BAT Experience

Mark Zuckerberg Artık Harvard Mezunu

Dünyanın en büyük sosyal paylaşım platformlarından Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, yıllar önce mezun olmadan ayrıldığı Harvard Üniversitesinden diplomasını aldı. Amerika Birleşik Devletleri’nin ve dünyanın en prestijli yüksek öğrenim kurumlarından olan Harvard Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği ve psikoloji eğitimi alan ancak 2004 yılında ikinci sınıfa giderken üniversiteden ayrılan Zuckerberg, 13 yıl aradan sonra Harvard’ın mezuniyet törenine katıldı. Törende diplomasını alan Zuckerberg, Facebook’tan yaptığı paylaşımda, “Anneciğim, geri gelip diplomamı alacağımı sana hep söylemiştim.” ifadesini kullandı. Zuckerberg’in diplomasını havaya kaldırırken mezuniyet cübbesi ve kepiyle paylaştığı fotoğraf Facebook’ta milyonlarca kişi tarafından beğenildi. Mezuniyet töreninde konuşan Zuckerberg, “Değişim yerelden başlar. Hatta küresel değişimler bile bizim gibi insanlarla başlar. Bizim kuşağımızda, daha fazla iletişim içinde olup olamayacağımız, büyük fırsatlara ulaşıp ulaşmayacaığımıza dair mücadele şu şekilde ortaya çıkıyor; Topluluklar oluşturup her insanın amaç duygusu taşıyan bir dünya yaratma beceriniz” Harvard’da öğrenciyken sosyal paylaşım sitesini kuran ancak Facebook’a ağırlık vermek için eğitimini yarıda bırakan Zuckerberg, yaklaşık 65 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en genç milyarderi ve en zengin 5’inci kişisi konumunda bulunuyor. Apple, Google, Microsoft ve Amazon gibi dev şirketlerin ardından Facebook yaklaşık 446 milyar dolarlık piyasa değeriyle dünyanın en değerli 5’inci şirketi oldu. Şu anda dünyanın en zengin insanı olan Bill Gates, Microsoft’u kurmasının ardından Harvard Üniversitesini 1975 yılında bırakmış, 2007 yılında ise üniversiteden fahri doktora unvanı...

7 Dahinin Başarı Hikayesi

1. Pablo Picasso 1881 –1973 yılları arasında yaşayan Pablo Picasso’nun, öğrencilik yıllarında matematik öğretmeniyle ilginç bir sorun yaşanmış. Picasso, matematik dersinde ne zaman ‘’4’’sayısı ile karşılaşsa,’’4’’ü öne doğru fırlamış bir burun olarak gördüğünden hemen geri kalan uzuvları da çizmeye başlıyormuş. Böylece matematik dersinde çözmesi gereken problemleri yarıda bırakıp ‘’4’’ ile uğraşıyormuş. Öğretmeni onun bu davranışına ne yaptıysa engel olamamış. Her seferinde Picasso, bunu yapmak için dayanılmaz bir istek duyduğundan ve gözünün o anda başka hiçbir şey görmediğinden bahsediyormuş. Hayal gücü oldukça geniş olan bu öğrenci, ileriki yıllarda yaptığı büyük eserler sayesinde sanat tarihinde önemli bir yere sahip olmuştur. Pablo Picasso 75 yaşında öldüğünde geride 240 bin tablo, çizim ve eser bıraktı. Bebekliğini bile dâhil etsek yaşadığı her güne yaklaşık 9 eser düşüyordu. Onun bu çalışmaları kendisine ‘’Çılgın verimli sanatçı’’ lakabının takılmasına yol açmıştı. 2. Johann Wolfgang Von Goethe 1749 – 1832 yılları arasında yaşayan Alman edebiyatının dünyaca ünlü ismi Johann Von Goethe, yakın dostlarının, ‘’Yoruldun, artık dinlen’’ uyarılarına şöyle cevap verir: ‘’Dinlenmek için önümde koca bir edebiyat var.’’ 3. Indira Gandhi  Hindistan Başbakanı Indira Gandhi, bir gün yaptığı bir konuşmada çalışmakla ilgili şu ilginç anısını anlatır: ‘’Büyükbabam, iki türlü insan bulunduğunu söylerdi: İşi yapanlar ve yapılan işten kendilerine pay çıkaranlar. O benim, birinci grupta yer alarak çalışmamı istedi. Çünkü orada diğerlerinden daha az rekabet vardı.” 4. William Makepeace Thackeray Ünlü İngiliz yazar ve şair Thackeray’ın elde ettiği başarıyı kolay yoldan şöhret olmaya bağlayan biri şöyle demişti: ’’Thackeray, bir sabah gözlerini açtı ve kendini meşhur bir adam olarak buldu.’’ Thackeray’in yaşantısını yakından bilen Lord Nortcliff ise bu iddiaya şu cevabı verdi: ‘’O, yataktan kalkıp kendini meşhur bir adam olarak bulduğu ana...

İş Hayatı Hakkında Okulda Öğrenemeyeceğiniz 16 Ders

Girişimci olmak ve küçük bir işletmenin sahibi olmak ya da bir işi yönetmek okulda öğrendiğimizden tamamen farklı olduğunu gösteren 16 bilgiyi sizin için sıraladık. 1. En önemli yeteneğiniz çevrenizdir Okulda işi yaparak başarılı olursunuz; ancak iş hayatında bağlantılarınız sizi başarılı yapar. Bağlantılarınız ya da başka bir deyişle tanıdıklarınız, sizi profesyonelliğe götürecek fırsatlar sunarken daha deneyimli girişimcilerin desteğini de sağlar. Üniversitede ders aralarında arkadaş çevresini genişleten o çocuklar mezuniyetten sonra çabucak üst adımlara çıkabilenlerdir. 2. Okuldaki iyi notlar iş hayatında başarı anlamına gelmez Her ne kadar okulu dereceyle bitirenler iş hayatında daha büyük fırsatlarla karşılaşsalar da okul, iş hayatından çok daha farklı yetenekler gerektirmekte ve sunmaktadır. 3. İş kurmak Roller Coaster’a binmek gibidir Zirveye ulaşmanın en kolay yolunun iş kurmak olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Gerçekte iş kurmak kısa yoldan ziyade vahşi bir karnaval gibidir; yüksekler çok yüksekte, alçaklar ise yerin altındadır. Bir işletme sahibi olmak her türlü sorumluluk, stresle yüzleşmenize sebep olacakken hedeflere ulaşmanız da coşkuyu beraberinde getirecektir. 4. Öğrenmek asla bitmez Aslında aynı okulda olduğu gibi iş hayatında da her alan hakkında her geçen gün yeni bir şey öğrenmek gerekmektedir. İş sahibi olarak yalnızca kendi alanınızda uzmanlaşmanız yetmez aynı zamanda insan kaynaklarından muhasebeye kadar her alanda kendinizi geliştirmelisiniz. Bilgi ve deneyimlerinizi bu şekilde başka departmanlara yaymak sizi yalnızca bilgili yapmaz aynı zamanda yeni fikirler ve yeni yollar konusunda size fikirler verir. 5. İş sahibi olmak bir şirkette işe başlamaktan kolay değildir “Kendi işinin patronusun” cümlesi kulağa hoş gelse de bu patronluk Pazar sabahı saat 5’te iş yerine gitmeyi gerektirebilir. İş sahibi olarak işletmenin her türlü kaynağı, üretkenliği, işleyişi hakkında sorumluluğunuz varken; bir iş yerinde çalışıyorsanız tek sıkıntınız yöneticinizin sinirli halleri olacaktır. 6. Kendi ekmeğini kazanmanın verdiği...

Çalışanlar Tarafından En Beğenilen 7 Yan Hak

Yan haklar, yetenek platformlarının son dönemlerde sık sık gündeme getirdikleri bir konu ve yapılan araştırmalar var. Hangi şirketler çalışanlarına klasik vaatlerinin ötesinde ne sunuyorlar ve çalışanlar bunların hangisinden ne kadar memnun? Ülkemizde de son dönemlerde özellikle kalifiye iş alanlarında yavaş yavaş gündeme gelmeye başlayan bir konu bu, rekabetin artmasıyla daha da önem kazanacaktır elbette. Önümüzdeki çalışma ABD’de çalışanlara şirketinizin hangi yan hakkı sizi daha memnun ediyor sorusunun sorulmasıyla elde edilmiş. Bakalım hangi şirket çalışanlarını hangi vaadiyle memnun etmiş ve bunların arasından hangisi öne çıkmış. 1. Dört Aylık Ücretli Ebeveyn İzni – IKEA “Yüksek maaş, inanılmaz menfaatler ve güçlü şirket kültürü. Dünya çapında bir şirket olmasına rağmen, bir aile gibi hissediyorsun. Tatil / hastalık gibi sorunlu vakitler dahi burada harikadır. Çünkü insanı öne koyan, onu düşünen ve her imkanı sağlayan yapı kurulmuş durumda. Erkek/Kadın farketmeden ebeveynlik durumunda verilen ücretli izin ve destekler de cezbedici. Ayrıca çalışma alanlarının dizaynından, işlevselliğinden de bahsetmek gerek.” IKEA’da satış sorumlusu olarak çalışan birinin ağzından şirketin en önemli avantajları bunlar olarak aktarılmış. 2. Stajyer Sağlık Sigortası – Facebook ABD’de sağlık sigortası sisteminde yaşanan aksaklıklar ve sorunlar neredeyse herkesin bildiği bir gerçek. Önceki Başkan Obama neredeyse tüm enerjisini bu soruna harcamış ObamaCare sistemini tasarlamıştır fakat istediğini gerçekleştiremedi. Bu noktada bu önemli sorunu Facebook çözmüş hem de herkes için. Facebook’ta çalışan birine yönetilen soruya ise cevap şu oluyor; “O kadar fazla ve o kadar yoğun fırsatlar, imkanlar, haklar var ki buraya birini yazmak gerçekten çok zor. Fakat stajyerlerin en yüksek kalitede sağlık sigortasına sahip olması gurur verici.” 3. Evcil Hayvan Sağlığı Sigortası – Scripps Health Facebook’un hamlesini gören ve artıran Scripps Health ise çalışanların evcil hayvanlarının sağlık sigortasını da yüksek...

Vazgeçemedikleri Sabah Ritüelleri ile Başarıya Ulaşan 6 Ünlü İsim

Eğer yapmanız gereken çok fazla şey olduğunu düşünüyor ve bunca iş yüküyle nasıl başa çıkacağınızı bilemediğiniz hissine kapılıyorsanız, bir de her sabah uyandığınızda, dünyanın en büyük şirketlerinden birini yönettiğinizi hayal edin! Bu yetenekli ve başarılı insanların işlerini başarıyla sürdürebilmelerinin sırrı ise özenli bir sabah rutinine sahip olmalarından geçiyor.  İşte bazı ünlü isimlerin size de ilham verecek,  günlerinizi daha verimli geçirip başarıya ulaşmanıza yardımcı olabilecek sabah alışkanlıkları: 1. Richard Branson İngiltere’nin başarılı yatırımcı ve iş adamlarından, Virgin Şirketler Grubu’nun CEO’su Richard Branson’u başarıya taşıyan sabah ritüeli, erken kalkarak zamandan tasarruf etmesi. Her sabah 5’te uyanan Branson, “Sabah erken uyanmam, hem kendimi dinç hissetmemi sağlayacak egzersizler yapmama hem de ailemle vakit geçirmeme olanak tanıyor. Bu da işten önce motive olmamı ve daha dinamik bir ruh haline bürünmemi sağlıyor.” diyor Branson. 2. Bill Gates Microsoft’un kurucusu Bill Gates kadar yoğunsanız, her yaptığınız aktiviteden ve harcadığınız her dakikadan maksimum verim almanın formülünü bulmanız gerekli. Gates’e göre işin sırrı çoklu-görev prensibini benimsemek ve bunu günlük rutinin bir parçası haline getirmek. Bill Gates, her gün 1 saatini koşu bandında egzersiz yaparak geçiriyor, aynı zamanda da öğretici videolar izlemeyi ihmal etmiyor. 1 taşla iki kuş! 3. Sara Blakely Atlanta, Amerika Birleşik Devletleri bazlı, Spanx adlı iç giyim firmasının kurucusu iş kadını Sara Blakely ise, iş konusundaki en parlak fikirlerini araba kullanırken geliştirdiğini söylüyor. “Evim iş yerime arabayla sadece 5 dakika uzaklıkta. Ancak bazı sabahlar işten önce kendime araba kullanmak için 1 saat ayırıyorum. Bu 1 saat, kafamı toplamama, düşünmeme ve daha üretken olmama yardımcı oluyor.” diyor Blakely. 4. Steve Jobs 2011’de aramızdan ayrılan, Apple’ın kurucusu Steve Jobs ise kendisini başarıya götüren yolda her sabah kendisiyle ayna karşısında bir “yüzleşme” ritüeli...

Harika Bir Serüven…”SAHADA HAREKET VAR!”

Toptalent.co olarak gerçekleştirdiğimiz Coca-Cola İçecek Sahada Hareket Var’ı, programa katılan Kenan Özgür Yaşar’dan dinleyin. “Selam sevgili okurlarım… Bugünlerde katıldığım ve nihai sonucunu öğrenmeyi iple çektiğim Coca-Cola İçecek serüveninden bahsetmek istiyorum. Uzun bir yazı olacak; kemerlenizi takın başlıyoruz! 🙂 Öncelikle biraz genel bilgiler vermem gerekirse genel merkezi Atlanta’da yer alan Coca-Cola Company’nin dünyada 5. en büyük şişeleyici şirketi ünvanını elinde bulunduran Coca-Cola İçecek (CCI), Türkiye’deki merkezi İstanbul’da yer almak üzere Kazakistan, İran, Tacikistan, Pakistan, Türkmenistan, Suriye, Irak, Ürdün ve Azerbaycan’dan oluşan 10 şişeleyici ülke için de merkez görevi üstlenmektedir. Coca-Cola İçecek şirketinin Türkiye”deki kuruluş tarihi ise 1964. Söz konusu şirketimizin, Türkiye’de sonuncusu geçtiğimiz aylarda Isparta’da açılmış olmak üzere 10 adet fabrikası bulunmaktadır. Şimdi biraz da söz konusu şirketimizin ‘Sahada Hareket Var’ isimli projesinden bahsedeyim. Sahada Hareket Var projesi, iş fırsatları bulmaya çalışan üniversite son sınıf öğrencilerinin bazı test ve mülakat aşamalarından geçtikleri, süreçler sonucunda da Coca-Cola İçecek şirketini daha yakından tanımaya hak kazandıkları, proje hazırladıkları ve staj veya çalışma şanslarına sahip oldukları bir dizi süreçleri içeriyor. İnanılmaz heyecanlı geçen süreçler bunlar haberiniz olsun! 🙂 Ben İngilizce testi ve yetenek testini geçtiğimi öğrendiğimde gerçekten çok sevindim. Bu sevincimin her seferinde katlanarak artacağını bilmiyordum. 🙂 Online görüşme sağladığım zaman evde ayarladığım sessiz ortamda duyabildiğim tek sesin kalp atışlarım olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. 🙂 Yöneticilerin bi kere bizlere karşı harika bir ilgileri ve büyük sevgileri var. Bunu hissetmeniz onlarla aynı ortamda bulunduğunuzda dahi hissedebileceğiniz bir durum. 🙂 Onların sordukları sorular karşısında kendimin ne kadar şanslı olduğumu  düşünürken heyecanımı kontrol etmek zor oluyordu; ama olsundu 🙂 İşte duymayı istediğim haber gelmişti ve ben seçilmiştim! Bu benim için inanılmaz bir heyecan ve halen de öyle olmaya devam...

En İyi Yöneticilerin Her Gün Kendilerine Sordukları 3 Soru

Daha önce hiç hayatınızda derin bir iz bırakan yöneticiyle çalıştınız mı? Cevabınız evetse, yöneticinizin şu soruları hatim etmiş olması muhtemel. Inc.com‘da Marcel Schwantes tarafından kaleme alınan bu yazı sayesinde sizi daha iyi bir yönetici yapacak bu soruları siz de öğreneceksiniz. İş hayatınızda kazanacağınız en önemli tecrübeleri size sağlayan bir yönetici düşünün. Gerektiğinde hem arayıp ulaşabileceğiniz ve zamanı geldiğinde size akıl hocası olan hem de sizi bir girişimci, bir lider olarak yetiştirmeyi amaçlayan bir yöneticiniz oldu mu? Benim oldu. Bruce, işte o ideal patron tipiydi. Hakkında yazdığım bir makalede, onun  “eleman-lider” tarzını ve sahip olduğum en iyi işveren olmasını sağlayan özelliklerini ve ayrıca aşılmışın dışında olan duygusal zekâsını anlattım. Bruce’un harika liderlik vasıfları vardı. Örnek verecek olursak: Pozisyonundan kaynaklanan gücünü asla işine karıştırmazdı. Beni kendisiyle eşit görmemi isterdi. Kendimi geliştirmem için verdiği bazı kararları benimle paylaşırdı. Önemli toplantılarda masada bulunmamı isterdi. İşimi iyi yapabilmem için gerekli kaynakları temin ederdi. Kısacası Bruce, Eleman-Liderlerin sahip olduğu tüm gereksinimleri yerine getirmekle kalmaz, gelişimime yatırım yapar ve kendi müşterilerim ile başarılı görüşmeler yapabilmem için ihtiyaç duyduğum bütün araçları bana sunardı. Öyle umuyorum ki çoğu insan bu tarz bir yönetici ile karşı karşıya gelmiştir. Tüm işverenler de umarım böyle bir kişi olmaları için can atıyorlardır! Çünkü gerçek liderlik tam anlamıyla bu demektir. Böyle söylememin nedeni büyük lider davranışlarının, bu davranışları takip eden kişilerin de performansını arttırdığı gerçeğidir. Tıpkı Bruce’un benim performansımı yükselttiği gibi. Bu tarz liderler bir Amerikan filmi senaryosundan çıkmadılar. Onlar en iyisi olmayı öğrenmek için deneme-yanılma yoluyla çok çalışan ve kendilerini işine adayarak bu noktaya gelen gerçek insanlardan başkası değiller. Sizi anında daha iyi bir patron yapacak üç önemli soru! Eğer işveren pozisyonundaysanız, insanlar üzerinde hemen şimdi önemli etkiler yaratabilirsiniz. Ama...

Stajyerlerine En Çok Maaş Ödeyen 13 Şirket

Bazı şirketler stajyerlerine iyi maaşlar ödüyorlar. Yakın tarihli bir ankete göre Facebook, stajyerlerine ayda 8,000 dolara kadar maaş ödeyebilirken, Snapchat ayda 9,000 dolara kadar çıkabiliyor. Ek olarak, birçok büyük şirket stajyerlere konut ödeneği de sunuyor. Purdue Üniversitesi’nde son dönemini tamamlayan Jesse Collins tarafından yapılan anket 2017 için bu şirketlerde işe başlama tarihleri alan yaklaşık 600 yeni mezun ve stajyerin cevaplarını temel alıyor. Collins sonuçları Twitter ve Reddit’te ve çeşitli teknoloji gruplarında paylaştı. 13 önemli şirkette stajyerlerin kazanacağı tahmini ücretler şu şekilde: 1. Apple ABD merkezli teknoloji şirketi Apple, bu sene tanıttığı iPhone cihazıyla beklentileri karşılayamasa da stajyerlerinin beklentilerini fazlasıyla karşılayacak gibi gözüküyor. Apple, staja kabul edeceği çalışanlarına 6,600 dolar maaş vermeyi düşünüyor. Aylık maaş: $6,600 Aylık konut ödeneği: $1,000 2. Bank of America Merkezi Kuzey Carolina, Charlotte’da bulunan bankacılık ve finansal hizmetler şirketi Bank of America, ABD’deki mal varlıklarına göre ikinci en büyük banka konumunda yer alıyor. 2016 yılı itibarıyla Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en büyük 30 şirket arasında 26. sırada bulunuyor. Aylık maaş: $5,700 Aylık konut ödeneği: $2,500 3. Facebook Eski Harvard College öğrencilerinden Mark Zuckerberg ve oda arkadaşı Eduardo Saverin, Andrew McCollum, Dustin Moskovitz ve Chris Hughes tarafından kurulan sosyal paylaşım servisi Facebook, 2017’den itibaren stajyerlerine 8,000 dolar ödeme yapmayı düşünüyor. Aylık maaş: $8,000 Aylık konut ödeneği: $1,000 4. Goldman Sachs 1869 yılında kurulan küresel yatırım bankacılığı, yatırım yönetimi, menkul kıymetler ve diğer finansal alanlarda hizmet veren finans şirketi Goldman Sachs, anketten çıkan yanıtlara göre ortalama 7,100 dolar ödeme yapmayı planlıyor. Aylık maaş: $7,100 Aylık konut ödeneği: $1,500 5. Google Aylık maaş: $6,600 Aylık konut ödeneği: $3,000 6. Microsoft Aylık maaş: $7,200 Aylık konut ödeneği: $1,300 7. Pinterest Aylık maaş: $9,000 Aylık konut ödeneği:...

Google ve İşkur YouTuber Yetiştirecek

Dünyanın en büyük video platformu YouTube, gençlerin para kazanma aracı olurken Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) da bu konuda önemli bir adım attı. Kurum, Google ile işbirliği yaparak gençlerin yeni gelir kapısı ‘YouTuber’lık eğitimlerine başladı. Türkiye’de bu işi yapan gençlerin kurduğu ve takipçi sayısı 2 milyona ulaşan, görüntüleme oranı yüksek YouTube kanallarından aylık kazanç 10-30 bin lirayı bulabiliyor. Türkiye İş Kurumu “Türkiye İçin Dijital Dönüşüm Hareketi” kapsamında gençlerin, girişimci adaylar dijital becerileri geliştirilecek. İlk etapta Bursa, Kayseri, Van, Gaziantep, Samsun ve Antalya’da başlayan eğitimlerle gençlere yeni iş olanaklarının oluşturulması hedefleniyor. Google tarafından üniversitelerdeki irtibat noktaları aracılığıyla, girişimcilik eğitim programından yararlanan gençlere “dijital girişimcilik”, “Nasıl YouTuber olunur?” eğitimleri veriliyor. Ayrıca İstanbul, İzmir, Kocaeli, Bursa’da da girişimcilik eğitim programından yararlanan gençlere de dijital girişimcilik konusunda eğitim veriliyor. YouTube verilerine göre mobil cihazlar üzerinden video görüntüleme oranı her yıl 2 kat artıyor. Google’ın gelirinin 4 milyar dolarının geldiği YouTube kullanıcılarının büyük bölümü lise ve üniversiteli gençlerden...

Hayatta Risk Almanın 7 Yolu

İş dünyasına yön veren liderlerin en önemli özellikleri arasında risk almak yer alıyor. Başarıya giden yolda konfor alanınızdan çıkmak ve yeni deneyimler elde etmek, oldukça önemli. Peki iş hayatında risk almak için nereden başlamalısınız? “How to start taking risks and why you should do it” adlı infografik risk almaya nasıl başlayabileceğinizi ve neden bunu yapmanız gerektiğini Indiana Jones benzeri bir çizgi karaker eşliğinde aktarıyor. Alıştığınız düzeni koruyarak risk almaktan kaçınmak, günümüzün değişen dijital koşullarında neredeyse imkansız hale gelebiliyor. İş hayatında başarılı olmanın yolları arasında risk almanın önemini mutlaka duymuş ya da deneyimlemişsinizdir. Aslında risk almanın önemi, sadece iş hayatı değil tüm hayatınız için geçerli. Konfor alanınızın dışına çıktığınızda karşılaştığınız belirsizlik ortamı, kısa vadede stres yaratabilir. Bazen gözünüzde büyüttüğünüz süreçler, hiç de beklendiği gibi sancılı geçmeyebilir. İşin özü, bir kere risk denizine atladığınızda nasıl olsa yüzebilmenizdir. Burada bahsi geçen konu ise olur olmaz riskler peşinden koşmaktan ziyade sizi bir sonraki hamlenize götürecek bilmediğiniz bir alanı deneyimlemektir. İş hayatında risk alan insanların başarı öyküleri ile sıklıkla karşılaşıyoruz. Bir anda çalıştığı işi bırakıp tutkuyla yapacağı işlere atılanlar, kendilerini adayabilecekleri işleri deneyimleyen kişiler ve işinde başarılı insanlar… Peki bu kadar cesaret isteyen bir atılımı yapmak, hayatınızı tamamen değiştirmek ve alışkanlıklarınızı terk etmek için risk nasıl alınır?? 1. Mış Gibi Yapmak Başarılı olana kadar başarılıymış gibi davranın ve bunu hissedin. Bazen öyleymiş gibi yapmak, olmayan bir şeyi benimsemek gibi olumsuz anlamdaki kullanımı yerine pozitif yönü ile ele alınabilir. Yolculuğu bu duygular eşliğinde yaşadığınızı düşünerek kendi kendinizi eleştirmek yerine negatif duygulardan uzaklaşıp pozitif duygular ile beslenmeniz çok daha iyi. Olumlu açıdan varmak istediğiniz noktada yaşayacağınız hisleri şimdiki zamanda yaşadığınızı hissedebilirsiniz. Örneğin işinizde başarılı olmak istiyorsanız, başarılıymış gibi hissederek o...

Ofisini Açık Bir Çalışma Alanına Çevirecek 5 Ambiyans Sitesi

Çalışma ortamları, ofisler bazen çok sıkıcı ve tekdüze olabiliyor. Özellikle uzun süre bir işin başında kalması gereken profesyoneller için bu durum oldukça can sıkıcı olabiliyor. Öte yandan ofisteki bazı dış etkenler verimlilik üzerinde olumsuz etkiye sahip olabiliyor. Bu durumda ortamdaki ağırlıktan uzaklaşmak bir süre olsun farklı bir moda sahip olmak için farklı çözümler var ve bunlar verimlilik üzerinde önemli etkiye sahip. Özellikle son zamanlarda popülerleşen açık ofis kavramıyla odaklanacağı işlerden uzak kalmak istemeyen ve bireysel olarak da yapacak fazla işi olanlar için bu yazımızda kulaklıklarını takarak başka bir ortamda hissedebilecekleri 5 ambiyans sesi sitesini paylaşacağız. Üstelik bu servislerin tamamı ücretsiz. 1. Yavaşlamak, Rahatlamak İsteyenler İçin : Now Relax Now Relax sade bir altyapıya sahip doğal sesleri içeren bir web sitesi. Saf bir müziği ve su manzarasını, bir dağlık şelale, huzurlu bir gölet veya günbatımında plajda sahnelerin fotoğraf serisi üzerinde ilerleyen oldukça basit ama kullanışlı bir site belirli aralıklarla güncelleniyor. 2. Farklı Seslere Odaklanmak İçin: SimplyNoise Ofiste aralıksız ve çok yorucu bir iş üzerinde çalışıyorken SimplyNoise platformu en önemli şey olan işinize odaklanabilmek için farklı karakterlerde tonlar (beyaz, pembe veya kahverengi) sesler sunmaktadır. Ayrıca ambiyans şiddetini kullanıcı arzusuna göre ayarlayabilmektedir. 3. Etraftaki Şeylerden Etkilenmemek İçin: Coffitify Kalabalık ortamda çalışmayı sevenler için farklı ortamlara uygun sesler bulunduran coffitify özellikle cafelerde, üniversite kantininde vs. çalışmayı seven kullanıcılar için benzer ambiyanslar sunuyor. Üstelik premium seçenek ile çok daha fazla alternatife sahip olabilirsiniz. 4. Yağmur Sesleriyle Dinlenmek İstiyorsanız: Rainy Mood Rainy Mood’un yağmurlu soundtrack’u, uyku, çalışma ve rahatlama esnasında iyi bilinen ve yaygın olarak kullanılan zihniniz her yöne doğru gittiğinde sizi sakinleştirmeye yardımcı olabilir. İnsanların kasvetli günler hakkında söyledikleri şeyleri unutun; aslında işe başlamak için harika bir fırsat. 5....

Mark Zuckerberg’in Harvard’a Kabul Edildiğini Öğrendiği Anın Videosu

Zuckerberg, daha sonra terk edeceği Harvard Üniversitesi’ne kabul edildiği ana ait videoyu kişisel Facebook hesabında yayımladı. 2002 yılında başvurduğu Harvard Üniversitesi, Mark Zuckerberg’in en büyük hayaliydi. Mark Zuckerberg paylaşımına “Harvard’a kabul edildiğim anı babam bu videoya aldı. Gelecek hafta lisansımı almak için geri dönüyorum” notunu ekledi. Kareli pijamasıyla oturduğu ranzasında Zuck, bilgisayar başındayken gelen maili duyan babası kamerasını alıp o anları videoya kaydediyor. Harvard’tan gelen onay mailini net bir şekilde gördüğümüz videoda Zuckerberg’in soğuk kanlı zafer tepkisi dikkatlerden kaçmıyor. Videoda babası haberi “Şu an görüntüde Harvard’dan 2006’da mezun olacak grubun en değerli üyelerinden biri var” sözleri eşliğinde sevinçle karşılıyor. My dad took this video when I got accepted to Harvard. Next week I'm going back for commencement to get my degree. #tbt Posted by Mark Zuckerberg on Donnerstag, 18. Mai 2017 Şu an CEO’su olduğu Facebook’u Harvard’ta geçirdiği öğrencilik yılları sırasında kuran Mark, sonradan okulu şirketi için terk etti ve tamamen işine yöneldi. Mark Zuckerberg, üniversitedeyken kurduğu Facebook’a yoğunlaşmak üzere 2004’te okulu bıraktı. Ama diplomasını almak üzere Harvard’a geri döneceğini...

İyi Liderlerin Asla Yapmayacağı 1 Şey

Bazı hatalarınızı itiraf etmeye hazırlan. Efsanevi yönetici gurusu Peter Drucker 2005’de ölümünden kısa bir süre önce, cesur bir beyanatta bulundu: Bilgi işçilerinin verimliliğini artırmak “21. Yüzyılda yönetimin yapması gereken en önemli katkıdır.” “Bilgi işçisi” nedir? Drucker basit şekilde şu şekilde tanımlıyor: Bilgi işçileri, patronlarının yaptıklarından çok, ne yaptıklarını bilen insanlardır. Bilgi işçilerinin giderek arttığı bir döneme denk geldik. Özellikle teknolojik açıdan meraklı olan Y kuşağı, üst düzey liderlik yapılarını neredeyse eskimiş hale getiriyor. Bu iyi bir şey. Günümüz liderleri farklı bir türden. Bu, başlığın içerisindeki soruyu yanıtlamam adına yol gösteriyor- büyük liderlerin asla yapmayacağı bir şey? Önderlik ettikleri insanlardan daha çok şey bildiklerini varsayalım. 21. yüzyıl liderleri, paylaşılan statü ve paylaşılan karar alma gücünü tanıyan hizmet liderleridir. “Uzman” olduklarını iddia etmezler. Ön tarafta bilgi çalışanlarının becerilerini ve eğitimlerini kullanırlar ve mükemmel müşteri deneyimine yol açan harika fikirlere katkıda bulunmalarını sağlarlar. Bugünün liderlerinin uzman olmayabileceğinden beri, kendi sınıflarının hedeflerine ulaşmakta hala kritik bir rol oynamaktadırlar. İşte onlar günümüzün çok yetenekli bilgi işçilerinin başına böylece geldiler. Peki bunu nasıl başarıyorlar? 1. Koçluk ve kolaylaştırma yoluyla liderlik ederler. “Sormak ya da anlatmak” yaklaşımı, bilgi ekonomisindeki liderler için mükemmel şekilde uygundur. Bilgi işçilerine ne yapacaklarını söylemezler, aksine kendi çözümlerini oluşturmalarını sağlayan güçlü sorular sorarlar. Bu düşünce süreci kendi sorunlarına kendi çözümlerini üretmeyi tercih eden akıllı işçiler açısından iyi şekilde çalışır. Liderin rolü, kendi sınıflarının gelişimini artırmak ve koçluk yoluyla öğrenme sürecini kolaylaştırmak için çalışanlarını motive etmektir. 2. İşçilerini geleceğe hazırlarlar. Küresel rekabetin artmasıyla birlikte, günümüz liderleri işlerinin yarınlara başarılı olmasına yardım ediyorken, geleceğe çalışanlarının etkili ve güncel konularla ilgili yeni yetenekler edinmeleri açısından bakarlar. 3. İşçileri profesyonel iş ağları kurmaları için izin verirler. Bilgi...

Whatsapp’sız Yılları’nı Anlattı, Harvard’dan Yüzde 100 Burs Kazandı

Dünyanın en saygın üniversitelerinden Harvard, Türkiye’den Nil Çakırca’yı yüzde 100 burslu kabul etti. Nil, ailesi ve arkadaşlarını anlattığı başvuru yazısında lise 1’inci sınıfa kadar akıllı telefonu olmadığı için arkadaşlarının WhatsApp grubunda konuştukları konuları bilmediğini ve sonrasında da ablasının telefonunu kullandığını yazdı. Nil’in bu samimiyeti Amerikalı eğitimcileri çok etkiledi. Nil Çakırca, Manisa’da öğretmen anne-babanın iki çocuğundan biri. İzmir Amerikan Koleji’nde burslu ve yatılı okuyarak bu yıl mezun oluyor. Dünyanın en saygın ve en iyi üniversitelerinden, ABD’deki Harvard’a yüzde 100 burslu kabul edildi. Nil’in hem kabul hem de burs almasında başvurunun bitmesine yarım saat kala annesinin önerisiyle girişte gerekli olan kompozisyonu değiştirmesi etkili oldu. Liseyi kazanıp Manisa’dan İzmir’e gittiğinde, ailesinin akıllı telefonların sağlık ve çevre açısından zararlı olduğunu düşündüğü için kendisine telefon almadığını söyleyen Nil Çakırca, burs kazanmasında etkili olan mektubunda akıllı telefona sahip olma sürecini Amerikalılara şöyle aktardı: “Bir geç dönem millennial (Y kuşağı) olarak ilk akıllı telefonumu 2014’te aldım. Aslında o ablamın ilk akıllı telefonuydu. 2013’te arkadaşlarımın WhatsApp mesajlaşmaları ve bazı haberleri, hatta etkinlik davetlerini kaçırıyordum. Bir şakayı anlamadığım için benden başka herkes gülüyordu. Ailemden, maillerimi okuma ve gerçekten araştırma yapma ihtiyacı duyana kadar telefon almalarını istemedim. Ailemin endişelerine ve toplumun benden beklediği standartlara öncelik vermek konusunda oldukça uyumluydum. Arkadaşlarımın farklılıkları nasıl kucakladığını görmenin mutluluğuyla dolmuştum. Bu dönüşüm, benim başkalarının birbirlerini nasıl önemsediğini fark etmemi ve özveride bulunmanın hayatımda büyük bir role sahip olduğunu anlamamı sağladı.” Arkadaşlarını boş zamanlarında anlamadığı konuları çalıştırınca “Dünyanın en iyi dostu” Oscar ödülünü de alan Nil, yıllığı 65 bin 609 dolar (233 bin TL) olan üniversiteden 4 yıl için yaklaşık 1 milyon liralık burs kazandı. Yılda 40 bin kişinin başvurduğu ve sadece 500’ünün farklı...

Bir İş Gününde Sizi Daha Üretken Yapacak 90 Dakikalık Sabah Rutini

Eğer çalışma hayatına adım attıysanız 12 saatlik çalışma günlerine yabancı değilsinizdir. İşte akşam 9 ya da 10’a kadar işte kaldıktan sonra kendinizi eve gitmeye zorlayıp hızlı bir akşam yemeği yedikten sonra tekrardan biraz daha iş ve birkaç saatlik uyku… Ertesi gün kalkarsınız ve bunları tekrar yaşarsınız. Bir gün diğerinin içine geçer ta ki biraz dengeye ihtiyacınız olduğuna karar verene kadar. Gün gelir işle iyi bir izlenim bırakmak ve iş dışında tatmin edici bir hayat için zaman isteyebilirsiniz. Bir iş gününü değiştirmek için sabahtan başlayabilirsiniz. Bu 90 dakikalık sabah rutini sadece hayatınızı değiştirmeyecek aynı zamanda daha anlamlı, başarılı ve üretken günler yaşamanıza yardımcı olacak. İşte buradaki 7 adım ile iş gününüzde devrim yaratabilir ve böylece daha fazlasını gerçekleştirebilirsiniz: 1. Erken Uyanın. Erken sabah rutini çok güçlüdür çünkü kendinize vakit ayırmanıza olanak sağlar. Erken saatlerde sessizlik vardır ve dikkatinizi dağıtabilecek çok az insan vardır. PepsiCo’nun eski CEO su dahil olmak üzere birçok başarılı CEO iş günlerine saat 6’dan önce başlıyorlar ve eğer o saatleri anlamlı bir şey ile doldurabilirseniz gününüz için doğru ruh halinizi bulacaksınız. 2. Mesajları ve Mailleri Kapatın. Sabah kalktığınızda ilk iş olarak mesajlarınızı kontrol etmek için telefonunuza sarılıyorsanız,  zihniniz sadece tepki moduna geçebilir.  Sürekli telefonunuzu kontrol ettiğinizde, bu sizin stres seviyenizde artışa sebep olabilir çünkü onlara cevap vermek için acil bir ihtiyaç hissedersiniz.  Farkına bile varmadan gününüzün kontrolünü kaybedebilirsiniz. Diğerlerinin sizin önceliklerinizi dikte etmesine izin vermek yerine, dış dikkat dağıtıcı etkenlerden uzak odaklanmak için kendinize en az bir saat verin.  Dijital tasmadan kurtulmak konusunda zorluk çekiyorsanız, telefonunuzu yatmadan önce uçak moduna alın böylece sabah kalktığınızda mesajlarınızı kontrol etmek için sabırsızlanmazsınız. 3. Teşekkür Edin. Şükran, bazı şeyleri bakış açısına almak için...

Yeni Mezunlar Neden İş Bulamıyor?

Üniversiteden yeni mezun oldunuz. İş başvuruları yapıyor ama işe giremiyorsunuz. İşverenlerin beklentileri mi fazla, yoksa mezunlar gerçek dünyaya iyi bir donanımla çıkmıyor mu? Catherine Nguyen-Cat için iş bulma mücadelesi daha çok bir “özgüven sorunu” olmuştu. Wetminster Üniversitesi mezunu Cat, İngiltere’de 100’den fazla iş başvurusu yapmış, bazıları grup sunumu şeklinde 16 mülakata çağrılmış, ama sonuç alamamıştı. Ona göre, kendisi diğerlerinden biraz daha çekingen olduğu için etkili bir izlenim bırakamamıştı. En son reklamcılık alanında yaptığı bir başvuruda, “ekip çalışması alanında iyi olduğu, ama grup değerlendirmesi sırasında sunulan fikirler konusunda ne kadar hevesli olduğunu gösterecek kadar konuşmadığını” söylediler ona. 23 yaşındaki Cat animasyon okumuş üniversitede. İş başvurularını tasarım ve ilüstrasyon alanını kapsayacak şekilde genişletmiş sonradan. “Bu işlerin hepsini yapabileceğimi düşünüyorum, ama iş dünyasına yeni girecek olmanıza rağmen işverenler profesyonel deneyim ve beceri bekliyor sizden” diyor. İş ararken bir kırtasiyecide satış elemanı olarak çalışan Cat, teknik bilgisi şirketin ihtiyaçlarıyla örtüşmüş olmalı sonunda küçük bir valiz ve çanta tasarımcısında iş buluyor.   Beceri eksikliği Şirket onun internet becerilerini, Illustrator adlı tasarım programını kullanıyor olmasını ve yakında Vietnam’da fabrika açma planları ile örtüştüğü için Vietnam dilini konuşuyor olmasını önemli bulmuş. Bu iş arama hikayesi çok sık rastlanır türden. Birçok işveren bugünkü mezunların istenen seviyede olmadığından yakınıyor. Yapılan araştırmalar yeni mezunların yazılı ve sözlü iletişim, eleştirel düşünme ve analitik muhakeme gibi temel işyeri becerileri konusunda yetersiz olduğunu ortaya koyuyor. İş piyasası yavaş yavaş güçlenirken işletmeler ilk günden katkı sunacak kavrayışlı yeni mezunları yeterince bulamadıklarından yakınıyor. İnternet üzerinden iş bulma sitesi CareerBuilder’in İngiltere ve Hindistan’da yaptığı araştırmalar, yeni mezunlarda eksik olan becerileri şöyle sıralıyor: Sorun çözme (Hindistan %60, İngiltere %40), yaratıcı düşünme (Hindistan %56, İngiltere %59), kişiler arası...
BAT GG 300×250
AI Product Management Trainee

Yaklaşan Etkinlikler