Danone Camp 728×90

Her Şeyi Yapabileceğine İnandıran 50 Düşünce

Özellikle zorluklara meydan okurken veya  güç islerde motivasyon sahibi olmak zor olabilir.  Yeni bir fikri uygulamayı düşünürken,  yeni bir şirkete baslarken veya yeni bir rejime baslarken, kaytarmak için kendimizi ikna etmek, daha da kötüsü hedeflerimizinden  topyekûn kaçınmak genelde kolaydır. Düşünceler güçlüdür  ve negatif düşünceler sizi hedeflerinize alışmanızdan alıkoyabilir. Fakat Madalyonun öbür yüzüne bakarsak pozitif düşünceler de bir o kadar etkili ve güçlüdür. İlerde motivasyonunun azaldığını hissedersen, aşağıdaki 50 pozitif düşünceyi kullanarak kendine yeniden enerji verebilirsin. Gerçekten, işe yarıyor !   Sen her şeyi yapabilirsin.  Oldukça basit bir cümle olsa da, senin aklından gecen her şeyi  gerçekten yapabileceğini hatırlatmakta yardımcı olacaktır.   Bu yüzden yapabilirim. Neden yapamayacağına dair sebepler bulmak yerine  yapabileceğini gösteren sebepler göstermelisin.   Daha iyisini hak ediyorum. Sen daha iyi bir hayat hak ediyorsun.  Bu daha iyi bir iş, daha sağlıklı bir vücut veya daha fazla para kazanç olabilir. Bunun için uğraş.   Hiçbir zaman geç değil. Kaç yaşında olduğun, daha öncesinde kaç tane fırsat kaçırdığın hiç önemli değil. Hiçbir zaman karar almak ve yeni bir başlangıç için çok geç değildir.   Her zaman zorluklarla karşılaşacaksın. Nasıl bir hayat yaşadığından bağımsız olarak herkesin hayatta yüzleştiği problemler vardır. Başkasının senden daha iyi hazırlanmasına izin verme.   Mükemmel zaman diye bir şey yok. Eğer mükemmel bir an için bekliyorsan, bunu unut. Böyle bir şey yok.   Mükemmel plan diye bir şey de yok.  Senin planlarında bazı kusurlar olabilir, fakat bu kusurlar her planda var.   Herkes bir yerlerden başlar.  Kimse başarılı doğmaz. Herkes bir yerden başlar ve bu genellikle aşağıdan olur.   Adım adım! Her şeyi bir anda yapmaya uğraşma. Adım adım yapmaya çalış.   Sadece daha iyi olabilir.  Başlangıçta zor olsa da, bu ilerde kolaylaşır....

Gerçek Başarıya Sahip İnsanlar Nasıl Davranırlar?

İşte gerçekten başarılı insanlar neler yapıyorlar bir bakalım. Gerçek Şirketleri İşletiyorlar Gerçek bir kariyerleri vardır. Gerçek bir firmada, gerçek ürünler ve gerçek müşteriler ile çalışırlar. Muhtemelen sizin daha önce bir yerden duymuş olduğunuz, gerçek bir iş hayatı yönetme ve organizasyon yönetme deneyimleri vardır.   İşlerini Severler Eğer Tim Cook’a, Mark Zuckerberg’e yada Satya Nadelle’ya ne için yaşadıklarını sorarsanız, Apple, Facebook ve Microsoft ile ilgili konulardan bahsederler. İşlerine tutku ile bağlıdırlar. Çalıştıkları şirketin ürünleri ile gurur duyarlar. Kendi Yollarına Bakarlar Asla birinden kopya almazlar. Kendi kültürlerini, değerlerini kendileri inşa ederler. Tabi ki bir akıl hocaları vardır. Bazı başarılı devleri örnek alırlar ama yine de kendi yollarında kendi içgüdüleri ve yetenekleri doğrultusunda ilerlerler. Aynı zamanda kendi statüleri için sabırlı olurlar. Ne Bilmediklerini Bilirler Başarılı insanların büyük çoğunluğu alçak gönüllüdür. Hiç bir zaman kendilerini çok beğenmezler, kibirli değildirler. CEOların güçlü egolara sahip olmadığını söylemek doğru olmayabilir ama eğer akıllı ve tecrübeli biriyseniz her şeyin cevabını bilemeyeceğinizi bilirsiniz ve en önemlisi her şeyi biliyormuş gibi davranmazsınız. Sağduyuludurlar Evet belki kulağa gerçek olamayacak kadar iyi gelebilirler ama öyledirler. Eğer bir ütopya gibi düşünüyorsanız,değil. Başarılı insanlar düşüncelidir, kendilerini düşünürler evet ama aynı zamanda etrafında olup  bitenleri de düşünürler.   Başarıları Onları Asla Tatmin Etmez Başarılı CEOlar kendi başarılarından hiç bir zaman tatmin olmama konusunda profesyonellerdir.  Daha güzel işlere başlamak, yeni girişimlerde bulunmak adına her zaman daha iyisi olmak isterler. İş hayatının bitiş çizgisi olmayan her zaman büyümek hedefli olan bir maraton olduğuna inanırlar.   Çok Göz Önünde Değildirler Tabi ki Mark Cuban, Donald Trump gibi herkes tarafından bilinen, sürekli göz önünde olan iş adamları vardır fakat sayıları çok azdır. Çoğunun ünlü olmak umurunda bile değildir....

Düzenli İnsanların Her Gün Uyguladıkları 6 Alışkanlık

Çoğumuza günlük hayatla iş hayatını birlikte yürütmek oldukça zorlu gelir. Oysaki düzenli insanlar böyle hissetmezler, sakindirler ve günün son saatlerinde başa çıkmaları gereken bir sürü iş yoktur. Böyle olmak için gününüzü planlayan bir asistan mükemmel olabilirdi diye düşünebilirsiniz. Oysa kendinizin sekreteri olmanız yeterli. Düzeni kuracağınız bir planla sakin bir şekilde tüm işleri yoluna koyabilirsiniz ve bunun için size birkaç önerimiz: 1. Beyninizi boşaltın. Başarılı insanlar, her an yapılacaklar listesini aklında tutmuyor. Sadece sırası gelen işe %100 odaklanmalısınız. Yapmanız gereken işleri bir kenara not ettikten sonra kafanızdan atın. Kenara not etme kısmında ise üşenmemek önemli bir ayrıntı. Aksi taktirde her an bir şey unuttum endişesiyle asla asıl işinize odaklanamazsınız. İkinci önemli ayrıntı ise bir işi o an tamamlayamazsanız, ayrıntıları bir kenara not edip bırakın. Eğer not almazsanız, tüm gün o işi düşünmekten diğer hiçbir şeye odaklanamazsınız.  Bu durumda bir işi ertelemenizin ya da kenara bırakmanızın hiçbir sakıncası yok. 2. Kendi ajandanızı tutun. Evet, hala sekreteriniz yok ama hepimizin hatırlatıcılarımızı yazacağımız akıllı telefonlarımız var. Bu hatırlatıcılar her an saatinizi kontrol etmeden de düzenli olabilmenizi ve sakin kalmanızı sağlar.  Buradaki ayrıntı ise ajandaya sadece yapacaklarınızı yazmak yerine kaç saatte bitireceğinizi de yazmalısınız. Bu durumda tembellik yapma eğiliminiz azalır. 3. Kendi filtrelerinizi belirleyin. Herkes önemli bir işi varken Facebook’una bakıp, kedi resimleri incelememesi gerektiğini bilir.  Ayrıca yapmanız gereken şeyler dışında odaklanacağınız endişeleriniz olmamalı. Örneğin sabah sosyal medya hesabınızı kontrol etmeyip güne başlamak güzel bir filtreleme yöntemi olabilir.  Unutmayın ki beynimiz sadece az sayıda ise odaklanabilir. Günlük endişeleriniz ve yapılacakları aynı anda dert etmek sadece aşırı yüklemeye neden olur. Ayrıca mailinizi kesinlikle filtrelemelisiniz. Bunun için iki farklı mail adresi alabilir ya da filtre kullanarak patronunuzun maillerini en üste çekebilirsiniz. ...

20li Yaşlardaki Başarılı İnsanların Uyguladıkları 18 Taktik

Herkes başarıyı farklı açıklar ama mutluluk olmak; sağlıklı ve dengeli  bir yaşam sürmek; güçlü sosyal ağlara sahip olmak başarılı olmak için gereken etmenler arasında sayılabilir. Uzmanlara göre çalışmalarınızda geri gittiğiniz anlarınızda vaktinizi neye ayırdığınız başarıya ulaşma yolunda etkili bir unsurdur. Ulusal çalışma alanı uzmanı Lynn Taylor’a göre; Eğer zamanınızı kendinizi yenilemek adına bir aktiviteye odaklarsanız mesela işten sonra spora giderseniz, ya da haftaiçleri bir iki saat spor yaparsanız bu aktiviteler sizi oyun içinde üst noktalara taşıycaktır. Bu süregelen bir durumdur. Sağlıklı bir beyin ve vücut işiniz her ne olursa olsun size en iyisini yapmanızda yardımcı olur. Güzel alışkanlıklar pozitif bir bakış açısı sağlar. 20 li yaşlardaki başarılı insanların düşüş yaşadıkları zamanlarda uyguladıkları, sizi canlandıracak 18 taktik. 1. Aileleri ve arkadaşları ile zaman geçirirler İş yerinde veya okulda harcanan zaman içerisinde, yapmanız gerekenler dışında kalan ve önemsediğiniz işlere odaklanmanız mümkün olmayabilir. Bu yüzden insanlar kendilerini iyi hissetmek adına aileleri ve arakadşları ile zaman geçirir. 2. Spor yaparlar Çoğu başarılı insan sağlıklı yaşamı seçer. İyi beslenmeye çalışır ve adrenali canlı tutacak aktiviteler yapar. Bu bir sıradan fitness programı ya da extreme spor olabilir. Taylor: ‘’ Bisiklet sürebilirsiniz, tırmanabilirsiniz, kayak yapabilir, surf yapabilir, dalış yapabilir,hatta paraşütle atlayabilirsiniz’’. 3. Yeni şeyler öğrenirler Uzmanlara göre, Dünyada gerçekleşmiş olan 10-15 yıllık olaylar önceki kuşaklar tarafından kabul edilip çok fazla irdelenmeye müsait olmamış olaylardır. Herkes tarafından kabul edilen durumlara tekrardan göz atın. 4. Kişisel ve profosyenel başarıları hakkında derinlemesine düşünürler Diğer başarılı gençler ile ilgilenir, teknoloji alanında büyük girişimler yapmış insanların hayatlarını incelerler, finans alanında bilgi sahibi olmak isterler…. 5. Stresle başa çıkma yollarını öğrenirler Fiziksel, mental ve duygusal anlamda stresle beraber yaşama yollarını bilirler, bunun için çabalarlar. Ve eğer bunu...

21. Yüzyıl Yetkinlikleri

İçinde bulunduğumuz yüzyıl insanlık tarihinin en hızlı dönüşümünün yaşandığı zaman dilimlerinden biri olarak görülüyor. Bu dönüşümün, değişimin ve hatta başkalaşımın etkisini bugün hayatımızın her alanında görmek mümkün tarih boyunca birçok dönüm noktasını yaşayan insanoğlu bugün bilim ve teknolojinin inanılmaz bir hızda geliştiği günlere tanıklık ediyor ve bu tanıklığa ayak uydurmaya çalışıyor. Ülkemizde en çok Mef Üniversitesi Rektör Yrd. Prof Dr. Erhan Erkut tarafından dile getirilen 21. Yüzyıl Yetkinlikleri meselesi ise özellikle eğitim alanında bu ayak uydurma durumunun bu uyum sağlama, yeniliklere dışardan bakmak zorunda kalmama durumunun anahtarı konumunda. Özellikle bizim gibi eğitim sistemi gelişmekten ve geliştirmekten çok uzak ülkeler için bir dönüşüm aracı olabilecek bu yetkinlikler bugün modern dünyanın en çok üzerinde durduğu ve eğitim sistemini bunlar üzerine kurma sürecini başarıyla sonlandırdığı bir konsept aslında. Peki çokça konuşulan fakat maalesef yeteri ilgiyi görmeyen bu yetkinlikler neler? 21. yüzyıl insanı hangi becerilere sahip olmak zorunda, çocuklara eğitim süreçlerinde hangi beceriler kazandırılmalı? Bu alanda farklı birçok çalışma var fakat hepsi temelde ortak bir konseptte buluşmaya çok yakın. Çok geniş bir konsorsiyum tarafından hazırlanan ve alanında eğitim ve sektörden uzmanların katkı verdiği “21. Yüzyıl Öğrenme Konsepti” yaklaşımı 21. Yüzyıl Yetkinlikleri’ni şöyle ifade ediyor; *Temel Dersler ve Yüzyıla Uygun Çalışmalar Öğrencilerin matematik, fizik, biyoloji, dil yetkinlikleri gibi temel derslerde yeterli olgunluğa kavuşturulması ve bunları etkileşimli modellerle öğrenmesinin yanısıra onlara 21. yüzyılın yükselen trendlerine dair bakış açıları kazandıracak derslerin, eğitimlerin verilmesi. Bu eğitimler global düşünme becerisi, finansal okuryazarlık, sağlık, çevre, yurttaşlık bilinci ve girişimcilik okuryazarlığı olarak özetlenebilir. *Etkin Öğrenme Becerilerine Yönelik Çalışmalar Özellikle bağımsız öğrenme becerisi başta olmak üzere günümüzde sürekli bir öğrenme ve bilgiye ulaşma ortamında olan öğrenciler,bireyler için bu alanda da kritik...

Teknolojinin Devleri Hangi Yetenekleri İstiyor?

En rekabetçi teknoloji firmalarının olduğu bir alanda iş sahibi olmak istiyorsanız, bazı özel becerilere sahip olmanız gerekir. Paysa isimli iş sitesi tarafından derlenen verilere baktığımızda,  Paysa’nın ortakları, işe alım uzmanları ve kullanıcılar tarafından sağlanan milyonlarca özgeçmişin görüntülendiği ortaya çıkıyor. Paysa da Google, Apple, Microsoft gibi yerlerde çalışanların ortak ne gibi becerilere sahip olduğunu görmek için, söz konusu çalışanların özgeçmişlerine daha yakından baktı. Bu üç şirketin hepsi Business Insider’ın “Amerika’da Çalışmak İçin En İyi Yerler” listesinde yer alıyor. Microsoft’un 120.849, Alphabet’in (Google’ın ana şirketi) 61 .000 ve Apple’in ise 100.000’ın üzerinde çalışanı var. Eğer bu şirketlerden birinde çalışmak istiyorsanız, bu yazı kesinlikle onların nelere baktıklarını bilmenize yardım edecektir. Paysa’nın teknoloji alanında en çok insan barındıran 4 meslek hakkında yaptığı beceri listesini sizlerle paylaşmak istedik. İşte, teknoloji alanında büyük oyuncuların, iş konusunda rekabet etmek için ihtiyaç duyacakları o beceriler. Tasarımcıların Bilmesi Gerekenler: Kullanıcı arayüz dizaynı Grafik tasarımı Web sitesi tasarımı Photoshop Illustrator programı Bilgi mimarisi Sanat yönetimi Mühendislerin Bilmesi Gerekenler: C++/C/C# programlama dilleri Java Yazılım geliştirme Python Javascript Agile(çevik) yazılım geliştirme yaklaşımları SQL Üretim Yöneticilerinin Bilmesi Gerekenler: Proje yönetimi Liderlik Müşteri servisi Strateji Bulut bilişim Ürün pazarlama Kurumsal yazılım Veri Bilimcilerin Bilmesi Gerekenler: Veri analizi SQL Proje yönetimi Özdevimli öğrenme Veri madenciliği İşletme analizi Python Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya...

Hem İşte Hem Hayatta Nasıl Kazanılır?

2015 yılında yazdığı kitabından sonra hayatının değiştiğini söyleyen, aldığı risklerin kendisini bugünlere getirdiğini belirten Adam Davis’in bu yazısını, hayatında değişiklik yapmaya çekinen herkesin okuması gerek. Bir polis memuruyken, çok satılan kitaplar listesine dahil olmak, sıra dışı bir hayat olsa gerek. İşte o yazı: Hayatımızın bazı noktalarında, bir karar vermemizin gerektiği , hesaplanmış stratejilere göre risk alacağımız ya da geriye çekilip sıradan bir bilinmezliğin içine gireceğimiz anlar olacak. Günlük hayatın vazifelerini göz önünde bulundurduğumuzda, birçok girişimci sıklıkla, hareketli mesai saatlerinin yani 9-5 çalışma düzeninin düşüncesiyle bile ürperirler. Bununla birlikte, sorumluluk gerektiren bir karar için kıyaslama içeren bir değişiklik yapmak, sıklıkla gereklidir. Birçoğunuz 2015 yılında sorumsuzca bir değişiklik yaptığımı ileri sürebilir. Gördüğünüz gibi, kanunların uygulanışı konusunda 6 yıl hizmet verdikten sonra, harekete geçme vaktinin geldiğini fark ettim. Hayır, dilencilik yapmadım, gizlice kovulmadım ya da işimde bir belaya bulaşmadım. Benimki biraz daha karmaşıktı. Kanunların yaptırımı konusunda bir kitap yazıp, bastırdım ve sonradan yeni bir iş alanı doğmuş oldu. 2015’in eylül ayında, rozetimi takmaya devam etmek ya da yeni işim üzerine odaklanmak konusunda vermem gereken bir karar vardı. Dikkatlice düşündükten, birçok dua ve akıllıca tavsiyeden sonra, eşim, çocuklarım, kendim ve geleceğimiz için en iyi kararı verdim ve şansımı deneyip, son süratle işime başladım. Birçok eleştiri aldım ve çoğu insan beni çılgın olarak nitelendirdi. Anlaşılabilir, sanırım. Demek istediğim, neden bir koca ve üç çocuk babası bir adam güvenli bir işi, birkaç internet işine odaklanmak için terk eder ki? Evet, tabii… Bir polis memuru olarak ayda 2000 dolara, evlere gidip evlatlık olarak alınmış çocuklara ve ailelerine dair raporlar tutuyordum ve bu aslında çok fazla mesai içeriyordu. Her açıdan giderek artan stresi de dikkate aldığınızda, bunun...

Öğrenmenizi İki Kat Artıracak Bilimsel Teknikler

Çoğu zaman yoğunluktan ve ya yapacak başka işleriniz olduğu için yeni bir şeyler öğrenmeye vakit bulamazsınız. Verimliliğinizi arttıracak, öğrenmenizi hızlandıracak, yeni bir işe başlamanıza katkı sağlayacak ve yaratıcılığınızı güçlendirecek 3 taktik. 1.Risk alın. Konfor bölgenizden ayrılın. Paraşütten atlamak ister misiniz? Ya da uçaktan?  Çoğu zaman bu aktivitelerin riskli ve korkutucu olduğunu düşünürüz ve denemeyi reddederiz. İş her ne olursa olsun, sadece bir işe koyulmayı denemelisiniz. Beklediğiniz süre arttıkça yeni bir işe koyulma ihtimalîniz daha da azalır. Alışık olduğunuz alandan uzaklaşıp bir şekilde sıçrama yaptığınız ve bir şeye ulaştığınız anda muhtemelen korktuğunuz kadar bir durumun olmadığını anlayacaksınız. 2.Yetenekli Olduğunuz Alanlardan Uzaklaşmayı Deneyin Şu açıdan bakalım, bir internet sitesi için bir kod yazdığınızı ve bununla ilgili hiçbir geçmişiniz olmadığını düşünün, muhtemelen kodu yazmak uzun bir zamanınızı alacaktır. Bir diğer cümle ile alışkın olmadığınız bir durumu gerçekleştirmek uzun zaman alabilir. Yavaş yavaş başlamanız gerekir. Elinizdeki işi bölümlere ayırın ve emin yavaş hareketlerle ilerleyin. Temelini öğrenmeye başlarsanız artık elinizdeki iş size çok karışık gözükmemeye başlar. Artık daha rahat ve kolay ilerlemeye başlarsınız çünkü artık altyapıyı oluşturdunuz. Csikzentmihalyi TED konuşmasında şöyle bir söz söylemiştir; ‘’ Zorluklar ve yetenekler ortalamanın üstündeyse bir işe başlamanın ve başarmanın şansı daha çoktur. Tabi ki yeteneklerinizin ve kapasitenizin ne kadar olduğunu realitesini bilmek de önemlidir. 3.Yeni Şeyler Deneyin Bir yeteneğe sahip olmak ve tabi ki bir kapasiteye sahip olmak görevi başarmak adına önemli olduğu gibi bu görevler eğer sizin için heyecan verici ve alışkın olmadığınız alanlardaysa o işe başlamak daha kolay olabilir. Araştırmalara göre beyinlerimiz yeni deneyimler için öngörülebilir olanlardan daha yüksek bir tepkiye sahiptir. Bir şey bize ne kadar rutin ve alışılagelmiş olmaya başlarsa; evet belki o görevi...

Çalışma Ortamında Karizmatik ve Sevilen Kişi Olmanın 12 Yolu

Hepimiz sevdiğimiz kişilerle çalışmayı, onlara yardımcı olmayı, desteklemeyi ve işe kalkışmayı isteriz. Bazı insanlar doğuştan sempatik görünebilirler. Bu kişilere ortaklık kurmak her zaman daha eğlencelidir. Ayrıca zaman geçirdikçe daha fazla yakınlık kurup, daha da iyi bir ilişki kurmayı mümkün kılarlar ve çevrelerini etkileyerek onların da iyi hissetmelerini sağlarlar. Bu insanları sadece etrafımızda görmekten öte, onlar gibi olmak da isteriz. İşte bunun birkaç basit yolu: 1. Konuşmaktan fazla dinlemek. Bu kolaylıkla yapılabilecek bir madde. Ayrıca dinlerken ilgilendiğinizi göstermek için gülümsemek, göz teması kurmak, başınızı sallamak; yani karşılık vermek işin püf noktası. Ayrıca konuşurken sizden tavsiye beklenmediği sürece tavsiye vermeyin. Çoğunlukla insanlar akıl almak yerine sadece dinlenmek isterler. Çoğunlukla tavsiye vermek olayı kendinize yönlendirir. Bunun sebebi ise karşımızdakinin yerinde olsak yapacağımızı söyleyecek olmamız… Oysaki sadece dinlemek karşımızdakini önemsediğimizi gösterir. 2. İlgi odağını başkasına yönlendirin. Övgü hiçbir zaman yeterli değildir. Bu yüzden insanlara neyi iyi yaptıklarını söylemek iyi bir başlangıç olabilir. Eğer bunu nasıl yapabileceğinizi bilmiyorsanız, bilmek sizin göreviniz… Yani insanları gözlemleyerek yaptıkları iyi şeyleri keşfetmeniz ve onlara söylemeniz, onlara özen gösterdiğiniz ve yaptıkları ufak bir işle bile dikkatinizi çektiğini gösterecektir. Bu da kendilerini başarılı ve önemli hissettirecek, haliyle de sizi daha çok seveceklerdir. 3. Hiçbir zaman dinlediklerinizi seçmeyin. Çoğu insan altında bir konumda yer alan kişiyi dinlememe eğilimindedir. Siz bu kişilerden biri asla olmayın. Sosyal veya ekonomik seviyeye bakmaksızın herkesin sizinle ortaklıkları varmış gibi dinleyin. Sonuçta hepimiz insanız. 4. Her zaman düşünceli olun. Hepimiz bize yapılmış küçük jestleri hatırlarız. Örneğin birinin yapmak zorunda olmamasına rağmen, sizin için bir şey yaptığına dair bir anınız mutlaka vardır. Siz de bu şekilde iyi hatırlanmak istiyorsanız boş zamanınızda birisi için bir şey yapın: ufak da...

Facebook İK Yöneticisi Havriliuca Neden Sizin Başarılarınızın Umrunda Olmadığını Anlatıyor

Herkes kazananı, kazanmayı sever. Mülakatlarda elde ettiğimiz başarılardan bahsetmek çok mantıklı değil mi? Mülakat yaptığınız kişinin sizin ne kadar başarılı bir insan olduğunuzu bilmesini istersiniz aynı zamanda  firmaya yapacağınız katkılarınızdan emin olmalarını istersiniz. Fakat Facebook İnsan Kaynakları ‘ndan Tudor Havriliuca göre kendi başarılarınızdan bahsetmek aslında bir dezavantaj. ‘’Eğer her yaptığın işte başarılıysan, kendi fikirlerini yeterince savunmuyorsun ve işinde yeterince agresif değilsin ve kendini yeterince zorlamıyorsun demektir.’’ Havriliuc,  ‘Best Places to Work Roadshow’ etkinliğine katılıp iş görüşmelerinde hayat boyu bir şeyler için çabalamış insanlardan daha çok etkilendiğini söylüyor. ‘’Beni etkileyen kısım insanların dürüst bir şekilde, deneyip başarılı olmadıkları işleri bana anlattıkları kısımlar oluyor.” diyor. En iyisini yapmaya çalışıp yine de başarılı olamadığınız işlerinizi anlatmaktan kaçınmayın. Bu şekilde zorluklar ve risklere karşı hazırlıklı olduğunuzu kanıtlayacaksınız. Havriluc; ‘’Biz şirket olarak bir şeyler yapmak isteyen insanları cesaretlendiriyoruz. Başarısız olmayı kaybetmek olarak algılamıyoruz. Başarısız olan insanların kendini geliştirerek kurumumuza katkısının daha çok olacağına inanıyoruz. Bizim şirketimiz oldukça güçlü hedeflere sahip o yüzden bu güç karşısında durabilecek insanlarla çalışmak bizim için daha faydalı.’’ Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

Yeni Şeyler Öğrenebileceğiniz 35 Web Sitesi

İnternet günümüzde özellikle mobil ve sosyal medya devriminin gücüyle sınırsız bir bilgi ve eğlence kaynağı halini aldı. Bu bilgileri, bu kaynakları sınıflandırmak ve doğru olana ulaşmak, yönlenmek ise özellikle internet etiği konusunda en sık tartışılan kavramlardan birisi. Bu içeriğimizde bizler kullanıcıların internet üzerinde ulaşabileceği farklı bilgi, eğlence kanallarının bir kısmını derlemeye çalıştık. İşte kullanarak internette geçirdiğiniz vakti değerlendirebilmeye ve güvenilir kaynakları görmeye başlayabileceğiniz 35 web sitesi; Bilgi İçerikli Olanlar TED/TED-Ed: Ünlü TED konferansları ve özenle hazırlanmış bilgi dolu içeriklere ulaşabilirsiniz. Curiosity: İlgi alanlarınıza yönelik binlerce kaliteli video içerik bulabilirsiniz. Investopedia: Finans eğitimi alanında dünyanın en geniş kaynaklarını içeren web sitesi. Open Culture: Eğitim ve kültür alanında ücretsiz binlerce kaynağa erişebilirsiniz. HowStuffWorks: Nesnelerin çalışma prensiplerini ve yeni teknolojileri takip edebilirsiniz. Popular Science: Bilim ve teknoloji gündemini takip edebilirsiniz. AEON: İlginç bilgilere ve olayların farklı yönlerine dair ipuçlarına ulaşabilirsiniz. The Atlantic: Günceli farklı bakış açıları ve yaklaşımlarla takip edebilirsiniz. Book of Life: Farklı kategorilerde bilgilere ulaşabilirsiniz. Matter: Ödüllü bir içerik platformu olan Matter yine güncele farklı anlatıcıların gözünden bakmanızı sağlar. İyi İçeriklere Sahip Bloglar Wait But Why: Farklı konularla ilgili çizimler, illustrasyonlar içeren blog sitesi. Brain Pickings: Disiplinler arası yaklaşımlara ulaşabileceğiniz blog sitesi. Backreactions: Bir teorik fizikçinin gözünden fizikteki son gelişmeler. Youarenotsosmart: Hepimizin günlük hayatında kullandığı yanlış yaklaşımları açıklayan bir blog sitesi. HelloInternet: İki tartışmacının kendi aralarında güncel konuları tartıştıkları radyo blogu. Whizzpast: Her şeyin tarihi diyebileceğimiz, tarih alanındaki en etkileyici bloglardan biri. Barking up the Wrong Tree: Life hacking diyebileceğimiz ipuçlarını paylaşan blog sitesi. 20 minute in WC: Start-up, kariyer, iş gibi konularda deneyim paylaşımı yapan blog sitesi. Kullanışlı Araçlar Kahoot: Çoktan seçmeli sorularla oluşturulmuş bir bulmaca aracı. Lumosity: Bilimsel...

Her İş Görüşmesinde Sormanız Gereken 5 Soru

  İnsanların ticaret sözleşmelerini okuyup pazarlık yapmalarına yardım eden yasal bir şirket olan Lawtrades’ in CEO’su ve kurucusu Raad Ahmed’ e göre “Mülakata giren adaylar mülakatı yapan kişilere hangi soruları sormalı?” İş görüşmesi sırasında güçlü bir dinleyici olmanın getirdiği bariz faydalar vardır. Bununla birlikte, adaylar ayrıca, potansiyel bir işverene, görüşülen kişinin süreçte anlamlı olduğu ve mesleki geleceğinin bağlantılı olduğu sinyalini verirler. “Bazı sorular hem değerli bilgiler sağlayabilir hem de sürece katılımınızı gösterebilir.” Aktif bir dinleyici olmak, görüşmeciye sinyal vermekle kalmaz, aynı zamanda mülakata yatırılır, aynı zamanda seçici bir iş arayanlara da yatırım yapılır. Aşağıdaki beş soru değerli bilgiler sağlayabilir ve bir işverene sürece olan bağlantınızın sinyalini verebilir.   1.Hangi güçlü yönler bu işte en yararlı olur?   Görüşmeyi yapan kişi size bunu ifade etmediyse şu anda bulunduğunuz konumda size en iyi hizmet verecek becerilerinizi bulmak önemlidir. İşveren potansiyelinizi görürse, potansiyelin ne olduğunu belirlemek önemlidir. Bazı durumlarda, görüşülen kişi ve görüşmeci iki farklı frekansta olabilir; bu durum, işin uygun olmadığına işaret edebilir. 2.İletişim ve işbirliği nasıl yürütülür? Bu, karar verme ve işbirliği konusunda şirketin işlevsiz bir çalışma ortamı olup olmadığını belirlemenin mükemmel bir yoludur. Görüşmeci güçlü bir işbirliğine dayalı ortamı gösteriyorsa, ayrıntılarla ilgili olarak onlara baskı yapın ve işbirliğinin sadece göstermelik için olmadığından emin olun. 3.Pozisyon için en önemli öncelikler olarak ne görüyorsunuz – odaklanmış mı yoksa geçici mi? Odaklanmış ve net bir şekilde tasvir edilmiş bir strateji, beklentileri doğru yönlendirebileceğiniz bir şeydir. Bu hedefler karanlıksa veya şirketin kendisini nasıl tasvir ettiğine karşı geliyorsa, bu bir uyarı işareti olabilir. 4.Kurum kültürünü ve bu şirkete uygun olduğunu düşündüğünüz çalışan türlerini açıklayabilir misiniz? Şirket kültürüyle ilgili doğru bir yanıt alamayabilirsiniz çünkü görüşmeci...

Etkili ve Başarılı Liderlerin 20 Özelliği

“Etkili Liderlik Sıradanlık ile Yücelik Arasındaki Farktır.” İş yönetmeye geldiğinde insanlar en çok neyin yapılıp neyin yapılmaması gerektiğini bilmek isterler.Bir şeyler aracılığıyla öğretmek veya öğrenmek önemlidir.Başarılı olmuş kişilerin nasıl hareket ettiklerini öğrenmek isterseniz işte başarılı liderlerin 20 özelliği:   1.Takım İçindeki Bilgiyi Geliştirmek Takımlarındaki imkanlar dahilinde en iyiyi elde etmek için sorumluluk sahibi olduklarının farkındadırlar.Bu nedenle; strateji belirlerken, sorunları çözerken veya kesin kararlar verirken sonuca hızlıca ulaşabilmek için en uygun seçeneğe başvururlar.Yönetmenin sadece tüm cevapları vermek olmadığını bilirler; onlar için yönetmek demek en iyi cevabın bulunması ve uygulanmasıdır. 2.Tepki Vermek Yerine Cevap Vermek Büyük liderler yüksek duygusal zekaya sahiptirler ve düşünmeden, duygusalca verilen ani tepkilerin onları en iyi sonuca ulaştırmayacağının farkındadırlar.Duygularını kontrol etmesini bilirler ve en doğru kararı verebilmek için bütün bilgileri gözden geçirirler, onlar için doğru verilen bir karar duygusalca verilmiş bir karar değildir. 3.Akıllıca Risk Almak Kazanma şansı yüksek olanla düşük olanın arasındaki farkı anlarlar.Şansın cesur olandan yana olduğunu bilirler ama aynı zamanda düşünmeden hareket etmenin de ahmaklık olduğunun farkındadırlar. Risk alma alışkanlığı kazanmak istikrarlı büyümeyi, daha olumlu sonuçlar elde etmeyi sağlar ve güven ortamı oluşturmaya yardımcı olur. 4. İcraatta Bulunmanın Anlatmaktan Daha Etkili Olduğunu Bilmek  Eğer birisinin gerçekten neye inandığını bilmek isterseniz ne söylediğine değil, neler yaptığına bakmalısınız.Liderler, günlük yaşantılarından örnekler vererek bilgiyi tanımlarlar, yani bunu sadece şirketin websitesine görüş ve değerleri ekleyerek yapmazlar. Sadece söz ile belirtilen görüş uzun ömürlü değildir, çabucak yok olur. 5.Başkasını Suçlamak Yerine Çözüme Odaklanmak İşletmede beklenmedik şekilde ortaya çıkan bir sorun veya bir müşterinin endişesi için başkasını suçlamak bu soruna asla çözüm olamaz.Suçlamak dikkatleri dağıtır ve ekibin verimliliğini düşürür.İyi liderler, önce sorunu çözmeye odaklanırlar, sonra problemin tamamen yok olması ve...

Networking’ten Nefret Mi Ediyorsunuz? Taktik Değiştirin!

Doğuştan geveze olmanız ya da kalabalıklardan korkmanız fark etmez, networking fırsatlarınızı nasıl geliştirebileceğinizi öğrenin. Yoksa büyük fırsatlar kaçırıyor olabilirsiniz. Kendinizi kaç defa fiyakalı bir restaurantın arka odalarından birinde isim etiketinizi düzeltirken etrafa küçük kaçamak bakışlar fırlatarak hayal meyal tanıdık yüz bulmaya çalışırken buldunuz? Belki cebinizden portatif zaman yolculuğu makinenizi çıkartıp zamanının hızlı akmasını sağladınız, belki de erkenden sıvışıp derin bir nefes aldınız. Kendinizi ağzı iyi laf yapan bir satış elemanı olarak değerlendiriyorsanız bile, networking etkinlikleri sanki ruhunuz çekiliyormuş gibi hissettirebilir. Yabancı bir ülkede, yabancı bir salona girip LinkedIn profilini kabartmak için insan üstüne insanla tanışmaktan daha ürkütücü çok az şey var; iş dünyasında kimsenin kimseye ihtiyacı olmadan başarılı olamayacağı gerçeği gibi. Bu dünyada kimi tanıdığınız, fikirlerinizden daha önemli. Meslektaşlarınla, basın kuruluşlarıyla ve potansiyel iş partnerleriyle network kurmak neredeyse hayati. Bir Plan Yap Bağlantılarınızın kalitesini değerlendirerek ve vurucu tanışmalar yapmaya odaklanarak işe başlayın. Size değer katan ama daha da önemlisi, sizin de değer katabileceğiniz insanların bir listesini yapın ve onların olacağı yerlerde bulunun. “Gidip sıkabileceğiniz kadar çok el sıkın” diye okuduğum bir tavsiye bana “gönderebileceğiniz kadar çok samimiyetsiz e-mail gönderin” gibi bir tavsiye kadar anlamsız gelmişti. Salonda güvenebileceğiniz bir unsur olması gerekir, yoksa sıkacağınız tüm eller zoraki ilişkiler için yapılmış gevşek teşebbüsler olarak kalacaktır. Ben ücretsiz olarak yardım önerebileceğim yazılımcı gruplarından başlamayı seçiyorum, onlar genelde benim satış yapmak istediğim hedef kitleye beni bir şekilde ulaştırıyorlar zaten. Katıldığım ilk etkinlikten sonra oradan üç müşteri ve bir önemli iş partneri edinmiş olarak ayrılıyorum. Kafa Dengi Ol Tamam, bazen kendinizi katılımcı listesini bilmediğiniz bir etkinlikte sosyalleşmek zorunda bulabileceğinizi kabul ediyorum. En kilit nokta doğru etkinliğe katıldığınızdan yüzde yüz emin olmak. Yiyip içtiğiniz büyük bir galada mı daha değerli ilişkiler kurardınız...

CV Hazırlarken Dikkate Almamamız Gereken 5 Kötü Tavsiye

CV hazırlarken gerek arkadaşlarımızdan gerek ailemizden “İyi bir CV nasıl hazırlanır, ne gibi özelliklere sahip olmalıdır?” temalı birçok tavsiye ve nasihat dinleriz. Kabul edelim, duyduğumuz her yeni tavsiye kafamızın daha çok karışmasına sebep olur ve CV’mizi nasıl doğru bir şekilde oluşturmamız gerektiği konusunda bir türlü emin olamayız. Kötü ve özensiz hazırlanmış bir CV’nin garantileyeceği tek şey, başvurduğumuz şirket tarafından alacağımız olumsuz geri dönüştür! Oysa ki güçlü ve özenle hazırlanmış bir CV ise hayallerimizdeki işe ulaşmamızın kapılarını aralar. Bu yüzden CV hazırlarken tüm tavsiyeleri uygulamak yerine faydalı olanları dikkate alıp “çöp” olanları ise kulak ardı etmeyi bilmemiz gerekir. Business Insider, alanında uzman kişilere konu hakkındaki görüşlerini sordu. Buna göre, işte CV hazırlarken kulak ardı etmeniz ve dikkate almamanız gereken başlıca 5 kötü tavsiye: 1.Her ne olursa olsun, CV 1 sayfayı asla geçmemeli! Daha İyi Tavsiye: CV’ni sahip olduğun kariyer ve tecrübelerinle genişletebilirsin! Bu konu her ne kadar tartışmaya açık olsa da, uzmanlar tek sayfalık CV’leri “işe yaramaz” olarak nitelendiriyor – özellikle de tecrübeli adaylar için! Five Strenght’in CEO’su, aynı zamanda da sertifikalı CV yazarı ve işletme koçu Amy Adler, “Sektördeki 5 firmada çalışmış ve yaklaşık 25-30 yıllık deneyimi olan bir aday, her işinde üstlendiği rollerden 2-3’üne CV’sinde yer verdiğinde CV’nin sayfa sayısı ideal olarak 2-3 sayfayı bulur, tabi ki bu kapsamlı ve güçlü bir CV için geçerlidir.” diyor ve ekliyor, “Özellikle bu uzunluktaki CV’lerin okunabilir bir yazı biçimine ve ilgi çekici bir tasarıma sahip olması oldukça önemli.” “Unutmayın! İşe alımdan sorumlu kişi akılda kalıcılığa önem verir. Bu doğrultuda, özenle ve detaylıca hazırlanmış CV’ler, işe alım uzmanları tarafından merakla takip edilir. Aday hakkında daha çok bilgi toplamak adına daha çok okunmaya...

Mark, Harvard’a Dönüyor!

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg yıllar sonra Harvard Üniversitesi’ne geri dönüyor. Diplomasını almadan Harvard Üniversitesi’nden ayrılan Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, bu yılki mezuniyet töreninin konuşmacısı olarak eski okulundan davet aldı. Harvard Üniversitesi’nde öğrenciyken günümüzün en popüler sosyal medya platformu Facebook’un kuran Zuckerberg, okulun veri tabanını hacklediğinden okulu bırakmak zorunda kalmıştı. Yıllar önce Harvard’dan diploma alamadan ayrılan Zuckerberg, üniversitenin mezuniyet töreninde konuşma yapması için eski okuluna davet edildi. Zuckerberg, 25 Mayıs’ta üniversitenin 366’ncı mezuniyet töreninde yeni mezunlara hitap edecek. 32 yaşındaki Zuckerberg’in Harvard’daki tüm öğrencilerin fotoğraflarını bulmak için, üniversitenin veri tabanına girmesi gerekmişti. Veri tabanını hack’lediği ortaya çıkan Zuckerberg, disipline verilince okulu bırakmıştı. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya...

Özgeçmişinizde Bulunması Gereken 9 Yetkinlik

Herkesin bildiği gibi yeni bir iş arayışında olmak oldukça zor bir süreçtir. Aynı anda hem referans mektubu yazmak, hem özgeçmiş oluşturmak, hem günlük hayatınızın getirdiği sorumlulukları yerine getirmek hem de sizin gibi rakiplerinizle mücadele etmek, bunların arasında dengeyi kurabilmek oldukça zordur. Eğer özgeçmişinizin kolay bir okunuşu varsa, formatı düzgünse ve başvurduğunuz pozisyon için paralel deneyimlere sahipseniz geriye bir tek sonlara yetkinliklerinizi eklemek kalıyor. Bu yetkinlikleriniz sizi diğer adaylar arasında ön plana çıkarmak için ve özgeçmişinizin bu adayların da bulunduğu özgeçmişi havuzundan hızlıca çıkarmak için önemli bir aşama. Aşağıda sizler için her çeşit sektörde kabul görebilecek birkaç yetkinlik sıraladık ki bir adım daha öne çıkabilesiniz. 1.Adobe Photoshop Eğer yaratıcılığın ön planda olduğu bir kariyer hedefliyorsanız, örneğin fotoğraf düzenlemesi ya da grafik tasarımı; Photoshop hakkında az çok bilgi sahibi olmanız başvuracağınız şirketler tarafından o iş için önemli bir koşuldur. 2.Microsoft Excel Eğer finansla ilgiliyseniz ve bu sektörde iş başvurularıyla ilgileniyorsanız, her gün data analizlerine, raporlarına ve bunların girişleriyle kontrollerine aşina olmanız gerekir. Tabi tüm bu çalışmalar genellikle Microsoft Excel üzerinden yapılır bu nedenle bu programın her detayını öğrenmeniz kaçınılmazdır. 3.İspanyolca ya da diğer bir yabancı dil Yeni bir dil öğrenmek hiç de öyle kolay bir iş değildir, yeniden beyninizin bir kısmının temel taşlarını inşa etmenize benzetilir. Ama ekstra yabancı bir dil bilmek çok büyük bir artıdır. İki dili aynı derecede konuşabilen insanların iki işi birden yapabilme ihtimali çok daha yüksek neredeyse aynı orantıda olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda yaptıkları işleri tutkuyla yapacaklarının ya da yaptıklarının da bir göstergesidir. 4.Web sitesi geliştirme Birçok farklı kariyer fırsatları için Web sitesi geliştirmek oldukça ön plana çıkmanızı sağlayacak bir yetkinlik ve kazançtır. Bilinenin aksine Web sitesi...

Milenyum Kuşağında ‘Portföy Kariyer’ Akımı

Emma Rosen’ın amacı 25 yaşına kadar 25 farklı işte çalışmış olmak. Bu genç kadın, ‘portföy kariyer’ modasını benimseyenlerden. Rosen, üniversiteden sonra ülkesi İngiltere’de kamu sektöründe çalışmaya başladı. “Ancak dört hafta sonra, bunun yapmak istediğim şey olmadığını anladım” diyor. Rosen, “Geçtiğimiz altı ayda 10 farklı işte çalıştım” diye anlatıyor. Bu mesleklerden bazıları fotoğrafçılık, çiftçilik ve emlak geliştirme. Financial Times’ın haberinde Rosen’ın hikayesi biraz olağanüstü olsa da, günümüzde milenyum kuşağı (Y kuşağı) için yaygın bir kariyer modeli olarak tanımlanıyor. Rhymer Rigby imzalı yazıya göre bu, 1980’li yıllarda şirket içi hiyerarşi ve yaşamak için çalışmak kavramlarına nokta koyan bir dönüşümün parçası. Terfi mi, kişisel gelişim mi? Eskiden maaş artışı ve terfi arayışındaki çalışanlar, artık kişisel gelişim ve deneyim peşinde. İstikrar ve emeklilikten çok, “anlam arayışı” öne çıkıyor. Portföy kariyer anlayışındakiler, birçok farklı işveren için çalışmak istiyor. Peki kurumlar, genç ve bağımsız çalışanlarını nasıl idare edecek? FT’ye konuşan Accenture danışmanlık şirketinin bölge yöneticisi Payal Vasudeva’ya göre, kurumlar gençlerin getirdiği enerji ve tutkuyu uzun vadeli bir sözleşmeye dönüştürmeli: “Olması gereken seviyenin altında çalıştırıldıklarını ve yeteneklerinin tamamen kullanılmadığını hissettiklerini görüyoruz.” Şirketler ne yapmalı? Kurumlarla bağlarını uzun vadeli hâle getirmek için küçük bir ekip ya da şirket hissi yaratmak, olası çözümlerden biri. Accenture şirketinin son araştırmasına göre, yeni mezunların sadece 4’te biri büyük bir şirket için çalışmak istiyor. İkinci seçenek, insanlara “aidiyet” hissi verilmesi. Son olarak, birçok farklı kariyer deneyimini onlara aynı yerde sunmak. ‘Kendi kariyerlerine egemen olmalarını sağlayın’ Accenture’dan Payal Vasudeva, “dijital yetenek komisyonculuğu” adlı sisteme işaret ediyor. Bu sistem, gençlerin isteyebileceği “alışılmadık” deneyimlerle ilgili fikir veriyor. Kariyer koçu Janer Barrett, şirketlerin 35 yaşın altındakilere kendi kariyerlerini kontrol edebilecekleri araçları sağlaması çağrısı yapıyor. “Y kuşağından birçok...

Apple’dan Sonra Google Da Yeni Projesini Tanıttı

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden Google, ABD’deki Mountain View’da yapılacak yeni çiçek görünümlü kampüsünün tanıtımını yaptı. Projeleri yerel yönetime sunulan kampüsün yaklaşık 30 ayda tamamlanması planlanıyor. LinkedIn ile arazi takasını gerçekleştiren Google, Mountain View’daki yeni kampüsünün çalışmalarına başladı ve şimdiden yeni kampüsün konsept görselleri paylaşıldı. Googleplex’in hemen yanında yer alacak olan yeni komplekste havayı kontrol etmek mümkün olacak. Sıcaklığı, hava kalitesini ve sesi ayarlanabilir olacak olan yeni yapı oldukça güzel gözüküyor. İki katlı dev yapıyı sarmalayan gölgelikler ile binanın iklimlendirmesi ve hava kalite kontrolü yapılacak. Bu gölgeliklerin, aynı zamanda ses yalıtımını da üst düzeyde yapacağı belirtiliyor. Google çiçeği  Teknoloji devi Apple’ın Cupertino’da yapımı süren Spaceship adlı üssüne benzer şekilde Google da çarpıcı ve işlevsel bir teknoloji üssü için kolları sıvadı. Bu çiçek kampusün planlarını kamuya açıklayan şirketin, yapıma başlamak için Mountain View kent konseyinden onay alması gerekiyor. Kampüste çok sayıda bisiklet yolu, dinlenme alanı ve büyük oranlarda yeşil alanlar yer alacak. Çok sayıda açık alanın olduğu planda, bir meydanın dışında, özel görüşmeler ya da toplantılara da uygun çok sayıda alan bulunuyor. Çatısının tasarımıyla dikkat çeken ana binanın Silikon Vadisinin vahşi doğası, akarsuları ve bitki örtüsü ile uyum içinde olmasına dikkat edilmiş. Kampüsün içinde oyuncak bloklara benzeyen fütüristik küçük yapılar da yer alacak. Yeni yerleşke halka açık olacak. Bu sayede yer alacak olan birçok yeşil alandan sadece çalışanlar değil yerel halk da faydalanabilecek. Birden fazla küçük parkın yer alacağı kampüste Google çalışanlarının dikkatinin dağılmaması adına ofisler ikinci katta yer alacak. Doğaya maksimum uyum Google’ın “yeşil ilmekler” adlandırdığı çok sayıda küçük park alanı da ana binayı çevreliyor. Planın en çarpıcı bölümü ise dev bir çiçeği andıran çatı gölgelikleri. Binayı saran ve özellikle iklimlendirme konusunda büyük işlevi olan bu kanatlar, çarpıcı bir...

Bill Gates, “Microsoft, Apple’dan Kopya Çekti Mi?” Sorusuna Yanıt Verdi

Microsoft’un kurucusu Bill Gates, Reddit’te kullanıcıların sorularını “yanıtladı. Gates Steve Jobs’dan kopya mı çektiniz, yoksa o mu sizden kopya çekti?” Sorusunun da cevabını verdi. Reddit’in 5. kez düzenlediği AMA (Ask Me Anything) etkinliğine konuk olan Bill Gates, teknoloji dünyasının merak ettiği sorulardan birinin cevabını verdi. Gates, teknoloji dünyasında yıllardır tartışılan konu ile ilgili de konuştu. Gates, “Steve Jobs’dan kopya mı çektiniz, yoksa o mu sizden kopya çekti?” Sorusuna şu cevabı verdi: “Kopya çekmek kavramı hem benim için hem de Steve Jobs için göreceli bir kavram. Çünkü ikimiz de Xerox’un çalışmasından faydalandık. Ben Charles Simonyi’yi, Steve Jobs ise Bob Belville’i işe aldı. Ancak ikimiz de telif hakkını çiğnemedik. Xerox sayesinde Mac ve Windows’a giden yol açıldı.” 2011 yılında hayatını kaybeden Apple’ın kurucularından Steve Jobs, Microfost’u Apple’ı teklit etmekle suçlamıştı. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya...

SpaceX’in Ay Turizmi Musk’ın Hayallerinin Ötesinde

Elon Musk, kalıpların dışına çıkarak düşünmeyi seviyor. Bütün dünya uzay yolculuğu için mekiklerin ağırlığını azaltmaya çalışırken o tam tersini yapıyor. Seri girişimci Musk’ın son hamlesi, insanlara Ay’ın etrafında tur attırmak. İki varlıklı ‘uzay turisti’ Musk’ın SpaceX şirketine yüklü miktarda para vererek verdiler bile. Kim oldukları hakkında hiçbir fikrimiz yok. Tek bildiğimiz, “Hollywood starlarından olmadıkları”. Elon Musk’ın yakında ‘Apollo-8’-vari bir ay yolculuğu yapacağını duyurması çok da sürpriz olmaz. Uzayın derinlerini keşfetme ve kolonileştirme amacındaki böyle bir girişim, Musk’ın bahsettiği nihai hedeflerine uyardı. Asıl nefeslerimizi kesense, aklındaki zaman çizelgesi. Musk, 2018’in sonunda, henüz hiç uçuşu test edilmemiş bir donanımla bu yolculuğun yapılacağından bahsediyor. Falcon roketleri zaten bir süredir çalışıyor. Dragon ise Uluslararası Uzay İstasyonu ve dünya arasında mekik dokuyan emektar bir uzay kapsülü haline geldi. Ayın etrafında tur projesi, robot kargo uçuşlarından alçak yörünge fırlatışlarına doğru yeni bir adım olacak. Çok daha büyük bir roket olan Falcon Heavy, bu yaz açılışı yapacak gibi görünüyor. Dragon’un mürettebat taşıyan versiyonu, yaşam desteği ekipmanlarıyla, 2017’nin sonunda ilk yolculuğunu yapacak. İlk deneme yolculuğu, insansız gerçekleşecek. Uluslararası Uzay İstasyonu’na insanlı ilk uçuş ise 2018 baharında yapılacak. Uzun vadede daha zorlu bir Ay misyonu için sistemleri uyarlamaya fazla vakit kalmayacak. Dragon’un ek oksijen, su ve yakıt sağlayacak modüllere ihtiyacı olacak. Böylece uzay turistleri en az 6-7 gün sürecek yolculuklarında uçuş rotalarını sağlayabilecekler. Uzay savunma kuruluşu Planetary Society’den Jason Davis bu dönüşümü şöyle yorumluyor: “Apollo günlerinde gidiş ve dönüş yolculukları genelde iki ya da üç gün sürüyordu. Dünya’dan ayrıldıklarında bir haftalık bir yolculuğa çıkmış oluyorlardı. “Bu, astronotun alçak yörüngedeki Uluslararası Uzay İstasyonu’na konduğu bir yolculuktan farklı olacak çünkü bu defa Dünya’ya hızlı dönüş gibi bir seçenek olmayacak. “Roketi...

“Discover Samsung” Genç Yetenek İşe Alım Programı Başladı!

“Dünyaya ilham ver, geleceği oluştur” vizyonuyla, faaliyet gösterdiği birçok alanda liderliğini sürdüren Samsung’un, genç yetenekleri bünyesine katmak için ilki 2015 yılında gerçekleşen işe alım programı “Discover Samsung” 2017 süreci başladı. Discover Samsung ile kariyerine ilk ve en önemli adımı atacak yetenekleri, kariyerlerine yön verecek bir deneyim ve Samsung’da hayatının işi bekliyor. www.discoversamsung.net linkinden başvuru yapan genç yetenekler online ortamda katılacakları sınavlar ile ilk aşamayı tamamlayacaklar. İkinci aşamada Samsung’u tanıyıp yöneticilerle tanışacakları bir gün geçiren yetenekler, bir sonraki aşamada Samsung yöneticileri mentörlüğünde projelerini geliştirecekler. Finalde projelerini Samsung üst düzey yöneticilerine sunacak olan yetenekler, ödül olarak Samsung’da işe başlayacaklar. Samsung İnsan Kaynakları Direktörü Meriç Tunç, programın yeteneklere iş hayatına başlarken ihtiyaç duydukları rehberliği, deneyimi ve ilhamı sunduğunu belirtiyor ve ekliyor:  “Geleceği tasarlamak ve ilham vermek tutku ile çok çalışmayı gerektirir. Discover Samsung programını bu cesarete ve yeteneğe sahip genç yetenekler için tasarladık”. 21 Mart 2017 tarihine kadar başvuruların alınacağı programa, üniversitelerin 4. sınıfında okuyan ve 2017 yılı Haziran döneminde mezun olabilecek adaylar başvuru yapabilecek. Discover Samsung programı ve başvuru hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linkten alınabilir. www.discoversamsung.net Samsung Hakkında:  Samsung dünyada TV, Akıllı Telefon, Buzdolabı, Cep Telefonu, Geniş ekran Display, Harici Bellek (DRAM,NAND,SSD) ürünlerinde dünyada pazar payında lider durumda ve Interbrand “Best Global Brands” listesinde 7. Sırada yer almaktadır. Samsung, dünya genelinde 15 genel merkeziyle, 80 ülkede 325.000’den fazla çalışanıyla alanının global lideridir. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

5 Adımda Motivasyonunuzu Arttırın

Bir sonraki projeniz üzerinde çalışmak amacıyla bilgisayarınızın başına oturuyorsunuz ve sonra ertelemeye, ağırdan almaya başlıyorsunuz. 2 saat sonra, fark ediyorsunuz ki cidden çalışmaya başlamamışsınız bile. Neden tamamlanması gerektiğini bildiğiniz bir iş varken bile, umursamamak bu kadar kolay? Araştırmalar beynimizin 2 tip motivasyonla bağlı olduğunu gösteriyor. İçsel olan motivasyonumuz yaptığımızda kişisel bir tatmin uyandıran bir  hedefe ulaşmakla bağlantılıyken, dışsal motivasyonumuz bir ödüle ulaşmak ya da bir cezadan kaçınmak için yapılan şeylerle alakalı. Bu iki motivasyon türü de etkili olabilir. İçsel motivasyon uzun vadede en iyi halinle çalışmak olarak düşünülebilir ama dışsal motivasyon aslında sizi ilgilendirmeyen bir iş ya da ödevi tamamlamak için ilham veren kullanışlı bir araç olabilir. İşin sırrı, ağırdan almanın üstesinden gelmek ve ileriye dönük olarak daha aktif olabilmek için iki motivasyon türünü de nasıl kullanacağını bilmek. Bunu yaparken size yardımcı olabilmek için, etrafında engelleyici birçok şey varken bile, üretken ve motive olmanızı sağlayacak 5 ipucunu derledik. 1.Daha büyük olan amacınıza odaklanın Motivasyon eksikliğiniz olduğunu düşündüğünüzde, tamamlamak istediğiniz daha büyük bir hedefe nasıl ulaşabileceğinize ya da yaptığınız şeyin amacına odaklanmayı deneyin. Daha büyük hedeflere odaklanmak, size daha mükemmel bir şey üzerinde çalıştığınızı ya da sizden daha büyük bir şeyin parçası olduğunuzu hissettirir. Böylece uzun saatler harcadığınız bir işe ya da konuya daha derin bir anlam katar. Örneğin, müşterilerinize ve onların yaşamlarına nasıl olumlu etki edebileceğiniz hakkında düşünmeyi deneyebilirsiniz ya da işlerinizin dünyayı nasıl etkileyebileceği hakkında. Sizin ve takımınızın yaptıklarının daha geniş etkilerini göz önünde bulundurduğunuzda, size düşen parçayı yapmak için daha fazla motive olacaksınız ve o parçaya daha bağlı hissedeceksiniz. 2.Aşırı düşünmeyin Aşırı düşünen insanlar, olmayacak sıradışı problemler olacağını beklediklerinden basit bir görevi bile karmaşık hale getirebilirler. Çalıştığınız...

Yeni Zelanda’dan Yılın İş İlanı

Teknoloji sektöründe çalışıp yenilik arayanlar için yılın ilanını Yeni Zelanda verdi. Bu amaçla teknoloji konusunda en iyileri bulmayı amaçlayan şehir sıra dışı bir ilanla gündeme geldi. Aralarında Avatar ve Yüzüklerin Efendisi serisinin görsel efektlerini yapan Xero ve Weta Digital gibi yazılım gruplarının da bulunduğu birçok şirkete ev sahipliği yapan Welligton şehrin başlattığı Lookse Wellington programıyla 100 kişi uçuş ve konaklama masrafları bizzat şehir tarafından karşılanmak üzere 4 günlüğüne ağırlanacak. 100 kişi buradaki dev şirketlerle iş görüşmelerinde bulunurken bir yandan da şehri gezip keşfedebilecek. Üstelik bunun için bir kuruş bile ödemeyecek. 100 kişi buradaki dev şirketlerle iş görüşmelerinde bulunurken bir yandan da şehri gezip keşfedebilecek. Üstelik bunun için bir kuruş bile ödemeyecek. Özellikle yazılım geliştirme üzerine kişiler arayan şirketler yeni dijital prodüktörler ve kreatif direktörler arıyor. Hafta tamamlandığında görüştüğünüz bu firmalardan birinde muhtemelen işe başlayacaksınız. Özellikle yazılım geliştirme üzerine kişiler arayan şirketler yeni dijital… Kaynak Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya...

İş Ararken Bağlı Kalmanız Gereken 8 Temel Adım

1.Her İş İçin Özgeçmişinizi Yeniden Düzenleyin Eğer üniversiteden bir süredir uzaksanız, özgeçmişiniz hala ilk stajlarınızı içeriyor olabilir, yeni baştan bir özgeçmiş yazmanız sizin için daha iyi olacaktır. Özgeçmişinizi en son duruma güncelledikten sonra, uyarlamalar yapmak isteyeceksiniz, madde başlıklarınızı ölçmek isteyeceksiniz ve bir sayfa uzunluğuna indirmek isteyeceksiniz. Ve evet, bu süreci bulduğunuz her pozisyon için tekrarlamak zorunda kalacaksınız. Çünkü muhtemelen eğer ona dikkat çekici bir şey sunmazsanız, işe alım müdürü size altı saniye verecektir. 2.Önyazınızı da Tekrar Düzenleyin Yeni başlayanlar için, bu ön yazınız bir kişiye hitap etmeli demektir. ( Hayır, bu kişiyi asla isimlendirmeyin, “İlgili Kişiye” yazabilirsiniz) 3.LinkedIn  Profilinizi Güncelleyin, ve Kullanın LinkedIn, iş ararken sizin yeni sosyal medya aracınız. Muhtemelen bir profiliniz var ancak şimdi sizin kim olduğunuzu, profesyonel deneyimlerinizi ve gelecek beklentilerinizi bir araya getiren harika bir özet yazabilirsiniz. Bütün materyaller düzenlendikten sonra, LinkedIn üyesi biriyle sohbet etme şansınız var. Yabancı biriyle konuştuğunuz zaman, kısa tutarak mesajınızı kişiselleştirin,  ve konunun özünden bahsedin. Ve unutmayın, internette bile olsanız, profesyonelliği elden bırakmamalısınız. 4.Online Kimliğinizi Düzenleyin İşe alma müdürü özgeçmişinize baktığında ya da isminizi Google’da arattığında, Facebook, Twitter, Instagram hatta Pinterest hesaplarınızdaki her şey, başvurunuzun bir parçası haline gelebilir. O halde, sosyal medyayı kariyeriniz için nasıl yöneteceksiniz? Birinci adım bütün halka açık platformları profesyonel hale getirmek. Ancak bu son olarak sadece Forbes’ten paylaşım yapmış olmanızı da gerektirmiyor. Sadece yanlış yorumlanabilecek bir şey olmaması gerekiyor. Eğer emin olamıyorsanız, ayarlarınızı özelleştirin. İkinci adım eğlenceli kısım- sizi online olarak araştıran kişileri etkileyecek kısım. Kendi kişisel portfolyonuzu oluşturmanızı öneriyoruz ve sosyal medya hesaplarındaki – LinkedIn’deki özet kısmıdan, Twitter’daki 160 karaktere kadar- “bio” larınızın doğru mesaj verdiğinden emin olmanızı tavsiye ediyoruz. 5.İletişim Ağı Söylentiler doğru! Ne kadar çok insan tanırsanız, o kadar kolay iş bulabilirsiniz. Bu yüzden dışarı çıkıp iletişim ağı kurmaya çalışmalısınız. Mesela bir partide size faydası olacağını düşündüğünüz biriyle tanıştınız, kibarca konuşup tavsiyelerini almakta bir kötülük yok. 6.İş Başvurusu Yaparken Temkinli Olun İş ararken genel yanlış algılardan biri, mümkün olduğu kadar fazla işe başvurmaktır, fakat bu kesinlikle doğru değil. Bunun yerine, araştırma yaparken, başvurunuzu doldururken ve sadece yeterli olduğunuz ve ilginizi çeken işe başvurarak vakit geçirmek isteyebilirsiniz. 7.Mülakatlara Hazırlanın Bir sözlü görüşmeye mi davet edildiniz, tebrikler! Şimdi, görüşmeye gitmeden önce, genel soruları nasıl cevaplayacağınızın alıştırmasını yapın. Geçmiş deneyimlerinizle  ya da engellerin üstesinden nasıl geldiğinizle ilgili düşünebilirsiniz. Bittiğinde, son adımlara yaklaştınız; “Teşekkür Ederim” notu göndermek gibi Bu birkaç küçük satır, gerçekten fark yaratıyor. Ve iki ya da üç hafta geçtikten sonra hala size geri dönülmediyse ve hala bu işle ilgileniyorsanız işe alım müdürüyle tekrar iletişime geçmeyi deneyebilirsiniz. 8.Bu Sürecin Zaman Alacağını Unutmayın Çok heyecanlı olarak başlayacaksınız fakat uzadıkça bırakmak için mazeretler bulacaksınız. Yapmayın! Bu uzun bir süreç- özellikle tam olarak ne istediğinizi biliyorsanız ( ki bu çok iyi bir şey). Başvurunuzun personel alma müdürleri gibi birçok kişinin ilgisini çekmesi gerekiyor. Yorucu olduğunu biliyoruz. Ancak, ne kadar çaba sarf ederseniz, sözlü görüşmeye çağırılma ihtimaliniz o kadar artar. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya...

Başarılı İnsanlarda Görülmeyen 10 Davranış Şekli

 Yöneticiler ve liderler ile yıllar boyunca çalışıldığında, neyin çalışıp neyin çalışmadığına uzun bir süre yardım edemez fakat gözlemleyebilirsiniz. Bir diğer fark edilen şey ise, başarılı olup olmadığınızı belirleyen şeyler kişilik özellikleriniz veya kişisel alışkanlıklarınız değildir. Bu tamamen insanın davranışlarına bağlıdır. “Davranış” darken ne demek mi istiyoruz? Uzun vadeli stres altında nasıl tepki verdiğiniz. Yani verilen taahhütleri yerine getirip getirmemeniz. Peki, başkalarıyla nasıl etkileşim kurarsınız? Müşterilere karşı tutumunuz nedir? İşinizi doğru ve zamanında yapmak için çalışmaya ne kadar isteklisiniz? Ya her şeye kolaylıkla odaklanabiliyor ve disiplinlisinizdir ya da dikkatsiz ve dağınıksınızdır. İtiraf etmeliyiz ki tanıdığımız veya karşılaştığımız birçok vasıfsız kurucular ve CEO’lar var. Ancak er ya da geç, genellikle işler ters gitmeye başladığında ve üstelerinde baskı hissetmeye başladıklarında, kendilerine zarar verici davranışlar sergilemeye başlarlar. Maalesef, işlerini genellikle bu şekilde elde ediyorlar. Eğer uzun vadede büyümek istiyorsanız, aynaya uzunca ve detaylı bir şekilde bakıp bu tarz kariyerinizi sınırlayacak davranışlarınızı görebilirsiniz. 1.Hassaslık  Neredeyse hepimiz saf ve temiz duygularla başlarız, ama yakın zamanda bunu anlayışlı ve şüpheciliğe dönüştürebilirseniz kendinizi erkenden göstermek için en büyük şansınız olur. Nedeni oldukça basit: saflar ve naif olanlar asla kazanamaz. Okuduğunuz ve duyduğunuz her şeyi sorgulamayı ve kaynağını araştırmayı unutmayın. 2.Panik   Baskının yoğun olduğu zamanlar iş hayatında sıkça rastlana bilinir bir durum. İşler planladığınız gibi gitmeyebilir ve çoğu zaman da bu şekilde olur. Eğer adrenalininizi kontrol edemezseniz ve kriz anlarında sakin kalamazsanız, başarıya ulaşamazsınız. 3.Fanatizm  Tutkuyla çalışmak başarılı olabilmenin başlıca sebeplerinden biridir fakat sınırı geçerseniz ve bunu fanatizme dönüştürürseniz isteğinizin tam tersiyle karşılaşabilirsiniz. Bu sıkça rastlanan bir durum olmakla beraber gerçeklerin yanlış algılanmasına, hatalı öngörülere ve yanlış kararlar vermeye yol açar. 4.Tembellik Büyük işler başarmak isteyenler bilir...

Dünyanın Önde Gelen Şirketlerinden Sıradışı Yan Haklar

Birçok şirket, özel sağlık sigortaları ve ücretli tatil izni gibi benzer primlerle çalışır. Ancak bazı işverenler, çalışanlarına daha yüksek bir yaşam kalitesi sunmak konusunda daha iddialıdır. İşte o işverenler: TEKNOLOJİ Google Bedava yenilen gurme yemekleri ve hiç bitmeyen atıştırmalıklar 7 /24 evinizde bile teknoloji desteği Köpekleri ofise yanında getirebilme İyi kotarılmış işler yapılınca çalışanlara masaj hizmeti Bir Google çalışanı vefat ettiğinde, gelecek 10 aylık maaşının yarısı eşine ödenir.. 80/20 kuralı, Google çalışanları zamanının %80 ini onlara verilen öncelikli işlerini yapmak için %20 sinide ise kendi projelerini geliştirmek için harcar Çalışanlarının hayatının geri kalan kısmı için alumni desteği Microsoft Microsoft ürünleri için büyük indirimler Spor Kulübüne bedava üyelik Washington içinde bir alışveriş merkezinde Microsoft için giriş Microsoft kampüsü içinde sağlık merkezi Farklı spor dalları için geniş alalar ve kortlar Bol miktarda eğlence (Xbox, Atari vb.) Apple Çalışanların hayırseverlik işlerine ayırmak üzere daha fazla vakit Apple çalışanlarının vefatı durumunda bütün organizasyonu ailesi için Apple’ın yapması Annelik izni 18 hafta, babalık izni 6 hafta Apple ürünlerinde büyük indirimler Her hafta bedava bira eşliğinde canlı müzik grubu performansı YİYECEK-İÇECEK McDonalds Yıllık performans değerlendirelen ödüller Tüm sigorta,bakım ve onarımı yapılan şirket aracı Şirkette tamamlanan her 5 yıl sonrası 1 hafta  yıllık izin artırımı 10 yıl çalışma sonrasında 8 haftalık ücretli kafa izni Çocuk yardımı: 18 yaşın altındaki çocukları evlat edinmede ücretlerin ödenmesine destek Starbucks Arizona State Üniversitesinde 2 yıl online eğitim ücretinin ödenmesi %30 mağaza indirimi, bedava kahve, bir paket kahve ve haftada bir çay Emeklilik planında çalışanın desteklemesi Nestle Geniş çaplı indirim programları Telefon yardımı 18.000 yemek lokasyonunda% 90’a kadar varan indirimler %35 e kadar sinema bilet indirimleri Elektronik eşyalarda indirim Uçak, otel ve araba kiralamasında kurumsal indirimler SEYAHAT ENDÜSTRİSİ...

Akıllı İnsanlar Neden Aynı Anda Birçok İş Yapmaz?

Aynı anda birden fazla iş yapıyor olmak (multi-tasking) cazip geliyor ama sizin için oldukça da kötü. Birçok işi aynı anda yapmanın sizin için kötü olduğunu duymuş olabilirsiniz, ancak yeni çalışmalar performansınızı öldürdüğünü ve hatta beyninize zarar verebileceğini gösteriyor. Her seferinde birden çok iş yaptığınızda sadece o andaki performansınıza zarar vermezsiniz; beyninizin gelecekte sizin başarılı olmanızı sağlayacak olan o bölümüne de büyük ölçüde zarar verirsiniz. Stanford Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, aynı anda birçok iş yapmanın tek bir şey yapmaktan daha az üretken olduğunu buldu. Araştırmacılar, çeşitli elektronik bilgi akışı ile düzenli olarak bombardıman altına alınan kişilerin, bir işi birer birer tamamlayanların yanı sıra, bir işten diğerine geçiş yaparak bilgi alamadıklarını, hatırlayamadıklarını buldu. Özel bir yetenek mi? Ancak bazı insanlar birden çok iş için özel bir menfaat sahibi olsalar ne olur? Stanford araştırmacıları, grupları, aynı anda birçok iş yapma eğilimlerine ve performanslarına yardımcı olduğu inancına dayandırarak karşılaştırdı. Ağır birçok işi aynı anda yapma- çok fazla çalışanlar ve performanslarını artırdıklarını düşünenler- bu becerilerinde, aynı anda tek bir şeyi yapmak isteyenlerden daha kötü olduklarını bulmuşlardır. Sık sık aynı anda birden fazla işi olanlar, düşüncelerini düzenlemede ve alakasız bilgiyi filtrelemek konusunda daha fazla sorun yaşadığı için daha kötü performans gösterdiler; görevlerden diğerine geçişte daha yavaşlardı. Kesinlikle. Aynı anda birden fazla iş yapmak, verimliliğinizi ve performansınızı düşürür; çünkü beyniniz yalnızca bir seferde tek bir şey üzerinde yoğunlaşabilir. Bir kerede iki şey yapmaya çalıştığınızda, beyniniz her iki görevi de başarıyla yerine getirebilme kapasitesinden yoksundur. Birden fazla işi aynı anda yapmaya çalışmak IQ’yu düşürür Araştırmalar ayrıca, sizi yavaşlatmanın yanı sıra aynı anda birçok iş yapma yeteneği, IQ’nuzu düşürdüğünü gösteriyor. Londra Üniversitesi’ndeki bir araştırma, bilişsel görevler sırasında çoklu görev gören katılımcıların, esrar içtiklerinde veya bütün gece kaldıklarında ortaya çıkan...

Etkili Bir Lider Olmanın 6 Yolu

Yeni bir şirket kurmanın en büyük zorluklarından biri çalışanları, tedarikçileri, müşterileri ve henüz kendini kanıtlamamış ama geleceklerine bel bağladığınız organizasyonları ikna etmektir. İyi bir lider şirketi doğru yöne yönlendirir. Çalışanlarına ve birlikte çalışmayı istediklerine güven verirken, motive edici olması çalışanlar için daha az göz korkutucu olacaktır. Birçok yönetici yeni bir şirket kurdukları zaman, müşterilerin dikkatini kendini kanıtlamamış bir organizasyona çekmenin zorluğundan bahsediyolar. Sonrasında da piyasadaki en başarılı yöneticilere baktılarında ve hepsinde bir ortak nokta bulunduğunu söylüyorlar:Bütün hepsinin net görüşlü, güçlü bir inanca sahip ve sadece çalışanlarını dinleyerek değil onlardan birşey öğrenecek kadar açık fikirli liderler olduğunu belirtiyorlar. Muhtemel müşterilerle etkin iletişim kurabilmek ve yeteneklerine güvenmeniz gereken genç çalışanların geleceklerinin sizin becerikli ellerinizde olması için, daha etkili bir lider olmak için gereken 6 önemli ipucu. 1. Ellerinizi Kirletin Yeni bir şirket kurarken patron siz olabilirsiniz ama bazen destekleyici rol üstlenmeniz gerekebilir. Her zaman işlerin yönetimi sizde olmak zorunda değil! İşleri yürütürken, istenmeyen işlerde rol almanın, diğerlerine o işlerin sizin için ne ifade ettiğini gösterir. Örneğin, mailleşmelerde yardımda bulunun, ayak işlerini yapın, sosyal medyadan sorumlu kişi olun. Çalışanlarınıza, organizasyondaki herkese, istenmeyen ilerde çalışmaktan rahatsız olmadığınızı gösterin.     2. Enerji Veriminizi Maksimuma Çıkarın Eğer, estetik görüşü aradığınız özelliğe tam uyan bir tasarımcı işe alıp ama daha sonradan tasarımcının estetik anlayışının şirketinizin ihtiyaçlarından daha baskın çıktığını görüyorsanız, işin sonunda tasarımcıyı işten çıkartarak şirket kurallarına uygun basit bir karar verebilirsiniz.Bir işe başladığınızda neredeyse her joule enerjiniz maksimuma ulaşmayı bekler.Ve eğer kendinizi enerjinizi sıfırlarken buluyorsanız, enerjinize,zamanınıza ve verdiğiniz paraya değmiyor demektir. Üzülmeyin, başka birini bulursunuz. 3. Ateş Sizin Yakıtınız Olsun Para kazanmak için uğraşırken, basamakları çıkarken omzunuza daha çok sorumluluk ekleniyor olabilir ama herkes rahatça başarı...

Başarılı İnsanların Herkes Tarafından Kabul Edilen 4 Sırrı

Sıkı durun. Şimdi sizinle Retention Science Kurucusu ve CEO’su Jerra Jao’nun başarılı insanların sırları konusunda aktardıklarını sizinle paylaşacağım. İşte Jao’nun söyledikleri: Bakış açınızı genişletin ve bir stil sahibi olun. Ofiste takım elbise giydiğim ve çok şık göründüğüm bir gün, biri ‘ Jerry, önemli bir toplantın mı var?’ diye sormuştu. Bu sorulası bir soruydu. Gardırobum, 3 adet şirketin kurucusu olarak ve 8 yıllık girişimci geçmişimle,  benim nerede olduğumu yansıtıyor. Öncelerinde her gün iş arkadaşlarımın yaptığı ve kendi şirketimin ürünleri olan t-shirtleri giyerdim. Hatta 4 adet aynı ‘’ Retention Science’’ t-shirt e sahiptim ve değişimli olarak onları giydiğim günler olmuştu. Bu şekilde ilerlerken çok uzun zaman olmadı, konusu ‘ daha iyi giyinmek ‘ olan bir telefon aldım. Telefon görüşmesinde dış görünüşün ne denli önemli olduğuna dair bir kaç önemli not aldım. 1. Kişisel Varlığına Yatırım Yap Telefon konuşması sonucunda oluşturduğum 10 maddelik liste arasında 5. Sırada yer alan ‘ Erken kalk ve her zaman bir öncekinden daha iyi giyin.’ Maddesi kulaklarımda yankılanıyor. Sıradan bir girişimci olarak, uzun zamandır nasıl olgun bir imaj elde edebilirim diye düşünmekteydim. Geçen yıl, 10’dan fazla konferansta konuştum ve ayda 2-3 kere 100ün üstünde katılımcısı olan etkinliklere katıldım. Otorite ve saygınlık bir insanın oluşumunda en  üst seviyededir. Hala, stil sahibi olmak çok sık dert edindiğim bir durum değildir. Neyse ki şanslıyım çünkü Bombfell ile tanıştım– profosyonel hayat adına stil önerileri veren bir site– . Oradaki tüm kıyafetler benim bütçeme uygun ve ne giyeceğime karar vermek için 1 dakika bile düşünmeme gerek kalmıyor. Bu deneyim, stilim ile ilgili düşüncelerimi değiştirdi. 2. Yarattığı Farkı Hisset ve Gör New York’da son zamanlarda gerçekleşen bir etkinlik bana Neiman Marcus CMO’su ve DSW...
üye ol

Yaklaşan Etkinlikler

nisan

1nis09:30- 18:00E-FounderBoğaziçi Dijital Girişimcilik Zirvesi

Kariyer, mesleğimizi yaparken koyduğumuz hedefler doğrultusunda iş deneyimi kazanırken, gerekli eğitimleri alıp, mesleki ve bireysel açıdan kendimizi gerçekleştirme sürecimizdir.

Kariyer, en klasik şekli ile sonu olmayan bir yol benzetmesi ile tanımlanır. Çünkü insanın kendisini geliştirmesinin sonu yok gerçekten.

Yukarıdaki tanımı açarsak; yaptığımız işte kendimizi mesleki açıdan geliştireceğini, düşündüğümüz alanları ve konuları tespit edip, gerekiyorsa bir uzmandan destek alarak, ilgi alınımız ve becerilerimiz doğrultusunda ilerleyebileceğimiz ve kendimizi geliştireceğine inandığımız alanlara eğilip, kendimizi mesleki, ekonomik, sosyal ve kişisel açılardan tatmin edebilmemizdir.

İş ilanlarını görmek için tıklayın.