İksir 728×90

Abdi İbrahim

İksir

Garanti

Talent Camp

Anadolu Efes

10 Numara Deneyim “Extra”

Garanti

Garantili Gelecek

İş Yerinde Saygı Görmenin 11 Yolu

Profesyonel hayatımızda saygı görmeyi isteriz. İş yerinde diğer çalışanlardan saygı görmeyi çoğu kişi ister, fakat buna ulaşmak için yanlış düşünceleri vardır. Aşağıdaki ipuçları iş yerinde saygı kazanmaya ve görmeye yardımcı olacaktır. 1. Öz güveninizi gösterin İş arkadaşlarınıza şirket hedefleri hakkındaki tutkunuzu gösterin ve diğerlerini de bu yolda cesaretlendirin. İşinizin sizi sindirmesine izin vermeden şahsi kimliğinizi koruyun. İş vereninizin sizin çalışmak için orayı seçtiğinizi görmesini sağlayın. İşi kaybetme korkunuzun performansınızı etkilemesini engelleyin. İşten çıkarılmaya karşı ikincil planınız olsun. Her zaman farklı seçenekleriniz olsun. Bu ileriyi daha rahat görmenizi sağlayacaktır. Belli bir seviyede pratiklik belirleyin ve hedeflerinizi buna göre şekillendirin. 2. Her işi zamanında bitirmeye çalışın Bu durum hem müdürünüzün hem de iş arkadaşlarınızın sözünüzün eri ve sorumluluk sahibi olduğunuzu anlamasına yardımcı olacaktır. Ayrıca diğer kişilerin size güvenmelerini de sağlayacaktır. Eğer verilen zamanın anlamsız olduğunu düşünüyorsanız, teslim tarihini ayarlayan kişiye bunu iletmenin bir yolunu bulun. 3. Alçakgönüllü olun Kusurlarınızı kabul etmeye açık olun fakat onlara odaklanmayın. İçinizde biraz kendinizi değersizleştirebilmelisiniz fakat bu özgüvenle eşleşmelidir. İnsanlar özgüveni olmayan ve hatalarına odaklanan liderlere saygı göstermeyecektir. İnsani tarafınızı gösterin fakat cesaretinizi ve özgüveninizi de hissettirin. 4. Diğerlerine karşı sabırlı olun Unutmayın ki, her çalışanın kendine göre bir öğrenme kapasitesi ve yeni işe adapte olma süresi vardır. Sabırlı oluşunuz çalışanlara karşı güveninizi arttırırken onların da kendilerini geliştirme inancı artacaktır. İnsanlar onlara iyi yaklaşan insanlara daha çok saygı gösterir ve herhangi bir problemde veya danışmaları gereken durumda daha rahat olurlar. 5. İş arkadaşlarınıza sevmiyor olsanız dahi saygın gösterin İş arkadaşlarınızla her zaman aynı görüşü paylaşmasanız dahi onlara gün içinde profesyonel olarak saygı göstermelisiniz. İş dünyasında her şey hızla değişebilir. Sizinle aynı seviyede çalışan biri bir gün...

Başarılı İnsanların Üstesinden Geldiği 7 Zorluk

  Başarılı insanların problemlere karşı yaklaşımı gerçekten inanılmazdır. Diğer insanların ulaşılmaz bariyerler olarak gördüğü şeyleri, onlar meydan okuma ve aşılacak engeller olarak görürler. Onların kendine güvenleri; zorluklarla karşılaştıkları zaman, pek çok mantıklı insanın yapamadığında geride kalmasına sebep olan, olumsuzlukları bir kenara bırakma yetenekleri ile belirlenir. Pensilvanya Üniversitesinden Martin Seligman bu konu üzerinde kimsenin çalışmadığı kadar çalışmış ve hayatta başarının kritik bir ayrımdan geçtiğini bulmuştur. Ya başarısızlıklarınızın kontrolünüz dışındaki kişisel açıklardan kaynaklandığına inanmanız, ya da bu başarısızlıkların çabalayarak düzeltilebileceğine inanmanız ayrımı. Düşüncelerinizin belirlediği tek şey sadece başarı değildir. Seligman, başarısızlıklarını kişisel kusurlarına bağlayan insanlarda çok daha yüksek depresyon oranları olduğunu görmüştür. Optimistlerin ise daha iyi üstesinden geldiğini, onların başarısızlığa bir deneyim gözüyle baktığını ve ilerde daha iyisini yapabileceklerine inandıklarını gözlemlemiştir. Bu başarı zihniyeti duygusal zekayı gerektiriyor, o yüzden; TalentSmart’ın test ettiği milyonlarca insandan % 90’ının, en iyi performans gösteren duygusal zekaya sahip olması hiç şaşırtıcı değil. Başarıya odaklanmayı sürdürmek özellikle de onu parçalamaya eğilimli yedi zorluk varken hiç kolay değil. Bu zorluklar insanları aşağı çekiyor çünkü üstesinden gelinemeyen engeller gibi görünüyorlar. Başarılı insanlar için geçerli değil tabiki, çünkü bu yedi zorluk onları asla geri tutmuyor. 1. Yaş Yaş aslında sadece bir sayıdan ibaret. Başarılı insanlar yaşlarının onların kim olduğunu tanımlamasına ve neler yapabileceklerini belirlemesine izin vermiyorlar. Başarılı olmuş genç girişimcilere sorun. Çok genç ve deneyimsiz olduklarının,  başarılı olabilmek için önce birkaç yıl başka bir şirket için çalışmak zorunda olduklarının söylendiğini duyabilirsiniz. Ama karşınızdakinin orada bulunanlar arasındaki başarılı, müşterilerine iş yapan en genç kişi olması sizi şaşırtmasın. Başarısız insanlar yaşınızdan dolayı ne yapmanız ve yapmamamız gerektiğini söylemeye mecbur hissederler. Onları dinlemeyin. Çünkü başarılı insanlar kesinlikle dinlemezler. Onlar kalplerini takip eder, tutkularının rehberleri...

Farklı Ülkelerin İş Ortamında Nasıl Davranman Gerektiği Hakkında 10 İpucu

Eğer yurtdışında çalışacaksın ya da çok uluslu bir şirkette dünyanın dört bir yanından gelen takım arkadaşlarınla çalışmak gibi bir hedefin varsa uluslararası iş kültürü kuralları hakkında bilgi sahibi olmalısın. İş arkadaşların dünyayı senin gördüğünüz pencereden görmüyor olabilir; bunun için de uluslararası iş kültürü kurallarını hatırlamak istedik. Listelediğimiz 10 büyük hatadan kaçınarak, sen de çok kültürlü iş ortamını kültür çatışmalarından uzak, iyi iletişim kurabilirsin. 1. RUSYA Kapı eşiğinden geçerken asla tokalaşmayın. Ayrıca, kibar olmak için de gülümsemeye çalışmayın, zira bu ciddiyetsiz olarak algılanmanıza sebep olabilir. 2. ÇİN Bir şey uzatırken asla tek elinizi kullanmayın. Özellikle kartvizit alış verişinde mutlaka iki elinizle kartı tutuğunuzdan emin olun. Çinliler bu konuda oldukça hassaslar! 3. BREZİLYA Çok fazla resmi bir tutum sergilemeyin. Özel ve profesyonel yaşamınızı ölçülü bir şekilde birleştirmeniz Brezilya iş kültürünün vazgeçilmez bir parçası. 4. JAPONYA Japonlar çok nadir olarak ‘hayır’ derler. Bunun yerine ‘bu biraz zor’, ‘bu konuyu düşüneceğim’ diyerek, sessiz kalarak ya da konuyu değiştirerek dolaylı yönlerden ‘hayır’ı ima ederler. 5. İTALYA İşe pasaklı bir şekilde gitmeyin. Her zaman şık ve bakımlı olduğunuzdan emin olun. Her zaman. Unutmayın, İtalya’da her şeyin temeli tarz ve şıklık. 6. FRANSA İş arkadaşlarınız tarafından sözünüz kesildiğinde bunu kişisel olarak algılamayın. Fransızlar tarafından iletişimin doğal bir parçası olarak görülen söz kesme, aslında iş arkadaşınızın sizin fikirlerinizle ilgilendiğinin pozitif bir göstergesi. 7. ALMANYA   Size en önemli tavsiyeyi vermemizi ister misiniz? Asla geç kalmayın. Her işi zamanında yapın, hep zamanında olun. Her zaman. 8. İSPANYA Ofisiniz gün ortasında iki saat kadar kapatılırsa sakın şaşırmayın. Ya da iş arkadaşlarınız sabah 10’da işe gelip akşam 7’den sonra işten çıkıyorlarsa. Tüm bunlar iş kültürünün bir parçası. 9. AMERİKA Amerikalılar için ilk izlenim çok önemli. İlk tanışmanızda asla...

Duygusal Zekânın Kariyerinize Pozitif Etkisi

“Duygusal zekânız kaç?” ya da “IQ’dan önemli mi?”gibi başlıklara sahip pek çok test ya da makale ile karşılaşmış olablirsiniz. İş hayatında başarılı olmanın yolları arasında duygusal zekâ ile çalışmak yer almaktadır. Peki iş hayatında duygusal zekâ ve kariyer arasında nasıl bir ilişki var? Emotional intelligence (EI), Emotional Quotient (EQ) kavramı yani duygusal zekâ, kişinin kendisinin ve başkalarının duygularının farkında olma ve onları doğru yönetme becerisi olarak ifade edilebilir. Duygusal zekâ sahibi bireyler, empati yeteneği olan farklı rollerde dahi duygulara hitap edebilen kişiler olarak tanımlanır. İş hayatında duygusal zekânın; stres yönetimi, ekip ile çalışma, girişimcilik, liderlik ve başarı için oldukça önemli olduğu vurgulanmaktadır. İş yerinde duygusal zekânın avantajları İnfografik çalışmasına göre iş hayatında duygular ile çalışabilen kişi işine şu şekillerde katkıda bulunabilir: • Zor durumları başarılı bir şekilde yönetir. • Kendini açıkça ifade eder. • Diğerlerinin saygısını kazanır. • Diğer insanları etkiler. • Diğerlerinden daha kolay yardım alır. • Baskı altında sakin kalarak çalışabilir. • Diğer insanlara ya da durumlara karşı kendi duygusal tepkilerini bilir. • Doğru sonuç almak için doğru sözü nasıl söyleyeceğini bilir. • Görüşme yaparken kendini etkili bir şekilde yönetir. • Görüşme yaparken diğerlerini etkili şekilde yönetir. • İşleri halletmek için kendini motive eder. • Zor durumlarda bile nasıl pozitif olunacağını bilir. Düşük duygusal zekâ, iş yerini nasıl etkiler? • Pasif agresif iletişim, • Eleştiri içeren geri bildirimleri duymaya kapalı olmak, • Diğerlerini suçlamak, • Kurban psikolojisi, • Dinlemeyen ve çalışanına hitap etmeyen liderler, • Hoş karşılanmayan ve değer verilmeyen ayrıştırıcı fikirler gibi pek çok unsur ile çalışmanın verimliliği düşer. Duygusal zekası yüksek CEO’lar • Jeff Bezos – Amazon • Warren Buffett – Berkshire Hathaway • Ursula Burns...

Bir Liderde Olması Gereken 4 Özellik

Liderlik, takımların hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmakla ilgilidir. Her ne şekilde ve boyutta gelişirse gelişsin  ve yapılan iş her ne olursa olsun; liderlik pozisyonundaki kişilerin temel odak noktası  “işin tamamlanması”dır. Peki bir liderin en önemli işi nedir? Gerçek hedefi ne olmalıdır? 1. İlham Verici Olmak “Eylemleriniz başkalarını daha fazla öğrenmeye teşvik ediyor, daha fazlasını yapma gücü veriyor ve daha fazlası olma umudunu aşılıyorsa siz lidersiniz demektir.” Bu çıkarımın dün olduğu kadar bugün de doğru ve yarınlar için de doğru olacağını düşünüyorum. Bu nedenle, elimin altındaki iş ne olursa olsun işimde ilham verici nokta bulmaya çalışırım.  Bunu yaparak ekibimi bir vizyonla canlandırabilir,  onları heyecanlandırabilir ve onlara ilham verebilirim. İlginçtir, başkasına vizyon katmaya çalışırken bu durum bazı insanlar tarafından kişinin üstünde iktidar kurma durumu olarak algılanabilir oysa bu onları güçlendirmekten başka bir şey değildir. Benim vizyonum başkalarını güçlendirme yetkisine sahip olmaktır. 2. Örneklendirerek Liderlik Yapmak İnsanlara bir konuda ilham vermek için örnekler vererek en net şekilde algılamalarını sağlarım. Emretmek ya da yönetmek yerine “birlikte çalışırım”. Ekibin içinde; önde, arkada veya yan tarafta olabilirim ancak her zaman grubumla beraber olurum. Eylemlerimin grubu bir bütün olarak etkileyeceğinin farkındayım, bu yüzden icraate geçmek için en iyi seçeneği değerlendirmek zorundayım, kelimelerin gücüyle eylemlerimin güçlenmesine ve ilham kaynağı olmasına izin veririm. 3. Hatasını Kabul Etmek ve Özür Dileyebilmek Hatalar mı yapıyorum? Bir lider için hata yaptığında bunun sorumluluğunu alması ve hatasını kabul etmesi ilham verici değil midir? “Özür dilerim” diyebilmek bir eksiklik olarak görülmemelidir.  Yanlış yaptığım şey hakkında değişiklik yapmaya hazırım.  Yapıcı eleştiriler beni geliştirir; yapıcı eleştiriler yapan dostlarıma önem veririm, ayrıca empati kurmak ve şükran duymak benim için çok önemlidir.  Hepimizin güçlü ve zayıf yanları var.  Ben eksikliklerimin üstesinden...

Bu Yıl Daha İyi Bir Lider Olmak İçin Yapmanız Gereken 6 Şey

Araştırmacılar bir liderin zamanının yalnızca yüzde 3’ünü geleceği hayal etmek için harcadığını tahmin ediyor. Bu endişe verici araştırma, küresel kuruluşların sadece gelecekte iyi yol gösterecek insanlara sahip olmadıkları sonucuna varıyor. Başkalarıyla etkili etkileşim için en temel yumuşak becerileri bile daha iyi iş sonuçlarına çeviren bir biçimde sergileme kapasitesine sahip olmayan her seviyeden liderlerden bahsediyoruz. Hâlâ endişelenmediniz mi? Büyümek isteyen bir liderseniz veya liderler yetiştirmek için öncülük eden üst düzey İK lideri iseniz, planlarınızı liderlik rolleri için doğru insanları seçmek ve geliştirmek için bir inisiyatif kullanmalısınız. Aşağıda her liderin ihtiyacı olan altı davranıştan bahsedeceğim. Başka bir deyişle, çalışanlarınızı en üst düzeyde ve etkili bir şekilde düzenleyip, etkili bir liderlik kültürünü nasıl oluşturacağınız aşağıda açıklanmıştır. 1. Liderler özgünlük göstermelidirler. Yaşam boyu öğrenen olmak ve büyümekten asla vazgeçmemek. Kişilerarası ve örgütsel olarak şeffaf olabileceklerini göstermek. Benlik farkındalığı sergileyerek – yalnızca kendilerince değil, aynı zamanda başkalarının nasıl hissedeceğini ve onları önemli kılan şeyleri anlama yeteneği. Liderliğinde olanlar da dahil olmak üzere diğer insanlardan gelen girdilere ve görüşlere açık olarak. Her zaman “ahlaki otoriteyle” – bütünlük, dürüstlük, tutarlılık ve ahlaki davranış – ile çalışarak.  2. Liderler kendileri için çalışanlara değer vermelidirler. Çalışanlarına inanarak ve kazanılmadan önce bir hediye olarak güven vererek. Saygı ve haysiyet göstererek ve başkalarına tedavi edilmek istendiğinde tedavi ederek. Başkalarının ihtiyaçlarını kendinden önce koyarak. Duyarlı ve yargısız bir zihinle dinleyerek. 3. Liderler çalışanlarını yetiştirmelidirler. Öğrenme fırsatları sağlayarak. Potansiyel geliştirerek. Güçlerini bilmek ve onlarda önemli olan işte bu güçleri kullanmak. Sürekli teşvik ederek, onları övmek ve tanımak. 4. Liderler, liderlik sağlamak için paketin önünde olmalıdırlar. Geleceği düşünerek ve takipçilerini geleceğin birlikte yaratılmasına yardımcı olmak için kaydettirerek. Kılavuzluk etmek ve yönlendirmek için öngörü...

Başarılı İnsanlardan 2017’yi Üretken Bir Yıl Yapacak 11 Öneri

Eğer Toptalent.co’nun çeşitli başlıklarını takip ediyorsanız fark edeceksiniz ki biz sıklıkla röportaj yaptığımız uzmanlardan veya okuduğumuz bir kitaptan ya da yaptığımız yeni bir araştırmadan verimlilik için ipuçları paylaşıyoruz. Ve itiraf etmeliyiz ki bu önerilerin hepsine yetişmek bir miktar korkutucu olabiliyor. O yüzden, sen zamanını daha iyi nasıl kullanabileceğini öğrenmek için burada olduğundan, verimliliğin en iyi püf noktalarını bir araya getirmeyi düşündük. Bunu yapmak için, nasıl başardıklarını paylaşacaklarına inandığımız bazı uzmanlara sorduk. İşte onların verimlilik için favori önerileri! 1. Sevdiğin şeyle başarmak istediğin şeyi birleştir. Sevdiğin bir alışkanlık edin (benim için bu, sabah kahvesi.) ve bunu verimli olman gereken işle birleştir. Benim durumumda, bu yazı yazmakla birlikte olmalı. Böylece, sevdiğim kahve ritüelini, kural olarak sevdiğim başka bir şeyle, yazmakla birleştiriyorum ama her zaman değil. Aynı zamanda hem kahve keyfi hem de yazı yazmak çoğunlukla çalışmaya başladığımda şartlı bir refleks oluyor. -Dan Ariely, Duke Üniversitesi Psikoloji ve Davranışsal İktisat Profesörü ve “Payoff” adlı kitabın yazarı 2. Daha fazla merhametli ol. “Favori üretkenlik önerim? Merhamet. Bekle, ne? Üretkenlik tavsiyeleri genellikle değişken zihniyet, tekil görevlendirme, derin odaklanma, genel eğilim üzerinde çalışma ve diğer kullanışlı araçlar temelinde olmaz mı? Evet ve tüm bu araçlar bize inanılmaz derecede üretken, etkin ve daha fazla yaratıcı olma konusunda yardımcı olabilir. Ama merhametin fark ettirdiği şey, biz insanız. Hiçbir şey doğru gitmediğinde, aptalca günlerimiz olacak. İşte ya da hayatta bizi tüm gece ayakta tutmuş bazı sorunlarda ya da sadece bunaldığımızda, dengesiz, motivasyonsuz, dağılmış olduğumuz zamanlar olacak. Ama kendimizi hırpalamak, olumsuzlukların pençesine düşmek ya da sonsuza kadar neyin kötü gittiğini, neden çuvalladığımızı düşünmek yerine; merhamet, kendimizi affetmemizi, neler yapabileceğimizi öğrenmemizi, tüm bunların pratikle alakalı olduğunu, mükemmelliği bırakmayı, kolayca ve...

Duygusal Zekanızı Geliştirecek 5 TED Konuşması

Psikolog Daniel Goleman ve diğer konuşmacılara göre, duygusal zekanızın artırılması sizi daha mutlu ve daha başarılı yapabilir. Duygusal zekânın – çoğu zaman E.I. olarak kısaltılır – iyileştirilmesi  son zamanlarda birçok insanın merak ettiği bir konu haline geldi. Özünde, duygusal zekâ, diğer insanları ve onların duygularını anlamanın yanı sıra başkalarının davranışlarına etkili bir şekilde tepki verebilme yeteneğidir. Bunu yapmak, hem işte hem de gündelik hayatta bizi daha mutlu ve daha başarılı yapabilir. 1. Daniel Goleman–“Why Aren’t We All Good Samaritans?” (Neden Hepimiz Sarmatlı İnsanlar Değiliz?) Daniel Goleman ödüllü bir psikolog ve Duygusal Zeka kitabının yazarıdır. Bu dokunaklı, ilham verici konuşmada Goleman geleneksel olarak zekayı bir başarı öyküsü olarak görme şeklimize meydan okuyor ve kendimize, neden günlük yaşamlarımızda daha merhametli olmadığımızı sorgulatmaya çalışıyor. 2. Uri Hasson–“This Is Your Brain on Communication” (Bu Sizin İletişiminizdeki Beyninizdir) Bu bilgilendirici ve bilimsel perspektif sahibi konuşmada, nörolog Uri Hasson insan iletişimi üzerine yaptığı araştırmayı anlatıyor. Hasson, izleyiciye, aynı hikayeyi duyduğumuzda, farklı kültürlerden veya dillerden bağımsız olarak beynimizin aynı bölümünün harekete geçirildiğini söylüyor. Bu eşsiz sinirsel özellik, farklılıklara rağmen insanlar arası bağı ırk, dil, din, milliyet ayrımı olmaksızın oluşturmamızı sağlar. 3. Eric Liu–“Why Ordinary People Need to Understand Power” (Normal İnsanlar Neden Gücü Anlamalı?) Bu güçlü konuşmada, vatandaş eğitici ve Citizen Üniversitesi kurucusu Eric Liu, iktidar konusunda okuryazar olmanın önemini anlatıyor. Liu, iktidarın neyi nasıl yaptığı – ya da bazı insanların diğerlerinden daha fazla neye sahip olduğunu – anlamamızın onu etkin bir şekilde kullanmamıza izin verdiğini vurguluyor. 4. Helen Fischer–“Why We Love, Why We Cheat” (Niçin Sever, Niçin Aldatırız) Hareketli konuşmasında, antropolog Helen Fisher, neden birine aşık olduğumuzu, biyokimyasal mekanizmalarını ve toplumsal önemini açıklayarak aşk konusunu anlatıyor. İnsan varlığının böylesine temel...
İksir 300×250
üye ol

Burak Akalın

Kariyer Danışmanı

Başak Gezgin

Kariyer Koçu

Herkese Gönderebileceğin Etkili Bir CV’yi Nasıl Oluşturursun?

Arkadaşınıza iş aramaya başladığınızı söylüyorsunuz ve o da “CV’ni bana gönder, etrafa yollayacağım.” diye cevap veriyor veya hayalinizdeki şirkette bir pozisyon buluyorsunuz ve onlar size yönelik pozisyon olmamasına rağmen CV’nizi istiyor. Elinizde yeterli veri yokken olabilecek en güçlü şekilde nasıl bir CV gönderirsiniz ? Çözüm gayet basit. Aşağıda CV’nizi oluştururken yol gösterici olarak kullanabileceğiniz, göz önünde bulundurulması gereken 3 konu var:  1. Şirket veya Sektör Hakkındaki Bilgileriniz Hiç şüphesiz ki  işe alım müdürünün pozisyon için ne aradığını bilmek yararlıdır. Fakat iş ilanı bu bilgiyi toplamak için tek yer değildir. Daha ayrıntılı araştırmalar yapmak gerekir. Küçük bir araştırmayla, genelden kritiğe her konuda bilgiler toplayıp kendinize bir yön çizebilirsiniz. Şirketin sitesini incelerken gözlemlediğiniz farklı bir tarz var mı ? Endüstride çok değer verilen bir beceri veya çözülmesi gereken bazı sorunlar var mı? gibi. Örneğin, bir organizasyonun veya sektörün belirli yazılımlarına, demografik ve benzeri konularda uygulamalarına olduğunu düşünün. Daha sonra,CV’nizde bu bilgileri kullanıp, gerekiyorsa bu konularda online derslere katılmalı mıyım veya son öğrenmiş olduğum konularda kendimi geliştirmek için işimden ayrılmalı mıyım gibi kararlar verin. 2. Hayalinizdeki İş İş ilanında sahip olduğunuz sorumluluklardan bahsediliyorsa, CV’nizin sizin deneyimlerinizi yansıttığı için kendinizi rahatlamış hissedersiniz. Fakat bu durumun size yardımcı olmasının yanı sıra sınırlama gibi bir özelliği de vardır. Belirli bir pozisyona uygun kişi olduğunuzu vurgulamak için sadece bu konulara yoğunlaşırsınız ve bu durum bakış açınızın daralmasına sebep olabilir. İş tanımı yapılmamasını, CV’nizde önemli olduğunu düşündüğünüz yönlerinizi ön plana çıkarmak için bir fırsat olarak değerlendirin. Hoşunuza giden en iyi deneyim ve becerilerinizi vurgulayın. Örneğin, belki en çok vurguyu son göreviniz üzerinde yapacaksınız, çünkü en fazla ilhamı son işinizden almışsınızdır veya önceki pozisyonunuzda yaptığınız işe geri dönmeyi umut ediyorsunuzdur....

CV’ye Referans Yazmak İçin Altın Tavsiyeler

Referanslar müstakbel işvereninizin iletişime geçebileceği ve performansınız, şirketteki işleriniz veya çalışma yönteminiz hakkında bilgi isteyebileceği ve bir kural olarak iş ararken veya spesifik bir iş başvurusu yaparken eklediğiniz, daha önceki iş tecrübenizden irtibat kişileridir. Pozisyona bağlı olarak bazı görüşmeciler özgeçmişinize eklediğiniz referansları veya seçme sürecinin son aşamalarında kontrol ederler, bu yüzden kimi ve neden referans olarak göstereceğinizi detaylı olarak planlamak önemlidir. Sizinle ilgili verecekleri imaj ve sorulara verecekleri yanıtlar önemli olduğu için özgeçmişinize ekleyeceğiniz referansları doğru seçmek çok önemlidir. Referanslar ön yazı ile karıştırılmamalıdır. Ancak, tavsiye mektubunu imzalayan kişi ile kendinize referans olarak gösterdiğiniz kişi aynı olabilir. Ülke, sektöre bağlı olarak ve özellikle seçme sürecinin son aşamalarında birkaç görüşme geçirdiğiniz zaman gelecekteki işvereniniz referanslar veren kişilerle iletişime geçmek isteyebilir. Ortalama olarak işverenler aday başına iki veya üç referans ister. Ayrıca isim, unvan, telefon numarası ve e-posta adresi ile açıkça belirtilmeleri gerekir. Eğer seçme süreci teknik bir pozisyon içinse veya büyük sorumluluk gerektiriyorsa işverenin referans kişilerinizle irtibata geçmesi daha muhtemeldir dolayısıyla kimi seçeceğinize karar vermeden önce iyi düşünün. Aşağıdaki tavsiyeler CV için referanslar seçmenize ve eklemenize yardımcı olacaktır:  Referans olarak kimi, nasıl ve neden koymak istediğinizi düşünün. Rast gele hatırladığınız yöneticileri veya kişisel yaşamınızdan insanlar referans olarak belirlemek için iyi bir seçim değildir. Profesyonel performansınızdan iyi bir şekilde bahsedecek ve bunu yaparken rahat hissedecek insanları seçin. Sizi yüzeysel olarak hatırlıyorlarsa spesifik sorular karşısında hakkınızda az bilgi verebilirler ve bu sizin lehinize olmayabilir. Bazı şirketler çalışanlarının eksi meslektaşları hakkında referanslar vermesini yasakladığı için referans olarak koymak istediğinizi kişiyle konuşun, rızasını aldıktan sonra koyun. Size referans veren kişinin irtibat bilgilerini doğru yazdığınızdan emin olun. Muhtemel bir işveren referanslarınızdan biriyle iletişim kuramazsa bu iyi bir işaret olmaz çünkü referansların sahte olduğu izlenimini verebilir. İş veya mesleki açıdan çok referans alamıyorsanız akademisyen, müşteri, tedarikçilerden… nasıl...

İyi Bir Ön Yazıda Bulunması Gereken 5 Bölüm

Ön yazı iş arayan birçok kişinin özgeçmiş ile birlikte gönderdiği ve söz konusu iş pozisyonu için neden en iyi adaylar olduklarını açıkladıkları ve bir iş görüşmesine alınma şanslarını artıran belgedir. Ön yazıların çoğunun genellikle aynı yapıya sahip olması adayın becerilerin veya deneyimin hangi kısımlarda vurgulandığını bilen insan kaynakları uzmanlarının okumasını kolaylaştırır. Ön yazı formatının ve her bir bölüme yazılacak şeylerin her ülkenin kendi gereksinimleri veya işgücü piyasasının özelliklerinin yanı sıra kime gönderildiğine bağlı olarak kısmen değişeceğine dikkat edin. Şurası kesin ki ön yazı yazarken aşağıdaki bölümleri aklınızda tutmanızın faydalı olsa da tek bir yazı modeli yoktur. 1. Kişisel veriler Sen tam adı (soyadı dahil) ve iletişim (telefon, adres ve e-posta), yani kişisel bilgileri ile başlamalıdır. 2. Selamlama Ön yazı belirli bir kişiye yönelik olmalıdır. Bu seçme sürecinden sorumlu veya İnsan Kaynakları departmanını yöneten kişinin kim olduğunu bulmaya çalışmak çok daha iyidir. Bunu ortaya çıkaramıyorsanız “Sayın Bayım/Bayan” veya “İlgililerin dikkatine” yerine “insan kaynakları yöneticisine” yazmak daha iyidir. 3. Adayın tanıtılması Bu bölüm kendinizi doğrudan sunup ilk kez “pazarladığınız” bölümdür. Okuyacak olanların dikkatini çekmeye çalışmalısınız. Ön yazının amacını açıklayın: İş pozisyonu, sektör ve özellikle şirketle ilgilenme sebepleriniz. Bunu yapmak için şirket veya organizasyon hakkında olabildiğince fazla bilgi sahibi olmalı ve en çok ilginizi çeken şeyleri (ödül, yenilik, insan kaynakları politikaları) vurgulamalısınız. Kendi kendine adaylık için bir ön yazı sizin şirkete gerçekten ilgi gösterdiğinizi ortaya koyar. Bir web sitesi veya iş portalında yayımlanan bir reklama yanıt veriyorsanız bundan bahsetmek için uygun bir yerdir. Mümkün olduğunca özgün olmaya çalışın. 4. Gövde Burası en geniş ve sizi şirket için en iyi seçenek yapan şeyi vurgulamanız için tam anlamıyla imkan bulabileceğiniz bölümdür. Burada iş pozisyonuna hitap...

İş Görüşmelerini Eğlenceli Bir Şekilde Anlatan 13 Çizim

İş görüşmeleri herkes için zor ve sancılı bir süreç. Bu görüşmeler sırasında ilginç soruların gelmesi de ihtimaller arasında yer alıyor. Hele ki iş başvurusu yaptığınız yer dev bir şirket ise. Microsoft’un, Google’ın ve Apple’ın işe alım süreçleri çoğu kişi tarafından yaratıcılığı ortaya çıkarmak olarak ele alınsa da ünlü illüstratör Leonid Khan bu konuya oldukça eğlenceli yaklaşmış. İşte Leonid Khan’ın muhteşem çalışması… 1. INSTAGRAM 2. STARBUCKS 3. MCDONALD’S 4. POSTAL SERVICE 5. OLD SPICE 6. GOOGLE 7. VOLVO 8. IKEA 9. SAMSUNG 10. ANY JOB 11. APPLE   12. L’OREAL   13. ANY JOB Kaynak   Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

İş Görüşmelerini Kaybettiren 7 Hata

Başvurduğunuz pozisyon için tüm özellikleri taşımanıza rağmen mülakat sonrası olumlu cevap aldıysanız bunun birçok nedeni olabilir. İşte insan kaynakları uzmanlarına göre iş görüşmelerini kaybettiren 7 hata… 1. Mülakata hazırlıksız gitmek İnsan kaynakları yöneticilerinin mülakatlarda en çok rastladıkları aday tipini, CV’si eksik ve özensiz olan, şirketi, sektörü, pozisyonun gereklerini, müşterilerini araştırmadan, hatta başvurduğu ilanı doğru dürüst okumadan görüşmeye gelen adaylar oluşturuyor. Bu adaylar genelde ne yapmak istediklerini, nasıl bir yerde çalışmak istediklerini de bilmiyorlar. 2. Yapmacık tavırlar Yapmacık tavırlar ise diğer bir olumsuz unsur… Adaylar mülakatı yapan insan kaynakları yöneticisine profesyonel bir görüntü vermek adına doğallıktan uzak, aşırı mutlu, aşırı güvenli ve pozitif tavırlar sergiliyorlar. Bu görüntü mülakatçılar tarafından “yapmacık” olarak nitelendiriliyor ve olumsuz değerlendiriliyor. 3. Ezberlenen yanıtlar Adayların mülakat sırasında sorulan sorulara internetten ya da kitaplardan alındığı belli olan standart yanıtları, ezbere söylemeleri de mülakatı yapan insan kaynakları yöneticileri tarafından uygunsuz bulunuyor. 4. Aşırı makyaj, uygunsuz kıyafet Adayların en sık yaptığı hatalardan biri de mülakata aşırı makyajlı, kurumsal hayata uygun olmayan tarz ve renklerdeki kıyafetlerle, aşırı parfüm kullanarak ya da tersine, aşırı bakımsız bir şekilde gelmeleri. Özellikle kadın adayların mülakata giderken saçlarını yaptırmaları ve dekolte kıyafetler giymeleri uygun karşılanmıyor. Erkekler ise bakımsız, pis sakallı, yağlı saçlar ve kot pantolonla iş görüşmesine gelebiliyorlar. Bu durumlarda bazen mülakatı yapan yönetici, adayın kıyafetine ya da saçlarına takılarak mülakata odaklanamıyor. 5. Profesyonellikten uzak davranışlar Adayların aşırı rahat ve profesyonellikten uzak davranışları mülakat yapan kişide olumsuz etki bırakıyor. Adaylar genellikle kararlaştırılmış mülakata geç kalacağını ya da gelmeyeceğini arayarak haber vermiyor. Bu durum en sık yaşanan sıkıntılardan biri ve özellikle yeni mezun, iş hayatının başındaki kişilerde bu durumla daha sık karşılaşılıyor. Eğer bir mülakata gitmeyecekseniz ya da geç kalacaksanız...

İş Görüşmeleri İçin Elde Bulundurmanız Gereken 6 Tip Hikaye

Hazırlıklarınızı yaptınız ve bu iş görüşmesinin üstesinden gelmek için tamamen hazırsınız. Hatta asansörde aynanın önünde bile prova yaptınız. Bütün iş tanımını aklınıza kazıdınız. Nereye park edeceğinizi tamamen bilmeniz için görüşmenin yapılacağı yere gitmek için oluşturduğunuz rotayı bile çalıştınız. Sonunda görüşme gerçekleşiyor, rahat ve tamamen toparlanmış hissediyorsunuz. Bu hissiniz görüşmecinin “….. zamanında yaptığınız şeyden bahsedin” sorusunda sona eriyor. Birden bire ağzınız kuruyor, aklınıza hiçbir şey gelmiyor ve tamamen zihnen bir hayal kırıklığı yaşıyorsunuz. Neden? Cidden neden bu tür sorulara hazırlanmayı düşünmediniz? Evet, bu gerçek dünya örnekleri- davranışsal mülakat soruları olarak da bilinen- sinir bozucu olabilmektedir. Ancak, bunlar mülakat sürecinde en çok ortak olarak kullanılan parçalardır. Yapabileceğiniz en iyi şey birkaç hikaye hazırlamak ve bir sonraki görüşme için hazır olmaktır. Burada alet çantanızda bulunması gereken en önemli 6 hikaye bulunmaktadır. Bunlar, çeşitli sorular için kullanabilecek kadar genel ama soruları soran kişiye iyi, sıkı ve detay dolu cevaplar vermesi için yeterince özeldir. 1. Bir Problem Çözdüğünüz Zaman Neredeyse her okuduğunuz iş tanımında “problem çözücü” ifadesinin aranılan özellikler listesinde yer aldığını görürsünüz. Ancak, herkes özgeçmişinde bu ifadeye değinmez. Eğer gerçekten bu özellik üzerinde çalıştıysanız, bu özelliği ayrıntılı bir şekilde açıklamaya hazır olun. Bir keresinde birlikte çalıştığınız iki yakın arkadaşınız arasındaki çatışmaya çözüm mü buldunuz? Son dakikada asıl çıkması gereken konuşmacı yerine yedek bir konuşmacı bulduğunuz zamanlar oldu mu? Kendinizi, ihtiyaç olunan anda yaratıcı, becerikli ve motive bir problem çözücü biri göstermek için geçmişinizi iyice araştırın ve bir örnek bulun. Hayır, görüşmeci daha geç yatabilmeniz için ofise yakın bir yere taşınmanızdan etkilenmeyecektir. Bu probleminiz için bir çözüm mü? Tabi ki. Ancak bu çerezi kendinize saklamanız iyi olacaktır. 2. Bir Zorluğun Üstesinden Geldiğiniz Zaman İşyeriniz...

Pazarlamada En İyi Olmak İçin Bilmeniz Gereken 9 Temel Sır

Her ne kadar pazarlama trendleri 10 yılda hatta daha kısa sürede değişiyor olsa da David Ogilvy’nin felsefesi sonsuza kadar sürecek gibi görünüyor. Pazarlamanın babası sayılabilecek Ogilvy’nin 1948’deki düşünceleri hala geçerliliğini koruyor ve günümüzde hala bazı şirketler onun tavsiyeleri üzerinden yürütülüyor. Pazarlama alanında başarılı olmak ve de pazarlamanın temel sırlarını bilmek için onun perspektifinden birkaç ipucunu sizlerle paylaşmak istedik. 1. Hedef kitlenizi iyi tanıyın. Müşterileriniz aptal değildir, onlar sizin eşiniz gibidir. Müşteriler sandığınızdan çok daha akıllıdır ve gün geçtikçe eskisinden çok daha bilinçli hala geliyorlar. Şimdilerde, eskisi gibi bir ürünün özelliklerini bilmeden onu satın alan müşteriler bulamazsınız. Müşterilerin %73ü bir şeyi satın almadan önce internetten araştırıyor. Daha da önemlisi insanlar artık kandırıldığını çok daha kolay fark ediyor ve altı doldurulmayan hiçbir bilgiyi kabul etmiyor. Durum böyle olunca, müşteriye dürüst davranmak ve onları satacakları ürün veya hizmetle ilgili bilgilendirmek markaların sorumluluğu haline geliyor. Yoksa inandırıcılığını kaybediyor. Ayrıca ürün hakkında verilen bilgiler ikna ediciliği de artırıyor. E-book ve blogların popülerliğinin giderek artmasının temel nedeni de bu değil mi ? İnsanlar sürekli bilgi araştırıyor ve artık eskisinden çok daha kolay ulaşılabiliyor. Siz de bunu müşterinize sağladığınız zaman markanıza olan bağlılığı da, saygıyı da, harcama isteğini de çok daha kolay artırmış oluyorsunuz. Yani ikna etmek için uğraşmanın en kolay yolu, yeni dönem pazarlamada, daha fazla bilgi vermek. 2. Başlıkların önemini unutmayın Başlıklar dikkatleri toplar ve deyiş yerindeyse sizi pazarlar. Bunun önemini özellikle e-mail ve dijital pazarlama yöntemlerinde unutmamak lazım. Özellikle karşınızdaki bir uzmansa zamanının yarısını başlığı okumaya ayıracaktır. Bu yüzden başlık için biraz daha zaman ayırmak ve düşünmek mantıklı bir yöntem olur. 3. Reklamlar eğlence yöntemi değil, bilgiyi aktarma yoludur. Günümüzde her ne kadar aksi bir...

Dünyadaki İlk Dijital Banka: Atom Bank

Günümüzde hemen her şey dijitalleşirken, sırada bankalar var. Bu anlamda ilk dijital banka olan ‘Atom Bank’ kredi vermeye başladı. İngiltere’de kurulan ve tamamen internet üzerinden işlem yapan, şubesi olmayan Atom Bank geleceğin bankası olacak gibi görünüyor. Fiziki olarak hiçbir şubesi bulunmayan Atom Bank, şu anda dijital mortgage adı verilen konut kredisi veriyor. Bankanın CEO’su Mark Mullen, “Bankalar insanların hayalleri ile oynuyor. Süreçleri zorlaştırıyorlar. Biz bunu olumlu bir tecrübeye çevirmeye çalışıyoruz. Bu mortgage kredilerinde bir devrim özelliği taşıyor” açıklamasını yaptı. Tabii banka konusunda tamamen dijital bankanın insanların güvenini kazanması biraz süre alacak gibi görünüyor. Günümüzde her şeyin dijital olduğu bir çağdayız. Yeni kuşak bununla doğdu ve yaşamının tüm alanını dijital ortamda geçirmeye başladı. Her geçen gün bu alanda yenilikler çıkmakta ve hızla yayılmakta. İster istemez tüm kurumlarda bu yeni nesle ayak uydurmak zorunda kalıyor. Çünkü yeni nesil en ileri teknolojiyi ve en pratik çözümleri istiyor. Hal böyle olunca eski kurallara bağlı olan kurumlar o hantal yapılarından kurtulmak zorunda kalıyor ve onlarda bu yeniliğe bir şekilde ayak uyduruyor. Bunun en zor yaşandığı alanlardan biri bankacılık. BBVA’nın 2016 Kasım ayında 45 milyon pound yatırımla İngiltere’nin Durham şehrinde kurduğu Atom Bank’ın şimdiden 150 milyon poundu bulması bekleniyor. Banka aynı zamanda iyi oranda yıllık ve 2 yıllık vadeli hesapta sunuyor. Bu konuda Atom Bank’ın başkanı Anthony Thomson, vadeli hesabın genç kullanıcıları hedef alması muhtemel bir bankanın en belirgin başlangıç noktası olmayabileceğini, ancak yaşlıların dijital bankacılık konusuyla ilgilendiğine inanıyor. Atom Bank şuana kadar 2.000 hesap açan ve 40.000 potansiyel müşteriyi onaylayan bir banka. Atom Bank, mobil bankacılıktaki değişimden istifade ederek iyi bir başlangıç yaptı. 2.000 müşterisinin vadeli hesap bakiyesi 18 Milyon sterline ulaşan bankada iki ayda 36 milyon sterlin kredi başvurusu içinden 14...

2016 Yılında Dünyanın En İyi Markaları

Her yıl ayrıntılı çalışmalar sonucu ‘dünyanın en iyi markaları’ raporunu oluşturan Interbrand, bu yılki raporunu da geçtiğimiz haftalarda yayımladı. Daha çevreci sistemler kullanılmaya başlanması, petrol fiyatlarındaki genel düşüş ve teknolojik gelişmeler; listedeki markalarda ve sıralamalarında büyük etkiler yaratmış. Listenin ilk dört markası geçen sene ile aynı sıralamada yer alıyor. Tek farkları, yükseliş ivmelerinin değişiklik göstermesi. İlk dört marka ve büyüme değerlerindeki değişim aşağıdaki gibidir: Liste Numarası Marka Adı Markanın 2015 Yılındaki Değeri 2015’teki Büyüme Oranı Markanın 2016 Yılındaki Değeri 2016’daki Büyüme Oranı 1 Apple 170,276 $m +43 % 178,119 $m +5 % 2 Google 120,314 $m +12 % 133,252 $m +11 % 3 Coca Cola 78,423 $m -4 % 73,102 $m -7 % 4 Microsoft 67,670 $m +11 % 72,795 $m +8 %   Listedeki ilk dört markaya bakıldığında birkaç faydalı yorumda bulunulabilir: i) Apple’ın büyüme oranı, geçen seneye oranla %38 gibi büyük bir düşüş içerisinde. Fakat hala %5 oranlı büyüme ivmesine sahip olan Apple, “2016 yılının en değerli global markası” seçildi. ii) Google, listedeki yerini ve varlığındaki yükseliş oranını istikrarlı bir biçimde sürdürmekte. iii) Teknoloji sektöründe olmayıp da listenin ilk dördünde yer alan tek marka olan Coca Cola, geçen seneki ve bu seneki marka değerlerinde makul miktarlarda düşüş yaşamış. Üstelik bu seneki düşüş miktarı daha da artmış. iv) Listenin dördüncü değişmez markası Microsoft, bu seneki yükseliş ivmesi geçen seneye göre bir miktar düşük olsa da varlığını istikrarlı bir şekilde sürdürmeye devam ediyor. Bu senenin en büyük yükselişini %48 oranla Facebook gerçekleştirmiş. 2015’te de tüm markalar arasındaki en iyi büyüme oranını %54 ile yakalamış olan Facebook, bu başarısı ile 23. sıradan 15. sıraya yükselmiş. Bazı uzmanların yorumlarına göre, 2017...
iskur-logoToptalent.co Özel İstihdam Bürosu Olarak Türkiye İş Kurumu tarafından 05.05.2015 tarih ve 61647 sayılı karar uyarınca 750 nolu belge ile faaliyet göstermektedir. 4904 sayılı kanun uyarınca iş arayanlardan ücret alınması yasaktır. Kariyerine buradan başla! İş ilanları, staj, yetenek programları, networking, kariyer tavsiyeleri, etkinlikler…

Hayatı iyileştirmeye kariyerinden başla! Abdi İbrahim İksir Genç Yetenek Geliştirme Programı başvuruları başladı.