Danone Camp 728×90

20li Yaşlardaki Başarılı İnsanların Uyguladıkları 18 Taktik

Herkes başarıyı farklı açıklar ama mutluluk olmak; sağlıklı ve dengeli  bir yaşam sürmek; güçlü sosyal ağlara sahip olmak başarılı olmak için gereken etmenler arasında sayılabilir. Uzmanlara göre çalışmalarınızda geri gittiğiniz anlarınızda vaktinizi neye ayırdığınız başarıya ulaşma yolunda etkili bir unsurdur. Ulusal çalışma alanı uzmanı Lynn Taylor’a göre; Eğer zamanınızı kendinizi yenilemek adına bir aktiviteye odaklarsanız mesela işten sonra spora giderseniz, ya da haftaiçleri bir iki saat spor yaparsanız bu aktiviteler sizi oyun içinde üst noktalara taşıycaktır. Bu süregelen bir durumdur. Sağlıklı bir beyin ve vücut işiniz her ne olursa olsun size en iyisini yapmanızda yardımcı olur. Güzel alışkanlıklar pozitif bir bakış açısı sağlar. 20 li yaşlardaki başarılı insanların düşüş yaşadıkları zamanlarda uyguladıkları, sizi canlandıracak 18 taktik. 1. Aileleri ve arkadaşları ile zaman geçirirler İş yerinde veya okulda harcanan zaman içerisinde, yapmanız gerekenler dışında kalan ve önemsediğiniz işlere odaklanmanız mümkün olmayabilir. Bu yüzden insanlar kendilerini iyi hissetmek adına aileleri ve arakadşları ile zaman geçirir. 2. Spor yaparlar Çoğu başarılı insan sağlıklı yaşamı seçer. İyi beslenmeye çalışır ve adrenali canlı tutacak aktiviteler yapar. Bu bir sıradan fitness programı ya da extreme spor olabilir. Taylor: ‘’ Bisiklet sürebilirsiniz, tırmanabilirsiniz, kayak yapabilir, surf yapabilir, dalış yapabilir,hatta paraşütle atlayabilirsiniz’’. 3. Yeni şeyler öğrenirler Uzmanlara göre, Dünyada gerçekleşmiş olan 10-15 yıllık olaylar önceki kuşaklar tarafından kabul edilip çok fazla irdelenmeye müsait olmamış olaylardır. Herkes tarafından kabul edilen durumlara tekrardan göz atın. 4. Kişisel ve profosyenel başarıları hakkında derinlemesine düşünürler Diğer başarılı gençler ile ilgilenir, teknoloji alanında büyük girişimler yapmış insanların hayatlarını incelerler, finans alanında bilgi sahibi olmak isterler…. 5. Stresle başa çıkma yollarını öğrenirler Fiziksel, mental ve duygusal anlamda stresle beraber yaşama yollarını bilirler, bunun için çabalarlar. Ve eğer bunu...

Hem İşte Hem Hayatta Nasıl Kazanılır?

2015 yılında yazdığı kitabından sonra hayatının değiştiğini söyleyen, aldığı risklerin kendisini bugünlere getirdiğini belirten Adam Davis’in bu yazısını, hayatında değişiklik yapmaya çekinen herkesin okuması gerek. Bir polis memuruyken, çok satılan kitaplar listesine dahil olmak, sıra dışı bir hayat olsa gerek. İşte o yazı: Hayatımızın bazı noktalarında, bir karar vermemizin gerektiği , hesaplanmış stratejilere göre risk alacağımız ya da geriye çekilip sıradan bir bilinmezliğin içine gireceğimiz anlar olacak. Günlük hayatın vazifelerini göz önünde bulundurduğumuzda, birçok girişimci sıklıkla, hareketli mesai saatlerinin yani 9-5 çalışma düzeninin düşüncesiyle bile ürperirler. Bununla birlikte, sorumluluk gerektiren bir karar için kıyaslama içeren bir değişiklik yapmak, sıklıkla gereklidir. Birçoğunuz 2015 yılında sorumsuzca bir değişiklik yaptığımı ileri sürebilir. Gördüğünüz gibi, kanunların uygulanışı konusunda 6 yıl hizmet verdikten sonra, harekete geçme vaktinin geldiğini fark ettim. Hayır, dilencilik yapmadım, gizlice kovulmadım ya da işimde bir belaya bulaşmadım. Benimki biraz daha karmaşıktı. Kanunların yaptırımı konusunda bir kitap yazıp, bastırdım ve sonradan yeni bir iş alanı doğmuş oldu. 2015’in eylül ayında, rozetimi takmaya devam etmek ya da yeni işim üzerine odaklanmak konusunda vermem gereken bir karar vardı. Dikkatlice düşündükten, birçok dua ve akıllıca tavsiyeden sonra, eşim, çocuklarım, kendim ve geleceğimiz için en iyi kararı verdim ve şansımı deneyip, son süratle işime başladım. Birçok eleştiri aldım ve çoğu insan beni çılgın olarak nitelendirdi. Anlaşılabilir, sanırım. Demek istediğim, neden bir koca ve üç çocuk babası bir adam güvenli bir işi, birkaç internet işine odaklanmak için terk eder ki? Evet, tabii… Bir polis memuru olarak ayda 2000 dolara, evlere gidip evlatlık olarak alınmış çocuklara ve ailelerine dair raporlar tutuyordum ve bu aslında çok fazla mesai içeriyordu. Her açıdan giderek artan stresi de dikkate aldığınızda, bunun...

Mutlu İnsanların 12 Alışkanlığı

“Neşeli bakış açısını sürdürmenin anahtarlarını öğrenin.” Çoğu insanın geceleri onları kemiren bir şeyleri var, yaşadıkları bir yerde bir eksiklik, memnuniyetsizlik ve mutsuzluk hissi veren bir sorun ya da gerçekleşmemiş rüya. Onlar için mutluluk ulaşılamaz ,ele geçirelemeyecekmiş gibi geliyor. Bununla birlikte, korkularınızı tanımak ve ele geçirmek bir zamanlar imkansız olduğunu düşündüklerinizi gerçekleştirmenize yardımcı olur ve bu, mutluluğun daha yakın olduğu ve bazı basit değişiklikler yapılarak elde edilebileceğinin farkına varmanıza yol açar. Aşağıda, bildiğim en mutlu insanların yanı sıra tatmin edici ve doyurucu bir hayat sürmeye devam eden eski hastalardan toplanan mutlu insanların alışkanlıkları bulunmaktadır. Bunlardan sadece bir tanesini hayatınıza dâhil ederek, mutluluğa giden yolda olursunuz ve bu o kadar zor görünmeyebilir. 1. Olumlu ve iyimser bakış açınızı sürdürün Hayatta olumsuz olaylarla karşılaşmak normaldir. Onların sizi tanımlamadıklarını anlayın; umut ışığını bulmak için elinizden gelenin en iyisini yapın ve negatif düşüncelerinizi olumlu olanlarla karşılaştırın. Düşünme şeklinizi değiştirin. Olumsuz düşüncelerinizi önleyin ve sorunları, meydan okuma ve yeni şeyler öğrenmek için fırsatlar olarak görün. Neyin mümkün olduğunu düşünün, imkânsız olanı değil. 2. Neyi kontrol edebildiğinize odaklanın Pek çok kişi, kontrollerinin ötesinde olan şeylere endişelenir. “Ya korkunç bir hastalığa yakalanırsam?” veya “İşimi kaybedersem ne olur?” duyulan en yaygın anksiyete dolu ifadelerden ikisidir. Bu tüketici düşünceler, insanları pozitif ve mutlu olma enerjilerinden alıkoyuyor. Bir dahaki sefere kendinizi bu şekilde düşündüğünüzde yakalayın, onu tersine çevirdikten sonra neyi kontrol edebileceğinizi düşünün. Durumun kurbanı olmaktan çıkın ve kendi olumsuz düşüncelerinizi bırakıp, harekete geçin. Yukarıdaki iki örnek için, kötü sağlığı önlemek için sağlıklı bir yaşam tarzı önceliğini kontrol etmek ve iş güvenliği sağlamak için amirleri ile performansı gözden geçirmek ve kontrol etmek zorundadır. 3. Mutlu insanlarla kendinizi kuşatın Mutlu insanlar destekleyici, sıcak...

Harvardlı Psikoloğa Göre Hedeflerinize Ulaşamamanızın Nedeni

Eğer NASA iseniz ayda çekim yapmak çok faydalı bir hedeftir. Ancak Harvard psikoloğu Amy Cuddy’nin yeni Big Think videosunda da açıkladığı gibi binaları çekmek, ortalama bir kişi için muhtemelen daha fazla başarılı (ve mutluluk verici)olacaktır, en azından en başta. Cuddy’ ye göre, birçok insanın kendi hedeflerini belirlemedeki en büyük hatası, sürece değil, yalnızca sonuca odaklanıyor olmaları. Cuddy, insan davranışlarıyla ilgili bir uzman ve “Varlık: Cesur Benliğinizi En Büyük Zorluklarınıza Vermek” kitabının yazarı. Ya başarılarımızla gurur duymamıza ya da başarısızlıklarımıza pişmanlık ve hayal kırıklığı ile bakmamıza neden olan küçük tetikleyicilerle çok sayıda araştırma yaptı. İnsanların, gerçekçi olmayan veya kötü planlanmış hedefleri yüzünden sık sık kendilerini başarısızlığa yönlendirdiği tespitinde bulundu. Cuddy’ e göre, insanlar “Bu çok fazla!” veya “Bu bana çok uzak!” diyerek 40 kilo vermeyi ya da rüya gibi bir iş bulmayı aya yolculuk etmek gibi düşünüyorlar. “Onlar arasında bir milyon küçük adımlar gerekiyor ve bu küçük adımların her biri başarısız olmanız için bir fırsat.” Daha akıllı bir yaklaşım olarak, süreci benimsemeyi öğrenin. Görünüşte amacınıza zararı dokunuyor gibi görünebilir sanki ödülden vazgeçiyormuşsunuz gibi. Ancak Cuddy, kısa vadeli planlama için uzun vadeli düşünmeyi kullanma gücünü vurguluyor. Bütün gece kilo vermeyeceksiniz, bu nedenle en iyi seçenek her günün olabildiğince iyi olmasına odaklanmaktır. Büyük hedefi, gerçekleştirilmesi daha kolay olan günlük veya haftalık hedefler dizisine koyun. “Birçok araştırma gösteriyor ki artan değişikliklere, azar azar iyileşme üzerinde odaklandığımızda çok daha iyiyiz.” Bu durum televizyon karşısında çok vakit geçirerek tembellik eden kişiden bir maraton koşucusuna dönüşmek gibi. Şimdilik birkaç ayda 26,2 mil koşmanız gerektiği gerçeğini geçici olarak göz ardı ediyorsunuz ve yalnızca bugün 1 mil çalışmaya odaklanıyorsunuz. Ve bu hedefe ulaşmak çok daha kolay olduğu için,...

Motivasyonunuzu Arttıracak 7 Alışkanlık

21. yüzyılın Teknoloji ve Bilgi Çağı olarak adlandırılması tesadüf değil. Hepimiz esin kaynağı olabilecek ve amaçlarımıza ulaşmamıza yardımcı olacak bloglara, yayınlara ve videolara internet sayesinde kolayca erişebiliyoruz. Ancak bu kolay erişim olumlu olduğu kadar olumsuz etkilere de sahip olabiliyor. Odaklanmayı ve dikkat toplamayı zorlaştıran bu kolaylık motivasyonun da önemli oranda düşmesine sebep oluyor. Değişiklik yapabilmek ve amaçlarımıza ulaşabilmek için motivasyonumuzu kaybetmemek büyük efor sarfetmemizi gerektiriyor. Her gün aynı amaç uğruna çabalamak ve buna göre bir düzen oluşturabilmek için aşağıdaki 7 alışkanlığı günlük yaşamınızın bir parçası haline getirin: 1. Kesin ve net amaçlar belirleyin. Başarıya ulaşan yol bir plan ve o planın ortaya çıkmasına neden olan amaçlardan geçer. Amaçlarınız ve sebepleriniz bu yoldaki en büyük motivasyon kaynaklarınızdır. Bu yüzden kesin, net ve uğruna emek verilebilir olmalıdır. Ayrıca planınızı yaparken kendinize kesin bir takvim oluşturmalı, zamanınızı amaçlarınıza uygun şekilde verimli kullanmayı öğrenmelisiniz. Tüm bunlara uygun bir plan oluşturduktan sonra belirlediklerinizi yazılı metin haline getirin. İster bilgisayarınıza ya da telefonunuza, isterseniz panonuza yazın. Hayatta nereye gelmek istediğinizi bilin ve amaçlarınızın oraya ulaşmakta yardımcınız olduğunu düşünün. 2. Her gece uyumadan önce ertesi günün planını yapın. Amaçlarımıza uygun genel bir planı zaten belirledik. Ancak buna ek olarak günlük işlerinizi de bir gece öncesinden planlayın ki asıl plana yetişmeniz kolaylaşsın. Çoğu insan yeteri kadar planlı olmadığı ve işlerini organize etmediği için kaos yaşamakta ama siz bunu en aza indirgeyebilirsiniz. Bunun için her gece zamanınızın ufak da olsa bir kısmını ertesi gün için planlama yapmaya, önceliklerinizi belirleyin. 3. Yeteri kadar uyuyun. Motivasyonunuzu kaybetmenizin en önemli sebeplerinden biri uykusuz kalmanız.  Her vücudun uyku ihtiyacı farklıdır ve vücudunuzu en iyi siz tanırsınız. Amaçlarınıza ulaşmanız ve hayatta istediğiniz yere...

Sizi Her Gün Daha da Mutlu Edecek 6 Değişiklik

1. Kendinize dinlenmek için zaman verin Her haftada tamamen boş geçirip dinlenebileceğin bir günün olsun.  Bu basit değişiklik, benim hayatımda büyük bir fark yarattı. Özellikle hafta sonları iki gün de çalışıyorsanız kesinlikle tavsiye ederim. Buna ihtiyacın var. 2. Her güne şükrederek başlayın Negatif olana odaklanmak insanın doğasında vardır. Fakat tüm bu negatif yöndeki doğal eğilimimize rağmen, hayatımızdaki iyi şeylere odaklanarak her zaman şükretmeliyiz.  Her güne şükrederek başlamak, her sabah  yataktan kalkmadan önce yaptığım basit bir zihinsel rutinim.Tam anlamıyla bir dakika sürer ve bütün günü etkiler. 3. Asıl bulunduğunuz konumla, bulunduğunuzu sandığınız konumunuzu karşılaştırın Günlük sorunları çözmeye çalışırken, ne kadar ilerlediğimizi ve ne kadarını başardığımızı kolayca gözden kaçırırız. Bu yüzden, 5 yıl önce veya 10 yıl önce neredeydim diye birkaç dakika durup düşünün. Nerede olduğunuzu ve bulunduğunuz yeri hissetmek için durursanız, bahse girerim çok yol kat ettiğinizi göreceksiniz. 4. “Yapmam gerek” yerine “yaparım” diyebilmek için kendinizi eğitin Bu raporu “yazmak zorundayım” diye düşünmek ya da bu telefon görüşmesini yapmak ya da özgeçmiş yığınına ya da ne yapmanız gerektiğine bakmak yerine “Ben yaparım” diye düşünmeye çalışın. Bu sayede işiniz zorunluluktan çıkıp sevdiğiniz faaliyetiniz haline gelir ve yapmaktan büyük mutluluk duyarsınız. Ne yaparsanız yapın işinizi sevemiyorsanız o zaman farklı bir meydan okumanız vardır ve bu durumda işinizi değiştirmelisiniz. Çünkü bu şekilde devam ederseniz ömrünüzü kısaltmaktan başka hiçbir şey yapmazsınız. 5. Yaşadığınız tüm şansları düşünün Çoğumuz zamanımızın çoğunu şanssız hissederek harcıyoruz. Başkalarının atılımlarını düşünüyoruz, kendimizinkini değil. Kuramadığımız bağlantıları, yolumuza gelemeyen büyük fırsatları ve kazanmadığımız piyangoları bile düşünüyoruz. Ancak her atılımımızı yapabilmek için kullanabileceğimiz, şanslı olduğumuz çeşitli yollar, yanlarımız var. Tanıdığınız tüm insanlara ve bir gün boyunca karşılaştığınız tüm insanlara dürüstçe bakın. Eminim ki, çevrenizde gözlemlediğiniz sorunlarla baş etmediğiniz için şansınıza...

Zor Kararlar Almanızı Sağlayan 10/10/10 Kuralı

Zor kararlarla ilgili sıkıntı mı yaşıyorsunuz? Bu 10/10/10 kuralı tüm hayatınız boyunca işinize yarayacak ve sizi kurtaracak. Mükemmel bir iş fırsatı yakaladınız. Bu terfi ve çok daha fazla para demektir. Bir daha böyle iyi bir teklif alamayabilirsiniz. İlk tepkiniz iç sesinizi dinleyip bu teklifi kabul etmek olabilir. Maalesef başka bir yere taşınmanız gerekecek ve kurulu düzeninizi bozmak zor gelecektir. Böyle bir şans hayatta bir kere başınıza gelir. Yaşlanan ailenizi, arkadaşlarınızı ve sahip olduğunuz her şeyi işinizde yükselmek için nasıl bırakacaksınız? Belki bir aileniz var ve bu kararla sadece kendi hayatınızı değil onların hayatını da etkileyeceksiniz. Yeni okullar, yeni doktorlar ve yeni ev. Bu sizi geceleri ayakta tutabilecek zor bir karar. Kalmak veya gitmek. Artıları ve eksileri tarttınız ama hala kesin bir karar veremediniz. Fast Company’de yer alan bir makaleye göre, insanların verdikleri karardan pişman olmasının sebebi genellikle kararları aceleci olup anın heyecanına kapılmalarıdır. Las Vegas’taki bazı evlilik kiliseleri de bu konuda hem fikir olabilir. Büyük ve zor bir kararla karşı karşıya kalındığı zaman o an duraksama tuşuna basıp basit 10/10/10 kuralını uygulamak zor durumlarda daha iyi düşünmenizi sağlayacaktır. 10/10/10 Kuralı Köşe yazarı, Harvard Business Review editörü ve anne olan Suzy Welch, iş hayatı ve ailesi arasındaki dengeyi kurabilmek için 10/10/10 kuralı fikrini ortaya atmıştır. Welch, hayatında karşısına çıkan sorunları bu şekilde çözdüğünü belirtmiştir. Bir karar vermesi gerektiğinde, kendisine 3 soru sormaktadır; 10 dakika sonra verilen kararın sonucu hakkında ne hissedeceksin? Bundan 10 ay sonra nasıl hissedeceksin? Bundan 10 yıl sonra nasıl hissedeceksin? O anda hislerle alınan kararlardansa, Welch bu sorulara verilen cevaplarla daha iyi bir seçim yapabildiğini fark etmiştir. 10/10/10 Kuralını Hayata Geçirmek 10/10/10 kuralını uygulamak için çocuklarla uğraşıyor...

Başarılı Olmayı İstiyorsanız Derhal Yapmayı Bırakmanız Gereken 12 Şey

Yeni yılda kazançlı bir yol izlemek istiyorsanız bu yolları değerlendirin. Yeni bir yıl her zaman yeni başlangıçlar sunar ve size sizi tatmin edemeyen bazı alışkanlıklarınızdan kurtulmak için ek bir motivasyon sağlar.  İşte bu yıl daha güçlü, daha mutlu, daha başarılı bir şekilde kendinizi yetiştirmek için geride bırakmanız gereken 12 şey: 1. Hedeflerinizi geciktirmek Hiç seyahat etmeyi, işinizi değiştirmeyi, daha sağlıklı nasıl olunabileceğini ve yeni iş girişimlerine başlamayı düşündünüz mü? Büyük hayaller bir yana, bunları gerçekleştirmek için herhangi bir adım attınız mı? Tüm bu yapılması gereken şeyleri bir kenara koymamak harekete geçmenin en önemli yoludur. Aksi takdirde, kendinize bu kadar zamandır bahsettiğiniz şeyleri gerçekten isteyip istemediğinizi kendinize sorun. 2. Geçmişi düzeltmeye çalışmak Hepimizin hayatında “Ya şöyle yapsaydım, ne olurdu?” anlarımız, sorguladığımız kararlarımız ya da pişman olduğumuz şeyler vardır. İşin sırrı tüm bunların gerçekleşmiş ve değiştirilemeyecek olmasını bilmekte. Buna rağmen, geleceğinizi istediğiniz şekilde değiştirebilirsiniz, yani geçmişe odaklanmak yerine yaşamak istediğiniz geleceğinizi şekillendirmeye yatırım yapmalısınız. 3. Küçük düşünmek Dünya zamanla daha da iç içe ve birbirine bağlı bir konuma geliyor. Tüm hareketleriniz, eylemleriniz ve söylemleriniz yaşadığınız yeri ve başkalarının yaşamlarını etkiler. Çevrenizdekileri güçlendirin, esinlendiğinizi hissettiğiniz topluluğa seslenin ve dünyanın başka yerlerinde olup bitenler hakkında bilgi alın. 4. Her şeyi kendi başına yapmak Dirençli, bağımsız ve hırslı olmak takdire şayan özelliklerdir, ancak her şeyi kendiniz yapmak zorunda değilsiniz. Başkalarından yardım isteyen insanlar sadece işleri daha verimli bir şekilde gerçekleştirmekle kalmazlar ve hata yapma ihtimalini de azaltırlar, aynı zamanda kendilerini büyüten ve yeni şeyleri yaşamaya iten benzer kişilerle güçlü bir bağ kurarlar. 5. Kötü insan ilişkilerine devam etmek Başarıya, kendini geliştirmeye, büyümeye ve mutluluğa katkıda bulunmadan zamanınızı ve enerjinizi alan ilişkilerden kendinizi sıyırın. 6. Öğle...

Kişilikleri Yargıladığımız 8 Temel Davranış

Kişilikleri nasıl yargılarız? Emotional Intelligence 2.0’ın yazarı ve aynı zamanda TalentSmart’ın kurucusu olan Dr. Travis Bradberry, duygusal zeka üzerine yaptığı araştırmalar ve yazılarıyla tanınıyor. Kendisinin, insanların karakterleri yargılarken nelere dikkat ettiği hakkında düşünceleri eminiz ki ilginizi çekecek. İşte Dr. Bradberry’nin bu konudaki yorumları: İnsan beyni, yargılamak ile fiziksel olarak bağlantılıdır. Bu hayatta kalma mekanizması, birisiyle onun davranışlarını değerlendirmeden ve mana vermeden görüşmeyi oldukça zor kılar. Bizler yargılarımızın konuşmanın içeriğine ve diğer açık davranışlara göre şekillendiğini düşünsek bile, aslında araştırmalar tam tersini söylüyor. Gerçekte, yargılarımızın temeli, daha küçük ve daha belirsiz şeylere bağladır, örneğin; el sıkışmak ve vücut dili gibi. Bizler sıklıkla, fikirlerimizi sadece karşımızdaki insanların yalnızca davranışlarına göre tamamlarız. Kansas Üniversitesi’nin giyilmiş bir ayakkabının fotoğrafına bakarak; dışadönüklük/içedönüklük, duygusal stabilite, titizlik, tatlılık, açık olmak gibi kişisel özellikleri değerlendirdiği bir araştırmaya göre, insanların küçük kişisel özelliklerine göre onları yargılamakta çok iyiyiz. İnsanların bilinçsiz davranışları, kendine ait bir dile ve her zaman nazik olmayan kelimelere sahiptir. Bu davranışlar, büyük ihtimalle kim olduğunuzla bütün bir hale geliyor ve eğer onlar hakkında düşünerek çok fazla zaman harcamak istemiyorsanız, şu an buna başlamak için iyi bir zaman çünkü sizin kariyerinizi sabote edebilir. 1. Resepsiyonist ve garsonlara nasıl davranıyorsunuz? İş görüşmelerinde giderek yaygın bir hale gelen, destek ekibine nasıl davrandığınız yaradılışınızın bir göstergesidir. Sizinle ve sizden bağımsız çalışan destek ekiplerine nasıl davrandığınızın dozajını ayarlamanız, röportörler için genellikle insanlara nasıl davrandığınızın göstergesidir. Çoğu insan, bir işe alım müdürüyle ya da diğer “önemli” insanlarla konuştuklarında rol yaparlar ama bazıları kapıdan dışarı çıktıklarında Jekyll ve Hyde gibi karakter değiştirerek, diğerlerine küçümseyerek ya da ilgisiz davranırlar. İş yemekleri de bunu ortaya çıkaran bir başka yerdir. Yemeğe beraber çıktığınız insanlara karşı...

Verimliliğinizi Arttıracak Bir Çalışma Alanı Oluşturmanın 9 Yolu

Evden de ofisten de çalışıyor olsanız,çalışma alanınızda rahat hissetmeniz önemlidir. Alan dar olsa da, rahatsız edici faktörler çok olabilir. Rahat ve davetkar bir ofis hem verimliliğinizi ve etkinliğinizi arttırır, hem de modunuzu yükseltir. Burada ofisinizi, verimliliğinizi arttıracak bir alana dönüştürmeniz için gereken 9 yol yer alıyor. 1. Mobilyalara önem verin. Tabiki de çalışma alanındaki en önemli şey, düzgün bir sandalye ve masaya sahip olmaktır. Burada satın almadan önce dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar yer alıyor. İyi bir sandalyenin kol dayanakları olur. Bu dayanaklar rahat edebilceğiniz düzeyde dirsek hizasında olmalıdır. Dirseğiniz 90 derece açıyla bükülmeli ve ayaklarınız yerde düz şekilde durabilecek düzeyde olmalıdır. Masa da sandalye kadar önemlidir. Alışverişe gittiğinizde size özel olacak şekilde yüksekliğe sahip olanını seçmelisiniz. Tabi bunu sandalyenizi ayarlayarak da yapabilirsiniz. Fakat en iyisi uyumlu olanı seçecek şekilde önceden bilgi sahibi olmanızdır. 2. Işığı ayarlayın. İdeal olarak, çalışma alanı pencerelere ve doğal bir ışıklandırmaya sahip olmalıdır. Peki,neden? Çünkü günışığı modunuzu yükseltir ve sizi daha verimli kılar. Fakat her zaman güneş olmayabilir, bu durumda ofisi aydınlatacak ve okuma, yazma, araştrma işlemleriniz için yapay bir ışığa ihtiyacınız olacaktır. 3. Dereceyi iyi ayarlayın. Ofisin ısısı da çok önemlidir. Eğer içerisi çok sıcaksa bu sizin konsantre olmanızı engelleyebilir. Aynı şekilde çok soğuksa da verimliliğinizi etkileyebilir. Ofisin içinde dışardaki havaya uygun olacak şekilde, uygun derecede ısıya sahip olmak önemlidir. Klima sahibi olmak bazen masraflı olabilir, bu durumda küçük taşınabilir ısıtıcılar işe yarayacaktır. 4. Size özel tasarlayın. İdeal bir ofisin iç dizaynının nasıl olduğunu söylemek zordur. Genel görüş ise ev rahatlığı ve ofis disiplini arasında, huzurlu ve davetkar bir ortam yaratmak üzerinedir. Aynı zamanda verimliliği tetikleyecek şekilde olmalı. Bu sayede daha ilham...

Hafızanızı Geliştirmek İçin Basit Bir Numara

Öğrendiğiniz şeyleri hatırlamak için hangi yöntemi kullanıyorsunuz? Tom Stafford bugüne kadar yaptığımızın belki de tersini yapmak gerektiğini söylüyor. Bazı telefon numaralarını ya da belli bilgileri ezberlemeniz istense onları öğrenmek için nasıl bir yöntem kullanırsınız? Zihnin ilginç yanlarından biri, hepimizde olsa da onu en iyi nasıl kullanacağımıza dair tam bilgi sahibi olmamamız. Bunun nedenlerinden biri, kendi zihnimizle ilgili düşünme becerimizin, yani ‘üstbiliş’imizin kusurlu olması. Düşünme sürecimizle ilgili araştırmalar insanın zihinsel kör noktaları olduğunu gösteriyor. Bu kör noktaların yaygın olduğu alanlardan biri öğrenmeyle ilgili alanlar. En iyi nasıl öğrendiğimiz konusunda pek de bilgi sahibi değiliz aslında. Araştırmacı Jeffrey Karpicke ve Henry Roediger konunun bir yönünü inceledi: Test yoluyla bilgimizi sınamak hafızayı nasıl pekiştirebilir? Yaptıkları deneyde lise öğrencilerinden, Svahili dilinden birkaç kelimenin İngilizce karşılıklarını öğrenmeleri istendi. Bir hafta sonra öğrendikleri kelimelerle ilgili bir sınav yapılacaktı. Birçoğumuz bu türden kelimeleri ezberlemeye çalışırken ne kadar öğrendiğimizi test eder, bildiklerimizi listeden çıkarır, sonra diğerlerini yeniden sınarız. Bu, test işinin daha çabuk gerçekleşmesini ve henüz öğrenmemiş olmadıklarımız üzerinde yoğunlaşmamızı sağlar. Oysa gerçekten öğrenmek istiyorsak bu planı uygulamak felaketle sonuçlanır. Teste devam Araştırmacılar daha sonra öğrencilerden çeşitli testler hazırlamalarını ve başarı derecelerini kıyaslamalarını istedi. Örneğin bir grup, test sırasında doğru bildikleri kelimeleri listeden hiç çıkarmadan testlere devam ediyorken, diğer grup da doğru bildikleri kelimeleri listeden çıkarıyor, geriye kalanlarla teste devam ediyordu. Son sınavda aradaki fark oldukça çarpıcıydı. Hazırlık aşamasında, yani ezber sırasında doğru bilinen kelimeleri listeden çıkararak öğrenmeye devam etmek herhangi bir fark yaratmazken, test sırasında listeden çıkaranlar daha az başarı kaydetmişti. Bunlar ancak kelimelerin yüzde 35’ini hatırlıyordu. Oysa kelimeleri öğrendikten sonra onları testlerine dahil edenlerde hatırlama oranı yüzde 80 olmuştu. Bu deney, öğrenirken en etkili olan...

Duygusal Zekaya Sahip İnsanların Yapmadığı 7 Şey

Soğukkanlılık ve zarafetle, bekleme servisinden yüksek sesle şikayet eden müşteriye konuşan restoran yöneticisi. En çok ihtiyaç duyduğunuz zaman aradığınız anlayışlı arkadaşınız. Doğal bir felaketten sonra kurbanlara yardım eden merhametli kurtarma çalışanı. Nadiren sinirlenen, kolayca affeden ve eylemleri için hesap verebilirliği üstlenen ortak. Mesleğini, ailenin sorumluluklarını ve kişisel hobilerine eşit derecede sakin ve güven ölçen dengede çalışan başarılı bir CEO. Bu insanların ortak özellikleri neler? 2 kelimeyle: Duygusal Zeka. Günümüz psikolojisinde ve yaygın olan pop kültürde var olan trende göre duygusal zeka, ya da EQ (Emotional Intelligence) geçmişten beri varlığını sürdürmekte. Psychology Today’e göre, zihin sağlığı eğitimi ve bilgisi paylaşan rakipsiz bir site, duygusal zeka duyguları ve başkalarının duygularını tanımlayıp ve yönetebilme becerisidir. 3 temel yeteneği barındırır. Çevresel ve içsel duyguları analiz edebilme yeteneği, duyguları hayata geçirebilme becerisi ve duyguları kontrol edebilme yeteneği. Yüksek bir duygusal zekaya sahip olanların daha refah bir hayatı tattıkları kanıtlanmıştır. Sosyal ya da profesyonel bir hayatı yaşıyor olmaları fark etmeksizin bu konuda olgunlaşırlar. Çalışmalar bu insanların çok az akıl sağlığı sorunu veya depresyon yaşadıklarını kanıtlamıştır. Özel hayatlarında da çöküntüler yaşamazlar çünkü düşünceli ve anlamlı bir açıdan hayata bakarlar. Diğerlerinden daha iyi performans gösterirler, işlerinde mükemmelleşirler, ilişkilerinden mutludurlar ve sürekli olarak hayatın her alanında olumlu sonuçlar almaya çalışırlar. Yani, soru şu ki, ne yapmıyorlar? İşte duygusal zekaya sahip insanların kaçındıkları 7 kural: 1. Diğer insanların dramalarına kapılmazlar Duygusal zekanın ayırt edici özelliklerinden biri empatidir. Ancak bir arkadaşa veya sevilen kişiye karşı empati göstermekle başkalarının öfkesini ya da mutsuzluğunu alevlendirmek veya yalnızca refahını etkilemek arasında büyük farklılıklar vardır. Arkadaşı bir ayrılık geçirdiği için sinirden deliye dönmüş birini düşünün. Ya da kendi kişisel krizlerine odaklanmak yerine, daha rahatsız...

Başarılı İnsanların Tekrarladığı 5 Sabah Mantrası

Pazartesi sendromu ile başa çıkmanın yolu, hatırlaması kolay beş kutsal sözden geçiyor. Sabahları yataktan kalkarken zorlanıyor musunuz? Özellikle pazartesi sabahları… İster bitmek bilmeyen sıkıcı bir işiniz olsun, ister yeni işinizde henüz kayda değer bir şey yapamamış olun, işler istediğiniz gibi gitmiyorsa haftaya başlamak oldukça zorlaşır. Herkes bir şekilde bu yollardan geçer. İşte bu yüzden büyük girişimciler başarı için sabah rutinleri öneriyor. Bazı rutinler saatler alabilir. Eğer bu kadar zamanınız yoksa birkaç dakikada gerçekleştirebileceğiniz aşağıdaki sabah mantraları güne ve haftaya pozitif başlamanızda size yardımcı olabilir. 1. Bugün minnettarım çünkü… Oprah Winfrey’in minnettarlık duyduğu şeyleri yazdığı bir günlüğü var. Yıllar boyunca, her gün şükrettiği beş şeyi topladı. Ona göre bu, gerçekleştirdiği en önemli başarı. Oprah, fiziksel olarak teşekkür etmenin ve bunları kayda geçirmenin, kendisine mutlu olduğu anları hatırlatmasında önemi olduğundan bahsediyor. “Şu anda neye sahip olduğuna odaklanırsan, her zaman daha fazlasına sahip olursun, iki dolar bile olsa” diyor Oprah Winfrey. Minnettar olduğun şeyler çok basit bile olabilir. Mesela güneşli bir yerde soğuk karpuz yemek… Gerçekten de bu, Oprah’nın günlüğünde, 12 Ekim 1996 tarihli sayfaya ait minnettarlık cümlesi. 2. Bugünü atlatmak için gereken şeylere sahibim Eğer hayatı Oprah’nınki kadar güzel yaşıyorsanız, minnettarlık duyduğunuz şeylerin sayısı oldukça fazla olabilir. Fakat güne korkunç bir haberle başladınız ya da kısacası ters tarafınızdan kalktınız diyelim. Eğer gözlerinizi açtığınız saniye negatiflikle dolduysanız, yapmanız gereken şey kendinizi onarmak. Sizi buraya kadar getiren şeyin kendiniz olduğunu hatırlayın. Devam etmek için gereken şeylere sahip olduğunuzu unutmayın. Zihinsel Olarak Güçlü İnsanların Yapmadığı 13 Şey (Kuraldışı Yayınları) kitabının yazarı Amy Morin “Sizi kaybetmiş gibi gösterecek, ‘Bunu yapamam’ veya ‘Bu hiç de adil değil’ gibi ifadelerden kaçının” diyor ve ekliyor: “Buraya kadar geldiyseniz,...

Bir Gün Önce Yapılan Çalışma Neden İşe Yaramaz?

Kendi beynimizi tanıdığımızı sanırız; ama iş hafızaya gelince araştırmalar tersini gösteriyor. Bulgular birçoğumuzun öğrendiğimiz şeyin hafızamızda yer etmesini engelleyen bir yöntem izlediğimizi gösteriyor. Neyse ki bu araştırma en iyi öğrenme şeklini de ortaya koyuyor. Hepimiz hayatta zor bir sınavla karşılaşmışızdır mutlaka. İster okulda sınav olsun, ister üniversite finali ya da işimizle ilgili bir test, hep şu öğüt verilir: Çalışma planı yapın. Plan yaparak test hazırlıklarınızı sınav öncesi bir-iki yoğun çalışma dilimi yerine daha geniş bir zamana yayın. Bu doğru bir tavsiye olsa da çoğumuz uymayız ona. Bu konuda yapılan bir ankete katılan öğrencilerin yüzde 99’u hazırlıklarını bir gün öncesine sıkıştırdıklarını kabul etmiş. Bunun organizasyon eksikliğinden başka bir şey olmadığı sanılabilir. Herhangi bir test için hazırlanmaya haftalar ya da aylar öncesinden başlamak yerine son ana bırakmanın daha kolay olduğunu kabul etmek gerekir. Fakat hafıza incelendiğinde ortada başka bir sorunun daha olduğunu görürüz. Örneğin 2009’da California Üniversitesi’nden Nate Kornell, deneye katılanların yüzde 90’ı açısından öğrenme işini zamana yaymak çok daha verimli bir çalışma yöntemi olsa da deneklerin yüzde 72’si yoğun çalışmanın daha faydalı olduğunu düşünüyordu. Beynimizde ne oluyor da bu şekilde düşünmeye yöneliyoruz? Hafıza konusunda yapılan araştırmalar şunu ortaya koyuyor: Çalıştığımız konulara aşinalık durumunu, onları öğrenmiş olmakla eşdeğer sayıyoruz. Ama sorun şu ki konuya aşinalık ile o konuya dair bilgiyi hatırlamak aynı şey değil. Aşinalık hatırlamak değildir Öğrenilmesi gereken bilgileri içeren materyallere altı saat baktıktan sonra onları öğrenmiş olduğumuzu sanmak kolay. Her sayfa, her bilgi rahatlatıcı bir aşinalık duygusu yaratır. Her şeyi bir anda öğrenme çabası, algımızda ve hafızamızda “ben bunu daha önce görmüştüm” hissinin oluşmasına neden olur. Ama bir şeyin tanıdık gelmesi o şeyi öğrendiğimiz, gerektiğinde hatırlayabileceğimiz anlamına gelmiyor. Beynin...

Motivasyonunuzu Artıracak 10 Şarkı

Bir süreliğine favori şarkılarınızdan oluşturduğunuz çalma listenizi durdurun ve sizin için seçtiğimiz bu parçaları dinleyin. Bu parçaların, işinize odaklanmanızı kolaylaştıracağını ve bu sayede de iş gücünüzü hızlandıracağını düşünüyoruz. 1. Fragile State – The Facts And The Dreams 2. Goloka – Thinking About You 3. Fragile State – Barney Fade Future Loop Foundation 4. Pretz – Goodbye Ferrers 5. Nocturnal Trip – Alpha X 6. Roebeck No Calming Ride 7. Fragile State – Hoop Dreams 8. Ludovico Einaudi – Divenire 9. Round Blue Glasses 10. Groove Armada – At the River     Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

20’li Yaşlarınızda Vaktinizi Ayırmanız Gereken 13 Şey

20’li yaşlarımız biz anlayamadan önce uçup gidiyor ve on yılı adaletli geçirdiğimizden emin olmak istiyoruz. Doğru şeylerden endişelendik mi? Şimdi olmamız gereken yerde miyiz? Bu sorulara hazırlanmanın ve onlara en iyi şekilde cevap vermenin yolu, gerçekten önemli olanlara ve gelecekte bize nelerin yardımcı olabileceğine zaman harcamaya çalışmaktır. 20’li yaşlarda zamanınızı harcayacağınız önemli şeylerin neler olabileceğini merak ediyor olabilirsiniz. İşte sizin için birkaç harika tavsiye 1. İletişim Ağı   İnsanlarla sağlam bağlar oluşturduysanız, kariyerinizde ve kişisel yaşamınızda başarı için daha fazla fırsat ve potansiyele sahip olursunuz. Köprüler kurun, çünkü onları ne zaman geçmek istediğinizi asla bilemezsiniz. “20’li yaşların hepsi bugününüzü kullanmaktan ve geleceğinizi yapılandırmaktan ibarettir.”   2. Çok Okuyun Okumak için zaman ayırmaktan daha üretken bir şey yoktur. Elinize ne geçerse her şeyi okuyun – güncel haberler, kurmaca, kurgu, kariyer tavsiyesi, kişisel gelişim kitapları – her şey! Çevrenizdeki insanlar, kendiniz ve dünya hakkında daha fazla şey bilip, anlarsanız; daha kolay ve başarılı bir şekilde yolunuzu bulabilirsiniz. “Bu zihni, teşvik edici ve fikirlere açık tutacaktır. Her yazardan hayatınızda uygulayabileceğiniz bir takım fikirler alacaksınız. Ayrıca tüm dünyadan görüşler alacaksınız.” 3. Bedeninize İyi Bakın Geceleri yüzünüzü yıkamaya, egzersiz yapmaya ve güneş kremi uygulamaya (ve yeniden uygulamaya) zaman ayırmayı hatırlamak öncelik listenizin üstünde olmayabilir ancak olmalı. Genel sağlık bakımı, daha sonradan 20’li yaşları düşündüğünüzde memnuniyet duyacağınız bir şeydir. “Hayatınızda ne yaptığınız önemli değil, yaptığınız her şeyi vücudunuzla yapacaksınız. Onu değiştiremez, yeni bir tane alamaz veya takas edemezsiniz. Bu sizin bedeniniz ve içinde siz yaşayacaksınız.”   4. Zamanınızı ve Paranızı Eğitime Harcayın Eğitim, asla pişman olmayacağınız çok değerli bir kaynaktır. Para, aklınızı ve bilgi havuzunuzu genişletmek için kullanıldığında, özellikle de becerilerinizi kariyer yolunda ilerletmek için...
üye ol

Yaklaşan Etkinlikler

nisan

1nis09:30- 18:00E-FounderBoğaziçi Dijital Girişimcilik Zirvesi