CCI Sahada Hareket Var 728×90

Bir Yıl İçinde 200 Kitap Nasıl Okuruz

Biri, Warren Buffet’a başarısının sırrını sormuş. Buffet kitap yığınını işaret etmiş ve şöyle demiş; “Her gün yaklaşık 500 sayfa okuyun. Bilgi işte böyle işler, birikir. Herkes bunu yapabilir, fakat size garanti edebilirim ki bir çoğunuz bunu yapmaz…” Buffets’ın bu iki yıl önceki alıntısını duyduğumda, birşeyler yanlıştı. 24 Aralıktı ve ben hayalimdeki işi bulmuştum. Bazı günler, orada olur, rüyalarımın işinde otururdum ve şöyle düşünürdüm “Tanrım ya eğer 40 yıl içinde halen bulunduğum noktada olursam ? Bu şekilde ölmek istemiyorum… Birşeyler doğru değildi. İyi notlar, üniversiteden mezun olmak, liderlik, hayalini kurduğum iş. Ben kazanandım. Yarışı bitirdim, burada rüyalar ülkesindeyim; fakat gerçekten bir şey çok yanlıştı. Her gün iş yerimdeki masamdan diğerlerinin gözlerinin içine bakardım. Boş, boş gözler … Cevaplar yoktu. Ocak 2015’de, Buffet’ın bu sözünü buldum. Okumaya karar verdim. Okucak okucak okucaktım ta ki bir takım cevaplar bulanada kadar. Pek 500 sayfayı bulmadı günlük okumam fakat şu son  iki senede okuduğum kitaplar 400’ü buldu. Okumaya başlama kararı hayatımdaki en önemli kararlardan biriydi. Kitaplar beni seyahat etmem için heveslendirdi. Kitaplar işimi bırakma ihtimalini gündeme getirdi. Kitaplar bana hiç sahip olmadığım rol modelleri ve kahramanları sundu. Söylemek istediğim şu ki yılda 200 kitap okumak inanılmaz bi şey; fakat doğrusu inanılmaz değil çünkü herkes yapabilir. Tek gereken basit bir matematik ve doğru araçlar: 1. Başlamadan Bırakmayın Joe “Her gün 500 sayfa okuyun önerisini duyduğunda” ilk tepkisi  “İmkanı yok” oldu. Joe daha sonra derin bir düşünce yapmadan inancını haklı çıkarmak için nedenler uydurmaya devam edecektir. Bunlardan bazıları “Çok Meşgulüm” ,”Yeterince akıllı değilim”,”Kitaplar bana göre değil”… Fakat eğer biraz daha derine inersek? Örneğin, yılda 200 kitap okumak aslında ne kadar vaktimizi alır? İki yıl önce basit matematiği...

Odaklanıp Hedeflerinize Ulaşmak İçin Bu 7 Adımı İzleyin

Kafanızdaki seslerin sayısını arttırın. Bir hedefi tamamlamak zor bir iştir. Tamamlamak istediğiniz veya tutkulu olduğunuz bir proje göz korkutucuysa, yapılacaklar listesindeki diğer şeyler sosyal medya gibi daha çekici hale gelecektir ve düşüncelerinizin arasına girecektir. Bu düşünceler de odaklanmanızı neredeyse imkansız hale getirecektir. Üzülmeyin, yardım etmek için buradayız. Bu 7 aşama size aklınızı toparlamanızda ve yapacaklarınızı sıralamanızda yardımcı olacaktır. 1- Aynı anda bir sürü işi yapmayı bırakın Aynı anda milyon tane işi yapmaktansa, bir adım geri atın ve sadece bir işe odaklanın. Güne maillere bakmak gibi kolay işlerle başlayarak hevesinizi arttırabilir, daha sonra zor işlere geçebilirsiniz. Beyninizin daha iyi işler için kendisiyle yarışmasını sağlamayı denemelisiniz. 2- Zamanınızı yönetin İşlerinizde tutarlı olabilmeniz ve bir işi halledebilmeniz için günün belli bir zamanında kendinizi dışarıya kapatmanız gereklidir. Bu süre yarım saat de olabilir bir saat de. Bunu yapabilmek için zamanlayıcı kullanabilirsiniz veya takviminizde o zaman dilimini işaretleyebilirsiniz. 3- Kan akışını sağlayın Eğer tüm gün ekrana bakıp sadece bir şeyde takılı kalırsanız odaklanamazsınız. Bilgisayarınızı ve telefonunuzu kapatın ve 20 dakikalık bir yürüyüşe çıkın. Temiz hava ve hareket zihninizi temizleyecektir. Ayrıca yeteri kadar su içtiğinizden ve dinlendiğinizden emin olun. 4- Teknolojinin size yardımcı olmasına izin verin RescueTime gibi gününüzü nasıl geçirdiğinizi gösteren uygulamalar bazı işlerin neden çok fazla zaman aldığını anlamanıza yardımcı olacaktır. Cold Turkey, Freedom ve Self Control gibi uygulamalar da teslim tarihli işlerinizi yaparken telefondaki internetinizi engelleyip, Twitter uyarı alımını durdurmaktadır.   5- Meditasyon yapın Yoga veya meditasyon dersleri için öneriler alın, hatta bu dersleri ofis etkinliği haline getirin ve bu şekilde herkese zihinlerini boşaltması için zaman yaratın. Veya Meditation Made Simple, Calm ve Headspace gibi uygulamalarla farkındalık hakkında bilgi edinin. Daha parasal bir...

Harvardlı Psikoloğa Göre Hedeflerinize Ulaşamamanızın Nedeni

Eğer NASA iseniz ayda çekim yapmak çok faydalı bir hedeftir. Ancak Harvard psikoloğu Amy Cuddy’nin yeni Big Think videosunda da açıkladığı gibi binaları çekmek, ortalama bir kişi için muhtemelen daha fazla başarılı (ve mutluluk verici)olacaktır, en azından en başta. Cuddy’ ye göre, birçok insanın kendi hedeflerini belirlemedeki en büyük hatası, sürece değil, yalnızca sonuca odaklanıyor olmaları. Cuddy, insan davranışlarıyla ilgili bir uzman ve “Varlık: Cesur Benliğinizi En Büyük Zorluklarınıza Vermek” kitabının yazarı. Ya başarılarımızla gurur duymamıza ya da başarısızlıklarımıza pişmanlık ve hayal kırıklığı ile bakmamıza neden olan küçük tetikleyicilerle çok sayıda araştırma yaptı. İnsanların, gerçekçi olmayan veya kötü planlanmış hedefleri yüzünden sık sık kendilerini başarısızlığa yönlendirdiği tespitinde bulundu. Cuddy’ e göre, insanlar “Bu çok fazla!” veya “Bu bana çok uzak!” diyerek 40 kilo vermeyi ya da rüya gibi bir iş bulmayı aya yolculuk etmek gibi düşünüyorlar. “Onlar arasında bir milyon küçük adımlar gerekiyor ve bu küçük adımların her biri başarısız olmanız için bir fırsat.” Daha akıllı bir yaklaşım olarak, süreci benimsemeyi öğrenin. Görünüşte amacınıza zararı dokunuyor gibi görünebilir sanki ödülden vazgeçiyormuşsunuz gibi. Ancak Cuddy, kısa vadeli planlama için uzun vadeli düşünmeyi kullanma gücünü vurguluyor. Bütün gece kilo vermeyeceksiniz, bu nedenle en iyi seçenek her günün olabildiğince iyi olmasına odaklanmaktır. Büyük hedefi, gerçekleştirilmesi daha kolay olan günlük veya haftalık hedefler dizisine koyun. “Birçok araştırma gösteriyor ki artan değişikliklere, azar azar iyileşme üzerinde odaklandığımızda çok daha iyiyiz.” Bu durum televizyon karşısında çok vakit geçirerek tembellik eden kişiden bir maraton koşucusuna dönüşmek gibi. Şimdilik birkaç ayda 26,2 mil koşmanız gerektiği gerçeğini geçici olarak göz ardı ediyorsunuz ve yalnızca bugün 1 mil çalışmaya odaklanıyorsunuz. Ve bu hedefe ulaşmak çok daha kolay olduğu için,...

6 Adımda İlk İzlenim Sanatında Uzmanlaşın

Harvard İşletme Okulunda psikolog olan Amy Cuddy, ilk izlenim üzerine 10 yılı aşkın bir süredir çalışma yürütüyor. Cuddy ve çalışma arkadaşlarının bulduğuna göre iki ana soru cevaplanarak insanlar hakkında hızlı bir yargıya varılıyor; Bu insana güvenebilir miyim? Bu insanın yeteneklerine saygı duyabilir miyim? Cuddy’nin araştırmasına göre, ilk izlenimlerin %80-90’ı iki özelliğe dayalıdır. Farkında olmadan kendinize “Karşımdaki insana hakkımda iyi şeyler düşündüğüne dair güvenebilir miyim?” veya “Bu kişi güçlü müdür?” diye sorular sorarsınız. Genellikle güçlü olmanın en önemli faktör olduğunu savunuruz, bu nedenle de insanlar yeni biriyle tanıştığında bunun üzerinde düşünmeye meyillidir. Fakat araştırma güven olayının çok daha önemli olduğunu göstermektedir. Gücünüzün önem arz etmesi için önce insanlar size güvenmelidir. Eğer güven yoksa, güç negatif bir etki bile bırakabilir. Cuddly, “Güvenilir bir kişi hayranlık bırakabilir, ancak güvendiğinizde gücünüz tehdit değil bir armağan haline gelir.” der. İnsanların birbirini yargılaması, güvenilir ve yetkili olup olmadığınıza karar vermesi bir kaç saniyeyi aldığı ve bu ilk izlenimi değiştirmenin çok zor olduğu araştırmalar tarafından kanıtlandığı için yeni insanlarla tanışmak bir baskı yaratabilir. Karşınızdakine güven vermeden bir bağ kurmaya çalışırsanız, eforunuz boşa gidebilir. Kimse en sonunda saygı görürken sevilmeyen insan olmak istemez. Cuddy’e göre eğer etkilemeye çalıştığınız kişi size güvenmezse, çok ileri gidemezsiniz; hatta gözleri üzerinize çekerek manipülasyon yaptığınızı düşünebilir. Güvenin güçten daha önemli olduğunu anladığınızda ilk izlenim ile yarattığınız düşünceleri kontrol edebilirsiniz. Bunu yapabilmeniz için size yardımcı olacak ipuçlarını aşağıda derledik; 1. Tanıştığınız kişinin ilk konuşmasına izin verin Konuşmayı onların yönlendirmesine izin verin, buna yardımcı olmak için iyi sorular da sorabilirsiniz. Eğer siz sözü alırsanız bu dominant olduğunuzu gösterir ve bu durum güven sorunu yaşanmasına sebep olabilir. İnsanlar anlaşıldığını gördüğünde güven bağı oluşur ve bu...

İnsanlarda İyi Bir Etki Bırakmanın 6 Yolu

Bir yıl boyunca birçok insanla tanışıyorsunuz. Bu insanlardan kaçı sizi gerçekten düşünüyor; siz daha derin ve anlamlı seviyede siz kimsiniz ? Bu güzel bir soru. Bilinmek, hatırlanmak, – pazarlama, reklamcılık ve kişisel markalaşmanın ana hedeflerinden biridir. Gözlerden uzaklaşmak, akıllardan da uzaklaşmak anlamına gelir.Akıllardan çıkmak, iş dünyasından, pazardan uzaklaşmak/çıkmak anlamına gelir. İşte bu yüzden, başarılı olmak için, unutulmaz olmanız gerekmektedir. Yine de, tek amacınız profesyonel nedenlerden ötürü bilinmekse; eksiksiniz demektir. Doğru sebeplerden dolayı unutulmaz olan insanlar da daha zengin, dolgun ve daha tatmin edici bir hayat yaşarlar.Bu, hayatınızda birkaç değişiklik yapmak için yeterli sebep; profesyonel ilerleme ise bunun sadece bir bonusu. Öyleyse, gösterişli kartvizitler ve kişisel değer önerileri ve kendine özgü giyim seçeneklerini unutun. İşte size unutulmamak- ve daha eğlenceli vakit geçirmek için bir kaç ipucu 1. Bakmayı bırakın ve yapmaya başlayın Giysilerin Mad Men karakterlerinin iç hayatlarına nasıl bir pencere açtığına dair akıllıca konuşabilir misiniz? Game of Thrones TV dizisinin kitaplarıyla karşılaştırıldığında  kaybettiği derinlik derecesi hakkında kendinizi tartışırken buluyor musunuz? Herkes filmler, TV  veya kitaplar hakkındaki görüşlerini paylaşabilir.İşte bu yüzden fikirler kolayca unutulur.İlginç olan ne söylediğiniz değil; esas ilginç olan ne yaptığınızdır. Hayatınızı, izlemek yerine bir şeyler yapmak için harcayın.Güzel şeyler olacaktır.Güzel şeyler daha fazla ilgi çeker ve daha fazla hatırlanır. 2. Alışılmadık şeyler yapın Bir daire çizin ve içine “sahip olduklarınızı” koyun. Daireniz herkesin ki gibi görünecektir: Herkes çalışıyor, herkesin ailesi var, herkesin evleri, arabaları ve kıyafetleri var. Benzersiz olduğumuzu düşünmek isteriz, fakat kabaca  konuşmak gerekirse, hepimiz aynıyız ve benzer olan şey unutulmaz değildir. Bu yüzden farklı bir şey yapın. Mesela; kimsenin tırmanmadığı yakın bir dağın tepesine çıkmaya çalışın (Yanınıza su alsanız iyi olur). Bir gün bir kafede çalışarak...

Verimliliğinizi Artıracak 5 Alışkanlık

“Nasıl daha üretken olurum?” sorusu her zaman sorulmaya devam edecektir. Herkes her gün daha fazla çalışmak ve sonucunda bir başarı duygusu hissetmek istiyor. Fakat bu hiç kolay değil konuşulan, görülen milyon farklı verimlilik ipucu var ancak bunları uygulamak ve sınıflandırmak da zor elbette.Bu yazıda kendi hayatımızda harikalar yaratan üretkenlik düzeylerinizi artırmanın beş yolundan bahsedeceğiz. Günlük yaşantınızda bu alışkanlıkları oturtmak ve devam ettirmek verimliliğe önemli katkı sunacaktır. 1. Erken kalkın, geç ayrılın Büyük şehirlerde yoğun bir iş temposunda, ve hayatın hızlı aktığı yoğun bir alanda yaşamak, iş gününü herkesten önce başlatarak, trafiği atlatarak ve en önemli görevlere derhal başlayıp zaman kazanarak ancak verimliliğe katkı sağlayabiliriz. Trafikte kalmak, sizi sinirlendirmekten ve günün geri kalanında olumsuz bir ruh hali belirlemekten başka hiçbir şey yapmaz. Aynı şey, iş günü sona erdiğinde de geçerlidir. O nedenle erken kalkmak, güne erken başlamak ve erken bitirmemek verimliliğe katkı sunan etmenlerdendir. 2. Her gününüzü geceden planlayın Bu kesinlikle oyun değiştirici bir etkendir. Yapılacaklar listenizi oluşturmak için yatmadan önce yalnızca 15 dakika harcarsanız ve öncelik koyarsanız, sabah çok daha rahat ve hazır bir şekilde uyanırsınız. Ve henüz kahvaltı yaparken gününüze rahat ve hazır bir başlangıç yaparsınız. Ayrıca yapılacaklar listesini oluşturduktan sonra, en önemli görevleri seçip, yanlarına küçük bir yıldız koymak da; bunların, büyük hedeflere ulaşmak için yapılması gereken temel ve önemli görevler olduğunu hatırlatır. 3. Öğle yemeğini çalışma alanınızdan,ofisinizden ayrılın Bu, gününüzün geri kalanında çalıştığınız konuları üzerinde çok güçlü bir etkiye sahip olabilen fakat yapması kolay küçük bir şey. Mekan değiştirmede ferahlık vardır olarak bildiğimiz ve kültürümüzde de yeri olan bu etmen psikolojik altyapısı olan bir alışkanlık. Öğle yemeğiniz için çalışma ortamından çıkmak stres seviyelerini hafifletebilir, yaratıcılığınızı yenileyebilir ve işinize geri dönmeniz için gereken enerjiyi sağlayabilir ayrıca yeniden odaklanmanıza yardımcı olabilir. Yoğun...

7 Maddede Bir Lider Zihnine Sahip Olmak

Büyük sanatçılar her zaman büyük liderler ortaya çıkarmazlar. Kanıta mı ihtiyacınız var? Sadece spor dünyasına bakın. Wayne Gretzky, Isaiah Thomas ve Kevin McHale… Kendi alanında başarılı olan tüm bu efsane atletler antrenörlük kariyerlerine bunu ekleyemediler. Liderlik, aslında tıpkı diğerleri gibi işlenmiş, geliştirilmiş özelliklerin, bir arada toplanmasıdır. Tıpkı Vince Lombardi’nin belirttiği gibi, lider doğulmaz, olunur. Tüm bu süreç ise doğru bir akıl yapısıyla başlar. Her şeyden önemlisi, liderlik sadece bir halet-i ruhiyedir. Sizin dünyayı görüşünüz ve takımınızla olan etkileşiminizi ortaya çıkardığınız görüşlerinize dair bir mercektir. Peki bir liderin zihin yapısına sahip olup olmadığınızı nasıl bilebilirsiniz? İşte takımınızın ihtiyacı olan lider olabilmek için doğru bir zihin yapısına sahip olup olmadığınızı gösterecek 7 işaret: 1. Övülmeyi arzulamayı bırakırsınız. Bunu ertelediğinizi söylemiyorum. Övülmeyi arzulamayı tamamen bıraktığınızı söylüyorum. Liderler için, övgü zamanla giderek daha önemsiz bir hale geliyor. Aslında, yapmanızın sizin için anlamlı olduğu bir işi yapmayı arzulamak, kabiliyetleriniz için en iyisidir. Büyük liderler, geniş ölçüde elde ettikleri çıktıları, kendi yaptıklarından ve onlardan dolayı oluşan memnuniyetten ayırırlar.  2. Bir oyuncudan daha çok koç/amigo haline gelirsiniz. Fark edeceksiniz ki bu, işi sizin yapmanızla alakalı değil, çevrenizdekilerin yaptığı işin kalitesi ile ilgili. Bu sizin sunum hazırlamanız, dökümentasyon sistemleri kurmanız ya da satış için arama yapmak gibi işlere odaklanmamanız anlamına gelir. Aslında siz, çevrenizdeki insanların daha iyi gelişmesi için en iyi kültürü ve çevreyi yaratmaya odaklanırsınız. İlham verirsiniz ve insanların olabilecekleri en iyi hallerine ulaşabilmeleri için onları bir araya getirirsiniz. Engelleri ekibinizin önünden kaldırırsınız, böylece onlar da mümkün olan en açık yolda işlerini yaparlar. Mükemmel liderler kendi yaptıklarına daha az, başkalarının kendi en iyilerini yapmalarına daha çok odaklanırlar. 3. Diğerlerinin nasıl hissettiklerine önem verirsiniz. İnsanlar, özellikle nasıl...

Hedeflerinize Ulaşmak İçin Yapmanız Gereken 10 Şey

Başarılı olmak için öncelikle kendinizi başarı için hazırlamanız gerekir. Yılbaşında yeni kararlar alırken, kendinizi başarısızlığa mahkûm ediyormuşsunuz gibi görünebilir. Pek çok insan spor salonu üyeliğini yeterince kullanmaz, hızlı bir şekilde eski alışkanlıklara döner veya asla uzman olmayı amaçladıkları yeni hobiler bulmazlar. Girişimciler için, kararların başarılı olmaması; yeni bağlantılar kurmayı ihmal etmek, tasarruf etmek yerine para harcamak veya daha önceden belirlenen yeni beceriler öğrenmek anlamına gelebilir. Fakat bu yıl büyük bir değişiklik yapmaya karar verdiniz. Hedeflerinizi takip etmeniz için bunlara ulaşmayı istemekten daha fazlasını yapmak zorundasınız. Çoğu durumda, hırslarınızı gerçekleştirmek bir dizi yaşam tarzı değişikliği gerektirir. 2017’de hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olmak için en iyi tavsiyemizden bazılarını okuyun ve başarının sadece bir hareket değil, bir alışkanlık olduğunu unutmayın. 1. Liste Yapın Hedeflerinize ulaşmak için öncelikle ne olduklarını belirlemelisiniz. Bu işlemin sizi ezmesine izin vermeyin – içgüdülerinize güvenin. Üç dakika süreyle bir zamanlayıcı ayarlayın ve hedeflerinizin tamamını kâğıt üzerine, onları başarmanın ne kadar zor olacağından endişelenmeden not alın. Bundan sonra, geriye dönün ve uygulamak zorunda olduğunuz değişiklikleri veya hedeflerinizi gerçekleştirmek için yapmanız gereken yaşam tarzı ayarlamalarını beyin fırtınası yaparak belirleyin. Ne yaparsanız yapın, listenizi çekmecede bir yere koymayın, hatta düzenli olarak bakın. 2. Çalışma Alanınızı Temiz Tutun Karışıklık sadece fiziksel olarak yola çıkmaz, sizi rahatsız etmenin bilimsel olarak kanıtlandığını görürsünüz. Bunu yalnızca fiziksel bir karmaşa olarak değil, zihinsel bir karmaşa olarak düşünün. Masanızdaki ek nesneler dikkatiniz için rekabet eder ve beyniniz bu öğelerin varlığının işinizle gerçekten alâkalı olanlar arasında sürekli olarak uzlaşmak durumunda kalır. Varoluştan bahsetmişken, bir süredir orada oturan bazı şeylerin sizi şu andaki durumun dışına sürüklediğini göz önüne alın. Sembolik olarak bağlı hissettiğiniz herhangi bir öğeye gelince, kendinize basit bir...

Öğrenmesi Zor Olan Fakat Uzun Vadede Büyük Yararlar Sağlayacak 10 Beceri

1. Zaman yönetimi Zaman yönetimini öğrendiğinizde, zaman kontrolünü de öğrenmiş olursunuz ve bu şekilde odaklanma beceriniz gelişir. Odaklanma arttıkça verimliliğiniz de artar. Görevler arasında daha hızlı ilerleyerek, iş günlerinizin bir çırpıda uçup gittiğini fark edersiniz. Zaman yönetimine hakim olduğunuzda, “günümü planladığım gibi geçiremedim” gibi korkunç hissiyatı üzerinizden atmış olursunuz. Kendinizi daha sakin, rahat ve hayatınızın kontrol altında olduğunu hissedersiniz. Karar vermeye gelince, her seçeneğin dikkatle incelenmesi mümkün olur, böylece olası en iyi kararı verebilirsiniz. 2. Empati Empati, “başkasının duygularını anlama ve paylaşma yeteneği” demektir. Empati, başarının anahtarıdır ve düşünme, çalışma ve liderlik etme yöntemimizi değiştirme gücüne sahiptir. Bu beceriyi edinmek için, yapılması ve yapılmaması gereken davranışlar şunlardır; Yapılacaklar Açık uçlu sorular sorun Sessiz bir ortam yaratıp rahatlamanızı sağlayın Sık sık “neden” sorusunu sorun Hikayeler ve duygular arayın Yapılmayacaklar Yargılamak Varsayım yapmak          Sadece ne istediğini düşünmek 3. Yardım İsteyin Çoğu kez, yardım istemek zayıflık olarak görülür; bu nedenle her şeyi kendi başımıza yapmaya çalışırız. Tam tersi, yardım istemek güç göstergesidir. Varsayım 1: Yardım istemek zayıflığa işaret eder. Kendi başıma yapamazsam, gerekli becerilere veya kaynaklara sahip değilsem, nasıl yapacağımı bilmemeliyim. Çünkü sorarsam zayıf biri olarak gözükürüm. Varsayım 2: Bir başkasının bana yardım etmesine izin veremem,eğer verirsem bu, durum üzerindeki kontrolümü kaybetmem anlamına gelir. Varsayım 3: Destek alırsam karşılık vermeliyim. Ya istediği karşılığı veremezsem ne olur? Ya karşılık vermek istemiyorsam? Varsayım 4: Benim kadar meşguller, yardım edecek zamanı nasıl bulabilirler ki? Bu yüzden yardım istesem kesin yardım etmezler. Bütün varsayımları yıkıp yardım istenildiğinde, karşınızdaki kişinin yeteneklerini görüp onlarla kendinize değer katarsınız ve yeni bilgiler edinip her şeyi görmediğiniz açıdan görebilmeyi öğrenirsiniz. Her şeye karşı bakış açınız gelişir ve güçlenirsiniz. 4. Tutarlılık Hedef belirlenirken, ona ulaşmaya...

Aynı Anda Birçok İşi Yapma Becerisine(Multi-task) Sahip Olmak İyi Mi Kötü mü?

Aynı anda birçok işi yapmanın dikkat eksikliğine ve verimsizliğe yol açtığı kanısı ne kadar doğru? Ofiste çalışan çoğu insanın başına gelmiştir: Bilgisayarınızda çok sayıda internet sitesi ve dosyanın yanı sıra e-postanız, sosyal medya hesaplarınız açıktır. Aynı anda birçok işi yapmaya çalışıyorsunuzdur. Saatlerce bilgisayarınızın başında oturmanıza rağmen sanki pek bir iş tamamlamıyorsunuz duygusuna kapılırsınız. Aynı anda birçok işi yapmaya çalışmak sadece işyerine özgü bir durum da değildir. 2014’te yapılan bir araştırmada, yetişkinlerin yüzde 99’u her hafta belli bir dönem aynı anda iki aracı birden kullandığı görüldü. Bu ortalama olarak her gün iki saat üç dakika boyunca devam ediyor. En yaygın kombinasyon ise televizyon açıkken telefonda konuşma şeklinde görülüyor. Aklı kalmak Aynı anda birkaç işi yaparken zamandan tasarruf ettiğimizi düşünürüz; ama yine de bir işi bitirip diğerine başlamanın daha verimli olacağı fikri de çıkmaz kafamızdan. Oysa yıllar boyunca yapılan araştırmalar incelendiğinde, verimliliğin kişiden kişiye değiştiği, bazıları işlerini tek tek yapmaktan yana iken, bazı insanların da aynı anda birçok işi yaparken daha verimli çalıştığı görülür. Aynı anda birçok işi yapmak aslında bu işleri eşzamanlı olarak tamamlamaktan ziyade, aynı zaman dilimi içinde biraz o işten, biraz bu işten yapmaktır. Buradaki sorun dikkat kalıntısı olarak adlandırılan şeydir. Dikkatinizi bir işten diğerine yöneltirken aklınız aslında bir miktar hala önceki iş üzerinde yoğunlaşmıştır. Her farklı işe geçerken, daha önce ne yapmakta olduğunuzu kendinize hatırlatmanız gerekecek, üstelik aklınızın bir yanı önceki işte kalacaktır. Bu, algı yükünüzün artmasına neden olabilir. Aynı anda birçok işe yoğunlaşıldığında hepsini yürütecek yeterli algısal kaynak olmuyor. Bazen birden fazla işe yoğunlaştığınızda her şeye yetecek kadar idrak kaynağı olmaz. Dikkat, işleyen hafıza ve yürütme fonksiyonu gerekir ve işler zorlaştıkça kaynak sınırını aşma ihtimali de artar. Bu durumda...

40 Saniyede Hafızanı Geliştir

Geçmişteki anılarınızı yavaş yavaş unuttuğunuzu mu hissediyorsunuz? Bunu önlemenin basit bir yolu var. Çok hoşunuza giden bir şey gördükten veya duyduktan sonra unuttuğunuz oldu mu? Bir film, fıkra ya da şarkı gibi. Her şeyi net hatırlamak yerine, belli belirsiz cümleler ya da görüntülerle kaldığınız, hatta daha kötüsü hiçbir şey hatırlamadığınız. Bazen bir film yıldızıyla tanışmak gibi büyük olaylar bile şaşırtıcı biçimde hızla silikleşebilir belleğimizde. Oysa çok basit bir yöntemle bunları hafızada pekiştirmek mümkündür. Sussex Üniversitesi’nden Chris Bird’ün yaptığı bir araştırmaya göre, bunun için birkaç saniye ayırmak ve biraz da hayal gücü yetiyor. Bird, birkaç öğrenciden beyin tarayıcısı içinde yatıp YouTube’dan bazı kısa videolar izlemesini istedi (komşuların birbiriyle şakalaşması vb). Her videodan hemen sonra o sahneyi zihinlerinde yeniden canlandırmaları ve kendi kendilerine anlatmaları için bazılarına 40 saniye zaman verilmişti. Diğerleri ise doğrudan bir sonraki videoya geçiyordu. Videoları kendi kendilerine anlatan öğrencilerin bir hafta kadar sonra bile olayları doğru hatırladıkları görüldü. Diğerlerine kıyasla iki kat daha fazla ayrıntı hatırlıyorlardı. Bird ayrıca beyin taramalarının hafızanın gücünü yansıttığını gördü. Öğrenciler izledikleri videoları kendi kendilerine anlatırken beyinde gerçekleşen aktivite, olayı izlerken meydana gelen aktivite ile hemen hemen aynı olmuşsa daha sonra hatırlamak için güçlü bir temel atmış oluyorlardı. Bu, öğrencilerin o sahneleri anlatırken ne kadar ayrıntıyı gözlerinde canlandırdıklarının göstergesi olabilir. Ya da anlatım sayesinde öğrenciler izledikleri olaylarla belleklerindeki diğer bilgiler arasında bağlantı kuruyor olabilir. Örneğin bir öğrenci, videodaki bir karakteri James Bond’a benzetmiş ve böylece onu daha kolay hatırlanır kılmıştı. Başka bir deyişle, bir olayın hafızanızda iyi yer etmesi için biraz zaman ayırarak onu kendinize anlatın ve bunu yaparken bilinçli olarak en göze çarpan ayrıntılar üzerinde durun. Bird özellikle mahkemelerde bunun önemli olduğunu söylüyor....

Okulda Öğrenemeyeceğiniz 10 Online Kurs

Udemy, Eren Bali tarafından Türkiye’de kurulan fakat beklenen etkiyi yaratmaması üzerine ABD’ye taşınan ve dünyanın en önemli online eğitim portallarından biri haline gelen bir şirket. Halen Odtü Teknokent içerisinde bir ofisi bulunan ve Türkiye operasyonlarının yönetildiği Udemy online eğitim ve sertifikasyon alanında içerdiği eğitimler ve dil desteği ile de Türkiye pazarında etkili oyuncuların başında geliyor. Bu içeriğimizde son zamanlarda ücretlerinde etkili iyileştirmeler yapılan çok değerli 10 eğitimi sizlerle paylaşacağız. Her konudaki yüzlerce içeriği ile gerçek hayat tecrübelerinden faydalanmanıza, yeni şeyler öğrenmenize ve eğitim sürecinin dışında kalmamanıza yardımcı olacak bu eğitimlerin yanısıra sizler de portal içeriğinden ilgilerinize göre eğitimler seçebilirsiniz. 1. Zaman Yönetimi Eğitimi Ayrıcalıklı bir zaman yönetimi anlayışı, her zaman için değerli bir yetenektir ancak aynı anda birden fazla proje üzerine çalışıyorsanız veya son teslim tarihlerini sürekli kaçırıyorsanız sizler için özellikle gereklidir. Verimliliğinizi artıracak ve zamanı iyi yönetmek konusunda bilgiler verecek bu eğitimin orjinal fiyatı 50$ fakat şuan fiyatta hatrı sayılır bir iyileştirme var. Eğitime ulaşmak için tıklayınız. 2. E-Mail Kuralları Eğitimi Kurumsal bir ortamda çalışıyorsanız, muhtemelen her gün hatrı sayılır bir zamanı e-mail göndermek ve cevaplamak için harcıyorsunuzdur. Bazı e-posta görgü kuralları açıktır – kaba bir dil, emoji veya gereksiz kısaltmalar kullanmayın gibi ancak farkında olmadan hata yapıyor olabilirsiniz. Oldukça detaylı ve iyi hazırlanmış bu kurs aslında 50$ fakat fiyatı şuan 15$ olmuş durumda. Eğitime ulaşmak için tıklayınız. 3. Etkili Mail Yazımı Eğitimi Bu derste size harika bir e-postanın nasıl oluşturulacağını öğretir ve bu şekilde alıcıdan haber alma şansınızı artırır. Özellikle iş başvuruları veya doğrudan amirinize göndereceğiniz mailler için oldukça önemli bilgiler içeren eğitim $200 dolar civarında bir ücrete sahip fakat şuan $15 dolar tutarına indirilmiş durumda. Eğitime ulaşmak için tıklayınız. 4. Freelance Çalışmak...

Başarılı Olmak İçin Vazgeçmeniz Gereken 10 Şey

Hayat zaten yeterince zor değil mi? Kendinize kötülük yaparak işleri daha da zorlaştırmanıza gerek yok. Aile ve ilişkiler üzerine yazan Maria Robinson’a göre; geriye gidip yeni bir başlangıç yaratmamız mümkün değil, ama bugünden başlayıp yeni bir son oluşturmamız çok daha basit. Yanlış seçimler yapıp, yanlış şeylere odaklanarak devam etmektense,  bu yanlışlıklardan kaçınarak yeni bir başlangıç yaratabiliriz. Bu sayede daha az incinmiş oluruz, değil mi? İşte kendimize yapmamamız gereken 10 şey burada. 1. Kendinizi Eleştirmekten Vazgeçin Kendinize bir mola verin. Herkes hata yapar ve bu dünyada kimse mükemmel değildir. Pişmanlık ve öz eleştiri çukurunda boğulmak hiçbir şeyi çözmez, aksine, bu durum fiziksel ve ruhsal anlamda size çok zarar verir. Buna bir son verin. Hatalarınızın üzerine gidin, nefret ve öz eleştirinin yerine kararlılık ve öz güven koyun. Kendinize bir dahaki sefere daha iyisini yapacağınızı söyleyin. 2. Başkalarının Olumsuz Düşüncelerine İnanmaktan Vazgeçin İnsanlar, birbirleri hakkında olumsuz şeyler söyleyebilirler ve bu asırlardan beri böyledir. Birisi hakkınızda olumsuz bir şey söylediğinde, bu elbette sizi incitir. Söylenen şeyleri kişisel algılamamak ve olumsuz düşüncelerin sizi yıkmasına izin vermemek çok önemlidir. Sırf biri size “deli”, “tembel” veya “değersiz” dediği için bunun doğru olduğuna inanmamalısınız. Les Brown; “diğer insanların sizin hakkınızdaki düşünceleri bir anda kendi gerçekliğinize, onların da kendi doğrusuna dönüşmesin” diyor. Bu tür olumsuz düşünceleri hemen üstünüze alınmayın; aksine ince eleyip sık dokuyun. İnsanların düşündüğünün tersine, siz oldukça güçlü ve yeteneklisiniz. Bunu tepeye çıkıp, konumunuzu koruyarak kanıtlayın. Düzeltilmesi gerekeni düzeltin, görmezden gelinmesi gerekeni görmezden gelin. 3. Sahip Olmadığınız Şeylere Odaklanmaktan Vazgeçin Hayatta istediğiniz her şeyi elde edemezsiniz. Sahip olmadığınız şeylere çok fazla odaklanmak, zaman, enerji ve emek kaybından başka bir şey değildir. Sahip olamadıklarınıza imrenmek yerine, sahip...

Teknoloji Becerisi Edinmeniz İçin 7 Sebep

Cameron Chapman, Skillcrush yazarı ve editörü, teknoloji becerilerinin hayatımızda ve teknoloji sektörü dışında da işimize nasıl yarayacağını gösteren sebepleri bir araya getiriyor. İşte Chapman’ın anlattıkları: “Bilgisayarlarla büyüdüm. 5 yaşındayken, MS-DOS altyapılı bilgisayarımla Reader Rabbit oynamaya başlamıştım. Windows 3.1 yayınlanana kadar onu kullandım (aslında Windows 3.1lerden birine sahip olana kadar). 1990’ların ortalarında bilgisayar kullanmaya başladım ve üniversiteye başlayana kadar, kendi kendime nasıl kod yazılabileceğinin temellerini öğrendim. Ama herkes benim gibi gönüllü olarak teknolojik becerileri öğrenmeye merak duymaz. Çoğu insanın bunu yapmayacağını söylesem, yanlış olmaz aslında. Teknolojik becerilerle ilgili mükemmel olan şey, aslında öğrenmenin, öğrenmeye yol açması. Bir parçanın nasıl işlediğini çözdüğünüzde,diğer parçaların içine dalmak ve işleyişini çözmek giderek daha kolay hale geliyor. Elinizin altında böyle bir teknik beceri taşımanın yararlarından biri de, sadece teknoloji sektörünün içinde kalmayıp, diğer sektörlere de açılmanızı sağlaması. Kodlama bilginiz ayrıca hem kişisel hem profesyonel yaşantınızı da etkiler. Basit kodlamaları öğrenmeyi bir öncelik haline getirmediğinizde büyük bir dezavantaja sahip olmanın yanı sıra, basit HTML ve CSS bilgisinden, daha komplex olan PHP ve JavaScript’e kadar teknolojik yetenek edinmenin birçok yararı vardır.” İşte teknolojik yetenekler edinmeniz için 7 sebep: 1. Sizi daha iyi bir problem çözücü yapar. Kodlama tamamen problem çözmeyle alakalıdır. Çözülmeye ve bir çözüm yoluna ihtiyacı olan bir kullanıcı problemi ile başlarsınız. Sonra bulduğunuz çözümü, hata bulmak ya da muhtemel ilerlemeleri bulabilmek için test edersiniz ve daha iyi bir çözüme ulaşırsınız. Bu durumdaki her aşama tamamen problemi çözmek ile alakalıdır. Problem çözme becerileri evrenseldir ve sektör  fark etmeksizin, neredeyse hayatınızın ve iş yaşamınızın her alanına uygulanabilir. Konuyu tanımlamaktan ve onu parçalara ayırmaktan tutun da, çözüm bulmaya, onu test etmeye ve geliştirmeye kadar, problemlerle nasıl başa çıkacağınızı öğrenmekten asla pişman olmayacaksınız....

Gerçek Bir Lider Olmanın 10 Etkili Yolu

Büyük liderlerin onları diğerlerinden ayırıp dikkatleri çekecek belli özellikleri vardır. Eğer onların başardıklarını başarmak istiyorsak, onların yaptığı gibi yapmayı öğrenmek zorundayız. Böyle zamanlar kendine güvenen, cesur ve liderlik vasıflarından emin insanlara bize yolu göstermesi için ihtiyaç duyulan zamanlardır. Kolay değil, fakat eğer onların örneklerini takip edersek kendimizi de sürüden ayırabiliriz. İşte gerçek bir lider olmanın 10 etkili yolu! 1. Etkili bir vizyon yarat Büyük liderler geleceğe odaklanırlar. Ne istedikleri hakkında net bir resimleri vardır ve onu gerçekleştirirler. Gelecek hakkında heyecanlıdırlar  ve geçmişte saplantılı kalarak zamanlarını harcamazlar. 2. Vizyonunu diğerlerine açıkça ifade et. Büyük liderler çevresindekileri teşvik etmek ve çekmek için kelimeleri, resimleri ve duyguları kullanarak geleceği  ve vizyonlarını tanımlayabilirler. Onlar liderlik vasıflarını özgürce, destek ve kılavuzluk bekleyen kişilerle paylaşabilirler. 3. Karakterinde kararlı ol Büyük liderler akıntılarla değişmezler, esnek ve yeni fikirlere karşı açıktırlar ancak kendi görüş ve değerleri konusunda kararlı bir tutum sergilerler. İnsanlar onların düşünce ve hareketlerindeki kararlılıklarına güvenirler. 4. Gerçek bir tevazu göster. Büyük liderler bilirler ki tevazu olmadan öğrenilmez. Onlar hatalarını kabul eder, geri dönüşleri hoşça karşılar ve önerilere açıktır. En iyi liderler her zaman öğrenme ve gelişimle ilgilenen liderlerdir. 5. Odaklan ve İlerle Büyük liderler sonuçlara odaklanırlar. Dikkat dağıtıcı şeylere, dolambaçlı yollara ve engellere bağışıktırlar, etkilenmezler ve diğerlerinin de odaklanmasını, harekete geçmelerini sağlar. 6. Azim ve cesaret göster. Büyük liderler harekete geçer ve özen göstererek, sebat ederek çalışırlar. Bir sorun oluştuğunda değişmezler veya bocalamazlar, ama güvenle kontrol altına alırlar. Sağlam bir inançla hareket ederler. 7. Noktaları birleştir. Büyük liderler büyük resmi görebilir ve unsurlar arasındaki bağlantıları anlayabilirler. Bu durum bağlantıyı kurmak için, mükemmel zihin alışkanlıkları gerektiren bir yetenektir. 8. Stratejik düşün. Büyük liderler geleceği iyi anlarlar. Ne yapılacağı...

Stratejik bir Vizyoner Olmak İçin Gereken 10 Zihinsel Beceri

İş stratejidir. Dünyamızdaki en başarılı insanlar nereye gitmek istediklerini bilen ve yaklaşımlarında yenilikçi olan keskin fikirli vizyonerlerdir. Başarılı olmak için, iş dünyasının her alanında stratejik düşünmeyi öğrenmelisiniz. Planlama stratejisi, beyninizin hem mantıksal hem de yaratıcı bölümlerine ihtiyaç duyar. Bu şekilde, rutin ve alışılmış düşüncenin ötesine geçerek istediğiniz hedeflere doğru gerçek bir ilerleme gerçekleştirebilirsiniz. 1. Bütün beyninizi kullanarak düşünün Stratejik olarak düşünmek, fikirleri sol beyin mantığının ötesinde düşünmek için rutin düşüncelerin dışına çıkmanızı gerektirir. Sol beyninizin ötesine geçmenin en iyi yollarından biri, kendinizce bir görev edinip -yazı yazmak olabilir-  dikkatinizi ona yöneltmektir. Yazma sol beyninizi meşgul eder ve böylece yaratıcı, sezgisel sağ beyin daha aktif olur. Bu nedenle listeler ve hedefler yazmalısınız. Bütün beyninizi kullanarak düşünmek, bir sorunu nasıl belirleyeceğinizi, bir fikri nasıl değerlendireceğinizi ve eleştirel düşüncenizi en iyi nasıl kullanacağınızı analiz etmenize yardımcı olur. Sol beyin analitik düşünmekle gelişir. Sol ve sağ beyninizi kullanarak, sanatsal zekanızla analizlerinizi birleştirip işlerinizi oluşturdunuz mu, işinizin büyümesini ve genişlemesini hayal etmekte serbestsiniz. 2. Bir vizyon oluşturun İyi bir stratejist, kişisel ve işle ilgili vizyonlarını geliştirir. Görsel zihinsel uygulamalar, gerçek fiziksel deneyimler kadar etkilidir. Her ikisini birden yapmak sizi iyi bir stratejist yapacaktır. Yapılacak eylemleri gözünde canlandırmak, öz-yönetim, algılama, planlama ve hafızayı geliştirir, motivasyonunuzu ve güveninizi artırır.  Yakında alacağınız eylemleri prova etmek için görselleştirmeyi kullanarak beyninizi eğitin ve sonuçlara karşı hazırlıklı olun. 3. Hedeflerinizi belirleyin Operasyonel zeka iyi bir stratejist olmanın anahtarıdır. Hedefleri belirleyip, eyleme çevirmek için düzenleme ve planlamayı kapsar. Daha büyük hedeflere ulaşabilmek için küçük hedefler belirleyip bunlar etrafında strateji oluştururken zaman çizelgeleri kullanmak gerekir. Her küçük hedef, stratejik planlama, sabırlı olma ve pes etmeme gibi özellikleri barındırmalıdır. Zaman çizelgeleri, işinizi organize eder ve seçilen stratejilerin neredeyse her zaman başarılı olmasını sağlar. 4. Esnek...
START 300×250
Engenius
Inkompass 225×550

Yaklaşan Etkinlikler

mart

1mar - 210:00mar 2- 17:00Hacettepe Üniversitesi Kariyer ve Staj FuarıHUKSF

2mar - 3Tüm GünLiderler Zirvesi'17

4mar - 5mar 409:00mar 5Yatırım Eğitimi'17Yatırımı profesyonellerinden öğrenin!

11mar - 12mar 1109:00mar 12HUMANSPIRE İNSAN KAYNAKLARI ZİRVESİTÜRKİYE'NİN EN İYİ İK'CILARI SENİN İÇİN BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ'NDE!