Ücretsiz Danışmanlık 728×90 (Lansman)

30 Yaşına Gelmeden Okunması Gereken 30 Kitap

Kitaplar kültürel gelişimde büyük rol oynuyor. Ancak bazı kitaplar 30 yaşına gelmeden okunmalı… İşte 30 yaşa gelmeden okunması gereken 30 kitap 1. ‘Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’ – George Orwell Kitapta devlet-vatandaş ilişkisi ve uygulanan taktiklerin ele alındığı distopik bir dünya düzeni anlatılıyor. 1984, öngörüsüyle de edebiyat tarihinin en önemli kitapları arasında yer alıyor. 2. ‘Otomatik Portakal’ – Anthony Burgess Eserde 1960’lı yıllardaki değişim ve modernleşme devresi, ve bireylerin özgürlüğü konu alınıyor. Nedensiz şiddeti en iyi anlatan eserlerin başında gelen ‘Otomatik Portakal’ sinemaya da dahi yönetmen Stanley Kubrick tarafından uyarlandı. 3. ‘Yüzüklerin Efendisi’ – J.R.R. Tolkien 20’nci yüzyılda yazılmış en iyi ve etkileyici kurgusal edebiyat örneklerinden biri olan ‘Yüzüklerin Efendisi’ Tolkien’ın en ünlü eseri… Sinemaya da görkemli bir şekilde uyarlanan eser en büyük başyapıtlardan biri. 4. ‘Bülbülü Öldürmek’- Harper Lee Kitapta mahkeme tarafından ırza geçme suçuyla yargılanan siyah bir insanın savunmasını ve küçük bir kentte inanç ve vicdanla ilgili hükümlerin nasıl verildiği ele alınıyor. 5. ‘Çanlar Kimin İçin Çalıyor’ – Ernest Hemingway Kitapta, İspanya’daki iç savaç sırasında gerillalar arasında yer alan ABD’li bir profesörün savaşa bakışı ele alınıyor. 6. ‘Savaş ve Barış’ – Lev Tolstoy Napolyon döneminde Rusya ve Fransa arasındaki savaş, saraydaki yaşam ve yaşadıkları değişimleri anlatıyor. tolstoy2un en bilinen eserlerinden. 7. ‘İnsan Hakları’ – Thomas Paine Paine, Edmunt Burke’ün ‘Fransız Devrimi’ne Karşı Tepkiler’ kitabına tepki olarak yazdığı kitap ‘İnsan Hakları’ teriminin muhtemelen ilk kez kullanıldığı eser olarak biliniyor. 8. ‘Toplum Sözleşmesi’ – Jean Jacques Rousseau Rousseau, kitabında bireyin özgürlüğünü zedelemeden ahlaksal erdemini yükseltecek bir toplum modelini öneriyor. 9. ‘Yüzyıllık Yalnızlık’ – Gabriel Garcia Marquez Nobel Ödülü alan kitapta Marquez, çocukluğunda kendisini etkileyen hayata dair herşeyi kültürel tarihle... read more

Norveç’ten Sanat Yeteneği Olana 3000 Lira Maaş ve Oturma İzni

Norveç hükümeti sanat yeteneği olanlar için mümkün kıldığı bu program ile hangi ülke vatandaşı olduğunuzun bir önemi yok. Başvuru yapan ve kabul alan herkese 3000 TL maaş, Norveç oturma izni, kişisel ofis ve 1800 TL’de seyahat harcırahı vereceğini açıkladı. Norveç’te bir fiyorda inşa edilen sanat merkezi, sanatseverler için inanılmaz fırsatlar sunuyor. Nordisk Kunstnarsenter Dale isimli merkez sanatın hangi dalıyla uğraştığınızın önemi olmadan, yetenekliyseniz ve kalıp mesleğinizi icra etmek isteyen herkesi kabul edeceğini açıkladı. Merkez ile ilgili detaylı bilgiye ve başvuru formuna http://www.nkdale.no linki üzerinden ulaşabilirsiniz.  ... read more

Vizyondaki Filmlere İlham Kaynağı Olan 10 Kitap

Vizyondaki filmlere baktınız mı? Çocuk klasikleri, peri masalları, dramatik romanlar, etkileyici biyografiler… Hayatımızda yeri olan en önemli kitaplar her zaman beyazperdedeki büyüleyici filmler için ilham kaynağı olmuştur. Bu yıl vizyonda izlesek bile mutlaka okumamız gereken on kitap şöyle: 1. Aynanın İçinden / Alice Harikalar Ülkesinde: 27 Mayıs 2016 Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı fantastik evrene bir kez daha geri dönüyoruz. Harikalar Diyarı, beklenmedik bir misafirin ziyaretine uğruyor ve misafiri bu büyülü evrenin işleyişini ve ev sahiplerini yavaş yavaş keşfetmeye başlıyor. Mad Hatter ise tüm çılgınlığıyla adalet ve tabii ki dostluk için orada bekliyor. Tam her şey bitmiş, ortalık fazlasıyla karışmışken gerçekliğe giden yolda bir kez daha krallığın kurtuluşu için bir araya geliniyor. Tim Burton’ın yönetmenliğini yaptığı 2010 yapımı Alice in Wonderland’in devamı niteliğinde olan filmin yönetmen koltuğunda bu kez The Muppets serisiyle sinemaya giriş yapan James Bobin var. Johnny Depp ve Mia Wasikowska’nın başrollerini paylaştığı filmin senaryosu ise Linda Woolverton’a ait. 2. Koca Sevimli Dev: 1 Temmuz 2016 3. Miss Peregrine’s Home for Peculiar Children/ Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları (30 Eylül 2016) Ransom Riggs tarafından kaleme alınan kitap 16 yaşında Jake adında bir çocuğun Bayan Peregrine’in tuhaf çocuklar yetimhanesindeki maceralarını konu alıyor. 30 Eylül’de vizyona giren filmin yönetmeni ise Tim Burton. 4. Canavarın Çağrısı: 14 Ekim 2016 Lo Imposible ve El orfanato filmlerinin yönetmeni Juan Antonio Bayona’nın imzasını taşıyan film, Patrick Ness’in kaleme aldığı romandan beyazperdeye uyarlandı. 12 yaşındaki Conor canavarlar ve peri masallarının fantastik dünyasına kaçmak üzeredir. Annesinin hastalığı ile ilgilenen Conor, aynı zamanda pek sempatik olmayan büyükannesi ile zaman geçirmek zorundadır. Bulunduğu okul eğitimden uzak ve zorbalarla doludur. Conor’un babası ise ondan binlerce mil uzakta, Amerika’ya yerleşmiştir. Conor bu korkutucu gerçeklerden uzaklaşmak için fantastik varlıkların hüküm sürdüğü hayal dünyasına küçük bir... read more

Adam Fawer ve Kitapları Hakkında 18 Sır [Röportaj]

Önce ‘Olasılıksız’ geldi, sonra ‘Empati’… Amerikalı yazar Adam Fawer, ‘rakamların gücü adına’ yazdığı romanlarla dünyayı fena salladı. Şimdi sırada yeni kitabı ‘Oz’ var. Eserlerinin satışı Türkiye’de (korsanla birlikte) milyonu bulan Fawer, yeni romanında farklı bir rotaya saptı; ‘Oz Büyücüsü’nün kapkaranlık bir uyarlamasını yaptı… Yazar, yeni kitabın bestseller olma ‘olasılığını’ Hürriyet’e anlattı. İşte o röportaj: 1. Oz Büyücüsü’nün modern bir uyarlamasını yazdınız. ‘Olasılıksız’ ve ‘Empati’ gibi iki orijinal ve çizgi dışı macera kitabından sonra riskli değil mi? – Bir roman yazmak her zaman riskli. Neye benzeyeceğini bitirmeden asla bilemezsin. İster sıfırdan üret, ister adapte et; sonuçta iş okurda bitiyor. Fikrinizin iyi mi kötü mü olduğu da önemli değil bence; nasıl uyguluyorsunuz ona bakılır. Ne yazmak istediğinizi bir cümleyle çok iyi tarif etmişsinizdir mesela ama işte o cümlede en fazla 10 sözcük vardır. Bir kitapta ise 100 bin! Yani ancak 100 bin iyi sözcüğünüz varsa işler yolunda demektir. 2. Neden adapte etmek için ‘Oz Büyücüsü’nü seçtiniz? – Çünkü muhteşem bir hikâye. Kahramanın yolculuğu, arkadaşlık hissi, kötü karakter ve sondaki sürpriz… Her şeyiyle muhteşem! 1997’de üniversitedeki yaratıcı yazma dersinde ‘Oz’u ele almıştım. Hikâyeyi bir başka karakterin gözünden yazacaktık; ben de uçan maymunu seçtim ve her şeyin sonrasını anlattım. 3. O günlerde mi doğdu ‘Oz’? – Açıkçası o zaman yazdığımdan da çok memnundum. Bu yüzden ‘Empati’yi noktaladıktan sonra yine Oz’a sardım. Manhattan’da geçen, Dorothy’nin başına neler geldiğini anlatan bir hikâye kaleme aldım. Derken, Dorothy’nin geçmişini de anlatmam gerektiğini fark ettim. Bunun için 10 bin sözcük yazdım; sonra 20 bini, 40 bini buldum. Bir baktım, kaptırıp 100 bin sözcük yazmışım. Böylece esas yazdığım romanın girişi, ‘Oz’ doğdu. ‘Oz Büyücüsü’nün yeni versiyonu da diyebiliriz.     4. ‘Oz’, büyük yankı uyandıran iki kitabınızdan... read more
Ücretsiz danışmanlık
Manifesto

Yaklaşan Etkinlikler