Ücretsiz Danışmanlık 728×90 (Lansman)

En İyi Satışçıların Özgeçmişinde Bulunması Gereken 6 Özellik

Herkes satış bölümünde çalışamaz, çünkü satışta çalışmak dışa dönüklük, güven ve beğenilme biçiminin sihirli bir kombinasyonunu gerektirir. Fakat bu basit beceriler özgeçmişle beraber gelmezler, onlar ayrı olarak sizde bulunmalı ve işe alım yöneticilerinin de bunları sizde farketmeleri gerekir. Inc.com’da yer alan yazısında işe alım firması LaSalle Network satış direktörü Kevin Roeder’e göre, satış departmanında çalışmak isteyen birinin özgeçmişinde olması gereken özellikler: 1. İstikrar İki ya da daha fazla yıl boyunca bir şirkette birisini görmeyi seviyorum, bu organizasyon içindeki ilerlemeyi gösteriyor. Satış rolünün ilk yılı, satış elemanının role ve sattıkları şeylere alıştığı balayı yıllarıdır. 2. yılda, ne kadar güçlü ve üretken olduğunu gösterebiliyorlar ve bir önceki yıla göre büyüme gösteriyorlar çünkü performansları bir önceki yılın verilerinin üstüne inşa ediliyor. 2. Güçlü Satış Rakamları Satış özetleri, şirketin ne kadar gelir getirip getirmediğini ya da şirketin ne kadar tasarruf etmesine yardımcı olduğunu belirtmelidir. Yıllık bakım yapabilecekleri kota yüzdelerini ve akranları arasında sıralamalarını da içermelidir. Satış ekibinin en üst yüzde 20’sinde yer aldıysa satış ekibinin büyüklüğü ne kadardı? 3. İç Ödüller Kazandıkları iç ödüller, çeyrek dönemi ya da Başkanlık Kulübü gibi ödül kazanma veya tanınmayı elde etmek için neler yapılması gerektiğine dikkat çekilmelidir. 4. Ders Dışı Aktiviteler İş tecrübesi olmayan yeni mezunlar müfredat dışı eğitimlere katılabilir veya staj yapabilirler. Derneklerin bir parçası olmak satma yeteneklerini sergilememekle birlikte, ağlarını büyütmek için inisiyatif aldığını göstermektedir. Atletizm, takım içerisindeyken herhangi bir istatistik veya başarı ile vurgulanmalıdır. Sporcular, büyük bir satış elemanı adayı oluyorlar, çünkü koçluk özelliğine sahip olma, ısıyı kontrol altına alma, basınç altında iyi çalışma ve çoklu görev yetenekleri gibi rollerde başarılı olmak için gerekli olan yumuşak becerilere sahipler. 5. Her Bir Rolün Tanımı Rol başına başarıların yer aldığı listede,...

Başarının Altın Kuralı: 5 Saat Kuralı

Benjamin Franklin 10 yaşında okulu bırakıp babasının çıraklığını yapmaya başladığı zaman ne yaptığı işe ilgi ne de herhangi bir yetenek emaresi gösteriyordu: Okuma tutkusu hariç! Peki nasıl oldu da, Franklin bundan yaklaşık yarım yüzyıl sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin en saygın devlet adamı, en ünlü mucidi, üretken bir yazarı ve başarılı bir girişimcisi olarak anılacak bir insan haline geldi? Bu sorunun cevabı basit olduğu kadar önemli, çünkü hepimize hayatta başarılı olmanın püf noktasını sunuyor. Altın Bir Kural: 5-Saat Kuralı Michael Simmons, Inc.com’daki yazısında Franklin’in başarısının anahtarını oluşturan basit formülü özetliyor : Haftanın her günü birer saat boş zamandan haftada toplam 5 saatlik planlı bir öğrenim. İşte size başarının altın kuralı: 5-saat kuralı. Franklin bu paha biçilmez öğrenim saatlerini şu aktivitelere ayırıyordu: Sabah erken uyanıp okumak ve yazmak, bir kişisel gelişim hedefleri listesi oluşturmak ve sonuçları izlemek, topluluklarını da en az kendileri kadar geliştirmeyi hedefleyen esnaf ve zanaatkarla bir dernek kurmak, fikirlerini eyleme geçirmek ve kendine sürekli sorular sorup, eleştirilerde bulunmak. Tüm bu aktiviteler Franklin’e kısa vadede büyük başarılar getirmese de, onu uzun vadede Benjamin Franklin yapanlar bunlardı. Franklin’e göre sadece sürekli ve planlı çalışanlar zirveye tırmanabilir. Peki bizler de bu altın kuraldan Benjamin Franklin kadar efektif biçimde yararlanabilir miyiz? Simmons’a göre gün içinde kendimize boş zamanlar yaratarak birçok yararlı aktiviteye fırsat bulabiliriz: 1. Öğrenimimizi planlarız. Bu bize neyi öğrenmek istediğimiz hakkında dikkatlice düşünme fırsatı sağlar. Unutmayın ki başarının yolu öğrenmekten geçer, öğrenme sürecinin planlanması da en az kariyer planlaması kadar önemlidir. 2. Tasarlayarak uygularız. Hiçbirimiz bir makine değiliz. Dolayısıyla otomatik ve rutine bağlamış bir şekilde çalışmak hiçbirimize fayda sağlamaz. Başarılı olmak istiyorsak tasarladığımız yöntemleri uygulayarak testten geçirmeli ve yeteneklerimizi feedbacklerle mükemmelleştirmeliyiz....

Yaratıcılığınızı Geliştirmek için 5 Beyin Eğitim Tekniği

Mucit, girişimci, bilim adamı yada yazar… Uzmanlık alanınız ne olursa olsun, hepimiz daha yaratıcı ve yenilikçi olmaya çalışıyoruz. Hepimiz özgün olmak istiyoruz. Çoğumuz, bazı insanların yaratıcılığa doğuştan sahip olduğunu düşünürüz. Ancak, yaratıcılık herhangi bir beceri gibi öğrenilebilir ve geliştirilebilir. Modern dünyada sıradanlığa yer yoktur. Akıllı ve yaratıcı bir zihin başarıya kapı açar. Zihninizin daha yaratıcı ve yenilikçi olması için beyninizi eğitebileceğiniz beş tane ustaca yol vardır. 1. Beyninizin iki tarafını da kullanın. Beyninin sol tarafını kullanan insanlar daha analitikken sağ tarafını kullanan insanların daha yaratıcı oldukları efsanesine kapılmayın. Gerçek yaratıcılık, beyninizin her iki tarafından da gelir. Yaratıcı fikirler, mantıklı ve akla uygun olmalıdır. Ayrıca, bilimsel ve analitik yaklaşımlarla desteklenmeli, benzersiz ve ustaca olması sağlanmalıdır. Roger Sperry’nin 1960’lı yıllardaki bölünmüş beyin hipotezine ilişkin araştırması, uzamsal akıl yürütme ve güzelliğin takdir edilmesi gibi bazı etkinliklerin beynin sağ hemisferini uyarırken, analitik düşünme ve dil gibi şeylerin sol hemisferini uyardığını ortaya koymuştur. Beyninizin iki tarafını da kullanarak beyninizi güçlendirmeye çalışın. Örneğin, adınızı yazarken veya dişlerinizi fırçalamak gibi günlük aktiviteleri yaparken baskın olmayan elinizi kullanın. Saatinizi ters çevirerek veya telefonunuzu baş aşağı tutarak farklı konulara, farklı şekillerde bakmaya başlayın. 2. Bilgi dağarcığınızı genişletin. Ömür boyu süren bilgi susuzluğu yaratıcılığınızı etkiler. Düşünen ve zeki bir zihin, sürekli bir bilgi akışı ister. Sürekli öğrenerek fikirlerinizi, fikirlerle besleyin ve düşünce gücünüzü genişletin. Geniş görüşlü olmaya, yeni kavramlara ve yaklaşımlara açık olmaya çalışın. Başka bir deyişle, karşı görüşleri göz ardı etmektense farklı fikirlere açık olmayı tercih edin. İletişim tek yönlü değildir. Her şeyi sorgulamaya, çevrenizdeki dünyayı merak etmeye ve motive etmeye istekli olun. Farklı alanlarda geniş bir bilgi birikimine sahip olmak, size yeni fikirler oluşturmanın alt yapısını sağlayacaktır....

İşinizde Başarılı Bir Lider Olabilmeniz İçin Gerekli 8 Kişilik Özelliği

Öncelikle eğer iyi bir insan değilseniz iyi bir lider olamazsınız. Girişimci ve Patriot Software’in CEO’su Mike Kappel’in Entrepreneur.com’daki bu konu hakkındaki yazısından satır başları: İnsanlar hep nasıl iyi bir lider olunabileceğini bilmek ister. Bu çok normal bir istektir, çünkü ya bir lider olmaya çalışırlar ya da çalıştıkları yerdeki liderleri incelerler. Bazı insanlar doğuştan iyi bir liderdir. Bazıları da eğer becerilerini geliştirmeye istekliyse bir lider olma potansiyeline sahiptirler. Ama liderliğin sadece bir ofise sahip olmak ya da insanları sizin için bir şeyler yapmak üzere bir araya getirmek olduğu yanılgısından uzaklaşmalısınız. Liderlik göründüğü kadar kolay değildir. Göründüklerinden daha fazla çalışırlar ve daha streslidirler. Ama eğer lider özelliklerine sahipseniz bu konuda başarılı olabilirsiniz. Benim olmazsa olmaz diyebileceğim bir liderlik özelliği yok. Ama ben kendi işletmem olan Patriot Software’de aşağıdaki özelliklere sahip iyi liderler buldum ve bu becerilere sahip kişinin iyi bir lider olabileceği konusunda umutluyum. 1. Detaycı İyi liderlerin bir özelliği detaylara verdiği önemdir. Liderler işlerini yaparken net ve titiz olmak zorundadır. Her küçük plan için didik didik araştırmalı ve bir işi bitirmek için gerekli her şeyin yapıldığından emin olmalıdır. Başkaları tarafından değinilmeyen minik ayrıntılar bile incelenmelidir. İyi liderler bütün detayların üzerine düşünmenin yanı sıra yaptığı işin geleceğe yansımalarını da dikkate almalıdır. Yani olabilecek her ihtimali göz önünde bulundurmak zorundadır. 2. Düzenli Olmak İyi liderlerin yeteneklerinden bir diğeri de tabi ki düzenli olmalarıdır. Önlerinde bulunan işi bitirmek için gereken zamanı tespit ederler. Bunlar için gerekli bütün zaman çizelgelerine ve teslim tarihlerine sahiptirler. Ayrıca çalışanlarının neler yaptığını ve ileride onları hangi projelerin beklediğini bilirler. Kategorilere ayrılmış bir düzenleme sistemi ile önemli işlerin gözden kaçmasına fırsat vermezler veya bir hatırlatıcı olmadan iş toplantısına hazırlanmazlar....

Başarılı Olmak için İhtiyacınız Olan 10 Beceri

Başarmak için ne gerekiyor? Olumlu davranış mı? Elbette, ama ne yazık ki bu yeterli değildir. Çekim Yasası mı? Kimsenin bilmediği bir sır mı? Bu fikirler harekete geçirici nitelikte olabilir, ancak eylemin kendisi olmadan size pek fazla katkı sağlamazlar. Başarı, bazı beceriler ile tanımlanır ve harekete geçer. Bu becerilerden bazıları okulda, bazıları ise iş hayatında öğrenilir. Ek olarak, genel yaşam deneyimlerinden öğrendiğimiz becerilerimiz de bize katkı sağlar. Aşağıda, bir şirket yönetmekten bahçe kulübü işletmesine kadar herkesin, hemen hemen her alanda fark yaratmasına yardımcı olacak genel becerilerin bir listesi verilmektedir. Elbette, her alana özgü olması gereken beceriler vardır, ancak önemli olan herhangi bir konuda öğrenilebilen becerileri geliştirebilmek ve bunları kullanabilmektir.  1. Herkese Açık Konuşma Topluluk önünde anlaşılır, ikna edici ve güçlü bir şekilde konuşma yeteneği herkesin geliştirebileceği en önemli becerilerden biridir. Etkili konuşan insanlar kendileriyle daha barışık olurlar ve kendilerine daha çok güven duyarlar. Etkili konuşma yeteneğine sahip olmak demek fikirler, ideolojiler, dünya görüşleri gibi her şeyi kabul edilir şekilde sunabileceğiniz anlamına gelir. Ve bu, kariyer gelişimi veya işletme finansmanı için daha fazla fırsat anlamına gelebilir. 2. Yazı Yazma İyi yazma, iyi konuşmanın sağladığı avantajlardan birçoğunu sunar. İyi yazarlar ürünlerini ve  fikirlerini diğer yazarlara göre daha iyi satarlar. İyi yazmayı öğrenmek sadece dilbilgisi hakimiyetini değil, aynı zamanda düşüncelerini tutarlı bir biçimde organize etme ve mümkün olan en etkili biçimde bir kitleye sunma yeteneğini de içerir. Kelimelerin efendisi olan bir insan için kapıların her alanda ardına kadar açılması beklenen bir durumdur. 3. Öz Yönetim Başarı, en çok ihtiyaç duyulan yerde ve zamanda odaklanabilme yeteneğine bağlıdır. Güçlü organizasyon becerileri, etkili verimlilik alışkanlıkları ve güçlü bir disiplin anlayışı kendinizi takip altında tutmak için gereklidir....

Zihinsel Dayanıklılık Oluşturmanın 2 Pratik Yolu

Dikkatlilik ve farkındalık, yalnızca sporcular ve girişimciler için değil, hepimiz için gerekli olan zihinsel dayanıklılığı oluşturan en önemli unsurlar. Bir zamanların NFL (Amerikan Ulusal Futbol Ligi) yıldızı, bugün ise parlak bir girişimci olan Matt Mayberry de, hem futbol hem de iş dünyasındaki tecrübelerine dayanarak zihinsel dayanıklılığın öneminin altını çiziyor. Birçok kişi profesyonel atlet ve sporcuların, özellikle de Usain Bolt gibi insanüstü performanslar sergileyen sporcuların bu konuda doğal bir yeteneğe sahip olduklarını düşünürler. Mayberry’ye göre bu son derece hatalı bir bakış açısı. Tam tersine, başarılı yönetici entrepreneur.com’da yayımlanan yazısında zihinsel dayanıklılık gücünün zamanla geliştirilebilen bir güç olduğunu savunuyor. Nitekim Miami Üniversitesi’nden Amishi Jha’nın yakın bir zaman önce kolej sporcularına yönelik olarak gerçekleştirdiği araştırmanın bulgularına göre zihinsel dayanıklılık ve dirençlilik genç sporcuların çalışarak edinebilecekleri yetenekler. Buna göre, aynı fiziksel antremanda olduğu gibi zihinsel çalışmada da tekrar ve pratik kilit önem taşıyor. Ancak daha da önemlisi bu bulgular yalnızca araştırmanın muhatabı olan kolejli gençler için değil, tüm çalışma alanları için de geçerli. Peki zihinsel dayanıklılık neden bu kadar önemli? Çünkü büyük bir zihinsel dayanıklılık ve sertliğe sahip insanlar zorluklar karşısında kolay kolay geri adım atmıyorlar ve negatif durumlar karşısında iyimserliklerini daha kolay koruyorlar. Mayberry zihinsel dayanıklılığı şöyle tanımlıyor: Tutkuyla takip ettiğiniz amaca yönelik olarak büyük bir inanç, özveri ve mücadele ortaya koymak. Başarılı girişimci, zihinsel dayanıklılığımızı artırabilmemiz için bugünden itibaren kulağımıza küpe olması gereken iki yol öneriyor: 1. Her gün farkındalığınızı artıracak alıştırmalar yapın. Farkındalığınız ve dikkatiniz üzerine her gün çalışarak oynadığınız oyunun kuralları üzerinde söz sahibi olabilirsiniz. Mayberry hem kişisel tecrübelerine hem de bilimsel araştırma sonuçlarına dayanarak bunun altını çiziyor. Bu egzersiz kaotik ve keşmekeş içindeki dünyanın ortasında zihninizi boşaltmanızı ve...

İlgi Çekici İnsanların Her Zaman Konuşmalarında Sorduğu 7 Soru

“Yaşamak için ne yapıyorsun?”  gibi tipik ve sıkıcı soruları mükemmel bir sohbete yol açacak yeni canlandırıcı sorularla değiştirmeye ne dersiniz? Marcel Schwantes Inc.com’da sohbet ortamlarında ilgi çekici insanların sorduğu soruları paylaştı. Odadaki en ilgi çekici insan olmak ister misiniz? Aslında içe dönük veya dışa dönük birisi olmanız fark etmez. Başkalarını sosyal dairelerine çekecek türden büyüleyici sohbetleri yapmak için yapması gereken bazı şeyler vardır. Sohbetleri canlandıracak yedi soruya geçmeden önce, önce burada uygulamanız gereken ya da şimdi havlu atmanız gereken üç ilke: 1. Ne zaman sıkıcı olduğunuzu bilin. Çoğumuz çok büyüleyici olduğumuza inandığımız için sıkıcı olduğumuz zaman bunu bize bildirecek bir iyi bir iç barometreye sahip değil.  “How to Fail at Almost Everything and Still Win Big: Kind of the Story of My Life” ‘ın yazarı Scott Adams’dan şu tavsiyeyi alın: Kısa ve öz olun ve pozitif olun. · Kısa ve öz: Lafı uzatmadan bir an önce sadede gelmeyi alışkanlık edinin. Yavaş konuşan insanlar ya da konuşmadan önce uzun süre duraklayan insanlar veya düşüncelerini cümlenin ortasında işleyenler dinleyicilerini sıkıcı kelimesini heceleyemeden kaybederler. · Pozitif: Konuşmalarda iyimser olun (dini ve siyasi konularda kutuplaşmamaya dikkat edin.), ciddi, monoton veya çıkıntı olmaktan kaçının, duygularınızı gösterin, insanların şakalarına gülün, onlar gülümsediğinde siz de gülümseyin ve garip durumları aydınlatın. Konuşurken başka birisini uyutup uyutmayacağınızı fark etmenin bir başka yolu soruları dinlemektir. Eğer karşınızdaki kişi size soru sormuyorsa bu, konuşmanızın sona doğru gittiği konusunda size ipucu vermelidir. Bu, konuşmayı bırakıp karşınızdaki kişiye bir soru sormanız için iyi bir zaman olabilir. 2. Meraklı olun. Büyük Bilim Merkezi tarafından yürütülen birçok çalışma meraklı insanların daha iyi ilişkiler kurduğunu onaylar niteliktedir. Çalışmaya göre meraklı insanlar daha iyi bağlanır, dışlanma ile daha iyi başa...

En Zeki İnsanların Her Gün Yaptığı 6 Şey

Akıllı ve entelektüel birisi olabilirsiniz, ama bu, bu insanların olduğu kadar zeki olduğunuz anlamına gelmez. Popüler, yetenekli ve akıllı olabilirsiniz ancak bu zeki olduğunuz anlamına gelmez (duygusal zekilik anlamında). En sonunda, zeki insanların farklı durumlar için keskin içgüdülere ve iyi kararlar verme yeteneğine sahip olduğunu bulursunuz. Ancak bu, bir şey yapmaktan ziyade bir olma şeklinden alınan bir çeşit zekiliktir. Bu, IQ ya da daha fazla bilgi ya da tecrübe kazanılarak elde edilecek bir şey değildir. Aksine, karakter, sezgi ve bütünlükle başlayan ve biten bir bilgeliktir. Zeki insanların nasıl kararlar aldıklarını görüyorsunuz? Eğer onlardan birisiyseniz, bunların sizin için normal günlük olaylar olduğu konusunda benimle aynı fikirde olursunuz. Katılıyor musunuz? Leadership from the Core kurucusu Marcel Schwantes en zeki insanların günlük hayatlarında nasıl davrandıklarını Inc.com’daki makalesinde yazdı: 1. Kendinize tersine mentör ararsınız. Elbette kitaplar, web seminerleri, dersler ve benzerleri yardım eder ancak zeki insanlar bilgilerini entelektüel arayışlarının ötesine taşır. Zeki bir insan,  her şeyi bilmediklerini kabul edecek ve diğerlerinin bilgeliğini alacak kadar bilgelerdir. Geçen gün rastladığım bir söz “Eğer odadaki en zeki insansanız, bilin ki yanlış odadasınız!” Metafor yapacak olursak, hayatın büyük gölünde kendinizi küçük bir balık olarak görün. Birçok mükemmel yeni şeyi yapmayı öğrenmek için bağlantı ve donanım arayın. Bu “Tersine Mentör” bulmayı da kapsar. Yıllarca mentörleri daha yaşlı ve daha tecrübeli bilgeler olarak düşündük. Ve bu kesinlikle normal ve bu mentörlük şekli her zaman var olacaktır. Ancak bu sosyal çağda, zeki insanlar tersine mentörden öğrenme avantajına rağbet ediyor. Daha genç ve tecrübesiz olabilirler ama teknolojik olarak bilgi sahibi ve size yabancı olan alanlarda uzmanlık sahibi olabilirler. Zeki insanlar yeni fikirlere açıktır ve tersine mentör ilişkisini bir çalışma stratejisi olarak kullanırlar....

Yazmanın İyileştirici Etkisi Var Mı?

İnsanın acıları ve gizli duyguları hakkında yazması bağışıklık sistemini güçlendirir mi? İşte BBC Future’da yer alan haberin detayları: Psikoloji profesörü James Pennebaker 1986’da olağanüstü bir şey keşfetmiş ve bu ileri yıllarda yüzlerce araştırmaya esin kaynağı olmuştu. Öğrencilerinden, yaşadıkları en üzücü olay veya en zor dönemleri hakkında 15 dakika boyunca yazmalarını istemişti. Daha önce kimseyle paylaşmadıkları, en gizli kalmış düşüncelerini yazıya dökebileceklerdi. Pennebaker bu çalışmayı dört gün boyunca tekrarlamış, yaklaşık her 20 öğrenciden birinin ağlamasına tanık olmuş, ama yazmaya devam etmek isteyip istemediklerini sorduğunda hep devam etmek istediklerini görmüştü. Bu arada başka bir gruptan da bir ağaç veya oda tanıtımı gibi nötr bir konuda tasvir yazdırılıyordu. Pennebaker daha sonra altı ay boyunca öğrencilerin doktora ne kadar sık gittiklerini takip etti. Sonuçları gördüğünde büyük bir şey keşfettiği duygusuna kapılmıştı. Zira gizli duygularını anlatan öğrenciler sonraki aylarda doktora çok daha az gitmişti. O günden beri psikonöroimmunoloji alanında, bu tür yazma ile bağışıklık sisteminin işleyişi arasındaki bağlantı araştırılıyor. Bu araştırmaların bir kısmı, yazmanın astım, iltihaplı romatizma, meme kanseri ve migren gibi hastalıklar üzerindeki etkisi üzerinde yoğunlaştı. Kansas’ta yapılan küçük çaplı bir araştırmada meme kanseri olan kadınların, duygularını ifade eden yazılar yazdıktan sonra hastalıklarıyla ilgili daha az sorunla karşılaştığı ve doktor ziyaret sayısını azalttığı görüldü. Araştırmanın amacı uzun dönemli kanser teşhisine bakmak olmadığı gibi, araştırmayı yapanlar kanserin yazma eyleminden etkileneceğini de iddia etmiyor. Fakat hastalıkları hakkındaki duygularını yazan kadınların, kanserle ilgili bilimsel gerçekler konusunda yazan kontrol grubundaki kadınlara kıyasla kısa vadede kendilerini daha sağlıklı hissettiği görülüyor. Bu araştırmaların tümünün sonuçlarını değerlendiren Joanne Fratarolli, yazmanın genel bir etkisinden söz edilebileceğini, ama bunun sınırlı olduğunu söylüyor. Fakat yazmanın yaraların iyileşmesini hızlandırıcı bir etki gösterdiği konusunda daha...

Başarısız İnsanların Hafta Sonları Yaptıkları 10 Şey

Herkes hafta içi boyunca hafta sonu tatili için çalışır fakat bazıları hafta sonunu nasıl değerlendireceği konusuna gelince ne yapacağını bilemez. Aslında bu 2 günlük tatili nasıl harcadığınız ne kadar başarılı bireyler olduğunuzu görmeniz konusunda size yardımcı olabilir. Söz konusu şey hafta sonu tatili olduğunda başarılı insanları başarısız insanlardan ayıran şey elbette farkındalıktır. Bakalım hafta sonu tatillerinde neler yapmamanız gerektiğinin farkında mısınız? İşte Business Insider’ın listelediği 10 şey: 1. Belli bir planları yoktur. Dakikası dakikasına plan yapmaktan bahsetmiyorum tabi ki ama gününüzü nasıl değerlendireceğinizle ilgili genel bir plan yapmanın da kimseye bir zararı olmaz diye düşünüyorum. Planlama yaparak zaman kaybını engelleyecek ve belki de bazı eğlenceli aktivitelere de vakit ayırabileceksiniz! 2. Sevdiklerine ayıracak vakitleri yoktur. Yoğun tempolu günler içerisinde zaman ayıramadığınız sevdiklerinizle hafta sonu görüşüp araya giren zamanı telafi etmek sizce de güzel olmaz mı? 3. Teknolojinin esiri olurlar. İki günlüğüne de olsa telefonunuzu, tabletinizi, bilgisayarınızı kapatın ve teknolojik cihazlardan uzaklaşın. Bu kısa süreli teknoloji detoksunun size ne kadar iyi geldiğine inanamayacaksınız! 4. Yaptıklarından zevk almazlar. Tek başınıza, ailenizle, arkadaşlarınızla veya sevgilinizle; kiminle vakit geçirirseniz geçirin sizi mutlu eden şeyler yapın! 5. Bütün günlerini uyuyarak geçirirler. Öncesinde ne kadar yorulmuş olursanız olun bütün gününüzü uyuyarak geçirmek, uyku düzeninizi bozmaktan başka işe yaramaz.. 6. Kendilerini gözden geçirmezler. Kendinize ayıracak zaman bulamadığınız 5 günün ardından koskoca 2 gün var önünüzde. Oturun sakin bir köşeye ve tüm detaylarıyla gözden geçirin hayatınızı. 7. İş hakkında düşünmekten kendilerini alıkoyamazlar. Elbette pazartesi günü yapacağınız işi bilmeniz güzel ama sürekli bunun üzerine düşünmek konusunda aynı şeyi söyleyemeceğim. Sorumlu ve hazırlıklı olmak ne kadar güzelse işkolik olmak da o kadar kötü! 8. Rahatlamak içni vakit ayırmazlar. Yoğun çalışma...

Sohbet Etme Becerinizi Geliştirmek İçin Sormanız Gereken 12 Soru

‘’Ee, nasıl gidiyor, ne yapıyorsun?’’ gibi sorular sohbet sırasında uykumuzu getirecek kadar sıkıcıdır. Bunlara alternatif olabilecek daha yaratıcı soruları Jessica Stilman Inc.com’da yazdı. İşte o yazıdan satır başları: Bazı insanlar için sohbet kendiliğinden gelişir. Fakat benim gibiler için bu durum az da olsa acı veren bir süreç. Havadan sudan konuşulan bir muhabbeti daha tahammül edilebilir yapmanın bir yolu, bir an önce daha az sıkıcı bir sohbet konusu açmaktır. Hava durumu veya yerli spor takımları hakkında zihin uyuşturucu bir fikir alışverişi yapmak, katlanılamaz bir süreç; ama zeki ve beklenmedik bir soru insanların kendi kafalarında hazırladıkları diyaloğu sorgulamalarına ortam hazırlar ve sıkıcı fikir alışverişi bir anda etkili bir insan etkileşimine dönüşür. Ben de bu yüzden etkili bir başlangıç sorusu arayışı içine girdim, internette son günlerde bu tarz sorulardan bolca var. Geçen hafta, yazar Chelsea Rustrum tarafından yazılan ‘’Ne yapıyorsun?’’ sorusunun pek çok geliştirilmiş versiyonlarını keşfettim. Bu hafta da Gentleman’s Gazette’de yayınlanmış, karşı tarafı daha iyi anlamamızı sağlayan soruları içeren bir liste ile karşılaştım. Bu yazı evet-hayır cevaplarını içeren sorulardan kaçınmak, isteksiz yapılan sohbetlerin üstesinden gelmek gibi sohbet becerilerimizi geliştirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda sizi sohbetin içine çekerek daha derin ve anlamlı bir konuşma ortamı oluşmasını sağlayan başlangıç soruları listesini de içeriyor. İşte kişisel birikiminize ekleyeceğiniz, sohbetinizi tatlandıracak sorular: 1. Sizi ne heyecanlandırır? Gönderide bu sorunun başlangıçlar için iyi, açık uçlu bir soru olduğu ve bu yüzden daha az göz korkutucu olduğu belirtiliyor. 2. Hayatınızda daha çok evet mi dersiniz yoksa hayır mı? 3. Gençliğinize tekrar dönme şansınız olsa kendinize ne söylerdiniz? Gönderi, bu sorunun aslında çok hassas bir soru olduğu ve bu yüzden kendi başınıza düşünerek cevaplamanız gerektiği konusunda uyarıyor. 4. Modern...

Sizi Süper Başarılı Yapacak 11 Yetenek

Bir kere başarıyı kendiniz için tanımladığınızda, yolunuz açık bir şekilde orada olacaktır. Birisi nasıl beklentilerin ötesinde başarılı olabilir? Bazıları bunun sebebinin şans olduğunu iddia eder bazıları ise koşuşturma. Doğrusu başarı her ikisinin kombinasyonudur. Başarının tanımlanması biraz risklidir çünkü bu kişiden kişiye değişebilir. Bazı insanlar senede 1 milyon dolar kazanmak ister. Bazıları ise iyi bir yaşam ve senede seyahat edebilecekleri üç haftalık bir tatil isterler. Bunlardan başka kendi başlarına bir şeyler inşa etme tutkusu olanlar veya kendilerine veya hobilerine daha fazla zaman ayırabilmek için kolay yoldan para kazanmak isteyenler vardır. Sizin başarı tanımınız ne olursa olsun, entrepreneur.com’da Deep Patel’in kaleme aldığı bu 11 yetenek hedefinize daha kısa sürede ulaşmanıza yardımcı olacak. 1. Olumsuz düşünceleri sürekli kafanızda oynatmayı bırakın. The New Yorker’daki bir makale gösteriyor ki geçmişi hatırladığımız zaman bunu hatırladığımızı düşündüğümüz şekilde yapmayız. Akla gelen görüntüler kafamızda yeniden oynatılan eski filmler gibi değildir. Aslında bir şeyler hatırladığımız her zaman, bellek hatırladığımız şekle göre değişir. Ne kadar çok olumsuz düşünceleri aklınıza getirirseniz o duyguyu o kadar çok hissedersiniz ki bu da buna daha çok inanacağınız anlamına gelir. Yakında yeteri kadar iyi ya da yetenekli olmadığınızı düşünmeye başlarsınız ve hiçbir zaman başarılı olamazsınız. Buradaki önemli nokta geçmişte yaşanan olayları ya da yapılan hataları hatırlamak ve onları birer öğrenme basamağı olarak görmektir. Onları birer büyüme anı olarak yeniden şekillendirin. 2. Kendiniz için olumlu bir ortam oluşturun. Başarının büyük bir kısmı çevrenize bağlıdır. Nadiren buna yeteri kadar önem veriyoruz. Nerede çalıştığınız ya da vaktinizin çoğunu nerede harcadığınız, ne başardığınız ve bununla ilgili neler hissettiğiniz üzerinde çok büyük bir etkiye sahiptir. Doğru ortam, çalışmalarınıza daha bağlı ve onlarla ilgili daha hevesli hissetmenize yardımcı olacaktır.  Olumsuz bir ortam...

Az Tecrübeye Sahip Olsanız Bile Hayallerinizdeki İşi Elde Etmenin 6 Yolu

Hiç tecrübeye sahip değilseniz iyi bir işe nasıl sahip olabilirsiniz? Büyük yetenek avcısı, kariyer koçu, Dandan Global’in CEO’su ve kurucusu Dandan Zhu, bu sorunun cevabını bilgi edinme ve paylaşma platformu; aynı zamanda bu bilgilerle güçlenip, dünyayı anlamamızı sağlayan Quora’da paylaştı. İşte o yazıdan satırbaşları: ‘’Hiç tecrübeye sahip olmayıp nasıl iyi bir işe girebilirim?’’ sorusunun cevabı aslında kendinize olan güveninize bağlı. Kendinize ve hayallerinizdeki işe girmenizi sağlayacak niteliklerinize güvenmelisiniz. Kulağınıza saçma gelse de sinirlenmeden beni sonunda kadar dinleyin! Ben bir yetenek avcısı olarak, mezun olduktan sonra emekli olana kendi kariyerlerini yaratan binlerce insana bizzat şahit oldum. Hiç tecrübeniz olmadığı zaman ilerlemenin yolu çeşitli oyunlar oynayarak kendinizi karşı tarafa iyi anlatabilmektir, bu da ancak kendinize duyduğunuz özgüvenle gerçekleşecektir. Bu ne anlama geliyor? Bu ilk olarak, geleceğinizi planlamak için yeterli güce sahip olduğunuza inanmak demektir. Eğer bir işin size göre fazla iyi olduğunu düşünüyorsanız iş görüşmeniz büyük ihtimalle göz korkutucu ve stresli geçecektir; bu durum da işe alınma şansınızı azaltacaktır. Görüşmeye gideceğiniz şirketin marka adından çok fazla korktuğunuz zaman, asıl önemli konuyu unutursunuz: mülakatı yapacak olan kişi. Bir şirket ile iş görüşmesi yaparken orada çalışan insanları etkilemeye çalışırsınız. Yani sizi işe alacak olan kişi şirket değil, o şirketin çalışanlarıdır. O çalışanlar da her insan gibi ön yargılara, çeşitli iletişim kurma şekillerine ve beklentilere sahiptir; onların bu farklı bireysel özellikleri sizin işe alınmanızı sağlayacak fırsatlar içerir. Bunu aklınızdaki bulundurun ve yeterli tecrübeye sahip olmasanız bile iyi bir işe girebilmek için bu 6 basamağı takip edin: 1. Çalışmak istediğiniz işletmelerin sayısını belirleyin. Fazla sayı her zaman daha iyidir. 2. Dil bilgisi kurallarına uygun ve kolay anlaşılabilecek bir özgeçmiş hazırlayın. 3. İşverenlerin sizin profesyonel hayatınıza kolayca ulaşabilmesini sağlayacak...

İngilizcenizi Geliştirmek için En Kolay 7 Yol

Yabancı dil bilgisi, herkesin kariyeri için ihtiyacı olan yeteneklerden en önemlisi haline geldi. Özellikle de İngilizce uluslararası alanda çok fazla kabul görmüş bir yabancı dil olduğu gerçeğini artık hepimiz biliyoruz. İş hayatınızda karşınıza çıkmasa bile, bir ürün alırken, internette araştırma yaparken ya da sevdiğiniz bir konu hakkında bilgi sahibi olmak isterken karşınıza binlerce İngilizce kaynak çıkabiliyor. Bu sebeple artık gündelik hayatımızın olmazsa olmazlarından biri haline geldi İngilizce öğrenmek. Küçük yaşlardan beri sürekli İngilizce dersleri alırız. İlkokul, ortaokul, lise ve üniversite… Ancak birçok insan İngilizcesinin yeterli düzeyde olmadığından hayıflanır durur. Türkçe konuşmamızda ve yazmamızda bir sıkıntı yoksa sürekli Türkçe düşünmeye alıştığımızdan, aynı dilde şarkılar dinleyip kitaplar, haberler, yazılar okuyup sürekli zihnimizi aktif halde tutmamızdan kaynaklıdır bu durum. Türkçenin ana dilimiz olmasıyla ilgili değil. Aslında basit gibi görünen ama hepimizin göz ardı ettiği bu noktaları dikkatlice düşündüğümüzde dil öğrenmenin aslında o kadar da zor olmadığını göreceksiniz. Dil öğrenmek için yalnızca ve sadece pratiğe ihtiyacınız vardır. Öğrenmesi saatlerinizi alan ve sürekli sıkıldığınız gramer kurallarını cümlelerin içine yerleştirmenizi isteyen derslere değil… İşte şimdi yabancı dilinizi nasıl geliştirebileceğiniz hakkında basit ama bir o kadar da etkili ipuçlarını öğreneceksiniz. 1. Yabancı şarkılar dinleyin Teknoloji ve internet bu kadar gelişmişken her bir kaynağa ulaşabiliyoruz. Müzik  de ulaşabildiğimiz alanlardan bir tanesi. Her birimizin hayranı olduğu yabancı bir sanatçı illa ki vardır. Onun şarkılarını dinlemekten de keyif alırsınız. İşte bu durum size İngilizcenizi geliştirmenizde yardımcı olabilir. Sevdiğiniz şarkının sözlerini internetten indirip aynı anda şarkıyı da açarak şarkıya eşlik etmeye çalışın. Bilmediğiniz kelimeleri sözlükten bulun. Hem kelimelerin nasıl telaffuz edildiğini öğrenirsiniz, hem de dile kulak yatkınlığınız olur. Bir yanda sevdiğiniz şarkıyı dinlerken bir yandan da yabancı dilinizi geliştirme imkanı bulmuş olursunuz. Bu sebeple...

Zorlukların Üstesinden Gelmenizi Sağlayacak 3 Liderlik Özelliği

Öncelikle bir yola girmeye karar verirsiniz, sonsuz bir azimle bu yolda ilerlersiniz, derken sihirli olaylar gerçekleşir; insanlar çevrenizde toplanmaya başlar. JotForm’un kurucusu ve CEO’su, girişimci Aytekin Tank’ın Entrepreneur 360 Conference sırasındaki liderlik ile ilgili konuşmasını derledik. İşte o konuşmadan satırbaşları: Bu işe başlamadan önce, liderlikle ilgili hiçbir tecrübeye sahip değildim. O zamana kadar tek bir kişiyi bile yönetmemiştim. O yüzden bu iş benim için hatalarla dolu uzun bir yolculuktu. Zor da olsa liderliğin ne olduğunu öğrendim. Bugün sizinle liderlikle ilgili öğrendiğim en büyük sırrı paylaşacağım. Liderlik filmlerde gördüğünüz gibi bir şey değildir. Sizi bilmem ama ben bir Jon Snow değilim mesela. Gerçek hayatta liderlik 3 şeyle ilgilidir: İlk olarak, tek başınıza oturacak cesarete sahip olmalı ve zorlu kararlar verebilmelisiniz. İkincisi, arzu ettiğiniz sonuç için iyi hazırlık yapmalısınız. Son olarak da, kararlarınızı gerçekleştirecek azme sahip olmalısınız. Bu yüzden liderlik dediğimiz kavram; kararlılık, azim ve hazırlıklı olmak ile iç içedir. Öncelikle bir yola girmeye karar verirsiniz, sonsuz bir azimle bu yolda ilerlersiniz, derken sihirli olaylar gerçekleşir; insanlar çevrenizde toplanmaya başlar. Bir lider haline gelirsiniz. Liderliğin bizde yarattığı büyük değişim ile ilgili bir hikaye anlatayım; Geçtiğimiz sene, en büyük rakiplerimizden biri olan milyar dolarlık Silicon Valley devi, popüler online ürünlerini piyasadan çekeceklerini açıkladı. Bu duyuruyu yaparlarken kullanıcılarına başka bir çözüm bulmaları için sadece 6 aylık bir süre verdi. Bu, kulağa çok uzun bir süreymiş gibi gelebilir ama birçok müşteri kendisi için yüzlerce online form üretmişti ve binlerce form da teslim almıştı. Bu kadar çok ürünü sadece 6 ay içinde yeniden yaratmak çoğu küçük işletmenin üstesinden gelemeyeceği kadar emek ve kaynak gerektiriyordu. İlerleyen haftalar boyunca bu sorun üzerine düşündüm ve bir karar verdim. İşimize...

En Üst Seviyede Verimlilik İçin 30 Yöntem

Performanızı en üst seviyeye çıkartmanın tam zamanı. Çalışırken maksimum verimlilik elde etmek için 30 yöntem var. 1. Ele, saf dışı bırak Kendi omuzlarımıza yüklediğimiz birçok iş, aslında yapılması pek de şart olmayan işlerdir. Bunları belirleyip gereksiz olanları hemen elimine edin. 2. Günlük hedef koy Açık ve net bir amacınız yoksa dikkatinizin dağılması ve konsantrasyonunuzun kaybolması kuvvetle muhtemeldir. Bu yüzden her güne bir hedef koyun, o gün içinde o hedefe ulaşın. Karar verin ve 24 saat içinde yapın. 3. İlk önce en zor olan Ertelemenin önüne geçmek için sizin için en sıkıcı ve zor olan işi ilk önce yapın. Sabah ilk olarak onu sonuçlandırırsanız gün sonuna erteleme yükünden kurtulursunuz. 4. Eşref saatini belirle Günün hangi saatinde maksimum düzeyde verimli olduğunuzu belirleyin. Sabahın erken saatleri mi, öğleden sonra mı, gece yarısı mı? Bu zaman aralığı kişiden kişiye değişir. En önemli ve öncelikli işlerinizi bu saatlerde yapın, daha az önemli olanları ise diğer saatlere gelecek şekilde programlayın. 5. Sana özel bir ortam Bireysel çalışmalarınız için sessiz, rahatsız edilmeyeceğiniz, çalışacağınız işle baş başa kalabileceğiniz bir ortam oluşturun. Işık düzeyini, ortamın sıcaklığını ayarlayın ve bu zaman dilimi içinde konsantrasyonunuzu dağıtacak her şeyden izole olarak kendinizi işinize verin. 6. Mini kilometre taşları koy Bir işe başlarken, bitirmeden ulaşmanız gereken bir hedef belirleyin. Diyelim ki kitap okuyacaksınız, “En az 40 sayfa okumadan kalkmayacağım” diye bir söz verin kendinize. Yaptığınız ne olursa olsun, büyük ya da küçük, mutlaka bu tür bir hedef koyun. 7. Parçalara ayır Zihninizin etkinliğine göre işinizi 30-40 dakikalık parçalara ayırarak yapın. Bu, hem tamamlaması uzun süren bir işten gözünüzün korkmasını önler, hem de her bir parçaya daha etkin bir beyin ve enerjiyle başlamanızı sağlar. 8. Destele...
Ücretsiz danışmanlık
Manifesto

Yaklaşan Etkinlikler