Ücretsiz Danışmanlık 728×90 (Lansman)

Hamdi Ulukaya Yaşayan En Etkili 100 İş İnsanı Arasında

Kurduğu Chobani markasıyla ABD’de gıda sektörünün en önemli isimlerinden biri olarak görülen ve en girişimci iş adamları arasında gösterilen Hamdi Ulukaya Forbes Dergisi’nin 100. Yıl etkinlikleri kapsamında hazırladığı Yaşayan En Etkili 100 İş İnsanı listesine girdi. Türkiyeli bir girişimci olan ve ülkemizde de özellikle sosyal sorumluluk, göçmen politikaları ve girişimcilik gibi konularda çalışmalar yürüten Ulukaya’nın dahil olduğu liste Forbes dergisi tarafından “Forbes’un 100 yılını kutlamak üzere 100 girişimci, vizyoner ve kapitalizm kâhininden A’dan Z’ye bir ansiklopedi oluşturacak fikirleri derledik. Ortaya iş dünyasının en müthiş deneme yazısı koleksiyonu ve ticaret tarihinin en müthiş portre portfolyosu çıktı” olarak tanımlandı. Ayrıca dergi iş hayatında önemli bir yere sahip olan bu 100 insanın görüşlerine de yer verdi. Hamdi Ulukaya’nın listede yer alan sözleri ise şu şekilde; Mevlana’yı Rehber Edinin Mevlana, “Sen yürümeye başlayınca yol kendiliğinden görünür” demiş. Ben Chobani’yi kurmaya giriştiğimde, ne daha önce bir şirket yönetmiştim ne de ortada bir iş planım vardı. Gözüme fabrikanın eskimiş duvarları takıldı; bu duvarların fena halde boyanmaya ihtiyacı vardı ve bu kolaylıkla halledilebilecek bir sorundu. Ben de gidip biraz boya aldım ve ilk beş çalışanımızla beraber kolları sıvayıp işe giriştik. Bu, benim o güne kadar aldığım ilk ve en iyi karardı. Harekete geçmenin, bir eylemde bulunmanın sihirli bir tarafı var; insana düşünmenin, yeni fikirler geliştirmenin kapısını açıyor ve bir ilerleme kaydettiğinizi hissettiriyor. Bu yüzden, oturup beklemeyin, yürümeye başlayın, merak etmeyin yol kendiliğinden görünür. Herşeyi Tek Başınıza Yapamazsınız, İyi Bir Ekiple Çalışın Her şeyi tek başınıza yapamazsınız, özellikle de belirli bir noktaya geldikten sonra. Bunun imkânı yok. Chobani’yi sıfırdan kurarken kendi potansiyelime inanmam, kendi kararlarıma güvenmem gerekiyordu ve bugün de hâlâ böyle yapıyorum. Fakat hem Chobani’yi kurarken...

Bilime göre Maksimum Başarı Sağlamak için Gününüzü Nasıl Planlamalısınız?

Zaman en değerli ve sonlu kaynağımızdır. Ancak çoğumuz hayatın fırtınasına kapılmış oluyoruz, günlerimizi rastgele planlıyoruz. Sonuç olarak, görevleri verimsiz bir şekilde yerine getiriyor ve hayatımızın geri kalanının boşluklar arasında kalmasına izin veriyoruz. Öte yandan, çok başarılı insanlar, gün içindeki her dakikanın öneminin farkındadır. Günlerini stratejik olarak planlayabilir, üretkenliklerini en üst düzeye çıkarabilir ve refah düzeyini iş dışında da iyileştirebilirler. Neyse ki, aynı şeyi yapmanızı sağlayacak bol miktarda bilim destekli çözümler var. Elle Kaplan cnbc.com’da yer alan yazısında tecrübelerini ve bu stratejileri aşağıda anlatıyor. İşte başarıya ulaşmak için gözden geçirmeniz gerekenler: Zorunlu olmayan kararlardan kaçının. Mark Zuckerberg ve Barack Obama’nın her gün aynı iş kıyafeti giymelerinin bir nedeni var ve bu neden moda duyguları olmaması değil. Çalışmalar, akıllıca karar verme kabiliyetimizin tıpkı kaslarımız gibi gün geçtikçe yıpranacağını gösteriyor. Çok başarılı insanlar, sabah saatlerinden en iyi şekilde yararlanmak için, zorunlu olmayan kararları mümkün olduğunca kesip bunları otomatikleştirir. Bu şekilde, zihinsel kasları ve istek gücünü, daha önemli olan bilge seçimler yapmak için saklarlar. Her gün Steve Jobs’un kıyafetlerini taklit etmek zorunda değilsiniz, ancak hayatınızı düzene sokmaya başlayabilirsiniz. Örneğin, pazar günü haftalık gardırobunuzu düzenleyebilir veya sabah müşterilere yanıt vermek için e-posta şablonları oluşturabilirsiniz. Erken kalkan kazanır. Apple CEO’su Tim Cook, Pepsi CEO’su Indra Nooyi ve bir sürü diğer başarılı birey sabah erken uyanıyor. Erken uyananlar daha proaktif olabiliyor ve hayatlarının sorumluluğunu alabiliyorlar. Herkes kapıdan koşarken ve kahvaltıya zaman ayırmaya çalışırken; güne başlamak için hazırlanmak ve sağlıklı sabah rutinlerinden yararlanmak için, erken uyanarak yeterli zamana sahip olabilirsiniz. 52-17 kuralını uygulayın. Çoğu kişi, yoğun bir gün boyunca, rahatlamak için kendine nadiren zaman ayırıyor. Ne yazık ki, beyinlerimiz bilgisayar değildir; bu yüzden yüksek kapasiteli çalışmaya devam...

Sosyal Ağınızı Genişletmenin 4 Temel Yolu

Çoğu başarılı insanların ortak noktalarından biri sosyal ağlarının çok güçlü olmasıdır. Güçlü sosyal ağa sahip olmak, işinizde karşılaşabileceğiniz olası zorlukların üstesinden gelmenizi ve  fırsatları yakalamanızı kolaylaştırır. Zayıf bir sosyal ağa sahip olmak, her sektörde büyük bir dezavantajdır. Peki bu kadar önemli olan sosyal ağımızı nasıl genişletiriz? 1.  Her zaman iletişime açık olun Sosyal çevrenizin yeterli olduğunu, yeterince etkinliğe katıldığınızı düşünseniz bile her zaman iletişime açık olun. Başarılı iş adamlarına baktığımızda sosyal ağlarını genişletmeye hep açık olduklarını görüyoruz ve bu onları başarıya götüren önemli etkenlerden. Eğer sosyal ağınızı oluşturmaya yeni başlıyorsanız da iletişime açık olmak çok önemli. İyi yöneticiler yaptıkları işlerin başarılarını çoğunlukla sosyal ağlarının genişliğine borçlu olduklarını söylüyor. 2.  Sosyal ağımızı genişletebileceğimiz yerler  Seminerler:  Sektörde iyi bir tanınırlığınız varsa, konuşmacı olabiliyorsanız ya da sizi önemli kişilerle tanıştıracak kontaklarınız varsa seminerler sosyal ağınızı genişletmek için iyi fırsatlardır. Eğer çok kontağınız yoksa da seminerler başlamak ve sektörün önde gelen isimleriyle tanışmak için harika yerler. Danışmanlar: Danışmanlara yapılacak yatırım beklemediğiniz şekilde sosyal ağınızı genişletebilir. Danışmanların kalifiye ve başarılı insanlardan oluşmuş geniş çevreleri vardır ve onlarla çalışmak sizin yolunuzu da bu insanlarla kesiştirebilir. Kendinizi tanıtmak: Sektörün önde gelen isimleriyle tanışmanın bir yolunu bulun. Kendinizi tanıtmak başarıya giden yoldur. Bunu yapmak için sektörden hali hazırda kontakta olduğunuz kişilerden onların tanıdığı ve sizin için faydalı olabilecek yeni kişilerle sizi tanıştırmalarını isteyebilir, siz de aynısını onlar için yapabilirsiniz. 3.  Bir profesyonel gibi iletişim kurmak Sektörden önemli isimlerle tanıştırılmak güzel bir avantajdır ancak bu avantajı bir profesyonel gibi değerlendirmek gerekir. Genellikle insanlar önemli kişilerle tanıştırıldığında, pek de profesyonel olmayan davranışlar sergileyerek( fazla heyecanlı ya da agresif olmak) bu avantajı doğru kullanamazlar. Önemli olan doğru ve size fayda sağlayacak bir şekilde tanıştırıldığınıza...

2 Ayda Hayatınızı Değiştirmek İçin Yapabileceğiniz 7 Şey

Hayatında değişiklik mi yapmak istiyorsun? Nicolas Cole, hayatında değişiklik yapmak isteyenler için yazdı. İşte inc.com’da yayınlanan o yazıdan satır başları… Gerçekten sanıldığı kadar zor değil. Hayatta iyi fırsatlar yakalayabilmek için ülkenin öteki ucuna taşınmanıza, ofisinizde harikalar yaratmanıza veya işinizden istifa etmenize gerek yok. Büyük şanslar, küçük dokunuşların sonunda gelir. Amacınız; bir projeyi bitirmek, arkadaş grubunuzu değiştirmek, zamanınızı daha istekle yapacağınız işlere ayırmak veya kötü bir alışkanlıktan uzaklaşmak olabilir. Her ne olursa olsun bu 7 maddeyi gerçekleştirirseniz önümüzdeki 2 ay içinde hayatınızı değiştirebilirsiniz: 1. Daha çok yer keşfetmek istediğinizi söylemiştiniz Yeni yerlere gitmek, daha önce hiç görmediğiniz şeyleri görmek istediğinizi söyleyip durdunuz; o zaman neden bu isteğinizi gerçekleştirmiyorsunuz? Bu hafta şehirdeki bir kafe, müze, restaurant gibi sizin için farklı olan bir yeri seçin ve oraya gidin. Ajandanızda bunu işaretleyin, bir arkadaşınızı davet edin. Bu isteğinizi kesinlikle gerçekleştirin. 2. Çok büyük bir projeyi bitirmek istediğinizi söylemiştiniz Öncelikle küçük işleri bitirmeden daha büyüklerinin üstesinden gelemezsiniz En son ne zaman bir işe başlayıp 1 hafta içinde, hatta 1 gün içinde bitirdiniz? Bu hafta, bitirebileceğiniz küçük bir iş belirleyin ve onu bitirin. Ardından ertesi hafta, ona göre biraz daha büyük bir iş belirleyip bitirin. Önce küçük işleri halletmeyi öğrenmezseniz, daha büyüklerini dört dörtlük bir şekilde bitiremezsiniz. 3. Spora daha çok gitmek istediğinizi söylemiştiniz Peki ne zaman gidiyorsunuz? Bundan sonra gerçekten gideceğinize dair kendi kendinize yeminler etmeniz asla sizin için bir çözüm olmayacaktır. Yarın da gününüzü kendinizi kandırarak geçirmeyin. Diğer şeyleri bir süreliğine bir kenara bırakarak vakit ayırın. Bugün uyumadan önce, yarın ve ertesi gün spora gideceğiniz zamanları belirleyin. Bu sizin için zamanla bir alışkanlığa dönüşecektir. 4. Daha sağlıklı beslenmek istediğinizi söylemiştiniz Hazırlık aşamasında başarısız...

Dünyanın En İyi 500 Üniversitesi Arasında 5 Türk Üniversitesi

İngiltere’de yüksek öğrenimle ilgili yayınlanan “Times Higher Education (THE)” dergisinin, “Dünyanın En İyi Üniversiteleri” listesinde Türkiye’den beş üniversite ilk 500’de yer aldı. 980 üniversitenin yer aldığı listenin zirvesinde İngiltere’deki Oxford Üniversitesi bulunuyor. Türkiye’den ilk 300’e giren tek üniversite ise İstanbul’daki Koç Üniversitesi oldu. Times Higher Education dergisi bu sıralamayı yaparken öğretim kurumlarının bilimsel araştırmalarını, uluslararası çalışma ve konumlarını, gelirlerindeki artışları ve istede geçen yıl bulunduğu sıralamayı göz önüne alıyor. Sabancı ve Bilkent üniversiteleri ilk 400’de yer alırken, Atılım ve Boğaziçi üniversiteleri de ilk 500’de yer aldı. Times Higher Education Sıralamasındaki En İyi 20 Üniversite 1 – Oxford University (İngiltere) 2 – Cambridge University (İngiltere) 3 – California Institute of Technology (ABD) 3 – Stanford University (ABD) 5 -Massachusetts Institute of Technology (ABD) 6 – Harvard University (ABD) 7 – Princeton University (ABD) 8 -Imperial College London (ABD) 9 -University of Chicago (ABD) 10 -ETH Zurich – Swiss Federal Institute of Technology (İsviçre) 10 – University of Pennsylvania (ABD) 12 – Yale University (ABD) 13 – Johns Hopkins University (ABD) 14 – Columbia University (ABD) 15 – University of California, Los Angeles (ABD) 16 – University College London (İngiltere) 17 – Duke University (ABD) 18 – University of California, Berkeley (ABD) 19 – Cornell University (ABD) 20 – Northwestern University...

Çok Mu Meşgulsünüz? Hayır Değilsiniz! İşte Sebebi

Farklı bakış açısıyla Gene Mark entrepreneur.com’daki makalesinde neden çok meşgul olmadığınızı anlatıyor: Önceki gün havalandırma sistemimiz çöktü ve teknik servisi aradım. İyi bir şirket. Konuştuğum yetkili uygun bir ekibi yönlendireceğini ve bir saat içerisinde bana dönüş yapacağını söyledi. Bir saat geçti. İki saat. Sonunda yetkiliyi tekrar aradım. Bana “Oh, çok üzgünüm. Burada işler çok yoğun. Çoook meşgulüm!” dedi. O dakikalarda evimin içi 30 derece idi. Bazen yazılım geliştirme anlaşması yaparız. Geçen ay, Florida’da çalıştığımız, harika bir iş çıkaran (ve aynı zamanda Silikon vadisi fanı, dolayısıyla bu adamı severim.) adama küçük bir iş verdik. İşin teslim tarihi geçtiğimiz Cuma günüydü. Evet, ne olduğunu büyük olasılıkla tahmin ediyorsunuzdur: Teslimat yok. Cuma günü onu aradığımızda ve işin nerede kaldığını sorduğumuzda, bizden bolca özür diledi. “Çooook meşgulüm.” Dedi. “Sizi temin ederim ki gelecek hafta sonuna kadar size ulaştıracağım.” Müşterimiz hala bekliyor. Bir hikaye daha? Peki. Yemek için dışarıdayım ve restoran kalabalık. Garsonlar etrafta çılgınlar gibi koşuşturuyor. Sipariş vermemiz sonsuza kadar sürüyor ve sonra yemeğimizin bize ulaşması bir o kadar daha sürüyor.  Garsonumuz, çok tatlı, çok dövmeli ve çok çalışkan, gecikme için özür diledi. “Mutfağımız bugün çooook meşgul.” Dedi. Yemek güzeldi. Bu insanlar çok mu meşguldüler. Tabii. Peki ya siz? Eminim çok meşgulsünüzdür. Toplantılara katılıyorsunuz telefon görüşmeleri yapıyorsunuz. Yeni bir projede çalışıyorsunuz ya da önemli bir teklifi değerlendiriyorsunuzdur. Maillerinizi takip ediyorsunuz ve öğle yemeğini sıkıştırıyorsunuz. Yakında çocukları kreşten almanız gerekiyor. Meşgulsünüz, meşgulsünüz, meşgulsünüz. Her şeye yetişmek için çok meşgulsünüz. Hayır, meşgul değilsiniz. Havalandırma şirketi de, yazılım geliştirici de garson da. İşte nedeni. Farz edelim ki beni bir saat içerisinde arayacağını söyleyen yetkiliye eğer beni zamanında ararsa ona bir milyon dolar vereceğimi söyledim.  Nakit. Bir...

Stanford Araştırmasına Göre Gün İçinde Çalışmaya Ayırmanız Gereken İdeal Zaman

Gün içinde 8 saat çalışmak sadece bir montaj hattında aletlerle vidalama yapıyorsanız mantıklı! Bilimde sonuca bağlanmamış pek çok soru vardır: ‘’Bu evrende yalnız mıyız?, Kara deliğin temelinde ne var?, Ne zaman uzay araçlarıyla yolculuk edeceğiz? gibi.. Ama Stanford Üniversitesi’nden Alex Pang’in kitabı Rest’te geçen şu şoru onların arasında değil: ‘’ Gün içinde çalışmaya kaç saat ayırmalıyız?’’ On yıllar boyunca bilimdeki çalışmalar ve elde edilen tarihsel sonuçlar gösteriyor ki eğer yapacağınız iş zihninizi kullanmayı gerektiriyorsa doğru cevap sadece 4 saat. İnanmıyor musunuz? Belki de büyüleyici bir gazeteci olan Oliver Burkeman’in Guardian’da yayınlanan kısa makalesi sizi ikna edebilir. Bu makalede Burkeman özetle gün içinde beyninizi yaratıcı düşünmek için 4 saatten fazla yormamanız gerektiği konusunda uyarıyor. Bu uyarı 3 farklı nedene dayanıyor: 1. Bilim Öncelikle, araştırmalar Pang’in iddiasını destekliyor. Gün içinde 4 saatten daha fazla pratik yapmak gerektiğini düşünüyor olabilirsiniz. Ama Burkeman’in yürüttüğü çalışma tam tersini gösteriyor, Malcolm Gladwell de piyanistlerin çalışma programı üzerine araştırma yaparken Burkeman’in çalışmasını esas alıyor ve her pratiğin belirli bir zaman sınırı olduğu sonucuna ulaşıyor. Üst düzey sanatçılar belki de etkileyici derecede fazla alıştırma yapıyor olabilir ama bilim gösteriyor ki genel olarak onlar da bu başarılarını 4 saat veya daha az çalışmalarına borçlu. 2. Dahilik Bilim maksimum çalışma süresinin yaklaşık 4 saat olduğunu gösteriyor olabilir, ancak üstün yeteneklere sahip insanlarda bu durum onların sezgilerine dayalıdır. Burkeman araştırmasında şu örneklere yer veriyor: ‘’ Charles Darwin sabahları 2 defa 90 dakikalık periyotlarla çalışıp ardından 1 saat daha çalışırdı. Matematikçi Henri Poincaré her sabah saat 10’dan öğlene çalışır, ardından da akşam saat 5 ile 7 arasında çalışmaya devam ederdi. Thomas Jefferson, Alice Munro, John le Carré ve bunlar gibi birçok...

Sheryl Sandberg’ten 2 Kelimede Özetlenebilecek Parlak Kariyer Tavsiyeleri

Sheryl Sandberg geçtiğimiz günlerde inc.com ile yıllar içinde edindiği kariyer tecrübelerini paylaştı ve Justin Bariso bu tecrübeleri kaleme aldı. İşte o yazıdan satır başları: Şimdi geçmişi geride bırakıp en iyisine odaklanma vakti. Yapmanız gereken işi sadece günü geçiştirmek amacıyla yapmak ile hayatınızın en iyi işini yapmak arasındaki farkı görebilmek için şu soru üzerinde düşünmelisiniz: Şimdiye kadar yaptığınız en önemli iş hangisi? Sheryl Sandberg’in tecrübeleri içinde paylaştığı 2 kelimelik o kavram fazlasıyla dikkat çekici: ‘’acımasız önceliklendirme’’ Kendisi bu kavram hakkında şunları söylüyor: ‘’ Seneler geçtikçe kendi hayatımızda öğrendiğimiz en önemli şey her zaman bazı önceliklerimiz olması gerektiği. Acımasız önceliklendirme, bir bakıma en iyi olan fikirlerimizi yapmak demek. Çoğu zaman zihnimizde çok parlak fikirlere sahip oluruz. Ama bu güzel fikirler yapmak zorunda olduğumuz önemli işlerle kimi zaman uyuşmaz ve bu yüzden zor seçimler yapmak zorunda kalırız. Neden Acımasız Önceliklendirme Kavramı Harika İşler İçin Gerekli Bir Anahtar Bazen planlı yaşamak ve bazı listeler hazırlamak hoşunuza gidebilir: fikirler listesi, görev listesi, konuşmam gereken insanlar listesi gibi… Bu listeden birtakım maddelerin üstünü çizip, önce daha önemli olanların üstesinden geldiğinizde hissettiğiniz başarma duygusu kendinizi fazlasıyla iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Ancak hazırladığınız liste kolayca kafanızı karıştırabilecek bir liste olmamalı; çünkü verimliliğimizi maksimuma çıkarmak için bu listedeki bütün maddelerin üstesinden gelmeye ve yapabileceğimizin en fazlasını yapmaya çalışabiliriz, bu da başarıya giden yolda bize büyük bir engel olacaktır. Peki elimizden gelenin en fazlasını yapmak da bizim için bir avantaj sağlar mı? Sandberg’e göre acımasız önceliklendirme dediğimiz kavram, listeye eklediğiniz 10 görevin 10’unu da yapmaya çalışmak anlamına gelmiyor. İçlerinden 5 tanesinin layığıyla tamamlayıp ardından diğerlerini tamamlamaya koyulmalısınız. Sandberg sözlerine şöyle devam ediyor: ‘’ Bu elemeyi yapmak bizim için zor bir...

Başarılı Olmak İçin Yok Edilmesi Gereken 10 Zehirli Alışkanlık

Bu alışkanlıklar, hak ettiğiniz başarıdan sizi alıkoymakta. Hepimiz başarılı olmak isteriz, ancak bizi bundan alıkoyan şeyle yüzleşmek istemeyiz. Çoğumuz, gelecekteki eksikliklerimizi avlamak için, kör noktaları görmezden geliyoruz. Peki, bu yağları eritip kusurlarımızı kemiğe kadar indirgeyip başarıyı nasıl alışkanlık haline getirebiliriz? İşte burada başarının sizi bulmasına izin vermek için Chris Dessi inc.com‘daki makalaesinde yok etmeniz gereken 10 zehirli alışkanlığı açıklıyor: 1.  Zaten yapmış olanları idol haline getirmek Hepimiz onlardan öğrenmek için insanlara ihtiyaç duyarız. Endişem, sektör liderlerinin tanrı statüsü takınmasıyla başladı. Çoğuna büyük miktarda saygı besliyorum, ancak onlar siz değil. Kimse sizin yolculuğunuzu yaşamıyor. Deneyimlerini size rehberlik etmesi için kullanın, ancak başarıya ulaşmak için herkesin yolu farklıdır. Başarının işaretleri ve belli başlı modelleri vardır, ama size gerekli olan küçük parçaları kullanın ve diğerlerini bırakın. 2. Kendinizi yaşıtlarınızla kıyaslamak Geçtiğimiz hafta sonu bir arkadaşımın yazlığını ziyaret ettim. Benim yaşadığım evimden daha büyüktü. Karısına, onlar adına mutlu olmak istediğimi ancak içimde bir parçanın onlardan nefret ettiğini söyleyerek şakalaştım. Dolayısıyla anlıyorum. Hepimiz sahip olamadığımız şeyleri istiyoruz. Ancak karşılaştırma yapmanız gereken bir zaman vardır. Bu enerjiyi saklayın ve bunu performansınızı, kendisi ile karşılaştırıldığında, geliştirmeye odaklanmak için kullanın. 3. Denemek yerine mantıklı olmak Hiçbir şey “keşke” demekten daha kötü değildir. Her şey olduğu gibidir. Neyi değiştirmek istediğinizi tanımlayın ve onu değiştirmek için harekete geçin. Eğer ev kredinizi ödemek zorunda olduğunuz için işinizi bırakamıyorsanız, anlarım. Ancak bir iş kurmak istediğiniz konusunda şikayet etmeyin ve “keşke” demeyin. Artık keşke demek yok. Netflix izlemeyi ya da golf oynamayı ya da Yankees oyununa gitmeyi bırakın ve bu zamanı işinizi kurmak için kullanın ve özgür kalın. Ya da bu konuda çenenizi kapatın. 4. Kendiniz hakkında olumsuz bir fikri beslemek Yıllardır aynı işte çalışan ve...

İlk İş Deneyiminde Yapılan 9 Yanlış

Başarılı insanları diğerlerinden ayıran etken, başarısızlıklarından kurtulma becerisidir. Hatadan ders almak, kariyerinizde öğrenebileceğiniz en önemli becerilerden biridir ve hataları olabildiğince erken fark edebilmek önem taşımaktadır. Bunu zaten biliyorsunuz! Geçmişe dönüp ilk işinizi düşündüğünüzde, öğrenmek zorunda olduğunuz şeyleri hatırlarsınız. “Herkes hata yapar” sizi daha iyi hissettirmek için söylenen bir teselli cümlesi değildir. Gerçek budur! Bunu aklınızda tutmak, kariyerinizin her aşamasında size yardımcı olacaktır. Birlikte çalıştığınız herkes hata yaptı ve aynı şekilde hissetti. En çok yapılan 9 hata Sara McCord tarafından aşağıda listelenmiştir.  1. Soru sormadınız! Soru sormadınız çünkü yargılanmak ve çaylak gibi görünmek istemediğiniz için endişelendiniz. Fakat, en tecrübeli insanlar bile aklı karıştığında soru sorar. Bu, kendine güvenen ve merak uyandıran bir kişiliğin işaretidir. 2. Soru sorduğunuzda, özür dilediniz. “Soru sorduğum için özür dilerim” diyerek devamını getirdiğiniz bir konuşmayı düzenli olarak takip ettiniz mi? Bunun sonucunda artık özür dileyecek bir şey olmadığını biliyorsunuz! Devamlı bununla mücadele ediyorsanız, yukarıda söylediğinizi “Soruyu cevaplamak için zaman ayırdığınız için teşekkür ederim” şeklinde değiştirmeyi deneyin. Bu, sizi ve meslektaşlarınızı daha pozitif bir konuşmaya götürecektir. 3. Çok soru sordunuz. Çok soru sorduğunuzda, kendinizi baş belası gibi hissedebilirsiniz, ancak bir ana temaya değmezseniz, kötü bir şey değildir! Bununla birlikte, iş arkadaşlarınızın rahatsız olduğu ya da yardım etmek için çok meşgul göründüğü bir durumda, diğer bir seçenek: Aradığınız cevapları bulmanızı sağlayacak kaynakları size gösterip gösteremeyeceklerini sormaktır. 4. Herkese e-posta gönderdiniz. Kariyer koçu Kat Boogard’ın basit bir kuralı vardır: “To” alanına birisini listelemek, bir yanıt beklediğiniz anlamına gelir. Öte yandan, o kişiyi “CC” alanına eklerseniz, başkalarına mesajı iletirken onu sadece o mesajda tutuyorsunuz ve bilgilendiriyorsunuz anlamına gelir. 5. Tek sözcüklü yanıtları gönderdiniz. Başkasına “Teşekkürler” diyerek hızlı cevap gönderdiğinizde takdir...

Bir Yeni Mezundan Üniversiteye Yeni Başlayanlar İçin 10 İpucu

Birinci sınıftan beri 4 yıl geçtiğine inanmak zor. Son finalimden çıkarken, “Aman tanrım, nihayet lisans kariyerim bitti” diye düşündüm. Bu çok çılgınca, çünkü ilk senemi hala dün gibi hatırlıyorum. Maalesef, üniversite yıllarınızdan en iyi şekilde nasıl yararlanabileceğiniz konusunda bir öğretim kılavuzu yok. Ancak, mezun olan kişilerden birkaç düşünce ve ipucu var. Tabii ki, kararlarınız konusunda yardımcı olmak için her zaman birileri yanınızda hazır bulunmayacak, ancak size yol gösterebilecek bazı kaynaklar var. İşte bir yeni mezunun deneyimlerinden yola çıkarak size bu düşünceleri ve ipuçlarını paylaşıyorum. İşte üniversite öğrencilerinin bilmeleri gereken birkaç şey: 1. Zaman yönetimi hayati önem taşımaktadır! Zamanınızı akıllıca yönetmek her zaman önemlidir, özellikle üniversitede… Okul ve sosyal hayatınız arasında bir denge kurmak önemlidir. Biri için diğerinden vazgeçmek istemezsiniz, bu nedenle bir zaman çizelgesi oluşturmanız yararlı olacaktır. Bu şekilde, işlerinizi halledebilir ve parti vermeye devam edebilirsiniz. 2. Her gün derslere katılın. Tembel ve motive olmamış olsanız bile, her gün derse gitmek önemlidir. Dersi bir gün kaçırmanız, bütün bir konuyu kaybetmeniz anlamına gelebilir. Bir okul gününde çok şey olur, bu nedenle dersleri atlamayın. 3. Mümkün olduğunca çok network oluşturun! Network oluşturmak önemlidir, bu yüzden mümkün olduğunca çok insanla tanışmak iyi bir fikirdir. Arkadaşlarınız potansiyel yeni fırsatlarla bağlantılı olabilir. Özellikle toptalent.co’nun sunduğu networking buluşmaları iş hayatından yöneticiler tanımanıza ve ileride hayalinizdeki işi bulmanıza yarar sağlayacaktır. Unutmayın, net değeriniz yalnızca çevrenizin genişliği kadar iyidir. 4. Bir danışman bulun. Bir danışman, üniversite yıllarınızda akıl almanın mükemmel bir yoludur. Bu danışman; bir arkadaşınız, profesyonel bir bağlantınız veya profesörünüz olabilir. Üniversiteye geçişinizi kolaylaştıracak ve yol boyunca tavsiyelerde bulunabilecek birisini bulun. Lisans kariyeriniz bir uzmanın yardımından faydalanacaktır. 5. Çalışma saatlerine gidin. Derslerinizde zorlandıysanız, yardım isteyin. Dersin asistanından...

Google’ın Eric Schmidt’i Başarılı Bir Kariyerin Sırrını Paylaşıyor

Bu iki şeyi çok iyi yapın ve kendinize başarılı bir kariyer hazırlayın, Inc.com yazarı ve LearnSoft şirketinin CEO’su John Eades paylaşıyor: İlk kez Tim Ferriss Podcast’ında duyduğumda biliyordum ki profesyonel gelişim dünyası sonsuza kadar değişmişti. İçerik yaratıcılarının, profesyonellerin kendilerinin daha iyi sürümlerine ulaşmalarına yardımcı olacak bu kadar çok değeri özgürce paylaşmaya istekli olacağı fikrinden çok etkilenmiştim. İşte o zaman Master of Scale’i keşfettim. Reid Hoffman’ın (Linkedin’in kurucusu) podcast’inin bir hayli değerli olduğunu anlamam sadece bir bölüm sürdü. Her hafta o ve takımı girişimcilere ve liderlere şirketlerini büyütmelerine ve daha önce hiç düşünmedikleri yollarda ölçeklendirmelerine yardımcı olmak için güçlü ve eğitsel bir bölüm sunuyorlar. Yakınlardaki bir bölümde Hoffman, Google CEO’su Eric Schmidt ile röportaj yaptı. Schmidt’in sözcüklerini daha iyi anlayabilmek ve not alabilmek için kendimi geri sarma düğmesine basarken buldum. “Bugün, kararlılığın gelecekteki başarının tek büyük göstergesi olduğunu ve bu nedenle Google’ın daima yeni çalışanlarında bu özelliği aradığını önerebilirim ki bu çalışmalarla da doğrulanmıştır. Sonrasında merak arıyoruz ve hepsi bu, insanların önemsedikleri şeyler. Dolayısıyla kararlılık ve merak kombinasyonu bilgi ekonomisindeki bir çalışanın başarısının iyi bir göstergedir.” Yoğunlaştırılmış versiyonunu istiyorsanız, şöyle söyleyebilirim: Uzun dönemde profesyonel bir başarı istiyorsanız, kararlı bir meraklı olun. Kararlılık Yetenek her yerde. Her zaman sizden daha zeki ve daha bilgili insanlar olacaktır. Bu vazgeçmeniz ve onların kazanmasına izin vermeniz anlamına gelmez. Aslında tam tersi doğru. Bu demek oluyor ki daha çok ve bıkıp usanmadan çalışmalısınız ki onları geçesiniz ve daha büyük bir etki yaratabilesiniz. Kararlılık aslında şu şekilde tanımlanıyor: Birinin bir şeyler yapmasına devam etmesine veya bir şeyleri zor olsa ya da başkaları karşı çıksa dahi yapmaya çalışmasına olanak sağlayan kalite. Takımıma her zaman söylerim “Eğer bir...

Apple’dan Yazılım Mühendisleri İçin Gizli İş İlanı

Apple, ilginç bir iş ilanı ile gündemde. Teknoloji sektöründeki yetenekler, zaman zaman olağanüstü iş ilanlarıyla karşılaşıyor. Dünyanın en fazla çalışılmak istenen şirketler listesinde de ilk sıralarda yer alan Apple, son olarak şirketin web sayfasında gizli bir iş ilanı yayınladı. Gizli iş ilanı, ZDNet editörleri tarafından ortaya çıkarılmış durumda… Apple web sayfasında arka plana yerleştirilen iş ilanı; durumun açığa çıkması sebebiyle kısa süre içinde kaldırılmış durumda. Zeki mühendislere ulaşmak isteyen Apple, iş ilanında temel nitelikler ve iş tanımına yer veriyor. Hatta bu kısımda şirket, işe alınacak kişinin çok önemli bir görev üstleneceği ve JAVA 8’e hakim olması gerektiğini vurguluyor. Diğer bir yandan adayların bilgisayar bölümüyle ilişkili alanlardan mezun olmaları gerektiği de özellikle belirtiliyor. Ayrıca iş ilanındaki en önemli kriterlerden birisi de milyonlarca disk ve sunucudaki verilerin üzerinde çalışacak altyapıya sahip olması gerektiği. İlanda başvuru yapmak için verilen bilgi şü şekilde: “Eğer yukarıdaki soruların bazılarına evet cevabı verdiyseniz, o zaman size ihtiyacımız var! Özgeçmişinizi bize göndererek bizimle iletişime geçin blob-recruiting@group.apple.com” Şans sizden yana olsun:...

Daha Fazla Uyumadan Uykunuzu Almanın 5 Yolu

Uzun değil, verimli uyuyun. Daha kaliteli bir uyku ertesi gün boyunca üretkenliğinizi önemli ölçüde etkiler. Birçok kişi, her gece sekiz saat boyunca tam sekiz saat uyku alamazlar çünkü işleri için harekete geçmeleri gerekmektedir. Buna rağmen yine de yüksek verimlilikte çalışmaktadırlar. Burada anahtar nokta birkaç saatlik uykudan sağladıkları faydaları en üst düzeye çıkarıyor olmaları. Aşağıdaki ipuçlarını uygulayarak aynı sonuçları elde edebilirsiniz; 1. Yatmadan önce onaylamaları kullanın. Bu, çoğu insanın bilmediği gizli bir silahtır. Hal Elrod’un Mucize Sabah kitabından bu ipucunu öğrendim. Birkaç saatlik olsa bile, onaylama gücünü bilincinizi en iyi uyku moduna geçirmek için kullanabilirsiniz. Örneğin, “Ben şu saatte uyuyup şu saatte uyanacağım” diyebilirsin ve bu uyandırmak için yeterince yardımcı olacaktır. Uyku saatinden en iyi sonucu almak için bilinçaltınızı hazırlamak, mutlu ve üretken olmak için harika bir yoldur. 2. Ya doğru bir şekilde şekerleme yapın ya da hiç yapmayın. Öğleden sonra saat 3 gibi yapacağınız bir şekerleme gününüzün geri kalanının mükemmel geçmesine yardımcı olacaktır. Sorun şu ki, bunu çoğu kişi yanlış yapıyor. Herşeyden önce ya yarım saatten az uyuyun yada bir buçuk saat uyuyun. Bu süreçte verimli uyuyun, zamanınız kısıtlı ise bunu öğleden sonra bir ve üç arasında yapmanız daha iyi olacaktır. Böylece daha verimli bir REM uykusu uyumuş olursunuz. Saat 4’ten sonra uyursanız bu döngü daha uzun sürecek ve uyanmanız zorlaşacaktır. Ve bir zombi gibi olacaksınız. Eğer doğru şekilde şekerleme yapamıyorsanız, yapmamanız çok daha iyi olacaktır. 3. Egzersiz en iyi müttefiklerinizdendir. Daha kaliteli bir uyku için kendini ayarlamanın bir başka harika yolu, uykudan birkaç saat önce yoğun egzersiz yapmaktır. Egzersiz yapmanın ideal zamanı saat 6 civarlarındadır. Yorgun olduğunuzda, zihniniz derin döngülerde hızlıca dolaşır ve size derin döngüde daha fazla...

Başarılı İnsanların 7 Özelliği

Siz de başarılı olabilecekken  neden başarılı insanlara hayran oluyorsunuz? Başarı sadece şansa bağlı değildir. Başarı, odaklanma, kararlılık, iyimserlik ve sıkı çalışmayla ilgilidir. Zihniyet ve davranışlarınızda değişiklik yapmak ilk bakışta zor olabilir, ancak gerçek anlamda ekstra çabaya değer. Aşağıda, youngentrepreneur.com’un kurucusu Matthew Toren’in paylaştığı başarılı kişilerin günlük hayatlarında uyguladıkları 7 spesifik davranışı bulabilirsiniz: 1. Olmalarını beklemek yerine olayları gerçekleştirin. Başarılı insanlar ve tembel insanlar birbiriyle iyi iletişim kuramazlar. Gerçek başarıya ulaşanlar, hayallerinin gerçekleşmesi için beklemenin sadece zamanlarını ve potansiyellerini boşa harcamak olduğunu bilirler. İstenmeyen durumlar hakkında şikayet etmek yerine, zorluklarının üstesinden gelmenin yollarını keşfederler. Başarılı insanlar hayatlarından bahaneleri çıkarır ve olayların istedikleri gibi gerçekleşmesini sağlarlar. 2. Hedefe değil, yolculuğa odaklanın. Başarıya giden yol, değerli yaşam dersleri, zafer ve kaçınılmaz başarısızlıklarla doludur –  ki doğru bir yaklaşımınız varsa, bu başarısızlıklardan ders çıkarabilirsiniz. Başarılı insanlar şimdi güllerin kokusunu almak yerine zamanını yönetirlerken, daha sonra başarıya giden yolculuklarının tadını çıkarırlar. Başarıya aşina olanlar , gökkuşağının sonundaki altın dolu kazana odaklanmaktan ziyade gökkuşağının kendisi üzerinde yoğunlaşıyorlar. Bu da yolculuğu daha tatmin edici yapıyor. 3. Statükoya meydan okuyun. “Her zamanki gibi iş” dünyayı değiştirecek bir şey değil. Elon Musk ve Bill Gates gibi insanların çılgınca başarılı olmasının bir nedeni var ve bu nedenden dolayı yeniliğe bu kadar yakınlar. Her gün yeni kurulan şirketler, düşünülemez olanları yaparak normlara meydan okuyorlar. İşletmeler evlere modern sağlık hizmeti sunmakta, -üstelik hepsi birkaç saat içinde- ve günlük görevlerde yardımcı olmak için robotlar oluşturmaktadır. Adını koy ve hemen oluştur, iste bu kadar basit. Ama bu, her şeyin zaten yapıldığı anlamına gelmiyor – her yıl 627.000’den fazla Amerikalı işletme açılıyor. Geri kalanından ayrı olmak senin işin. 4. Öğrenmeye devam edin. Bir kişi öğreneceği şeylerin...

İşe Kabul Edilmemenizin Ardından Yapmak İsteyeceğiniz, Fakat Yapmamanız Gereken 3 Şey

İş görüşmesi sonucunda reddedilmiş fakat kendini mutlu hisseden bir kişi bulmak zordur. Şu anda o teknede iseniz ve sinirli, kızgın, üzgün veya bu duyguların herhangi bir kombinasyonunu hissediyorsanız, sizinle tamamen bağlantı kurabilirim. “Teşekkürler, ama kalsın” demekle baş etmek için sağlıklı yollar olsa da, bu durum karşısında, en çok yapmak isteyeceğiniz şeylerin çok sağlıklı olmadığını tahmin edebiliyorum. Aslında, başka bir iş için şansınızı azaltabileceğini söyleyecek kadar ileri gidebilirim. Şu anda yapılması gereken şey doğru gibi görünse de, kariyer danışmanı Richard Moy’un deneyimlerinden yola çıkarak aktardığı kaçınılması gereken üç başlık var. 1. İşe Alım Yöneticisine Aklınızdan Bir Parça Vermek İsteyeceksiniz. Özellikle uzun bir görüşme süreci sonrasında “hayır” kelimesini duyduğunuzda, avazınızın çıktığı kadar bağırmak istemeniz doğaldır. Çok fazla zaman harcadınız ve çaba gösterdiniz bu nedenle üzgün hissetmeniz doğal bir durum. Ancak gerçek şu ki dünya neredeyse sandığınız kadar geniş değil ve bu işe alım müdürüyle yola çıkmanız için her zaman şansınız var. Reddedildikten sonra bir takip e-postası göndermek iyi bir fikirdir. Pozisyonla gerçekten ilgilendiğinizi göstermek karşı tarafın ilgisini çekecektir. 2. Başka Bir Fırsat Dilemek İsteyeceksiniz. İşe alım görevlisiyken, adayları reddettikten sonra diğer görevler için yeniden gözden geçirdim. Bu adaylar, şirketimiz ile iletişimde kaldılar, ne yaptığımızı takip ettiler ve geri döndüğümde gerçekten heyecanlandılar. Elbette, şirkette çalışmak istediğinizi açıkça belirteceksiniz. Her şeyi göze alabilen bir kişi gibi sana verecekleri herhangi bir pozisyona sahip olmak isteyeceksiniz. Yine, bir şirketten gelen bir ret e-postası, o şirketten duyacağınız en son haber olacağı anlamına gelmez. Gelecekte sizin için uygun olduğunu düşündüğünüz bir rol görürseniz, vazgeçmeyin ve başvurmaya devam edin. Bu kaçınılmaz bir zaman dilimi değil, ancak bir işe alım görevlisi olarak, daha önce reddedilen adaylardan dört ila altı...
Ücretsiz danışmanlık

Yaklaşan Etkinlikler