Danone Camp 728×90

Her Şeyi Yapabileceğine İnandıran 50 Düşünce

Özellikle zorluklara meydan okurken veya  güç islerde motivasyon sahibi olmak zor olabilir.  Yeni bir fikri uygulamayı düşünürken,  yeni bir şirkete baslarken veya yeni bir rejime baslarken, kaytarmak için kendimizi ikna etmek, daha da kötüsü hedeflerimizinden  topyekûn kaçınmak genelde kolaydır. Düşünceler güçlüdür  ve negatif düşünceler sizi hedeflerinize alışmanızdan alıkoyabilir. Fakat Madalyonun öbür yüzüne bakarsak pozitif düşünceler de bir o kadar etkili ve güçlüdür. İlerde motivasyonunun azaldığını hissedersen, aşağıdaki 50 pozitif düşünceyi kullanarak kendine yeniden enerji verebilirsin. Gerçekten, işe yarıyor !   Sen her şeyi yapabilirsin.  Oldukça basit bir cümle olsa da, senin aklından gecen her şeyi  gerçekten yapabileceğini hatırlatmakta yardımcı olacaktır.   Bu yüzden yapabilirim. Neden yapamayacağına dair sebepler bulmak yerine  yapabileceğini gösteren sebepler göstermelisin.   Daha iyisini hak ediyorum. Sen daha iyi bir hayat hak ediyorsun.  Bu daha iyi bir iş, daha sağlıklı bir vücut veya daha fazla para kazanç olabilir. Bunun için uğraş.   Hiçbir zaman geç değil. Kaç yaşında olduğun, daha öncesinde kaç tane fırsat kaçırdığın hiç önemli değil. Hiçbir zaman karar almak ve yeni bir başlangıç için çok geç değildir.   Her zaman zorluklarla karşılaşacaksın. Nasıl bir hayat yaşadığından bağımsız olarak herkesin hayatta yüzleştiği problemler vardır. Başkasının senden daha iyi hazırlanmasına izin verme.   Mükemmel zaman diye bir şey yok. Eğer mükemmel bir an için bekliyorsan, bunu unut. Böyle bir şey yok.   Mükemmel plan diye bir şey de yok.  Senin planlarında bazı kusurlar olabilir, fakat bu kusurlar her planda var.   Herkes bir yerlerden başlar.  Kimse başarılı doğmaz. Herkes bir yerden başlar ve bu genellikle aşağıdan olur.   Adım adım! Her şeyi bir anda yapmaya uğraşma. Adım adım yapmaya çalış.   Sadece daha iyi olabilir.  Başlangıçta zor olsa da, bu ilerde kolaylaşır....

Gerçek Başarıya Sahip İnsanlar Nasıl Davranırlar?

İşte gerçekten başarılı insanlar neler yapıyorlar bir bakalım. Gerçek Şirketleri İşletiyorlar Gerçek bir kariyerleri vardır. Gerçek bir firmada, gerçek ürünler ve gerçek müşteriler ile çalışırlar. Muhtemelen sizin daha önce bir yerden duymuş olduğunuz, gerçek bir iş hayatı yönetme ve organizasyon yönetme deneyimleri vardır.   İşlerini Severler Eğer Tim Cook’a, Mark Zuckerberg’e yada Satya Nadelle’ya ne için yaşadıklarını sorarsanız, Apple, Facebook ve Microsoft ile ilgili konulardan bahsederler. İşlerine tutku ile bağlıdırlar. Çalıştıkları şirketin ürünleri ile gurur duyarlar. Kendi Yollarına Bakarlar Asla birinden kopya almazlar. Kendi kültürlerini, değerlerini kendileri inşa ederler. Tabi ki bir akıl hocaları vardır. Bazı başarılı devleri örnek alırlar ama yine de kendi yollarında kendi içgüdüleri ve yetenekleri doğrultusunda ilerlerler. Aynı zamanda kendi statüleri için sabırlı olurlar. Ne Bilmediklerini Bilirler Başarılı insanların büyük çoğunluğu alçak gönüllüdür. Hiç bir zaman kendilerini çok beğenmezler, kibirli değildirler. CEOların güçlü egolara sahip olmadığını söylemek doğru olmayabilir ama eğer akıllı ve tecrübeli biriyseniz her şeyin cevabını bilemeyeceğinizi bilirsiniz ve en önemlisi her şeyi biliyormuş gibi davranmazsınız. Sağduyuludurlar Evet belki kulağa gerçek olamayacak kadar iyi gelebilirler ama öyledirler. Eğer bir ütopya gibi düşünüyorsanız,değil. Başarılı insanlar düşüncelidir, kendilerini düşünürler evet ama aynı zamanda etrafında olup  bitenleri de düşünürler.   Başarıları Onları Asla Tatmin Etmez Başarılı CEOlar kendi başarılarından hiç bir zaman tatmin olmama konusunda profesyonellerdir.  Daha güzel işlere başlamak, yeni girişimlerde bulunmak adına her zaman daha iyisi olmak isterler. İş hayatının bitiş çizgisi olmayan her zaman büyümek hedefli olan bir maraton olduğuna inanırlar.   Çok Göz Önünde Değildirler Tabi ki Mark Cuban, Donald Trump gibi herkes tarafından bilinen, sürekli göz önünde olan iş adamları vardır fakat sayıları çok azdır. Çoğunun ünlü olmak umurunda bile değildir....

Çalışma Ortamında Karizmatik ve Sevilen Kişi Olmanın 12 Yolu

Hepimiz sevdiğimiz kişilerle çalışmayı, onlara yardımcı olmayı, desteklemeyi ve işe kalkışmayı isteriz. Bazı insanlar doğuştan sempatik görünebilirler. Bu kişilere ortaklık kurmak her zaman daha eğlencelidir. Ayrıca zaman geçirdikçe daha fazla yakınlık kurup, daha da iyi bir ilişki kurmayı mümkün kılarlar ve çevrelerini etkileyerek onların da iyi hissetmelerini sağlarlar. Bu insanları sadece etrafımızda görmekten öte, onlar gibi olmak da isteriz. İşte bunun birkaç basit yolu: 1. Konuşmaktan fazla dinlemek. Bu kolaylıkla yapılabilecek bir madde. Ayrıca dinlerken ilgilendiğinizi göstermek için gülümsemek, göz teması kurmak, başınızı sallamak; yani karşılık vermek işin püf noktası. Ayrıca konuşurken sizden tavsiye beklenmediği sürece tavsiye vermeyin. Çoğunlukla insanlar akıl almak yerine sadece dinlenmek isterler. Çoğunlukla tavsiye vermek olayı kendinize yönlendirir. Bunun sebebi ise karşımızdakinin yerinde olsak yapacağımızı söyleyecek olmamız… Oysaki sadece dinlemek karşımızdakini önemsediğimizi gösterir. 2. İlgi odağını başkasına yönlendirin. Övgü hiçbir zaman yeterli değildir. Bu yüzden insanlara neyi iyi yaptıklarını söylemek iyi bir başlangıç olabilir. Eğer bunu nasıl yapabileceğinizi bilmiyorsanız, bilmek sizin göreviniz… Yani insanları gözlemleyerek yaptıkları iyi şeyleri keşfetmeniz ve onlara söylemeniz, onlara özen gösterdiğiniz ve yaptıkları ufak bir işle bile dikkatinizi çektiğini gösterecektir. Bu da kendilerini başarılı ve önemli hissettirecek, haliyle de sizi daha çok seveceklerdir. 3. Hiçbir zaman dinlediklerinizi seçmeyin. Çoğu insan altında bir konumda yer alan kişiyi dinlememe eğilimindedir. Siz bu kişilerden biri asla olmayın. Sosyal veya ekonomik seviyeye bakmaksızın herkesin sizinle ortaklıkları varmış gibi dinleyin. Sonuçta hepimiz insanız. 4. Her zaman düşünceli olun. Hepimiz bize yapılmış küçük jestleri hatırlarız. Örneğin birinin yapmak zorunda olmamasına rağmen, sizin için bir şey yaptığına dair bir anınız mutlaka vardır. Siz de bu şekilde iyi hatırlanmak istiyorsanız boş zamanınızda birisi için bir şey yapın: ufak da...

Yeni Şeyler Öğrenebileceğiniz 35 Web Sitesi

İnternet günümüzde özellikle mobil ve sosyal medya devriminin gücüyle sınırsız bir bilgi ve eğlence kaynağı halini aldı. Bu bilgileri, bu kaynakları sınıflandırmak ve doğru olana ulaşmak, yönlenmek ise özellikle internet etiği konusunda en sık tartışılan kavramlardan birisi. Bu içeriğimizde bizler kullanıcıların internet üzerinde ulaşabileceği farklı bilgi, eğlence kanallarının bir kısmını derlemeye çalıştık. İşte kullanarak internette geçirdiğiniz vakti değerlendirebilmeye ve güvenilir kaynakları görmeye başlayabileceğiniz 35 web sitesi; Bilgi İçerikli Olanlar TED/TED-Ed: Ünlü TED konferansları ve özenle hazırlanmış bilgi dolu içeriklere ulaşabilirsiniz. Curiosity: İlgi alanlarınıza yönelik binlerce kaliteli video içerik bulabilirsiniz. Investopedia: Finans eğitimi alanında dünyanın en geniş kaynaklarını içeren web sitesi. Open Culture: Eğitim ve kültür alanında ücretsiz binlerce kaynağa erişebilirsiniz. HowStuffWorks: Nesnelerin çalışma prensiplerini ve yeni teknolojileri takip edebilirsiniz. Popular Science: Bilim ve teknoloji gündemini takip edebilirsiniz. AEON: İlginç bilgilere ve olayların farklı yönlerine dair ipuçlarına ulaşabilirsiniz. The Atlantic: Günceli farklı bakış açıları ve yaklaşımlarla takip edebilirsiniz. Book of Life: Farklı kategorilerde bilgilere ulaşabilirsiniz. Matter: Ödüllü bir içerik platformu olan Matter yine güncele farklı anlatıcıların gözünden bakmanızı sağlar. İyi İçeriklere Sahip Bloglar Wait But Why: Farklı konularla ilgili çizimler, illustrasyonlar içeren blog sitesi. Brain Pickings: Disiplinler arası yaklaşımlara ulaşabileceğiniz blog sitesi. Backreactions: Bir teorik fizikçinin gözünden fizikteki son gelişmeler. Youarenotsosmart: Hepimizin günlük hayatında kullandığı yanlış yaklaşımları açıklayan bir blog sitesi. HelloInternet: İki tartışmacının kendi aralarında güncel konuları tartıştıkları radyo blogu. Whizzpast: Her şeyin tarihi diyebileceğimiz, tarih alanındaki en etkileyici bloglardan biri. Barking up the Wrong Tree: Life hacking diyebileceğimiz ipuçlarını paylaşan blog sitesi. 20 minute in WC: Start-up, kariyer, iş gibi konularda deneyim paylaşımı yapan blog sitesi. Kullanışlı Araçlar Kahoot: Çoktan seçmeli sorularla oluşturulmuş bir bulmaca aracı. Lumosity: Bilimsel...

Ya Başarısızlığın Günahını Alıyorsak?

Başarı günümüzde sürekli konuşulan, her yerde karşımıza çıkan özellikle TED konuşmaları ile birlikte neredeyse her gün hakkında birkaç kelam ettiğimiz bir konu fakat bunu konuşurken gözden kaçırdığımız çok önemli bir tarafı var işin “Başarısızlık” yani madalyonun diğer yüzü. Hep kaçınmaya, uzaklaşmaya, yüz yüze gelmemeye çalıştığımız başarısızlığın içini doldurmayı yada bunla yüzleşmeyi pek beceremiyoruz. Peki ya günahını alıyorsak, yani ya başarısızlık o kadar da kötü değilse? Başarı başarısızlıkların sonunda yada onlardan ders alarak, gerekli çıkarımları yaparak ulaşılabilecek bir sonuç. Winston Churchill’in başarı tanımı burada oldukça önemli ” Başarı, başarısızlıktan başarısızlığa heyecanını kaybetmeden gitmekle gelir.” Başarı artık içini ne ile doldurursak dolduralım bu para, mutluluk, hedeflere ulaşmak vs. olabilir başarısızlığın sonunda gelen bir süreç aksi halde yani eğer her şey yolunda gidiyorsa hiç başarısızlıkla karşılaşmıyorsak bir şeyleri yanlış yapıyoruzdur. Sürekli ulaşılan hedefler aslında gerçek hedefleri koymadığınızı gösteren, oku gereken yere atmadığınızı, sınırlarınızı hiç zorlamadığınızı gösteren bir belirtkendir. Bunun yanı sıra asıl büyük başarıların anahtarını da veriyor insana bu söz; Vazgeçmemek. Başarısızlık bu konuda çok büyük bir öğretmen ve gerçekten başarıya ulaşmak isteyenler için aşılması gereken, gerçek başarıları yakalamak isteyenleri diğerlerinden ayıran bir etmen. Ve önemli olan bu başarısızlıklardan ders çıkarmak bu başarısızlıkları fırsata çevirmek yani bu öğretmenden gereken dersleri almak. Hiç başarısızlık yaşamamış insanların bu öğretmenden mahrum olacağını bilen bir diğer önemli söz de Steve Jobs’a ait neredeyse her gün her yerde gördüğümüz “Aç kal, budala kal.” Başarısızlıklar, hayal kırıklıkları, büyük krizleri en uçlarda yaşamış kendi kurduğu şirketten uzaklaştırılmış fakat bunun sonunda oradan aldığı derslerle dünya tarihinin en başarılı insanlarından biri olmuş Jobs bu sözünde tek bir öğüt veriyor, başarısız olabilirsin en yüksek başarılara ulaşabilirsin, hayatında zor zamanlar olabilir, büyük krizler yaşayabilirsin...

Gates Başarıyı Nasıl Tanımladığını Açıklıyor- ve Bunun Para ve Güçle Hiç Alakası Yok

Para, güç ya da ün, başarı herkese göre farklı bir şey ifade ediyor. Bill Gates’e göre başarıyı tanımlayan iki şey var: fark yaratmak ve size yakın olan insanları önemsemek. “Warren Buffett başarının size yakın insanların mutlu olup olmadıkları ve sizi sevip sevmedikleriyle ölçülebileceğini söyler” der.  “Ayrıca bir fark yarattığınızı fark etmeniz iyi hissettirir- yeni bir şey keşfetmek, çocuk yetiştirmek ya da ihtiyacı olan insanlara yardım etmek” Gates devam eder. İç dünyasını anlamak zor olsa da Gates’in cevabının ikinci bölümünü başarıyla tamamladığını görmek kolay. Bill Gates daha 20 yaşındayken, 31’ine girmesine aylar kalan çocukluk arkadaşı Paul Allen ile Microsoft’u kurdu ve şirketin halka açılması Gates’i milyarder yaptı. Dünyanın en zengin adamı 85,2 milyar dolarla ismini duyurdu. Gates, günlerini dünyanın en güçlü yardım kuruluşlarından biri olan Bill & Melinda Gates Vakfı’nda geçiriyor. 40 milyar doları aşan bir bütçeyi kontrol altına alan vakıf, HIV, sıtma ve diğer bulaşıcı hastalıkları ortadan kaldırmaya odaklanarak milyonlarca insanın fakirlikten kurtarılması...

Düzenli İnsanların Her Gün Uyguladıkları 6 Alışkanlık

Çoğumuza günlük hayatla iş hayatını birlikte yürütmek oldukça zorlu gelir. Oysaki düzenli insanlar böyle hissetmezler, sakindirler ve günün son saatlerinde başa çıkmaları gereken bir sürü iş yoktur. Böyle olmak için gününüzü planlayan bir asistan mükemmel olabilirdi diye düşünebilirsiniz. Oysa kendinizin sekreteri olmanız yeterli. Düzeni kuracağınız bir planla sakin bir şekilde tüm işleri yoluna koyabilirsiniz ve bunun için size birkaç önerimiz: 1. Beyninizi boşaltın. Başarılı insanlar, her an yapılacaklar listesini aklında tutmuyor. Sadece sırası gelen işe %100 odaklanmalısınız. Yapmanız gereken işleri bir kenara not ettikten sonra kafanızdan atın. Kenara not etme kısmında ise üşenmemek önemli bir ayrıntı. Aksi taktirde her an bir şey unuttum endişesiyle asla asıl işinize odaklanamazsınız. İkinci önemli ayrıntı ise bir işi o an tamamlayamazsanız, ayrıntıları bir kenara not edip bırakın. Eğer not almazsanız, tüm gün o işi düşünmekten diğer hiçbir şeye odaklanamazsınız.  Bu durumda bir işi ertelemenizin ya da kenara bırakmanızın hiçbir sakıncası yok. 2. Kendi ajandanızı tutun. Evet, hala sekreteriniz yok ama hepimizin hatırlatıcılarımızı yazacağımız akıllı telefonlarımız var. Bu hatırlatıcılar her an saatinizi kontrol etmeden de düzenli olabilmenizi ve sakin kalmanızı sağlar.  Buradaki ayrıntı ise ajandaya sadece yapacaklarınızı yazmak yerine kaç saatte bitireceğinizi de yazmalısınız. Bu durumda tembellik yapma eğiliminiz azalır. 3. Kendi filtrelerinizi belirleyin. Herkes önemli bir işi varken Facebook’una bakıp, kedi resimleri incelememesi gerektiğini bilir.  Ayrıca yapmanız gereken şeyler dışında odaklanacağınız endişeleriniz olmamalı. Örneğin sabah sosyal medya hesabınızı kontrol etmeyip güne başlamak güzel bir filtreleme yöntemi olabilir.  Unutmayın ki beynimiz sadece az sayıda ise odaklanabilir. Günlük endişeleriniz ve yapılacakları aynı anda dert etmek sadece aşırı yüklemeye neden olur. Ayrıca mailinizi kesinlikle filtrelemelisiniz. Bunun için iki farklı mail adresi alabilir ya da filtre kullanarak patronunuzun maillerini en üste çekebilirsiniz. ...

21. Yüzyıl Yetkinlikleri

İçinde bulunduğumuz yüzyıl insanlık tarihinin en hızlı dönüşümünün yaşandığı zaman dilimlerinden biri olarak görülüyor. Bu dönüşümün, değişimin ve hatta başkalaşımın etkisini bugün hayatımızın her alanında görmek mümkün tarih boyunca birçok dönüm noktasını yaşayan insanoğlu bugün bilim ve teknolojinin inanılmaz bir hızda geliştiği günlere tanıklık ediyor ve bu tanıklığa ayak uydurmaya çalışıyor. Ülkemizde en çok Mef Üniversitesi Rektör Yrd. Prof Dr. Erhan Erkut tarafından dile getirilen 21. Yüzyıl Yetkinlikleri meselesi ise özellikle eğitim alanında bu ayak uydurma durumunun bu uyum sağlama, yeniliklere dışardan bakmak zorunda kalmama durumunun anahtarı konumunda. Özellikle bizim gibi eğitim sistemi gelişmekten ve geliştirmekten çok uzak ülkeler için bir dönüşüm aracı olabilecek bu yetkinlikler bugün modern dünyanın en çok üzerinde durduğu ve eğitim sistemini bunlar üzerine kurma sürecini başarıyla sonlandırdığı bir konsept aslında. Peki çokça konuşulan fakat maalesef yeteri ilgiyi görmeyen bu yetkinlikler neler? 21. yüzyıl insanı hangi becerilere sahip olmak zorunda, çocuklara eğitim süreçlerinde hangi beceriler kazandırılmalı? Bu alanda farklı birçok çalışma var fakat hepsi temelde ortak bir konseptte buluşmaya çok yakın. Çok geniş bir konsorsiyum tarafından hazırlanan ve alanında eğitim ve sektörden uzmanların katkı verdiği “21. Yüzyıl Öğrenme Konsepti” yaklaşımı 21. Yüzyıl Yetkinlikleri’ni şöyle ifade ediyor; *Temel Dersler ve Yüzyıla Uygun Çalışmalar Öğrencilerin matematik, fizik, biyoloji, dil yetkinlikleri gibi temel derslerde yeterli olgunluğa kavuşturulması ve bunları etkileşimli modellerle öğrenmesinin yanısıra onlara 21. yüzyılın yükselen trendlerine dair bakış açıları kazandıracak derslerin, eğitimlerin verilmesi. Bu eğitimler global düşünme becerisi, finansal okuryazarlık, sağlık, çevre, yurttaşlık bilinci ve girişimcilik okuryazarlığı olarak özetlenebilir. *Etkin Öğrenme Becerilerine Yönelik Çalışmalar Özellikle bağımsız öğrenme becerisi başta olmak üzere günümüzde sürekli bir öğrenme ve bilgiye ulaşma ortamında olan öğrenciler,bireyler için bu alanda da kritik...

Burak Akalın

Kariyer Danışmanı

Başak Gezgin

Kariyer Koçu

CV Hazırlarken Dikkate Almamamız Gereken 5 Kötü Tavsiye

CV hazırlarken gerek arkadaşlarımızdan gerek ailemizden “İyi bir CV nasıl hazırlanır, ne gibi özelliklere sahip olmalıdır?” temalı birçok tavsiye ve nasihat dinleriz. Kabul edelim, duyduğumuz her yeni tavsiye kafamızın daha çok karışmasına sebep olur ve CV’mizi nasıl doğru bir şekilde oluşturmamız gerektiği konusunda bir türlü emin olamayız. Kötü ve özensiz hazırlanmış bir CV’nin garantileyeceği tek şey, başvurduğumuz şirket tarafından alacağımız olumsuz geri dönüştür! Oysa ki güçlü ve özenle hazırlanmış bir CV ise hayallerimizdeki işe ulaşmamızın kapılarını aralar. Bu yüzden CV hazırlarken tüm tavsiyeleri uygulamak yerine faydalı olanları dikkate alıp “çöp” olanları ise kulak ardı etmeyi bilmemiz gerekir. Business Insider, alanında uzman kişilere konu hakkındaki görüşlerini sordu. Buna göre, işte CV hazırlarken kulak ardı etmeniz ve dikkate almamanız gereken başlıca 5 kötü tavsiye: 1.Her ne olursa olsun, CV 1 sayfayı asla geçmemeli! Daha İyi Tavsiye: CV’ni sahip olduğun kariyer ve tecrübelerinle genişletebilirsin! Bu konu her ne kadar tartışmaya açık olsa da, uzmanlar tek sayfalık CV’leri “işe yaramaz” olarak nitelendiriyor – özellikle de tecrübeli adaylar için! Five Strenght’in CEO’su, aynı zamanda da sertifikalı CV yazarı ve işletme koçu Amy Adler, “Sektördeki 5 firmada çalışmış ve yaklaşık 25-30 yıllık deneyimi olan bir aday, her işinde üstlendiği rollerden 2-3’üne CV’sinde yer verdiğinde CV’nin sayfa sayısı ideal olarak 2-3 sayfayı bulur, tabi ki bu kapsamlı ve güçlü bir CV için geçerlidir.” diyor ve ekliyor, “Özellikle bu uzunluktaki CV’lerin okunabilir bir yazı biçimine ve ilgi çekici bir tasarıma sahip olması oldukça önemli.” “Unutmayın! İşe alımdan sorumlu kişi akılda kalıcılığa önem verir. Bu doğrultuda, özenle ve detaylıca hazırlanmış CV’ler, işe alım uzmanları tarafından merakla takip edilir. Aday hakkında daha çok bilgi toplamak adına daha çok okunmaya...

Özgeçmişinizde Bulunması Gereken 9 Yetkinlik

Herkesin bildiği gibi yeni bir iş arayışında olmak oldukça zor bir süreçtir. Aynı anda hem referans mektubu yazmak, hem özgeçmiş oluşturmak, hem günlük hayatınızın getirdiği sorumlulukları yerine getirmek hem de sizin gibi rakiplerinizle mücadele etmek, bunların arasında dengeyi kurabilmek oldukça zordur. Eğer özgeçmişinizin kolay bir okunuşu varsa, formatı düzgünse ve başvurduğunuz pozisyon için paralel deneyimlere sahipseniz geriye bir tek sonlara yetkinliklerinizi eklemek kalıyor. Bu yetkinlikleriniz sizi diğer adaylar arasında ön plana çıkarmak için ve özgeçmişinizin bu adayların da bulunduğu özgeçmişi havuzundan hızlıca çıkarmak için önemli bir aşama. Aşağıda sizler için her çeşit sektörde kabul görebilecek birkaç yetkinlik sıraladık ki bir adım daha öne çıkabilesiniz. 1.Adobe Photoshop Eğer yaratıcılığın ön planda olduğu bir kariyer hedefliyorsanız, örneğin fotoğraf düzenlemesi ya da grafik tasarımı; Photoshop hakkında az çok bilgi sahibi olmanız başvuracağınız şirketler tarafından o iş için önemli bir koşuldur. 2.Microsoft Excel Eğer finansla ilgiliyseniz ve bu sektörde iş başvurularıyla ilgileniyorsanız, her gün data analizlerine, raporlarına ve bunların girişleriyle kontrollerine aşina olmanız gerekir. Tabi tüm bu çalışmalar genellikle Microsoft Excel üzerinden yapılır bu nedenle bu programın her detayını öğrenmeniz kaçınılmazdır. 3.İspanyolca ya da diğer bir yabancı dil Yeni bir dil öğrenmek hiç de öyle kolay bir iş değildir, yeniden beyninizin bir kısmının temel taşlarını inşa etmenize benzetilir. Ama ekstra yabancı bir dil bilmek çok büyük bir artıdır. İki dili aynı derecede konuşabilen insanların iki işi birden yapabilme ihtimali çok daha yüksek neredeyse aynı orantıda olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda yaptıkları işleri tutkuyla yapacaklarının ya da yaptıklarının da bir göstergesidir. 4.Web sitesi geliştirme Birçok farklı kariyer fırsatları için Web sitesi geliştirmek oldukça ön plana çıkmanızı sağlayacak bir yetkinlik ve kazançtır. Bilinenin aksine Web sitesi...

Harvard Öğrencisine Google, Facebook, Apple ve Goldman Sachs’tan Staj Teklifleri Getiren CV

Şirketlerin sizin résumé ya da CV’nize baktığında ne gördüğünü hiç merak ettiniz mi? Business Insider’da yayınlanan göz izlemeye dayanan bir araştırmaya göre, işverenlerin CV’ye bakıp ilk yargıya ulaşması yalnızca 6 saniye sürüyor. İşte bu yüzden résumé ya da CV’nizin mükemmel hazırlandığından emin olmalısınız. Bir Harvard öğrencisi olan Jessica Pointing hatasız ve yıldızlarla dolu résumé ile Google, Facebook, Apple, Microsoft, McKinsey, Bain, Morgan Stanley ve Goldman Sach gibi dünya devlerinden staj teklifleri almasıyla ilgili açıklamalar yaptı ve şunları sıraladı: 1. Spesifik ve belirgin bilgiler verin Daha önce çalıştığınız firmalar ya da organizasyonlarda nasıl etkileriniz olduğunu ekleyin. Çoğu insan sadece geçmiş işlerini tanımlıyor ancak daha çok ayrıntı vermek ve nasıl katkılarınız olduğunu anlatmak oldukça önemli. 2. Mümkünse sayısal bilgiler verin Eğer başarılarınızı sayısal olarak açıklayabiliyorsanız açıklayın. Mesela, eğer bir firmanın 10.000 $ kar etmesine katkı sağladıysanız bunu çok başarılı bir çalışandım demek yerine sayısal olarak belirtin. Somut ve sayısal bilgiler vermek her zaman fark yaratır. 3. Hareket fiilleri kullanın Dönüşüm oranını arttıran yeni bir program yaptım demek yerine dönüşüm oranını %20 arttıran yeni bir program başlattım diyebilirsiniz. Doğru fiili seçmek etkileyiciliğinizi arttırır ve yaptığınız işin değerini gösterir. Pointing kariyer tavsiyelerini The Optimize Guide adlı sitesinde paylaşmaya devam ediyor. Ayrıca aşağıda dünyanın ileri gelen teknoloji, finans ve danışmanlık firmalarını etkileyen CV’sinin genel taslağını...

SpaceX ve Tesla Mülakatlarında Elon Musk’ın Kullandığı 6 Strateji

Girişimciler, yıllar içinde oldukça farklı işe alım uygulamaları geliştirdiler. Şirketinizin amacı başka bir gezegeni oluşturmak değilse bile, en iyi adayları bulmak için taktiklerini kanalize edebilirsiniz. Her Aday İle Birebir Mülakat Yapın SpaceX gibi 5000 kişilik çalışma ağına sahip bir şirketiniz varsa belki herkes ile tek tek mülakat yapmış olmak kolay değildir ama Musk yakın bir zamana kadar tüm mülakatları kendisi gerçekleştirmiştir. Genellikle en iyi adaylar bir ekip yöneticisi ile mülakat yapar ve ardından Musk ile mülakata girerler.  Üstesinden Geldikleri Bir Problemi Anlatmalarını İsteyin Musk, röportajlarda adaylara, daha önce yaptıkları rollerle çözdükleri sorunlarla ilgili spesifik sorular sorar aynı zamanda onun için önemli olan bunu yapan ekibin bir üyesi olmak yerine.çözüm bulan kişinin yalnızca adayın olup olmadığıdır.  Eğer problemi gerçekten çözen kişiyse sizin konu ile ilgili soracağınız her soruya hemen cevap verebilir, eğer değilse muhtemelen hatırlamadığı yerler olacaktır.   Mülakat Sırasında Sizin Belirlediğiniz Bir Problemi Çözmelerine İzin Verin Glassdor mülakatına girenler muhtemelen bir fizik sorusu ile karşılaşacaklardır. Hemen bir örnek verelim; Kucağınızda bir tuğla ile denizin içinde bir kanoda oturuyorsunuz diyelim. Tuğla bir anda denize düştü. Deniz seviyesinde nasıl bir değişim olur? Tabi ki sorulacak soru adayın başvurduğu alanla doğru orantılı olmalıdır. Okul Ortalamaları Hakkında Çok Endişelenmeyin Musk adayların üniversite ve lise diploma puanları ile çok ilgilenmediğini söyler. En iyi yatırımcıların çoğu daha mezun olmadan hayatlarını kurtaran fikirler bulmuşlardır. İş Ne Olursa Olsun, En İyi Adayı Bulun Herhangi bir iş, en alt katmanda en üst yöneticiye kadar. En iyisini arayın.  Musk’a göre ne iş yaptığı önemsiz olmaksızın evrendeki en iyi adayı bulmak gerekir. İş İçin Doğru Olan Zihniyeti Arayın Başarılı aday bulmak önemlidir evet ama bir diğer önemli konu da pozitif...

Facebook İK Yöneticisi Havriliuca Neden Sizin Başarılarınızın Umrunda Olmadığını Anlatıyor

Herkes kazananı, kazanmayı sever. Mülakatlarda elde ettiğimiz başarılardan bahsetmek çok mantıklı değil mi? Mülakat yaptığınız kişinin sizin ne kadar başarılı bir insan olduğunuzu bilmesini istersiniz aynı zamanda  firmaya yapacağınız katkılarınızdan emin olmalarını istersiniz. Fakat Facebook İnsan Kaynakları ‘ndan Tudor Havriliuca göre kendi başarılarınızdan bahsetmek aslında bir dezavantaj. ‘’Eğer her yaptığın işte başarılıysan, kendi fikirlerini yeterince savunmuyorsun ve işinde yeterince agresif değilsin ve kendini yeterince zorlamıyorsun demektir.’’ Havriliuc,  ‘Best Places to Work Roadshow’ etkinliğine katılıp iş görüşmelerinde hayat boyu bir şeyler için çabalamış insanlardan daha çok etkilendiğini söylüyor. ‘’Beni etkileyen kısım insanların dürüst bir şekilde, deneyip başarılı olmadıkları işleri bana anlattıkları kısımlar oluyor.” diyor. En iyisini yapmaya çalışıp yine de başarılı olamadığınız işlerinizi anlatmaktan kaçınmayın. Bu şekilde zorluklar ve risklere karşı hazırlıklı olduğunuzu kanıtlayacaksınız. Havriluc; ‘’Biz şirket olarak bir şeyler yapmak isteyen insanları cesaretlendiriyoruz. Başarısız olmayı kaybetmek olarak algılamıyoruz. Başarısız olan insanların kendini geliştirerek kurumumuza katkısının daha çok olacağına inanıyoruz. Bizim şirketimiz oldukça güçlü hedeflere sahip o yüzden bu güç karşısında durabilecek insanlarla çalışmak bizim için daha faydalı.’’...

Her İş Görüşmesinde Sormanız Gereken 5 Soru

  İnsanların ticaret sözleşmelerini okuyup pazarlık yapmalarına yardım eden yasal bir şirket olan Lawtrades’ in CEO’su ve kurucusu Raad Ahmed’ e göre “Mülakata giren adaylar mülakatı yapan kişilere hangi soruları sormalı?” İş görüşmesi sırasında güçlü bir dinleyici olmanın getirdiği bariz faydalar vardır. Bununla birlikte, adaylar ayrıca, potansiyel bir işverene, görüşülen kişinin süreçte anlamlı olduğu ve mesleki geleceğinin bağlantılı olduğu sinyalini verirler. “Bazı sorular hem değerli bilgiler sağlayabilir hem de sürece katılımınızı gösterebilir.” Aktif bir dinleyici olmak, görüşmeciye sinyal vermekle kalmaz, aynı zamanda mülakata yatırılır, aynı zamanda seçici bir iş arayanlara da yatırım yapılır. Aşağıdaki beş soru değerli bilgiler sağlayabilir ve bir işverene sürece olan bağlantınızın sinyalini verebilir.   1.Hangi güçlü yönler bu işte en yararlı olur?   Görüşmeyi yapan kişi size bunu ifade etmediyse şu anda bulunduğunuz konumda size en iyi hizmet verecek becerilerinizi bulmak önemlidir. İşveren potansiyelinizi görürse, potansiyelin ne olduğunu belirlemek önemlidir. Bazı durumlarda, görüşülen kişi ve görüşmeci iki farklı frekansta olabilir; bu durum, işin uygun olmadığına işaret edebilir. 2.İletişim ve işbirliği nasıl yürütülür? Bu, karar verme ve işbirliği konusunda şirketin işlevsiz bir çalışma ortamı olup olmadığını belirlemenin mükemmel bir yoludur. Görüşmeci güçlü bir işbirliğine dayalı ortamı gösteriyorsa, ayrıntılarla ilgili olarak onlara baskı yapın ve işbirliğinin sadece göstermelik için olmadığından emin olun. 3.Pozisyon için en önemli öncelikler olarak ne görüyorsunuz – odaklanmış mı yoksa geçici mi? Odaklanmış ve net bir şekilde tasvir edilmiş bir strateji, beklentileri doğru yönlendirebileceğiniz bir şeydir. Bu hedefler karanlıksa veya şirketin kendisini nasıl tasvir ettiğine karşı geliyorsa, bu bir uyarı işareti olabilir. 4.Kurum kültürünü ve bu şirkete uygun olduğunu düşündüğünüz çalışan türlerini açıklayabilir misiniz? Şirket kültürüyle ilgili doğru bir yanıt alamayabilirsiniz çünkü görüşmeci...

Geliştirici ve Son Kullanıcı Arasındaki Köprü: İş Analizi

İş Analizi özellikle son yıllarda farklılaşan enformasyon teknolojilerinin kazandığı önemle birlikte yeni bir perspektif kazanan bir alan. Daha önceki yıllarda özellikle yürütülen ve planlanan çalışmaların optimizasyonu, fizibilite çalışmaları gibi etmenlerle direkt ilgiliyken şimdi yazılım sistemlerinin çözümlenmesi, kullanıcı ve uygulama geliştirici arasındaki iletişimin sağlanması alanında yapılan çalışmalar olarak özetlenebilir. İş analizi uzmanları için meslek unvanları sadece iş analistliği değildir aynı zamanda iş sistemleri analisti, sistem analisti, ihtiyaç mühendisi, süreç analisti, ürün yöneticisi, işletme analisti, işletme mimarı, yönetim danışmanı, iş zekası analisti, veri zekası uzmanı, veri bilimcisi ve yönetim bilişim sistemleri uzmanı gibi unvanlar da iş analistinin yaptığı işlerinin bazılarını konsept olarak içerir. Yönetim, proje yönetimi, ürün yönetimi, yazılım geliştirme, kalite güvencesi ve etkileşim tasarımı gibi birçok başka iş alanı da ağırlıklı olarak başarı için iş analizi becerilerine güvenir. İş analizi, bir kuruluşun mevcut durumunu anlamak ya da daha sonra iş gereksinimlerini tanımlamak için bir temel oluşturmak üzere yapılabilir basit bir düzlemde. Ancak çoğu durumda ve daha gelişmiş bir perspektifte ele alırsak, işletme ihtiyaçları, hedefleri veya hedefleri karşılayan çözümleri tanımlamak ve doğrulamak için iş analizi yapılır. Günümüzde özellikle Endüstri Mühendisliği dikeyinde yapılan çalışmalar İş Analizi alanına yakın olarak sıralanabilir. Geçtiğimiz yıllardaki roller ise Proje Yöneticileri ve Ürün Yöneticilerine aktarılmıştır diyebiliriz. Ayrıca iş analizi kullanılan kurumsal sistemlerin ve projelerin otomasyonu ve optimizasyonu süreçlerini de kapsar. Günümüz iş dünyasında iş analizi genellikle uygulama geliştirme süreçlerinin içinde konumlanmıştır. Bu süreçlerin dökümantasyonu, gereksinimleri, son kullanıcı ve kullanıcı deneyimi etkileşimleri iş analizinin önemli aşamalarındandır. Ayrıca bu sürecin sonuçlarının analiz edilmesi, raporlanması ve yeniden yorumlanması esnasında yapılacaklar da iş analizi sürecinin parçalarındandır. İş analizi her alanda yaşanan değişim furyasının öncü kuvvetidir ve kuruluşların nasıl çalıştığı konusunda değişiklik yapma...

Google, Apple’ı Geçerek Dünyanın En Değerli Markası Oldu

“Dünyanın en değerli markaları” listesinin zirvesinde artık Google var! 6 yıldır zirvede yer alan Apple, ikinciliğe geriledi. İnternet devi ve arama motoru Google’ın “dünyanın en değerli markaları” listesinde teknoloji devi Apple’ı geride bırakarak zirveye yükseldiği bildirildi. Bağımsız danışmanlık firması Brand Finance’in yayınladığı 2017 yılı Global 500 adlı raporda, Google’ın marka değerinin geçen seneye kıyasla yüzde 24 artış göstererek 109,5 milyar dolara yükseldiği belirtildi. Geçen seneki raporda Google’ın marka değeri 88,2 milyar dolar olmuştu. Böylece Google, Apple’ı geçerek, dünyanın en değerli markası oldu. Raporda, dünyanın en büyük markalarının müşterilerine ulaşmasını sağlayan Google’ın arama motorunun başarısına dikkat çekilirken, şirketin bu hizmetten sağladığı reklam gelirlerinin de geçen sene yıldan yıla yüzde 20 yükseldiği vurgulandı. Öte yandan, raporda, Apple’ın marka değerinin geçen seneye kıyasla yüzde 27 azalarak 107,1 milyar dolara düştüğü belirtildi. Şirketin geçen sene marka değeri 145,9 milyar dolar olmuştu. Böylece 2011 yılından bu yana 6 yıl üst üste dünyanın en değerli markaları listesinin zirvesinde yer alan Apple, bu yıl ikinci sıraya geriledi. “MÜŞTERİLER İNANCINI KAYBETMEYE BAŞLADI” Raporda, Apple’ın sadık müşterilerinin firmaya olan inancını kaybetmeye başladığının altı çizilirken, “Apple, müşterilerinin iyi niyetini aşırı derecede sömürdü. Apple Watch gibi yeni ürünler önemli gelir oluşturmakta başarısız oldu ve şirket tüketicilerinin arzuladığı yenilikçi teknolojileri ortaya koyamadı.” ifadesine yer verildi. Apple markasının “ışığını kaybettiği” yorumuna yer verilen raporda, şirketin gelirlerinin büyük bölümünü oluşturan iPhone’un, Güney Koreli elektronik devi Samsung’un yanı sıra, Çinli cep telefonu üreticileri Huawei ve OnePlus’la da rekabet etmek zorunda olduğu vurgulandı. AMAZON YERİNİ KORUDU Dünyanın en değerli markaları listesinde ABD’li e-ticaret devi Amazon bu sene üçüncü sıradaki yerini korudu. Amazon’un marka değerinin geçen seneye kıyasla yüzde 53 artarak bu yıl 106,4 milyar dolara...

2017’de Etkisini Hissettirecek 7 Pazarlama Eğilimi

İyi pazarlamacılar hem konvansiyonel hem de dijital alanda ellerindeki tüm araçları kullanır ve bunların verimliliğine özen gösterir. 2017’de şimdiden bu pazarlamacıların kavradığı ve üzerine dair konuşmaya başladığı bir yıl oldu. Henüz başında olmamıza rağmen dijital devrimin pazarlamada detaylara ve teknolojik yeniliklere verdiği önem ortada. Bu projeksiyonlara göre 2017 yılının en büyük eğilimleri, pazarlamacının dikkat dağıtan şeyleri engelleyerek ve pazarlama olanaklarını artırarak tüketicilerle daha doğrudan etkileşimde bulunmalarına yardımcı olacak metodlar olacaktır. Bu taktikler ve teknolojiler insan doğasının temel yönlerine hitap ederek etkileşimi artırmada önemli rol üstlenecektir. 1. Yerel Olun ya da Eve Dönün Yerel pazarlama, özelleştirilmiş metodlar, kişiselleştirilmiş pazarlama teknikleri 2017’nin en önemli projeksiyonlarından biri olarak gözüküyor. İnsanların global kültürle haşır neşir olma süreci gerçekleştikten sonra özellikle pazarlamacıların ana hedef gruplarında önemli hissetme, doğal hissetme gibi yatkınlıklar ön plana çıktı. İnsanlar kendilerine özel ürünler ve pazarlama stratejilerine, yerelleştirmeye inanıyor. Bu akım başladığı gibi de devam edecek gibi görünüyor. 2. İçerik Pazarlamayı Benimsemek Çoğu zaman yerel pazarlama ile karıştırılan içerik pazarlama ve metodları yönetimi daha zor olan bir alandır. Yerel pazarlama içeriğin dağıtılması,yayılması konusuna daha odaklanırken içerik pazarlaması, hedef kitleyi çekmek, ilgili bilgileri oluşturmak ve dağıtmak için oldukça net ve stratejik bir pazarlama tekniğidir. Ve önemi 2017’de de hiç eksilmeyecek gibi görünüyor. 3. Fenomen(Influencer) Pazarlamasını Kullanmak Influencer ya da en basit tabiriyle etki yaratan dijital karakterleri kullanmak kampanya başarısı için 2017’de daha fazla önem arz edecek gibi görünüyor. Ülkemizde de büyük projelerde yavaş yavaş etkisini göstermeye başlayan bu yöntem müşteri sadakati ve hedef kitlenin güvenini kazanmak açısından, marka-müşteri etkileşimini artırmak açısından olumlu çıktılara sahip. 4. Canlı Yayın Videoları ve Sanal Hikayeleştirme Önem Kazanacak Canlı yayınlar ve sanal hikayeleştirme araçları özellikle 2016 yılında ortaya...
iskur-logoToptalent.co Özel İstihdam Bürosu Olarak Türkiye İş Kurumu tarafından 05.05.2015 tarih ve 61647 sayılı karar uyarınca 750 nolu belge ile faaliyet göstermektedir. 4904 sayılı kanun uyarınca iş arayanlardan ücret alınması yasaktır. Kariyerine buradan başla! İş ilanları, staj, yetenek programları, networking, kariyer tavsiyeleri, etkinlikler…