Zihninizi Eğiterek Daha Pozitif Olmanın 4 Yolu

Daha pozitif olmak için zihninizi eğitebilirsiniz: İşte bunu yapmanın yolu! Toplumda düşünürler ve yapıcılar arasında büyük farklılıklar vardır. Hangisini tercih ederdiniz? Pozitiflikten bahsettiğimizde, bu kavram çoğu zaman “sözde bilim” ya da “düşünceye özgü konuşma” olarak ifade edilmiştir. Fakat, pozitif düşünme gücünün bazı şüpheciliği geçerli olabilirken, pozitif düşünmek bir kandırmaca değildir. Aksine ruhsal sağlığa olan yaklaşımı sahicidir. Pozitif bedenin ve zihnin pozitif bir ruh yaratacağı çoğu kez söylenmektedir. Fakat bunu nasıl ölçebiliriz? Her şeyden önce insanlar farklıdır ve pozitifliği toplamak için yaklaşımları çeşitli olabilir. Fakat köprünün doğru geçişi olan bu ruhsal halin nasıl geliştirileceğinde bazı ortaklıkları vardır 1. Bedeninizi ve zihninizi dinleyin. Sizin için bu model daha pozitif zihni oluşturmaya başlamada en kolay ve en hızlı yollardan biridir. Sizden tüm istenilen başkalarını dinlemeyi bırakıp kendinizi daha çok dinlemeniz. Örneğin, çoğu insan başarılı kişilerin nasıl erkenden uyandıkları hakkında konuşmaktan hoşlanır ama çoğu zaman konu bu değildir. Çoğu başarılı birey bu tarz basit bir numarayı takip etmek yerine kendileri için en doğru olanı yapmaktadırlar. Eğer işini gece daha iyi yapan bir kişi iseniz, bunları gece yapın! Eğer işten önce egzersiz yapmaktan hoşlanıyorsanız, bunu da yapın. Hey, eğer ofisinizde konsantre olmanız için ağır metal müzik dinlemeyi seviyorsanız, bu da tamamen uygundur. (Çalışma arkadaşlarınızla hemfikir olduğunuz da göze alındığında). Konu ne olursa olsun, sizin için en iyi ne ise onu bulun ve bunu daha fazla başarı için kendi menfaatinize çevirin. Bunu yapmak size normları takip etmeniz konusunda daha az suçlu hissettirecektir, ayrıca size nasıl daha yaratıcı olabileceğiniz ile ilgili esneklik ve özgürlük algısını verecektir. Bildiğimiz üzere, yaratıcılık pozitifliğin en önemli algılarından biridir. 2. Sabır aşılayın! Eski söylemlere göre, sabır yılların tecrübelerinde toplanan bir erdemdir....

Daha Mutlu, Başarılı ve Sağlıklı Olmak İçin Yapmanız Gereken İlk Şey

Bir An Önce Daha Mutlu, Sağlıklı ve Başarılı Olmak İçin Bunu Mutlaka Yapın. Inc.com’da Marla Tabaka ne yapılması gerektiği konusuna açıklık getiriyor. Hiç canınızı acıtıncaya kadar bir şeyi çok fazla istediniz mi? Kontrollü bağlılık sizi bu acılarınızdan arındıracak ve ne istiyorsanız onu elde etmenizi sağlayacak. Her şeye rağmen bir şeyi umutsuzca istemek ve ona ihtiyaç duymak sizi bir stresin içine sokarak sağlığınıza ve mutluluğunuza zarar verir. Baş ağrısı, kaygı bozukluğu, mide ağrıları ve nefes darlığı belirli bir düşünceye takılıp kalmayla ortaya çıkan şikayetlerdir. Hayattaki isteklerinizi sadece kendi mutluluk tanımınız üzerinden gerçekleştirmeye çalışmak bu yüzden çok sağlıksız. Mesela yeni bir ev veya araba almak istemek ama bunları başkalarını taklit ederek yapmak sizi korkuların ve olumsuz düşüncelerin içine daha da sürükleyerek kendinizi devamlı sağlıksız bir döngünün içinde bulmanıza sebep olur. Yalnızca ne istediğini ve isteğini nasıl gerçekleştireceğini düşünüp, tek bir düşünceye odaklanan kişiler genellikle başarısızlıklarını ve kaçırdığı fırsatları düşünür durur, bu yüzden zamanla kendine de acımaya başlar. Öte yandan kötü sonuçlardan sıyrılabilen insanları başarısızlıklar ve engeller yıldıramaz, bir şekilde kendilerini toparlamanın yolunu bulup tekrar denerler. İşte böyle aşırıya kaçmadan isteyen ve ihtiyatlı olabilen insanlar her zaman yenilikçidir ve daima ileri yol alırlar. Kontrollü bağlılık dediğimiz bu kavram yanlışlarınızı tekrar gözden geçirmenizde ve olumlu düşünüp çözüm odaklı hareket etmenizde size yardım eder. Bir İsteğe Takılıp Kalmak Sizin Gücünüzü Elinizden Alır Bu konuda Inc. yazarı Marla Tabaka’nın görüşlerini inceleyelim: ‘’ Geçen hafta harika bir araba satın aldım. Çoğumuz araba almak ve buna benzer süreçlerin sinir bozucu ve yorucu olduğunu düşünürüz. Aslında ben bu arabayı alarak bilinçli bir tercih yaptım ve bu herkes tarafından doğru kabul edilen bir satın alma deneyimiydi. Sadece alacağım şeye odaklanmak...

Enerjinizi Emen İnsanlardan Uzak Durmanın 10 Yolu

Enerji. Dinamik, azimli ve kararlı bir hayat sürmek için ihtiyaç duyduğumuz güç. Herkes enerjiye ihtiyaç duyar. Yine de bazen çoğumuz akşam olana kadar ve hatta sabah yeni kalkmışken bile bitkin ve ölü gibi hissedebiliyoruz. Hayat kıymetlidir ve aynı zamanda kısadır da. Daha iyi hayatlar yaşıyor olabileceğimizi düşünerek her gün kendimizi melankoli ve ızdırap için oradan oraya sürüklememiz da anlaşılabilir bu durumda. Tarih boyunca yüksek enerji mutlu ve hareketli insanlarla ilişkilendirilirken düşük enerji ise depresif ve soğuk insanların özelliği olarak görülmüştür. Psikosomatik tıp zihin ve beden arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermiştir, yani ne kadar az enerjimiz varsa depresyon, anksiyete ve diğer mizaç bozukluklarına o kadar yatkın oluruz. Sağlıklı ve mutlu insanın enerjisi yüksek olduğu bir gerçektir. Enerjimiz olmaksızın nasıl hayallerimizin peşinden koşar, amaçlarımızı kovalar ve engelleri aşabiliriz ki? Enerji olmazsa hayatta nasıl değerli ve anlamlı bir başarı elde edebiliriz? Bazı insanların doğal olarak diğerlerinden daha yüksek miktarlarda enerji sahibi olduğu doğru olsa da bunun nedenini hiç düşündünüz mü? Kalıtım da çevremiz de bunda etkili olan faktörler. Her şey enerjidir! “Eğer evrenin sırlarını keşfetmek isterseniz enerji, frekans ve titreşim bağlamında düşünün.” – Nikola Tesla  Atom altı seviyeye indiğimizde var olan her şeyin titreşen atomlardan, yani saf enerjiden oluştuğunu görüyoruz. Düşünce, duygu, içgüdü ve cinsel itki gibi soyut değerlerin bile enerjiden oluştuğu söylenebilir. Yani aslında hareketli bir okyanusta yüzüyoruz ve tıpkı gerçek bir okyanusta olduğu gibi orada da avcı ve avlar mevcut. Eğer bu yazıyı okumaktaysanız, bir av olma ihtimaliniz çok yüksek. Av olabilirsiniz tabii ama bu kurban da olmanız gerektiği anlamına gelmiyor. Hayatınızı daha iyi bir hale getirmek için harekete geçmeniz gerekir. İşte size Lonerwolf’tan derlediğimiz bazı öneriler: 1. Uzun Göz Temaslarından...

Gelecek Planlarımıza Odaklanmayı Nasıl Başarabiliriz? (Gündelik Hayat Canımıza Okurken!)

Etrafınızdaki her şey kafanızı meşgul ederken uzun dönemde gerçekleştirmeyi hedeflediklerinizi unutmayın. Gündelik yaşantımız tüm zamanımızı ve enerjimizi tüketirken büyük resme odaklanmak kolay olmayabiliyor. Her şey az çok yolunda giderken bile iş ve yaşam özveri ve yükümlülükler gerektirebiliyor. Suçluluk, hayal kırıklığı, kafa karışıklığı ve öfke iş yaşamına ve de hayata entegre olmayı zorlaştıran faktörlerdir. Peki hedeflenen şeye odaklı kalmak neden bu kadar zordur? Çünkü öncelikleriniz arasında sıkışıp kalmışsınızdır. Bu konuda hiç de yalnız olmadığınızı kolaylıkla söyleyebiliriz. Nadiren de olsa doğru yerde olduğunuzu hissediyor musunuz? İşteyken evde daha fazla vakit harcayabilmeyi istiyor musunuz veya tam tersi? Bütün endişeler, planlar ve ayarlamalar kıymetli vaktimizden çalarlar ve zihnimizi yorarlar. Bizim için çok önemli olan şeyler zihnimizi daha fazla meşgul ederler. Peki amaçlarınız ve arzularınızın sizin için önemi ne kadar? Peki, etrafınızda dikkatinizi dağıtan bu kadar çok şey varken, uzun vadede gerçekleştirmek istediğiniz hedeflerinizi zamanla nasıl yitirmemeyi başaracaksınız? Kendi haline bırakın. Önceliğiniz olmadığını düşündüğünüz halde bazı şeyleri hemen şu anda ertelemek zor olabilir, fakat rahatlatıcıdır.Şu anın uygun zaman olmadığını kendimize, arkadaşlarımıza ve topluma anlatmak zordur.Fakat bunu yapmak, sizin gerçekten önemli olan şeylere odaklanmanızı kolaylaştıracaktır. Sınırlarınızı bilin. Akşamları birkaç saatinizi veya hafta sonu bir gününüzü ailenize ayırmanız normaldir. Haftanın her gününe yayılan özel çalışma saatlerinizi içeren bir program oluşturun ve bu programı takip edin. Eğer sınırlarınızı belirleyip korursanız, ilerisi için endişelenmezsiniz. Hem ailenize hem işinize yeteri kadar vakit ayırın. Sınırları belirlemek önemlidir ama bazen dinlenmek için boş vakitleri değerlendirmek de önemlidir. Bu zamanları pas geçmeyin. Kendiniz hakkında olumsuz düşünmeyi bırakın. Zor durumda olan bir arkadaşınıza yardım eder gibi kendi sorunlarınıza çözüm arayın. ’Bunu yapsaydım’ , ‘daha iyi olsaydım’ gibi düşünceler sağlıklı düşünmenizi ve ilerlemenizi olumsuz etkiler. Olumsuz düşünmeyi bırakın....

Daha Pozitif Olmak İçin Beyninizi Eğitmenin 8 Yolu

Beyinlerimiz olumsuzlaştığında üretkenlik, yaratıcılığımız ve karar verme becerilerimizi yiyebilir. Ortalama olarak insanların günde 12.000 ila 60.000 arasında düşünceye sahip olabileceği söyleniyor. Oldukça büyüleyici, değil mi? Mesele şu. Bazıları, düşüncelerimizin şaşırtıcı bir yüzde 80’inin negatif olduğunu ve pozitif düşünceler yerine daha olumsuz düşünceler için beyninizi eğittiğinizi düşünüyor. İç Koruma Enstitüsünün Kurucusu olan, Doğu Körfezi California Eyalet Üniversitesi Yönetim Fakültesi Profesörü ve The Science of Positivity and Habits of a Happy Brain kitabının yazarı Loretta Breuning’e göre, bu gerçekten de şok edici değil. “Beynimiz, istediği kadar mutluluk yaratacak şekilde tasarlanmamıştır. Beynimiz hayatta kalmayı teşvik etmek için gelişmiştir. Hayatta kalma gereksinimini karşılamak için fırsatlar yaratmak için mutlu kimyasal maddeleri (dopamin, serotonin ve oksitosin) kaydeder ve sadece kısa sürede metabolize olan kısa devrelerde bırakır. Bu, mutlu kimyasallarımızı teşvik eden adımları atmaya motive olur. “ Daha da kötüsü? Dr. Breuning, “Mutlu olanları ararken, özellikle stresli bir işgününün bitiminde, mutsuz kimyasallarla sonuçlanabilirsiniz” diye ekliyor. Beyinlerimiz olumsuzlaştığında üretkenlik, yaratıcılık ve karar verme becerilerimizi yiyebilir. Çünkü olumsuz düşüncelerin olumlu düşüncelerden daha büyük bir etkiye sahip olma eğilimi vardır. Yine, bu evrimleşmeye dönüyor. Hayatta kalma, tehlikeli durumları tespit edebilme ve bunlardan kaçınma yeteneğine bağlı. Dr. Breuning’in açıkladığı gibi, “Kortizolun kötü hissi kendi hayatta kalma amacına sahiptir. İyi duygulara giden yolda gezinebilmeniz için sizi ihtiyaçlarınızı karşılama yolunda bir engel olarak uyarır. Ama bunu yaptıktan sonra, beyniniz bir sonraki engeli bulur. Nerede olursa olsun hayatta kalma beyninizi takip ederseniz çok üzülürsünüz.” İyi haber, beyninizi bu sekiz tekniği kullanarak daha olumlu hale getirmek için eğitebilirsiniz. 1. Düşüncelerinizi gözlemleyin İlk başlayacak ilk yer, düşüncelerinizi gözlemlemektir – sadece 10 dakika olsa bile. Alışkanlık yaratan varlıklar olduğumuzdan, zihninizde aynı negatif düşüncelerin sızdığını fark edebilirsiniz. Yaklaşan...

Verimli Bir Hayat İçin 5 Küçük Öneri

Verimli bir hayat için yapabilecekleriniz var! Hayatınızda büyük değişimlerin olmasını istiyor, ancak bunun için hiçbir çaba göstermiyorsanız, işe küçük değişikliklerle başlayabilirsiniz. Gözünüz hep yükseklerde! Bir işi tam olarak, hakkıyla yapmak istiyorsunuz, fakat sürekli erteliyorsunuz. Üzülmeyin, bu sadece sizin sorununuz değil. Günümüzde birçok şeye yetişmek bu kadar zorken, bir de üzerine köklü değişiklikler yapmak, neredeyse imkansız. Ama bunun da bir yolu var. Nasıl mı? Mesela daha çok kitap okumak için tüm gününüzü kitap okumaya ayırmak zorunda değilsiniz ya da fit bir vücuda sahip olmak için spor salonuna gitmeyi beklemeseniz de olur. Önce hayatınızda ne gibi değişiklikler yapmak istediğinize karar verin ve işe adım adım başlayın. Bakın bazı küçük değişiklikler hayatınızı nasıl da değiştirecek! 1. Erken kalkmak Erken kalkmakta zorlanıyorsanız, yatmadan önce kendinize vaktinde uyanacağınıza dair söz verin. Bu kararı uygulamaya başladığınızda, saatinizi daha erken saate kurup, birkaç dakikalık şekerlemeyle keyif yapabilirsiniz bile… 2. Sağlıklı beslenmek Sağlıklı beslenmek, yaşamınızda çok şeyi etkiler. Tüm öğünlerde yediklerinize dikkat edemeseniz de öncelikle ağır yediğiniz bir öğle yemeğinin ardından, akşam yemeğini mutlaka hafifletmeye çalışın. Sonra da yavaş yavaş tüm öğünlerinize dikkat etmeye başlayın. 3. Kısa okumalar yapmak Her gün yarım saatinizi kitap okumaya ayırırsanız, bir haftada bir kitabı rahatlıkla bitirebilirsiniz. Eğer böyle bir amacınız varsa, yarım saatinizi sadece bu işe ayırın ve başka hiçbir şey düşünmeyin. Saatlerce kitap okumak zorunda değilsiniz, rahat olun. 4. Not almak Yapmanız gerekenleri ya da aklınıza gelen fikirleri mutlaka not alın. Bu notlar hem zihninizi taze tutar hem de sizi işe ve hayata karşı motive eder. 5. Yürüyüş yapmak Bu sıcaklarda egzersiz yapmak epey zor biliyoruz, ancak düzenli spor yapan bir insansanız, sporun bünyeye ne kadar iyi geldiğini zaten biliyor olmalısınız....

Kendinizi İyi Hissetmenin 20 Yolu

Kendiniz için bir şeyler yapmak aslında düşündüğünüzden daha kolay. Üstelik bazen ufacık şeylerle dahi iyi hissetmek mümkün, yeter ki çaba gösterin. Bazen ne yapacağımızı, kendimizi nasıl daha iyi hissedeceğimizi bilemediğimiz günler yaşıyoruz. Olumlu düşünmek sanki artık imkansızmış gibi geliyor. Bununla birlikte kendinizi biraz zorlarsanız en azından karamsar düşüncelerden kurtulabilirsiniz. Umut hep var, yeter ki inanın. İşte küçük ama önemli farklılıklarla hayata yeniden sarılmak için yapabilecekleriniz: İyi uyuyun. Yatmadan önce esneyin. İşinizi iyi yapın. Uyanınca ılık limonlu su için. Günde 10 dakika yalnız kalın. Günde sekiz bardak su için. Hafta sonu 20 dakika meditasyon yapın. Sosyal medyaya bakmayın, pazar gününün tadını çıkarın. Pazartesiyi iyi bir kahveyle atlatın. En sevdiğiniz kitaba göz atın. Gününüzün nasıl geçtiğini yazın. Daha önce yapmadığınız bir yemeği yapın. Çengel bulmaca çözün. 21.00’den sonra telefonla ilgilenmeyin. Bir gün boyunca şeker tüketmeyin. Mandala boyayın. En sevdiğiniz arkadaşınıza bir mektup yazın. Bir mum yakın ve ateşi izleyin. Arkadaşlarınızla buluşun ve ne kadar yoğun olduğunuzdan asla bahsetmeyin. Sahip olduğunuz her şey için...

Verimli Bir Gün Geçirmek İçin 20 Öneri

1. Sabahın bereketinden istifade et Sabah erken kalk. Eskilerin dediği gibi sabahın bereketi vardır. Güne erken başlamak sana günün rutin işleri için zaman kazandırır. Pek çok kişi uykudayken işe koyulursan, gün senin için hem daha uzun olur, hem de hayata diğerlerinden birkaç adım önde başlarsın. 2. Yarının işini bugünden yap Bugünün işini yarına bırakma. Hatta bugün yapacaklarını tamamladıysan, yarının işlerinden bir kısmını bugünden yapmaya çalış. Yarının hangi kötü sürprizlerle dolu olduğunu bilemezsin. Hiç hesapta olmayan başka işler, ertesi günün tüm planlarını altüst edebilir. Onun için sen sen ol, yarına güvenerek işlerini geçiştirme. 3. İşin usulünü öğren Hızlı ol ama acele etme. Seri ve çevik davran ama elin ayağına dolaşmasın. Aynı anda hem elini hem aklını kullan. Kestirme sandığın yollar seni başladığın yere döndürebilir. Kısa yollar seni tahmin etmediğin kadar uzağa götürebilir. Tuzağa düşmemek için hem kendini hem de görev ve sorumluluklarını iyi tanı. 4. İş bittikten sonra kenara çekilme Bir işi bitirmeden, ondan sonra neye başlayacağını kararlaştır. Mesela daha çok kitap okumak istiyorsan bir kitabı bitirdiğinde diğeri de elinin altında hazır olsun ve öncekini bitirir bitirmez diğerinden birkaç sayfa okumaya çalış. 5. Günlük veya haftalık plan yap Kendine günlük ve haftalık plan hazırlayabilirsin. Her gün yapacağın işleri bir gün önceden kararlaştır ve bunların her birini ne kadar sürede bitireceğini not et. Daha önemli ve öncelikli işlerine daha çok zaman ayır. 6. İşlerini sırayla ve parçalara ayırarak tamamla Her şeyi aynı anda yapmaya çalışma. Biri bitmeden diğerine başlama. Uzun zaman alan işlerini parçalara ayırarak tamamla. Tümünü bir seferde yapmak hem gözünü korkutur, hem de verimini düşürür. Örneğin bir proje ya da ödev hazırlaman gerekiyorsa ön hazırlık ve araştırma için zaman ayır....

Gerçek Mutluluğa Sahip İnsanların 11 Alışkanlığı

Alışkanlıklarınız hayatta her şeyden daha fazla mutluluk getirir. Bugün bahsedeceğimiz 11 alışkanlık sizi daha mutlu yapacak. Mutluluğu düşündüğümüz zaman aklımıza ilk önce anlık zevkler gelir. Örneğin; lezzetli bir yemek, favori kitabınız veya sahilde rahatlatıcı bir gün. Bu zevkler mutluluk verir ancak sadece kısa bir süreliğine. Son dönemde yapılan çalışmalar gösteriyor ki gerçek mutluluğa veya hayat tatminine ulaşmanın yolu bundan daha farklıdır. Pennsylvania Üniversitesinde yapılan bir çalışmada, psikolog Martin Seligman yüzlerce farklı insanı, mutluluğa ulaşmada izledikleri yola göre 3 gruba ayırdı. Keyifli bir yaşam: Bu tür yaşam peşinde koşan insanlar mutluluğu sadece zevklerde ararlar. Onlar yaşadıkları anın tadını çıkarırlar ve bu anın sürmesi için çabalarlar. Bu tarz insanlar genelde maceraperest olarak anılırlar. Meşgul bir yaşam: Bu tür bir hayat peşinde koşan insanlar, mutluluğu tutkuyla ve çok çalışmakta ararlar. Kendilerini çalışmaya o kadar kaptırırlar ki bazen soğuk ve umursamaz bir hale dönüşürler. Aslında onlar bu meşguliyeti deneyimlerken, zaman onlar için çok hızlı akar. Anlamlı bir yaşam: Bu tür bir yaşam arayışında olan insanlar, yeteneklerini ve enerjilerini, topluma ve dünyaya katkı yapacak bir şeyler için harcamayı tercih ederler. Bu amaç onları derinden motive eder. Araştırmaları sonucunda Seligman şu sonuçlara ulaştı: Keyifli bir yaşam arayışındaki insanlar daha az mutluluyken diğerleri daha mutlu. Bu sadece tek bir araştırma olmasına rağmen, ulaşılan sonuçlar göstermiştir ki enerji ve dikkatinizi neye yönelttiğiniz mutluluğunuz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Meşgul ve anlamlı bir yaşam arayışındaki insanların ortak bir özelliği var. Onlar çok daha tutkulular, ve enerjilerini, kendilerini ve çevrelerini daha iyi bir hale getirmek için harcıyorlar. Mutlu insanlar, amaçlarına yönelik hareket ederler. Eğer siz de onların yolunu izlemek istiyorsanız,bahsedeceğimiz alışkanlıkları hayatınıza entegre etmeyi öğrenmeniz faydalı olacaktır. 1. Kendi mutluluğunuzu...

30 Olmadan Yaşanması Gereken 15 Deneyim

Aslında 30 yaşına gelmenin söylendiği kadar korkunç bir tarafı yok. 30 yaşına girdikten sonra elbette ki daha maceracı ve eğlenceli olabilirsiniz. Yani biraz sonra okuyacağınız listedekileri 30’dan önce yapmadıysanız panik yapmanıza gerek yok. Tabii gerçekçi de olmak lazım: Yaşımızın büyümesi “O” kişi ile tanışma, kendi evimize sahip olma, çalıştığımız şirkette üst seviyelere gelme gibi durumları da beraberinde getirirken biz, daha az rahatlık alanımızdan çıkmaya hevesli oluyoruz. Yani yeni şeyler yapmak imkânsız değil ama daha zor. 20li yaşların avantajlarını yaşamanıza yardımcı olmak amacıyla, hazırlanmış bütün araştırmaları inceledik ve “bucket-list”e eklemek için hayat değiştiren deneyimleri sizin için sıraladık. 1. Büyük Şehirde Yaşayın Kendi ülkenizin ya da belki de dünyanın farklı bölgelerinden gelen insanlarla dolu büyük bir şehirde yaşamanın sunduğu çeşitlilik ve kültürel bütün getirileri paha biçilemez. Büyük şehrin zorluğu, en basit işlerin bile bir anda içinden çıkılmaz hal alması; ama yine de hepsinin üstesinden gelebilmek kendinizle gurur duymanızı sağlar. 2. Kendinize Fiziksel Olarak Meydan Okuyun Hala gençken bir maratonu tamamlamak için idman yapın. Spor yapmak sizi hem fiziksel hem de ruhsal olarak sınırlarınızı aşmaya, hedeflerinize ulaşmaya hazırlar. Herhangi bir spor aktivitesine başlayıp onu tamamlamaya çalışmak size bazı hayat dersleri verirken sınırları zorlamanın ve amaca ulaşmak için gösterilen çabaların önemini de gösterir. 3. Meditasyon Yapın Meditasyon yapmaya başlamak stresinizi yönetmek için uzmanların önerdiği bir yoldur. Hayatınız boyunca çok fazla sayıda stresli durumla karşılaşacaksınız, o yüzden bu durumla en kısa zamanda başa çıkmanın yollarını bulmak lazım. Meditasyonu öğrenmek için ders alın, kitap okuyun ya da temelini öğrenmek için bazı araştırmalar yapın ve meditasyon hayatınızın bir parçası olsun. Eğer gerçekten sizi sakinleştiren ve odaklanmanıza yardımcı olan bir meditasyon yolu bulabilirseniz onu ne zaman ve nerede isterseniz yapabileceksiniz....

%100 Başarısızlık Garantili 30 Alışkanlık

Birçok şeyin sebebi var; elbette başarısızlığın da… Amerikalı yazar ve kişisel gelişimci Napoleon Hill, “Düşün ve Zengin Ol” kitabında başarısızlığın 30 temel nedenini sıralıyor. Kötü Kalıtımsal Geçmiş:Bazen bunun için elimizden bir şey gelmez ama beyin gücü ile yenebiliriz. Hayatta İyi Belirlenmiş Bir Amaç Eksikliği: Belki de başarısızlıklarımızın ana nedeni budur. Sıradanlığı Aşacak Kadar Hırslı Olmamak: Eğer aldığımız kararların bedelini ödemekten kaçıyorsak içimizde başarılı olmak için bir hırs olmaz. Yetersiz Eğitim: Bu en kolay yoldur. Kendimizi yetersiz buluyorsak okumaktan başka çare yoktur. Üstelik bu çare sadece bizim elimizdedir. Disiplin Yetersizliği: Bizleri idare eden yine biziz. Hayatımızın kontrolünü elimize almazsak başarısızlık bizi kapıda bekler. Sağlığın Kötü Olması: Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur diye boşa söylenmemiş. Sağlığımız her şeyimiz. Çocukluğumuzdaki Elverişsiz Çevre Etkenleri: Çocukken bizim elimizde olmayan nedenler vardır. Ama hayatımız boyunca da bu nedenlere sığınarak yaşamak doğru değildir. Erteleme: En yaygın başarısızlık nedenlerinden biridir. Israr Etmeme: Çoğumuz başladığımız her şeyde iyi başlayıcılar ama kötü tamamlayıcılarız. En küçük bir yenilgi işaretinde vazgeçmeye hazırız. Başarısızlık, kararlılıkla başa çıkamaz. Olumsuz Kişilik: Çevremizin nefretini kazanarak bir yere varamayız. Olumsuz kişilik iş birliği sağlayamaz. Cinsel İsteğin Kontrol Edilememesi: Cinsellik hayatın bir gerçeği ama karşımızdakini cinsel obje olarak görmek dostluklarımıza zarar verir. Hiçbir Bedel Ödemeden Bir Şey İçin Kontrolsüz Arzu Duymak: Kumar tutkunu olmak gibi bağımlılıklar insanı başarıdan uzaklaştırır. Karar Gücü Eksikliği:Kararsızlık ve erteleme ikiz kardeştir. Birinin bulunduğu yerde genelde diğeri de bulunur. Sizi tamamen aciz hale düşürmeden bu çifti öldürün. Korkularımız:Yersiz korkular başarısızlığın temel taşıdır. Evlilikte Yanlış Eş Seçimi:Kararlarımızı hep mutlu olacağız diye veririz ama yanlış karar aldığımızda da bedelini ödemeye hazır olmalıyız. Aşırı Tedbirli Olmak:Hayatın tadı riske girmeden alınmaz. Sakin limanlarda yatan gemiler fırtınalardan korunur ama geminin altınının durmaktan delinmesine mani olamazsınız. Hayatında Yanlış Ortak Seçimi:İşteki başarısızlıkların...

Kitap Okumanın Bilimsel Araştırmayla Kanıtlanan Faydaları

İngiliz Kingston Üniversitesi’nde görev alan bilim insanları kitap okumanın faydaları hakkında bilimsel bir çalışma yaptılar. İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan Kingston Üniversitesi, kitap okumanın okurlar üzerindeki etkilerini mercek altına alan bilimsel çalışmalarının sonuçlarını Brighton’da düzenlenen British Psychological Society Conference’ta yaptıkları açıklamada paylaştı. 123 katılımcı ile yapılan araştırmaya göre, kitap okumak insanların sosyal çevrelere daha kolay adapte olmalarına neden oluyor. Bunun nedeni olarak düzenli kitap okumanın kişide empati duygusunu geliştirmesi gösteriliyor. Kitap okuyan katılımcıların televizyon izleyenlere oranla daha arkadaş canlısı olduğunu belirten araştırmacılar, düzenli kitap okuyanlarda pozitif davranışlara daha sık rastlandığının da altını çizdi. Araştırma, kitap türlerinin okura etkisini de ortaya koydu. Komedi türünde kitaplar okuyanlar pozitif davranış açısından en yüksek skoru alan grup oldu....

İç Mutluluğunuzu Bulmanız İçin 7 Öneri

Mutluluk: Hepimizin arzuladığımız basit bir kelime.  İç mutluluğunuzu bulmak için – herkesin, -girişimci veya değil-  herkesin değer kazanabileceğini düşündüğüm aşağıdaki yedi anahtarı yazdım. Sonuçta, herkes için nihai hedef mutlu olmak değil mi? 1. En iyisini kafanızda planlayın Hayatta bir şeyler istiyorsanız, ilk adım onu ​​kafanızda canlandırmanızdır. Kendinizin ulaştığını göremediğiniz bir hedefe asla ulaşamazsınız. Hayatta ne istediğiniz önemli değil: bir kariyer değişikliği, kişisel ilişki, iş hedefi veya materyalistik bir nesne. Önce bu hedefleri görmek ve kendinize inanmak için cesaretiniz olmalı. Birçok insan bunu yapıyor çünkü hayal kırıklığı yaşamak istemiyorlar. 2. Mükemmellik diye bir şey olmadığını anlayın Hiçbirimiz mükemmel bir dünyada yaşamıyoruz. Kusursuzluk için çabalamanın, kişisel veya mesleki yaşamınızda mutluluğa neden olacağını düşünüyorsanız, kendi etrafınızda dönüp duracaksınız ve sonunda hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Bireylerin kusurları vardır (bazen aşık olduğumuz tılsımlardır) ve işler inişler ve çıkışlarla doludur. Bu nedenle, mükemmellik değil, büyüklük arayın – arada büyük bir fark var. 3. İçinizden geleni ve kalbinizi dinlemeyi öğrenin Hem kişisel hayatlarımızda hem de işimizde zor kararlar almak zorundayız. İçinizden geleni ve kalbinizi dinlemeyi öğrenmek zorundasınız. Arkadaşlarınız ve ailenizin görüş ve önerileri iyi niyetle yapılabilse de, onları değil, sizleri mutlu edecek şeyleri derinden bilirsiniz. Sonunda kararlar sizin, başkasının değil, işte bu sizi mutluluğa götürecektir. 4. Amacınızı bulun Sevdiğiniz bir şeyi her gün yapmaya başlayınca iç mutluluğunuzu keşfetmek çok daha kolaydır. Her zaman parasal nedenlerden ötürü olmak zorunda değildir – birçok insan mutludur çünkü daha büyük bir resmin parçasıdır veya diğer insanların hayatlarını olumlu bir şekilde etkilemektedir. 4. Kendinizi diğer mutlu insanlarla çevreleyin Denklemde zehirli bir birey olduğunda kişisel ve mesleki hayatımızdaki ilişkiler başarısız olur. Bu nedenle, kendinizi kişisel hayatınızda gülümseten birisiyle birleştirin ve işinizi, aynı zamanda mutlu...

Kaizen Tekniği İle 1 Dakikada Tembellikten Ve Üşengeçlikten Kurtulmanın Yolu

Günde sadece 1 dakikanızı ayırarak üşengeçliğinizi yenebilir ve işleri sürekli erteleme huyunuzu değiştirebilirsiniz. Nasıl mı? Japon kültüründen doğan Kaizen tekniği size yol gösterecek. Yapmak istediklerimizi erteleyip bir türlü işe başlayamadığımız, bazen kendimizi koltuktan bile kaldırmak istemediğimiz dönemler olur. Ancak bu hayatımızın her evresine sirayet etmeye başlamışsa, bu duruma dur demenin vakti gelmiş demektir. Uzun süreli atalet, yaratıcılığımızı öldürür, motivasyonumuzu yok eder, hayattan zevk almamızı engeller. Hazır bahar içimizde güller açtırmaya başlamışken, gelin bu verimsizlikten hep beraber kurtulalım. Ne dersiniz? Özellikle iş dünyasını kasıp kavurmuş bir Japon tekniğinden bahsetmek istiyoruz sizlere: Kaizen. Japonca’da Kai “değişim”, Zen ise “iyi” anlamına geliyor. Yani iyi yönde bir değişimden bahsediyor Kaizen. Hiçbir günü iyi bir ilerleme kaydetmeden geçirmemeyi hedefliyor. İş dünyası için oldukça elzem bu tekniği, hayatlarımıza da sirayet ettirmek sizce de kulağa mantıklı gelmiyor mu? Peki bunu yapmak için Kaizen ne gibi bir rutin öneriyor derseniz, hem cevabı hem de uygulaması çok basit: Günde sadece 1 dakikanızı yapmak istediğiniz şeye ayırmak. Mümkünse her gün aynı saatte bu 1 dakikayı tekrarlamak ve bu kısacık zaman diliminden keyif almak. Bu kadar basit. Bu kadarcık kısa bir zaman diliminin hayatınız üzerinde ne kadar büyük bir değişiklik etkisi yaratacağını tahmin edemezsiniz. Aslında işin sırrı ne olursa olsun bir şeyler yapmak için bir adım atmakta yatıyor. Aldığınız keyif ise sürecin tekrarlılığını sağlıyor. 1 dakikalık rutinlerle başladığınız etkinliklerin, bir süre sonra size kısa bile gelmeye başlayacağından emin olabilirsiniz. Zaten amaç da bu, siz keyif aldıkça bu süreyi uzatmak isteyeceksiniz ve bir süre sonra etkinlikleriniz gerçekten de işe yarayacağı uzunluklara ulaşacak. Kendimiz için küçük gibi görünen ama aslında oldukça büyük bu adımı atmaya hazırsanız, hemen uygulamaya başlayalım...

Özgüvenli İnsanların Yapmadığı 10 Şey

İnsanlar kendilerine ve kendi yeteneklerine gösteriş merakı olmadan inandıklarında, yapmadıkları belirli basit şeyler vardır. Yıldız Savaşları: Bölüm V – İmparator filminde Yoda Luke’u jedi olması için eğitiyordu. Bataklıktan bir uzay aracı çıkararak, Luke’a ‘FORCE’ un gücünü gösterdi. Luke homurdanarak ‘inanmıyorum’ dedi. Yoda cevapladı ‘İşte bu yüzden başaramıyorsun.’. Her zaman olduğu gibi, Yoda haklıydı — ve bilim de onu destekliyor. Çok sayıda araştırma özgüvenin başarının esas anahtarı olduğunu kanıtladı. Matematiksel ve boyutsal yeteneklerde kadınların ve erkeklerin performans farklarını inceleyen çalışmalar özgüvenin bunda önemli bir rol oynadığını ortaya çıkardı. Yetenek testleri yapılmadan önce cinsiyetlerini belirlemeleri istenen kadınlar, belirlemeyenlere göre daha düşük bir performans sergiledi. Fakat, kendilerini erkek olarak düşünmeleri istenen kadınlar daha iyi performans gösterdi. Ayrıca, her iki cinsiyette de onlara kendi cinslerinin bu görevlerde daha iyi oldukları söylendiği zaman daha iyi bir performans ortaya çıktığı görüldü. Daha ilginci ise, bu cinsiyetler arasındaki performans farklılığı, katılımcılar tüm soruları cevaplamak durumunda bırakıldığında neredeyse yok oldu. Görünüşe göre, kadınlar soruları es geçme hakkına sahip olduklarında, bunu bilgi eksikliğinden değil, özgüven eksikliğinden yaptılar. “Eğer içinizde bir ses ‘resim yapamazsın,’ diyorsa o zaman mutlaka yapın, ve o ses susacaktır.” — Vincent Van Gogh Gerçek özgüven kendini beğenmişlikten çok farklıdır. İnsanlar kendilerine ve kendi yeteneklerine gösteriş merakı olmadan inandıklarında, yapmadıkları belirli basit şeyler vardır. 1. Bahane üretmezler. Eğer özgüvenli insanların bolca sahip olduğu bir karakteristik özellik varsa, bu özyeterliliktir—işleri gerçekleştirebileceklerine olan inanç. Bu dışsal bir kontrol odağındansa içsel bir kontrol odağına sahip olmakla ilgilidir. Bu nedenle özgüvenli insanların bir yere geç kaldıkları zaman trafiği bahane ettiklerini ya da işlerinde terfi alamadıkları zaman patronlarını adil olmamakla suçladıklarını duymazsınız. Özgüvenli insanlar bahane üretmezler,çünkü onlar yaşamlarının kontrollerinin kendi ellerinde...
BAT GG 300×250
Manifesto

Yaklaşan Etkinlikler