CCI Sahada Hareket Var 728×90

Coca-Cola İçecek

Sahada Hareket Var

Garanti

Talent Camp

Eczacıbaşı

Kariyer Test Sürüşü

Girişimci Liderliğini Engelleyen 7 Alışkanlık

Liderlik, herhangi bir işin başarısında veya başarısızlığında önemli bir rol oynamaktadır. Bir başlangıç aşamasında, bir lider, bağlı olduğu kişilere ilham verebilir veya onları sonsuza dek soğutabilir. Büyük bir şirketin geç dönemlerinde, organizasyonun sesini belirlemek ve herkesi birleşik bir vizyon altında tutmak lider bir iştir. Ne tür bir işte çalışırsanız çalışın veya bulunduğunuz sürecin hangi aşamasında olursanız olun, lider olarak yetenekleriniz sonuçlarınızı büyük ölçüde etkiler. Ekibiniz için iyi bir lider olarak kalmak istiyorsanız, önlemeniz gereken yedi alışkanlığınız. 1. Mikro yönetim Mikro yönetim, gerçekleştiğini fark etmeden önce genellikle baş gösteren sinir bozucu bir alışkanlıktır. Çalışanlarınızın kullanmasını istediğiniz belirli işlemler yoluyla rehberlik etmekle başlayabilir, ancak kısa bir süre sonra çalışanlarınızın işlerinin neredeyse her yönüne müdahale ettiğiniz bir seviyeye yükselir. Birkaç nedenden ötürü zehirli bir alışkanlıktır. İlk olarak, çalışanlarınızın yeteneklerini zayıf düşürüyorsunuz. Onları bir iş yapmaları için işe aldınız, öyleyse bir adım geri çekilin ve bunu yapacaklarına inanın. İkincisi, iş gücüne hükmetmekte, yeniliği bastırmakta ve herkesi yolunuzu takip etmeye zorlarsınız. Sonunda, daha üretken yollarla kullanılması gereken kendi zamanınızı boşa harcıyorsunuz demektir. 2. Negatif takviyenin kullanılması Negatiflik daima kötülüğün sonucunda ortaya çıkmaz, ancak neredeyse evrensel olarak yıkıcıdır. Negatif geribildirim yalnızca uygun değil, aynı zamanda zorunludur, ancak yalnızca motivasyon aracı olarak olumsuz takviye kullanmak, çalışanlarınıza kızgınlık yaratacaktır. Birine hata yaptıklarını söylemek iyi bir şeydir, ancak olanlara karşı birisini azarlamaktan çok çözümlere ve gelecekteki çabalara odaklanmayı deneyin. Olumsuz takviye, bir başkasını cezalandırmak veya aldıkları bir eylem için kendilerini kötü hissettirmektir; bu da kendilerini aşağılayıcı ve takdir edilmemiş hissettirir. Bunun yerine, yaptığınız iyi şeyleri vurgulayarak, güveninizi ve moralinizi artıran çabalarınızı olumlu takviye durumuna geçirin. 3. Bireyi ihmal etmek Bütün bir grup insana tek bir yaklaşım uygulamak tehlikelidir....

Yeni Bir İşteki İlk 3 Ayınızda Nasıl Başarı Sağlarsınız?

Yeni bir işe başlamak zor olabilir – hâlâ sadece sorumluluklarınızı değil, ayrıca ofis politikalarında nasıl yol alacağınızı ve meslektaşlarınızla en iyi şekilde iletişim kurmanın yollarını da keşfediyorsunuz. Future Workplace’in  “Multiple Generations @ Work”’ anketine göre milenyum kuşağının % 91’i bir işte 3 yıldan daha az kalmayı planlıyor. Bunu hesaba katarsak, yetişkin hayatınızın çalışan dönemi boyunca potansiyel olarak 15-20 arası farklı pozisyonda yer alabilirsiniz. Bu sebeple iş değiştirmenin ve yeni çalışma ortamlarına geçiş yapmanın geleceğinizde yer alma olasılığı büyüktür. Süreç boyunca doğru yolda ilerlemenize yardımcı olacak ipuçları için okumaya devam edin. 1. Çalışma arkadaşlarınızla öğle yemeğine çıkın Uyanma saatlerinizin çoğunu bu insanlarla geçireceksiniz, bu nedenle birbirinizi tanıyor olmanız yardımcı olacaktır. Çalışma arkadaşlarınızın geçmişlerini ve ilgi alanlarını öğrenmek yeni bir çevrede daha rahat hissetmenize yardımcı olur. Onlarla daha iyi ilişki kurmanıza ve çalışmanıza yardımcı olacak bakış açılarını çabucak kavramaya başlayacaksınız. İş unvanları -yalnızca- çok fazla şey söyleyebileceğinden, farklı konularda rehberlik etmek veya fikir edinmek için kime gideceğiniz konusunda bir fikir edinirsiniz. 2. Yöneticinize iletişim kurmayı nasıl tercih ettiğini sorun Hem e-postayı seven hem de bundan nefret eden yöneticileriniz olabilir. Bazıları haftalık toplantı yapmayı tercih ederken diğerleri günlük kontroller yapmayı sevebilir. Siz zihin okuyucusu değilsiniz, bu nedenle yöneticinizin tercihini deneme yanılma yoluyla öğrenmek yerine sadece sorun. İkinizin de nasıl iletişim kurmayı sevdiğini belirlemek hayatınızı daha kolay yola sokacaktır. 3. Ofis politikalarını öğrenin Bazı ofis politikaları size verilen resmi bir el kitabında yazılabilir. Söylenmemiş olan başka politikaların ve beklentilerin olma olasılığı da vardır – sadece orada bir süredir çalışan insanların “bilebileceği” şeyler. Yöneticinize veya bir İK temsilcisine aşağıdaki gibi şeyler hakkında soru sormayı gerekli bulabilirsiniz: Kişisel Gelişim: Profesyonel kuruluşlara katılmanız onaylanıyor veya bekleniyor mu?...

Başarıya Giden Yolunuzu Kolaylaştırmak İçin Negatif Düşünmeyi Yeniden Yapılandırın

En büyük müşterinizi kaybedersiniz. Rüya takımınız parçalanmaya başlar. Bir şeyler çok yanlış gitmiştir. Bu, birçok girişimcinin havlu attığı ve pes ettiği noktadır. Bu örnekler, işletme sahiplerinin başarmak için çabalamak zorunda kaldıkları bat ya da çık anlarıdır. Girişimciler olarak, çözümlere ve hedeflerimize ulaşmaya çok odaklanmış bulunuyoruz. Bütün enerjimizi ortaya koyuyoruz ve çok çalışıyoruz. Uzun saatler boyunca çalışıyoruz. Tüm bu umut ve beklentilere sahibiz ve işler istediğimiz kadar hızlı bir şekilde ilerlemediği zaman mağlup hissetmeyi göze alıyoruz. Her şey ters gittiğinde tüm bu korkuları biriktirmeyi bırakabileceğimizi söylemiyoruz. Fakat düşünce şeklinizi yeniden biçimlendirmeniz ve korkunun kazanmasına izin vermeksizin ilerlemeniz mümkündür. Bazen işler ters gidecek. Bu, iş dünyasında bulunmanın gerçeklerinden bir tanesidir. Ne kadar fazla büyürseniz, zorlu durumlara karşı kendinizi o kadar fazla açabilirsiniz. Kilit nokta, zorlukları başarınıza giden yolda sürecin bir parçası olarak görmektir. Strese girmek yerine çözümlere odaklanın. Şirketinizi yükseltmek için hangi yaratıcı fikri uygulayabilirsiniz? Özgüveniniz, bu deneyimler sayesinde artar ve eleştirilere daha az aldırış edersiniz. Bu sebeple, bir dahaki sefer bir meydan okumayla karşılaştığınızda kendinize “Ben hallederim!” deyin. İlk andaki negatif hislerinize ve zorluklara rağmen sizin için önemli bir büyüme sağlamış olan geçmişinizdeki zor bir anı –ister kariyerinizde ister özel hayatınızda olsun- tekrar düşünün. Deneyimlerimizin bizi nasıl şekillendirdiği ve nasıl bizi olduğumuz kişiye dönüştürdüğü hakkında birçok şey duyuyoruz ve bu doğru. Dikkat edilmesi gereken şey kendi kişisel gücümüze sahip çıkmak ve zor anlardan öğrenebileceğimiz her şeyi öğrendiğimizden emin olmaktır, böylece ileride daha iyi anlara sahip olabiliriz. Bu hem iş hem de hayat için geçerlidir. Başarısızlığın var olmadığı olasılığını düşünün. Başarılı insanların göstergesi kaç kere başarısızlığa uğramış oldukları değil, ne sıklıkta ve ne kadar çabuk toparlandıkları ve ilerlemeye devam ettikleridir. Başarısızlık sözcüğü bir sonu...

Google’ın CEO’su 7 Yaşındaki Kızın İş Başvurusuna Cevap Verdi

Yedi yaşındaki girişimci Chloe, Google CEO’suna bir mektup yazarak bir gün orada çalışmak istediğini söyledi. Küçük kız “Sevgili Google patronu” diye başlayan mektubuna “Adım Chloe ve büyüyünce Google’da çalışmak istiyorum. Bir de çikolata fabrikasında çalışmak ve Olimpiyatlar’da yüzmek istiyorum” diyerek devam ediyor ve babasıyla Google hakkında konuştuklarından bahsediyor. Chloe, bilgisayarları sevdiğini ve iyi bir öğrenci olduğunu anlattıktan sonra mektubunu “Mektubu okuduğunuz için teşekkürler. Daha önce sadece birine daha mektup göndermiştim, o da Noel babaydı” diyerek bitiriyor. Chloe mektubunda ayrıca babasının Google’da çalışırsa ofisinde go kart ve kaydıraklara binebileceğini söylediğini anlatıyor. Küçük kızın Google ofislerinin fotoğraflarında kaydırak ve go kart araba yarışı oyunlarını görmesi de mektubuna ilham verdi. Google’ın CEO’su Chloe’ye, “Mektubun için teşekkürler, bilgisayarları ve robotları sevmene sevindim ve umarım teknoloji hakkında bir şeyler öğrenmeye devam edersin. Bence çok çalışmaya ve hayallerinin peşinden gitmeye devam edersen – Google’da çalışmaktan Olimpiyatlar’da yüzmeye – istediğin her şeyi başarabilirsin. Okulu bitirdikten sonra yapacağın iş başvurusunu dört gözle bekliyorum!” yazdı. Google’ın CEO’su Sundar Pichai‘den gelen cevapta şu sözler yer alıyordu: “Sevgili Chloe, sana mektubun için çok teşekkür ederim. Bilgisayarları ve robotları sevmene çok sevindim. Umarım gelecekte de teknoloji hakkında öğrenmeye devam edersin. Eğer sıkı bir şekilde çalışmaya ve hayallerini takip etmeye devam edersen aklına koyduğun her şeyi gerçekleştirebilirsin. Buna Google’da çalışmak da, olimpiyatlarda yüzmek de dahil. Okulun bittiğinden iş başvurunu almak için sabırsızlanıyorum.”  Google’dan aldıkları bu nazik cevabı Chloe’nin babası Andy Bridgewater internet dünyasıyla paylaştı. Aile kızlarının mektubuna böyle bir cevap beklemediklerini ancak bu nazik yanıtın Chloe’nin özgüvenini artırdığını dile getirdi. Kim bilir şimdi yedi yaşında olan Chloe belki gelecekte gerçekten Google için çalışmaya başlar. my 7 yr old daughter wrote to the boss of Google asking for...

Bir Yıl İçinde 200 Kitap Nasıl Okuruz

Biri, Warren Buffet’a başarısının sırrını sormuş. Buffet kitap yığınını işaret etmiş ve şöyle demiş; “Her gün yaklaşık 500 sayfa okuyun. Bilgi işte böyle işler, birikir. Herkes bunu yapabilir, fakat size garanti edebilirim ki bir çoğunuz bunu yapmaz…” Buffets’ın bu iki yıl önceki alıntısını duyduğumda, birşeyler yanlıştı. 24 Aralıktı ve ben hayalimdeki işi bulmuştum. Bazı günler, orada olur, rüyalarımın işinde otururdum ve şöyle düşünürdüm “Tanrım ya eğer 40 yıl içinde halen bulunduğum noktada olursam ? Bu şekilde ölmek istemiyorum… Birşeyler doğru değildi. İyi notlar, üniversiteden mezun olmak, liderlik, hayalini kurduğum iş. Ben kazanandım. Yarışı bitirdim, burada rüyalar ülkesindeyim; fakat gerçekten bir şey çok yanlıştı. Her gün iş yerimdeki masamdan diğerlerinin gözlerinin içine bakardım. Boş, boş gözler … Cevaplar yoktu. Ocak 2015’de, Buffet’ın bu sözünü buldum. Okumaya karar verdim. Okucak okucak okucaktım ta ki bir takım cevaplar bulanada kadar. Pek 500 sayfayı bulmadı günlük okumam fakat şu son  iki senede okuduğum kitaplar 400’ü buldu. Okumaya başlama kararı hayatımdaki en önemli kararlardan biriydi. Kitaplar beni seyahat etmem için heveslendirdi. Kitaplar işimi bırakma ihtimalini gündeme getirdi. Kitaplar bana hiç sahip olmadığım rol modelleri ve kahramanları sundu. Söylemek istediğim şu ki yılda 200 kitap okumak inanılmaz bi şey; fakat doğrusu inanılmaz değil çünkü herkes yapabilir. Tek gereken basit bir matematik ve doğru araçlar: 1. Başlamadan Bırakmayın Joe “Her gün 500 sayfa okuyun önerisini duyduğunda” ilk tepkisi  “İmkanı yok” oldu. Joe daha sonra derin bir düşünce yapmadan inancını haklı çıkarmak için nedenler uydurmaya devam edecektir. Bunlardan bazıları “Çok Meşgulüm” ,”Yeterince akıllı değilim”,”Kitaplar bana göre değil”… Fakat eğer biraz daha derine inersek? Örneğin, yılda 200 kitap okumak aslında ne kadar vaktimizi alır? İki yıl önce basit matematiği...

Odaklanıp Hedeflerinize Ulaşmak İçin Bu 7 Adımı İzleyin

Kafanızdaki seslerin sayısını arttırın. Bir hedefi tamamlamak zor bir iştir. Tamamlamak istediğiniz veya tutkulu olduğunuz bir proje göz korkutucuysa, yapılacaklar listesindeki diğer şeyler sosyal medya gibi daha çekici hale gelecektir ve düşüncelerinizin arasına girecektir. Bu düşünceler de odaklanmanızı neredeyse imkansız hale getirecektir. Üzülmeyin, yardım etmek için buradayız. Bu 7 aşama size aklınızı toparlamanızda ve yapacaklarınızı sıralamanızda yardımcı olacaktır. 1- Aynı anda bir sürü işi yapmayı bırakın Aynı anda milyon tane işi yapmaktansa, bir adım geri atın ve sadece bir işe odaklanın. Güne maillere bakmak gibi kolay işlerle başlayarak hevesinizi arttırabilir, daha sonra zor işlere geçebilirsiniz. Beyninizin daha iyi işler için kendisiyle yarışmasını sağlamayı denemelisiniz. 2- Zamanınızı yönetin İşlerinizde tutarlı olabilmeniz ve bir işi halledebilmeniz için günün belli bir zamanında kendinizi dışarıya kapatmanız gereklidir. Bu süre yarım saat de olabilir bir saat de. Bunu yapabilmek için zamanlayıcı kullanabilirsiniz veya takviminizde o zaman dilimini işaretleyebilirsiniz. 3- Kan akışını sağlayın Eğer tüm gün ekrana bakıp sadece bir şeyde takılı kalırsanız odaklanamazsınız. Bilgisayarınızı ve telefonunuzu kapatın ve 20 dakikalık bir yürüyüşe çıkın. Temiz hava ve hareket zihninizi temizleyecektir. Ayrıca yeteri kadar su içtiğinizden ve dinlendiğinizden emin olun. 4- Teknolojinin size yardımcı olmasına izin verin RescueTime gibi gününüzü nasıl geçirdiğinizi gösteren uygulamalar bazı işlerin neden çok fazla zaman aldığını anlamanıza yardımcı olacaktır. Cold Turkey, Freedom ve Self Control gibi uygulamalar da teslim tarihli işlerinizi yaparken telefondaki internetinizi engelleyip, Twitter uyarı alımını durdurmaktadır.   5- Meditasyon yapın Yoga veya meditasyon dersleri için öneriler alın, hatta bu dersleri ofis etkinliği haline getirin ve bu şekilde herkese zihinlerini boşaltması için zaman yaratın. Veya Meditation Made Simple, Calm ve Headspace gibi uygulamalarla farkındalık hakkında bilgi edinin. Daha parasal bir...

Harvardlı Psikoloğa Göre Hedeflerinize Ulaşamamanızın Nedeni

Eğer NASA iseniz ayda çekim yapmak çok faydalı bir hedeftir. Ancak Harvard psikoloğu Amy Cuddy’nin yeni Big Think videosunda da açıkladığı gibi binaları çekmek, ortalama bir kişi için muhtemelen daha fazla başarılı (ve mutluluk verici)olacaktır, en azından en başta. Cuddy’ ye göre, birçok insanın kendi hedeflerini belirlemedeki en büyük hatası, sürece değil, yalnızca sonuca odaklanıyor olmaları. Cuddy, insan davranışlarıyla ilgili bir uzman ve “Varlık: Cesur Benliğinizi En Büyük Zorluklarınıza Vermek” kitabının yazarı. Ya başarılarımızla gurur duymamıza ya da başarısızlıklarımıza pişmanlık ve hayal kırıklığı ile bakmamıza neden olan küçük tetikleyicilerle çok sayıda araştırma yaptı. İnsanların, gerçekçi olmayan veya kötü planlanmış hedefleri yüzünden sık sık kendilerini başarısızlığa yönlendirdiği tespitinde bulundu. Cuddy’ e göre, insanlar “Bu çok fazla!” veya “Bu bana çok uzak!” diyerek 40 kilo vermeyi ya da rüya gibi bir iş bulmayı aya yolculuk etmek gibi düşünüyorlar. “Onlar arasında bir milyon küçük adımlar gerekiyor ve bu küçük adımların her biri başarısız olmanız için bir fırsat.” Daha akıllı bir yaklaşım olarak, süreci benimsemeyi öğrenin. Görünüşte amacınıza zararı dokunuyor gibi görünebilir sanki ödülden vazgeçiyormuşsunuz gibi. Ancak Cuddy, kısa vadeli planlama için uzun vadeli düşünmeyi kullanma gücünü vurguluyor. Bütün gece kilo vermeyeceksiniz, bu nedenle en iyi seçenek her günün olabildiğince iyi olmasına odaklanmaktır. Büyük hedefi, gerçekleştirilmesi daha kolay olan günlük veya haftalık hedefler dizisine koyun. “Birçok araştırma gösteriyor ki artan değişikliklere, azar azar iyileşme üzerinde odaklandığımızda çok daha iyiyiz.” Bu durum televizyon karşısında çok vakit geçirerek tembellik eden kişiden bir maraton koşucusuna dönüşmek gibi. Şimdilik birkaç ayda 26,2 mil koşmanız gerektiği gerçeğini geçici olarak göz ardı ediyorsunuz ve yalnızca bugün 1 mil çalışmaya odaklanıyorsunuz. Ve bu hedefe ulaşmak çok daha kolay olduğu için,...

6 Adımda İlk İzlenim Sanatında Uzmanlaşın

Harvard İşletme Okulunda psikolog olan Amy Cuddy, ilk izlenim üzerine 10 yılı aşkın bir süredir çalışma yürütüyor. Cuddy ve çalışma arkadaşlarının bulduğuna göre iki ana soru cevaplanarak insanlar hakkında hızlı bir yargıya varılıyor; Bu insana güvenebilir miyim? Bu insanın yeteneklerine saygı duyabilir miyim? Cuddy’nin araştırmasına göre, ilk izlenimlerin %80-90’ı iki özelliğe dayalıdır. Farkında olmadan kendinize “Karşımdaki insana hakkımda iyi şeyler düşündüğüne dair güvenebilir miyim?” veya “Bu kişi güçlü müdür?” diye sorular sorarsınız. Genellikle güçlü olmanın en önemli faktör olduğunu savunuruz, bu nedenle de insanlar yeni biriyle tanıştığında bunun üzerinde düşünmeye meyillidir. Fakat araştırma güven olayının çok daha önemli olduğunu göstermektedir. Gücünüzün önem arz etmesi için önce insanlar size güvenmelidir. Eğer güven yoksa, güç negatif bir etki bile bırakabilir. Cuddly, “Güvenilir bir kişi hayranlık bırakabilir, ancak güvendiğinizde gücünüz tehdit değil bir armağan haline gelir.” der. İnsanların birbirini yargılaması, güvenilir ve yetkili olup olmadığınıza karar vermesi bir kaç saniyeyi aldığı ve bu ilk izlenimi değiştirmenin çok zor olduğu araştırmalar tarafından kanıtlandığı için yeni insanlarla tanışmak bir baskı yaratabilir. Karşınızdakine güven vermeden bir bağ kurmaya çalışırsanız, eforunuz boşa gidebilir. Kimse en sonunda saygı görürken sevilmeyen insan olmak istemez. Cuddy’e göre eğer etkilemeye çalıştığınız kişi size güvenmezse, çok ileri gidemezsiniz; hatta gözleri üzerinize çekerek manipülasyon yaptığınızı düşünebilir. Güvenin güçten daha önemli olduğunu anladığınızda ilk izlenim ile yarattığınız düşünceleri kontrol edebilirsiniz. Bunu yapabilmeniz için size yardımcı olacak ipuçlarını aşağıda derledik; 1. Tanıştığınız kişinin ilk konuşmasına izin verin Konuşmayı onların yönlendirmesine izin verin, buna yardımcı olmak için iyi sorular da sorabilirsiniz. Eğer siz sözü alırsanız bu dominant olduğunuzu gösterir ve bu durum güven sorunu yaşanmasına sebep olabilir. İnsanlar anlaşıldığını gördüğünde güven bağı oluşur ve bu...
Inkompass 225×550

Burak Akalın

Kariyer Danışmanı

Başak Gezgin

Kariyer Koçu

Harvard Öğrencisine Google, Facebook, Apple ve Goldman Sachs’tan Staj Teklifleri Getiren CV

Şirketlerin sizin résumé ya da CV’nize baktığında ne gördüğünü hiç merak ettiniz mi? Business Insider’da yayınlanan göz izlemeye dayanan bir araştırmaya göre, işverenlerin CV’ye bakıp ilk yargıya ulaşması yalnızca 6 saniye sürüyor. İşte bu yüzden résumé ya da CV’nizin mükemmel hazırlandığından emin olmalısınız. Bir Harvard öğrencisi olan Jessica Pointing hatasız ve yıldızlarla dolu résumé ile Google, Facebook, Apple, Microsoft, McKinsey, Bain, Morgan Stanley ve Goldman Sach gibi dünya devlerinden staj teklifleri almasıyla ilgili açıklamalar yaptı ve şunları sıraladı: 1.Spesifik ve belirgin bilgiler verin: Daha önce çalıştığınız firmalar ya da organizasyonlarda nasıl etkileriniz olduğunu ekleyin. Çoğu insan sadece geçmiş işlerini tanımlıyor ancak daha çok ayrıntı vermek ve nasıl katkılarınız olduğunu anlatmak oldukça önemli. 2.Mümkünse sayısal bilgiler verin: Eğer başarılarınızı sayısal olarak açıklayabiliyorsanız açıklayın. Mesela, eğer bir firmanın 10.000 $ kar etmesine katkı sağladıysanız bunu çok başarılı bir çalışandım demek yerine sayısal olarak belirtin. Somut ve sayısal bilgiler vermek her zaman fark yaratır. 3.Hareket fiilleri kullanın: Dönüşüm oranını arttıran yeni bir program yaptım demek yerine dönüşüm oranını %20 arttıran yeni bir program başlattım diyebilirsiniz. Doğru fiili seçmek etkileyiciliğinizi arttırır ve yaptığınız işin değerini gösterir. Pointing kariyer tavsiyelerini The Optimize Guide adlı sitesinde paylaşmaya devam ediyor. Ayrıca aşağıda dünyanın ileri gelen teknoloji, finans ve danışmanlık firmalarını etkileyen CV’sinin genel taslağını bulabilirsiniz. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya...

En Çok Yapılan 9 İş Başvurusu Hatası

Günümüzün rekabetçi iş piyasasında, mükemmel bir işe sahip olmak eskisinden daha zor görünüyor. Ve ne kadar kalifiye olursanız olun, bir mülakata gidecekseniz ön yazı ve özgeçmiş ikiliniz gerçekten parlamak zorunda. Doğru sebeplerden dolayı fark edildiğinizden emin olmak için bu en çok yapılan iş başvurusu hatalarının farkında olmanız-ve bir daha asla yapmamanız gerekiyor. 1. Talimatları Takip Ettiniz mi? Tatbikîde bir işe başvururken çemberlerden atlıyormuşsunuz gibi hissedebilirsiniz: şu ve şu detayları ekleyerek ön yazını yaz, bu konu satırını kullan, tüm materyalleri bir e-postanın ileti gövdesine ekle-ek olarak göndermen gereken bu şey dışında ve böyle devam ediyor. Fakat bu gibi görevleri yerine getirmek, işverenin işe almayacağı insanlara karşı ilk savunma hattıdır. “Bu yılın başlarında yeni bir blog yazarı işe almak istediğimizde adaylardan özgeçmişlerini sadece e-mailin ileti gövdesine eklemelerini, ayrıca ek olarak eklememelerini istedik,” diyor GovernmentAuctions.org.’un başkanı ve kurucu ortağı olan Ian Aronovich. “Bu taktiği kullanarak neredeyse adayların  % 85’ini eleyebildik çünkü basit talimatları takip edemediler.” 2. Herhangi Bir Pozisyon İçin Başvurma Herhangi bir pozisyonunda çalışmak için cinayet işleyebileceğiniz bir şirket olabilir, ancak bunu başvurunuzda açıkça belirtmek istemezsiniz. Birincisi, profesyonelce görünmüyor. Pat Kelley, “Hiring Right: A Business Blueprint for Lower Turnover and Higher Profits”’in yazarı, “başvurulan pozisyon” kutusunu boş bırakmak büyük bir hata diyor. “Spesifik hedefleri ve becerileri olan birini arıyorum” şeklinde açıklıyor. Ayrıca, ne iş olsa yaparım diyerek çaresiz görünebilirsiniz. “Bir başvuruda ya da özgeçmişte ‘Ben çok çalışkan biriyim ve gerçekten bir işe ihtiyacım var’ gibi şeyler söylemeyin,” diyor Kelley. “Bir sosyal hizmetler ajansı yönetmiyorum; şirketime katkı sağlayacak insanlar arıyorum. Çok çalışmak iyidir ama yeterli değildir.” 3. Özensiz Gramere Dikkat Edin Yazım hatalarının özgeçmişinizi garantiye aldığını ve ön yazıların bu sebeple çöpe...

Özgeçmişini Dikkat Çekici Kılmak İçin Ne Yapabilirsin?

Üniversiteden yeni mezun. İş başvuruları için özgeçmişini hazırlaması gerekiyor ama işe nereden başlayacağını bilmiyor. Ne herhangi bir işte çalışmış ne de staj yapmış. Gittiği üniversite belli, notları da ortalama. Bu kişi iş şansını nasıl artırabilir? Özgeçmişini dikkat çekici kılmak için ne yapabilir? Bu sorun sadece yeni mezunlar için değil, birçok kişi için geçerli. Yani öne çıkan ya da ayırt edici özelliği olmayanlar da özgeçmişlerini nasıl daha cazip hale getirebileceklerini iyi öğrenmeli. Ohio Üniversitesi’nden Dan Farkas, noktaları birleştirmeyi ya da boşlukları doldurmayı iyi bilirseniz işle ilgili her türlü tecrübenin işe yarayacağını vurguluyor. Bunun için ilk önce, başvurulan iş için aranan şartları iyi incelemek gerekir. Oturup neler yaptığınızı düşünün ve bunların günümüzde nasıl yansıtılabileceğine kafa yorun. Örneğin kafe ya da restoranda çalıştıysanız, satış işleriyle, müşteri hizmetleriyle, eğitimle de meşgul olmuşsunuz, hatta proje yöneticiliği yapmışsınız denebilir. Uzmanlar, meselenin yapılan işlerden söz etmek için yaratıcı ve etkili bir yol bulmada yattığını söylüyor. Kendinizi azımsamayın Avustralyalı kariyer koçu Mary Goldsmith, aynı işte yıllar boyunca çalışıp da şirkete yapılan katkıların farkında olmama ya da onları azımsama durumuna düşülebileceğini, aslında farkında olduğunuzdan çok daha fazlasını öğrendiğinizi belirtiyor. Goldsmith, işin kapsamı aynı olsa da yeni teknolojileri öğrenmenin, normal sorumluluk alanlarının yanı sıra ilgilenilen diğer projelerin, müdür izinli olduğunda onun yerine yapılan işlerin vb. başvuruda sıralanması gerektiğini söylüyor. “Yaptığınız gönüllü işlerin yanı sıra aldığınız eğitim kurslarını da eklemeyi unutmayın,” diyor. Bazı uzmanlar da iş hayatında olağanüstü başarıları olmamış insanların özgeçmişlerinde yetenek ve becerilerini sıralamalarını, bunların başka işlere de aktarılabilir özellikleri olduğunu belirtiyor. Kişiyi anlatmalı İş geçmişi çok fazla madde içermeyenler için uzmanlar başka konu başlıklarını devreye sokmayı öneriyor. Sadece çalıştığınız işyerlerini sırlamak yerine kendinizden, eğitiminizden, becerilerinizden, ilgi alanlarınızdan, toplumsal hayata...

Mülakat Sırasında Takılıp Kaldığınız Anda Hayat Kurtaracak 6 Yol

Her işe girmek isteyen insan gibi iş mülakatı öncesi tüm ince ayrıntılarına kadar çalışırsınız, en iyisini yapabilecek misiniz diye endişe edersiniz. Tüm bunların ardından sonunda sorularla karşı karşıya kaldığınızda soruları cevaplamak bir yana nasıl konuşacağınızı  bile unutabilirsiniz. Endişelenmeyin!  Bu tamamen her şey bitmiş demek değildir. Bu durumdan bir sıçrayış yaparak kurtulabilirsiniz. İşte beyninizin tekrar çalışmasını sağlayacak, en azından durumu kurtaracak 6 yol. 1. Durumu kabullenin, şaka yapmayı deneyin! İş görüşmesi yaptığınız kişiler de elbette sizler gibi insanlar ve aslında içinde bulunduğunuz durumu kabul etmeniz hoşlarına bile gidebilir. Hatta bir kaç küçük şaka bile yapabilirsiniz. ‘Yeterli kahve içmedim sanırım…’ gibi. Tabi dozunda tutmakta fayda olduğunu unutmamak gerek. 2. Bir dakika durun ve nefes alın Sakinliğinizi koruyun. Bir dakika düşünmenize izin vereceklerdir. Soruyu tekrarlamalarını isteyebilirsiniz. Bu size her zaman az da olsa düşünmek için zaman kazandırır ve her zaman tam olarak duymadığınız, kaçırdığınız ve ya yanlış anladığınız bir kısım olabilir. Tekrarlamalarını istediğiniz takdirde soruyu daha iyi anlamanız için farklı açıdan da sorabilirler. 3. Soruyu kendi sözcüklerinizle sesli bir şekilde tekrar edin Soruyu daha iyi bir şekilde anlamak adına başka sözcüklerle soruyu tekrar etmeyi her zaman deneyebilirsiniz. Bu yol sizin soruyu daha iyi anlayabilmenizi ve karşı tarafın soruyu size daha anlaşılabilir şekilde tekrar sormasını sağlayabilir. 4. Hemen beyin fırtınası yapmaya başlayın Ace That Interview yazarı Yinso Chen’e göre işverenlerin de dahil olduğu bir grup beyin fırtınası başlatmak beyninizi tekrar düşünme moduna geçmeye itecektir. 5. Mülakat yaptığınız kişiye soruyu geçip daha sonra tekrar sormalarının mümkün olup olmadığını sorun Eğer hiç bir taktik işe yaramazsa, soruyu ertelemek her zaman yeni bir seçenek olabilir.Kibar bir şekilde özür dileyerek soruyu daha sonra cevaplayıp cevaplayamacağınızı sorun. İşverene bu soru hakkında gerçekten düşünmek...

Facebook Mülakatlarındaki Altın Soru

Gerek sağladığı imkanlar gerekse CEO Mark Zuckerberg’in çalışanlarına verdiği değerle Facebook, birçok kişinin çalışmak istediği şirketlerin başında geliyor. Business Insider, Menlo Park-Kaliforniya bazlı sosyal medya devi Facebook’un global işe alım sorumlusu Miranda Kalinowski ve genel müdür yardımcısı Lori Goler ile Facebook’un işe alım süreci hakkında görüştü. İkisi de, işe alım sürecinde adaylara en çok şu soruyu yönelttiklerini belirtti:             “İş yerinde en iyi geçen gününüzde ne yapıyorsunuz?” Kalinowski’ye göre, “Eğer adayın en iyi gününü nasıl değerlendirdiğini öğrenirsek, onu gerçekten neyin yönlendirdiğini ve motive ettiğini de bulmuş oluruz. Kimi aday müşterilerle görüşmek, kimi aday kodlama kimi aday da hesap çizelgesi üzerinde çalışmaktan keyif alır. Zaten asıl değerli olan, bu sorunun cevabının herkes için farklılık göstermesi ve bu farklılıkları bir araya getirebilmektir.” Goler ise, spesifik olarak Facebook’ta çalışmak istemeseniz bile, diğer şirketlerin mülakatlarında da bu soruya hazırlıklı olmanız, kariyerinizin bir sonraki adımına kendinizi hazırlamanız açısından da büyük önem taşıyor. “İşte geçirdiğiniz güzel ve keyifli bir günün ardından eve gelip “İşimi seviyorum” diye düşündüğünüzde, işteki bu gününüzü güzel kılan nedir? Bu günde neler yaptınız? Kariyerinizdeki bir sonraki adımı ve iş fırsatlarını da bu keyif aldığınız aktiviteleri baz alarak belirlemelisiniz” diyor Goler. Facebook’un mülakatlarında çok önem verdiği bu soruya etkili bir cevap vermenin yolları ve Facebook’un 5 temel değeri ise şu şekilde: Cesur olmalı ve gerektiğinde risk almaktan çekinmemelisiniz. Dünyada bir etki yaratmak konusunda hevesli ve istekli olmalısınız. Hızlı hareket etmeli ve yanlış yapmaktan korkmamalısınız. Açık olmalı ve şeffaflığı kucaklamalısınız. Toplumsal değer yaratmayı hedeflemelisiniz. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

Mülakat Gerginliğini Yatıştırmanın 12 Farklı Yolu

Çünkü bunu başarabilirsin! Var olan olası tüm mülakat sorularını çalıştın. Baştan aşağı tüm şirketi araştırdın. Seneler gibi hissettiren bir süre boyunca bu an için bekliyor ve hazırlanıyordun ve şimdi neredeyse burada. Ancak endişeli bir enkaz halindesin. Belki birkaç saat sonra, belki de sadece dakikalar sonra, ama ne olursa olsun, gerçekleşmeden önce kendini tekrar soğukkanlı ve sakinleşmiş moda geri döndürecek bir şey yapmak istiyorsun. İyi ki şu an bunu okuyorsun, çünkü tüm bu mülakat gerginliğini yatıştırman için şu an deneyebileceğin 12 şeye sahibiz-bunlardan biri mutlaka işe yarayacak. 1. Yürüyüşe Çık Temiz hava herkese bir sürü yarar sağlar. Eğer bir telefon mülakatın varsa kendini apartmanın etrafında bir gezintiye çıkar (ya da hırslı hissediyorsan, tüm bu sağlıklı endorfini salmak için koş). Eğer birebir mülakatsa, binaya girmeden önce etrafta dolanmak ve kafanı boşaltmak için beş dakika ayır. 2. S.T.O.P. Yönetimini Uygula Yönetici koçu Chris Charyk’a göre, bu herhangi bir stresli durumla başa çıkmak için nihai zihinsel hile. Şöyle yapılıyor: ·         Yaptığın şeyi bırak (Stop) ve düşüncelerine odaklan. ·         Birkaç derin nefes al (Take). ·         Vücudunda, duygularında ve aklında olan şeyleri ve onları hissetme sebeplerini gözlemle (Observe). ·         Davranışlarında gözlemlediğin şeyleri dâhil etme niyetiyle devam et (Proceed). Bu tekniğin önemi yavaşlamak ve sadece yaptıklarında değil, devraldığın hislerde de kasıtlı olmak. Bu, en çok baskıyı yaratan durumlarda bile sana kendi korkularını, şüphelerini ve gerginliğini bastırmakta gücün olduğunu hatırlatıyor. 3. En Kötüsü İçin Hazırlan En büyük korkun ne olursa olsun, her zaman onun için bir çare vardır. Dişlerinde marulun olması mı? Çantana (diğer işe yarar eşyalar arasına) kompakt bir ayna ve diş ipi koy. Hileli bir soruya güzel bir cevabının olmamasından mı korkuyorsun? Proaktif ol ve cevabı bilmediğinde izini nasıl...

Geliştirici ve Son Kullanıcı Arasındaki Köprü: İş Analizi

İş Analizi özellikle son yıllarda farklılaşan enformasyon teknolojilerinin kazandığı önemle birlikte yeni bir perspektif kazanan bir alan. Daha önceki yıllarda özellikle yürütülen ve planlanan çalışmaların optimizasyonu, fizibilite çalışmaları gibi etmenlerle direkt ilgiliyken şimdi yazılım sistemlerinin çözümlenmesi, kullanıcı ve uygulama geliştirici arasındaki iletişimin sağlanması alanında yapılan çalışmalar olarak özetlenebilir. İş analizi uzmanları için meslek unvanları sadece iş analistliği değildir aynı zamanda iş sistemleri analisti, sistem analisti, ihtiyaç mühendisi, süreç analisti, ürün yöneticisi, işletme analisti, işletme mimarı, yönetim danışmanı, iş zekası analisti, veri zekası uzmanı, veri bilimcisi ve yönetim bilişim sistemleri uzmanı gibi unvanlar da iş analistinin yaptığı işlerinin bazılarını konsept olarak içerir. Yönetim, proje yönetimi, ürün yönetimi, yazılım geliştirme, kalite güvencesi ve etkileşim tasarımı gibi birçok başka iş alanı da ağırlıklı olarak başarı için iş analizi becerilerine güvenir. İş analizi, bir kuruluşun mevcut durumunu anlamak ya da daha sonra iş gereksinimlerini tanımlamak için bir temel oluşturmak üzere yapılabilir basit bir düzlemde. Ancak çoğu durumda ve daha gelişmiş bir perspektifte ele alırsak, işletme ihtiyaçları, hedefleri veya hedefleri karşılayan çözümleri tanımlamak ve doğrulamak için iş analizi yapılır. Günümüzde özellikle Endüstri Mühendisliği dikeyinde yapılan çalışmalar İş Analizi alanına yakın olarak sıralanabilir. Geçtiğimiz yıllardaki roller ise Proje Yöneticileri ve Ürün Yöneticilerine aktarılmıştır diyebiliriz. Ayrıca iş analizi kullanılan kurumsal sistemlerin ve projelerin otomasyonu ve optimizasyonu süreçlerini de kapsar. Günümüz iş dünyasında iş analizi genellikle uygulama geliştirme süreçlerinin içinde konumlanmıştır. Bu süreçlerin dökümantasyonu, gereksinimleri, son kullanıcı ve kullanıcı deneyimi etkileşimleri iş analizinin önemli aşamalarındandır. Ayrıca bu sürecin sonuçlarının analiz edilmesi, raporlanması ve yeniden yorumlanması esnasında yapılacaklar da iş analizi sürecinin parçalarındandır. İş analizi her alanda yaşanan değişim furyasının öncü kuvvetidir ve kuruluşların nasıl çalıştığı konusunda değişiklik yapma...

Google, Apple’ı Geçerek Dünyanın En Değerli Markası Oldu

“Dünyanın en değerli markaları” listesinin zirvesinde artık Google var! 6 yıldır zirvede yer alan Apple, ikinciliğe geriledi. İnternet devi ve arama motoru Google’ın “dünyanın en değerli markaları” listesinde teknoloji devi Apple’ı geride bırakarak zirveye yükseldiği bildirildi. Bağımsız danışmanlık firması Brand Finance’in yayınladığı 2017 yılı Global 500 adlı raporda, Google’ın marka değerinin geçen seneye kıyasla yüzde 24 artış göstererek 109,5 milyar dolara yükseldiği belirtildi. Geçen seneki raporda Google’ın marka değeri 88,2 milyar dolar olmuştu. Böylece Google, Apple’ı geçerek, dünyanın en değerli markası oldu. Raporda, dünyanın en büyük markalarının müşterilerine ulaşmasını sağlayan Google’ın arama motorunun başarısına dikkat çekilirken, şirketin bu hizmetten sağladığı reklam gelirlerinin de geçen sene yıldan yıla yüzde 20 yükseldiği vurgulandı. Öte yandan, raporda, Apple’ın marka değerinin geçen seneye kıyasla yüzde 27 azalarak 107,1 milyar dolara düştüğü belirtildi. Şirketin geçen sene marka değeri 145,9 milyar dolar olmuştu. Böylece 2011 yılından bu yana 6 yıl üst üste dünyanın en değerli markaları listesinin zirvesinde yer alan Apple, bu yıl ikinci sıraya geriledi. “MÜŞTERİLER İNANCINI KAYBETMEYE BAŞLADI” Raporda, Apple’ın sadık müşterilerinin firmaya olan inancını kaybetmeye başladığının altı çizilirken, “Apple, müşterilerinin iyi niyetini aşırı derecede sömürdü. Apple Watch gibi yeni ürünler önemli gelir oluşturmakta başarısız oldu ve şirket tüketicilerinin arzuladığı yenilikçi teknolojileri ortaya koyamadı.” ifadesine yer verildi. Apple markasının “ışığını kaybettiği” yorumuna yer verilen raporda, şirketin gelirlerinin büyük bölümünü oluşturan iPhone’un, Güney Koreli elektronik devi Samsung’un yanı sıra, Çinli cep telefonu üreticileri Huawei ve OnePlus’la da rekabet etmek zorunda olduğu vurgulandı. AMAZON YERİNİ KORUDU Dünyanın en değerli markaları listesinde ABD’li e-ticaret devi Amazon bu sene üçüncü sıradaki yerini korudu. Amazon’un marka değerinin geçen seneye kıyasla yüzde 53 artarak bu yıl 106,4 milyar dolara...

2017’de Etkisini Hissettirecek 7 Pazarlama Eğilimi

İyi pazarlamacılar hem konvansiyonel hem de dijital alanda ellerindeki tüm araçları kullanır ve bunların verimliliğine özen gösterir. 2017’de şimdiden bu pazarlamacıların kavradığı ve üzerine dair konuşmaya başladığı bir yıl oldu. Henüz başında olmamıza rağmen dijital devrimin pazarlamada detaylara ve teknolojik yeniliklere verdiği önem ortada. Bu projeksiyonlara göre 2017 yılının en büyük eğilimleri, pazarlamacının dikkat dağıtan şeyleri engelleyerek ve pazarlama olanaklarını artırarak tüketicilerle daha doğrudan etkileşimde bulunmalarına yardımcı olacak metodlar olacaktır. Bu taktikler ve teknolojiler insan doğasının temel yönlerine hitap ederek etkileşimi artırmada önemli rol üstlenecektir. 1. Yerel Olun ya da Eve Dönün Yerel pazarlama, özelleştirilmiş metodlar, kişiselleştirilmiş pazarlama teknikleri 2017’nin en önemli projeksiyonlarından biri olarak gözüküyor. İnsanların global kültürle haşır neşir olma süreci gerçekleştikten sonra özellikle pazarlamacıların ana hedef gruplarında önemli hissetme, doğal hissetme gibi yatkınlıklar ön plana çıktı. İnsanlar kendilerine özel ürünler ve pazarlama stratejilerine, yerelleştirmeye inanıyor. Bu akım başladığı gibi de devam edecek gibi görünüyor. 2. İçerik Pazarlamayı Benimsemek Çoğu zaman yerel pazarlama ile karıştırılan içerik pazarlama ve metodları yönetimi daha zor olan bir alandır. Yerel pazarlama içeriğin dağıtılması,yayılması konusuna daha odaklanırken içerik pazarlaması, hedef kitleyi çekmek, ilgili bilgileri oluşturmak ve dağıtmak için oldukça net ve stratejik bir pazarlama tekniğidir. Ve önemi 2017’de de hiç eksilmeyecek gibi görünüyor. 3. Fenomen(Influencer) Pazarlamasını Kullanmak Influencer ya da en basit tabiriyle etki yaratan dijital karakterleri kullanmak kampanya başarısı için 2017’de daha fazla önem arz edecek gibi görünüyor. Ülkemizde de büyük projelerde yavaş yavaş etkisini göstermeye başlayan bu yöntem müşteri sadakati ve hedef kitlenin güvenini kazanmak açısından, marka-müşteri etkileşimini artırmak açısından olumlu çıktılara sahip. 4. Canlı Yayın Videoları ve Sanal Hikayeleştirme Önem Kazanacak Canlı yayınlar ve sanal hikayeleştirme araçları özellikle 2016 yılında ortaya...
iskur-logoToptalent.co Özel İstihdam Bürosu Olarak Türkiye İş Kurumu tarafından 05.05.2015 tarih ve 61647 sayılı karar uyarınca 750 nolu belge ile faaliyet göstermektedir. 4904 sayılı kanun uyarınca iş arayanlardan ücret alınması yasaktır. Kariyerine buradan başla! İş ilanları, staj, yetenek programları, networking, kariyer tavsiyeleri, etkinlikler…