucu

Virgin’in kurucusu Richard Branson’ın iş yapış biçimini merak ediyor musunuz? İşlerini nasıl hallettiğini Branson blogunda yazdı: “Bir girişimci ve iş lideri olarak hayatın çok meşgul olduğunu söylemek doğru değil. Bu yüzden, sadece yapılması gereken şeylerin yanı sıra yapılması gereken her şeye ulaştığımdan emin olmak için listeler yapıyorum – bunlardan birçoğu. Aslına bakarsanız listeleri yaparak daima hayatımı yaşadım. Bunlar, çağrılacak kişilerin listelerinden, fikir listelerinden, kurulacak şirketlerin listelerinden, işleri gerçekleştirebilecek kişilerin listelerine kadar bir çok konuda farklılık gösterir. Ayrıca, blog yazacak konu listeleri, gönderilecek tweetler listesi ve gelecek planlar listeleri var. Her gün bu listeleri araştırıyorum. Her göreve uyarak, fikirlerim şekilleniyor ve planlar yaparak ilerliyorum.” Fikirlerinizi gerçeğe dönüştürmenize yardımcı olmak için, listeler oluşturmak için ilk 10 ipucu: Büyük ya da küçük fark etmez, aklınıza gelen bütün fikirleri yazın. Yanınızda her zaman bir defter taşıyın. Kendiniz için en uygun maddeleme yöntemini bulun. (Karalama, rakamlı maddeleme veya şema gibi) Tamamladığınız her görevin üstünü çizin. Böylece her işaretin tatmin edici olduğunu göreceksiniz. Her gün tamamlamak için küçük, yönetilebilir görevlerin bir listesini yapın Uzaklara, çok uzaklara bakın. 2020 yılında neleri başarmak isterdiniz? Peki ya, 2050? Hedeflerinizi ölçülebilir hale getirin, böylece planlarınızın işe yarayıp yaramadığını anlarsınız. Listenize sadece iş değil kişisel hedeflerinizi de ekleyin. Hedeflerinizi başkalarıyla da paylaşın. Birbirinizi daha fazla motive edebilirsiniz. Başarınızı kutlayın, sonra yeni hedeflerin listelerini yapmaya...

Performans Değerlendirmesinde Eleştirilerle Başa Çıkmanın 5 Yolu

‘Performans değerlendirmesi’ sözleri bile çalışanların tüylerini ürpertir. Çalışanların bir yıl boyunca yaptıkları işleri değerlendiren bir süreçtir bu ve büyüklü küçüklü birçok şirkette olağan bir uygulama haline gelmiştir. ABD’de şirketlerin hemen hemen yüzde 90’ı yılda en az bir kez bu tür resmi değerlendirmelere başvuruyor. Dünya çapında ise çalışanlarıyla teke tek performans görüşmesi yapan şirket oranı yüzde 78. Peki bu değerlendirmede umduğunuzdan daha kötü bir sonuç çıkarsa ne olur? İşte BBC’de Elizabeth Garone’nin paylaştığı öneriler: 1. Örnek üzerinden açıklama isteyin Yöneticiniz size son altı aylık ya da bir yıllık çalışmanızı daha farklı yapmış olmanız gerektiğini söylediğinde kolayca gerilip sıkıntıya girebilirsiniz. Fakat uzmanlar bu durumda hemen savunmaya geçmemek gerektiğini söylüyor. Kaliforniyalı istihdam danışmanı Ruth Ross şunları öneriyor: “Derin bir nefes alın ve eleştirileri daha iyi anlamanızı ve tespit etmenizi sağlayacak örneklerle daha ayrıntılı bir değerlendirme isteyin. “Benden ne istediğinizi bilmiyorum demek yerine beklentiler konusunda netleşmek istediğinizi söyleyebilirsiniz. Ek bilgi ve bunu değerlendirmeniz için zaman isteyin. Bunun ardından ikinci bir görüşme de talep edebilirsiniz.” 2. Kendinizi kurban görmeyin Bu değerlendirmeden incinmiş ve biraz surat asmak istiyor olabilirsiniz. Londra Ekonomi Okulu’nda yönetim doçenti Dr. Uta Bindl’a göre bu normaldir. “Özellikle işinizi seviyorsanız ve kariyerinizdeki başarınızla gurur duyuyorsanız kötü performans değerlendirmeleri egonuza darbe vurabilir.” Fakat duygularınızı işyerinde fazla paylaşmayın. “Olumsuz duygularınızı iş arkadaşlarınız ve patronunuzun önünde fazla dışa vurmayın. Kısa dönemde kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak olsa da uzun vadede size yararı olmayacağı gibi zarar da verebilir.” Onun yerine kibar ve profesyonel bir tutum takınmaya dikkat edin. “Olumsuz performans değerlendirmesini geliştirilebilecek bir durum olarak görün. Kişi olarak sizinle ilgili değildir. Kendinizi kurban olarak değil, gelecekte gelişmesine yardımcı olacağınız bir durumun aktif katılımcısı olarak görün.” 3. Ara verin...

Tek Kişilik Ofis: Helmfon

Ukraynalı tasarımcı Hochu Rayu’nun ürünü olan Helmfon, ofiste işinize tam olarak konsantre olmanızı sağlayan bir kask. Kullanıcıya çevre etkisinden bağımsız çalışma olanağı sağlayan Helmfon, gürültüyü tamamen kesiyor ve üretkenliği artırıyor. Kullanıcının isteklerine göre farklı tarz ve boyutlarda üretilebilen kask, fiberglas dış çerçeve içine polietilen köpük ve kumaş kaplamadan oluşuyor. Helmfon’da aynı zamanda mikrofon, hoparlör, batarya ve akıllı telefon için Bluetooth bağlantısı da bulunuyor. Kullanıcıyı ofis ortamından bağımsızlaştıran Helmfon, aynı zamanda her yeri tek kişilik bir ofise dönüştürüyor. Kullanıcılar diledikleri bir yerde Helmfon vasıtasıyla Skype görüşmeleri, telefon bağlantıları ya da video konferans toplantıları yapabiliyor. Kaskın özel ses yalıtım işlevi, herhangi bir kafeyi ya da açık hava alanını toplantı odasına dönüştürebiliyor. Geleceğin tek kişilik ofisi olarak Helmfon, serbest çalışmak isteyenler için ekonomik çalışma alanları...

İş Yerinde Mutluluğun Sırrı Mizah Mı?

Dünyanın neresinde olursanız olun, biraz mizah, günde yaklaşık 8 saat geçirdiğiniz iş yerlerini çok daha keyifli hale getirebilir. Ancak gerçekten komik olan bir patron ya da çalışanlar için, komik olmayan ve uygunsuz şakalar yapan iş arkadaşları itici de olabilir. Peki mizah iş ortamınızı tam olarak nasıl iyileştirebilir? Gerçekten komik olmayı başaran bir çalışanın itibarı artar mı? BBC’de yer alan haber iş yerinde mizah konusuna değiniyor. Otomotiv devi General Motors Kanada’nın Başkanı Steve Carlisle, Ontario eyaletindeki genel müdürlük binasına gidip çalışanlarına şakalar yapmaya ve mizah sayesinde onlarla bağ kurmaya çalışıyor. Kendine güven ve becerileri yansıtıyor Carlisle, “Mizah duygusunun liderlik ‘paketinin’ bir parçası olduğunu düşünüyorum” diyor ve ekliyor: “Mizah, insanların daha rahat olmalarını ve böylece işlerini daha etkin bir şekilde yapmalarını sağlıyor.” Philadelphia Üniversitesi İşletme Profesörü Maurice Schweitzer da, tam olarak bunu tavsiye ediyor. Schweitzer, “Riskli İş: Mizah itibarınızı yükselttiğinde ya da azalttığında” adlı çalışmanın yazarlarından. Bu araştırmaya göre, mizah yönünü kullanan çalışanlar ve yöneticiler, işyerinde kendilerine güveni yüksek ve işinin ehli bireyler olarak algılanıyor. Böylece ofisteki statüleri de yükselmiş oluyor. ‘Komik olmak risk almak demek’ Profesör Schweitzer, iş yeri ortamında insanların gözlerini kendine güveni olanlara çevirdiğini söylüyor: “Komik olmak risk almak demek. Risk alabilmek de, kendine güveni gösterir.” Peki çalışanlar mizah yönü güçlü iş arkadaşlarının işlerinde daha yetkin olduğunu düşünüyorlar mı? Schweitzer, iyi bir şaka yapabilmenin hem zeka hem de empati göstergesi olduğunu, bunun da insanların gözünde daha yüksek becerilere sahip olunduğu izlenimi yarattığını ifade ediyor: “Komik olmak, başkalarının bakış açılarını ve neyi komik bulabileceklerini dikkate almayı gerektiriyor. “Yani komik olmak demek, iyi zamanlamanın önemini bilmek ve komik olanla aşağılayıcı olan arasındaki ince çizgiyi görebilmek demek.” Hiyerarşik şirkette ilişkiler yatay...

Mühendislik ve IT Öğrencileri İçin Dünyanın En İyi 50 Rüya Şirketi

İşletme öğrencileri Google’da çalışmak için sabırsızlanıyorken, mühendislik ve IT sınıf arkadaşları da aynı heyecanı yaşıyor. Global araştırma ve danışmanlık şirketi Universum, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Rusya, ABD, Çin, Japonya, Brezilya, Hindistan, Kanada ve Güney Kore’nin de yer aldığı 12 ülkede mühendislik veya IT eğitimi alan 149.226 lisans öğrencisi arasında bir araştırma gerçekleştirdi. Bu araştırmada Mühendislik ve IT öğrencilerinden en çok çalışmak istedikleri şirketleri seçmeleri istendi. Araştırmanın sonunda Universum, en çok çalışılmak istenen şirketlerin bir listesini yayınladı. Çevrimiçi reklam teknolojileri, bulut bilişim, yazılım ve tabii ki arama konularında uzmanlaşan Google, üst üste 3 yıldır listenin en tepesinde yer alıyor. Microsoft, Apple, GE ve BMW ilk beşe girdi. İşte en iyi 50: 50. Novartis 49. EY (Ernst & Young) 48. BP 47. Huawei 46. BASF 45. Heineken 44. Bosch 43. Unilever 42. Hewlett Packard Enterprise (HPE) 41. Accenture 40. Nissan 39. PepsiCo 38. Adidas 37. 3M 36. The Boston Consulting Group (BCG) 35. Deloitte 34. Oracle 33. Lenovo 32. JPMorgan 31. Cisco Systems 30. Pfizer 29. IKEA 28. Electronic Arts 27. Goldman Sachs 26. Nestlé 25. ExxonMobil 24. Toyota 23. The Coca-Cola Co. 22. Dell 21. Daimler AG 20. McKinsey & Company 19. Shell 18. Volkswagen Group 17. Amazon 16. Facebook 15. L’Oréal Group 14. General Motors 13. Procter & Gamble (P&G) 12. Ford Motor Company 11. Johnson & Johnson 10. Samsung 9. Sony 8. Siemens 7. Intel 6. IBM 5. BMW Group 4. GE 3. Apple 2. Microsoft 1....

İşyerinde Mutsuz Olmanızın 6 Sebebi

Çalışmayı, günlük bir eziyet gibi mi hissediyorsunuz? Mazeret üretmeyi bırakmanın ve harekete geçmenin zamanı geldi. Hayatınızda bu insanlardan bir kaçıyla tanışmış olabilirsiniz: İşlerini seven, her gün yatağından enerjik kalkan ve çalışmak için heyecanlanan nadir insanlar. Eğer bu siz değilseniz, cesur hareket edin – kariyerinizde daha fazla etkileşim içinde hissedeceğiniz şeyler var. İşbirliği ve iletişim platformu Dapulse’nin kurucu ortağı ve kurucusu Roy Man’e sorun. Kısa süre önce 50 ila 1,000 çalışana ulaşan bir İsrail girişiminin liderlik ekibinin bir parçası olarak onun anlayışı, böyle üstel büyümeden kaynaklanan iletişim sorunlarının giderilmesi ile görevlendirilmesinden kaynaklanıyor. Bunu yapmak için yüzlerce yöneticiyle ve çalışanlarla karşı karşıya kaldıkları güçlükleri, işyerinde en iyi başarıyı bulmayı ve takımlarını nasıl yönetmeyi istediklerini tartıştı. Kurucusu Eran Zinman ile birlikte öğrendikleri her şeyi alıp ilk olarak 2014 yılının başında satılan ve şu anda 120’den fazla ülkede, 200 iş dünyasında 10.000’den fazla ekip tarafından kullanılan Dapulse’yi kurmaya başladı. İşte, insanların işyerinde mutlu olmamasının ve bu konuda neler yapabileceklerinin en büyük nedenleri. 1. Bir görevin ardına bir görev verilmesi Araştırmaya katılan insanlardan alınan en yaygın şikayet, görevleri tamamladıktan sonra çalışanlara işlerinden dolayı zaman tanınmadan başka bir görev daha verildiğidir ya da sadece negatif olduğunda yalnızca geribildirim aldıkları olmuştur. Sonuç olarak, insanlar daha yavaş çalışmaya cazip davrandılar. Düzeltmek için: Ekibinizin haftalık hedefleri belirleyen ve başaranlara nasıl ödül edebileceği konusunda masaya bir fikir atın. Özünde, insanların üretken olmasını motive edecek yollar arıyorsunuz, tersini değil. Bu ekip dinamiklerinizi tamamen değiştirebilir. 2. Başarmak için gereken araçlara sahip değilsiniz İnsanlar, araştırmalarda, şirketlerin çalışanlara doğru kaynaklar, erişim, bilgi ve görevlerinde yürütebilme becerilerini sağlamaya çalışmakta zorlandıklarını öğrendi. Çalışanlar, nelere ihtiyaç duyacaklarını bilmemekte ve savunmasız olduklarını hissederek ek kaynaklara ihtiyaç duyduklarını...

Her İş Gününde Yapmanız Gereken 4 Şey

Gün içinde daha verimli çalışabilmek için Elena Gross’un altın değerinde tavsiyelerini derledik. Şimdiden öğlen olduğunu fark ettiniz ve yapılacaklar listenizden henüz hiçbir şey yapmadınız mı? Haydi, bu maddeler ile birlikte güne hızlı bir başlangıç yapın! Geçenlerde işe 1 saat önce gittim. Kafamda bir plan vardı: dünya hakimiyeti ve erken sabah verimliliği. Kahvemi hazırladım, e-posta kutumu açtım ve sonra… Bir baktım ki öğlen olmuştu. Peki bu koskoca gün nereye gitti? Ve daha da önemlisi neden tek anlamlı bir şey yapamamıştım? Tabi ya, gelen kutumu temizledim ama yapılacaklar listesindeki 1 maddeyi bile gerçekleştiremedim. Bu sönük sabahtan sonra bazı araştırmalar yapmaya karar verdim ve gerçekten çalışma günündeki ilk 1 saati nasıl doğru değerlendireceğimin yolunu buldum. Biraz alıştırmadan sonra öğrendim ki, bu konu hakkında biraz daha düşünceli olursanız çok daha verimli olabilirsiniz. Bu yüzden bir kahve yapın ve artık sabahları çalışma rutininizi bu 4 maddeyi esas alarak gerçekleştirin. 1. En Zorlu Olandan Başlayın Mark Twain diyor ki, eğer sabah ilk yapmanız gereken şey canlı bir kurbağa yemek ise, günün geri kalan kısmında hiçbir şeyin daha kötüye gitmeyeceğini bilirsiniz. Bu soya sütlü lattenizi kurbağayla değiştirmeniz demek değil, sadece ilk olarak en önemli görevinizi yapmanız gerektiği anlamına geliyor. Çalışmalar, en iradeli olduğumuz saatlerin sabah saatleri olduğunu gösteriyor, bu yüzden motivasyonunuzun gücünden faydalanın ve erkenden en önemli görevinizin üstesinden gelin. 2. Kırmızı Bayraklı E-postaları Tarayın Verimlilik uzmanları, sabahlarınızı e-postaları okuyarak ve cevaplayarak harcamamanızı öneriyor. İlk elden öğrendiğim kadarıyla bu durum bütün öğleden önce planlarınızı bozabilir. Sabahları, insanların sizden beklediği küçük şeyler yerine asıl üstesinden gelmeniz gereken işlerinize odaklanın. Gün içindeki planlarınızı etkileyecek kadar büyük öncelikli bir iş olup olmadığını anlamak için hızlıca gelen kutunuzu tarayın ve...

Jack Ma’dan Uzun Süreli Başarı için 5 Önemli İpucu

Gateaway’17 Konferansında konuşan E-ticaret devi kurucusu kendi yolculuğundan bazı dersler verdi. Alibaba’nın kurucusu olan Jack Ma, hala kodlama nasıl yapılır bilmiyor. Ancak karizmatik kurucu, azim hakkında bir şeyler biliyor. Çin’i internetin gerçek olduğuna inandırmaktan başlayıp Alibaba’yı kurup, onu 2016 cirosu 23 milyar olan bir e-ticaret devine dönüştürerek Ma çok sıkıntılı bir dönemi omuzlayarak üstesinden gelmeyi başardı. Alibaba’s Gateway ’17 Konferası için Detroit’te bulunan Jack Ma, Charlie Rose ile yolculuğu hakkında konuştu, girişimciler için çok önemli tavsiyeler verdi. Alibaba kurucusundan 5 anahtar tavsiye: 1. İnsanlar size güvenmeli Çalışanlardan yatırımcılara kadar, sizin için her şeyi bir sıraya koyup düzenleyen kişiler, mutlaka size güvenmeli. Ma, Alibaba’nın başarısındaki ayrılmaz parçanın güven olduğunu söyledi. Rose’a, “Bizi bir araya getiren işte bu güven, yatırımcılar bana güveniyor.’’ dedi. Ve onlar bana güveniyorlardı, bu yüzden onlara ve sahip olduğumuz misyona çok sadık olmalıyım.’’ Ma, ona olan bu güvenin ve şirketin misyonunun sahip olabileceği en değerli şey olduğunu söyledi – ve bu güveni 1 milyona çıkaracağını söyledi. 2. Rekabeti unutun, müşterilere odaklanın Ma, Alibaba’nın içinde bulunduğu rekabet ortamı için hiç endişeli değil. Ma’ya göre, Alibaba’nın yaptığı herşey müşterilerinin ihtiyaçlarına bağlı olarak gerçekleşiyor. Sebep basit: uzun vadede devam edebilmek için müşteri memnuniyeti karar vermenin temelinde olmalıdır. ‘’Eğer müşterilerimiz derse ki, Jack daha fazla depo yapmalısın, depoları yaparız ama bunu bize para kazandıracak diye değil gerekli olduğu için yaparız.’’ diye açıkladı. Ma’ya, Alibaba’ya rakip kim olabilir diye sorulduğunda, bilmediğini söyledi. ‘’Girişimciler olarak, komşun Tom’a rakibinmiş gibi bakmazsin’’ dedi. ‘’ Gözünüzü rakibe odaklamayın. Komşunuza veya rakibinize odaklanamayacak kadar küçüksünüz. Müşterilerinize odaklanın. Müşterilerinizi mutlu etmek önemlidir.’’ dedi. 3. İşletmenizi küresel anlamda düşünün. Ma’ya göre, gelecek küresel. Küçük işletmelerin uzun vadede hayatta kalabilmek için uluslararası alanda...
Ücretsiz danışmanlık
Manifesto

Yaklaşan Etkinlikler