CCI Sahada Hareket Var 728×90

Mutlu İnsanların 12 Alışkanlığı

“Neşeli bakış açısını sürdürmenin anahtarlarını öğrenin.” Çoğu insanın geceleri onları kemiren bir şeyleri var, yaşadıkları bir yerde bir eksiklik, memnuniyetsizlik ve mutsuzluk hissi veren bir sorun ya da gerçekleşmemiş rüya. Onlar için mutluluk ulaşılamaz ,ele geçirelemeyecekmiş gibi geliyor. Bununla birlikte, korkularınızı tanımak ve ele geçirmek bir zamanlar imkansız olduğunu düşündüklerinizi gerçekleştirmenize yardımcı olur ve bu, mutluluğun daha yakın olduğu ve bazı basit değişiklikler yapılarak elde edilebileceğinin farkına varmanıza yol açar. Aşağıda, bildiğim en mutlu insanların yanı sıra tatmin edici ve doyurucu bir hayat sürmeye devam eden eski hastalardan toplanan mutlu insanların alışkanlıkları bulunmaktadır. Bunlardan sadece bir tanesini hayatınıza dâhil ederek, mutluluğa giden yolda olursunuz ve bu o kadar zor görünmeyebilir. 1. Olumlu ve iyimser bakış açınızı sürdürün Hayatta olumsuz olaylarla karşılaşmak normaldir. Onların sizi tanımlamadıklarını anlayın; umut ışığını bulmak için elinizden gelenin en iyisini yapın ve negatif düşüncelerinizi olumlu olanlarla karşılaştırın. Düşünme şeklinizi değiştirin. Olumsuz düşüncelerinizi önleyin ve sorunları, meydan okuma ve yeni şeyler öğrenmek için fırsatlar olarak görün. Neyin mümkün olduğunu düşünün, imkânsız olanı değil. 2. Neyi kontrol edebildiğinize odaklanın Pek çok kişi, kontrollerinin ötesinde olan şeylere endişelenir. “Ya korkunç bir hastalığa yakalanırsam?” veya “İşimi kaybedersem ne olur?” duyulan en yaygın anksiyete dolu ifadelerden ikisidir. Bu tüketici düşünceler, insanları pozitif ve mutlu olma enerjilerinden alıkoyuyor. Bir dahaki sefere kendinizi bu şekilde düşündüğünüzde yakalayın, onu tersine çevirdikten sonra neyi kontrol edebileceğinizi düşünün. Durumun kurbanı olmaktan çıkın ve kendi olumsuz düşüncelerinizi bırakıp, harekete geçin. Yukarıdaki iki örnek için, kötü sağlığı önlemek için sağlıklı bir yaşam tarzı önceliğini kontrol etmek ve iş güvenliği sağlamak için amirleri ile performansı gözden geçirmek ve kontrol etmek zorundadır. 3. Mutlu insanlarla kendinizi kuşatın Mutlu insanlar destekleyici, sıcak...

Bir Yıl İçinde 200 Kitap Nasıl Okuruz

Biri, Warren Buffet’a başarısının sırrını sormuş. Buffet kitap yığınını işaret etmiş ve şöyle demiş; “Her gün yaklaşık 500 sayfa okuyun. Bilgi işte böyle işler, birikir. Herkes bunu yapabilir, fakat size garanti edebilirim ki bir çoğunuz bunu yapmaz…” Buffets’ın bu iki yıl önceki alıntısını duyduğumda, birşeyler yanlıştı. 24 Aralıktı ve ben hayalimdeki işi bulmuştum. Bazı günler, orada olur, rüyalarımın işinde otururdum ve şöyle düşünürdüm “Tanrım ya eğer 40 yıl içinde halen bulunduğum noktada olursam ? Bu şekilde ölmek istemiyorum… Birşeyler doğru değildi. İyi notlar, üniversiteden mezun olmak, liderlik, hayalini kurduğum iş. Ben kazanandım. Yarışı bitirdim, burada rüyalar ülkesindeyim; fakat gerçekten bir şey çok yanlıştı. Her gün iş yerimdeki masamdan diğerlerinin gözlerinin içine bakardım. Boş, boş gözler … Cevaplar yoktu. Ocak 2015’de, Buffet’ın bu sözünü buldum. Okumaya karar verdim. Okucak okucak okucaktım ta ki bir takım cevaplar bulanada kadar. Pek 500 sayfayı bulmadı günlük okumam fakat şu son  iki senede okuduğum kitaplar 400’ü buldu. Okumaya başlama kararı hayatımdaki en önemli kararlardan biriydi. Kitaplar beni seyahat etmem için heveslendirdi. Kitaplar işimi bırakma ihtimalini gündeme getirdi. Kitaplar bana hiç sahip olmadığım rol modelleri ve kahramanları sundu. Söylemek istediğim şu ki yılda 200 kitap okumak inanılmaz bi şey; fakat doğrusu inanılmaz değil çünkü herkes yapabilir. Tek gereken basit bir matematik ve doğru araçlar: 1. Başlamadan Bırakmayın Joe “Her gün 500 sayfa okuyun önerisini duyduğunda” ilk tepkisi  “İmkanı yok” oldu. Joe daha sonra derin bir düşünce yapmadan inancını haklı çıkarmak için nedenler uydurmaya devam edecektir. Bunlardan bazıları “Çok Meşgulüm” ,”Yeterince akıllı değilim”,”Kitaplar bana göre değil”… Fakat eğer biraz daha derine inersek? Örneğin, yılda 200 kitap okumak aslında ne kadar vaktimizi alır? İki yıl önce basit matematiği...

Odaklanıp Hedeflerinize Ulaşmak İçin Bu 7 Adımı İzleyin

Kafanızdaki seslerin sayısını arttırın. Bir hedefi tamamlamak zor bir iştir. Tamamlamak istediğiniz veya tutkulu olduğunuz bir proje göz korkutucuysa, yapılacaklar listesindeki diğer şeyler sosyal medya gibi daha çekici hale gelecektir ve düşüncelerinizin arasına girecektir. Bu düşünceler de odaklanmanızı neredeyse imkansız hale getirecektir. Üzülmeyin, yardım etmek için buradayız. Bu 7 aşama size aklınızı toparlamanızda ve yapacaklarınızı sıralamanızda yardımcı olacaktır. 1- Aynı anda bir sürü işi yapmayı bırakın Aynı anda milyon tane işi yapmaktansa, bir adım geri atın ve sadece bir işe odaklanın. Güne maillere bakmak gibi kolay işlerle başlayarak hevesinizi arttırabilir, daha sonra zor işlere geçebilirsiniz. Beyninizin daha iyi işler için kendisiyle yarışmasını sağlamayı denemelisiniz. 2- Zamanınızı yönetin İşlerinizde tutarlı olabilmeniz ve bir işi halledebilmeniz için günün belli bir zamanında kendinizi dışarıya kapatmanız gereklidir. Bu süre yarım saat de olabilir bir saat de. Bunu yapabilmek için zamanlayıcı kullanabilirsiniz veya takviminizde o zaman dilimini işaretleyebilirsiniz. 3- Kan akışını sağlayın Eğer tüm gün ekrana bakıp sadece bir şeyde takılı kalırsanız odaklanamazsınız. Bilgisayarınızı ve telefonunuzu kapatın ve 20 dakikalık bir yürüyüşe çıkın. Temiz hava ve hareket zihninizi temizleyecektir. Ayrıca yeteri kadar su içtiğinizden ve dinlendiğinizden emin olun. 4- Teknolojinin size yardımcı olmasına izin verin RescueTime gibi gününüzü nasıl geçirdiğinizi gösteren uygulamalar bazı işlerin neden çok fazla zaman aldığını anlamanıza yardımcı olacaktır. Cold Turkey, Freedom ve Self Control gibi uygulamalar da teslim tarihli işlerinizi yaparken telefondaki internetinizi engelleyip, Twitter uyarı alımını durdurmaktadır.   5- Meditasyon yapın Yoga veya meditasyon dersleri için öneriler alın, hatta bu dersleri ofis etkinliği haline getirin ve bu şekilde herkese zihinlerini boşaltması için zaman yaratın. Veya Meditation Made Simple, Calm ve Headspace gibi uygulamalarla farkındalık hakkında bilgi edinin. Daha parasal bir...

Girişimci Liderliğini Engelleyen 7 Alışkanlık

Liderlik, herhangi bir işin başarısında veya başarısızlığında önemli bir rol oynamaktadır. Bir başlangıç aşamasında, bir lider, bağlı olduğu kişilere ilham verebilir veya onları sonsuza dek soğutabilir. Büyük bir şirketin geç dönemlerinde, organizasyonun sesini belirlemek ve herkesi birleşik bir vizyon altında tutmak lider bir iştir. Ne tür bir işte çalışırsanız çalışın veya bulunduğunuz sürecin hangi aşamasında olursanız olun, lider olarak yetenekleriniz sonuçlarınızı büyük ölçüde etkiler. Ekibiniz için iyi bir lider olarak kalmak istiyorsanız, önlemeniz gereken yedi alışkanlığınız. 1. Mikro yönetim Mikro yönetim, gerçekleştiğini fark etmeden önce genellikle baş gösteren sinir bozucu bir alışkanlıktır. Çalışanlarınızın kullanmasını istediğiniz belirli işlemler yoluyla rehberlik etmekle başlayabilir, ancak kısa bir süre sonra çalışanlarınızın işlerinin neredeyse her yönüne müdahale ettiğiniz bir seviyeye yükselir. Birkaç nedenden ötürü zehirli bir alışkanlıktır. İlk olarak, çalışanlarınızın yeteneklerini zayıf düşürüyorsunuz. Onları bir iş yapmaları için işe aldınız, öyleyse bir adım geri çekilin ve bunu yapacaklarına inanın. İkincisi, iş gücüne hükmetmekte, yeniliği bastırmakta ve herkesi yolunuzu takip etmeye zorlarsınız. Sonunda, daha üretken yollarla kullanılması gereken kendi zamanınızı boşa harcıyorsunuz demektir. 2. Negatif takviyenin kullanılması Negatiflik daima kötülüğün sonucunda ortaya çıkmaz, ancak neredeyse evrensel olarak yıkıcıdır. Negatif geribildirim yalnızca uygun değil, aynı zamanda zorunludur, ancak yalnızca motivasyon aracı olarak olumsuz takviye kullanmak, çalışanlarınıza kızgınlık yaratacaktır. Birine hata yaptıklarını söylemek iyi bir şeydir, ancak olanlara karşı birisini azarlamaktan çok çözümlere ve gelecekteki çabalara odaklanmayı deneyin. Olumsuz takviye, bir başkasını cezalandırmak veya aldıkları bir eylem için kendilerini kötü hissettirmektir; bu da kendilerini aşağılayıcı ve takdir edilmemiş hissettirir. Bunun yerine, yaptığınız iyi şeyleri vurgulayarak, güveninizi ve moralinizi artıran çabalarınızı olumlu takviye durumuna geçirin. 3. Bireyi ihmal etmek Bütün bir grup insana tek bir yaklaşım uygulamak tehlikelidir....

Geliştirici ve Son Kullanıcı Arasındaki Köprü: İş Analizi

İş Analizi özellikle son yıllarda farklılaşan enformasyon teknolojilerinin kazandığı önemle birlikte yeni bir perspektif kazanan bir alan. Daha önceki yıllarda özellikle yürütülen ve planlanan çalışmaların optimizasyonu, fizibilite çalışmaları gibi etmenlerle direkt ilgiliyken şimdi yazılım sistemlerinin çözümlenmesi, kullanıcı ve uygulama geliştirici arasındaki iletişimin sağlanması alanında yapılan çalışmalar olarak özetlenebilir. İş analizi uzmanları için meslek unvanları sadece iş analistliği değildir aynı zamanda iş sistemleri analisti, sistem analisti, ihtiyaç mühendisi, süreç analisti, ürün yöneticisi, işletme analisti, işletme mimarı, yönetim danışmanı, iş zekası analisti, veri zekası uzmanı, veri bilimcisi ve yönetim bilişim sistemleri uzmanı gibi unvanlar da iş analistinin yaptığı işlerinin bazılarını konsept olarak içerir. Yönetim, proje yönetimi, ürün yönetimi, yazılım geliştirme, kalite güvencesi ve etkileşim tasarımı gibi birçok başka iş alanı da ağırlıklı olarak başarı için iş analizi becerilerine güvenir. İş analizi, bir kuruluşun mevcut durumunu anlamak ya da daha sonra iş gereksinimlerini tanımlamak için bir temel oluşturmak üzere yapılabilir basit bir düzlemde. Ancak çoğu durumda ve daha gelişmiş bir perspektifte ele alırsak, işletme ihtiyaçları, hedefleri veya hedefleri karşılayan çözümleri tanımlamak ve doğrulamak için iş analizi yapılır. Günümüzde özellikle Endüstri Mühendisliği dikeyinde yapılan çalışmalar İş Analizi alanına yakın olarak sıralanabilir. Geçtiğimiz yıllardaki roller ise Proje Yöneticileri ve Ürün Yöneticilerine aktarılmıştır diyebiliriz. Ayrıca iş analizi kullanılan kurumsal sistemlerin ve projelerin otomasyonu ve optimizasyonu süreçlerini de kapsar. Günümüz iş dünyasında iş analizi genellikle uygulama geliştirme süreçlerinin içinde konumlanmıştır. Bu süreçlerin dökümantasyonu, gereksinimleri, son kullanıcı ve kullanıcı deneyimi etkileşimleri iş analizinin önemli aşamalarındandır. Ayrıca bu sürecin sonuçlarının analiz edilmesi, raporlanması ve yeniden yorumlanması esnasında yapılacaklar da iş analizi sürecinin parçalarındandır. İş analizi her alanda yaşanan değişim furyasının öncü kuvvetidir ve kuruluşların nasıl çalıştığı konusunda değişiklik yapma...

Harvardlı Psikoloğa Göre Hedeflerinize Ulaşamamanızın Nedeni

Eğer NASA iseniz ayda çekim yapmak çok faydalı bir hedeftir. Ancak Harvard psikoloğu Amy Cuddy’nin yeni Big Think videosunda da açıkladığı gibi binaları çekmek, ortalama bir kişi için muhtemelen daha fazla başarılı (ve mutluluk verici)olacaktır, en azından en başta. Cuddy’ ye göre, birçok insanın kendi hedeflerini belirlemedeki en büyük hatası, sürece değil, yalnızca sonuca odaklanıyor olmaları. Cuddy, insan davranışlarıyla ilgili bir uzman ve “Varlık: Cesur Benliğinizi En Büyük Zorluklarınıza Vermek” kitabının yazarı. Ya başarılarımızla gurur duymamıza ya da başarısızlıklarımıza pişmanlık ve hayal kırıklığı ile bakmamıza neden olan küçük tetikleyicilerle çok sayıda araştırma yaptı. İnsanların, gerçekçi olmayan veya kötü planlanmış hedefleri yüzünden sık sık kendilerini başarısızlığa yönlendirdiği tespitinde bulundu. Cuddy’ e göre, insanlar “Bu çok fazla!” veya “Bu bana çok uzak!” diyerek 40 kilo vermeyi ya da rüya gibi bir iş bulmayı aya yolculuk etmek gibi düşünüyorlar. “Onlar arasında bir milyon küçük adımlar gerekiyor ve bu küçük adımların her biri başarısız olmanız için bir fırsat.” Daha akıllı bir yaklaşım olarak, süreci benimsemeyi öğrenin. Görünüşte amacınıza zararı dokunuyor gibi görünebilir sanki ödülden vazgeçiyormuşsunuz gibi. Ancak Cuddy, kısa vadeli planlama için uzun vadeli düşünmeyi kullanma gücünü vurguluyor. Bütün gece kilo vermeyeceksiniz, bu nedenle en iyi seçenek her günün olabildiğince iyi olmasına odaklanmaktır. Büyük hedefi, gerçekleştirilmesi daha kolay olan günlük veya haftalık hedefler dizisine koyun. “Birçok araştırma gösteriyor ki artan değişikliklere, azar azar iyileşme üzerinde odaklandığımızda çok daha iyiyiz.” Bu durum televizyon karşısında çok vakit geçirerek tembellik eden kişiden bir maraton koşucusuna dönüşmek gibi. Şimdilik birkaç ayda 26,2 mil koşmanız gerektiği gerçeğini geçici olarak göz ardı ediyorsunuz ve yalnızca bugün 1 mil çalışmaya odaklanıyorsunuz. Ve bu hedefe ulaşmak çok daha kolay olduğu için,...

Yeni Bir İşteki İlk 3 Ayınızda Nasıl Başarı Sağlarsınız?

Yeni bir işe başlamak zor olabilir – hâlâ sadece sorumluluklarınızı değil, ayrıca ofis politikalarında nasıl yol alacağınızı ve meslektaşlarınızla en iyi şekilde iletişim kurmanın yollarını da keşfediyorsunuz. Future Workplace’in  “Multiple Generations @ Work”’ anketine göre milenyum kuşağının % 91’i bir işte 3 yıldan daha az kalmayı planlıyor. Bunu hesaba katarsak, yetişkin hayatınızın çalışan dönemi boyunca potansiyel olarak 15-20 arası farklı pozisyonda yer alabilirsiniz. Bu sebeple iş değiştirmenin ve yeni çalışma ortamlarına geçiş yapmanın geleceğinizde yer alma olasılığı büyüktür. Süreç boyunca doğru yolda ilerlemenize yardımcı olacak ipuçları için okumaya devam edin. 1. Çalışma arkadaşlarınızla öğle yemeğine çıkın Uyanma saatlerinizin çoğunu bu insanlarla geçireceksiniz, bu nedenle birbirinizi tanıyor olmanız yardımcı olacaktır. Çalışma arkadaşlarınızın geçmişlerini ve ilgi alanlarını öğrenmek yeni bir çevrede daha rahat hissetmenize yardımcı olur. Onlarla daha iyi ilişki kurmanıza ve çalışmanıza yardımcı olacak bakış açılarını çabucak kavramaya başlayacaksınız. İş unvanları -yalnızca- çok fazla şey söyleyebileceğinden, farklı konularda rehberlik etmek veya fikir edinmek için kime gideceğiniz konusunda bir fikir edinirsiniz. 2. Yöneticinize iletişim kurmayı nasıl tercih ettiğini sorun Hem e-postayı seven hem de bundan nefret eden yöneticileriniz olabilir. Bazıları haftalık toplantı yapmayı tercih ederken diğerleri günlük kontroller yapmayı sevebilir. Siz zihin okuyucusu değilsiniz, bu nedenle yöneticinizin tercihini deneme yanılma yoluyla öğrenmek yerine sadece sorun. İkinizin de nasıl iletişim kurmayı sevdiğini belirlemek hayatınızı daha kolay yola sokacaktır. 3. Ofis politikalarını öğrenin Bazı ofis politikaları size verilen resmi bir el kitabında yazılabilir. Söylenmemiş olan başka politikaların ve beklentilerin olma olasılığı da vardır – sadece orada bir süredir çalışan insanların “bilebileceği” şeyler. Yöneticinize veya bir İK temsilcisine aşağıdaki gibi şeyler hakkında soru sormayı gerekli bulabilirsiniz: Kişisel Gelişim: Profesyonel kuruluşlara katılmanız onaylanıyor veya bekleniyor mu?...

6 Adımda İlk İzlenim Sanatında Uzmanlaşın

Harvard İşletme Okulunda psikolog olan Amy Cuddy, ilk izlenim üzerine 10 yılı aşkın bir süredir çalışma yürütüyor. Cuddy ve çalışma arkadaşlarının bulduğuna göre iki ana soru cevaplanarak insanlar hakkında hızlı bir yargıya varılıyor; Bu insana güvenebilir miyim? Bu insanın yeteneklerine saygı duyabilir miyim? Cuddy’nin araştırmasına göre, ilk izlenimlerin %80-90’ı iki özelliğe dayalıdır. Farkında olmadan kendinize “Karşımdaki insana hakkımda iyi şeyler düşündüğüne dair güvenebilir miyim?” veya “Bu kişi güçlü müdür?” diye sorular sorarsınız. Genellikle güçlü olmanın en önemli faktör olduğunu savunuruz, bu nedenle de insanlar yeni biriyle tanıştığında bunun üzerinde düşünmeye meyillidir. Fakat araştırma güven olayının çok daha önemli olduğunu göstermektedir. Gücünüzün önem arz etmesi için önce insanlar size güvenmelidir. Eğer güven yoksa, güç negatif bir etki bile bırakabilir. Cuddly, “Güvenilir bir kişi hayranlık bırakabilir, ancak güvendiğinizde gücünüz tehdit değil bir armağan haline gelir.” der. İnsanların birbirini yargılaması, güvenilir ve yetkili olup olmadığınıza karar vermesi bir kaç saniyeyi aldığı ve bu ilk izlenimi değiştirmenin çok zor olduğu araştırmalar tarafından kanıtlandığı için yeni insanlarla tanışmak bir baskı yaratabilir. Karşınızdakine güven vermeden bir bağ kurmaya çalışırsanız, eforunuz boşa gidebilir. Kimse en sonunda saygı görürken sevilmeyen insan olmak istemez. Cuddy’e göre eğer etkilemeye çalıştığınız kişi size güvenmezse, çok ileri gidemezsiniz; hatta gözleri üzerinize çekerek manipülasyon yaptığınızı düşünebilir. Güvenin güçten daha önemli olduğunu anladığınızda ilk izlenim ile yarattığınız düşünceleri kontrol edebilirsiniz. Bunu yapabilmeniz için size yardımcı olacak ipuçlarını aşağıda derledik; 1. Tanıştığınız kişinin ilk konuşmasına izin verin Konuşmayı onların yönlendirmesine izin verin, buna yardımcı olmak için iyi sorular da sorabilirsiniz. Eğer siz sözü alırsanız bu dominant olduğunuzu gösterir ve bu durum güven sorunu yaşanmasına sebep olabilir. İnsanlar anlaşıldığını gördüğünde güven bağı oluşur ve bu...

Harvard Öğrencisine Google, Facebook, Apple ve Goldman Sachs’tan Staj Teklifleri Getiren CV

Şirketlerin sizin résumé ya da CV’nize baktığında ne gördüğünü hiç merak ettiniz mi? Business Insider’da yayınlanan göz izlemeye dayanan bir araştırmaya göre, işverenlerin CV’ye bakıp ilk yargıya ulaşması yalnızca 6 saniye sürüyor. İşte bu yüzden résumé ya da CV’nizin mükemmel hazırlandığından emin olmalısınız. Bir Harvard öğrencisi olan Jessica Pointing hatasız ve yıldızlarla dolu résumé ile Google, Facebook, Apple, Microsoft, McKinsey, Bain, Morgan Stanley ve Goldman Sach gibi dünya devlerinden staj teklifleri almasıyla ilgili açıklamalar yaptı ve şunları sıraladı: 1.Spesifik ve belirgin bilgiler verin: Daha önce çalıştığınız firmalar ya da organizasyonlarda nasıl etkileriniz olduğunu ekleyin. Çoğu insan sadece geçmiş işlerini tanımlıyor ancak daha çok ayrıntı vermek ve nasıl katkılarınız olduğunu anlatmak oldukça önemli. 2.Mümkünse sayısal bilgiler verin: Eğer başarılarınızı sayısal olarak açıklayabiliyorsanız açıklayın. Mesela, eğer bir firmanın 10.000 $ kar etmesine katkı sağladıysanız bunu çok başarılı bir çalışandım demek yerine sayısal olarak belirtin. Somut ve sayısal bilgiler vermek her zaman fark yaratır. 3.Hareket fiilleri kullanın: Dönüşüm oranını arttıran yeni bir program yaptım demek yerine dönüşüm oranını %20 arttıran yeni bir program başlattım diyebilirsiniz. Doğru fiili seçmek etkileyiciliğinizi arttırır ve yaptığınız işin değerini gösterir. Pointing kariyer tavsiyelerini The Optimize Guide adlı sitesinde paylaşmaya devam ediyor. Ayrıca aşağıda dünyanın ileri gelen teknoloji, finans ve danışmanlık firmalarını etkileyen CV’sinin genel taslağını bulabilirsiniz. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya...

Motivasyonunuzu Arttıracak 7 Alışkanlık

21. yüzyılın Teknoloji ve Bilgi Çağı olarak adlandırılması tesadüf değil. Hepimiz esin kaynağı olabilecek ve amaçlarımıza ulaşmamıza yardımcı olacak bloglara, yayınlara ve videolara internet sayesinde kolayca erişebiliyoruz. Ancak bu kolay erişim olumlu olduğu kadar olumsuz etkilere de sahip olabiliyor. Odaklanmayı ve dikkat toplamayı zorlaştıran bu kolaylık motivasyonun da önemli oranda düşmesine sebep oluyor. Değişiklik yapabilmek ve amaçlarımıza ulaşabilmek için motivasyonumuzu kaybetmemek büyük efor sarfetmemizi gerektiriyor. Her gün aynı amaç uğruna çabalamak ve buna göre bir düzen oluşturabilmek için aşağıdaki 7 alışkanlığı günlük yaşamınızın bir parçası haline getirin: 1. Kesin ve net amaçlar belirleyin. Başarıya ulaşan yol bir plan ve o planın ortaya çıkmasına neden olan amaçlardan geçer. Amaçlarınız ve sebepleriniz bu yoldaki en büyük motivasyon kaynaklarınızdır. Bu yüzden kesin, net ve uğruna emek verilebilir olmalıdır. Ayrıca planınızı yaparken kendinize kesin bir takvim oluşturmalı, zamanınızı amaçlarınıza uygun şekilde verimli kullanmayı öğrenmelisiniz. Tüm bunlara uygun bir plan oluşturduktan sonra belirlediklerinizi yazılı metin haline getirin. İster bilgisayarınıza ya da telefonunuza, isterseniz panonuza yazın. Hayatta nereye gelmek istediğinizi bilin ve amaçlarınızın oraya ulaşmakta yardımcınız olduğunu düşünün. 2. Her gece uyumadan önce ertesi günün planını yapın. Amaçlarımıza uygun genel bir planı zaten belirledik. Ancak buna ek olarak günlük işlerinizi de bir gece öncesinden planlayın ki asıl plana yetişmeniz kolaylaşsın. Çoğu insan yeteri kadar planlı olmadığı ve işlerini organize etmediği için kaos yaşamakta ama siz bunu en aza indirgeyebilirsiniz. Bunun için her gece zamanınızın ufak da olsa bir kısmını ertesi gün için planlama yapmaya, önceliklerinizi belirleyin. 3. Yeteri kadar uyuyun. Motivasyonunuzu kaybetmenizin en önemli sebeplerinden biri uykusuz kalmanız.  Her vücudun uyku ihtiyacı farklıdır ve vücudunuzu en iyi siz tanırsınız. Amaçlarınıza ulaşmanız ve hayatta istediğiniz yere...

Başarıya Giden Yolunuzu Kolaylaştırmak İçin Negatif Düşünmeyi Yeniden Yapılandırın

En büyük müşterinizi kaybedersiniz. Rüya takımınız parçalanmaya başlar. Bir şeyler çok yanlış gitmiştir. Bu, birçok girişimcinin havlu attığı ve pes ettiği noktadır. Bu örnekler, işletme sahiplerinin başarmak için çabalamak zorunda kaldıkları bat ya da çık anlarıdır. Girişimciler olarak, çözümlere ve hedeflerimize ulaşmaya çok odaklanmış bulunuyoruz. Bütün enerjimizi ortaya koyuyoruz ve çok çalışıyoruz. Uzun saatler boyunca çalışıyoruz. Tüm bu umut ve beklentilere sahibiz ve işler istediğimiz kadar hızlı bir şekilde ilerlemediği zaman mağlup hissetmeyi göze alıyoruz. Her şey ters gittiğinde tüm bu korkuları biriktirmeyi bırakabileceğimizi söylemiyoruz. Fakat düşünce şeklinizi yeniden biçimlendirmeniz ve korkunun kazanmasına izin vermeksizin ilerlemeniz mümkündür. Bazen işler ters gidecek. Bu, iş dünyasında bulunmanın gerçeklerinden bir tanesidir. Ne kadar fazla büyürseniz, zorlu durumlara karşı kendinizi o kadar fazla açabilirsiniz. Kilit nokta, zorlukları başarınıza giden yolda sürecin bir parçası olarak görmektir. Strese girmek yerine çözümlere odaklanın. Şirketinizi yükseltmek için hangi yaratıcı fikri uygulayabilirsiniz? Özgüveniniz, bu deneyimler sayesinde artar ve eleştirilere daha az aldırış edersiniz. Bu sebeple, bir dahaki sefer bir meydan okumayla karşılaştığınızda kendinize “Ben hallederim!” deyin. İlk andaki negatif hislerinize ve zorluklara rağmen sizin için önemli bir büyüme sağlamış olan geçmişinizdeki zor bir anı –ister kariyerinizde ister özel hayatınızda olsun- tekrar düşünün. Deneyimlerimizin bizi nasıl şekillendirdiği ve nasıl bizi olduğumuz kişiye dönüştürdüğü hakkında birçok şey duyuyoruz ve bu doğru. Dikkat edilmesi gereken şey kendi kişisel gücümüze sahip çıkmak ve zor anlardan öğrenebileceğimiz her şeyi öğrendiğimizden emin olmaktır, böylece ileride daha iyi anlara sahip olabiliriz. Bu hem iş hem de hayat için geçerlidir. Başarısızlığın var olmadığı olasılığını düşünün. Başarılı insanların göstergesi kaç kere başarısızlığa uğramış oldukları değil, ne sıklıkta ve ne kadar çabuk toparlandıkları ve ilerlemeye devam ettikleridir. Başarısızlık sözcüğü bir sonu...

Google’ın CEO’su 7 Yaşındaki Kızın İş Başvurusuna Cevap Verdi

Yedi yaşındaki girişimci Chloe, Google CEO’suna bir mektup yazarak bir gün orada çalışmak istediğini söyledi. Küçük kız “Sevgili Google patronu” diye başlayan mektubuna “Adım Chloe ve büyüyünce Google’da çalışmak istiyorum. Bir de çikolata fabrikasında çalışmak ve Olimpiyatlar’da yüzmek istiyorum” diyerek devam ediyor ve babasıyla Google hakkında konuştuklarından bahsediyor. Chloe, bilgisayarları sevdiğini ve iyi bir öğrenci olduğunu anlattıktan sonra mektubunu “Mektubu okuduğunuz için teşekkürler. Daha önce sadece birine daha mektup göndermiştim, o da Noel babaydı” diyerek bitiriyor. Chloe mektubunda ayrıca babasının Google’da çalışırsa ofisinde go kart ve kaydıraklara binebileceğini söylediğini anlatıyor. Küçük kızın Google ofislerinin fotoğraflarında kaydırak ve go kart araba yarışı oyunlarını görmesi de mektubuna ilham verdi. Google’ın CEO’su Chloe’ye, “Mektubun için teşekkürler, bilgisayarları ve robotları sevmene sevindim ve umarım teknoloji hakkında bir şeyler öğrenmeye devam edersin. Bence çok çalışmaya ve hayallerinin peşinden gitmeye devam edersen – Google’da çalışmaktan Olimpiyatlar’da yüzmeye – istediğin her şeyi başarabilirsin. Okulu bitirdikten sonra yapacağın iş başvurusunu dört gözle bekliyorum!” yazdı. Google’ın CEO’su Sundar Pichai‘den gelen cevapta şu sözler yer alıyordu: “Sevgili Chloe, sana mektubun için çok teşekkür ederim. Bilgisayarları ve robotları sevmene çok sevindim. Umarım gelecekte de teknoloji hakkında öğrenmeye devam edersin. Eğer sıkı bir şekilde çalışmaya ve hayallerini takip etmeye devam edersen aklına koyduğun her şeyi gerçekleştirebilirsin. Buna Google’da çalışmak da, olimpiyatlarda yüzmek de dahil. Okulun bittiğinden iş başvurunu almak için sabırsızlanıyorum.”  Google’dan aldıkları bu nazik cevabı Chloe’nin babası Andy Bridgewater internet dünyasıyla paylaştı. Aile kızlarının mektubuna böyle bir cevap beklemediklerini ancak bu nazik yanıtın Chloe’nin özgüvenini artırdığını dile getirdi. Kim bilir şimdi yedi yaşında olan Chloe belki gelecekte gerçekten Google için çalışmaya başlar. my 7 yr old daughter wrote to the boss of Google asking for...

Chobani Dünyanın En İnovatif 10 Markasından Biri

İnovasyon kavramı sektörü, endüstriyi, firmaları, markaları baştan başa dönüştürmeye devam ediyor. Bu dönüşümün etkilerini de günümüzde her alanda görmek zor değil. İnovasyon ve inovatif denilince hepimizin aklına gelen markalar var elbette ve bunlar haklı olarak genellikle tüketici elektroniği ve teknoloji firmaları fakat bu yıl Fast Company tarafından yapılan çalışmada kurucusu Türk olan tanıdık bir firmada var ; Chobani. İşte dünyanın en inovatif 10 şirketi listesi; Amazon Google Uber Apple Snap Facebook Netflix Twilio Chobani Spotify New York merkezli olarak ABD’ye göçen bir Türk tarafından kurulan Chobani özellikle sosyal sorumluluk, göçmen çalışmaları, fırsat eşitliği gibi alanlarda yaptığı çalışmalarla öne çıkan bir yoğurt firması. Amerika’nın en büyük ve en önemli yoğurt üreticisi olan firmanın Avrupa’da da fabrikaları ve çalışma alanları bulunuyor. Özellikle farklı lezzetleri bünyesinde buluşturan yoğurt çeşitleri ve kurucusunun hikayesiyle de ülkemizde de bilinen firma dünyanın en inovatif 10 firması listesine giren şirketler arasında teknoloji sektöründe iş yapmayan tek firma olarak da öne çıkıyor. Maalesef Türkiye’de pazarı bulunmayan Chobani özellikle yulaf ve meyve karışımı barındıran lezzetleriyle öne çıkıyor ve yaptıkları farklı lezzetlerle de pazar payını büyütmeye devam ediyor. Araştırmayı yapan Fast Company Chobani’yi şöyle anlatıyor; “Chobani farklı tatlardaki yoğurtlarıyla dikkat çeken firma ayrıca gelecek zamanlarda Manhattan’da tadım yapılabilecek bir konsept kafe açmayı planlıyor. Tüm Amerika tarafından sevilen yoğurtların üreticisi gelirini yılda 1.5 milyar dolar artırıyor. Kendi sağlıklı gıda üniteleri, farklı lezzetlere yönelik çalışmaları, sahibinin çalışanlarına dağıttığı hisseleriyle gıda sektörü şirketleri arasında farklılaşmayı ifade eden bir çizgiye sahip olan Chobani ar-ge ve inovasyona önem veriyor.” Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya...

Facebook Reklam Yöneticisini Güncelliyor

Facebook kurulduğu ilk zamanlardan itibaren hızlı büyümesini reklam verenlere borçlu olan bir platform. Ve gelirinin de önemli bir kısmını reklam verenlerden elde ediyor. En yoğun reklam ve alışveriş platformu olarak kullanılan platform geçtiğimiz günlerde Messenger üzerinden alışveriş özelliğini ve güvenli alışveriş sayfalarını da aktive etmişti. Ayrıca canlı yayın özelliği sayesinde de reklam verenlerin dikkatini çekmeye devam etmişti. Geçtiğimiz günlerde yayınladığı yenilikle dünyanın en önemli sosyal medya platformu olan Facebook bu reklam verenlerin kullandığı reklam yayın platformunda yeniliklere gitti. Bu Reklam Yönetimi platformunun temel değişiklikleri kampanya hedeflerini belirleme yönündeki değişiklerden oluşuyor. Ayrıca video animasyonlar, gifleri kullanma, tarih karşılaştırması, ayrıca seçilen bütçeyle elde edilecek geri dönüş tahminleri de yer alıyor son değişikliklerin yapıldığı alanların içerisinde. Hedef belirleme yönündeki değişikliklerin temelinde trafik bilgilerini analiz etmeye, gönderi etkileşimini ve sayfa beğenisini de bu alana yerleştiren bir platform bulunuyor ayrıca diğer eklentileri de dönüşümler servisi altında sunuyor. Daha önceden animasyonlu reklam yayınlarında birçok formatı kullanan Facebook bu güncellemeden sonra Gif formatını da kullanacak ve reklam verenlerin hedefe ulaşmasını kolaylaştırıyor. Fakat bu güncellemeler platform kullanıcılarına yavaş yavaş sunulacak henüz aktif olmayan kullanıcılar yakında bu yeniliklere ulaşabilecekler. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

E-ticarette Size Ürün Satın Aldıran 11 Akıl Oyunu

E-ticaret siteleri zihnimizi yönlendiriyor. Nasıl mı? Karar verme sürecimizi etkileyen korku, heyecan ve mutluluk gibi hisler uyandırıp insan psikolojisiyle oynayarak. Bir sonraki internet üzerinden alışverişinizde aşağıda sıralanmış 11 unsura dikkat edin. Tabii ki bu bilgiler e-ticaret pazarlamacılarının da işine yarayacak! Eğer doğru kullanırsanız, bu numaralarla dönüşüm oranlarınızı arttırabilirsiniz. Aciliyet Hissi Yaratma Ürünü sınırlı sayıda gösterip erişebilirliğinin kısıtlı olduğunu vurgulayın. Böylece müşterinin algısındaki değeri arttırın.   1. “Stokta Son 1 Ürün” Hiçbir zaman “stokta herkese yetecek kadar ürün var,” gibi bir cümle ile karşılaşmazsınız. Böyle bir uygulama potansiyel müşteriyi satın almaya teşvik etmez. Çoğu site, potansiyel müşterilere stokları bilerek kısıtlı gösterme numarasını uygulamaktadır. Kalan ürün sayısı, müşteriye karar aşamasında yardım edebilir. Fakat aynı zamanda cüzdanınızı hızlıca boşaltabilir. 2. “Kalan Süre” Ürünü satın almanın tam kıyısında olan potansiyel müşterilere kısıtlı bir zaman vermek karar verme mekanizmalarını etkileyecektir. Özellikle de pazarlıkla ürün alınan satış sitelerinde çok kullanılan bir taktiktir. Geri sayım yaparak aciliyet yaratmak insanların daha hızlı karar vermesine sebep olur. Fiyat, süre dolduktan sonra değişebilir, bu yüzden de müşteriler bu fırsatı kaçırmayı göze alamazlar. 3. “Bugün Sipariş Ver, Cumartesi Kapına Gelsin” Türkiye kullanımı pek sık olmayan bu strateji aslında çok işe yaramaktadır. Sitede dolaşırken “şimdi sipariş verin cumartesi kargo teslim fırsatlarından yararlanın” yazısını görmek ürünün satışını kolaylaştırır. Ürünü satın alıp almamayı düşünmek yerine ne zaman kapınıza geleceğini düşünmeye başlarsınız.   Kayıptan Kaçınma Bir fırsatı kaçırma korkusu günlük hayatımızda olduğu gibi e-ticarette de karşımıza çıkmaktadır. 4. “30 TL Kazanç!” Neden her yer sürekli indirimde? Çünkü hem internet siteleri hem de mağazalar “kaybetmekten kaçınma” psikolojisinin güçlü olduğunun farkındadır. E-ticaret sitelerinin indirimli fiyatları asıl fiyatların yanına koymaları bunun en yaygın örneklerindendir. Fırsatı kaçırmanın getireceği zararın ürünün fiyatından fazla olduğunu...

Mülakat Sırasında Takılıp Kaldığınız Anda Hayat Kurtaracak 6 Yol

Her işe girmek isteyen insan gibi iş mülakatı öncesi tüm ince ayrıntılarına kadar çalışırsınız, en iyisini yapabilecek misiniz diye endişe edersiniz. Tüm bunların ardından sonunda sorularla karşı karşıya kaldığınızda soruları cevaplamak bir yana nasıl konuşacağınızı  bile unutabilirsiniz. Endişelenmeyin!  Bu tamamen her şey bitmiş demek değildir. Bu durumdan bir sıçrayış yaparak kurtulabilirsiniz. İşte beyninizin tekrar çalışmasını sağlayacak, en azından durumu kurtaracak 6 yol. 1. Durumu kabullenin, şaka yapmayı deneyin! İş görüşmesi yaptığınız kişiler de elbette sizler gibi insanlar ve aslında içinde bulunduğunuz durumu kabul etmeniz hoşlarına bile gidebilir. Hatta bir kaç küçük şaka bile yapabilirsiniz. ‘Yeterli kahve içmedim sanırım…’ gibi. Tabi dozunda tutmakta fayda olduğunu unutmamak gerek. 2. Bir dakika durun ve nefes alın Sakinliğinizi koruyun. Bir dakika düşünmenize izin vereceklerdir. Soruyu tekrarlamalarını isteyebilirsiniz. Bu size her zaman az da olsa düşünmek için zaman kazandırır ve her zaman tam olarak duymadığınız, kaçırdığınız ve ya yanlış anladığınız bir kısım olabilir. Tekrarlamalarını istediğiniz takdirde soruyu daha iyi anlamanız için farklı açıdan da sorabilirler. 3. Soruyu kendi sözcüklerinizle sesli bir şekilde tekrar edin Soruyu daha iyi bir şekilde anlamak adına başka sözcüklerle soruyu tekrar etmeyi her zaman deneyebilirsiniz. Bu yol sizin soruyu daha iyi anlayabilmenizi ve karşı tarafın soruyu size daha anlaşılabilir şekilde tekrar sormasını sağlayabilir. 4. Hemen beyin fırtınası yapmaya başlayın Ace That Interview yazarı Yinso Chen’e göre işverenlerin de dahil olduğu bir grup beyin fırtınası başlatmak beyninizi tekrar düşünme moduna geçmeye itecektir. 5. Mülakat yaptığınız kişiye soruyu geçip daha sonra tekrar sormalarının mümkün olup olmadığını sorun Eğer hiç bir taktik işe yaramazsa, soruyu ertelemek her zaman yeni bir seçenek olabilir.Kibar bir şekilde özür dileyerek soruyu daha sonra cevaplayıp cevaplayamacağınızı sorun. İşverene bu soru hakkında gerçekten düşünmek...

Sizi Her Gün Daha da Mutlu Edecek 6 Değişiklik

1. Kendinize dinlenmek için zaman verin Her haftada tamamen boş geçirip dinlenebileceğin bir günün olsun.  Bu basit değişiklik, benim hayatımda büyük bir fark yarattı. Özellikle hafta sonları iki gün de çalışıyorsanız kesinlikle tavsiye ederim. Buna ihtiyacın var. 2. Her güne şükrederek başlayın Negatif olana odaklanmak insanın doğasında vardır. Fakat tüm bu negatif yöndeki doğal eğilimimize rağmen, hayatımızdaki iyi şeylere odaklanarak her zaman şükretmeliyiz.  Her güne şükrederek başlamak, her sabah  yataktan kalkmadan önce yaptığım basit bir zihinsel rutinim.Tam anlamıyla bir dakika sürer ve bütün günü etkiler. 3. Asıl bulunduğunuz konumla, bulunduğunuzu sandığınız konumunuzu karşılaştırın Günlük sorunları çözmeye çalışırken, ne kadar ilerlediğimizi ve ne kadarını başardığımızı kolayca gözden kaçırırız. Bu yüzden, 5 yıl önce veya 10 yıl önce neredeydim diye birkaç dakika durup düşünün. Nerede olduğunuzu ve bulunduğunuz yeri hissetmek için durursanız, bahse girerim çok yol kat ettiğinizi göreceksiniz. 4. “Yapmam gerek” yerine “yaparım” diyebilmek için kendinizi eğitin Bu raporu “yazmak zorundayım” diye düşünmek ya da bu telefon görüşmesini yapmak ya da özgeçmiş yığınına ya da ne yapmanız gerektiğine bakmak yerine “Ben yaparım” diye düşünmeye çalışın. Bu sayede işiniz zorunluluktan çıkıp sevdiğiniz faaliyetiniz haline gelir ve yapmaktan büyük mutluluk duyarsınız. Ne yaparsanız yapın işinizi sevemiyorsanız o zaman farklı bir meydan okumanız vardır ve bu durumda işinizi değiştirmelisiniz. Çünkü bu şekilde devam ederseniz ömrünüzü kısaltmaktan başka hiçbir şey yapmazsınız. 5. Yaşadığınız tüm şansları düşünün Çoğumuz zamanımızın çoğunu şanssız hissederek harcıyoruz. Başkalarının atılımlarını düşünüyoruz, kendimizinkini değil. Kuramadığımız bağlantıları, yolumuza gelemeyen büyük fırsatları ve kazanmadığımız piyangoları bile düşünüyoruz. Ancak her atılımımızı yapabilmek için kullanabileceğimiz, şanslı olduğumuz çeşitli yollar, yanlarımız var. Tanıdığınız tüm insanlara ve bir gün boyunca karşılaştığınız tüm insanlara dürüstçe bakın. Eminim ki, çevrenizde gözlemlediğiniz sorunlarla baş etmediğiniz için şansınıza...

İnsanlarda İyi Bir Etki Bırakmanın 6 Yolu

Bir yıl boyunca birçok insanla tanışıyorsunuz. Bu insanlardan kaçı sizi gerçekten düşünüyor; siz daha derin ve anlamlı seviyede siz kimsiniz ? Bu güzel bir soru. Bilinmek, hatırlanmak, – pazarlama, reklamcılık ve kişisel markalaşmanın ana hedeflerinden biridir. Gözlerden uzaklaşmak, akıllardan da uzaklaşmak anlamına gelir.Akıllardan çıkmak, iş dünyasından, pazardan uzaklaşmak/çıkmak anlamına gelir. İşte bu yüzden, başarılı olmak için, unutulmaz olmanız gerekmektedir. Yine de, tek amacınız profesyonel nedenlerden ötürü bilinmekse; eksiksiniz demektir. Doğru sebeplerden dolayı unutulmaz olan insanlar da daha zengin, dolgun ve daha tatmin edici bir hayat yaşarlar.Bu, hayatınızda birkaç değişiklik yapmak için yeterli sebep; profesyonel ilerleme ise bunun sadece bir bonusu. Öyleyse, gösterişli kartvizitler ve kişisel değer önerileri ve kendine özgü giyim seçeneklerini unutun. İşte size unutulmamak- ve daha eğlenceli vakit geçirmek için bir kaç ipucu 1. Bakmayı bırakın ve yapmaya başlayın Giysilerin Mad Men karakterlerinin iç hayatlarına nasıl bir pencere açtığına dair akıllıca konuşabilir misiniz? Game of Thrones TV dizisinin kitaplarıyla karşılaştırıldığında  kaybettiği derinlik derecesi hakkında kendinizi tartışırken buluyor musunuz? Herkes filmler, TV  veya kitaplar hakkındaki görüşlerini paylaşabilir.İşte bu yüzden fikirler kolayca unutulur.İlginç olan ne söylediğiniz değil; esas ilginç olan ne yaptığınızdır. Hayatınızı, izlemek yerine bir şeyler yapmak için harcayın.Güzel şeyler olacaktır.Güzel şeyler daha fazla ilgi çeker ve daha fazla hatırlanır. 2. Alışılmadık şeyler yapın Bir daire çizin ve içine “sahip olduklarınızı” koyun. Daireniz herkesin ki gibi görünecektir: Herkes çalışıyor, herkesin ailesi var, herkesin evleri, arabaları ve kıyafetleri var. Benzersiz olduğumuzu düşünmek isteriz, fakat kabaca  konuşmak gerekirse, hepimiz aynıyız ve benzer olan şey unutulmaz değildir. Bu yüzden farklı bir şey yapın. Mesela; kimsenin tırmanmadığı yakın bir dağın tepesine çıkmaya çalışın (Yanınıza su alsanız iyi olur). Bir gün bir kafede çalışarak...

Verimliliğinizi Artıracak 5 Alışkanlık

“Nasıl daha üretken olurum?” sorusu her zaman sorulmaya devam edecektir. Herkes her gün daha fazla çalışmak ve sonucunda bir başarı duygusu hissetmek istiyor. Fakat bu hiç kolay değil konuşulan, görülen milyon farklı verimlilik ipucu var ancak bunları uygulamak ve sınıflandırmak da zor elbette.Bu yazıda kendi hayatımızda harikalar yaratan üretkenlik düzeylerinizi artırmanın beş yolundan bahsedeceğiz. Günlük yaşantınızda bu alışkanlıkları oturtmak ve devam ettirmek verimliliğe önemli katkı sunacaktır. 1. Erken kalkın, geç ayrılın Büyük şehirlerde yoğun bir iş temposunda, ve hayatın hızlı aktığı yoğun bir alanda yaşamak, iş gününü herkesten önce başlatarak, trafiği atlatarak ve en önemli görevlere derhal başlayıp zaman kazanarak ancak verimliliğe katkı sağlayabiliriz. Trafikte kalmak, sizi sinirlendirmekten ve günün geri kalanında olumsuz bir ruh hali belirlemekten başka hiçbir şey yapmaz. Aynı şey, iş günü sona erdiğinde de geçerlidir. O nedenle erken kalkmak, güne erken başlamak ve erken bitirmemek verimliliğe katkı sunan etmenlerdendir. 2. Her gününüzü geceden planlayın Bu kesinlikle oyun değiştirici bir etkendir. Yapılacaklar listenizi oluşturmak için yatmadan önce yalnızca 15 dakika harcarsanız ve öncelik koyarsanız, sabah çok daha rahat ve hazır bir şekilde uyanırsınız. Ve henüz kahvaltı yaparken gününüze rahat ve hazır bir başlangıç yaparsınız. Ayrıca yapılacaklar listesini oluşturduktan sonra, en önemli görevleri seçip, yanlarına küçük bir yıldız koymak da; bunların, büyük hedeflere ulaşmak için yapılması gereken temel ve önemli görevler olduğunu hatırlatır. 3. Öğle yemeğini çalışma alanınızdan,ofisinizden ayrılın Bu, gününüzün geri kalanında çalıştığınız konuları üzerinde çok güçlü bir etkiye sahip olabilen fakat yapması kolay küçük bir şey. Mekan değiştirmede ferahlık vardır olarak bildiğimiz ve kültürümüzde de yeri olan bu etmen psikolojik altyapısı olan bir alışkanlık. Öğle yemeğiniz için çalışma ortamından çıkmak stres seviyelerini hafifletebilir, yaratıcılığınızı yenileyebilir ve işinize geri dönmeniz için gereken enerjiyi sağlayabilir ayrıca yeniden odaklanmanıza yardımcı olabilir. Yoğun...

Zor Kararlar Almanızı Sağlayan 10/10/10 Kuralı

Zor kararlarla ilgili sıkıntı mı yaşıyorsunuz? Bu 10/10/10 kuralı tüm hayatınız boyunca işinize yarayacak ve sizi kurtaracak. Mükemmel bir iş fırsatı yakaladınız. Bu terfi ve çok daha fazla para demektir. Bir daha böyle iyi bir teklif alamayabilirsiniz. İlk tepkiniz iç sesinizi dinleyip bu teklifi kabul etmek olabilir. Maalesef başka bir yere taşınmanız gerekecek ve kurulu düzeninizi bozmak zor gelecektir. Böyle bir şans hayatta bir kere başınıza gelir. Yaşlanan ailenizi, arkadaşlarınızı ve sahip olduğunuz her şeyi işinizde yükselmek için nasıl bırakacaksınız? Belki bir aileniz var ve bu kararla sadece kendi hayatınızı değil onların hayatını da etkileyeceksiniz. Yeni okullar, yeni doktorlar ve yeni ev. Bu sizi geceleri ayakta tutabilecek zor bir karar. Kalmak veya gitmek. Artıları ve eksileri tarttınız ama hala kesin bir karar veremediniz. Fast Company’de yer alan bir makaleye göre, insanların verdikleri karardan pişman olmasının sebebi genellikle kararları aceleci olup anın heyecanına kapılmalarıdır. Las Vegas’taki bazı evlilik kiliseleri de bu konuda hem fikir olabilir. Büyük ve zor bir kararla karşı karşıya kalındığı zaman o an duraksama tuşuna basıp basit 10/10/10 kuralını uygulamak zor durumlarda daha iyi düşünmenizi sağlayacaktır. 10/10/10 Kuralı Köşe yazarı, Harvard Business Review editörü ve anne olan Suzy Welch, iş hayatı ve ailesi arasındaki dengeyi kurabilmek için 10/10/10 kuralı fikrini ortaya atmıştır. Welch, hayatında karşısına çıkan sorunları bu şekilde çözdüğünü belirtmiştir. Bir karar vermesi gerektiğinde, kendisine 3 soru sormaktadır; 10 dakika sonra verilen kararın sonucu hakkında ne hissedeceksin? Bundan 10 ay sonra nasıl hissedeceksin? Bundan 10 yıl sonra nasıl hissedeceksin? O anda hislerle alınan kararlardansa, Welch bu sorulara verilen cevaplarla daha iyi bir seçim yapabildiğini fark etmiştir. 10/10/10 Kuralını Hayata Geçirmek 10/10/10 kuralını uygulamak için çocuklarla uğraşıyor...

İyi Bir Network Oluşturmanın 7 Yolu

Sosyal ve iş çevrelerinize eklemek istediğiniz insanlardan olun. Birçok insan nasıl daha iyi network oluşturabileceğiniz hakkında tavsiyeler verir.  Bu noktada genellikle unutulan şey, insanların bu konudaki genel mükemmelik anlayışını sorgulayarak karar vermektir. Çünkü network temel olarak iletişime dayalı bir terimdir.Daha iyi bir kişisel iletişim ağı kurmak için iyi bir etki bırakmak istiyorsak,diğer insanların beklentilerinin farkında olmalı ve buna göre davranmalıyız. BNI’ın kurucu yöneticilerinden Ivan Misner’in dünyanın çeşitli yerlerindeki iş adamları arasında yaptığı bir ankete göre, katılımcılara 20  farklı özelik arasından sağlıklı bir iş ağında bulunmasını bekledikleri özellikler seçtirilmiş ve 3,400 anket sonucu arasında en çok tercih edilen 7 özellik belirlenmiş ve tercih sıralarına göre değerlendirilmiş. 1. İyi bir dinleyici olmak Listenin en başında iyi bir dinleyici olmak geliyor. Network başarısı ne kadar iyi dinleyebildiğimize ve öğrenebildiğimize göre değişir.  Siz ve network partneriniz birbirinizi ne kadar hızlı tanırsanız,  sağlıklı bir ilişki de o kadar hızlı edinilmiş olur. İyi bir dinleyici olsanız da sizin de iki kulağınız, bir ağzınız var ve bunları olabildiğince verimli kullanmalısınız. Bir konuşmanın içine dahil olduğunuz zaman, diğerlerinin de anlatmak istediklerini dikkatlice dinleyin ki onlara da ihtiyaçları konusunda yardım edebilesiniz. Ne şekilde olursa olsun network;  farklı deneyim ve fikirlerin bir sonuca varması ilkesine dayanır. İyi bir dinleyici olmak da farklı düşüncedeki insanların ortak bir bağlantı şeklinde birleşebildikleri bir ortam sağlayacaktır. 2. İyi bir etki bırakmak İnsanların size karşı ilk bakış açıları; davranış şeklinize ya da olaylara karşı genel yaklaşımınıza göre şekillenir.  Sürekli devam edilen bir olumsuz tutum, çevrenizdekilerin sizden hoşlanmamasına ve kendilerini geri çekmelerine sebep olurken yarattığınız olumlu etki, insanlarda sizinle birlikte iş yapma ve arkadaşlık kurma isteği uyandırır. İşte bu yüzden, iş dünyasının profesyonelleri; diğerlerini ve hatta...

En Başarılı İnsanların Sahip Olduğu 10 Etkili İletişim Alışkanlığı

Etkili iletişim kurmak geliştirebileceğimiz en önemli yeteneklerden biridir. Düşüncelerini, hislerini, fikirlerini veya endişelerini en iyi şekilde ifade edebilen kişiler, problemlerin çözümünde, herkes için iyi anlaşmalar yapabilmede ve benzeri durumlarda diğer insanlara göre çok daha avantajlıdır. Etkili iletişim sadece konuşma yeteneği değildir. Aynı zamanda karşımızdaki insanı dinleyip gözlemleyerek, konuşma ve vücut dilini anlayabilmemizdir. Bu yetiyi kazanabilmek için çok çalışmak ve kişiliğimizin farkına varmamız gerekir. İşte etkili iletişim kurmanız için yapmanız veya yapmaktan kaçınmanız gereken 9 alışkanlık: 1. Konuştuğunuz kişiye karşı saygılı olun. Sürekli kendinizden bahsederek görüşmeyi domine etmeyin. Karşınızdaki kişinin fikirlerini öğrenebilmek için konuşmanın konusu ile ilgili sorular sorun. 2. Görüşmeye konsantre olun. Konuşma esnasında telefonla oynamak veya mail atmaya çalışmak karşınızdaki insana saygı göstermediğinizi gösterir. Eğer yapmanız gereken işten dolayı görüşmeye konsantre olamıyorsanız lütfen karşınızdaki kişiye başka zaman konuşmayı teklif edin. 3. Konuşan kişiyi dinlemeye öğrenin. Karşınızdaki kişinin konuşmadan tepkiler vermesi onun sizi dinlemeye istekli olmadığını göstermektedir. Böyle durumlara düşmemek için konuşmayı ertelemeyi deneyin. 4. Karşınızdaki kişinin söylediğini tam olarak anladığınızdan emin olun. Konuştuğunuz kişinin söylediğini anladığınızdan emin olmak için anladığınız kadarını söyleyin. Eğer yanlış veya eksik bir şey anladıysanız karşı taraf bunu düzeltip size doğrusunu söyleyecektir. 5. Konuşan kişinin sözünün bitmesini bekleyin. Konuşan kişiyi bölmeye ya da cümlesini tamamlamaya çalışmayın. Karşı taraf fikirlerini size aktarırken yalnızca onu anlamak için çaba sarfedin. Konuşma bitmeden kendi fikirlerini söylemek karşı tarafa onu dinlemediğiniz ve yalnızca kendi fikrinizi kabul ettiğiniz izlenimini verir. 6. Karşınızdaki kişiye isim takma yoluna gitmeyin. Dürüst olmak gerekirse bütün insanlar ara sıra da olsa tartışmaya girmektedir. Bu gibi durumlarda etkili iletişim kurabilen insanlar nasıl davranmaları gerektiğini bildikleri için 1 adım öndedirler. Bir kişiyle tartışırken asla ve asla rahatsız edici kelimeler kullanmayın. 5 saniye durup...

Yapacak Bir İşiniz Olmasa Bile Hayallerinizin Gerçekleşmesi İçin 5 Neden

“Gideceğiniz yere karar verirken şuan nerede olduğunuzu düşünmenize sebep olan fikirlerin aklınıza girmesine engel olun.” Bu sözü neredeyse 10 yıl önce bir konferansta not almıştım. Orjinalinde kimin için söylendiğini bilmiyorum fakat son yıllarda bunun üstünde sıkça düşündüm. Bazı zamanlarda hepimiz kendimize sorarız “Nereye gidiyoruz?”. Bazen kendimi geleceğimin parlak olmasını sağlayacak müthiş bir kariyerin içinde buluyorum. Bu noktadan sonra ilerideki yıllara optimistik bakmak daha kolay oluyor. Bazen de kendimi değişen rollerle, şirketlerle hatta endüstriyle yüzleşmiş şekilde bir dönüm noktasında buluyorum. Bu nedenle çoğu kez her şeye en baştan başladım. Kritik kesişim noktalarında kişinin geleceği hakkında daha kapalı, ihtiyatlı veya bıkkın olması muhtemeldir. Önemli olan nokta olmamaktır. Aşağıdaki 5 madde neden şuanki durumunuzun gelecek fikirlerinizi etkilememesi gerektiğini sıralamaktadır. 1. Kendinizi sınırlamak potansiyelinize ulaşmanızı engeller Profesyonel ve kişisel hayatınızda istediğiniz yerde değilseniz, hayat gayenizi kaçırma olasılığınız çok yüksektir. Bazı insanlar hayalleriniz hakkında daha tutucu olmanızı söyleyebilir. Büyük hedef belirlemek onlara ulaşabileceğiniz garantisini vermez fakat belirlememek ulaşamayacağınız garantisini verir. Tarihe bakıldığında da büyük hedeflerine ulaşanlar tüm olasılıklara, fikirlere karşı çıkıp hedeflerini büyük tutanlardır. 2. Herkes kendini heyecanlandıracak şeylere ihtiyaç duyar En son ne zaman yapmak istediğiniz bir şey sizi heyecanlandırdı veya tüylerinizi diken diken ettirdi? Gerçekten önsezinizi bulduğunuz zaman ardında bir sihir olduğunu anlarsınız. Bu size gitmeniz gereken rotayı gösterir ve en zorlu anda size güç verir. Bu önsezi ne kadar güçlü olursa, kısa şeyleri o kadar kabul etmezsiniz. Pratik hedefler sizi istediğiniz yere götürmez. Victor Hugo der ki; “Her insan hayatını sınırlandırmalıdır, bu şekilde ileriki zamanda gerçekler ve hayaller buluşur.” 3. Şuan gelecekle alakalı değildir  Şuan ne olduğunuzun ileride ne olacağı üstünde çok az etkisi vardır. Bazı insanlar şuanki pozisyonlarının düşüncelerini etkilemelerine izin...

En Çok Yapılan 9 İş Başvurusu Hatası

Günümüzün rekabetçi iş piyasasında, mükemmel bir işe sahip olmak eskisinden daha zor görünüyor. Ve ne kadar kalifiye olursanız olun, bir mülakata gidecekseniz ön yazı ve özgeçmiş ikiliniz gerçekten parlamak zorunda. Doğru sebeplerden dolayı fark edildiğinizden emin olmak için bu en çok yapılan iş başvurusu hatalarının farkında olmanız-ve bir daha asla yapmamanız gerekiyor. 1. Talimatları Takip Ettiniz mi? Tatbikîde bir işe başvururken çemberlerden atlıyormuşsunuz gibi hissedebilirsiniz: şu ve şu detayları ekleyerek ön yazını yaz, bu konu satırını kullan, tüm materyalleri bir e-postanın ileti gövdesine ekle-ek olarak göndermen gereken bu şey dışında ve böyle devam ediyor. Fakat bu gibi görevleri yerine getirmek, işverenin işe almayacağı insanlara karşı ilk savunma hattıdır. “Bu yılın başlarında yeni bir blog yazarı işe almak istediğimizde adaylardan özgeçmişlerini sadece e-mailin ileti gövdesine eklemelerini, ayrıca ek olarak eklememelerini istedik,” diyor GovernmentAuctions.org.’un başkanı ve kurucu ortağı olan Ian Aronovich. “Bu taktiği kullanarak neredeyse adayların  % 85’ini eleyebildik çünkü basit talimatları takip edemediler.” 2. Herhangi Bir Pozisyon İçin Başvurma Herhangi bir pozisyonunda çalışmak için cinayet işleyebileceğiniz bir şirket olabilir, ancak bunu başvurunuzda açıkça belirtmek istemezsiniz. Birincisi, profesyonelce görünmüyor. Pat Kelley, “Hiring Right: A Business Blueprint for Lower Turnover and Higher Profits”’in yazarı, “başvurulan pozisyon” kutusunu boş bırakmak büyük bir hata diyor. “Spesifik hedefleri ve becerileri olan birini arıyorum” şeklinde açıklıyor. Ayrıca, ne iş olsa yaparım diyerek çaresiz görünebilirsiniz. “Bir başvuruda ya da özgeçmişte ‘Ben çok çalışkan biriyim ve gerçekten bir işe ihtiyacım var’ gibi şeyler söylemeyin,” diyor Kelley. “Bir sosyal hizmetler ajansı yönetmiyorum; şirketime katkı sağlayacak insanlar arıyorum. Çok çalışmak iyidir ama yeterli değildir.” 3. Özensiz Gramere Dikkat Edin Yazım hatalarının özgeçmişinizi garantiye aldığını ve ön yazıların bu sebeple çöpe...

Başarılı Olmayı İstiyorsanız Derhal Yapmayı Bırakmanız Gereken 12 Şey

Yeni yılda kazançlı bir yol izlemek istiyorsanız bu yolları değerlendirin. Yeni bir yıl her zaman yeni başlangıçlar sunar ve size sizi tatmin edemeyen bazı alışkanlıklarınızdan kurtulmak için ek bir motivasyon sağlar.  İşte bu yıl daha güçlü, daha mutlu, daha başarılı bir şekilde kendinizi yetiştirmek için geride bırakmanız gereken 12 şey: 1. Hedeflerinizi geciktirmek Hiç seyahat etmeyi, işinizi değiştirmeyi, daha sağlıklı nasıl olunabileceğini ve yeni iş girişimlerine başlamayı düşündünüz mü? Büyük hayaller bir yana, bunları gerçekleştirmek için herhangi bir adım attınız mı? Tüm bu yapılması gereken şeyleri bir kenara koymamak harekete geçmenin en önemli yoludur. Aksi takdirde, kendinize bu kadar zamandır bahsettiğiniz şeyleri gerçekten isteyip istemediğinizi kendinize sorun. 2. Geçmişi düzeltmeye çalışmak Hepimizin hayatında “Ya şöyle yapsaydım, ne olurdu?” anlarımız, sorguladığımız kararlarımız ya da pişman olduğumuz şeyler vardır. İşin sırrı tüm bunların gerçekleşmiş ve değiştirilemeyecek olmasını bilmekte. Buna rağmen, geleceğinizi istediğiniz şekilde değiştirebilirsiniz, yani geçmişe odaklanmak yerine yaşamak istediğiniz geleceğinizi şekillendirmeye yatırım yapmalısınız. 3. Küçük düşünmek Dünya zamanla daha da iç içe ve birbirine bağlı bir konuma geliyor. Tüm hareketleriniz, eylemleriniz ve söylemleriniz yaşadığınız yeri ve başkalarının yaşamlarını etkiler. Çevrenizdekileri güçlendirin, esinlendiğinizi hissettiğiniz topluluğa seslenin ve dünyanın başka yerlerinde olup bitenler hakkında bilgi alın. 4. Her şeyi kendi başına yapmak Dirençli, bağımsız ve hırslı olmak takdire şayan özelliklerdir, ancak her şeyi kendiniz yapmak zorunda değilsiniz. Başkalarından yardım isteyen insanlar sadece işleri daha verimli bir şekilde gerçekleştirmekle kalmazlar ve hata yapma ihtimalini de azaltırlar, aynı zamanda kendilerini büyüten ve yeni şeyleri yaşamaya iten benzer kişilerle güçlü bir bağ kurarlar. 5. Kötü insan ilişkilerine devam etmek Başarıya, kendini geliştirmeye, büyümeye ve mutluluğa katkıda bulunmadan zamanınızı ve enerjinizi alan ilişkilerden kendinizi sıyırın. 6. Öğle...

Kişilikleri Yargıladığımız 8 Temel Davranış

Kişilikleri nasıl yargılarız? Emotional Intelligence 2.0’ın yazarı ve aynı zamanda TalentSmart’ın kurucusu olan Dr. Travis Bradberry, duygusal zeka üzerine yaptığı araştırmalar ve yazılarıyla tanınıyor. Kendisinin, insanların karakterleri yargılarken nelere dikkat ettiği hakkında düşünceleri eminiz ki ilginizi çekecek. İşte Dr. Bradberry’nin bu konudaki yorumları: İnsan beyni, yargılamak ile fiziksel olarak bağlantılıdır. Bu hayatta kalma mekanizması, birisiyle onun davranışlarını değerlendirmeden ve mana vermeden görüşmeyi oldukça zor kılar. Bizler yargılarımızın konuşmanın içeriğine ve diğer açık davranışlara göre şekillendiğini düşünsek bile, aslında araştırmalar tam tersini söylüyor. Gerçekte, yargılarımızın temeli, daha küçük ve daha belirsiz şeylere bağladır, örneğin; el sıkışmak ve vücut dili gibi. Bizler sıklıkla, fikirlerimizi sadece karşımızdaki insanların yalnızca davranışlarına göre tamamlarız. Kansas Üniversitesi’nin giyilmiş bir ayakkabının fotoğrafına bakarak; dışadönüklük/içedönüklük, duygusal stabilite, titizlik, tatlılık, açık olmak gibi kişisel özellikleri değerlendirdiği bir araştırmaya göre, insanların küçük kişisel özelliklerine göre onları yargılamakta çok iyiyiz. İnsanların bilinçsiz davranışları, kendine ait bir dile ve her zaman nazik olmayan kelimelere sahiptir. Bu davranışlar, büyük ihtimalle kim olduğunuzla bütün bir hale geliyor ve eğer onlar hakkında düşünerek çok fazla zaman harcamak istemiyorsanız, şu an buna başlamak için iyi bir zaman çünkü sizin kariyerinizi sabote edebilir. 1. Resepsiyonist ve garsonlara nasıl davranıyorsunuz? İş görüşmelerinde giderek yaygın bir hale gelen, destek ekibine nasıl davrandığınız yaradılışınızın bir göstergesidir. Sizinle ve sizden bağımsız çalışan destek ekiplerine nasıl davrandığınızın dozajını ayarlamanız, röportörler için genellikle insanlara nasıl davrandığınızın göstergesidir. Çoğu insan, bir işe alım müdürüyle ya da diğer “önemli” insanlarla konuştuklarında rol yaparlar ama bazıları kapıdan dışarı çıktıklarında Jekyll ve Hyde gibi karakter değiştirerek, diğerlerine küçümseyerek ya da ilgisiz davranırlar. İş yemekleri de bunu ortaya çıkaran bir başka yerdir. Yemeğe beraber çıktığınız insanlara karşı...

7 Maddede Bir Lider Zihnine Sahip Olmak

Büyük sanatçılar her zaman büyük liderler ortaya çıkarmazlar. Kanıta mı ihtiyacınız var? Sadece spor dünyasına bakın. Wayne Gretzky, Isaiah Thomas ve Kevin McHale… Kendi alanında başarılı olan tüm bu efsane atletler antrenörlük kariyerlerine bunu ekleyemediler. Liderlik, aslında tıpkı diğerleri gibi işlenmiş, geliştirilmiş özelliklerin, bir arada toplanmasıdır. Tıpkı Vince Lombardi’nin belirttiği gibi, lider doğulmaz, olunur. Tüm bu süreç ise doğru bir akıl yapısıyla başlar. Her şeyden önemlisi, liderlik sadece bir halet-i ruhiyedir. Sizin dünyayı görüşünüz ve takımınızla olan etkileşiminizi ortaya çıkardığınız görüşlerinize dair bir mercektir. Peki bir liderin zihin yapısına sahip olup olmadığınızı nasıl bilebilirsiniz? İşte takımınızın ihtiyacı olan lider olabilmek için doğru bir zihin yapısına sahip olup olmadığınızı gösterecek 7 işaret: 1. Övülmeyi arzulamayı bırakırsınız. Bunu ertelediğinizi söylemiyorum. Övülmeyi arzulamayı tamamen bıraktığınızı söylüyorum. Liderler için, övgü zamanla giderek daha önemsiz bir hale geliyor. Aslında, yapmanızın sizin için anlamlı olduğu bir işi yapmayı arzulamak, kabiliyetleriniz için en iyisidir. Büyük liderler, geniş ölçüde elde ettikleri çıktıları, kendi yaptıklarından ve onlardan dolayı oluşan memnuniyetten ayırırlar.  2. Bir oyuncudan daha çok koç/amigo haline gelirsiniz. Fark edeceksiniz ki bu, işi sizin yapmanızla alakalı değil, çevrenizdekilerin yaptığı işin kalitesi ile ilgili. Bu sizin sunum hazırlamanız, dökümentasyon sistemleri kurmanız ya da satış için arama yapmak gibi işlere odaklanmamanız anlamına gelir. Aslında siz, çevrenizdeki insanların daha iyi gelişmesi için en iyi kültürü ve çevreyi yaratmaya odaklanırsınız. İlham verirsiniz ve insanların olabilecekleri en iyi hallerine ulaşabilmeleri için onları bir araya getirirsiniz. Engelleri ekibinizin önünden kaldırırsınız, böylece onlar da mümkün olan en açık yolda işlerini yaparlar. Mükemmel liderler kendi yaptıklarına daha az, başkalarının kendi en iyilerini yapmalarına daha çok odaklanırlar. 3. Diğerlerinin nasıl hissettiklerine önem verirsiniz. İnsanlar, özellikle nasıl...

Hedeflerinize Ulaşmak İçin Yapmanız Gereken 10 Şey

Başarılı olmak için öncelikle kendinizi başarı için hazırlamanız gerekir. Yılbaşında yeni kararlar alırken, kendinizi başarısızlığa mahkûm ediyormuşsunuz gibi görünebilir. Pek çok insan spor salonu üyeliğini yeterince kullanmaz, hızlı bir şekilde eski alışkanlıklara döner veya asla uzman olmayı amaçladıkları yeni hobiler bulmazlar. Girişimciler için, kararların başarılı olmaması; yeni bağlantılar kurmayı ihmal etmek, tasarruf etmek yerine para harcamak veya daha önceden belirlenen yeni beceriler öğrenmek anlamına gelebilir. Fakat bu yıl büyük bir değişiklik yapmaya karar verdiniz. Hedeflerinizi takip etmeniz için bunlara ulaşmayı istemekten daha fazlasını yapmak zorundasınız. Çoğu durumda, hırslarınızı gerçekleştirmek bir dizi yaşam tarzı değişikliği gerektirir. 2017’de hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olmak için en iyi tavsiyemizden bazılarını okuyun ve başarının sadece bir hareket değil, bir alışkanlık olduğunu unutmayın. 1. Liste Yapın Hedeflerinize ulaşmak için öncelikle ne olduklarını belirlemelisiniz. Bu işlemin sizi ezmesine izin vermeyin – içgüdülerinize güvenin. Üç dakika süreyle bir zamanlayıcı ayarlayın ve hedeflerinizin tamamını kâğıt üzerine, onları başarmanın ne kadar zor olacağından endişelenmeden not alın. Bundan sonra, geriye dönün ve uygulamak zorunda olduğunuz değişiklikleri veya hedeflerinizi gerçekleştirmek için yapmanız gereken yaşam tarzı ayarlamalarını beyin fırtınası yaparak belirleyin. Ne yaparsanız yapın, listenizi çekmecede bir yere koymayın, hatta düzenli olarak bakın. 2. Çalışma Alanınızı Temiz Tutun Karışıklık sadece fiziksel olarak yola çıkmaz, sizi rahatsız etmenin bilimsel olarak kanıtlandığını görürsünüz. Bunu yalnızca fiziksel bir karmaşa olarak değil, zihinsel bir karmaşa olarak düşünün. Masanızdaki ek nesneler dikkatiniz için rekabet eder ve beyniniz bu öğelerin varlığının işinizle gerçekten alâkalı olanlar arasında sürekli olarak uzlaşmak durumunda kalır. Varoluştan bahsetmişken, bir süredir orada oturan bazı şeylerin sizi şu andaki durumun dışına sürüklediğini göz önüne alın. Sembolik olarak bağlı hissettiğiniz herhangi bir öğeye gelince, kendinize basit bir...

Öğrenmesi Zor Olan Fakat Uzun Vadede Büyük Yararlar Sağlayacak 10 Beceri

1. Zaman yönetimi Zaman yönetimini öğrendiğinizde, zaman kontrolünü de öğrenmiş olursunuz ve bu şekilde odaklanma beceriniz gelişir. Odaklanma arttıkça verimliliğiniz de artar. Görevler arasında daha hızlı ilerleyerek, iş günlerinizin bir çırpıda uçup gittiğini fark edersiniz. Zaman yönetimine hakim olduğunuzda, “günümü planladığım gibi geçiremedim” gibi korkunç hissiyatı üzerinizden atmış olursunuz. Kendinizi daha sakin, rahat ve hayatınızın kontrol altında olduğunu hissedersiniz. Karar vermeye gelince, her seçeneğin dikkatle incelenmesi mümkün olur, böylece olası en iyi kararı verebilirsiniz. 2. Empati Empati, “başkasının duygularını anlama ve paylaşma yeteneği” demektir. Empati, başarının anahtarıdır ve düşünme, çalışma ve liderlik etme yöntemimizi değiştirme gücüne sahiptir. Bu beceriyi edinmek için, yapılması ve yapılmaması gereken davranışlar şunlardır; Yapılacaklar Açık uçlu sorular sorun Sessiz bir ortam yaratıp rahatlamanızı sağlayın Sık sık “neden” sorusunu sorun Hikayeler ve duygular arayın Yapılmayacaklar Yargılamak Varsayım yapmak          Sadece ne istediğini düşünmek 3. Yardım İsteyin Çoğu kez, yardım istemek zayıflık olarak görülür; bu nedenle her şeyi kendi başımıza yapmaya çalışırız. Tam tersi, yardım istemek güç göstergesidir. Varsayım 1: Yardım istemek zayıflığa işaret eder. Kendi başıma yapamazsam, gerekli becerilere veya kaynaklara sahip değilsem, nasıl yapacağımı bilmemeliyim. Çünkü sorarsam zayıf biri olarak gözükürüm. Varsayım 2: Bir başkasının bana yardım etmesine izin veremem,eğer verirsem bu, durum üzerindeki kontrolümü kaybetmem anlamına gelir. Varsayım 3: Destek alırsam karşılık vermeliyim. Ya istediği karşılığı veremezsem ne olur? Ya karşılık vermek istemiyorsam? Varsayım 4: Benim kadar meşguller, yardım edecek zamanı nasıl bulabilirler ki? Bu yüzden yardım istesem kesin yardım etmezler. Bütün varsayımları yıkıp yardım istenildiğinde, karşınızdaki kişinin yeteneklerini görüp onlarla kendinize değer katarsınız ve yeni bilgiler edinip her şeyi görmediğiniz açıdan görebilmeyi öğrenirsiniz. Her şeye karşı bakış açınız gelişir ve güçlenirsiniz. 4. Tutarlılık Hedef belirlenirken, ona ulaşmaya...

Verimliliğinizi Arttıracak Bir Çalışma Alanı Oluşturmanın 9 Yolu

Evden de ofisten de çalışıyor olsanız,çalışma alanınızda rahat hissetmeniz önemlidir. Alan dar olsa da, rahatsız edici faktörler çok olabilir. Rahat ve davetkar bir ofis hem verimliliğinizi ve etkinliğinizi arttırır, hem de modunuzu yükseltir. Burada ofisinizi, verimliliğinizi arttıracak bir alana dönüştürmeniz için gereken 9 yol yer alıyor. 1. Mobilyalara önem verin. Tabiki de çalışma alanındaki en önemli şey, düzgün bir sandalye ve masaya sahip olmaktır. Burada satın almadan önce dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar yer alıyor. İyi bir sandalyenin kol dayanakları olur. Bu dayanaklar rahat edebilceğiniz düzeyde dirsek hizasında olmalıdır. Dirseğiniz 90 derece açıyla bükülmeli ve ayaklarınız yerde düz şekilde durabilecek düzeyde olmalıdır. Masa da sandalye kadar önemlidir. Alışverişe gittiğinizde size özel olacak şekilde yüksekliğe sahip olanını seçmelisiniz. Tabi bunu sandalyenizi ayarlayarak da yapabilirsiniz. Fakat en iyisi uyumlu olanı seçecek şekilde önceden bilgi sahibi olmanızdır. 2. Işığı ayarlayın. İdeal olarak, çalışma alanı pencerelere ve doğal bir ışıklandırmaya sahip olmalıdır. Peki,neden? Çünkü günışığı modunuzu yükseltir ve sizi daha verimli kılar. Fakat her zaman güneş olmayabilir, bu durumda ofisi aydınlatacak ve okuma, yazma, araştrma işlemleriniz için yapay bir ışığa ihtiyacınız olacaktır. 3. Dereceyi iyi ayarlayın. Ofisin ısısı da çok önemlidir. Eğer içerisi çok sıcaksa bu sizin konsantre olmanızı engelleyebilir. Aynı şekilde çok soğuksa da verimliliğinizi etkileyebilir. Ofisin içinde dışardaki havaya uygun olacak şekilde, uygun derecede ısıya sahip olmak önemlidir. Klima sahibi olmak bazen masraflı olabilir, bu durumda küçük taşınabilir ısıtıcılar işe yarayacaktır. 4. Size özel tasarlayın. İdeal bir ofisin iç dizaynının nasıl olduğunu söylemek zordur. Genel görüş ise ev rahatlığı ve ofis disiplini arasında, huzurlu ve davetkar bir ortam yaratmak üzerinedir. Aynı zamanda verimliliği tetikleyecek şekilde olmalı. Bu sayede daha ilham...
START 300×250
Engenius
Inkompass 225×550

Yaklaşan Etkinlikler

mart

1mar - 210:00mar 2- 17:00Hacettepe Üniversitesi Kariyer ve Staj FuarıHUKSF

2mar - 3Tüm GünLiderler Zirvesi'17

4mar - 5mar 409:00mar 5Yatırım Eğitimi'17Yatırımı profesyonellerinden öğrenin!

11mar - 12mar 1109:00mar 12HUMANSPIRE İNSAN KAYNAKLARI ZİRVESİTÜRKİYE'NİN EN İYİ İK'CILARI SENİN İÇİN BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ'NDE!

Kariyer, mesleğimizi yaparken koyduğumuz hedefler doğrultusunda iş deneyimi kazanırken, gerekli eğitimleri alıp, mesleki ve bireysel açıdan kendimizi gerçekleştirme sürecimizdir.

Kariyer, en klasik şekli ile sonu olmayan bir yol benzetmesi ile tanımlanır. Çünkü insanın kendisini geliştirmesinin sonu yok gerçekten.

Yukarıdaki tanımı açarsak; yaptığımız işte kendimizi mesleki açıdan geliştireceğini, düşündüğümüz alanları ve konuları tespit edip, gerekiyorsa bir uzmandan destek alarak, ilgi alınımız ve becerilerimiz doğrultusunda ilerleyebileceğimiz ve kendimizi geliştireceğine inandığımız alanlara eğilip, kendimizi mesleki, ekonomik, sosyal ve kişisel açılardan tatmin edebilmemizdir.

İş ilanlarını görmek için tıklayın.