Richard Branson: Günlük Rutinim

Virgin’in kurucusu Richard Branson’ın günlük rutinlerini anlattığı röportajı ile sizi baş başa bırakıyoruz: “Thrive Global günlük hayatım, nelerden esinlendiğim ve bir şeyleri yapmaya nasıl başlayıp işleri nasıl bitirdiğim hakkında beni soru yağmuruna tuttu. Bu röportaj beni günlük rutinim hakkında düşündürdü, size yararlı olabileceğini düşündüğüm bir özet hazırladım.   Erken kalkmayı seviyorum, yaklaşık 5 gibi. Yataktan kalkıp tenis oynamak, yürüyüşe veya koşuya çıkmak, bisiklet sürmek veya yeterli rüzgar varsa rüzgar sörfü yapmaya gitmek gibi egzersizler yapıyorum. Daha sonra kahvaltı yapıyorum ve ailemle vakit geçiriyorum. Aile ile zaman geçirmek ve egzersiz yapmak beni işe başlamadan önce mutlu ediyor. Erken kalkmayı sevme sebebim ise çoğu insan online olmadan maillerim üzerinde çalışabilmemdir. Erken saatlerde online olunca Britanya Virjin Adaları’nda yaşadığım için farklı zaman dilimindeki çalışanların çalışma saatlerinde de online ve ulaşılabilir olabiliyorum. Gün içinde asistanım Helen ile oturup gelen maillere cevap veriyorum. Genellikle birileriyle bağlantıda ve meşgul oluyorum. Ve ben bunu seviyorum. Modern bir lider olmak her şeyden haberdar olmaktır. Her zaman Virgin takımlarıyla çalışıyorum. Bu da dünyanın her yerinde kulağım olduğu anlamına geliyor. Mailler ve telefonlar arasında yazı yazmamı sağlayan haberlerden haberdar oluyorum. Kendimi kabul edemediğim uyuşturucuyla verilen savaşların başarısız olması, göçmenlere yapılan haksızlıklar, LGBT topluluklarına yapılan haksızlıklar ve vazgeçirici olmasa bile idamın kalmaması gibi konular hakkında konuşurken buluyorum. Ama yazılarım her zaman bir eylem çağrısı barındırmıyor. Günler birbirini tutmuyor; bir gün bir diyalog hakkında yazıyorum diğer gün ailemle Necker Adası’ndan fotoğraf paylaşıyorum, bir sonraki gün ise genç girişimcilere kendi yollarını çizebilmeleri için öneriler veriyorum. Yazdığım zaman fikirlerimi sosyal medya aracılığıyla paylaşmaya önem gösteriyorum. 50 yıl önce kendi işini kurmuş biri olarak telefonların, maillerin ve sosyal medyanın oyunu nasıl değiştirdiğini anlatamam size....

Psikolojiye Göre Hedeflerini Takip Eden İnsanların Sahip Olduğu 3 Düşünce Biçimi

Hayatımda hiç spora yatkın ya da fiziksel olarak aktif bir insan olmadım. Herhalde spor yapmaya en çok yaklaştığım zaman lisede bir dönem katıldığım izcilik kulübüdür. Tabi, bir keresinde de yoga sınıfı diye gittiğim yer tarikat çıkmıştı. Sonra otuzlarımın ortasına geldim ve iki çocuğun ardından 30 kilo aldım. Kronik sırt ağrısı çekmeye başlayınca artık bir şeyleri değiştirme vaktinin geldiğini anladım. Temelde tek bir problem vardı: Fikri eyleme dökme zamanı geldiğinde spor yapmak istemiyordum. Eşim koşu yapmamı önerdiğinde ona, –sadece ve sadece– peşimde beni kovalayan bir ayı varsa koşacağımı söyledim. Tüm bunlara rağmen geçtiğimiz sonbaharda yarım maraton koşup triatlon yapmayı başardım! Kanepede popo büyütmekten pistlere nasıl geçtiğimi merak mı ediyorsunuz? Bakış açımı ve davranışlarımı değiştirmeyi öğrendim. Profesyonel mesleğim okullardaki kopuk öğrencilerin tekrar akademik hayata kazandırılması. Çalışırken asıl özen gösterdiğim noktalardan biri, öğrencilerin düşünme biçimleridir. Diğer pek çok eğitim uzmanı ve Chicago Eğitim Reformu Birliği’ne göre, öğrencilerin bir engelle karşılaştıklarında devam edip etmeyeceklerini üç temel etken belirler: Sıkı çalışmanın başarıya götürebileceği ve götüreceği inancı Öğrencinin kendisini ve onun gibileri okul sıralarına layık görmesi Üretilenin değerli olduğu ve kişiyi hedeflerine uygun olarak daha da ileri taşıyacağı inancı Çocuklarda bu üç düşünceden biri bile eksik olsa, işler sıkılaştığında çalışmayı sürdürme ihtimalleri düşer. Elbette bir yere varamayacağınıza inanıyorsanız, etrafınızdakilerin sizden hoşlanmadığını düşünüyorsanız, ya da yaptığınız işe kendinizi vermiyorsanız ciddi bir çaba harcamak mantıksız görünecektir. Sonra geriye dönüp niye egzersiz yapmak istemediğimi düşündüm ve bu üç düşünce biçiminden hiçbirinin bende olmadığını fark ettim. Meğer bana engel olan düşünceler şunlarmış: Şu ana dek hiç başarılı bir şekilde düzenli spor yapmadım. Demek ki pek “egzersiz insanı” değilmişim. Spor salonlarından hoşlanmıyorum ve kendimi oraya ait hissetmiyorum. Koşu bandının üzerinde çırpınmak...

Gelecek 100 Yılı Belirleyecek 5 Veri

2100 yılında dünya nüfusu, ortalama yaş, şehirleşme, enerji kullanımı ve otomasyon bakımından bizleri neler bekliyor? 1. Dünya nüfus artışı nasıl bir yol izleyecek? Birleşmiş Milletler rakamlarına göre 2100’de dünya nüfusu 11,2 milyara ulaşacak. Ama bu en olası tahmin; bu rakam yüzyıl sonunda 16,6 milyarı bulabileceği gibi 7,3 milyara da düşebilir. Ancak BM senaryolarının tümünde 2050’ye kadar nüfus artışı devam ediyor. 2. Ortalama yaş neden artıyor? Çünkü daha uzun yaşıyor ve daha az çocuk dünyaya getiriyoruz. 1950’de 50 yaşına ulaşan insan sayısı azdı. Bugün dünya ortalaması 72 yaş; 2100’de ise ortalama ömrün 83 yaşa çıkması bekleniyor. Ortalama ömür uzayınca yaşlı insan sayısı artıyor; doğumların azalması ise onların yerini alacak daha az sayıda genç nüfus anlamına geliyor. Böylece bugünkü nüfus piramidi gelecekte arı kovanı şeklini alıyor. 3. Nerede yaşıyor olacağız? 2030’da nüfusu 10 milyonu aşan mega kent sayısı 41’e ulaşacak. 2050’de toplam dünya nüfusunun üçte ikisi şehirlerde yaşıyor olacak. Nüfus yoğunluğu yüksek olan şehirler göreceli olarak küçük bir alanda çok sayıda insanı barındırabilir. Şehirde yaşayacak olan 6,3 milyar insan, bugün Mumbai’daki yoğunluk üzerinden hesaplayacak olursak Türkiye topraklarının üçte birinden az bir alanda barınabilir. Fakat Atlanta gibi nüfus yoğunluğu daha az bir bölge esas alındığında ABD toprakları büyüklüğünde bir alan gerekecek. Geleceğin mega kentlerinin yayılarak büyümesine bir sınır koymak önemli olacak görünüyor. 4. Enerji nereden sağlanacak? Bugün tükettiğimiz enerjinin yüzde 86’sı fosil yakıta dayanıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam içindeki yeri yüzde 10 civarında ve giderek artıyor. Dünyada güneş enerjisi tüketimi 2015’te 2010 rakamlarının 7,5 katına ulaşmıştı. Gelecekte yenilenebilir enerji kullanım oranı artacağından rüzgâr ve güneş enerjisi için geniş alana sahip ülkeler avantajlı konumda olacaktır. 5. Gelecekte mesleğimde otomasyon ihtimali ne? Oxford Üniversitesi’nde...

Korkuların Üstesinden Gelmek Ve Başarılı Olmak İçin 4 İpucu

Hayatınızın teklifi karşınıza çıktı ve bir karar vermeniz gerekiyor.Fakat bu fikir hiç de kolay değil ve hayatınızı tamamen değiştirmenizi, rahatınızı bozmanızı ve her şeye en baştan başlamanızı gerektiriyor. Buna rağmen bir tarafınız bunu gerçekten istiyor ama diğer tarafınız ise geri durmanızı söylüyor. Böyle bir durumda ne yapardınız? 1. Negatif insanlardan uzak durun Ailenizin, arkadaşlarınızın, iş arkadaşlarınızın veya diğer insanların yeterince iyi olmadığınızı söyleyerek özgüveninizi kırmasına izin vermeyin. Eğer size yapıcı eleştiriler yapamıyorlarsa onlarla fikirlerinizi ve planlarınızı paylaşmayın. Eğer içinizden bir ses yapamayacağınızı söylüyorsa o zaman yeniden başlamamak için bahaneler buluyorsunuz demektir. Bahane bulmaktan vazgeçin! Unutmayın ki bir şeye başlamak bitirmenin yarısıdır. Eğer şimdi başlamazsanız, daha sonra hep bu konuda pişman olacaksınız. Eğer başarısız olursanız da geriye bakıp en azından denediğiniz için mutlu olacaksınız. 2. Kıskanç insanları görmezden gelin Genelde konu hep onlar olur, siz değil! İnsanlar sizi geri planda tutmak isterler çünkü onlardan daha iyi bir iş yapacağınızdan korkarlar. Herkesin yapabileceği bir şeyden bile uzak duracaksınız. Tamamen yeni bir şeye başlayacaksınız. Bu nedenle insanların sizi durdurmasına izin vermeyin. Eğer onlara da böyle bir şans verilseydi eminimki onlar da aynısını yapar ve hayatlarını değiştirirdi. Onlar sadece sizin kadar güçlü değiller ve içlerinde bu gücü bulamıyorlar. 3. Korkmayın Evet yeni hayatınıza başladığınızda her şey mükemmel olmayacak. Her zaman iyi ve kötü giden şeyler olacak. Fakat işler yolunda gitmeyecek diye korkup kendinizi geride tutamazsınız. Biraz cesaret gösterin ve yeni hayatınız için adım atın. 4. Doğru zamanı beklemeyin Doğru zaman diye bir şey yoktur. Şu an doğru zamandır. Diğer türlü heyecanınız bitecek ve her şey için çok geç olacaktır. Ayrıca hiç bir zaman 100% hazır olmayacaksınız. Sadece başlayın ve zamanla gelişeceksiniz. Yaşadıkça eksik...

Hangi Burç Hangi İşe Uygun?

Başarılı bir kariyer açısından burçlar ve iş hayatı en çok merak edilen konular arasındadır. Hangi başarılı CEO hangi burç olduğu aranır. Peki bu durum iş hayatında nasıl? Hangi burç hangi işe uygun? İşte burçlara göre meslekler. Bilimin popülerleşmesi için yaptığı çalışmalarla tanınan Amerikalı gökbilimci, astrobiyolog Carl Sagan, gezegenleri hayatları yönlendiren trafik lambalarına benzeterek astrolojinin ciddi bir şekilde kaderciliği desteklediğine dikkat çekmişti. Siz de Sagan’a benzer bir şekilde “ne işim olur benim burçla” şeklinde yaklaşıyorsanız bile burçlar ve meslekler ile ilgili bu içeriğe göz atmanız belki keyifli olabilir. Astrolojiye ilgi duysanız da duymasanız da şimdi iş hayatında eğlenceli bir mola verin ve Crystal Heart Psychics tarafından hazırlanan “Written in the Stars” adlı infografik yorumlarını keşfedin. Kova Burcu En İyi Meslekler • Bilim insanı (yeni teoriler keşfedebildiği takdirde) • Mucit • Organik Çiftçi • Pilot • Tasarımcı • Müzisyen Kişisel Özellikler: Hümanist doğası, Kova burcu bireyini diğerlerinden ayırır. Yapıları gereği maceracı ve meraklı olan Kova burcu, avangart fikirleri keşfetmeyi sever. Profesyonel Özellikler: Genellikle alışılmadık işlerde çalışan Kova, hareket ve özgürlük ihtiyacından dolayı kurumsal çevrelere başkaldırabilir. Her zaman yapılan işi, aynı yolları takip ederek yapmak onu tatmin etmez. Eğer taze bir fikre ihtiyacınız varsa sizi hayal kırıklığına uğratmaz. Balık Burcu En İyi Meslekler • Sanatçı • Psikolog • Fizik Terapisti • Hemşire • Veteriner • Hayırsever Kişisel Özellikler: Balık burcu, zodyak içerisinde en eski burç olarak anılır ve pek çok balık burcu, yaşlı bir ruha sahip olduğunu hissedebilir. Balık bireyleri için anahtar kelimeler ise yaratıcılık ve tutkulu olmak olarak ifade edilebilir. Profesyonel Özellikler: Balık burçları müzik, dans ve fotoğraf gibi geleneksel sanat dallarında başarı gösterebilirler. Sezgileri oldukça güçlüdür ve çoğu astrolog da infografik çalışmasına göre bu burçtan çıkabilir. Şefkat...

Sosyal Medyadan Kurtulup Sosyalleşmen İçin 8 Öneri

Sosyal medyayla birlikte sen de daha çok içine kapandığını düşünüyorsan, yeniden sosyalleşme kurallarını hatırlamaya ne dersin? Teknolojinin gelişiminin sosyalleşme üzerinde olumsuz etkileri olduğu bir gerçek. Kaldı ki yapılan son araştırmalar da teknolojinin, insanların sosyalleşme biçimini olumsuz yönde etkilediğini kanıtladı. Pek çok insan günümüzde internet üzerinden kolayca iletişim kurmasına rağmen, insanlarla yüz yüze geldiğinde konuşmakta zorluk çekiyor. Uzmanlara göre bunun nedeni, sanal yoldan iletişim kurmaya fazlasıyla alışmak ve eski ilişki biçimlerine yabancılaşmış olmak. Bununla birlikte bazı önlemler alarak, eski muhabbetli günlerine dönebilir; sosyal medyanın iletişim becerilerini tamamıyla esir almasına engel olabilirsin. İşte öneriler:   Dışarı çıkmadan önce kendini motive et. Aklında bazı sohbet konuları biriktir. İçinde iyi hissettiğin kıyafetler giy. Gülümse ve soğuk durma. İnsanları can kulağıyla dinle. Telefonunla ilgilenme. Doğal olmaya özen göster. Eğer uzayan bir muhabbetin ortasına düştüysen, bir mola...

Dünyanın En Başarılı 10 İnsanı Stresle Nasıl Başa Çıkıyor

Stres bazen hepimizi etkiler. İş, ilişkiler ve para sorunları en yaygın tetikleyicilerden biridir. İşyerinde çok şey yaşıyorsanız, odaklanmak daha da zorlaşabilir. Bu, üzerinde konsantre olamadığınız daha fazla işin oluşmasına ve dolayısıyla daha stresli bir kısır döngüye neden olabilir. Büyük şirketlerin CEO’ları ve kurucuları herkes gibi stresli dakikalar geçirdi ve zor zamanlarla baş etmek için farklı yolları var. İşte dünyanın en başarılı insanlarının bazıları, küresel bir işletmeyle çalışmanın getirdiği stresin yıllarca yönetilmesinden sonra gevşemeyi nasıl öğrendi. 1. Bill Gates Microsoft ortak kurucusu Bill Gates yatmadan önce okumayı seviyor. Ne kadar geç olursa olsun, Seattle Times’a en az bir saat okuduğunu söyledi. Gates, yıllar boyunca Warren Buffett tarafından da çokça tavsiye aldı. Fortune dergisine verdiği röportajda Gates, Buffett’ten öğrendiklerinin işleri basitleştirmek olduğunu söyledi. “Olayları özetlemek, yalnızca önemli şeyleri temel almak için düşünmek, onun yapabileceği çok şaşırtıcı, özel bir dahilik şekli.” Başka bir deyişle, tüm yaygara uzaklaştırdığınız zaman eldeki göreve odaklanmak daha kolaydır. 2. Tim Cook Glasgow Üniversitesi’nden onur derecesi aldıktan sonra, Apple CEO’su Tim Cook, öğrencilere pozitif kalmak ve hayatta karşı karşıya kalacağınız gürültüyü ayarlamak için tavsiyelerde bulundu. Herkesi her zaman dinlemek inanılmaz stresli. “Günümüz ortamında, dünya kötümserlerle doludur ve onları duymazdan gelmeniz gerekir” dedi. “Eğer bunu yapamazsanız, düşüncelerinizde, zihninizde bir kanser olurlar ve yapamayacağınıza ya da yaşamın olumsuz olduğunu düşünmeye başlarsınız.” 3. Meg Whitman Meg Whitman, P&G, eBay ve şimdi Hewlett-Packard gibi birçok büyük şirkette inanılmaz bir kariyer yaşamıştır. Fast Company ile yapılan röportajda Whitman, balık avcılığına olan sevgisinden bahsetti. O ve oğlu her yıl yaklaşık altı kez gidiyor. University of California’daki Merced kampüsündeki araştırmalara göre, boş zaman etkinliklerine katılmak, acil bir stres giderme sağlayabilir ve ayrıca sağlığınız yararına da...

Stresi Yenmenin 10 Etkili Yolu

Stres hayatımızı yönlendirecek şekilde yapılanmıştır, bu sebeple bizi sakin ve aklı başında tutacak tedbirlerin alınması şarttır. Stres iyi yönetilmediğinde hayatlarımızı ele geçiren, duygularımızı alt üst eden sinsi bir probleme dönüşebilir. Kontrol edilmezse, stres sağlımızı, ilişkilerimizi ve kariyerimizi rayından çıkarma gücüne sahiptir. Gerçek hayatta, motive olmak ve esinlenmek için sağlıklı tutarda stres gereklidir, ancak stres seviyesi sağlıksız olduğunda, kolayca kapanma moduna geçeriz. Aşağıda hemen yapmaya başlayabileceğiniz, stres düzeyinizi kontrol altına almanıza yardımcı olacak bazı basit şeyler var. Görevleri Bölün “Önünüzdeki topa vurun” mottosuyla yaşayın. Günü geçirmenin en üretken yolu sadece eldeki göreve odaklanmaktır. Tek seferde bir göreve odaklandığımızda, belki de dikkatimizin 1/3’ünü verdiğimiz daha büyük miktarlarda iş üretmektense, daha kaliteli iş üretmeyi garanti altına alırız. Odağımızı daralttığımızda, işimizi doğru yapmak için üstesinden gelmemiz gereken yapılacak işlerin stresinden kendimizi kurtarmış oluruz. Sorumluluklarımızı bölmek pratik gerektirir ve kuşkusuz başka şeyler yapmak için arzu hissedeceğiz, fakat üzerinde çalıştığımız göreve odaklanmak için kendimizi disiplin etmeliyiz. Programınızı Öncelik Sırasına Göre Düzenleyin Yoğun bir program stresin ana nedenidir. Her birimiz sadece tek kişiyiz. İyi bir günde, muhtemelen on kişinin yapabileceği işi yapabiliriz, fakat gün geçtikçe bu daha da yönetilemez hale gelir. Uzun ömürlülüğe sahip olabilmek için, bizim için en önemli ve yaralı olan yükümlülükleri azaltarak programımızda olanları basitleştirmeliyiz. Hayır demeye ihtiyacımız olduğunda Hayır deme becerisini pratik etmeliyiz. Bu başarıyı baltalayan zaman kaybına dönüşen fazladan yükümlülükleri ayıklamamıza yardım eder. Başlangıç için, her gün daha az yükümlülük planlamaya başlayabilir ve her toplantı arasında kendimize zaman ayırmaya başlayabiliriz. Bir sonraki görevimize başlamadan önce aralarındaki zamanı kendimizi yenilemek için kullanabiliriz. Harekete Geç Sağlıklı beyin kimyası aktif olmaya bağlıdır. Hareketli olmak için her gün bir şeyler yaptığınızdan emin olun. Hepimizin aktif...

Mutlu Olmak İstiyorsanız Yapmayı Bırakmanız Gereken 10 Şey

Bakış açınızdaki birkaç küçük düzenleme, mutluluğun anahtarı olabilir. Geçen sene, Journal of Happiness Studies mutluluğun genetik bir bileşeni olduğunu bazı insanların sadece daha fazla mutlu olmak için programlandığını iddia eden, Michael Minkov ve Michael Harris Bond tarafından yapılan bir araştırmayı yayınladı. Fakat bu kötü bir günü tersine çeviremeyeceğiniz anlamına gelmez. Genlerinizin neyi dikte ettiğine bakmaksızın, mutluluğunuzu iyileştirmenin zamanla geçerliliği kanıtlanmış birkaç yolu vardır. Bu 10 şeyi yapmayı bırakın ve daha mutlu olma yolunda ilerliyor olacaksınız. 1. Geçmişe Takılıp Kalmak Geçmiş olaylara çok fazla odaklanmak, şimdide yaşamanıza veya gelecek için mücadele etmenize izin vermez. Geçmişi değiştiremezsiniz ve bir çözüm bulmadan bir şeye odaklanmak sizi mutlaka hüzünlendirir. Şimdide yaşamak ve enerjinizi yapamayacağınız şeyler yerine yapabileceğiniz şeyler üzerine yönlendirmek daha iyidir. 2. İlgisiz Olmak Şu an sahip olduğunuz şeylere odaklanmanız önemlidir, fakat gelecekte ne istediğinizi düşünerek ve oraya ulaşmak için zemini hazırlayarak sürdürülebilir bir mutluluk elde edebilirsiniz. Bu, ister yeni bir iş için çalışmak gibi büyük bir şey, ister yeni bir hobi edinmek kadar küçük bir şey olsun, yeteneklerinizi geliştirmek yeni ve heyecan verici fırsatlara yol açabilir. 3. Sosyal Medyada Saatler Harcamak Pittsburgh Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre sosyal medya kullanımının ve depresyonun simbiyotik bir ilişkisi vardır. Araştırmacılar, hepimizin sosyal medya hakkında bildiği fakat bazen itiraf etmeyi unuttu bir şeye atıf yaptılar – – insanlar kendilerinin en iyi versiyonlarını çevrimiçi olarak paylaşıyorlar. Bu kıskançlığa, kıskançlık ise umutsuzluğa sebep oluyor. Herkesin kendi hızıyla bir şeyleri yaptığını unutmayın. Ekranınızı kapatın ve kendi hayatınızı kendiniz yaşamaya başlayın, başkalarının aracılığıyla değil. 4. JOMO’ yu Unutmak Sosyal medya FOMO’ya sebep oluyor – – the fear of missing out (bir şeyleri kaçırma korkusu). Bunun yerine JOMO’yu düşünün...

En Çok Satan Kitap ‘Moneyball’un Yazarına Göre, Tembel Olmak Başarının Anahtarı

Yazar Michael Lewis, insanların saatlerini harcamamaya çalışarak yıllarını harcadıklarını söylüyor. Kendinizi tembel olarak düşünüyor musunuz? Eğer öyleyse, bunun iyi bir şey olduğunu düşünüyor musunuz? Bu sadece başarının anahtarı olabilir. En çok satan Moneyball, The Big Short ve daha pek çok kitabın yazarı Michael Lewis böyle düşünüyor. Lewis, çevrimiçi anket şirketi Qualtrics’ in sunduğu 2017 Insight Zirvesinde bir konuşmacı olarak konuştu. Qualtrics CEO’su Ryan Smith ile yaptığı samimi bir röportajda Lewis, neden tembelliğin zihninde asla kötü bir şey gibi görünmediğini ve bunun başarılı olmasına nasıl yardımcı olduğunu açıkladı. “New Orleans’ta büyüdüm, kimsenin bir şey yapmadığı yerlerde” dedi. “Sonsuz sevimli ve keyifli bir yer ama değer düşüncesinin dünyada yaptığınız şeylerle bağlantılı olduğu fikri yabancı bir fikir.” Hatta Lewis, babasının kendisine şu sloganla bir Lewis ailesi arması olduğuna ikna ettiğini hatırladı: “Mümkün olduğunca az iş yap ve isteksizce yap çünkü zayıf bir iş yapmaktan ziyade hafif bir kınama almak daha iyidir.” Bunun, yanlış olduğu ortaya çıktı, ancak boş zamanın değerli olması ve sürekli meşgul olması fikri genç Lewis’in illaki takılıp kalacağı iyi bir şey değildi. Tembelliği kucaklamak onun başarılı olmasına yardımcı oldu, çünkü çabalarını sadece aslında önemli olan yere odakladığını ifade ediyor. İşte bu, nasıl gerçek bir avantaj yaratabilir: Hiçbir şey yapmadan iyisiniz   Hiçbir şey yapmadan rahat hissettiğiniz zaman en son ne zaman? Bir saat ya da bir gün değil, genel olarak, eldeki acil projeler dışında? Lewis, dikkati çeken kayda değer hiçbir şey yoksa bir şey yapmazsa hareketsizlikle ilgili hiçbir sorunun olmadığını söylüyor. Çalışkan olmanın önem taşıdığına inanıyor olsaydı, “Ne üzerinde çalışıyorsunuz?” Eğer bir şey üzerinde çalışmıyorsam sorusuna panik yapardım. ” Hiç aktif olmadığınız, sadece işleri devam ettirmek için bir projeyi...

30’larında Pişmanlığını Duyacağınız 11 Şey

Görmüş geçirmiş birinin deneyimlerinden faydalanmaktan daha iyi bir öğrenme yolu var mı? Geçtiğimiz günlerde Reddit sitesinin bir başlığında kişilerin 30’larında yaptıkları (ya da yapmadıkları) şeylerle ilgili pişmanlıkları konu oldu. 30’lar yolculuğunuza yeni çıkan biriyseniz veya bu yolun sonuna yaklaşmakta olan bir gemiyseniz, gelin bilen birilerinden dinleyin. Zorundalıklar 30’larınızda toplum baskısını her zamankinden daha çok hissedeceksiniz ama sakın bu baskının sizi engellemesine izin vermeyin. Sürekli olarak “bir evim olmalı”, “çocuk yapmalıyım”, “evlenmeliyim” veya “artık bir kariyere başlamam gerek” endişesinde olabilirsiniz. Bütün bu beklentilerden kurtulun ve hayatınızı “sizin” en mutlu olacağınız şekilde yaşayın. Sırf toplumun beklentisinden farklı yaşadığınız için kendinizi başarısız hissetmeyin – hayata bir kere geliyorsunuz, özgürce yaşayın! Ebeveynlerle Vakit Geçirmemek 30’larındaki insanların bir ortak pişmanlığı da ebeveynleri hala aktif olabilecek kadar gençken onlarla vakit geçirmemiş olmak. Yürüyüşe çıkmak, seyahat etmek ya da hatta sadece sohbet etmek bile onlar yaşlandıkça yapılması zorlaşacak çok basit aktiviteler aslında. Önceliği İşe Vermek 30’larındayken aklından çıkarmaman gereken şey: Eğer önceliği işine verirsen, pişman olursun. Sevdiklerinle vakit geçir çünkü ne para ne de kariyerinde yükselmek o değerli anlardan daha önemli olmayacak. Negatifliklerle Zaman Harcamak 30larına geldiğinde hayatındaki negatif insanların birden bire kaybolacağını mı düşünüyorsun? Ne yazık ki, onlardan bir kaçı hala çevrende var olacak. Bu yüzden sakın zamanını onlara harcama. Sana kendinle ilgili iyi hissettirmeyen insanlara dikkat et ve onlarla olan arkadaşlığını yeniden değerlendir. Negatif düşünceler ve kontrolün dışında olan konular hakkında dikkatli ol. Oluruna bırak, gitsin. 30ların Yaşlı Olduğunu Düşünmek “Bunu yapmak için yaşlandım artık.” 30’larında en çok kullandığın cümle olabilir. Ama öyle değilsin! İddiasına girerim 50’lerinde ve 60’larındakiler de bu dediğime katılıyordur. 20’lerindeyken hayatın bütün nimetleri ayaklarının altındaydı, hala da öyle.  Kanın kaynadığı sürece risk al, yaşa, ve tadını çıkar ve içindeki delikanlıyı hiç kaybetme. Kendini Her Şeyin Önüne Koymamak Kendin dışında...

Zihinsel Performansınızı Hızlandıracak 6 Basit Yol

Başarılı girişimciler hızlı düşünmek zorundadırlar ve aynı zamanda ayakları her zaman yere basar.  Çalışma hayatınızın rutine bağlanması muhtemeldir ama eğer bu 6 adımı takip ederseniz rutin içerisinde nefes alma yolu bulursunuz. Rutin Anında Bir Ara Verin Alışılagelmiş davranan bir beyin kısıtlı bir beyindir. Psikoloji ile ilgili olan araştırmacılar yeni bir hedef doğrultusunda olan beyinlerin daha heyecanlı ve istekli çalıştığına dair bulgulardan bahsederler.  Yeni, zorlayıcı ve heyecanlı deneyimler edinmeye çalışın. Çalışırken bir ara verip ilgilendiğiniz bir uğraş bulmak sizi kısıtlamaz aksine yeni bir müzik dinlemek veya stratejik oyunlar oynamak zihninizi açar. Psikoloji bilimi lideri Denise Park: ‘’Herkes tarafından yapılan aktiviteler sizi canlandırmak adına yeterli olmayabilir. Alışkın olmadığınız bir şeyler deneyin.  Konfor alanınızda kalmaya ısrar ederseniz, başarılı olma yolundan uzaklaşırsınız.‘’   Hareket Edin Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur sözünü bilirsiniz. 2014 Baharında Minnesota Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre kardiyo sırasında yapılan nefes egzersizleri direk olarak bilişsel gelişim açısından oldukça yararlıdır. Fiziko-motor yetilerinizi geliştirir. Diğer yandan fiziksel aktivitelerin depresyon gibi mental rahatsızlıklara da oldukça pozitif etkisi vardır.   Yeteri Kadar Uyuyun Girişimciler genellikle sıkı çalışma için bol miktarda uykudan fedakarlık yapmak zorunda kalabilirler. Ama yeterince uyumazsanız bu sizin gün içinde çalışırken zaman zaman zihninizi yavaşlatır. Araştırmalara göre beynin bazı bölümleri sade ve sadece uyurken gelişir. Çoğu insan uykuya dalmak için vakti kendilerini seçtiklerini zannederler evet bu doğru ama vücut  uykulu durumda beyni istemeden “kapatabilir”, böylece öğrenmeniz ya da yaptığınız işin çoğu nispeten yararsız hale gelir. Uyandıktan sonra geçen 19. saatiniz, gün içindeki herhangi bir saatinizden daha az verimli olabilir. Her vücut farklı saate ihtiyaç duyar. Ne az, ne çok. Yeteri kadar uyku, zihninizi açık tutar.   Gün Işığından Yararlanın Araştırmalar, doğru saatlerde...

20li Yaşlardaki Başarılı İnsanların Uyguladıkları 18 Taktik

Herkes başarıyı farklı açıklar ama mutluluk olmak; sağlıklı ve dengeli  bir yaşam sürmek; güçlü sosyal ağlara sahip olmak başarılı olmak için gereken etmenler arasında sayılabilir. Uzmanlara göre çalışmalarınızda geri gittiğiniz anlarınızda vaktinizi neye ayırdığınız başarıya ulaşma yolunda etkili bir unsurdur. Ulusal çalışma alanı uzmanı Lynn Taylor’a göre; Eğer zamanınızı kendinizi yenilemek adına bir aktiviteye odaklarsanız mesela işten sonra spora giderseniz, ya da haftaiçleri bir iki saat spor yaparsanız bu aktiviteler sizi oyun içinde üst noktalara taşıycaktır. Bu süregelen bir durumdur. Sağlıklı bir beyin ve vücut işiniz her ne olursa olsun size en iyisini yapmanızda yardımcı olur. Güzel alışkanlıklar pozitif bir bakış açısı sağlar. 20 li yaşlardaki başarılı insanların düşüş yaşadıkları zamanlarda uyguladıkları, sizi canlandıracak 18 taktik. 1. Aileleri ve arkadaşları ile zaman geçirirler İş yerinde veya okulda harcanan zaman içerisinde, yapmanız gerekenler dışında kalan ve önemsediğiniz işlere odaklanmanız mümkün olmayabilir. Bu yüzden insanlar kendilerini iyi hissetmek adına aileleri ve arakadşları ile zaman geçirir. 2. Spor yaparlar Çoğu başarılı insan sağlıklı yaşamı seçer. İyi beslenmeye çalışır ve adrenali canlı tutacak aktiviteler yapar. Bu bir sıradan fitness programı ya da extreme spor olabilir. Taylor: ‘’ Bisiklet sürebilirsiniz, tırmanabilirsiniz, kayak yapabilir, surf yapabilir, dalış yapabilir,hatta paraşütle atlayabilirsiniz’’. 3. Yeni şeyler öğrenirler Uzmanlara göre, Dünyada gerçekleşmiş olan 10-15 yıllık olaylar önceki kuşaklar tarafından kabul edilip çok fazla irdelenmeye müsait olmamış olaylardır. Herkes tarafından kabul edilen durumlara tekrardan göz atın. 4. Kişisel ve profosyenel başarıları hakkında derinlemesine düşünürler Diğer başarılı gençler ile ilgilenir, teknoloji alanında büyük girişimler yapmış insanların hayatlarını incelerler, finans alanında bilgi sahibi olmak isterler…. 5. Stresle başa çıkma yollarını öğrenirler Fiziksel, mental ve duygusal anlamda stresle beraber yaşama yollarını bilirler, bunun için çabalarlar. Ve eğer bunu...

Hem İşte Hem Hayatta Nasıl Kazanılır?

2015 yılında yazdığı kitabından sonra hayatının değiştiğini söyleyen, aldığı risklerin kendisini bugünlere getirdiğini belirten Adam Davis’in bu yazısını, hayatında değişiklik yapmaya çekinen herkesin okuması gerek. Bir polis memuruyken, çok satılan kitaplar listesine dahil olmak, sıra dışı bir hayat olsa gerek. İşte o yazı: Hayatımızın bazı noktalarında, bir karar vermemizin gerektiği , hesaplanmış stratejilere göre risk alacağımız ya da geriye çekilip sıradan bir bilinmezliğin içine gireceğimiz anlar olacak. Günlük hayatın vazifelerini göz önünde bulundurduğumuzda, birçok girişimci sıklıkla, hareketli mesai saatlerinin yani 9-5 çalışma düzeninin düşüncesiyle bile ürperirler. Bununla birlikte, sorumluluk gerektiren bir karar için kıyaslama içeren bir değişiklik yapmak, sıklıkla gereklidir. Birçoğunuz 2015 yılında sorumsuzca bir değişiklik yaptığımı ileri sürebilir. Gördüğünüz gibi, kanunların uygulanışı konusunda 6 yıl hizmet verdikten sonra, harekete geçme vaktinin geldiğini fark ettim. Hayır, dilencilik yapmadım, gizlice kovulmadım ya da işimde bir belaya bulaşmadım. Benimki biraz daha karmaşıktı. Kanunların yaptırımı konusunda bir kitap yazıp, bastırdım ve sonradan yeni bir iş alanı doğmuş oldu. 2015’in eylül ayında, rozetimi takmaya devam etmek ya da yeni işim üzerine odaklanmak konusunda vermem gereken bir karar vardı. Dikkatlice düşündükten, birçok dua ve akıllıca tavsiyeden sonra, eşim, çocuklarım, kendim ve geleceğimiz için en iyi kararı verdim ve şansımı deneyip, son süratle işime başladım. Birçok eleştiri aldım ve çoğu insan beni çılgın olarak nitelendirdi. Anlaşılabilir, sanırım. Demek istediğim, neden bir koca ve üç çocuk babası bir adam güvenli bir işi, birkaç internet işine odaklanmak için terk eder ki? Evet, tabii… Bir polis memuru olarak ayda 2000 dolara, evlere gidip evlatlık olarak alınmış çocuklara ve ailelerine dair raporlar tutuyordum ve bu aslında çok fazla mesai içeriyordu. Her açıdan giderek artan stresi de dikkate aldığınızda, bunun...

Mutlu İnsanların 12 Alışkanlığı

“Neşeli bakış açısını sürdürmenin anahtarlarını öğrenin.” Çoğu insanın geceleri onları kemiren bir şeyleri var, yaşadıkları bir yerde bir eksiklik, memnuniyetsizlik ve mutsuzluk hissi veren bir sorun ya da gerçekleşmemiş rüya. Onlar için mutluluk ulaşılamaz ,ele geçirelemeyecekmiş gibi geliyor. Bununla birlikte, korkularınızı tanımak ve ele geçirmek bir zamanlar imkansız olduğunu düşündüklerinizi gerçekleştirmenize yardımcı olur ve bu, mutluluğun daha yakın olduğu ve bazı basit değişiklikler yapılarak elde edilebileceğinin farkına varmanıza yol açar. Aşağıda, bildiğim en mutlu insanların yanı sıra tatmin edici ve doyurucu bir hayat sürmeye devam eden eski hastalardan toplanan mutlu insanların alışkanlıkları bulunmaktadır. Bunlardan sadece bir tanesini hayatınıza dâhil ederek, mutluluğa giden yolda olursunuz ve bu o kadar zor görünmeyebilir. 1. Olumlu ve iyimser bakış açınızı sürdürün Hayatta olumsuz olaylarla karşılaşmak normaldir. Onların sizi tanımlamadıklarını anlayın; umut ışığını bulmak için elinizden gelenin en iyisini yapın ve negatif düşüncelerinizi olumlu olanlarla karşılaştırın. Düşünme şeklinizi değiştirin. Olumsuz düşüncelerinizi önleyin ve sorunları, meydan okuma ve yeni şeyler öğrenmek için fırsatlar olarak görün. Neyin mümkün olduğunu düşünün, imkânsız olanı değil. 2. Neyi kontrol edebildiğinize odaklanın Pek çok kişi, kontrollerinin ötesinde olan şeylere endişelenir. “Ya korkunç bir hastalığa yakalanırsam?” veya “İşimi kaybedersem ne olur?” duyulan en yaygın anksiyete dolu ifadelerden ikisidir. Bu tüketici düşünceler, insanları pozitif ve mutlu olma enerjilerinden alıkoyuyor. Bir dahaki sefere kendinizi bu şekilde düşündüğünüzde yakalayın, onu tersine çevirdikten sonra neyi kontrol edebileceğinizi düşünün. Durumun kurbanı olmaktan çıkın ve kendi olumsuz düşüncelerinizi bırakıp, harekete geçin. Yukarıdaki iki örnek için, kötü sağlığı önlemek için sağlıklı bir yaşam tarzı önceliğini kontrol etmek ve iş güvenliği sağlamak için amirleri ile performansı gözden geçirmek ve kontrol etmek zorundadır. 3. Mutlu insanlarla kendinizi kuşatın Mutlu insanlar destekleyici, sıcak...

Harvardlı Psikoloğa Göre Hedeflerinize Ulaşamamanızın Nedeni

Eğer NASA iseniz ayda çekim yapmak çok faydalı bir hedeftir. Ancak Harvard psikoloğu Amy Cuddy’nin yeni Big Think videosunda da açıkladığı gibi binaları çekmek, ortalama bir kişi için muhtemelen daha fazla başarılı (ve mutluluk verici)olacaktır, en azından en başta. Cuddy’ ye göre, birçok insanın kendi hedeflerini belirlemedeki en büyük hatası, sürece değil, yalnızca sonuca odaklanıyor olmaları. Cuddy, insan davranışlarıyla ilgili bir uzman ve “Varlık: Cesur Benliğinizi En Büyük Zorluklarınıza Vermek” kitabının yazarı. Ya başarılarımızla gurur duymamıza ya da başarısızlıklarımıza pişmanlık ve hayal kırıklığı ile bakmamıza neden olan küçük tetikleyicilerle çok sayıda araştırma yaptı. İnsanların, gerçekçi olmayan veya kötü planlanmış hedefleri yüzünden sık sık kendilerini başarısızlığa yönlendirdiği tespitinde bulundu. Cuddy’ e göre, insanlar “Bu çok fazla!” veya “Bu bana çok uzak!” diyerek 40 kilo vermeyi ya da rüya gibi bir iş bulmayı aya yolculuk etmek gibi düşünüyorlar. “Onlar arasında bir milyon küçük adımlar gerekiyor ve bu küçük adımların her biri başarısız olmanız için bir fırsat.” Daha akıllı bir yaklaşım olarak, süreci benimsemeyi öğrenin. Görünüşte amacınıza zararı dokunuyor gibi görünebilir sanki ödülden vazgeçiyormuşsunuz gibi. Ancak Cuddy, kısa vadeli planlama için uzun vadeli düşünmeyi kullanma gücünü vurguluyor. Bütün gece kilo vermeyeceksiniz, bu nedenle en iyi seçenek her günün olabildiğince iyi olmasına odaklanmaktır. Büyük hedefi, gerçekleştirilmesi daha kolay olan günlük veya haftalık hedefler dizisine koyun. “Birçok araştırma gösteriyor ki artan değişikliklere, azar azar iyileşme üzerinde odaklandığımızda çok daha iyiyiz.” Bu durum televizyon karşısında çok vakit geçirerek tembellik eden kişiden bir maraton koşucusuna dönüşmek gibi. Şimdilik birkaç ayda 26,2 mil koşmanız gerektiği gerçeğini geçici olarak göz ardı ediyorsunuz ve yalnızca bugün 1 mil çalışmaya odaklanıyorsunuz. Ve bu hedefe ulaşmak çok daha kolay olduğu için,...
AI Junior Product Manager

Yaklaşan Etkinlikler

nisan

24nis - 26Tüm Gün3G Günleriİstanbul Üniversitesi Endüstri Ve Kalite Kulübü 3G Günleri

30nisTüm GünIoT Line Fair '17“Artık geleceğin değil, günümüzün teknolojisi!”