Ücretsiz Danışmanlık 728×90 (Lansman)

Başarı Bir Tesadüf Değil, Bir Seçimdir

Başarı Bir Tesadüf Değil, Bir Seçimdir

Real Leaders Don’t Follow kitabının yazarı Steve Tobak entrepreneur.com’da yazdığı makalesinde kendi hayat hikayesinden yola çıkarak başarının nasıl tesadüf değil de bir seçim olduğunu anlatıyor. Bizce bu yazı çoğumuza ilham verecek cinsten.

İyi okumalar!

Herkes gibi ben de hayatımda saçma kararlar aldım. Kariyerimin başında sonu hiçbiryere varmayan bir startup şirkette çalışmak için harika bir iş teklifini geri çevirdim. Daha sonra daha yeni CEO’m olmuş patronumla kafa kafaya bir rekabete girdim. bu savaşı kim kazandı dersiniz? İşte size bir ipucu: ben değildim.

Bunun dışında yaptığım bütün o finansal hatalar var. İflas etmeden hemen önce Boston Chickens ‘a $20,000 yatırım yaptım. Ve teknoloji hisselerine yatırımımı internet şirketlerinin büyük bir açılım yaptığını düşünerek ikiye katladım. Ortaya çıktı ki en dibi görmeden önce bu pazarın önünde o açılımı yapmak için oldukça uzun bir yol varmış.

Fakat uzun bir süre işin içindeyim ve coğunlukla iyi kararlar verdim. İnanıyorum ki her şeyin bu kadar iyi sonuçlanmasına  nedeni de bu. Şu bir gerçek ki hayatta belli bir miktar tesadüfi olaylar var. Fakat başarı ve mutluluk hiçbir şeyle ilgili olmadığı kadar akıllı seçimlerle ilgili.

Her başarılı yönetici ya da iş adamı bir şekilde başarılarına sebep olan umulmadık bir dizi olayı bir çırpıda anlatabilir. Eğer bu tesadüfi noktaları birleştirmeselerdi, hiçbirinin kıymetinin bilinmeyeceğini anlatırlar. Diğer bir deyişle, uzun vadede şansı kendilerine çevirmek için bir sürü iyi tercih de yapmaları gerekir.

Değersiz bir diplomayla üniversiteden mezun olduktan sonra, okula geri dönüp mühendislik diploması aldım ve içgüdülerim doğrultusunda yeni oluşan ileri teknoloji endüstrisini takip ettim. Daha sonra Dünya’nın en  telekominikasyon şirketiyle yönetim yönetimin inceliklerini öğrendim. Ve halka açılan 2 startup şirkete katıldım.

Şimdi bir düşünün, önüme gelen her önemli kariyer ve iş fırsatı tamamiyle yıllar boyunca zahmetle inşa ettiğim itibar ve profosyenel ilişkilere dayanıyor. Hepsi fırsatları oluşturmak ve kendi lehine çevirmekle ilgili, çok çalışmaktan bahsetmiyorum bile. bunun tesadüfle hiçbir ilgilisi yok.

Toplum başarılı insanların nasıl şanslı olduklarını tasvir etmek için her türlü etiketi kullanmayı sever. Doğru yerde, doğru zamanda olmak ya da özel olarak yetiştirilmek, gibi nihai olanların yanında, kendi şansını yaratma ve yetenekli olmak gibi örnekler veren bazıları yapıcıdır. Fakat gerçek şu ki, nadir istisnaların dışında, her şey iyi seçimler yapmaya indirgenir.

Bu sizin için ne demek oluyor? Üzülerek belirtiyorum ki, bu pek çoğunuzun yapmadığı şeyleri yapmak anlamına geliyor.

Bu anlık memnuyete kapılmak yerine büyük fotoğrafa ve uzun soluklu bir koşuya odaklanmak gibi önemli şeyler hakkında zamanınızı harcamak demek. Bu sorumluluklarınızla yüzleşmek ve kendinizi sorumlu bir birey olarak göstermek demek. Bu en kolay yolu takip etmek yerine doğru şeyleri yapmak demek.  Ve bu sahip olduklarınla geçinmek demek.

Bu, kendini güvende hissettiğin ortamdan çıkıp en karanlık korkularınla yüzleşmeye istekli olmak demek. Bu, kendini güvenlik ağına bırakmak çok daha kolayken, cesaret edip risk almak demek. Bu, çoğu zaman statü veya çoğunluğun ne düşündüğüne boyun eğmeyip kendi yolunu çizmek demektir.

Gerçek şu ki tüm bunları yapmak cesaret, disiplin, sabır ve çok çalışma gerektiriyor.  İyi şansın açık olmayan ve alaycı tanımıyla ilgili beni rahatsız eden de bu. Şüphesiz ki şans bir etken. Fakat akıllı tercihler yapmazsanız, iyi şansın pek de etkili olacağı söylenemez.

Her gün hayatınızı etkileyen seçimler yapıyorsunuz. Neyi söyleyip söylemeyeceğinizi seçiyorsunuz. Neyi yapıp yapmayacağınızı. Nasıl davranıp davranmayacağınızı. Hiç fark ettiniz mi hayatınızın her günü işleri sizin için önemli ölçüde ve geri dönülemez biçimde değiştiren seçimler yapıyorsunuz?

Kendinize sormanız gereken soru şu: Bugün şu an yaptığım seçimler sonucu iyi mi yoksa kötü mü etkiliyor? Bu soruyu hafife almayın. Soruyu sorarken aynada kendinize bakın ve cevabı verirken kendinize dürüst olun.

İşin aslı ş ki doğru kararlar asla kolay verilmezler. Her zaman zordurlar.  Ama en zor olanı o ilk doğru kararı  vermektir. Bir süre sonra böylesine bir seçim sizin bir parçanız olur. Ve doğru kararları vermek kolaylaştığında doğru yolda olduğunuzu bilirsiniz.

Başarı bir tesadüf değil, bir seçimdir.

Önceki yazıyı okuyun:
3 Tanesini Seçmeyi Unutun. Hepsine Aynı Anda Nasıl Sahip Olursunuz? (İş, Uyku, Aile, Spor, Arkadaşlar)

Hepsine birden sahip olabilecekken neden üçünü seçmek zorundan kalasınız ki? İşte konuşmacı ve yazar Kindra Hall’in Inc.com'daki yazısından satır başları: Şu...

Kapat