CCI Sahada Hareket Var 728×90

Girişimci Liderliğini Engelleyen 7 Alışkanlık

Liderlik, herhangi bir işin başarısında veya başarısızlığında önemli bir rol oynamaktadır. Bir başlangıç aşamasında, bir lider, bağlı olduğu kişilere ilham verebilir veya onları sonsuza dek soğutabilir. Büyük bir şirketin geç dönemlerinde, organizasyonun sesini belirlemek ve herkesi birleşik bir vizyon altında tutmak lider bir iştir. Ne tür bir işte çalışırsanız çalışın veya bulunduğunuz sürecin hangi aşamasında olursanız olun, lider olarak yetenekleriniz sonuçlarınızı büyük ölçüde etkiler. Ekibiniz için iyi bir lider olarak kalmak istiyorsanız, önlemeniz gereken yedi alışkanlığınız. 1. Mikro yönetim Mikro yönetim, gerçekleştiğini fark etmeden önce genellikle baş gösteren sinir bozucu bir alışkanlıktır. Çalışanlarınızın kullanmasını istediğiniz belirli işlemler yoluyla rehberlik etmekle başlayabilir, ancak kısa bir süre sonra çalışanlarınızın işlerinin neredeyse her yönüne müdahale ettiğiniz bir seviyeye yükselir. Birkaç nedenden ötürü zehirli bir alışkanlıktır. İlk olarak, çalışanlarınızın yeteneklerini zayıf düşürüyorsunuz. Onları bir iş yapmaları için işe aldınız, öyleyse bir adım geri çekilin ve bunu yapacaklarına inanın. İkincisi, iş gücüne hükmetmekte, yeniliği bastırmakta ve herkesi yolunuzu takip etmeye zorlarsınız. Sonunda, daha üretken yollarla kullanılması gereken kendi zamanınızı boşa harcıyorsunuz demektir. 2. Negatif takviyenin kullanılması Negatiflik daima kötülüğün sonucunda ortaya çıkmaz, ancak neredeyse evrensel olarak yıkıcıdır. Negatif geribildirim yalnızca uygun değil, aynı zamanda zorunludur, ancak yalnızca motivasyon aracı olarak olumsuz takviye kullanmak, çalışanlarınıza kızgınlık yaratacaktır. Birine hata yaptıklarını söylemek iyi bir şeydir, ancak olanlara karşı birisini azarlamaktan çok çözümlere ve gelecekteki çabalara odaklanmayı deneyin. Olumsuz takviye, bir başkasını cezalandırmak veya aldıkları bir eylem için kendilerini kötü hissettirmektir; bu da kendilerini aşağılayıcı ve takdir edilmemiş hissettirir. Bunun yerine, yaptığınız iyi şeyleri vurgulayarak, güveninizi ve moralinizi artıran çabalarınızı olumlu takviye durumuna geçirin. 3. Bireyi ihmal etmek Bütün bir grup insana tek bir yaklaşım uygulamak tehlikelidir....

Yeni Bir İşteki İlk 3 Ayınızda Nasıl Başarı Sağlarsınız?

Yeni bir işe başlamak zor olabilir – hâlâ sadece sorumluluklarınızı değil, ayrıca ofis politikalarında nasıl yol alacağınızı ve meslektaşlarınızla en iyi şekilde iletişim kurmanın yollarını da keşfediyorsunuz. Future Workplace’in  “Multiple Generations @ Work”’ anketine göre milenyum kuşağının % 91’i bir işte 3 yıldan daha az kalmayı planlıyor. Bunu hesaba katarsak, yetişkin hayatınızın çalışan dönemi boyunca potansiyel olarak 15-20 arası farklı pozisyonda yer alabilirsiniz. Bu sebeple iş değiştirmenin ve yeni çalışma ortamlarına geçiş yapmanın geleceğinizde yer alma olasılığı büyüktür. Süreç boyunca doğru yolda ilerlemenize yardımcı olacak ipuçları için okumaya devam edin. 1. Çalışma arkadaşlarınızla öğle yemeğine çıkın Uyanma saatlerinizin çoğunu bu insanlarla geçireceksiniz, bu nedenle birbirinizi tanıyor olmanız yardımcı olacaktır. Çalışma arkadaşlarınızın geçmişlerini ve ilgi alanlarını öğrenmek yeni bir çevrede daha rahat hissetmenize yardımcı olur. Onlarla daha iyi ilişki kurmanıza ve çalışmanıza yardımcı olacak bakış açılarını çabucak kavramaya başlayacaksınız. İş unvanları -yalnızca- çok fazla şey söyleyebileceğinden, farklı konularda rehberlik etmek veya fikir edinmek için kime gideceğiniz konusunda bir fikir edinirsiniz. 2. Yöneticinize iletişim kurmayı nasıl tercih ettiğini sorun Hem e-postayı seven hem de bundan nefret eden yöneticileriniz olabilir. Bazıları haftalık toplantı yapmayı tercih ederken diğerleri günlük kontroller yapmayı sevebilir. Siz zihin okuyucusu değilsiniz, bu nedenle yöneticinizin tercihini deneme yanılma yoluyla öğrenmek yerine sadece sorun. İkinizin de nasıl iletişim kurmayı sevdiğini belirlemek hayatınızı daha kolay yola sokacaktır. 3. Ofis politikalarını öğrenin Bazı ofis politikaları size verilen resmi bir el kitabında yazılabilir. Söylenmemiş olan başka politikaların ve beklentilerin olma olasılığı da vardır – sadece orada bir süredir çalışan insanların “bilebileceği” şeyler. Yöneticinize veya bir İK temsilcisine aşağıdaki gibi şeyler hakkında soru sormayı gerekli bulabilirsiniz: Kişisel Gelişim: Profesyonel kuruluşlara katılmanız onaylanıyor veya bekleniyor mu?...

Başarıya Giden Yolunuzu Kolaylaştırmak İçin Negatif Düşünmeyi Yeniden Yapılandırın

En büyük müşterinizi kaybedersiniz. Rüya takımınız parçalanmaya başlar. Bir şeyler çok yanlış gitmiştir. Bu, birçok girişimcinin havlu attığı ve pes ettiği noktadır. Bu örnekler, işletme sahiplerinin başarmak için çabalamak zorunda kaldıkları bat ya da çık anlarıdır. Girişimciler olarak, çözümlere ve hedeflerimize ulaşmaya çok odaklanmış bulunuyoruz. Bütün enerjimizi ortaya koyuyoruz ve çok çalışıyoruz. Uzun saatler boyunca çalışıyoruz. Tüm bu umut ve beklentilere sahibiz ve işler istediğimiz kadar hızlı bir şekilde ilerlemediği zaman mağlup hissetmeyi göze alıyoruz. Her şey ters gittiğinde tüm bu korkuları biriktirmeyi bırakabileceğimizi söylemiyoruz. Fakat düşünce şeklinizi yeniden biçimlendirmeniz ve korkunun kazanmasına izin vermeksizin ilerlemeniz mümkündür. Bazen işler ters gidecek. Bu, iş dünyasında bulunmanın gerçeklerinden bir tanesidir. Ne kadar fazla büyürseniz, zorlu durumlara karşı kendinizi o kadar fazla açabilirsiniz. Kilit nokta, zorlukları başarınıza giden yolda sürecin bir parçası olarak görmektir. Strese girmek yerine çözümlere odaklanın. Şirketinizi yükseltmek için hangi yaratıcı fikri uygulayabilirsiniz? Özgüveniniz, bu deneyimler sayesinde artar ve eleştirilere daha az aldırış edersiniz. Bu sebeple, bir dahaki sefer bir meydan okumayla karşılaştığınızda kendinize “Ben hallederim!” deyin. İlk andaki negatif hislerinize ve zorluklara rağmen sizin için önemli bir büyüme sağlamış olan geçmişinizdeki zor bir anı –ister kariyerinizde ister özel hayatınızda olsun- tekrar düşünün. Deneyimlerimizin bizi nasıl şekillendirdiği ve nasıl bizi olduğumuz kişiye dönüştürdüğü hakkında birçok şey duyuyoruz ve bu doğru. Dikkat edilmesi gereken şey kendi kişisel gücümüze sahip çıkmak ve zor anlardan öğrenebileceğimiz her şeyi öğrendiğimizden emin olmaktır, böylece ileride daha iyi anlara sahip olabiliriz. Bu hem iş hem de hayat için geçerlidir. Başarısızlığın var olmadığı olasılığını düşünün. Başarılı insanların göstergesi kaç kere başarısızlığa uğramış oldukları değil, ne sıklıkta ve ne kadar çabuk toparlandıkları ve ilerlemeye devam ettikleridir. Başarısızlık sözcüğü bir sonu...

Google’ın CEO’su 7 Yaşındaki Kızın İş Başvurusuna Cevap Verdi

Yedi yaşındaki girişimci Chloe, Google CEO’suna bir mektup yazarak bir gün orada çalışmak istediğini söyledi. Küçük kız “Sevgili Google patronu” diye başlayan mektubuna “Adım Chloe ve büyüyünce Google’da çalışmak istiyorum. Bir de çikolata fabrikasında çalışmak ve Olimpiyatlar’da yüzmek istiyorum” diyerek devam ediyor ve babasıyla Google hakkında konuştuklarından bahsediyor. Chloe, bilgisayarları sevdiğini ve iyi bir öğrenci olduğunu anlattıktan sonra mektubunu “Mektubu okuduğunuz için teşekkürler. Daha önce sadece birine daha mektup göndermiştim, o da Noel babaydı” diyerek bitiriyor. Chloe mektubunda ayrıca babasının Google’da çalışırsa ofisinde go kart ve kaydıraklara binebileceğini söylediğini anlatıyor. Küçük kızın Google ofislerinin fotoğraflarında kaydırak ve go kart araba yarışı oyunlarını görmesi de mektubuna ilham verdi. Google’ın CEO’su Chloe’ye, “Mektubun için teşekkürler, bilgisayarları ve robotları sevmene sevindim ve umarım teknoloji hakkında bir şeyler öğrenmeye devam edersin. Bence çok çalışmaya ve hayallerinin peşinden gitmeye devam edersen – Google’da çalışmaktan Olimpiyatlar’da yüzmeye – istediğin her şeyi başarabilirsin. Okulu bitirdikten sonra yapacağın iş başvurusunu dört gözle bekliyorum!” yazdı. Google’ın CEO’su Sundar Pichai‘den gelen cevapta şu sözler yer alıyordu: “Sevgili Chloe, sana mektubun için çok teşekkür ederim. Bilgisayarları ve robotları sevmene çok sevindim. Umarım gelecekte de teknoloji hakkında öğrenmeye devam edersin. Eğer sıkı bir şekilde çalışmaya ve hayallerini takip etmeye devam edersen aklına koyduğun her şeyi gerçekleştirebilirsin. Buna Google’da çalışmak da, olimpiyatlarda yüzmek de dahil. Okulun bittiğinden iş başvurunu almak için sabırsızlanıyorum.”  Google’dan aldıkları bu nazik cevabı Chloe’nin babası Andy Bridgewater internet dünyasıyla paylaştı. Aile kızlarının mektubuna böyle bir cevap beklemediklerini ancak bu nazik yanıtın Chloe’nin özgüvenini artırdığını dile getirdi. Kim bilir şimdi yedi yaşında olan Chloe belki gelecekte gerçekten Google için çalışmaya başlar. my 7 yr old daughter wrote to the boss of Google asking for...

Chobani Dünyanın En İnovatif 10 Markasından Biri

İnovasyon kavramı sektörü, endüstriyi, firmaları, markaları baştan başa dönüştürmeye devam ediyor. Bu dönüşümün etkilerini de günümüzde her alanda görmek zor değil. İnovasyon ve inovatif denilince hepimizin aklına gelen markalar var elbette ve bunlar haklı olarak genellikle tüketici elektroniği ve teknoloji firmaları fakat bu yıl Fast Company tarafından yapılan çalışmada kurucusu Türk olan tanıdık bir firmada var ; Chobani. İşte dünyanın en inovatif 10 şirketi listesi; Amazon Google Uber Apple Snap Facebook Netflix Twilio Chobani Spotify New York merkezli olarak ABD’ye göçen bir Türk tarafından kurulan Chobani özellikle sosyal sorumluluk, göçmen çalışmaları, fırsat eşitliği gibi alanlarda yaptığı çalışmalarla öne çıkan bir yoğurt firması. Amerika’nın en büyük ve en önemli yoğurt üreticisi olan firmanın Avrupa’da da fabrikaları ve çalışma alanları bulunuyor. Özellikle farklı lezzetleri bünyesinde buluşturan yoğurt çeşitleri ve kurucusunun hikayesiyle de ülkemizde de bilinen firma dünyanın en inovatif 10 firması listesine giren şirketler arasında teknoloji sektöründe iş yapmayan tek firma olarak da öne çıkıyor. Maalesef Türkiye’de pazarı bulunmayan Chobani özellikle yulaf ve meyve karışımı barındıran lezzetleriyle öne çıkıyor ve yaptıkları farklı lezzetlerle de pazar payını büyütmeye devam ediyor. Araştırmayı yapan Fast Company Chobani’yi şöyle anlatıyor; “Chobani farklı tatlardaki yoğurtlarıyla dikkat çeken firma ayrıca gelecek zamanlarda Manhattan’da tadım yapılabilecek bir konsept kafe açmayı planlıyor. Tüm Amerika tarafından sevilen yoğurtların üreticisi gelirini yılda 1.5 milyar dolar artırıyor. Kendi sağlıklı gıda üniteleri, farklı lezzetlere yönelik çalışmaları, sahibinin çalışanlarına dağıttığı hisseleriyle gıda sektörü şirketleri arasında farklılaşmayı ifade eden bir çizgiye sahip olan Chobani ar-ge ve inovasyona önem veriyor.” Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya...

Facebook Reklam Yöneticisini Güncelliyor

Facebook kurulduğu ilk zamanlardan itibaren hızlı büyümesini reklam verenlere borçlu olan bir platform. Ve gelirinin de önemli bir kısmını reklam verenlerden elde ediyor. En yoğun reklam ve alışveriş platformu olarak kullanılan platform geçtiğimiz günlerde Messenger üzerinden alışveriş özelliğini ve güvenli alışveriş sayfalarını da aktive etmişti. Ayrıca canlı yayın özelliği sayesinde de reklam verenlerin dikkatini çekmeye devam etmişti. Geçtiğimiz günlerde yayınladığı yenilikle dünyanın en önemli sosyal medya platformu olan Facebook bu reklam verenlerin kullandığı reklam yayın platformunda yeniliklere gitti. Bu Reklam Yönetimi platformunun temel değişiklikleri kampanya hedeflerini belirleme yönündeki değişiklerden oluşuyor. Ayrıca video animasyonlar, gifleri kullanma, tarih karşılaştırması, ayrıca seçilen bütçeyle elde edilecek geri dönüş tahminleri de yer alıyor son değişikliklerin yapıldığı alanların içerisinde. Hedef belirleme yönündeki değişikliklerin temelinde trafik bilgilerini analiz etmeye, gönderi etkileşimini ve sayfa beğenisini de bu alana yerleştiren bir platform bulunuyor ayrıca diğer eklentileri de dönüşümler servisi altında sunuyor. Daha önceden animasyonlu reklam yayınlarında birçok formatı kullanan Facebook bu güncellemeden sonra Gif formatını da kullanacak ve reklam verenlerin hedefe ulaşmasını kolaylaştırıyor. Fakat bu güncellemeler platform kullanıcılarına yavaş yavaş sunulacak henüz aktif olmayan kullanıcılar yakında bu yeniliklere ulaşabilecekler. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

E-ticarette Size Ürün Satın Aldıran 11 Akıl Oyunu

E-ticaret siteleri zihnimizi yönlendiriyor. Nasıl mı? Karar verme sürecimizi etkileyen korku, heyecan ve mutluluk gibi hisler uyandırıp insan psikolojisiyle oynayarak. Bir sonraki internet üzerinden alışverişinizde aşağıda sıralanmış 11 unsura dikkat edin. Tabii ki bu bilgiler e-ticaret pazarlamacılarının da işine yarayacak! Eğer doğru kullanırsanız, bu numaralarla dönüşüm oranlarınızı arttırabilirsiniz. Aciliyet Hissi Yaratma Ürünü sınırlı sayıda gösterip erişebilirliğinin kısıtlı olduğunu vurgulayın. Böylece müşterinin algısındaki değeri arttırın.   1. “Stokta Son 1 Ürün” Hiçbir zaman “stokta herkese yetecek kadar ürün var,” gibi bir cümle ile karşılaşmazsınız. Böyle bir uygulama potansiyel müşteriyi satın almaya teşvik etmez. Çoğu site, potansiyel müşterilere stokları bilerek kısıtlı gösterme numarasını uygulamaktadır. Kalan ürün sayısı, müşteriye karar aşamasında yardım edebilir. Fakat aynı zamanda cüzdanınızı hızlıca boşaltabilir. 2. “Kalan Süre” Ürünü satın almanın tam kıyısında olan potansiyel müşterilere kısıtlı bir zaman vermek karar verme mekanizmalarını etkileyecektir. Özellikle de pazarlıkla ürün alınan satış sitelerinde çok kullanılan bir taktiktir. Geri sayım yaparak aciliyet yaratmak insanların daha hızlı karar vermesine sebep olur. Fiyat, süre dolduktan sonra değişebilir, bu yüzden de müşteriler bu fırsatı kaçırmayı göze alamazlar. 3. “Bugün Sipariş Ver, Cumartesi Kapına Gelsin” Türkiye kullanımı pek sık olmayan bu strateji aslında çok işe yaramaktadır. Sitede dolaşırken “şimdi sipariş verin cumartesi kargo teslim fırsatlarından yararlanın” yazısını görmek ürünün satışını kolaylaştırır. Ürünü satın alıp almamayı düşünmek yerine ne zaman kapınıza geleceğini düşünmeye başlarsınız.   Kayıptan Kaçınma Bir fırsatı kaçırma korkusu günlük hayatımızda olduğu gibi e-ticarette de karşımıza çıkmaktadır. 4. “30 TL Kazanç!” Neden her yer sürekli indirimde? Çünkü hem internet siteleri hem de mağazalar “kaybetmekten kaçınma” psikolojisinin güçlü olduğunun farkındadır. E-ticaret sitelerinin indirimli fiyatları asıl fiyatların yanına koymaları bunun en yaygın örneklerindendir. Fırsatı kaçırmanın getireceği zararın ürünün fiyatından fazla olduğunu...

İyi Bir Network Oluşturmanın 7 Yolu

Sosyal ve iş çevrelerinize eklemek istediğiniz insanlardan olun. Birçok insan nasıl daha iyi network oluşturabileceğiniz hakkında tavsiyeler verir.  Bu noktada genellikle unutulan şey, insanların bu konudaki genel mükemmelik anlayışını sorgulayarak karar vermektir. Çünkü network temel olarak iletişime dayalı bir terimdir.Daha iyi bir kişisel iletişim ağı kurmak için iyi bir etki bırakmak istiyorsak,diğer insanların beklentilerinin farkında olmalı ve buna göre davranmalıyız. BNI’ın kurucu yöneticilerinden Ivan Misner’in dünyanın çeşitli yerlerindeki iş adamları arasında yaptığı bir ankete göre, katılımcılara 20  farklı özelik arasından sağlıklı bir iş ağında bulunmasını bekledikleri özellikler seçtirilmiş ve 3,400 anket sonucu arasında en çok tercih edilen 7 özellik belirlenmiş ve tercih sıralarına göre değerlendirilmiş. 1. İyi bir dinleyici olmak Listenin en başında iyi bir dinleyici olmak geliyor. Network başarısı ne kadar iyi dinleyebildiğimize ve öğrenebildiğimize göre değişir.  Siz ve network partneriniz birbirinizi ne kadar hızlı tanırsanız,  sağlıklı bir ilişki de o kadar hızlı edinilmiş olur. İyi bir dinleyici olsanız da sizin de iki kulağınız, bir ağzınız var ve bunları olabildiğince verimli kullanmalısınız. Bir konuşmanın içine dahil olduğunuz zaman, diğerlerinin de anlatmak istediklerini dikkatlice dinleyin ki onlara da ihtiyaçları konusunda yardım edebilesiniz. Ne şekilde olursa olsun network;  farklı deneyim ve fikirlerin bir sonuca varması ilkesine dayanır. İyi bir dinleyici olmak da farklı düşüncedeki insanların ortak bir bağlantı şeklinde birleşebildikleri bir ortam sağlayacaktır. 2. İyi bir etki bırakmak İnsanların size karşı ilk bakış açıları; davranış şeklinize ya da olaylara karşı genel yaklaşımınıza göre şekillenir.  Sürekli devam edilen bir olumsuz tutum, çevrenizdekilerin sizden hoşlanmamasına ve kendilerini geri çekmelerine sebep olurken yarattığınız olumlu etki, insanlarda sizinle birlikte iş yapma ve arkadaşlık kurma isteği uyandırır. İşte bu yüzden, iş dünyasının profesyonelleri; diğerlerini ve hatta...

En Başarılı İnsanların Sahip Olduğu 10 Etkili İletişim Alışkanlığı

Etkili iletişim kurmak geliştirebileceğimiz en önemli yeteneklerden biridir. Düşüncelerini, hislerini, fikirlerini veya endişelerini en iyi şekilde ifade edebilen kişiler, problemlerin çözümünde, herkes için iyi anlaşmalar yapabilmede ve benzeri durumlarda diğer insanlara göre çok daha avantajlıdır. Etkili iletişim sadece konuşma yeteneği değildir. Aynı zamanda karşımızdaki insanı dinleyip gözlemleyerek, konuşma ve vücut dilini anlayabilmemizdir. Bu yetiyi kazanabilmek için çok çalışmak ve kişiliğimizin farkına varmamız gerekir. İşte etkili iletişim kurmanız için yapmanız veya yapmaktan kaçınmanız gereken 9 alışkanlık: 1. Konuştuğunuz kişiye karşı saygılı olun. Sürekli kendinizden bahsederek görüşmeyi domine etmeyin. Karşınızdaki kişinin fikirlerini öğrenebilmek için konuşmanın konusu ile ilgili sorular sorun. 2. Görüşmeye konsantre olun. Konuşma esnasında telefonla oynamak veya mail atmaya çalışmak karşınızdaki insana saygı göstermediğinizi gösterir. Eğer yapmanız gereken işten dolayı görüşmeye konsantre olamıyorsanız lütfen karşınızdaki kişiye başka zaman konuşmayı teklif edin. 3. Konuşan kişiyi dinlemeye öğrenin. Karşınızdaki kişinin konuşmadan tepkiler vermesi onun sizi dinlemeye istekli olmadığını göstermektedir. Böyle durumlara düşmemek için konuşmayı ertelemeyi deneyin. 4. Karşınızdaki kişinin söylediğini tam olarak anladığınızdan emin olun. Konuştuğunuz kişinin söylediğini anladığınızdan emin olmak için anladığınız kadarını söyleyin. Eğer yanlış veya eksik bir şey anladıysanız karşı taraf bunu düzeltip size doğrusunu söyleyecektir. 5. Konuşan kişinin sözünün bitmesini bekleyin. Konuşan kişiyi bölmeye ya da cümlesini tamamlamaya çalışmayın. Karşı taraf fikirlerini size aktarırken yalnızca onu anlamak için çaba sarfedin. Konuşma bitmeden kendi fikirlerini söylemek karşı tarafa onu dinlemediğiniz ve yalnızca kendi fikrinizi kabul ettiğiniz izlenimini verir. 6. Karşınızdaki kişiye isim takma yoluna gitmeyin. Dürüst olmak gerekirse bütün insanlar ara sıra da olsa tartışmaya girmektedir. Bu gibi durumlarda etkili iletişim kurabilen insanlar nasıl davranmaları gerektiğini bildikleri için 1 adım öndedirler. Bir kişiyle tartışırken asla ve asla rahatsız edici kelimeler kullanmayın. 5 saniye durup...

Yapacak Bir İşiniz Olmasa Bile Hayallerinizin Gerçekleşmesi İçin 5 Neden

“Gideceğiniz yere karar verirken şuan nerede olduğunuzu düşünmenize sebep olan fikirlerin aklınıza girmesine engel olun.” Bu sözü neredeyse 10 yıl önce bir konferansta not almıştım. Orjinalinde kimin için söylendiğini bilmiyorum fakat son yıllarda bunun üstünde sıkça düşündüm. Bazı zamanlarda hepimiz kendimize sorarız “Nereye gidiyoruz?”. Bazen kendimi geleceğimin parlak olmasını sağlayacak müthiş bir kariyerin içinde buluyorum. Bu noktadan sonra ilerideki yıllara optimistik bakmak daha kolay oluyor. Bazen de kendimi değişen rollerle, şirketlerle hatta endüstriyle yüzleşmiş şekilde bir dönüm noktasında buluyorum. Bu nedenle çoğu kez her şeye en baştan başladım. Kritik kesişim noktalarında kişinin geleceği hakkında daha kapalı, ihtiyatlı veya bıkkın olması muhtemeldir. Önemli olan nokta olmamaktır. Aşağıdaki 5 madde neden şuanki durumunuzun gelecek fikirlerinizi etkilememesi gerektiğini sıralamaktadır. 1. Kendinizi sınırlamak potansiyelinize ulaşmanızı engeller Profesyonel ve kişisel hayatınızda istediğiniz yerde değilseniz, hayat gayenizi kaçırma olasılığınız çok yüksektir. Bazı insanlar hayalleriniz hakkında daha tutucu olmanızı söyleyebilir. Büyük hedef belirlemek onlara ulaşabileceğiniz garantisini vermez fakat belirlememek ulaşamayacağınız garantisini verir. Tarihe bakıldığında da büyük hedeflerine ulaşanlar tüm olasılıklara, fikirlere karşı çıkıp hedeflerini büyük tutanlardır. 2. Herkes kendini heyecanlandıracak şeylere ihtiyaç duyar En son ne zaman yapmak istediğiniz bir şey sizi heyecanlandırdı veya tüylerinizi diken diken ettirdi? Gerçekten önsezinizi bulduğunuz zaman ardında bir sihir olduğunu anlarsınız. Bu size gitmeniz gereken rotayı gösterir ve en zorlu anda size güç verir. Bu önsezi ne kadar güçlü olursa, kısa şeyleri o kadar kabul etmezsiniz. Pratik hedefler sizi istediğiniz yere götürmez. Victor Hugo der ki; “Her insan hayatını sınırlandırmalıdır, bu şekilde ileriki zamanda gerçekler ve hayaller buluşur.” 3. Şuan gelecekle alakalı değildir  Şuan ne olduğunuzun ileride ne olacağı üstünde çok az etkisi vardır. Bazı insanlar şuanki pozisyonlarının düşüncelerini etkilemelerine izin...

Yeni İşiniz Sadece 5 Adım Uzakta

Yeni bir iş bulmak, özellikle de bulduğunuz işin hayallerinizdeki iş tanımına uyması şüphesiz ki kolay değil. Hedeflerinize ulaşmaya giden bu zorlu yolda, size yardımcı olacak bu beş adımı takip edebilirsiniz: 1. İş arama sürecinize, seçeceğiniz 5 ya da 10 hedef şirket ile başlayın İş arama sürecinize öncelikle çalışmak istediğiniz sektörde faaliyet göstermekte olan ve bünyesinde çalışmak isteyeceğiniz şirketleri belirleyerek başlamanız oldukça yararlı olacaktır. Hedef şirketlerinizi belirlerken çok çeşitli yollar izleyebilirsiniz. Örneğin, önceliğiniz yaşadığınız şehre ya da bölgeye yakın bir iş bulmaksa, hedeflediğiniz şirketlerin yaşadığınız ya da yaşamayı planladığınız yere yakın olarak konumlanıp konumlanmadığını Google arama çubuğuna, şirketin adını yazıp bir boşluk bırakarak posta kodunuzu yazarak öğrenebilirsiniz. Bir başka yöntem olarak, Linkedin’in şirket arama kısmından faydalanabilirsiniz. Şirket arama bölümünden, önce çalışmak istediğiniz sektörü sonrasında da çalışmak istediğiniz şehri seçtiğinizde, arama kriterlerinize uygun bir şirket listesi bulabilirsiniz. Ayrıca, seçtiğiniz sektörde, eleman alımı yapmakta olan ya da yakın zamanda eleman alımı yapacağını düşündüğünüz şirketleri de araştırarak hedef şirket listenizi belirleyebilirsiniz. 2. Seçmiş olduğunuz hedef şirketler hakkında araştırma yapın Hedef şirketlerinizi belirledikten sonra, seçmiş olduğunuz şirketlerde kimlerin hangi pozisyonlarda çalıştığına dair bir araştırma yapmak oldukça faydalı olacaktır. Linkendin bağlantılarınızdan yararlanarak, seçtiğiniz şirketlerde çalışanların hangi ünvanlara sahip olduğunu ve onlarla nasıl bağlantılarınız olduğunu öğrenebilirsiniz. Bu şekilde, mevcut bağlantılarınızdan, size seçtiğiniz şirketlere dair tavsiye ve bilgi sağlayabilecek pozisyonda olanları da keşfetmiş olacaksınız. Görüşmelerde, insanların sizinle konuşmalarını sağlamak ve ilgilerini çekmek için oldukça donanımlı, bilgili ve konuşmaya açık olmalısınız. Bu nedenle, hedef şirketleriniz hakkında daha detaylı bilgi edinmeniz önem taşıyor. Hedef şirketlerinizle ilgili bilgilere ulaşmak için Google arama motorundan, Google Finance ve Google News’tan yararlanabilir, ayrıca kütüphaneleri de ziyaret edebilirsiniz. Özellikle şirketlerin internet sitelerini detaylıca inceleyin...

Türkiye’de En Çok İtibar Gören 20 Meslek

Mesleki itibar kavramı, insanlar tarafından mesleklerin sosyal konumlarının değerlendirilmesi anlamına geliyor. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Öğretim Üyesi Yr. Doç. Dr. Lütfi Sunar’ın yürüttüğü Türkiye’de Çalışma Yaşamı ve Mesleklerin İtibarı başlıklı araştırmaya göre Türkiye’deki en itibarlı meslekler belirlendi. TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında desteklenen “Türkiye Sosyo-Ekonomik Statü Endeksi Geliştirme Projesi” kapsamında ülke genelinde nicel metodoloji anketleri ile gerçekleştirilen araştırmaya göre en itibarlı meslek tıp doktorluğu ilk sırada yer aldı. Araştırmaya katılan deneklerin iyi bir işte en fazla aradıkları ilk üç özellik iyi bir ücret, iş garantisi ve iş güvenliği en az önem verilen özellik ise işin ilginçliği olarak belirlendi. Araştırma kapsamında, bedensel çalışma gerektiren işlere yönelik de olumsuz bir tutum olduğu da ortaya çıktı. Çalışmanın insan için anlamı sorusuna ise en çok “İnsanın yeteneklerini tam olarak geliştirebilmesi için, bir işte çalışması gerekir” cevabı verildi. İşte en itibarlı 20 meslek: MESLEK ve SKOR (100 üzerinden) 1. Tıp Doktoru 88,3 2. Üniversite Profesörü 83,32 3. Hakim 82,17 4. Öğretmen 80,98 5. Diş Hekimi 79,5 6. General 78,31 7. Vali 78,15 8. Yüzbaşı 77,9 9. Büyükelçi 76,68 10. Mimar 76,23 11. Eczacı 75,79 12. Psikolog 75,55 13. Makine Mühendisi 75,26 14. Genel Müdür (Kamu) 73,42 15. Elektrik Mühendisi 73,1 16. Avukat 72,87 17. Üniversitede Araştırma Görevlisi / Asistan 72,84 18. Belediye Başkanı 72,78 19. İnşaat Mühendisi 72,69 20. Astsubay 70,73 Kaynak Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

İş Performansınızı Artıracak Haftalık Program

Haftada sadece 15 dakikanızı ayırarak, iş hayatınızdaki performansınızı üst seviyelere çıkartabilirsiniz. Hemen hemen hepimiz uğraştığımız alanlarda yüksek performans göstermek isteriz ancak buna yönelik yaptığımız çalışmalar bizim için biraz can sıkıcı olabilir. Girişimcileri ele alalım. Altlarına imzalarını attıkları işlerin tümünde en yükseği hedeflemişlerdir. Spor camiasından atletler ise hayatlarında düzenli bir şekilde uyguladıkları programlar sayesinde performanslarını yükseltmektedirler. İş hayatında insanlar, yapılacaklar listesi oluşturup hedef belirler ama daha ötesine geçemezler. İşte bu kaybedilmiş bir fırsattır. Girişimcilerin, atletlerden hiçbir farkı yoktur. Her iki grup için de dikkat, düşünme ve hedeflerinin ötesine gidebilmek için hazırlanmış bir plan, performanslarını arttırabilmeleri için gerekli olan unsurlardandır. Ancak çalışma hayatında bazen harikalar yaratabildiğiniz gibi bazen de bunun tam tersi bir durumla karşılaşabilirsiniz. Olayları günlük yaşarsınız. Bu, aynı hava durumuna benzer. Bir gün havanın güneşli ve çok sıcak olması başka bir gün de aynı şekilde güneşli ve sıcak olacağı anlamına gelmez. Anlık değişimler söz konusu olabilir ve bunun için özel bir sebep yoktur. Ben ise burada sizi, farklı bir düşünceye sevk etmek ve hayatınıza kolaylıkla adapte edebileceğiniz basit bir alışkanlığa yönlendirmek istiyorum. Her hafta, cuma günü öğleden sonra sadece 15 dakikanızı ayırarak aşağıda listelenmiş olan soruları cevaplarsanız, sonunda performansınızın niçin yüksek ya da düşük olduğunun cevabını bulmuş olacaksınız. Size rehberlik edecek bu sorular ile bir haftalık iş hayatınızı, verimli mi yoksa pasif mi tamamladığınızı ortaya çıkaracaksınız. Kendinizi canlı ya da isteksiz ve verimsiz hissetmenizin altında yatan sebepleri görebildiğinizde, değişiklik yapmak için girişimlerde bulunacak ve böylelikle sonraki haftaya, kendinize daha farklı bir yön vererek başlayacaksınız. Bu kişisel görevleri tamamlayarak, profesyonel başarı elde edebilirsiniz. Size tavsiyem, lütfen bu soruları ve cevapları not tutup saklayın ve daha sonra bu verileri, üzerinden yola...

İş Arkadaşlarınla İyi İletişim Kurmanın 5 Yolu

İletişim kurarken neden sorun yaşıyorsunuz, hiç merak ettiniz mi? İşte, nedeni aşağıdakilerden biri olabilir. Dışarıdan bakınca, iş yerinde herkes birbiriyle iyi geçiniyormuş gibi görünür. Haftalar ve aylar geçtikçe tansiyon da bir nebze yükselmeye başlar ve ekipteki bütün çatlaklar bir gün yüzüne çıkar. Sonra da arkadan konuşmalar başlar ve en sonunda da karmaşa ve nefret ortaya çıkar. Ne olmuştu ki? Küçük bir işlevsizlik nasıl oldu da bunca kaosu ve gerilimi tırmandırdı? Bunun tek cevabı ise oldukça sıkıcı ve tatsız: Sessiz Nezaket. Sessiz Nezaket, genellikle bir ekibin köklerinden gelir ve aynı zamanda kişiler arasında da iletişimi yıkan bir şeydir. Ben sessiz nezaketi, birisine çok önemli bir şey söylenmesi gerektiğinde, kibar olmak için kişinin kendisini zorlaması veya tutması olarak tanımlıyorum. Bir veya iki kez nezaket göstermekten kimseye zarar gelmez, ama bu uzun süre devam edince işin içine biraz sahtekârlık ve yapmacıklık girer ve nezaket, yıkıcı bir şeye dönüşür. Bu durum, performansı düşük olanların daha da düşük performans göstermesine yol açar. Bu, benmerkezci ve bencilce davranışların devam etmesine yol açar. Eğer önü alınmazsa, dargınlıklar oluşur, bütün bu nezaket boşa çıkar, ofis içi mutluluk, verimlilik ve ekip iletişimi yerle bir olur. İster ekip lideri olun, ister ekibin bir üyesi. Ama bu sessiz nezaketi iş yerinizden söküp atmanın çok basit yolları var. 1. Kaynağı Araştırın Kimin samimi kimin samimiyetsiz olduğunu her zaman bilemezsiniz, ama bunu bazı düşüncelerinizi söylememek için kendinizi tuttuğunuzda anlayabilirsiniz.  Bu kötü eğilimi, dilinizi ısırmak yerine, gerçek gözlemlerinizi söyleyerek yenebilirsiniz. Ekip arkadaşlarınız için duyması zor olsa bile, hem kendiniz, hem de ekibiniz için ortaya çıkıp gerçek düşüncelerinizi olumlu ve yapıcı bir şekilde söyleyin. 2. Ne Düşündüğünüzü Söylemek İçin İzin Oluşturun Pek çok insan,...

Çalışma Şeklinizi Değiştirecek 10 Yeni İş Trendi

Teknolojinin getirdiği yeni alışkanlıklar sayesinde şirketlerin iş yapış şeklinde büyük bir değişim başladı. Şirket kültürlerinde yer almayan uygulamalar bir bir ortaya çıkıyor. Bu yazımızda çalışma şeklinizi değiştirecek 10 yeni iş trendini bulacaksınız. Hangi trendlerin kendi şirketinizde uygulandığını, geleceğin iş kurallarının şimdiden nasıl şekillendiğini bulabilirsiniz. İşte 10 yeni iş trendi: 1. Uzaktan Çalışma Teknolojiyi kullanarak uzaktan çalışmak, işinizi yönetmeyi daha da kolay hale getiriyor. Çalışan iş birliği için çeşitli dijital araçlar kullanmak, iş hayatında etkili oluyor. 2. Esnek Çalışma Dünyada iş birliği üzerine kurulu çalışma alanları daha da popüler hale gelirken esnek şekilde çalışmak daha da tercih edilen bir trend haline geliyor. 3. Y Kuşağının Daha Fazla Güç Sahibi Olması Y jenerasyonu şirket içerisinde daha üst düzey mevkilerde yer alıyor. Hem daha fazla güç sahibi olurken hem de iş süreci dinamiklerini kökten değiştiriyor. 4. İş-Yaşam Dengesi Şirketlerin giderek iş-yaşam dengesini daha ciddiye almaya başlayacağı öngörülüyor. Çalışanların boş zamanda daha fazla verimli olmaktan memnun olması da söz konusu. 5. İşyerinde Çeşitlilik Şirketler, zaman içerisinde çeşitliliğe daha fazla önem verecek ve bunu rekabet avantajı olarak görecekler. 6. Derinlemesine Ölçümler Çapraz data platformları için uygulamaların öne geçeceği bir ortamda ölçüm yapmanın daha hızlı ve kolay hale geleceği düşünülüyor. 7. Şeffaflık Şeffaflığın artarak süreceğini görüyoruz. 8. Güçlendirilmiş Çalışanlar Çalışanların daha çok karar almasında ve konu ile ilgili bilgi bulmasında daha çok destekleneceği tahmin ediliyor. 9. Kurumsal Sosyal Sorumluluk Pek çok şirketin, geri vermenin önemini anlayan şirketlerin daha çok sosyal sorumluluk projesine imza atacağı düşünülüyor. 10. Sürekli Gelişim İş yerinde takımların gelişime daha fazla odaklanacağı vurgulanıyor. Kaynak Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

Sabah İnsanı Olmak İçin Ne Yapmalı?

10 dakika daha uyumak ya da yataktan hemen fırlayıp kalkmak arasında tercih yapmak gerekse çoğumuz çalar saati birkaç kez susturup uykuya devam etmeyi seçeriz. Fakat işinizde başarılı olmanın yolu sabahları erken kalkmaktan, Pazartesileri sevmeyi öğrenmekten mi geçiyor yoksa? ABD’nin Seattle kentinde emlakçılık yapan Ardell Della Loggia, çalışma saatleri 9-5 ofis saatleri dışına da taştığı için hem sabah erken kalkması hem de gece geç saatlere kadar kalması gerektiğini belirtiyor. Bunu ise şu şekilde başardığını söylüyor: “Benim açımdan hem erkenci hem de gece kuşu olmanın sırrı öğleden sonra 2-4 arası kestirmek. Sabahları hafif işler yapmayı tercih ediyorum. E-postama gelen soruları cevaplamak gibi.” ‘Karanlığı sevin’ “Sabahları verimli olmak, ama akşam da geç saatlere kadar aktif olmak istiyorsanız ve benim gibi esnek bir çalışma programınız varsa öğleden sonra biraz kestirmeyi deneyin.” Andy Ooi ise erken kalkmanın yolunun gece iyi uyumaktan geçtiğini söylüyor. Bunun için şu önerilerde bulunuyor: Karanlığı sevmeyi öğrenin. Normal uyku saatinizde 10-30 dakika önce telefonu, televizyonu, bilgisayarı kapatın. Koltuğa oturup dinlenin. Yattığınız odanın mümkün olduğunca karanlık olmasına ve odada yapay ışık bulunmamasına dikkat edin. Yatak odanıza teknolojik aletleri sokmayın. Yani yatakta Facebook ya da Whatsapp’ta gezintilere son verin. Uyumadan önce pozitif bir ruh haline bürünmeye çalışın. Ne kadar yorgun olduğunuz ya da uyku için sadece birkaç saatiniz kaldığı gibi düşüncelerden arının. “Şikayet ve olumsuzluklar yerine pozitif enerjiyle koyun başınızı yastığa. Ertesi günkü zorlukları değil, bunları nasıl alt etmiş olacağınızı düşünün” diye tamamlıyor Ooi. Güdülerinizden arının Bazıları ise işe başlarken bazı alışkanlıkları terk etmek gerektiğine inanıyor. Örneğin Andreas Blixt arada bir kafein tüketimine ara verdiğini söylüyor. “Bunu her yaptığımda sabahları kendimi daha iyi hissediyorum” diyor. Kahve içtiğinde sabahları 10’da bile zor kalkarken,...
START 300×250
Engenius
Inkompass 225×550

Yaklaşan Etkinlikler

mart

1mar - 210:00mar 2- 17:00Hacettepe Üniversitesi Kariyer ve Staj FuarıHUKSF

2mar - 3Tüm GünLiderler Zirvesi'17

4mar - 5mar 409:00mar 5Yatırım Eğitimi'17Yatırımı profesyonellerinden öğrenin!

11mar - 12mar 1109:00mar 12HUMANSPIRE İNSAN KAYNAKLARI ZİRVESİTÜRKİYE'NİN EN İYİ İK'CILARI SENİN İÇİN BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ'NDE!