İksir 728×90

Facebook’un Kurucusu Zuckerberg’in 10 İlginç Özelliği

Sosyal medya devi Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, sahip olduğu servetle dünyanın en zengin isimlerinden biri. Peki genç milyarderi ne kadar tanıyorsunuz? İşte Mark Zuckerberg’in pek çok kişinin bilmediği 10 ilginç özelliği… Lisede teknoloji alanında çalışmaları ile Microsoft’un dikkatini çeken Zuckerberg, bu şirketten teklif aldı. Ancak genç mucit bu iş teklifini reddedip Harvard’a girdi. Facebook ile tanınan Zuckerberg ilk atılımını orta okulda yapmıştı. Zuckerberg orta okulda ZuckNet isimli anlık mesajlaşma programı yarattı. Facebook’un logosunun mavi renge sahip olmasının nedeni Zuckerberg’in renk körü olması. Zuckerberg hiçbir zaman iyi bir coder olmadı. Zuckerberg kod yazmayı C++ for Dummies isimli kitaptan öğrendi. Antik dillere olan merakı ile bilinen Zuckerberg Latince öğrendi. Zuckerberg İngilizcenin dışında Mandarin dilini de konuşabiliyor. Zuckerberg Yurt odasında kurduğu Facebook için pek çok teknoloji devinden teklif aldı. Bol sıfırlı teklifleri reddeden Zuckerberg kararında haklı çıktı. Zuckerberg Apple’ın kurucusu Steve Jobs’un izinden gittiğini sıklıkla dile getiriyor. Rakip uygulama Twitter’ı kullanan Zuckerberg, 2009’dan bu yana 19 tweet attı. Özel hayatını gözlerden uzak yaşamaya özen gösteren Zuckerberg bunun için kesenin ağzını da açıyor. Zuckerberg geçtiğimiz dönemde Hawaii’de 100 milyon dolara bir arazi satın alarak gözlerden uzak bir hayat yaşamak için ilk adımını atmıştı. Kaynak Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

Kafanızdaki Fikirleri Hayata Geçirmek için 3 Önemli Adım

Şirketinizin daha iyi olmasını sağlayacak mükemmel fikirlerle dolup taşıyor olabilirsiniz. Ama genellikle bunlar sadece fikir olarak kalır. Gereken ilham vardır fakat hiç bir zaman hayata aktarılamaz. Belki fikirlerinizi patronunuz veya iş arkadaşlarınızla paylaşmaktan çekiniyor olabilirsiniz. Veya belki de fikirlerinizi büyük bir şirkete nasıl sunacağınızı bilemiyor olabilirsiniz. Bakın, donup kaldınız. Bütün dahiyane fikirleriniz not defterinizin tozlu sayfalarının arasında bekliyor. Ama fikirleriniz bundan çok daha fazlasını hak ediyor! Onları kullanmak sizin ve şirketinizin geleceğini değiştirebilir. Aşağıdaki adımları hayata geçirilmemiş fikirleri gerçeğe yaklaştırmak için kullanabilirsiniz. 1. Fikri kafanızdan atın İlk yapmanız gereken fikirleri beyninizin sınırlarından çıkartın. Belki de bunu sözü edilen not defterinizde yaptınız, fakat artık diğerleriyle kolayca paylaşabileceğiniz bir forma getirmeniz gerekiyor fikirleriniz. Muhtemelen bu tarihi geçmiş bir sürecin güncellemelerini özetleyen bir belgedir. Belki de fikrinizin iç hatlarını gösteren bir uygulamadır. Veya hayal ettiğiniz ürünün raptiye ve çamurdan yapılmış bir modeli de olabilir. Her ne inşa ettiyseniz unutmayın ki cilalanmış nihai ürün olmayacak ve olmamalıdır. Ürünün ilk versiyonunun mükemmel olması için çok fazla zaman harcarsanız, diğer aşamalara geçemeyebilirsiniz. AT&T’de Koçluk yapan Candice Churchwell “Unutmayın, hayalinizdeki şeyi gerçekleştirmek için fikrinizin mükemmel veya güzel olmasına gerek yok.” Diyerek hatırlatma yapıyor. Her şeyi açık ve kolay yapın ki karşınızdaki kişi detaylara boğulmadan fikrin heyecanına kapılabilsin. Fikirlerinizi gerçek hayata geçirmeye başlamanız, insanlara fikri sunmadan önce eksiklikleri bulmanıza yardımcı olacaktır. 2. Diğer insanları masaya getirin Biraz sinir bozucu olabileceği gibi insanları fikirlerin gelişme sürecine katmak hem sizin için hem de fikir için büyük yarar sağlayacaktır. Gelişme sürecinde diğer fikirleri göz önünde bulundurmak, kendi projenizi sunduğunuzda daha güçlü gözükmesine yardımcı olacaktır. İki, üç veya dört beyin tek bir beyinden her zaman daha iyidir. Güvendiğiniz insanları seçin, bu kişi en...

Başarılı CEO’ların En Beğendikleri 10 Kitap

Büyük şirketlerin kuruluşunda büyük fikirler vardır. Bu büyük fikirleri bulan kişilere ise ilham olan bazı şeyler vardır. Bunların en başında okudukları kitaplar geliyor. Peki bu isimlerden en ünlü 10 tanesinin favori kitapları hangileri? 1. Bill Gates Orjinal adı “The Catcher in the Rye” olan Türkçeye “Çavdar Tarlasında Çocuklar” olarak çevirilen kitap Bill Gates’in en sevdiği kitapların başında geliyor. Not düşmek gerekirse bu kitap ABD’de en çok yasaklanan kitap. 2. Tony Hsieh Zappos CEO’su Hsieh ise “Search Inside Yourself” kitabının kendisine ilham verdiğini söylüyor. 3. Tim Cook Apple CEO’su Tim Cook ise George Stalk JR ve Thomas M.Hout’un “Competing Against Time” kitabının kendisi için en önemli kitap olarak görüyor. 4. Mark Zuckerberg Kitaplarla çok haşır neşir olan Mark Zuckerberg ise, Daryl Collins, Jonathan Morduch, Stuart Rutherford ve Orlanda Ruthven – “Portfolios of the Poor” kitabını öneriyor.  5. Marissa Mayer  Marissa Mayer için ise Olivia Fox Cabane’un “Karizma Miti” kitabı onun için önemli bir yer işgal ediyor. 6. Elon Musk Elon Musk’ı Walter Isaacson – Benjamin Franklin: “An American Life”ın etkilemesi şüphesiz garip değil. 7. Steve Jobs Steve Jobs’ın favori kitabı ise “How Will You Measure Your Life?” – Clayton M. Christensen. 8. Jeff Bezos Amazon’un CEO’su Jeff Bezos’ın listesinde ise “The Effective Executive” yer alıyor. 9. James Gorman Morgan Stanley’in başkan ve CEO”su olan James Gorman çok önemli işler başarmış kararlı amatörlerin hikayesinde “The Boys in the Boat”ta ilham buluyor. 10. Larry Page Son olarak Google’ın CEO’su Larry Page için ise Nikola Tesla’nın “Nikola Tesla Kendini Anlatıyor” kitabı ilham kaynağı. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

Çalışırken Müzik Dinlemek Daha Üretken Yapıyor

Günlük yaşamın monotonluğu, işlerinizin yoğunluğu derken geri planda kalan duygularınızın size gizli gizli yaşattığı açlık sonrasında çeşitli sıkıntıların ortaya çıkmasına yol açıyor. Motivasyon eksikliği ve stres gibi yollarla göstermeye başlayan bu sıkıntılar zincirinin en büyük ilaçlarından biri de elbette ruhun gıdası olarak bilinen müzik. WebpageFX’in yaptığı araştırmalara göre çalışanların yüzde 61’i müzik dinlerken daha mutlu ve üretken. Araştırmanın diğer önemli kısımları ise şu şekilde: Çalışanların yüzde 90’ı müzik dinlerken daha iyi performans gösterdiklerini söylüyor. Yine çalışanların yüzde 88’i müzik dinlerken ürettikleri işlerinde daha özenli davrandıklarını belirtiyor. Tüm bunların dışında müzik dinlemek, çalışırken stresi azaltıyor, hafızayı güçlendiriyor ve motive olmanıza yardımcı oluyor. Çalışanlar kadar iş yerleri de müziğin gücüne inanıyor. Yapılan araştırmalara göre küçük ve orta ölçekli iş yeri sahiplerinin 77’si müziğin çalışanlarına moral verdiğini düşünüyor. Yine iş yeri sahiplerinin yüzde 65’i müziğin çalışanlarının verimliliğini arttırdığını da düşünüyor. Hatta bazı iş yeri sahipleri(bu oran yüzde 40 olarak geçiyor) çalışanlarının müzik eşliğinde daha fazla satış yaptığını düşünüyor. Müziğin beyne sağladığı faydalara gelir isek, müzik beynin mühim sıvılarından biri olan dopamininsalgılanmasını sağlıyor. En sevdiğimiz yiyecekleri yediğimiz anda salgılanan bu sıvı, insanın işlerine daha iyi odaklanmasını sağlıyor. Şimdi kulaklığınızı takın ve sizin için hazırladığımız parçaları dinleyin…   Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

Başarılı İnsanlardan 2017’yi Üretken Bir Yıl Yapacak 11 Öneri

Eğer Toptalent.co’nun çeşitli başlıklarını takip ediyorsanız fark edeceksiniz ki biz sıklıkla röportaj yaptığımız uzmanlardan veya okuduğumuz bir kitaptan ya da yaptığımız yeni bir araştırmadan verimlilik için ipuçları paylaşıyoruz. Ve itiraf etmeliyiz ki bu önerilerin hepsine yetişmek bir miktar korkutucu olabiliyor. O yüzden, sen zamanını daha iyi nasıl kullanabileceğini öğrenmek için burada olduğundan, verimliliğin en iyi püf noktalarını bir araya getirmeyi düşündük. Bunu yapmak için, nasıl başardıklarını paylaşacaklarına inandığımız bazı uzmanlara sorduk. İşte onların verimlilik için favori önerileri! 1. Sevdiğin şeyle başarmak istediğin şeyi birleştir. Sevdiğin bir alışkanlık edin (benim için bu, sabah kahvesi.) ve bunu verimli olman gereken işle birleştir. Benim durumumda, bu yazı yazmakla birlikte olmalı. Böylece, sevdiğim kahve ritüelini, kural olarak sevdiğim başka bir şeyle, yazmakla birleştiriyorum ama her zaman değil. Aynı zamanda hem kahve keyfi hem de yazı yazmak çoğunlukla çalışmaya başladığımda şartlı bir refleks oluyor. -Dan Ariely, Duke Üniversitesi Psikoloji ve Davranışsal İktisat Profesörü ve “Payoff” adlı kitabın yazarı 2. Daha fazla merhametli ol. “Favori üretkenlik önerim? Merhamet. Bekle, ne? Üretkenlik tavsiyeleri genellikle değişken zihniyet, tekil görevlendirme, derin odaklanma, genel eğilim üzerinde çalışma ve diğer kullanışlı araçlar temelinde olmaz mı? Evet ve tüm bu araçlar bize inanılmaz derecede üretken, etkin ve daha fazla yaratıcı olma konusunda yardımcı olabilir. Ama merhametin fark ettirdiği şey, biz insanız. Hiçbir şey doğru gitmediğinde, aptalca günlerimiz olacak. İşte ya da hayatta bizi tüm gece ayakta tutmuş bazı sorunlarda ya da sadece bunaldığımızda, dengesiz, motivasyonsuz, dağılmış olduğumuz zamanlar olacak. Ama kendimizi hırpalamak, olumsuzlukların pençesine düşmek ya da sonsuza kadar neyin kötü gittiğini, neden çuvalladığımızı düşünmek yerine; merhamet, kendimizi affetmemizi, neler yapabileceğimizi öğrenmemizi, tüm bunların pratikle alakalı olduğunu, mükemmelliği bırakmayı, kolayca ve...

Duygusal Zekanızı Geliştirecek 5 TED Konuşması

Psikolog Daniel Goleman ve diğer konuşmacılara göre, duygusal zekanızın artırılması sizi daha mutlu ve daha başarılı yapabilir. Duygusal zekânın – çoğu zaman E.I. olarak kısaltılır – iyileştirilmesi  son zamanlarda birçok insanın merak ettiği bir konu haline geldi. Özünde, duygusal zekâ, diğer insanları ve onların duygularını anlamanın yanı sıra başkalarının davranışlarına etkili bir şekilde tepki verebilme yeteneğidir. Bunu yapmak, hem işte hem de gündelik hayatta bizi daha mutlu ve daha başarılı yapabilir. 1. Daniel Goleman–“Why Aren’t We All Good Samaritans?” (Neden Hepimiz Sarmatlı İnsanlar Değiliz?) Daniel Goleman ödüllü bir psikolog ve Duygusal Zeka kitabının yazarıdır. Bu dokunaklı, ilham verici konuşmada Goleman geleneksel olarak zekayı bir başarı öyküsü olarak görme şeklimize meydan okuyor ve kendimize, neden günlük yaşamlarımızda daha merhametli olmadığımızı sorgulatmaya çalışıyor. 2. Uri Hasson–“This Is Your Brain on Communication” (Bu Sizin İletişiminizdeki Beyninizdir) Bu bilgilendirici ve bilimsel perspektif sahibi konuşmada, nörolog Uri Hasson insan iletişimi üzerine yaptığı araştırmayı anlatıyor. Hasson, izleyiciye, aynı hikayeyi duyduğumuzda, farklı kültürlerden veya dillerden bağımsız olarak beynimizin aynı bölümünün harekete geçirildiğini söylüyor. Bu eşsiz sinirsel özellik, farklılıklara rağmen insanlar arası bağı ırk, dil, din, milliyet ayrımı olmaksızın oluşturmamızı sağlar. 3. Eric Liu–“Why Ordinary People Need to Understand Power” (Normal İnsanlar Neden Gücü Anlamalı?) Bu güçlü konuşmada, vatandaş eğitici ve Citizen Üniversitesi kurucusu Eric Liu, iktidar konusunda okuryazar olmanın önemini anlatıyor. Liu, iktidarın neyi nasıl yaptığı – ya da bazı insanların diğerlerinden daha fazla neye sahip olduğunu – anlamamızın onu etkin bir şekilde kullanmamıza izin verdiğini vurguluyor. 4. Helen Fischer–“Why We Love, Why We Cheat” (Niçin Sever, Niçin Aldatırız) Hareketli konuşmasında, antropolog Helen Fisher, neden birine aşık olduğumuzu, biyokimyasal mekanizmalarını ve toplumsal önemini açıklayarak aşk konusunu anlatıyor. İnsan varlığının böylesine temel...

Zekanızı Parlatacak 7 Pratik Yöntem

Dr. J. Steven Poceta zekayı parlatacak, onu son hız koşturacak 7 pratik yöntemden bahsediyor. Merak ettik, bu 7 yöntemi sizin için derledik. 1. Uykunuzu İyi Alın Gece uykunuzu iyi alın. Uyuma güçlüğü çekiyorsanız yatak odanızın sessiz ve karanlık olmasına özen gösterin. İyi uyumak için rahatlama tekniklerini öğrenin, geç vakitte kafein almayın. Bilimsel araştırmalara göre uyku sırasında öğrenme ve hafızaya alma faaliyeti hızlanır. Çalışmalarda, yeterli süre uyuyamayan kişilerin gün içinde yeni bilgileri öğrenmede zorluk çektiği gözlenmiştir. Ayrıca, yeni bir şeyler öğrendikten sonra alınan uyku da bilgilerin uzun süreli hafızaya aktarılmasını hızlandırıyormuş. 2. Egzersiz Yapın Bisiklet kullanın, yüzün, yürüyüş yapın… Böyle fiziksel aktiviteler beyin sağlığı için önemlidir. Fırsat buldukça bedeninizi eğitecek faaliyetlerde bulunun. Sebep: Son araştırmalara göre egzersizin, beyinde hafıza ve bilgi depolamadan sorumlu merkez olan hipokampüs üzerinde pozitif etkileri var. Ayrıca, düzenli egzersizin de Alzheimer başlangıcını geciktirdiği belirtiliyor. 3. Arnavut Kaldırımında Yürüyüş Yapın Hâlâ kaldıysa, Arnavut kaldırımında yürüyüş yapın. Olmazsa benzer taşlı ve engebeli yollarda yürüyün. Düz olmayan engebeli yüzeylerde yürümek, iç kulakta bulunan ve dengeden sorumlu vestibül sistemi geliştiriyor. 4. Topla Egzersiz Yapın Topu havaya atıp yakalayın. Eğer bunda iyiyseniz, ufak oyunlar da yapabilirsiniz. Duyulara hitap eden bu tür aktiviteler beynin görsel, dokunsal, el-göz koordinasyonu merkezlerini güçlendirir. 5. Bir Müzik Aleti Çalın El-göz koordinasyonunu geliştirmek için bir müzik aleti çalın. Müzik aleti çalmak; duymak-dinlemek, hassas el hareketlerinin kontrolü ve yazılı notaları (görsel) müziğe (hareket ve ses) çevirmek gibi farklı beyin fonksiyonları arasında bağlantı kurulmasına yardımcı olur. 6. Diğer Elinizi Kullanın Eğer sağ elinizi kullanıyorsanız sol elinizi, sol elinizi kullanıyorsanız sağ elinizi kullanmak üzere aktiviteler yapın. Mesela dişinizi diğer elinizle fırçalayın, bu konuda oldukça iyi olana kadar devam edin. Daha sonra...

Herkesin Sabah Saat 8’den Önce Yapması Gereken 8 Şey

Önemli olan her şeyi erkenden halledin! Hayat sizi beklemez. Hayallerinize ulaşmak bazen imkânsız gibi görünebilir. Hem tam zamanlı bir işte çalışıp hem de çocuklarınıza bakıyorsanız hayaller giderek uzaklaşır. Bundan sonra nasıl ilerleyeceksiniz? Her geçen gün ilerlemek ve gelişmek için zaman ayırmıyorsanız eğer şüphesiz ki zamanınız kalabalık hayatınızın boşluğunda eriyip gidecektir. Hiç farkına bile varmadan yaşlanıp bu kadar zamanın nereye gittiğini düşünerek sinirlenebilirsiniz. Profesör Harold Hill’in de dediği gibi “Bir sürü yarın depolarsanız elinizde boş yarınlardan başka bir şey kalmaz.” Hayatınızı gözden geçirin ve hayatta kalmaktan fazlasını yapın Bu yazı, hayata olan bakış açınızı tümden değiştirecek. Amacımız daha basit yaşayıp neyin önemli olduğunu size anlatmak. Ne yazık ki birçok insanın hayatı, gereksiz ve saçma ayrıntılarla dolu. Anlamlı bir şey oluşturmaya neredeyse hiç vakit yok. Herkes sadece hayatta kalmaya çalışıyor. Peki siz neler yapıyorsunuz? Sadece bir nesil öncesine kadar hayatlarımızı başkalarının söylediğine göre yaşamak sosyal ve kültürel bir norm idi. Yıllardır başka bir dünya görüşü öğretilmediğinden, Y kuşağı da bu süreci devam ettiriyor. Hayatınızdaki her anı nasıl isterseniz öyle yaşayabilirsiniz. Kaderinizin belirleyen, sizsiniz. Hayatınızdan tamamen siz sorumlusunuz. Karar veren de siz olmalısınız. Eğer siz karar vermezseniz, bunu sizin yerinize bir başkası yapabilir. Kararsızlık ise kötü bir karardır. Bu kısacık sabah programı ile hayatınız çabucak değişecek. Uzun bir liste gibi göründüğü biliyorum ama aslında epey basit.: Uyan Moda Gir Harekete Geç Doğru Besinlerle Beslen Hazırlan İham al Farklı Bir Bakış Açısı Kazan Kendini İleri Taşıyacak Bir Şey Yap Haydi Başlayalım: 1. Sağlıklı bir uyku çekin (en az 7 saat) Kabul edin ki uyumak en az yemek yemek ya da su içmek kadar önemli. Buna rağmen uykusunu alamayıp problem yaşayan çok fazla kişi...
İksir 300×250
PMT Banner 300×250

Burak Akalın

Kariyer Danışmanı

Başak Gezgin

Kariyer Koçu

Herkese Gönderebileceğin Etkili Bir CV’yi Nasıl Oluşturursun?

Arkadaşınıza iş aramaya başladığınızı söylüyorsunuz ve o da “CV’ni bana gönder, etrafa yollayacağım.” diye cevap veriyor veya hayalinizdeki şirkette bir pozisyon buluyorsunuz ve onlar size yönelik pozisyon olmamasına rağmen CV’nizi istiyor. Elinizde yeterli veri yokken olabilecek en güçlü şekilde nasıl bir CV gönderirsiniz ? Çözüm gayet basit. Aşağıda CV’nizi oluştururken yol gösterici olarak kullanabileceğiniz, göz önünde bulundurulması gereken 3 konu var:  1. Şirket veya Sektör Hakkındaki Bilgileriniz Hiç şüphesiz ki  işe alım müdürünün pozisyon için ne aradığını bilmek yararlıdır. Fakat iş ilanı bu bilgiyi toplamak için tek yer değildir. Daha ayrıntılı araştırmalar yapmak gerekir. Küçük bir araştırmayla, genelden kritiğe her konuda bilgiler toplayıp kendinize bir yön çizebilirsiniz. Şirketin sitesini incelerken gözlemlediğiniz farklı bir tarz var mı ? Endüstride çok değer verilen bir beceri veya çözülmesi gereken bazı sorunlar var mı? gibi. Örneğin, bir organizasyonun veya sektörün belirli yazılımlarına, demografik ve benzeri konularda uygulamalarına olduğunu düşünün. Daha sonra,CV’nizde bu bilgileri kullanıp, gerekiyorsa bu konularda online derslere katılmalı mıyım veya son öğrenmiş olduğum konularda kendimi geliştirmek için işimden ayrılmalı mıyım gibi kararlar verin. 2. Hayalinizdeki İş İş ilanında sahip olduğunuz sorumluluklardan bahsediliyorsa, CV’nizin sizin deneyimlerinizi yansıttığı için kendinizi rahatlamış hissedersiniz. Fakat bu durumun size yardımcı olmasının yanı sıra sınırlama gibi bir özelliği de vardır. Belirli bir pozisyona uygun kişi olduğunuzu vurgulamak için sadece bu konulara yoğunlaşırsınız ve bu durum bakış açınızın daralmasına sebep olabilir. İş tanımı yapılmamasını, CV’nizde önemli olduğunu düşündüğünüz yönlerinizi ön plana çıkarmak için bir fırsat olarak değerlendirin. Hoşunuza giden en iyi deneyim ve becerilerinizi vurgulayın. Örneğin, belki en çok vurguyu son göreviniz üzerinde yapacaksınız, çünkü en fazla ilhamı son işinizden almışsınızdır veya önceki pozisyonunuzda yaptığınız işe geri dönmeyi umut ediyorsunuzdur....

CV’ye Referans Yazmak İçin Altın Tavsiyeler

Referanslar müstakbel işvereninizin iletişime geçebileceği ve performansınız, şirketteki işleriniz veya çalışma yönteminiz hakkında bilgi isteyebileceği ve bir kural olarak iş ararken veya spesifik bir iş başvurusu yaparken eklediğiniz, daha önceki iş tecrübenizden irtibat kişileridir. Pozisyona bağlı olarak bazı görüşmeciler özgeçmişinize eklediğiniz referansları veya seçme sürecinin son aşamalarında kontrol ederler, bu yüzden kimi ve neden referans olarak göstereceğinizi detaylı olarak planlamak önemlidir. Sizinle ilgili verecekleri imaj ve sorulara verecekleri yanıtlar önemli olduğu için özgeçmişinize ekleyeceğiniz referansları doğru seçmek çok önemlidir. Referanslar ön yazı ile karıştırılmamalıdır. Ancak, tavsiye mektubunu imzalayan kişi ile kendinize referans olarak gösterdiğiniz kişi aynı olabilir. Ülke, sektöre bağlı olarak ve özellikle seçme sürecinin son aşamalarında birkaç görüşme geçirdiğiniz zaman gelecekteki işvereniniz referanslar veren kişilerle iletişime geçmek isteyebilir. Ortalama olarak işverenler aday başına iki veya üç referans ister. Ayrıca isim, unvan, telefon numarası ve e-posta adresi ile açıkça belirtilmeleri gerekir. Eğer seçme süreci teknik bir pozisyon içinse veya büyük sorumluluk gerektiriyorsa işverenin referans kişilerinizle irtibata geçmesi daha muhtemeldir dolayısıyla kimi seçeceğinize karar vermeden önce iyi düşünün. Aşağıdaki tavsiyeler CV için referanslar seçmenize ve eklemenize yardımcı olacaktır:  Referans olarak kimi, nasıl ve neden koymak istediğinizi düşünün. Rast gele hatırladığınız yöneticileri veya kişisel yaşamınızdan insanlar referans olarak belirlemek için iyi bir seçim değildir. Profesyonel performansınızdan iyi bir şekilde bahsedecek ve bunu yaparken rahat hissedecek insanları seçin. Sizi yüzeysel olarak hatırlıyorlarsa spesifik sorular karşısında hakkınızda az bilgi verebilirler ve bu sizin lehinize olmayabilir. Bazı şirketler çalışanlarının eksi meslektaşları hakkında referanslar vermesini yasakladığı için referans olarak koymak istediğinizi kişiyle konuşun, rızasını aldıktan sonra koyun. Size referans veren kişinin irtibat bilgilerini doğru yazdığınızdan emin olun. Muhtemel bir işveren referanslarınızdan biriyle iletişim kuramazsa bu iyi bir işaret olmaz çünkü referansların sahte olduğu izlenimini verebilir. İş veya mesleki açıdan çok referans alamıyorsanız akademisyen, müşteri, tedarikçilerden… nasıl...

İyi Bir Ön Yazıda Bulunması Gereken 5 Bölüm

Ön yazı iş arayan birçok kişinin özgeçmiş ile birlikte gönderdiği ve söz konusu iş pozisyonu için neden en iyi adaylar olduklarını açıkladıkları ve bir iş görüşmesine alınma şanslarını artıran belgedir. Ön yazıların çoğunun genellikle aynı yapıya sahip olması adayın becerilerin veya deneyimin hangi kısımlarda vurgulandığını bilen insan kaynakları uzmanlarının okumasını kolaylaştırır. Ön yazı formatının ve her bir bölüme yazılacak şeylerin her ülkenin kendi gereksinimleri veya işgücü piyasasının özelliklerinin yanı sıra kime gönderildiğine bağlı olarak kısmen değişeceğine dikkat edin. Şurası kesin ki ön yazı yazarken aşağıdaki bölümleri aklınızda tutmanızın faydalı olsa da tek bir yazı modeli yoktur. 1. Kişisel veriler Sen tam adı (soyadı dahil) ve iletişim (telefon, adres ve e-posta), yani kişisel bilgileri ile başlamalıdır. 2. Selamlama Ön yazı belirli bir kişiye yönelik olmalıdır. Bu seçme sürecinden sorumlu veya İnsan Kaynakları departmanını yöneten kişinin kim olduğunu bulmaya çalışmak çok daha iyidir. Bunu ortaya çıkaramıyorsanız “Sayın Bayım/Bayan” veya “İlgililerin dikkatine” yerine “insan kaynakları yöneticisine” yazmak daha iyidir. 3. Adayın tanıtılması Bu bölüm kendinizi doğrudan sunup ilk kez “pazarladığınız” bölümdür. Okuyacak olanların dikkatini çekmeye çalışmalısınız. Ön yazının amacını açıklayın: İş pozisyonu, sektör ve özellikle şirketle ilgilenme sebepleriniz. Bunu yapmak için şirket veya organizasyon hakkında olabildiğince fazla bilgi sahibi olmalı ve en çok ilginizi çeken şeyleri (ödül, yenilik, insan kaynakları politikaları) vurgulamalısınız. Kendi kendine adaylık için bir ön yazı sizin şirkete gerçekten ilgi gösterdiğinizi ortaya koyar. Bir web sitesi veya iş portalında yayımlanan bir reklama yanıt veriyorsanız bundan bahsetmek için uygun bir yerdir. Mümkün olduğunca özgün olmaya çalışın. 4. Gövde Burası en geniş ve sizi şirket için en iyi seçenek yapan şeyi vurgulamanız için tam anlamıyla imkan bulabileceğiniz bölümdür. Burada iş pozisyonuna hitap...

İş Görüşmelerini Eğlenceli Bir Şekilde Anlatan 13 Çizim

İş görüşmeleri herkes için zor ve sancılı bir süreç. Bu görüşmeler sırasında ilginç soruların gelmesi de ihtimaller arasında yer alıyor. Hele ki iş başvurusu yaptığınız yer dev bir şirket ise. Microsoft’un, Google’ın ve Apple’ın işe alım süreçleri çoğu kişi tarafından yaratıcılığı ortaya çıkarmak olarak ele alınsa da ünlü illüstratör Leonid Khan bu konuya oldukça eğlenceli yaklaşmış. İşte Leonid Khan’ın muhteşem çalışması… 1. INSTAGRAM 2. STARBUCKS 3. MCDONALD’S 4. POSTAL SERVICE 5. OLD SPICE 6. GOOGLE 7. VOLVO 8. IKEA 9. SAMSUNG 10. ANY JOB 11. APPLE   12. L’OREAL   13. ANY JOB Kaynak   Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

İş Görüşmelerini Kaybettiren 7 Hata

Başvurduğunuz pozisyon için tüm özellikleri taşımanıza rağmen mülakat sonrası olumlu cevap aldıysanız bunun birçok nedeni olabilir. İşte insan kaynakları uzmanlarına göre iş görüşmelerini kaybettiren 7 hata… 1. Mülakata hazırlıksız gitmek İnsan kaynakları yöneticilerinin mülakatlarda en çok rastladıkları aday tipini, CV’si eksik ve özensiz olan, şirketi, sektörü, pozisyonun gereklerini, müşterilerini araştırmadan, hatta başvurduğu ilanı doğru dürüst okumadan görüşmeye gelen adaylar oluşturuyor. Bu adaylar genelde ne yapmak istediklerini, nasıl bir yerde çalışmak istediklerini de bilmiyorlar. 2. Yapmacık tavırlar Yapmacık tavırlar ise diğer bir olumsuz unsur… Adaylar mülakatı yapan insan kaynakları yöneticisine profesyonel bir görüntü vermek adına doğallıktan uzak, aşırı mutlu, aşırı güvenli ve pozitif tavırlar sergiliyorlar. Bu görüntü mülakatçılar tarafından “yapmacık” olarak nitelendiriliyor ve olumsuz değerlendiriliyor. 3. Ezberlenen yanıtlar Adayların mülakat sırasında sorulan sorulara internetten ya da kitaplardan alındığı belli olan standart yanıtları, ezbere söylemeleri de mülakatı yapan insan kaynakları yöneticileri tarafından uygunsuz bulunuyor. 4. Aşırı makyaj, uygunsuz kıyafet Adayların en sık yaptığı hatalardan biri de mülakata aşırı makyajlı, kurumsal hayata uygun olmayan tarz ve renklerdeki kıyafetlerle, aşırı parfüm kullanarak ya da tersine, aşırı bakımsız bir şekilde gelmeleri. Özellikle kadın adayların mülakata giderken saçlarını yaptırmaları ve dekolte kıyafetler giymeleri uygun karşılanmıyor. Erkekler ise bakımsız, pis sakallı, yağlı saçlar ve kot pantolonla iş görüşmesine gelebiliyorlar. Bu durumlarda bazen mülakatı yapan yönetici, adayın kıyafetine ya da saçlarına takılarak mülakata odaklanamıyor. 5. Profesyonellikten uzak davranışlar Adayların aşırı rahat ve profesyonellikten uzak davranışları mülakat yapan kişide olumsuz etki bırakıyor. Adaylar genellikle kararlaştırılmış mülakata geç kalacağını ya da gelmeyeceğini arayarak haber vermiyor. Bu durum en sık yaşanan sıkıntılardan biri ve özellikle yeni mezun, iş hayatının başındaki kişilerde bu durumla daha sık karşılaşılıyor. Eğer bir mülakata gitmeyecekseniz ya da geç kalacaksanız...

İş Görüşmeleri İçin Elde Bulundurmanız Gereken 6 Tip Hikaye

Hazırlıklarınızı yaptınız ve bu iş görüşmesinin üstesinden gelmek için tamamen hazırsınız. Hatta asansörde aynanın önünde bile prova yaptınız. Bütün iş tanımını aklınıza kazıdınız. Nereye park edeceğinizi tamamen bilmeniz için görüşmenin yapılacağı yere gitmek için oluşturduğunuz rotayı bile çalıştınız. Sonunda görüşme gerçekleşiyor, rahat ve tamamen toparlanmış hissediyorsunuz. Bu hissiniz görüşmecinin “….. zamanında yaptığınız şeyden bahsedin” sorusunda sona eriyor. Birden bire ağzınız kuruyor, aklınıza hiçbir şey gelmiyor ve tamamen zihnen bir hayal kırıklığı yaşıyorsunuz. Neden? Cidden neden bu tür sorulara hazırlanmayı düşünmediniz? Evet, bu gerçek dünya örnekleri- davranışsal mülakat soruları olarak da bilinen- sinir bozucu olabilmektedir. Ancak, bunlar mülakat sürecinde en çok ortak olarak kullanılan parçalardır. Yapabileceğiniz en iyi şey birkaç hikaye hazırlamak ve bir sonraki görüşme için hazır olmaktır. Burada alet çantanızda bulunması gereken en önemli 6 hikaye bulunmaktadır. Bunlar, çeşitli sorular için kullanabilecek kadar genel ama soruları soran kişiye iyi, sıkı ve detay dolu cevaplar vermesi için yeterince özeldir. 1. Bir Problem Çözdüğünüz Zaman Neredeyse her okuduğunuz iş tanımında “problem çözücü” ifadesinin aranılan özellikler listesinde yer aldığını görürsünüz. Ancak, herkes özgeçmişinde bu ifadeye değinmez. Eğer gerçekten bu özellik üzerinde çalıştıysanız, bu özelliği ayrıntılı bir şekilde açıklamaya hazır olun. Bir keresinde birlikte çalıştığınız iki yakın arkadaşınız arasındaki çatışmaya çözüm mü buldunuz? Son dakikada asıl çıkması gereken konuşmacı yerine yedek bir konuşmacı bulduğunuz zamanlar oldu mu? Kendinizi, ihtiyaç olunan anda yaratıcı, becerikli ve motive bir problem çözücü biri göstermek için geçmişinizi iyice araştırın ve bir örnek bulun. Hayır, görüşmeci daha geç yatabilmeniz için ofise yakın bir yere taşınmanızdan etkilenmeyecektir. Bu probleminiz için bir çözüm mü? Tabi ki. Ancak bu çerezi kendinize saklamanız iyi olacaktır. 2. Bir Zorluğun Üstesinden Geldiğiniz Zaman İşyeriniz...

Dünyadaki İlk Dijital Banka: Atom Bank

Günümüzde hemen her şey dijitalleşirken, sırada bankalar var. Bu anlamda ilk dijital banka olan ‘Atom Bank’ kredi vermeye başladı. İngiltere’de kurulan ve tamamen internet üzerinden işlem yapan, şubesi olmayan Atom Bank geleceğin bankası olacak gibi görünüyor. Fiziki olarak hiçbir şubesi bulunmayan Atom Bank, şu anda dijital mortgage adı verilen konut kredisi veriyor. Bankanın CEO’su Mark Mullen, “Bankalar insanların hayalleri ile oynuyor. Süreçleri zorlaştırıyorlar. Biz bunu olumlu bir tecrübeye çevirmeye çalışıyoruz. Bu mortgage kredilerinde bir devrim özelliği taşıyor” açıklamasını yaptı. Tabii banka konusunda tamamen dijital bankanın insanların güvenini kazanması biraz süre alacak gibi görünüyor. Günümüzde her şeyin dijital olduğu bir çağdayız. Yeni kuşak bununla doğdu ve yaşamının tüm alanını dijital ortamda geçirmeye başladı. Her geçen gün bu alanda yenilikler çıkmakta ve hızla yayılmakta. İster istemez tüm kurumlarda bu yeni nesle ayak uydurmak zorunda kalıyor. Çünkü yeni nesil en ileri teknolojiyi ve en pratik çözümleri istiyor. Hal böyle olunca eski kurallara bağlı olan kurumlar o hantal yapılarından kurtulmak zorunda kalıyor ve onlarda bu yeniliğe bir şekilde ayak uyduruyor. Bunun en zor yaşandığı alanlardan biri bankacılık. BBVA’nın 2016 Kasım ayında 45 milyon pound yatırımla İngiltere’nin Durham şehrinde kurduğu Atom Bank’ın şimdiden 150 milyon poundu bulması bekleniyor. Banka aynı zamanda iyi oranda yıllık ve 2 yıllık vadeli hesapta sunuyor. Bu konuda Atom Bank’ın başkanı Anthony Thomson, vadeli hesabın genç kullanıcıları hedef alması muhtemel bir bankanın en belirgin başlangıç noktası olmayabileceğini, ancak yaşlıların dijital bankacılık konusuyla ilgilendiğine inanıyor. Atom Bank şuana kadar 2.000 hesap açan ve 40.000 potansiyel müşteriyi onaylayan bir banka. Atom Bank, mobil bankacılıktaki değişimden istifade ederek iyi bir başlangıç yaptı. 2.000 müşterisinin vadeli hesap bakiyesi 18 Milyon sterline ulaşan bankada iki ayda 36 milyon sterlin kredi başvurusu içinden 14...

2016 Yılında Dünyanın En İyi Markaları

Her yıl ayrıntılı çalışmalar sonucu ‘dünyanın en iyi markaları’ raporunu oluşturan Interbrand, bu yılki raporunu da geçtiğimiz haftalarda yayımladı. Daha çevreci sistemler kullanılmaya başlanması, petrol fiyatlarındaki genel düşüş ve teknolojik gelişmeler; listedeki markalarda ve sıralamalarında büyük etkiler yaratmış. Listenin ilk dört markası geçen sene ile aynı sıralamada yer alıyor. Tek farkları, yükseliş ivmelerinin değişiklik göstermesi. İlk dört marka ve büyüme değerlerindeki değişim aşağıdaki gibidir: Liste Numarası Marka Adı Markanın 2015 Yılındaki Değeri 2015’teki Büyüme Oranı Markanın 2016 Yılındaki Değeri 2016’daki Büyüme Oranı 1 Apple 170,276 $m +43 % 178,119 $m +5 % 2 Google 120,314 $m +12 % 133,252 $m +11 % 3 Coca Cola 78,423 $m -4 % 73,102 $m -7 % 4 Microsoft 67,670 $m +11 % 72,795 $m +8 %   Listedeki ilk dört markaya bakıldığında birkaç faydalı yorumda bulunulabilir: i) Apple’ın büyüme oranı, geçen seneye oranla %38 gibi büyük bir düşüş içerisinde. Fakat hala %5 oranlı büyüme ivmesine sahip olan Apple, “2016 yılının en değerli global markası” seçildi. ii) Google, listedeki yerini ve varlığındaki yükseliş oranını istikrarlı bir biçimde sürdürmekte. iii) Teknoloji sektöründe olmayıp da listenin ilk dördünde yer alan tek marka olan Coca Cola, geçen seneki ve bu seneki marka değerlerinde makul miktarlarda düşüş yaşamış. Üstelik bu seneki düşüş miktarı daha da artmış. iv) Listenin dördüncü değişmez markası Microsoft, bu seneki yükseliş ivmesi geçen seneye göre bir miktar düşük olsa da varlığını istikrarlı bir şekilde sürdürmeye devam ediyor. Bu senenin en büyük yükselişini %48 oranla Facebook gerçekleştirmiş. 2015’te de tüm markalar arasındaki en iyi büyüme oranını %54 ile yakalamış olan Facebook, bu başarısı ile 23. sıradan 15. sıraya yükselmiş. Bazı uzmanların yorumlarına göre, 2017...

Bill Gates Geleceğin Çalışma Alanlarını Açıkladı

Microsoft kurucusu ve ünlü iş adamı Bill Gates geleceğin iş dünyasında en çok talep göreceğini düşündüğü 3 çalışma alanını açıkladı: fen bilimleri, mühendislik ve ekonomi. İş dünyasının ünlü sosyal platformu LinkedIn’in yöneticisi Daniel Roth’a röportaj veren Bill Gates, gelecekte kariyer yapacak kişiler için en önemli alanların fen bilimleri, matematik ve ekonomi olacağını düşündüğünü açıkladı. “Mutlaka kod yazmanız gerekmiyor fakat mühendislerin neler yapabildiklerini ve ne yapamayacaklarını anlamanız gerekiyor” diyen Gates, bu alanlarda yetkin olan kişilerin gelecekte tüm kurumlar için değişimin tetikleyicisi olacağını düşündüğünü belirtti. Bill Gates geçtiğimiz günlerde temiz enerji üretmenin yeni yollarına yatırım yapmak ve iklim değişikliği ile mücadele etmek hedefiyle yola çıkan 1 milyar dolarlık bir fonun başına geçeceğini açıkladı. Fonu yönetecek vakfın üyeleri arasında toplam varlıkları 170 milyar doları geçen, Amazon CEO’su Jeff Bezos, Alibaba kurucusu Jack Ma gibi ünlü yatırımcılar bulunmakta. Gates, Donald Trump’un başkanlık seçimlerindeki zaferine ise iyimser yaklaşmakta. Amerika’nın “yeni bir dönem”e girdiğini söyleyen ünlü yatırımcı, sağlık, eğitim ve enerji konusunda inovasyon yatırımlarının iki katına çıkmasını beklediğini söyledi. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...
iskur-logoToptalent.co Özel İstihdam Bürosu Olarak Türkiye İş Kurumu tarafından 05.05.2015 tarih ve 61647 sayılı karar uyarınca 750 nolu belge ile faaliyet göstermektedir. 4904 sayılı kanun uyarınca iş arayanlardan ücret alınması yasaktır. Kariyerine buradan başla! İş ilanları, staj, yetenek programları, networking, kariyer tavsiyeleri, etkinlikler…

Hayatı iyileştirmeye kariyerinden başla! Abdi İbrahim İksir Genç Yetenek Geliştirme Programı başvuruları başladı.