Ücretsiz Danışmanlık 728×90 (Lansman)
Ücretsiz danışmanlık

İş Hayatının Stresinden Kurtulmanın 10 Yolu

Sizce de  “stres” artık dilimize pelesenk olmadı mı? Nereye gitseniz, kimle konuşsanız herkesin hayatında stres bir şekilde yer etmiş. Sürekli maruz kaldığımız stres, modern dünyamızın en gözde sağlık sorunu haline geldi. Hatta öyle ki, kronik stres sağlığımıza düşman oldu! Bugün stresin yan etkilerini anlatmayı bir kenara bırakıp pozitif olacağız! Dinlenmenin sağlığınıza sağladığı önemli faydaları keşfedin ve her zaman her yerde rahatlayabilmenin sırrını çözün. Daha az stresli hissetmenizin yanı sıra tüm beden sağlığınıza da faydası var dinlenmenin. “Savaş ya da kaç” tepkisi iltihap ve hastalığa neden olabilirken “dinlenme tepkisi” birçok fiziksel sisteme fayda sağlayabilir. İstirahat, tansiyonunuzu ve kalp atış hızınızı düşürür ki bu da uzun dönemli kalp damar sağlığınız için oldukça olumlu bir etki yaratır. Bunun yanında yaşlanmanın etkilerini de yavaşlatır, iltihabı azaltır,  cilt bozukluklarını önler, libidonuzu yükseltir ve beyindeki mutluluk kimyasallarını harekete geçirir. Fakat bunlar dinlenmenin faydalarından sadece birkaç tanesi… Artık istirahatin vücudunuzda harikalar yarattığını biliyorsunuz. Ama bir nevi modern hayattan sıyrılıp sürekli meditasyon yaparak nasıl daha huzurlu olabiliriz ki? 1. Dinginlik sağlayan günlük aktiviteler yapın Gün içinde kendimize ruhumuzu tamamıyla verebileceğimiz ve kimsenin üzerinde pazarlık edemeyeceği bir dinlenme süresi ayırmazsak, molamız “yapılacaklar listesi” ile dolup taşar. Bu zamanı, günlük programınıza yerleştirmek illa düşündüğünüz kadar zor olmayabilir. Diğer yapacaklarınızın arasına kolayca girebilir. Bu sadece işlerimizi birazcık farklı bir şekilde, daha büyük bir farkındalıkla yapmaya başlamaktan ibaret. Birçoğumuz bize neyin iyi geldiğini biliriz. Yine de aşağıda bu yola baş koymanıza yardım edecek bir ilham bulabilirsiniz: Dikkatinizi dağıtacak bir şeyin olmadığı çay ya da kahve molaları verin. Telefonunuzu bir kenara bırakın. E-postalarınızı da öyle… Sadece içeceğinizi yudumladığınız ve düşüncelerinize odaklandığınız huzurlu bir 10 dakika geçirin. Duşta 30 saniye fazladan kalarak vücudunuzu ovun. Küçük...

CEO’ların Bile Dikkatini Çekecek Bir E-mail Yazmak İçin 3 Basit Adım

Cevap alabileceğiniz profesyonel bir e-mail yazmak gerçekten ustalık gerektiren bir eylemdir. Sert gözükse de, kimsenin talep edilmemiş bir maili cevaplamak zorunluluğu yoktur. Zaman önemli bir kaynaktır ve araştırmalara göre ortalama bir çalışan günde 6 saatten fazla süreyi mail kutusunda harcıyor. Eğer bu ortalama ise, üst düzey bir yönetici için bu süreyi tahmin edin! Gün içinde mail kutusuna hiç mail düşmemiş olması inandırıcılığı çok düşük bir ihtimaldir. Eğer ortalama bir çalışandan daha fazla e-mail alıp gönderiyorsanız, e-mail yazarken her zaman 3 adımı aklınızda bulundurun. Bu her zaman cevap alma olasılığınızı arttırır. 1. E-mailini açacaklarına emin ol 2. E-mailini okuyup anlayacaklarına emin ol 3. Cevap vereceklerine emin ol Bunları aklında tutarak her seviyedeki insana ulaşabilirsin. Eğer e-mail yazısını daha da üst seviyeye çıkarmak istersen bu ipuçlarını aklında tut. 1. Başlangıçtaki dikkati yakalamak için, profesyonel iş ağını güçlendir Bir e-maile doğru bir giriş ile başlamak her zaman iyi bir yoldur. Tanıdık biri aracılığı ile yazılan bir giriş, mailin geçerliliğini ve geri dönüş şansını arttırır. En azından, projenin adını veya referans olabilecek bir tanıdık söyleyebilecek olmalısın. Eğer e-mailin ilgi görmezse, sonsuz e-maillerin arasında kaybolmaya mahkumdur. 2. E mailini ilgi cekici, kisisel ve spesifik tut. Ulaşmaya çalıştığın yönetici içten gelen isteklere zar zor yetişebiliyordur. Lafı uzatmadan onlara kolaylık sağlayabilirsin. E-mailin  istegini açıkça ve spesifik olarak açıklamalı. Gmail’e göre 125-200 kelimelik e-mailler en uygunudur. Fakat araştırmalar gösteriyor ki, eğer daha fazla not yazmak zorundaysan, e-mailler 2000 kelimeden başlıyor. Gramer odaklı araçlar sayesinde zamandan tasarruf edebilir, gramer yanlışlarını ve cümle bozukluklarını yakalayabilirsin. Daha gelişmiş e-mailler kişiselleşmiş, ilginç noktaları gösteren maillerdir. İlk bir iki cümlede, neye ihtiyacın olduğundan bahsedebilir, konunun neden önemli olduğunu net bir şekilde açıklayabilirsin. Her şey ödevini yapıp yapmamakla ilgilidir. Kontakt kurduğun...

Sürekli İş Değiştirmek Yerine Hayallerinizdeki İşi Tasarlamaya Nasıl Başlarsınız?

Bulunduğunuz işte ilerlemek veya kendinize yeni bir yol mu çizmek istiyorsunuz? İşte Kevin Perlmutter’in entrepreneur.com’da yayınlanan yazısından, iş seçimleriniz ve yaklaşımlarınızda size yardımcı olacak 5 altın değerinde tavsiye: Y kuşağı yani 1980-2000 yılları arasında doğan nesil, iş yaşamları hakkında kötü bir üne sahip. Zor işlere bulaşmadan dünyayı deneyimlemek isterler, fazla mesai yapmadan daha çok izin almak isterler, yeterli çabayı göstermeseler bile promosyon almak isterler. Bu tarz şikayetleri onlardan hepimiz duymuşuzdur. Bu doğru ya da yanlış diyemeyiz, ama gerçek şu ki Y kuşağının %42’si her 1 ve 3 yıl arasında işlerini değiştiriyor. Y kuşağı seçtikleri işleri yapma konusunda yeterli sabra sahip değiller, peki ya problem işin kendisinde değilse? Yani ya Y kuşağı bu işin üstesinden nasıl geleceğini bilmiyorsa? Firmamız Man Made Music’te Y kuşağının sayısı orantısız bir şekilde büyüdü. Benim görevim ‘’Mümkün olmayan hiçbir şey yoktur.’’ zihniyetini onlara aşılayarak yaratıcılık konusunda önderlik etmek. Yaratıcı ve yenilikçi düşünme bizim kültürümüzün temelinde var ve biz Y kuşağımıza ilham verip, onların birbiriyle dayanışma içinde olmasını sağlayarak güzel işler yaptık. Ayrıca bu çalışma ortamını kurmamıza yardımcı bazı stratejiler de geliştirdik. Bulunduğunuz işte ilerlemek veya kendinize yeni bir yol çizmek istiyorsanız işte kariyer seçimleriniz ve yaklaşımlarınızda size yol gösterecek 5 değerli tavsiye: 1. Cesur Olun Değişim cesaret yolundan geçer, ama bu yolda ilerlemek kolay değildir. Bu konuda Abraham Maslow şöyle demiştir: ‘’Şartlar ne olursa olsun her zaman 2 seçeneğimiz var; gelişerek ileri gitmek ya da güvenli bir şekilde gerilemek.’’ İlerlemeyi seçmek daha eğlencelidir ve başarı, ancak riskleri hesaba kattığımız zaman gelir. Bazen bu yeni bir iş demektir, bazen de bulunduğunuz yere yaptığınız katkıları arttırarak orada gücünüzü yükseltmek. 2. İlham Kaynağınızı Takip Edin Çevrenizde kendinizi sorgulamaya...

Zihinsel Dayanıklılık Oluşturmanın 2 Pratik Yolu

Dikkatlilik ve farkındalık, yalnızca sporcular ve girişimciler için değil, hepimiz için gerekli olan zihinsel dayanıklılığı oluşturan en önemli unsurlar. Bir zamanların NFL (Amerikan Ulusal Futbol Ligi) yıldızı, bugün ise parlak bir girişimci olan Matt Mayberry de, hem futbol hem de iş dünyasındaki tecrübelerine dayanarak zihinsel dayanıklılığın öneminin altını çiziyor. Birçok kişi profesyonel atlet ve sporcuların, özellikle de Usain Bolt gibi insanüstü performanslar sergileyen sporcuların bu konuda doğal bir yeteneğe sahip olduklarını düşünürler. Mayberry’ye göre bu son derece hatalı bir bakış açısı. Tam tersine, başarılı yönetici entrepreneur.com’da yayımlanan yazısında zihinsel dayanıklılık gücünün zamanla geliştirilebilen bir güç olduğunu savunuyor. Nitekim Miami Üniversitesi’nden Amishi Jha’nın yakın bir zaman önce kolej sporcularına yönelik olarak gerçekleştirdiği araştırmanın bulgularına göre zihinsel dayanıklılık ve dirençlilik genç sporcuların çalışarak edinebilecekleri yetenekler. Buna göre, aynı fiziksel antremanda olduğu gibi zihinsel çalışmada da tekrar ve pratik kilit önem taşıyor. Ancak daha da önemlisi bu bulgular yalnızca araştırmanın muhatabı olan kolejli gençler için değil, tüm çalışma alanları için de geçerli. Peki zihinsel dayanıklılık neden bu kadar önemli? Çünkü büyük bir zihinsel dayanıklılık ve sertliğe sahip insanlar zorluklar karşısında kolay kolay geri adım atmıyorlar ve negatif durumlar karşısında iyimserliklerini daha kolay koruyorlar. Mayberry zihinsel dayanıklılığı şöyle tanımlıyor: Tutkuyla takip ettiğiniz amaca yönelik olarak büyük bir inanç, özveri ve mücadele ortaya koymak. Başarılı girişimci, zihinsel dayanıklılığımızı artırabilmemiz için bugünden itibaren kulağımıza küpe olması gereken iki yol öneriyor: 1. Her gün farkındalığınızı artıracak alıştırmalar yapın. Farkındalığınız ve dikkatiniz üzerine her gün çalışarak oynadığınız oyunun kuralları üzerinde söz sahibi olabilirsiniz. Mayberry hem kişisel tecrübelerine hem de bilimsel araştırma sonuçlarına dayanarak bunun altını çiziyor. Bu egzersiz kaotik ve keşmekeş içindeki dünyanın ortasında zihninizi boşaltmanızı ve...
Manifesto

En İyi Satışçıların Özgeçmişinde Bulunması Gereken 6 Özellik

Herkes satış bölümünde çalışamaz, çünkü satışta çalışmak dışa dönüklük, güven ve beğenilme biçiminin sihirli bir kombinasyonunu gerektirir. Fakat bu basit beceriler özgeçmişle beraber gelmezler, onlar ayrı olarak sizde bulunmalı ve işe alım yöneticilerinin de bunları sizde farketmeleri gerekir. Inc.com’da yer alan yazısında işe alım firması LaSalle Network satış direktörü Kevin Roeder’e göre, satış departmanında çalışmak isteyen birinin özgeçmişinde olması gereken özellikler: 1. İstikrar İki ya da daha fazla yıl boyunca bir şirkette birisini görmeyi seviyorum, bu organizasyon içindeki ilerlemeyi gösteriyor. Satış rolünün ilk yılı, satış elemanının role ve sattıkları şeylere alıştığı balayı yıllarıdır. 2. yılda, ne kadar güçlü ve üretken olduğunu gösterebiliyorlar ve bir önceki yıla göre büyüme gösteriyorlar çünkü performansları bir önceki yılın verilerinin üstüne inşa ediliyor. 2. Güçlü Satış Rakamları Satış özetleri, şirketin ne kadar gelir getirip getirmediğini ya da şirketin ne kadar tasarruf etmesine yardımcı olduğunu belirtmelidir. Yıllık bakım yapabilecekleri kota yüzdelerini ve akranları arasında sıralamalarını da içermelidir. Satış ekibinin en üst yüzde 20’sinde yer aldıysa satış ekibinin büyüklüğü ne kadardı? 3. İç Ödüller Kazandıkları iç ödüller, çeyrek dönemi ya da Başkanlık Kulübü gibi ödül kazanma veya tanınmayı elde etmek için neler yapılması gerektiğine dikkat çekilmelidir. 4. Ders Dışı Aktiviteler İş tecrübesi olmayan yeni mezunlar müfredat dışı eğitimlere katılabilir veya staj yapabilirler. Derneklerin bir parçası olmak satma yeteneklerini sergilememekle birlikte, ağlarını büyütmek için inisiyatif aldığını göstermektedir. Atletizm, takım içerisindeyken herhangi bir istatistik veya başarı ile vurgulanmalıdır. Sporcular, büyük bir satış elemanı adayı oluyorlar, çünkü koçluk özelliğine sahip olma, ısıyı kontrol altına alma, basınç altında iyi çalışma ve çoklu görev yetenekleri gibi rollerde başarılı olmak için gerekli olan yumuşak becerilere sahipler. 5. Her Bir Rolün Tanımı Rol başına başarıların yer aldığı listede,...

Başarının Altın Kuralı: 5 Saat Kuralı

Benjamin Franklin 10 yaşında okulu bırakıp babasının çıraklığını yapmaya başladığı zaman ne yaptığı işe ilgi ne de herhangi bir yetenek emaresi gösteriyordu: Okuma tutkusu hariç! Peki nasıl oldu da, Franklin bundan yaklaşık yarım yüzyıl sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin en saygın devlet adamı, en ünlü mucidi, üretken bir yazarı ve başarılı bir girişimcisi olarak anılacak bir insan haline geldi? Bu sorunun cevabı basit olduğu kadar önemli, çünkü hepimize hayatta başarılı olmanın püf noktasını sunuyor. Altın Bir Kural: 5-Saat Kuralı Michael Simmons, Inc.com’daki yazısında Franklin’in başarısının anahtarını oluşturan basit formülü özetliyor : Haftanın her günü birer saat boş zamandan haftada toplam 5 saatlik planlı bir öğrenim. İşte size başarının altın kuralı: 5-saat kuralı. Franklin bu paha biçilmez öğrenim saatlerini şu aktivitelere ayırıyordu: Sabah erken uyanıp okumak ve yazmak, bir kişisel gelişim hedefleri listesi oluşturmak ve sonuçları izlemek, topluluklarını da en az kendileri kadar geliştirmeyi hedefleyen esnaf ve zanaatkarla bir dernek kurmak, fikirlerini eyleme geçirmek ve kendine sürekli sorular sorup, eleştirilerde bulunmak. Tüm bu aktiviteler Franklin’e kısa vadede büyük başarılar getirmese de, onu uzun vadede Benjamin Franklin yapanlar bunlardı. Franklin’e göre sadece sürekli ve planlı çalışanlar zirveye tırmanabilir. Peki bizler de bu altın kuraldan Benjamin Franklin kadar efektif biçimde yararlanabilir miyiz? Simmons’a göre gün içinde kendimize boş zamanlar yaratarak birçok yararlı aktiviteye fırsat bulabiliriz: 1. Öğrenimimizi planlarız. Bu bize neyi öğrenmek istediğimiz hakkında dikkatlice düşünme fırsatı sağlar. Unutmayın ki başarının yolu öğrenmekten geçer, öğrenme sürecinin planlanması da en az kariyer planlaması kadar önemlidir. 2. Tasarlayarak uygularız. Hiçbirimiz bir makine değiliz. Dolayısıyla otomatik ve rutine bağlamış bir şekilde çalışmak hiçbirimize fayda sağlamaz. Başarılı olmak istiyorsak tasarladığımız yöntemleri uygulayarak testten geçirmeli ve yeteneklerimizi feedbacklerle mükemmelleştirmeliyiz....

Yaratıcılığınızı Geliştirmek için 5 Beyin Eğitim Tekniği

Mucit, girişimci, bilim adamı yada yazar… Uzmanlık alanınız ne olursa olsun, hepimiz daha yaratıcı ve yenilikçi olmaya çalışıyoruz. Hepimiz özgün olmak istiyoruz. Çoğumuz, bazı insanların yaratıcılığa doğuştan sahip olduğunu düşünürüz. Ancak, yaratıcılık herhangi bir beceri gibi öğrenilebilir ve geliştirilebilir. Modern dünyada sıradanlığa yer yoktur. Akıllı ve yaratıcı bir zihin başarıya kapı açar. Zihninizin daha yaratıcı ve yenilikçi olması için beyninizi eğitebileceğiniz beş tane ustaca yol vardır. 1. Beyninizin iki tarafını da kullanın. Beyninin sol tarafını kullanan insanlar daha analitikken sağ tarafını kullanan insanların daha yaratıcı oldukları efsanesine kapılmayın. Gerçek yaratıcılık, beyninizin her iki tarafından da gelir. Yaratıcı fikirler, mantıklı ve akla uygun olmalıdır. Ayrıca, bilimsel ve analitik yaklaşımlarla desteklenmeli, benzersiz ve ustaca olması sağlanmalıdır. Roger Sperry’nin 1960’lı yıllardaki bölünmüş beyin hipotezine ilişkin araştırması, uzamsal akıl yürütme ve güzelliğin takdir edilmesi gibi bazı etkinliklerin beynin sağ hemisferini uyarırken, analitik düşünme ve dil gibi şeylerin sol hemisferini uyardığını ortaya koymuştur. Beyninizin iki tarafını da kullanarak beyninizi güçlendirmeye çalışın. Örneğin, adınızı yazarken veya dişlerinizi fırçalamak gibi günlük aktiviteleri yaparken baskın olmayan elinizi kullanın. Saatinizi ters çevirerek veya telefonunuzu baş aşağı tutarak farklı konulara, farklı şekillerde bakmaya başlayın. 2. Bilgi dağarcığınızı genişletin. Ömür boyu süren bilgi susuzluğu yaratıcılığınızı etkiler. Düşünen ve zeki bir zihin, sürekli bir bilgi akışı ister. Sürekli öğrenerek fikirlerinizi, fikirlerle besleyin ve düşünce gücünüzü genişletin. Geniş görüşlü olmaya, yeni kavramlara ve yaklaşımlara açık olmaya çalışın. Başka bir deyişle, karşı görüşleri göz ardı etmektense farklı fikirlere açık olmayı tercih edin. İletişim tek yönlü değildir. Her şeyi sorgulamaya, çevrenizdeki dünyayı merak etmeye ve motive etmeye istekli olun. Farklı alanlarda geniş bir bilgi birikimine sahip olmak, size yeni fikirler oluşturmanın alt yapısını sağlayacaktır....

Facebook Profilinizin İşe Alınmanızda Etkisi Var Mı?

İş başvurularında özgeçmiş (CV) kadar Facebook profilinin de etkili olduğu öne sürüldü. BBC’nin haberine göre işverenler, artık başvuru yapan adayın Facebook profilini de inceliyor. İyi bir profil ve etkileyici bir profil fotoğrafı işe alınma şansını yarı yarıya artırıyor. Belçika’daki Gent Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, Türkiye’de de yoğun biçimde kullanılan sosyal medya sitesi Facebook’un, iş başvurularında oldukça önemli bir yere sahip olduğunu ortaya koydu. Sosyal Ekonomi Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Stijn Baert ve ekibi, iş başvurularında Facebook’un etkisini araştırdı. Araştırma kapsamında 7 ay boyunca 2 bin 112 kurgusal CV ile iş başvurusu yapıldı. İlk denemede özgeçmişin yer aldığı dosyaya fotoğraf konmadı. Ancak başvuru sahibi kişiler adına birer Facebook profili açıldı. Bazı profiller hazırlanırken, işgücü piyasasındaki çekicilik ve kişilik önemine ilişkin araştırmalar dikkate alındı. İş başvurusu sonucu düzenli bir Facebook profiline ve iyi birer profil fotoğrafına sahip olan adaylar, diğerlerine göre daha çok ilgi çekti. Facebook fotoğrafı daha çekici ve özenle düzenlenmiş adaylar, yüzde 21 oranında daha olumlu tepki gördü. ‘Doğal haller’ Bu adayların iş görüşmelerine çağrılma oranı da, düzensiz ve dağınık profil fotoğrafına sahip adaylara göre yüzde 40 daha fazla oldu. Bilim insanları, ikinci aşamada bu kez Facebook profil fotoğraflarının eklendiği CV’ler aracılığıyla iş başvurusu yaptı. Sonuç yine aynı çıktı. Profil fotoğrafı özenle seçilmiş kişiler daha fazla ilgi gördü. Araştırmacılara göre, günümüzde işverenler artık sadece özgeçmişi değil, Facebook profillerini de inceliyor. İşverenler adayların Facebook fotoğraflarını daha dürüst bir ip ucu olarak değerlendiriyor. Çünkü insanlar, bunun işverenler tarafından kontrol edildiğinden habersiz biçimde, doğal hallerinin yansıtıldığı fotoğrafları Facebook sayfasına koyuyorlar. Facebook fotoğrafları onların kişiliği ve yaşama bakışı konusunda işverenlere ip uçları veriyor. Prof. Stijn Baert, ayrımcılık yasaları ihlal edilmediği sürece iş başvurusu...

Özgeçmişinize Mutlaka Eklemeniz Gereken 9 Önemli Yetenek

Hepimizin bildiği gibi iş arama süreci zorlu bir süreçtir. Güzel bir ön yazı yazabilmek, birçok mülakata girmek ve istekli adaylarla rekabet etmek hiç kolay değildir. Yazım hatası olmayan, anlaşılması kolay ve sahip olduğunuz birçok yeteneği sergileyebileceğiniz bir özgeçmişe sahip olmak isterseniz aşağıdaki yeteneklerden birkaçını özgeçmişinize mutlaka eklemelisiniz. Yeteneklerinizin sizi diğer adaylar arasından kolayca öne çıkarabilecek nitelikte olmaları önemlidir. Eğer siz de böyle düşünüyorsanız birden fazla sektörde geçerli, çok işinize yarayacaklarını düşündüğümüz  bu 9 yeteneğe mutlaka bir göz atmalısınız! 1. Adobe Photoshop Eğer kariyer sürecinizde yaratıcılığınızı artırmak isterseniz (fotoğraf düzenleme, görsel tasarım gibi) temel photoshop bilgilerine hakim olmanız bir zorunluluktur. Bu kurs size fotoğrafları şekillendirmeniz için bilmeniz gereken tüm teknikleri 88 derste öğretiyor. Mastering Adobe Photoshop CC, $10 (originally $50), available at Udemy. [80% off with code ‘LEARNFEST’] 2. Microsoft Excel Finans sektöründe çalışanların çoğu Microsoft Excel tablosundaki verileri analiz ederken zamanlarının çoğunu harcamak zorundadırlar.Bu nedenle programı hakimiyetinizin tam olması önemlidir.Bu kurs size komplike gelecek temel bilgileri kolaylıkla öğretecektir. Excel with The Ultimate Microsoft Excel Course, $10 (originally $190), available at Udemy. [95% off with the code ‘LEARNFEST’] 3. İspanyolca veya Başka Yabancı Diller Yeni bir dil öğrenmek beyninizi adeta yeniden yapılandıran zorlu bir süreçtir.İki dil bilen insanların hafızaları daha kuvvetlidir ve birden çok işi aynı anda yapabilme yeteneğine sahiptirler.Bu insanların bazı işler için daha çok tercih edildiği de bir gerçektir. Spanish for Beginners, $10 (originally $20), available at Udemy. [50% off with code ‘LEARNFEST’] 4. Web Sitesi Geliştirme Web sitesi geliştirmeyi bilmek birçok sektörde rahatlıkla iş bulabilmeniz için gereklidir, fakat hepsi teknik bilgiye dayalı değildir. Instructor Colt Steele HTML, CSS, and JavaScript hakkındaki temel bilgileri yeni başlayanların kolaylıklar anlayacağı bir şekilde açıklamaktadır....

Şimdiye Kadar Görülen En Yaratıcı 6 CV

2100 insan kaynakları uzmanının katıldığı bir ankete göre, işe alım yöneticilerinin yüzde 40’ından fazlası bir CV’ye 60 saniyeden daha az zaman ayırıyor. Bu nedenle kitlelerden farklılaşmaya ve dikkatleri üzerine çekmeye çalışan bazı adaylar yaratıcılıklarını CV’lerine yansıtmayı tercih ediyorlar. Benzerlerine pek sık rastlamadığımız bazı yaratıcı CV’leri CNBC’nin hazırladığı bu listede bulabilirsiniz. 1. Mini bir basketbol oyunu Partners + Napier CEO’su Sharon Napier’in ilgi alanlarını araştıran bir aday, patronunun basketbol tutkusu olduğunu öğrenmiş ve CV’sini mini bir basketbol oyununa eklemiş. Adayın hala mülakat aşamasında olduğunu söyleyen Napier CV’yi ilgi çekici bulduğunu söylüyor. 2. Bir losyon şişesi Coloradolu bir saç stilisti olan Jessica Nitti-Mahoney, bir el losyonu şişesini ön yazı olarak ve potansiyel müşterilerin ilgisini çekme aracı olarak kullanmış. Mahoney olumlu olumsuz farklı tepkiler almış ve şu andaki patronunun bu yöntemi beğendiğini ve salona daha fazla müşteri çekmek için ilginç çalışmasını Instagram’da da paylaşacağını söylüyor. 3. Lego figürü Fjord Toronto Studio’nun etkileşim tasarımcısı Emily Kuret, kendisinin bir lego figürini yaratıp portföyüyle birlikte CV’sini de içeren bir flash diske eklemiş ve patronunda kalıcı bir etki bırakmış. 4. Instagram kolajı New York’ta yaşayan bir serbest metin yazarı olan Greg Peterson, Carrot adlı reklam ajansında neden çalışmak istediğini açıklayan bir Instagram kolajı oluşturmuş. Kolajda çizimler ve esprili bir yaklaşımla yaratıcılığını da kanıtlamış. 5. Bir kutu donut https://twitter.com/jessicascorpio/status/775402187702665216 Litvanyalı bir pazarlama uzmanı olan Lukas Yla, son zamanlarda San Francisco’ya taşınmış ve rekabetin yoğun olduğu piyasada öne çıkmak istemiş. Kargocu kılığına giren Yla, ilgilendiği şirketlerin işe alım uzmanlarına donut kutularını bizzat teslim etmiş. Kutunun içerisine ise yaratıcı bir ön yazı, CV ve LinkedIn profilinin linkini koymuş. 6. Hatalardan oluşan CV Princeton Üniversitesi psikoloji ve halkla ilişkiler öğretim üyesi Johannes...

Çalışırken İş Görüşmesine Gitmek İçin 7 Taktik

Çalışırken iş aradığınız için kendinizi ihanet ediyormuş gibi düşünmeyin. Herhangi bir nedenle kariyer değişikliği kararı almış olabilirsiniz. İşlerinizi tamamladığınızda ve aktardığınızda, bildirim sürelerine uyduğunuzda şirketinizi zor durumda bırakmadan ayrılabilirsiniz. Peki iş arama ve iş görüşmesi sürecini nasıl yönetmelisiniz? İşte çalışırken iş görüşmesine gitmek için 9 taktik! 1. İş Yerinde İş Aramayın Masa telefonu, şirket hattı ve e-maili, yazıcı, bilgisayar gibi iş yerine ait araç gereçlerle iş aramayın. İş ortamında sadece yaptığınız işe odaklanın, en güzel şekilde yerine getirmeye çalışın. Eğer iş arama sürecinizi aktif hale getirdiyseniz ve yabancı bir telefon numarası tarafından aranırsanız, rahat konuşabileceğiniz bir yere geçin ya da arayı çok açmadan uygun olduğunuz zamanda siz arayın. Kendinizi tanıtın ve kurum tarafından arandığınızı belirtin. Yalnızken konuşun. Ancak şüphe uyandıracak şekilde kuytu köşelere çekilmeyin ya da elinizle ağzınızı kapatmayın. 2. Arkadaşlarınıza Bahsetmeyin İş arayışınızın aktif olduğunu kurum dışında çalışan arkadaş ve tanıdıklarınızla paylaşırken daha rahat olabilirsiniz ama iş arkadaşlarınızla bu konuyu konuşmayın. Linkedin profilinize de “Looking for new opportunities” gibi eklemeler yapmayın. Henüz aldığınız bir iş teklifi yokken ofistekilerin farklı fırsatlara yönelmek istediğinizi de bilmesine gerek yoktur. 3. Süreç Hakkında Bilgiler Edinin Her iş yerinin işe alım süreci farklıdır. Kimisi sadece o departmandaki en üst yetkiliyle, kimisi ortalama 3 yöneticiyle görüştürür. Değerlendirme merkezi uygulamaları, genel yetenek testleri ve kişilik envanterleri hariç tabii. Sürecin aşamalarını öğrenirseniz mülakatta başarılı olma şansınız artar, aynı zamanda mevcut iş yerinizden izin alma durumunu da ayarlamış olursunuz. 4. Zamanı İyi Değerlendirin Eğer hafta sonu da çalışılan bir kurumsa, mülakata o günlerde gitmeyi önerebilirsiniz. Mesai saatleri dışında 17:00 ya da 18:00 saatlerinden sonra mülakat yapan firmalar da olabilir. Bu firmalara denk gelebilirseniz, işten izin almak zorunda kalmayabilirsiniz....

İş Görüşmesinde Etkili Bir İlk İzlenim Elde Etmek İçin 8 Yol

İşe alım yöneticileri, her zaman onları etkileyen özelliklerinizi açıklar fakat ne kadar nitelikli olursanız olun, sizin hiçbir zaman bir teklif almayacağınızdan emin olmanızı sağlar. Bir kişi hakkında ilk izlenime sahip olmak saniyeler sürer, ve bunu iş görüşmesi esnasında değiştirmek  neredeyse imkansızdır.  Neyse ki, çoğu işe alım yöneticisi görüşlerini oluşturmak için kendine daha fazla zaman tanıyor. Mesleki ve Organizasyonel Psikoloji Dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, görüşme esnasında ilk 15 dakikanın, ki bu süre içerisinde ilk izlenim oluşuyor, kişinin kendisini satmak ve bağlamak için yeterli olduğu ortaya çıktı. Yöneticilerle işe alım konusunda yapılan görüşmeler neticesinde, onları etkileyen unsurları keşfettik. İşte, o çok istediğiniz işi almanıza yardımcı olacak 8 madde: 1. İlk İzleniminizin Hemen Oluştuğunu Bilin İşe alım firması Agility Executive Search’in kurucusu ve başkanı Patricia H. Lenkov, resepsiyon görevlisinin işe alım yöneticisi ile paylaşabileceği ilk izlenimi edinmesi nedeniyle işe alım yöneticisinin sizi almasını beklerken dikkatli olmanız gerektiğini söylüyor. ‘’Görüşmenin henüz başlamadığına inanıyorsanız bile, telefonla konuşmayın, uyuklamayın; eğer bunları yaparsanız profesyonel olmayan bir şekilde davranmış olursunuz’’ diyor. Bu ilk birkaç dakika önemli diye ekliyor, işe alım firması Decision Toolbox’daki baş eleman istihdam memuru Nicole Cox. “İşe alım yöneticileri resepsiyon personeline bir adayla etkileşimlerini soruyor” diyor. Zappos firması mülakata girecek adayı, onu mülakata götüren servis şoförüyle mülakata sokmaları ve eğer aday nazik davranmazsa, doğrudan eve göndermesiyle bilinirdi. 2. Gülümseyin Basit geliyor, ancak gülümsemek ilk izleniminizin güçlü bir parçasıdır. Cornell Üniversitesi’nden yapılan bir araştırmada, yüz görünümünün birisini nasıl yargıladığımızı etkilediği tespit edildi. Psikoloji profesörü ve baş araştırmacı Vivian Zayas, “Bu yüz ipuçları, etkileşimleri şekillendirmede, hatta diğer bilgilerin varlığında bile çok güçlü” diyor. Örneğin, nötr ifadeler, bir insanın sevimliğini engelleyebilir, buna karşın gülümseyen ve biraz öne eğilen insanlar...

Sonsuza Kadar İşinize Yarayacak 13 İş Görüşmesi Taktiği

Tamam, potansiyel işvereninizi özgeçmiş ve ön yazınız ile etkilediniz. Şimdi sizinle birebir ya da telefonla veya Skype ile görüşme yapmak istiyorlar. Kendinize güveniyorsunuz. Kesinlikle bu iş için yeteri kadar kalifiyesiniz. Artık anlaşmayı bağlamak ve korkunç mülakatı başarıyla tamamlamak size kalmış. Bazı insanlar kendilerini işe alım yöneticilerine pazarlamak konusunda doğuştan gelen bir yeteneğe sahiptir. Diğerleri değildir. Her iki türlü de bu aşamaya gelene kadar bir ton çaba sarf ettiniz dolayısıyla görüşmeyi de geçmek için birkaç adım daha atabilirsiniz. İşte bu noktada Business Insider yazarı Áine Cain ustalaşması zor ama mülakat tecrübelerinizi bir sonraki aşamaya taşıyacak 13 taktiği paylaşıyor: 1. Öncesinde doğru düşünce yapısını oluşturun. Kendinizi görüşme için duygusal olarak hazırlayın. Bu bazı insanlar için, özellikle sizden önce birçok insan varsa, oldukça zor olabilir. Birkaç derin nefes almayı deneyin.  Sakinliğinizi korumanızın en iyi yolu başarılarınızı hatırlamak ve reddedilmenin kaçınılmaz bir şeyden ziyade bir olasılık olduğunu anımsamaktır. Steve Errey “The Daily Muse” yazarı olarak “Eğer gerginseniz görüşme yapacağınız kişinin orada yargılayıcı ya da kaba olmak için bulunmadığını bilmeniz önemlidir.” demiştir. İşe alım yöneticisi sizin rakibiniz değil ama olasılıklar öyle. Onlar sadece şaşırtılmayı umuyorlar. “Buraya gelmeniz istendi çünkü şirketten birisi sizi tanımak istiyor.” diyor Errey. “İşe alım yöneticisi kağıtta yazan sizinle ilgili tecrübelerle ilgili daha fazla duymak istiyor. Sizi temin ederim ki hiç kimse bacaklarınızın ne kadar titrediğini görmek istemiyor.” 2. Güzel sorular hazırlayın. İş görüşmeleri korkutucudur. Çekilen bu çilenin sonunda yapmak istediğiniz son şeyin süreci daha fazla soru sorarak uzatmak olduğunu düşünürsünüz. Ancak iş için gösterdiğiniz ilgiyi ve bilginizi gösteren iyi sorular sormak tam olarak ilginizi göstermek için yapmanız gereken şey. Bazı insanlar için anında soru üretmek mümkün olmayabilir. Bu durumda öncesinde birkaç...

Geliştirici ve Son Kullanıcı Arasındaki Köprü: İş Analizi

İş Analizi özellikle son yıllarda farklılaşan enformasyon teknolojilerinin kazandığı önemle birlikte yeni bir perspektif kazanan bir alan. Daha önceki yıllarda özellikle yürütülen ve planlanan çalışmaların optimizasyonu, fizibilite çalışmaları gibi etmenlerle direkt ilgiliyken şimdi yazılım sistemlerinin çözümlenmesi, kullanıcı ve uygulama geliştirici arasındaki iletişimin sağlanması alanında yapılan çalışmalar olarak özetlenebilir. İş analizi uzmanları için meslek unvanları sadece iş analistliği değildir aynı zamanda iş sistemleri analisti, sistem analisti, ihtiyaç mühendisi, süreç analisti, ürün yöneticisi, işletme analisti, işletme mimarı, yönetim danışmanı, iş zekası analisti, veri zekası uzmanı, veri bilimcisi ve yönetim bilişim sistemleri uzmanı gibi unvanlar da iş analistinin yaptığı işlerinin bazılarını konsept olarak içerir. Yönetim, proje yönetimi, ürün yönetimi, yazılım geliştirme, kalite güvencesi ve etkileşim tasarımı gibi birçok başka iş alanı da ağırlıklı olarak başarı için iş analizi becerilerine güvenir. İş analizi, bir kuruluşun mevcut durumunu anlamak ya da daha sonra iş gereksinimlerini tanımlamak için bir temel oluşturmak üzere yapılabilir basit bir düzlemde. Ancak çoğu durumda ve daha gelişmiş bir perspektifte ele alırsak, işletme ihtiyaçları, hedefleri veya hedefleri karşılayan çözümleri tanımlamak ve doğrulamak için iş analizi yapılır. Günümüzde özellikle Endüstri Mühendisliği dikeyinde yapılan çalışmalar İş Analizi alanına yakın olarak sıralanabilir. Geçtiğimiz yıllardaki roller ise Proje Yöneticileri ve Ürün Yöneticilerine aktarılmıştır diyebiliriz. Ayrıca iş analizi kullanılan kurumsal sistemlerin ve projelerin otomasyonu ve optimizasyonu süreçlerini de kapsar. Günümüz iş dünyasında iş analizi genellikle uygulama geliştirme süreçlerinin içinde konumlanmıştır. Bu süreçlerin dökümantasyonu, gereksinimleri, son kullanıcı ve kullanıcı deneyimi etkileşimleri iş analizinin önemli aşamalarındandır. Ayrıca bu sürecin sonuçlarının analiz edilmesi, raporlanması ve yeniden yorumlanması esnasında yapılacaklar da iş analizi sürecinin parçalarındandır. İş analizi her alanda yaşanan değişim furyasının öncü kuvvetidir ve kuruluşların nasıl çalıştığı konusunda değişiklik yapma...

Google, Apple’ı Geçerek Dünyanın En Değerli Markası Oldu

“Dünyanın en değerli markaları” listesinin zirvesinde artık Google var! 6 yıldır zirvede yer alan Apple, ikinciliğe geriledi. İnternet devi ve arama motoru Google’ın “dünyanın en değerli markaları” listesinde teknoloji devi Apple’ı geride bırakarak zirveye yükseldiği bildirildi. Bağımsız danışmanlık firması Brand Finance’in yayınladığı 2017 yılı Global 500 adlı raporda, Google’ın marka değerinin geçen seneye kıyasla yüzde 24 artış göstererek 109,5 milyar dolara yükseldiği belirtildi. Geçen seneki raporda Google’ın marka değeri 88,2 milyar dolar olmuştu. Böylece Google, Apple’ı geçerek, dünyanın en değerli markası oldu. Raporda, dünyanın en büyük markalarının müşterilerine ulaşmasını sağlayan Google’ın arama motorunun başarısına dikkat çekilirken, şirketin bu hizmetten sağladığı reklam gelirlerinin de geçen sene yıldan yıla yüzde 20 yükseldiği vurgulandı. Öte yandan, raporda, Apple’ın marka değerinin geçen seneye kıyasla yüzde 27 azalarak 107,1 milyar dolara düştüğü belirtildi. Şirketin geçen sene marka değeri 145,9 milyar dolar olmuştu. Böylece 2011 yılından bu yana 6 yıl üst üste dünyanın en değerli markaları listesinin zirvesinde yer alan Apple, bu yıl ikinci sıraya geriledi. “MÜŞTERİLER İNANCINI KAYBETMEYE BAŞLADI” Raporda, Apple’ın sadık müşterilerinin firmaya olan inancını kaybetmeye başladığının altı çizilirken, “Apple, müşterilerinin iyi niyetini aşırı derecede sömürdü. Apple Watch gibi yeni ürünler önemli gelir oluşturmakta başarısız oldu ve şirket tüketicilerinin arzuladığı yenilikçi teknolojileri ortaya koyamadı.” ifadesine yer verildi. Apple markasının “ışığını kaybettiği” yorumuna yer verilen raporda, şirketin gelirlerinin büyük bölümünü oluşturan iPhone’un, Güney Koreli elektronik devi Samsung’un yanı sıra, Çinli cep telefonu üreticileri Huawei ve OnePlus’la da rekabet etmek zorunda olduğu vurgulandı. AMAZON YERİNİ KORUDU Dünyanın en değerli markaları listesinde ABD’li e-ticaret devi Amazon bu sene üçüncü sıradaki yerini korudu. Amazon’un marka değerinin geçen seneye kıyasla yüzde 53 artarak bu yıl 106,4 milyar dolara...

2017’de Etkisini Hissettirecek 7 Pazarlama Eğilimi

İyi pazarlamacılar hem konvansiyonel hem de dijital alanda ellerindeki tüm araçları kullanır ve bunların verimliliğine özen gösterir. 2017’de şimdiden bu pazarlamacıların kavradığı ve üzerine dair konuşmaya başladığı bir yıl oldu. Henüz başında olmamıza rağmen dijital devrimin pazarlamada detaylara ve teknolojik yeniliklere verdiği önem ortada. Bu projeksiyonlara göre 2017 yılının en büyük eğilimleri, pazarlamacının dikkat dağıtan şeyleri engelleyerek ve pazarlama olanaklarını artırarak tüketicilerle daha doğrudan etkileşimde bulunmalarına yardımcı olacak metodlar olacaktır. Bu taktikler ve teknolojiler insan doğasının temel yönlerine hitap ederek etkileşimi artırmada önemli rol üstlenecektir. 1. Yerel Olun ya da Eve Dönün Yerel pazarlama, özelleştirilmiş metodlar, kişiselleştirilmiş pazarlama teknikleri 2017’nin en önemli projeksiyonlarından biri olarak gözüküyor. İnsanların global kültürle haşır neşir olma süreci gerçekleştikten sonra özellikle pazarlamacıların ana hedef gruplarında önemli hissetme, doğal hissetme gibi yatkınlıklar ön plana çıktı. İnsanlar kendilerine özel ürünler ve pazarlama stratejilerine, yerelleştirmeye inanıyor. Bu akım başladığı gibi de devam edecek gibi görünüyor. 2. İçerik Pazarlamayı Benimsemek Çoğu zaman yerel pazarlama ile karıştırılan içerik pazarlama ve metodları yönetimi daha zor olan bir alandır. Yerel pazarlama içeriğin dağıtılması,yayılması konusuna daha odaklanırken içerik pazarlaması, hedef kitleyi çekmek, ilgili bilgileri oluşturmak ve dağıtmak için oldukça net ve stratejik bir pazarlama tekniğidir. Ve önemi 2017’de de hiç eksilmeyecek gibi görünüyor. 3. Fenomen(Influencer) Pazarlamasını Kullanmak Influencer ya da en basit tabiriyle etki yaratan dijital karakterleri kullanmak kampanya başarısı için 2017’de daha fazla önem arz edecek gibi görünüyor. Ülkemizde de büyük projelerde yavaş yavaş etkisini göstermeye başlayan bu yöntem müşteri sadakati ve hedef kitlenin güvenini kazanmak açısından, marka-müşteri etkileşimini artırmak açısından olumlu çıktılara sahip. 4. Canlı Yayın Videoları ve Sanal Hikayeleştirme Önem Kazanacak Canlı yayınlar ve sanal hikayeleştirme araçları özellikle 2016 yılında ortaya...
iskur-logoToptalent.co Özel İstihdam Bürosu Olarak Türkiye İş Kurumu tarafından 05.05.2015 tarih ve 61647 sayılı karar uyarınca 750 nolu belge ile faaliyet göstermektedir. 4904 sayılı kanun uyarınca iş arayanlardan ücret alınması yasaktır. Kariyerine buradan başla! İş ilanları, staj, yetenek programları, networking, kariyer tavsiyeleri, etkinlikler…