Ücretsiz Danışmanlık 728×90 (Lansman)

Başarılı İnsanların 7 Özelliği

Siz de başarılı olabilecekken  neden başarılı insanlara hayran oluyorsunuz? Başarı sadece şansa bağlı değildir. Başarı, odaklanma, kararlılık, iyimserlik ve sıkı çalışmayla ilgilidir. Zihniyet ve davranışlarınızda değişiklik yapmak ilk bakışta zor olabilir, ancak gerçek anlamda ekstra çabaya değer. Aşağıda, youngentrepreneur.com’un kurucusu Matthew Toren’in paylaştığı başarılı kişilerin günlük hayatlarında uyguladıkları 7 spesifik davranışı bulabilirsiniz: 1. Olmalarını beklemek yerine olayları gerçekleştirin. Başarılı insanlar ve tembel insanlar birbiriyle iyi iletişim kuramazlar. Gerçek başarıya ulaşanlar, hayallerinin gerçekleşmesi için beklemenin sadece zamanlarını ve potansiyellerini boşa harcamak olduğunu bilirler. İstenmeyen durumlar hakkında şikayet etmek yerine, zorluklarının üstesinden gelmenin yollarını keşfederler. Başarılı insanlar hayatlarından bahaneleri çıkarır ve olayların istedikleri gibi gerçekleşmesini sağlarlar. 2. Hedefe değil, yolculuğa odaklanın. Başarıya giden yol, değerli yaşam dersleri, zafer ve kaçınılmaz başarısızlıklarla doludur –  ki doğru bir yaklaşımınız varsa, bu başarısızlıklardan ders çıkarabilirsiniz. Başarılı insanlar şimdi güllerin kokusunu almak yerine zamanını yönetirlerken, daha sonra başarıya giden yolculuklarının tadını çıkarırlar. Başarıya aşina olanlar , gökkuşağının sonundaki altın dolu kazana odaklanmaktan ziyade gökkuşağının kendisi üzerinde yoğunlaşıyorlar. Bu da yolculuğu daha tatmin edici yapıyor. 3. Statükoya meydan okuyun. “Her zamanki gibi iş” dünyayı değiştirecek bir şey değil. Elon Musk ve Bill Gates gibi insanların çılgınca başarılı olmasının bir nedeni var ve bu nedenden dolayı yeniliğe bu kadar yakınlar. Her gün yeni kurulan şirketler, düşünülemez olanları yaparak normlara meydan okuyorlar. İşletmeler evlere modern sağlık hizmeti sunmakta, -üstelik hepsi birkaç saat içinde- ve günlük görevlerde yardımcı olmak için robotlar oluşturmaktadır. Adını koy ve hemen oluştur, iste bu kadar basit. Ama bu, her şeyin zaten yapıldığı anlamına gelmiyor – her yıl 627.000’den fazla Amerikalı işletme açılıyor. Geri kalanından ayrı olmak senin işin. 4. Öğrenmeye devam edin. Bir kişi öğreneceği şeylerin...

“Sizi Neden İşe Almalıyız?” Sorusuna Daha İyi Cevap Vermeniz İçin 3 Yol!

Çoğumuz bir mülakata kendimizi çok iyi tanıtıp işi almak için girer fakat ne yazık ki kendimizi öne çıkaracak çoğu şeyi söyleyemeden görüşmeden ayrılırız. MIT’de Kariyer Gelişim Uzmanı olarak çalışan Lily Zhang tam da bu konuda hepimize yardımcı olacak bilgileri bizimle paylaşıyor: Ben yapmacık bir mülakatta bile bu soruyu sormayı sevmezken, şirketlerin gerçek bir mülakatta bu soruya nasıl katlandıklarını bilmiyorum. Fakat, görünen o ki katlanıyorlar, hatta bu sorunun mülakatlarda en sık sorulan sorulardan biri olduğu ortaya çıktı. İyi haber şu, her ne kadar iddialı ve garip bir şekilde sinir bozucu bir soru olsa da, bu soru neden iş için iyi bir aday olduğunuzu özetleyen harika bir fırsat. Yetenekleriniz, kültürel yeterliliğiniz ve daha fazlası hakkında konuşmanızı sağlıyor. E bir mülakattan daha ne istenebilir ki? Peki, bu kadar açık uçlu bir soruya tam olarak siz nasıl cevap veriyorsunuz? İşte size 3 strateji. 1. Kesişim Bu sorunun üstesinden gelmek için bir yol sizi işe almanın şirket açısından yararını ve sizin açınızdan yararını kesiştirmektir. Temel olarak, şirketinize pozisyon için uygun becerilere sahip hevesli bir çalışan olduğunuzu ve sizin de anlamlı şeyler yapmaktan motive olduğunuzu, yeteneklerinizi geliştirdiğinizi ve kariyerinizin bir sonraki adımı için çalıştığınızı anlatmak istiyorsunuz. Burada anahtar olan şey ikinci kısmı unutmamak: kendin hakkında konuş. Birçok insan işe alınmasının sadece şirket açısından yararlarını sıralama hatasına düşüyor. Bu işin sizin açınızdan yararlarını anlatmak neden bu işte devamlılık sağlayacağınıza ilişkin bilgi verir ki bu tüm şirketlerin aradığı bir özelliktir. 2. Şirket Uzmanı Bazı şirketler açıklar bazıları açıklamaz, fakat şunu bilmelisiniz ki tam soru her zaman şudur: “Herkesin içinden neden seni seçmeliyim?” Eğer çoktan yeteneklerinizi ve deneyimlerinizi birçok kez anlattığınızı düşünüyorsanız, belki başkalarının şirkete sağlayamadığı şeyleri sizin sağladığınızı göstermek daha iyi bir yaklaşımdır. Benzer...

İşe Kabul Edilmemenizin Ardından Yapmak İsteyeceğiniz, Fakat Yapmamanız Gereken 3 Şey

İş görüşmesi sonucunda reddedilmiş fakat kendini mutlu hisseden bir kişi bulmak zordur. Şu anda o teknede iseniz ve sinirli, kızgın, üzgün veya bu duyguların herhangi bir kombinasyonunu hissediyorsanız, sizinle tamamen bağlantı kurabilirim. “Teşekkürler, ama kalsın” demekle baş etmek için sağlıklı yollar olsa da, bu durum karşısında, en çok yapmak isteyeceğiniz şeylerin çok sağlıklı olmadığını tahmin edebiliyorum. Aslında, başka bir iş için şansınızı azaltabileceğini söyleyecek kadar ileri gidebilirim. Şu anda yapılması gereken şey doğru gibi görünse de, kariyer danışmanı Richard Moy’un deneyimlerinden yola çıkarak aktardığı kaçınılması gereken üç başlık var. 1. İşe Alım Yöneticisine Aklınızdan Bir Parça Vermek İsteyeceksiniz. Özellikle uzun bir görüşme süreci sonrasında “hayır” kelimesini duyduğunuzda, avazınızın çıktığı kadar bağırmak istemeniz doğaldır. Çok fazla zaman harcadınız ve çaba gösterdiniz bu nedenle üzgün hissetmeniz doğal bir durum. Ancak gerçek şu ki dünya neredeyse sandığınız kadar geniş değil ve bu işe alım müdürüyle yola çıkmanız için her zaman şansınız var. Reddedildikten sonra bir takip e-postası göndermek iyi bir fikirdir. Pozisyonla gerçekten ilgilendiğinizi göstermek karşı tarafın ilgisini çekecektir. 2. Başka Bir Fırsat Dilemek İsteyeceksiniz. İşe alım görevlisiyken, adayları reddettikten sonra diğer görevler için yeniden gözden geçirdim. Bu adaylar, şirketimiz ile iletişimde kaldılar, ne yaptığımızı takip ettiler ve geri döndüğümde gerçekten heyecanlandılar. Elbette, şirkette çalışmak istediğinizi açıkça belirteceksiniz. Her şeyi göze alabilen bir kişi gibi sana verecekleri herhangi bir pozisyona sahip olmak isteyeceksiniz. Yine, bir şirketten gelen bir ret e-postası, o şirketten duyacağınız en son haber olacağı anlamına gelmez. Gelecekte sizin için uygun olduğunu düşündüğünüz bir rol görürseniz, vazgeçmeyin ve başvurmaya devam edin. Bu kaçınılmaz bir zaman dilimi değil, ancak bir işe alım görevlisi olarak, daha önce reddedilen adaylardan dört ila altı...

İyi Liderlerin Her Gün Yaptığı 6 Benzersiz Şey

İyi bir lider olmak zirvedeki yalnızlık olabilir. Bu cesur yolculuğa çıkmayı seçenler, dürüstlük ve ahlaki otorite yolunda ilerlemektedir. Bunun kısa bir yolu yoktur. Burada yalnızca ölümlüler rolün büyüklüğünü fark eder, havlu atar ve yenilgiyle karşı karşıya kalırlar. Güven ve kararlılıkla çözüm bulan olağanüstü liderler için başkalarından öğrenme ve başkalarına hizmet etme gibi iki şey asla kesişmez. Bunlar konumlarını, kimliğini ve hedeflerini kesinleştirmiş aciz ve öfkeli bir ortamın işaretidir. Öğrenme: Başkan John F. Kennedy “liderlik ve öğrenme birbirinin vazgeçilmezi” olduğunu gözler önüne serdi. Liderler lider olmayı öğrenirler ve lider olarak öğrenmeye devam ederler. Hizmet Etmek: Antik Çin Filozofu Lao Tzu der ki; “En iyi lider insanların varlığını nerdeyse hiç fark etmediği liderdir, o işini bitirdiğinde, hedefine ulaştığında diğerleri bu işi kendi başımıza başardık derler.'” Yolculukları boyunca miraslar kazanır, kariyerlerini ilerletilir ve şirketlerini geliştirirler. İşte liderlerin, gün içinde, gündüzleri ve hatta uykularında bile yaptıkları 6 şey: 1. İyi liderler daha çok dinler ve daha az konuşurlar. İşyerinde güvenilmeyen bir lider duymak ister misin? Kolay, sadece palavralarını dinleyin – güvensizlikleri için bir maske. Kendine güvenen liderler mütevazi ve ne düşündüklerini bilir; sizi dikkatle dinleyip ne düşündüğünüzü bilmek isterler. Pratik olarak, unutulan bu iyi konuşma becerisi, takipçilerine konuşmanın bir parçası olma özgürlüğünü sağlar. Bu tür liderler, merak uyandırıcı sorular sorar; pek çok soru: bir şeyin nasıl yapıldığı, neyi sevdiğinizi, neyi öğrendiğinizi ve daha iyi olabilmek için neye ihtiyacınız olduğunu gibi. Sadık takipçileri olan liderler çok şey bildiklerini ve dinleyerek daha fazlasını öğrenmeye çalıştığını fark eder. 2. İyi liderler, liderliklerine ilişkin geribildirim alırlar. Kaba  tanımını bilmek ister misin? Kabul etmeyi veya geribildirim almayı reddeden biri. Harika bir lider, sadece bir takım bir araya getirmekle...

Şirketler Tarafından En Çok Aranılan “İnce Yetenek” (Ve 4 Adımda Bu Yetenekte Ustalaşma)

Şirketlerin üçte ikisi iletişimi, çalışanlarında istedikleri en üst “ince yetenek” olarak değerlendiriyor. Bu mantıklı. Etkili iletişime duyulan ihtiyaç her endüstride, her rolü ve her konumu kapsıyor. Hiçbirimiz tamamen izole edilmiş bir ortamda çalışmıyoruz. Dolayısıyla yol gösterme, geri bildirim alma ve bilgi paylaşma hepimiz için önemli birer yetenektir. İletişim sadece ürünlerin ve hizmetlerin nasıl üretildiği ve satıldığı değil,  aynı zamanda mesleki ilişkilerimizin temelini oluşturan ve işte heyecan verici ve ilham verebilen şeydir. Bu nedenle, şirketlerin keskin iletişim becerilerine sahip çalışanlar aradığı açıktır. Ancak bu beceriyi listenin en üst sıralarına yerleştiren şey nedir? Mükemmel iletişim becerileri nadirdir. İyi iletişim kurma yeteneği sıklıkla işlerini iyi yapan çalışanlarda iyi olarak kabul edilir. Eğitim almak istediğimizde ise sıklıkla daha teknik veya sözde uzmanlık becerisi peşinde oluruz. Çok az insan, rol veya seviye bakımından ne olursa olsun, ince yetenekler söz konusu olduğunda kendilerini geliştirmek için çok fazla çaba ve zaman harcamaya razı olurlar. Bu ilgi azlığı sizi için bir fırsat doğurabilir. Yazılı, sözlü ve sözlü olmayan (yüz ifadeleri, duruş ve hareketler) iş yerinde kullandığınız iletişim biçimleridir. İşte bu becerilerinizi geliştirmek ve akranlarınız arasında bir adım öne çıkmak için bugün yapabileceğiniz birkaç egzersizi Robin Camarote Inc.com’daki makalesinde paylaşıyor. : 1. Gerçekten dinleyin. “Önce anlamak için ara” Steven Covey’nin oldukça etkili insanların 7 alışkanlıklarından birisi ve iyi iletişimin ilk kuralıdır. Aktif dinleme yüz ifadelerinizle söylenenleri işittiğinizi göstermeyi, göz teması kurmayı ve kafa sallamayı ve anladığınızı doğrulamak için duyduğunuz şeyi tekrarlamayı gerektirir. 2. Sadede gelin. En önemli noktanız veya isteğinizle başlayın ve sadece diğer kişi daha fazla detay istediği zaman mantığı ve ayrıntıları ile doldurun. 3. Hızınızı belirleyin. Yavaş yavaş, daha sık duraklamalarla konuşmak diğer insana anlamalarını onaylamak için olanak verir ve soru...

Günün İlk 20 Dakikası Sizi Başarıya Nasıl Hazırlayabilir?

Uyandıktan hemen sonra pozitif bir rutini devreye sokarsanız, bilinçaltınızın gücüne dokunursunuz. Başarıya ulaşmak için bunu nasıl yapabileceğinizi Ahmed Safwan Entrepreneur’deki makalesinde anlatıyor. Hepiniz sabah rutini hakkında bir şey biliyorsunuz: Herkes, erken uyanıp rutine saplandığınızda, işinize daha fazla yarayacağını düşünüyor. İster sabah saat beşte isterseniz öğleden sonra saat üçte uyanın, günün ilk 20 dakikası sizi başarıya götürebilir. Beyin, çoğunlukla dalgalar olarak adlandırılan elektriksel desenler üretir. Bilim adamları, beyin dalgalarının frekansı ile vücudun durumu arasında bir korelasyon olduğunu keşfetmişler. İlk uyandığınızda, beyniniz saniyede yaklaşık 10,5 dalga ile çalışır. Beynin 8-13 Hz aralığı alfa aşamadır. Buna, bilinçaltına giriş kapısı deniyor. Hiç işe gidip geliyorken, yarı dalıp gitme durumunu yaşadınız mı? Birkaç dakika geçti, ama olanları hatırlamıyorsunuz. Muhtemelen beyniniz alfa durumuna girmiştir. Beyin faaliyet bilimine fazla girmeden, uyandığınızda bilinçaltı zihninizin en aktif olduğunu söylemek doğrudur. Olumlu düşünmek ve gün boyunca daha fazlasını başarmak için beyninizin bu bilinçaltındaki etkinliğini eğitebilirsiniz. Bu ilk 20 dakikadan en iyi sonucu almak için yapabileceğiniz altı basit şey aşağıda özetlenmektedir. 1. Erteleme düğmesine basmayın. Alarmınızın erteleme düğmesine asla basmayın. Bu, beyninize gününüzü beklemeye alıp ertelemek için sorunsuz bir durum olduğunu söyler. 2. Yatağınızı toplayın. Odanız daha temiz görünür ve daha organize hissedilir. Ayrıca, iki sonuç da işinizi hemen yapmayı istemeniz için aklınızı eğitir. Bu, küçük bir galibiyettir ancak gününüzü bunun üzerine inşa edebilirsiniz. 3. Hayatınızı görselleştirin. Alfa durumunda yapabileceğiniz en iyi şey budur. Hayatınızı görselleştirin. İşinizi kurma hedefinize ulaştığınızda beş yıl içinde ne olacak? İlişkileriniz nasıl olacak? Geleceğe nasıl bakacaklarına ve onları gerçekleştirmek için nelere ihtiyacınız olduğuna konsantre olun. İstedikleriniz için bilinçaltınızın içine dokunun ve ardından beyninizi harekete geçirin. 4. Motivasyonel bir video izleyin. Uyandığında, zorlu bir gün bile...

İyi İletişim Kuran İnsanların 8 Sırrı

Konu iletişime geldiği zaman hepimiz bu konuda çok iyi olduğumuzu düşünmeye meyilliyizdir. Gerçek şu ki iyi iletişim kuranlarımız bile düşündükleri kadar iyi değildir.  Bu iletişim kurma yeteneğimizin abartılması tanıdığımız insanlarla iletişim kurmamız ile büyütülür. Travis Bradberry iyi iletişim kuran insanların sırrını şöyle açıklıyor: Chicago Üniversitesi Booth School of Business’teki araştırmacılar bu teoriyi test ettiler ve buldukları şey şaşırtıcıydı. Çalışmada kişiler önce tanıdıkları insanlarla ve daha sonra hiç tanımadıkları insanlarla eşleştirildi. Araştırmacılar, birbirini tanıyan insanların birbirlerini, yeni tanıştıklarına göre daha iyi anlamadıklarını buldular. Daha kötüsü katılımcılar iletişim yetenekleri abarttılar ve bu da bildikleri insanlarla birlikte daha çok belirginleşti. Tanıdığımız insanlarla iletişim kurarken neyi anladıkları konusunda tahminlerde bulunuruz. Yabancılarla ise bu tahminleri yapmaya cesaret edemeyiz. Bu ne kadar iyi iletişim kurduğumuzu abartma eğilimi (ve ne kadar iyi anlaşıldığımız) o kadar yaygın ki psikologlar bunu için bir isim vermişler: Yakınlık-İletişim Önyargısı. Kenneth Savitsky tarafından yürütülen bir çalışma derki “Benim bildiğim senin bildiğinden farklıdır anlayışı etkili bir konuşma için esastır. Ancak bu anlayış anlaşılması zor olabilir. Bazıları gerçekten aynı dalga boyunda olabilir, ama belki de düşündükleri kadar değil. Acele eder ve endişeli davranıp diğer kişinin bakış açısını almayı bırakabilirsiniz. “ Harekete geçelim. İletişim liderlerin gerçek işleridir. İletişim kurmada gerçekten iyi olmadığınız sürece harika bir lider olamazsınız. Harika iletişim kuran insanlar diğerlerine ilham verir. Gerçek, duygusal ve kişisel bir bağ yaratırlar. Ve harika iletişim kuranlar bu bağı insanlara yönelik bir anlayış ve duymak için hazır oldukları şekilde doğrudan ihtiyaçlarına yönelik konuşma yeteneği yoluyla işlerler. Bu sekiz strateji karşılaştığımız herkesle, özellikle de iyi bildiklerimizle, sizi geri tutma eğiliminde olan iletişim yanlılığının üstesinden gelmenize yardımcı olacaktır. Bu stratejileri uygulayın ve iletişim kurma yeteneklerinizin daha yüksek seviyelere...

Richard Branson’ın En Büyük Başarısızlıklarından Öğrendiği 7 Şey

Gerçek bir lider olmanın şartı değişen koşullara uyum sağlama yeteneğinde gizlidir. Milyarder Richard Branson çok fazla işletmenin sahibi, ve bütün bu işletmeleri  takip etmekte zorlandığını söylüyor. Değeri 5 milyardan fazla olan girişimciliğe yönelik hizmetleri ve başarılı itibarından dolayı İngiliz Hükümeti tarafından şövalyelik unvanı verildi. Ancak Branson’un kariyeri de yanlış kararlardan ve yanlış hesaplamalardan pay aldı. İşte entrepreneur.com’da yer alan Richard Branson’ın kariyerindeki başarısızlıklardan birkaçı ve bunlardan öğrenebileceğimiz dersler; 1. İlk şirketi para kazanmadığında. Branson, ilk işine başlamak için 1967’de, 16 yaşındayken iş kurmak için okulu bıraktı: Öğrenci dergisi. Öğrenci dergisinin kendi kuşağının sesi olmasını istedi ve dergi bazı büyük isimlerle röportajlar yaptı – ancak çok para kazanmadı. Nakit akışı yayıncı için bir sorun haline geldi. Eğer orijinal planına sıkışıp kalsaydı, Branson düşüş yaşayabilirdi. Bunun yerine, esnek ve daha başarılı bir alan  olan müziğe dönmeye karar verdi. Posta ile siparişte indirim ve kayıt işi başlattı ve dergiyi ödemenin bir yolu olarak başlayan şey, Virgin Records adlı bir milyar dolarlık kayıt imparatorluğu haline geldi. 2. Virgin Atlantic Havayolları başlamadan önce neredeyse çöktü. Branson, Virgin Atlantic Airlines’ı, yolculara daha iyi bir uçuş deneyimi sağlamak için 1984’te kurdu. Büyük bir fırsat gördü, ancak çok az tecrübesi vardı ve yeni girişimi yerden kalkamadan neredeyse başarısız oldu. Virgin’in tek uçağının ilk deneme uçuşunda, kiralanmış bir Boeing 747, bir sürü kuşun motorun içine uçmasıyla aşırı hasar aldı. Böylelikle havayolu, bir uçağı olmadığından yolcuları taşımaya başlamak için sertifikaya sahip olamadı ve belgelendirilmediğinden onarım için para alamadı. Paniklemek veya vazgeçmek yerine Branson iyimser kaldı. Hızlı çalışarak, şirketlerini yeniden yapılandırdı ve onarımların hızlı bir şekilde yapılması için diğer girişimlerden para çekti.  Havayolu şirketi gerekli sertifikayı aldı ve Virgin’in Gatwick’ten Newark’a...

Hayallerinizin Önündeki Aşmanız Gereken 7 Engel

Hayallerimizin önüne çıkan engeller bizi vazgeçirmemelidir. Bunun için de bu engellerin farkında olmamız gerekir. Engelleri tanımak bize çözüm yollarını da açacaktır. İşte hayallerinizin önündeki aşmanız gereken 7 engel: 1. Kararsızlık Maymun iştahlılık, ne istediğini bilemezlik, belli bir hedefe odaklanamamak, bunların hepsi insanın kararsız olmasından kaynaklanır. İnsan bu aşamada kendi içine dönüp gerçekten ne arzuladığını, geleceğini nasıl görmek istediğini sorgulayarak kendine değişmez hedefler koymalıdır. Gideceği yönü bilmeyen bir kaptan, yerinde kalıp gemisini çürütür. 2. Kötümserlik Geleceğe inanmamak, onu kötülük ve başarısızlık dolu bir yer olarak tasavvur etmek, hayallerimizin önünde en büyük engeldir. Kötümserlikle birlikte ümitsizlik de gelir, insanın enerjisini emen kara delik gibi hayaller peşinde koşmamız için gereken gücümüzü bitirir. Geleceğe umutla, güvenle, inançla bakmak bu engeli aşmak için çok önemlidir. 3. Korku Geleceğin belirsizliğinden ziyade, olası başarısızlığın vereceği acıdan korkar insan. Hedefe ulaşamamanın, kaybetmenin, yıkılmanın, iflas etmenin acısı insanı korkutur. Böylece ne bir teşebbüste, ne de bir girişimde bulunur, doğal olarak arzuladıklarını elde edemez. Bilinmesi gereken şey, bu acının kötü bir şey olmadığıdır, insanı olgunlaştırdığıdır. Başarısızlıktan ders alabilmek de bir başarıdır, çünkü acıyı yaşarız, olgunlaşırız, ders alırız. Hedeflerimize doğru yürürken cesurca korkularımızın üzerine -korksak bile- gitmek zorundayız. 4. Aşağılık Duygusu Maalesef insanın içinde bir kişisel sınırlama duygusu vardır, “Ben bunu yapamam, edemem, başaramam.” İnsan kendisini gerçekten olduğu/olabileceği konuma göre değil de, dışarıdan (veliler, öğretmenler, arkadaşlar) algıladığı sinyallere göre değerlendirmeyi öğrenmiştir. Hâlbuki insanın potansiyeli, onun/çevresinin düşündüğünden çok daha yüksektir. Hayallerimize ulaşmak ancak kendimize inanarak, özgüvenimizle mümkündür. 5. Kibir Aşağılık duygusunun hedeflerimize ulaşmamızı engellediği gibi, kibirlenmek de insanı yarı yolda bırakır, hem de hiç ummadığı anda. Kibir, insanın yaptıklarıyla aşırı derecede gururlanmasını ve yaptıklarını mutlak doğrular olarak görmesini netice verir. Burnu...

Beyin Gücü Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şaşırtıcı Gerçek

1. Beyninizin herhangi güçlü bir bilgisayardan çok daha esnek ve çok boyutlu olduğunu bilin. 2. Beyninizin saniyede 7 şey öğrenebildiğini, bunun yaşamınızın her saniyesi için geçerli olduğunu ve ömrünüzün sonuna dek öğrenme potansiyelinizin sınırsız olduğunu bilin. 3. Beyninizin sadece kafatasınızın içinde yer almadığını bilin. “Zeka sadece beyinde mevzilenmiş değildir, tüm vücut hücrelerine yayılmış ve konumlanmıştır.” Bu demektir ki zihinsel süreçleri duygulardan ayıran geleneksel yaklaşım artık geçerli değil. Duygusal zeka denen bir şey vardır yani. – Nörobilimci Dr. Candace Pert 4. Beyninizin tek ve biricik olduğunu bilin. Bugün yeryüzünde yaşayan 6 milyar ve geçmişte yaşamış olan 90 milyarı aşkın insanın hiçbiri size benzemiyor. Doğuştan gelen yetenekleriniz, parmak iziniz, mimikleriniz, DNA’nız, rüyalarınız hepsi eşi görülmemiş ve biricik. Hepsi sadece ve sadece size ait! 5. Beyninizin sınırsız sayıda snaptik bağlantı yaptığını ve sonsuz bir düşünce potansiyeline sahip olduğunu bilin. Pavlov’un öğrencisi, Moskova Üniversitesi’nden Pyotr Anokhin 1968 yılında yaptığı araştırma sonuçlarını şu şekilde özetler: “Normal bir beynin yapabileceği bağlantı ve yolların sayısı hesaplarıma göre 1’den sonra 10 milyon kilometre daktilo yazısıyla yazılmış ‘sıfırlar’dır. İnanın bana, bu mütevazı bir tahmindir.” 6. Zekanızın ve beyin gücünüzün standart IQ testi ya da SAT skorundan daha fazla şey ifade ettiğini bilin. Bu testler genel olarak sözel ve matematiksel akıl yürütme becerisi ölçer. Bu dar bakış açısı modern psikolojik araştırmalar sonucu çürütülmüş durumda. Psikolog Howard Gardner 1983 yılında yayımlanan kitabı Zihnin Çerçeveleri’nde çoklu zeka kavramından bahsetti ve zekanın 8 türünü açıkladı. Daha sonra meslektaşları ve takipçileri bu sayıyı 25 farklı alt kategoriye kadar ayırdılar. 7. Zekanın doğumdaki düzeyde kalmadığını ve geliştirilebilir olduğunu bilin. IQ üzerinde yapılan 200’ü aşkın araştırmanın istatistiksel sonuçlarında göre “Nature” dergisinde yayımlanan makalesinde Bernard Devlin, genlerin...

En İyi 10 Dijital Teknoloji Trendi

Yapay zekâ, digital twins, cognitive computing, blockchain, machine learning ve daha bir çok gelişme şirketlerin dijital pazarlama stratejilerini dönüştürüyor. İşte işinizin başarılı olması için yararlanabileceğiniz, yılın en iyi 10 stratejik teknoloji trendi! Zaman, daha bir değişime atmadan değişimin değiştiği bir serüvene tanıklık ediyor. Dijital gelişmeler, art arda sıralanırken bazen teknoloji bile, kullanıcı deneyimini karşılamakta zorlanabiliyor. Peki bu yılın teknolojik temaları hangileri? İşinizin türüne göre ilham verebilecek dijital trendler neler? Hayatımıza dahil olan pek çok teknoloji, hız kesmeden ilerlemeye devam ediyor. AI, machine learning, VR, AR, digital twins, blockchain, IoT, immersive sistemler… Bu kavramlar ne anlama geliyor ve daha da önemlisi iş hayatına etkileri nasıl bir seyir izliyor? David Cearley’nin Forbes.com’da yayınlanan yazısında araştırma şirketi Gartner verilerine göre yılın en iyi teknoloji trendleri ve iş stratejileri aktarılıyor. 1. Yapay Zekâ & İleri Düzey Makine Öğrenimi Doğal dil işleme teknolojisi içeren Artificial intelligence (AI) yani Yapay Zekâ ve Gelişmiş Makine Öğrenmesi olarak tanımlanabilecek Advanced Machine Learning sistemleri; anlayan, öğrenen, tahminde bulunan ve uyarlayan daha gelişmiş bilgisayar sistemlerini kapsamaktadır. Sistemler gelecek davranışları öğrenerek değiştirebilir; daha akıllı cihazlar ve programlar yaratabilir. Cearley, net ve belirli şirket değeri sunabilen yapay zekâ ve ileri makine öğrenimi trendleri ile dijital inovasyonu yönlendirmeye çalışan kurumların bir dizi işletme senaryosunu değerlendirebileceğine dikkat çekiyor. 2. Akıllı Uygulamalar Sanal kişisel asistan (VPA) gibi teknolojileri içeren akıllı uygulamaların, günlük görevleri kolaylaştırarak iş yerini dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu aktaran Cearley, yapay zekâ kullanımı ile teknoloji sağlayıcılarının üç alan üzerinde yoğunlaşacağını vurguluyor. Bunlar: ileri düzey Analytics, AI destekli artan oranda otonom iş süreçleri ve yapay zekâ destekli kullanıcıyı 3 boyutlu olarak çevreleyen, konuşan ve kesintisiz arayüzler… Gartner verilerine göre, dünyanın en büyük 200 şirketinin...

Yurt Dışında İş Başvurusu Yapmak İçin 8 Tavsiye

Özgeçmiş ve başvuru yazısı yazmak zordur. Hele de bunları başka dilde yazmak daha da zordur. Ama bizce yurt dışında çalışma hayallerinin peşinden gitmek için rahatından biraz vazgeçmeye değer (emin ol başvuru yazma çilesine de değecek). Çoğu iş teklifi iyi başvurular sayesinde gelir ve her iyi başvurunun ardında araştırma ve daha da araştırma yatar – bu makale iyi bir başlangıç olabilir. İşte sana yardımcı olacak ipuçları: 1. Özgeçmiş(Resume) ve CV Birbirinden Farklı Şeyler İngilizcede (ve Türkçede de) bu iki kelime birbiri yerine kullanılsa da, Özgeçmiş ile CV birbirinden farklı belgeler. CV kariyerinin, eğitiminin ve başarılarının detaylı bir listesidir – neredeyse şimdiye kadar yaptığın her şey CV’de yazar ve farklı iş başvuruları için değiştirmek zorunda olmazsın. Şöyle diyelim, eğer CV kariyerini anlatan uzun metrajlı bir filmse, özgeçmiş (ön yazı olarak da geçebilir) bu filmin fragmanıdır. Yani çok daha kısadır – tercihen bir sayfa olur, asla iki sayfayı geçmez- ve başvuracağın işe göre özgeçmişinin içeriğini değiştirirsin. Özgeçmiş, başvuracağın işle alakalı önemli beceri ve başarılarını içerir sadece, tabi aynı zamanda seni işe alacak kişilere senin kim olduğunu ve şirkete neler katabileceğini de kısaca anlatır. 2. Doğru Yerde Doğru Şeyi Kullan Bu iki farklı belgenin kullanım alanları dünya çapında birbirinden farklı: Undercover Recruiter’a göre, Kuzey Amerikalılar genelde özgeçmişi tercih ediyor (tabi aksi talep edilmiyorsa ya da akademik veya araştırma odaklı bir işe başvurmuyorsan). İngiltere, İrlanda, Avrupa ve Yeni Zelanda’daki işe alım personelleri ise genelde sadece CV istiyorlar. Avusturya, Hindistan ve Güney Afrika işleri kolaylaştırmak adına iki kelimeyi birbiri yerine kullanıyor ve pratikte, özgeçmiş özel sektör için tercih ediliyor, CV ise kamuda kullanılıyor. Yine de, İK ofisine ya da yerele hakim bir arkadaşınıza ne kadar detaya girmeniz...

Başarı Bir Tesadüf Değil, Bir Seçimdir

Real Leaders Don’t Follow kitabının yazarı Steve Tobak entrepreneur.com’da yazdığı makalesinde kendi hayat hikayesinden yola çıkarak başarının nasıl tesadüf değil de bir seçim olduğunu anlatıyor. Bizce bu yazı çoğumuza ilham verecek cinsten. İyi okumalar! Herkes gibi ben de hayatımda saçma kararlar aldım. Kariyerimin başında sonu hiçbiryere varmayan bir startup şirkette çalışmak için harika bir iş teklifini geri çevirdim. Daha sonra daha yeni CEO’m olmuş patronumla kafa kafaya bir rekabete girdim. bu savaşı kim kazandı dersiniz? İşte size bir ipucu: ben değildim. Bunun dışında yaptığım bütün o finansal hatalar var. İflas etmeden hemen önce Boston Chickens ‘a $20,000 yatırım yaptım. Ve teknoloji hisselerine yatırımımı internet şirketlerinin büyük bir açılım yaptığını düşünerek ikiye katladım. Ortaya çıktı ki en dibi görmeden önce bu pazarın önünde o açılımı yapmak için oldukça uzun bir yol varmış. Fakat uzun bir süre işin içindeyim ve coğunlukla iyi kararlar verdim. İnanıyorum ki her şeyin bu kadar iyi sonuçlanmasına  nedeni de bu. Şu bir gerçek ki hayatta belli bir miktar tesadüfi olaylar var. Fakat başarı ve mutluluk hiçbir şeyle ilgili olmadığı kadar akıllı seçimlerle ilgili. Her başarılı yönetici ya da iş adamı bir şekilde başarılarına sebep olan umulmadık bir dizi olayı bir çırpıda anlatabilir. Eğer bu tesadüfi noktaları birleştirmeselerdi, hiçbirinin kıymetinin bilinmeyeceğini anlatırlar. Diğer bir deyişle, uzun vadede şansı kendilerine çevirmek için bir sürü iyi tercih de yapmaları gerekir. Değersiz bir diplomayla üniversiteden mezun olduktan sonra, okula geri dönüp mühendislik diploması aldım ve içgüdülerim doğrultusunda yeni oluşan ileri teknoloji endüstrisini takip ettim. Daha sonra Dünya’nın en  telekominikasyon şirketiyle yönetim yönetimin inceliklerini öğrendim. Ve halka açılan 2 startup şirkete katıldım. Şimdi bir düşünün, önüme gelen her önemli kariyer ve iş...

3 Tanesini Seçmeyi Unutun. Hepsine Aynı Anda Nasıl Sahip Olursunuz? (İş, Uyku, Aile, Spor, Arkadaşlar)

Hepsine birden sahip olabilecekken neden üçünü seçmek zorundan kalasınız ki? İşte konuşmacı ve yazar Kindra Hall’in Inc.com’daki yazısından satır başları: Şu başlığı hiçbir zaman unutmayacağım: İçlerinden 3 tanesini seçin: iş, uyku, aile, spor veya arkadaşlar. Ranki Zuckerberg bu durumu, kulağa çok tanıdık gelen ‘’girişimci ikilemi’’ olarak adlandırıyor. O zamanlar okul öncesi çağında 2 çocuğum vardı, hikaye anlatıcısı ve konuşmacı olarak kariyerime daha yeni başlamıştım. İş yoğunluğumun hayal ettiğimden bile daha fazla olduğu zamanlarda var olan sisteme karşı gelmeyi kendime bir görev bildim; bu yüzden iş, uyku, aile, spor ve arkadaşlarımın hepsini aynı anda idare edebilmeyi öğrendim. İşte hayatımı sistematik bir şekilde düzene sokarak bu saydığım 5 şeye de nasıl sahip olduğumun ipuçları: 1. Mimumunuzu Bulun Gün içindeki onca saat içinde ilk olarak kaç saat uykuya ve spora ihtiyacım olduğunu hesapladım. Uyku ilk sıradaydı. İnsanların ancak %1’lik bir kısmının bulunduğu, çok az bir uykuyla gününü geçirebilen seçkin gruptan olmayı çok istedim, ama o gruptan değildim. Günümü devam ettirebilmek için uykumu almak zorundaydım. Hesaplamam gereken şey de tam olarak kaç saatlik bir uykuya ihtiyacım olduğuydu. Test ettim ve sonunda 7 saatlik bir uykunun benim için uygum olduğuna karar verdim, 6 saat de idare edebilirdi. Ardından sıra spora ayırmam gereken vakti hesaplamaya geldi. Haftada her biri 30-60 dakika arasından değişen 5 kardiyo çalışması ve her biri 10 dakika olan 4 ağırlık çalışması yeterliydi. Kendi üretkenliğiniz için ihtiyaç duyduğunuz bu minimum sayıları bilirseniz, geri kalan her şey bu sayıların etrafında şekillenecektir. Geç saatlere kadar kalmanızı gerektiren bir projeniz mi var? Yatağa gece saat 2’de gidin, sabah 8’de uyanın. Böylece bütün hafta boyunca çalışmaya gerek kalmadan hafta sonu arkadaşlarınızla daha fazla zaman geçirebilirsiniz. Minimumunuzu bilin...

Game Of Thrones’tan Başarıya Dair 5 Ders

Game Of Thrones son yılların en çok dikkat çeken, en çok izlenen ve en beğenilen yapımlardan biri. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de oldukça fazla sayıda takipçisi ve hayranı bulunan dizi A Song of Ice and Fire kitabından uyarlanmış ve hayata dair orijinal hikayesiyle dikkatleri üzerine çekmiştir. Hayatın her alanına yönelik detayları içerisinde barındıran dizi başarıya, hayata dair müthiş ipuçları içeriyor. Oldukça çarpıcı gelişmelerin yaşandığı, her karakterin kendi hikayesi olan diziden başarıya dair ipuçlarını derledik. 1. Kim olduğun önemli değildir, ne yaptığın senin yolunu belirler. Hayat herkese eşit şartları sunmuyor. Bazen başarıya ulaşmak için sıfırdan hatta eksiden başlamanız gerekebilir. Hayat bütün oklarını üzerinize doğrultsa da onlarca insanın arasında en zayıfı, en öteki olarak görünsenizde tıpkı Jon Snow gibi duvarın bekçiliğinden Kuzeyin Krallığına ulaşabilirsiniz. Siz eğer bu özveriye, yeteneğe ve hırsa sahipseniz dış faktörler sizi yolunuzdan döndüremeyecektir. Kimsesiz olarak gittiğiniz bir yoldan evinize kurtarıcı ve hükümdar olarak dönebilirsiniz. Hatta tüm insanlığın kaderi sizin başarınıza muhtaç kalmış olabilir. Başarıya ulaşmak için yapmanız gereken şey ise vazgeçmemek. 2. Başarı her zaman sertlikle kazanılmaz, iyilik bazen işinizi kolaylaştırabilir. Ne kadar güçlü olursanız olun bazı engelleri aşmak, insanları kazanmak, iyi izlenim bırakmak ve başarınızı iyi ilişkilerle beslemek güçle elde edemeyeceğiniz kapıları açabilir. Tüm dünyayı kontrol altına alabilecek üç ejderhanız da olsa insanlara iyi davranmak, insan kazanmak başarıya ulaşmanızda en büyük yardımcınız olabilir. Bunun için bazen köleliğin kaldırılması, zincirlerin kırılması gerekir kimi zaman beraber bir kahve içmek yeterli olur. 3. Hedeflerinizi belirlemek onlara ulaşmak için gereken en önemli şeydir. Hedefler ve yapılacakları, kısa dönem ve uzun döneme dair amaçları belirlemek onlara ulaşmak için gereken başlıca şeydir. Kendinize ulaşılabilir hedefler koymak onlara ulaşmak için yapmanız gereken...

Özgeçmişinizi Parlatacak 9 Harika Yetenek

İş bulmak oldukça zor olabilir. Özgeçmiş hazırlamayı ve şu anki mesleğinizin gereklilikleriyle ilgili mülakat yapmayı dengelemek oldukça zor ve bunun yanı sıra bir sürü istekli aday arasından sıyrılmak hiç de kolay bir beceri değil. Eğer özgeçmişiniz kolay okunuyorsa, yazım hatası yoksa ve işinizle ilgili oldukça iyi deneyimler içeriyorsa en altına birkaç yetenek eklemeyi deneyebilirsiniz! Oluşturduğunuz bu yetenek listesi, sizi başvuru havuzunun geri kalanından ayırarak en iyi aday olarak öne sürebilir. Aşağıda çeşitli kariyer gruplarıyla ilgili yetenekleri sizin için topladık. İyi okumalar! 1. Adobe Photoshop Fotoğraf düzenleme ya da grafik dizaynı gibi daha çok yaratıcılığın ön planda olduğu bir kariyeri takip etmek istiyorsanız temel bir photoshop bilgisi çoğu zaman bir gerekliliktir. 88 kısa dersten oluşan bu kurs size görüntüyü keskinleştirmekten, tabakalama tekniğine kadar her şeyi öğretecek. Mastering Adobe Photoshop CC, available at Udemy. 2. Microsoft Excel Finans alanında çalışanlar günlerinin büyük çoğunluğunu Microsoft Excel hesap çizelgesine bilgi ekleyip analiz etmekle geçiriyor. Bu nedenle de programı incelikle bir şekilde öğrenmek neredeyse bir farz. Bu kurs size temel bilgileri her yönüyle açıklayacak, kullanışlı formülleri öğrettiği gibi daha karmaşık VBA (visual basic application) çalışmalarının da bazılarını öğretir. Excel with The Ultimate Microsoft Excel Course, available at Udemy. 3. İspanyolca ya da farklı bir yabancı dil Yeni bir dil öğrenmek kolay bir iş değil, beyninizi yeniden yapılandırmaya zorluyor. Fakat ikinci bir dil öğrenmenin yararları detaylı olarak kanıtlanmış. İki dil konuşabilen insanların hafıza gücünün ve çoklu görevlerdeki başarı düzeyinin tek dil konuşan insanlara göre daha yüksek olmaya yatkın olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra belli başlı meslekler için de daha cazipler. Spanish for beginners, available at Udemy.   4. Web Geliştirme Web geliştirmeyi temel olarak anlamak sadece teknoloji odaklı değil diğer çeşitli...

Beyninizi Pozitif Olmak İçin Yeniden Yapılandırmanın 5 Yolu

Kendinizi daha mutlu olmak için nasıl eğitirsiniz? Yaşadığınız olumsuz deneyimler fark etseniz de etmeseniz de genellikle kararlarınızı etkiliyor. Beyniniz zor durumlardan ve acılardan öğrenir ve bunları beyninize mühürler. Doğal olarak beyniniz olumsuz deneyimin tekrarından kaçınıp sizi korumak için elinden geleni yapmak ister. Ancak; sürekli olumsuz durumlara odaklanmak, olumlu anları yakalamayı ve mutlu yaşamayı engelleyebilir. Başarı, fırsatları tanımak ve onlara yönelmek üzerine kurulmuştur, ve sık sık şanslı olmayı ve zorlu sularda gezinebilmeyi gerektirir. Pozitifliği ne kadar yayarsanız, başarı ve mutluluğu bulmanız o kadar kolay olacaktır. Tek gereken küçük bir eğitim ve odaklanma, bununla birlikte tekrar beyninizi pozitif olmaya yönlendirebilirsiniz. İşte entrepreneur.com’da yer alan haberde beyninizi pozitif olmak için yeniden yapılandırmanın 5 yolu: 1. İçinizdeki negatifliği atın. Kendinize negatiflik üzerine çok fazla düşünmeye izin verirseniz alışılmış şüphecilik hayatınızı idare eder ve kararlarınızı etkiler.Tereddüt ve güvensizlik döngüsüne teslim olursunuz. Kendinizi olumsuzluğa bıraktığınızda başarıyı inşa etmek imkansız olmasa da zordur. İlk adım, olumsuzluğunuzun gitmesine izin vermektir. Olumlu tarafa odaklanmanın zamanı geldi. Zihninizi kontrol altına alın ve onu olumlu noktalara yöneltin. Bunu kasıtlı olarak ve sıklıkla sizi mutlu eden şeyler hakkında düşünerek ve bu düşünceleri merkezileştirerek yapmaya başlayabilirsiniz. Negatif şeylerin potansiyelinizi sınırlamasına ve sizi peşinden sürüklemesine izin vermeyin. Düşüncelerinize sürekli farklı bir yaklaşımla başlayın. Basit bir ipucu, baskı altında hissettiğinizde, streslendiğinizde ve dikkatiniz dağıldığında aklını sakinleştirecek bir an yaratın. Onları biraz yavaşlatın. Birkaç derin nefes alın ve zihninizi olumsuz düşüncelerden arındırın. Akciğerlerinizi hava ile doldurmaya odaklanın. Artık olumlu bir şekilde yeniden başlayabilirsiniz. 2. Negatiflikleri pozitife çevirmek için beyninizi eğitin. Bilinçaltında olumsuzluklara odaklanarak geçirilen yıllardan sonra bile pozitif durumları algılamak ve odaklanmak için beyni eğitmek mümkündür. Düşünceler, herhangi bir olumsuz duruma gömülü olan umut ışığındaki düşünceleri tanır ve...

Güçlü Bir Networke Sahip Kişilerin 5 Alışkanlığı

Andrew Thomas Inc.com’daki makalesinde güçlü bir network yaratmak için gerekli olan alışkanlıklardan ve kendi deneyimlerinden bahsediyor: Çoğu zaman, iş hayatında ve yaşamda, başarının ne bildiğiniz ile değil kimi tanıdığınız ile ilgili olduğuna hiç süpheniz olmasın. Bu şimdiye kadar tanıdığım en güçlü ağa sahip kişiyle vakit geçirdikten sonra benim için daha belirgin duruma geldi. Bu girişimci, yaptığı iki telefon görüşmesiyle her şeyi gerçekleştirebilecek kadar güçlü bir ağa sahipti. Oldukça başarılı insanların hayatlarını gözlemledim ve anlamlı ilişkilerden oluşan bir ağ yaratmanın başarılarının ayrılmaz bir parçası olduğu sonucuna vardım. Bir işyeri veya kar amacı gütmeyen bir kuruluş oluşturuyorsanız, derin bağlantılar, daha hızlı ve daha büyük ölçekli bir etki yaratmanıza olanak tanır. Mükemmel ağlar ağaçlarda yetişmez. Onları Amazon’dan satın alamaz veya LinkedIn’de bulamazsınız. Güçlü bir ağ oluşturmak için anlamlı ilişkiler geliştirmelisiniz. İşte, aşağıdaki bu 5 alışkanlık, güçlü bir ağa sahip olabilmeniz için ilişkileri kuvvetlendirmenize yardımcı olacaktır. 1. Cömert olun. En iyi ilişkiler, karşılıklı değer vererek oluşur. Her iki taraf da almaktan çok vermeye odaklandığında, asıl değerinden daha fazla derinleşen gerçek bir bağ oluşur. Bu bağ, karşılıklı güvene dayalı olarak, taraflardan her birinin diğeri için en iyisini istemesi anlamına gelir. 2. İyi dinleyin. Herkes duyulmak ve anlaşılmak ister, bu nedenle dinlemek anlamlı olan her ilişki için temel oluşturuyor. Otantik dinleme, karşınızdaki kişiyle ve onun söyleyecekleriyle gerçekten ilgilendiğinizi gösteriyor. İyi dinleyici olmanın bir parçası, özfarkındalığı geliştirmek ve sohbete gerçekten katılıp katılmadığınızı farketmektir. Daha iyi bir dinleyici olmanın en kolay ve en hızlı yollarından biri de karşınızdakinin sözünü kesmemektir. 3. Başkalarına nasıl davranmak istediğinizi düşünün. İstediğiniz kadar zeki, yetenekli ve iddialı olabilirsiniz, ancak kötü bir itibara sahipseniz hiçbiri önem taşımıyor. Olumlu bir itibar oluşturmak zaman alır...

Öyle Hissettirmese De Başarılı Olduğunuza Dair 9 İşaret

Hırslıysanız, bazen kendinizi başarısızmış gibi hissetmek zorundasınızdır. Yüksek hedefler, sizi kendi beklentilerinizi karşılayamadığınızı düşündüğünüz kaçınılmaz anlara götürür. Bu hissi güçlendiren bir dünyada yaşıyoruz. Çoğu insan bunu kabul etmese de – arabasının arkasında ” En çok oyuncakla ölen kazanır.” yazan adamın dışında – aklımızın arkasında, maddi eşyaları başarı ile eşitliyoruz. Maalesef, materyalist düşünceye karşı avlanmaktayız, çünkü kesinlikle daha iyi biliyoruz. Strayer Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada, Amerikalıların% 90’ı mutluluğun başarı üzerinde, iktidar, mülkler veya prestijden daha büyük bir belirleyici olduğuna inandığını ortaya koydu. Biraz daha derine inersek, % 67’si başarıyı “arkadaşlar ve ailelerle iyi ilişkiler” olarak tanımlarken,% 60’ı sevdiğin işi yapmak olduğunu belirtti. Parasal servetin başarıyı belirlediğini sadece %20 lık kısım belirtti. Ancak söylemek ve yapmak çok farklı iki şeylerdir. Başarı söz konusu olduğunda, gözümüz sık sık bizi saptırır. En başarılı insanlar, en büyük evleri, en pahalı arabaları ve en etkili arkadaşları olanlarmış gibi hissetmemek zor. Elde ettiğiniz şey ne olursa olsun, her zaman bir başkası daha çok şeye sahip olur ve bu size kaybettiğinizi hissettirir. Sorun oyuncaklarınızın eksikliği değil; Oyuncakların gerçek başarıyı gösterdiğine inanmaktadır. Gerçek başarı, kim olduğunuz ve ne kadar ilerlediğiniz ile ilgilidir. Olması gerektiği kadar başarılı olmadığınızı düşünüyorsanız, yanlış kriterlere karşı kendinizi değerlendiriyor olabilirsiniz. Bazen hayatta gerçekten başardığınız şeyleri hatırlatmanız yeterlidir. Takip eden başarı göstergeleri bunu yapmanıza yardımcı olacaktır. 1. Artık evrenin merkezi değilsiniz Hepimiz evrenin merkeziymiş gibi hareket eden “başarılı” insanlar biliyoruz. Bu onların dünyası ve geri kalanımız sadece içinde yaşıyor … değil mi? Bu başarı değil. Gerçek başarı, empati kurma yeteneğini gerektirir, diğer insanların hisleri ve hayalleri bizim kadar önemlidir ve onlar olmadan başaramayız. 2. Pozitif kalırsınız Umut ve iyimserlik mutlu bir yaşamın vazgeçilmez unsurlarıdır. Eğer...

Dünyanın En İyilerinin Mezunları Anlatıyor

Yurtdışında eğitim, size gerek akademik gerekse de iş dünyasında çok büyük kapılar açabilir. Cambridge, Oxford, MIT ve Harvard gibi üniversitelerde lisans ya da lisansüstü eğitim almak için ne yapılmalı? Hangi stratejiler izlenmeli? İşe nereden başlanmalı? Bu üniversitelerden mezun olan veya orada akademik çalışma yürüten akademisyenler anlatıyor. Sen de dünyanın en iyi şehirlerinde öğrenci olmak istiyorsan TOPTALENT2017 referans kodu ile yurt dışı kariyer planlaması için ücretsiz danışmanlık alabilirsin. Ücretsiz danışmanlık almak için buraya tıkla! Üniversiteleri gözünüzde büyütmeyin Dr. Selçuk Topal (Oxford Üniversitesi Fizik Bölümü) İlk tavsiyem hiçbir üniversiteyi gözünüzde büyütmeyin. “Bu beni kesinlikle kabul etmez” demeyin. Yolun başında önünüze engel koymayın.  Yurtiçinde eğitim alırkeniyi ve aktif bir öğrenci olmaya özen gösterin. Alanınızla alakalı bilimsel etkinlikleri kaçırmayın. Birçok bursun ön koşullarından biri, yüksek not ortalaması. Fırsatınız varsa Erasmus gibi programlarla yurtdışına çıkın. Bu çok iyi bir ön hazırlık. Akademik CV hazırlayın. Üniversiteler 7/24 masada robot gibi çalışan istemez. İyi takım arkadaşı, sosyal ve aktif biri olun. İletişim yeteneklerinizi geliştirin. Bilimin dili olan İngilizce’yi iyi öğrenin. Bilgisayarı iyi bilenler diğerlerine göre daha şanslı. Alan başarısına da dikkat edin Üniversitenin ne kadar iyi olduğundan ziyade ilgilendiğiniz alanda ne kadar iyi olduğuna dikkat edin. Örneğin Oxford, Times Higher Education’ın bu yılki dünya üniversite sıralamalarında birinci ancak klinik ve sağlık alanlarında dünyada ilk sıradayken, sosyal bilimlerde ikinci, mühendislik ve teknolojide üçüncü. Destek olanaklarını da araştırın. Bazı üniversiteler, öğrencinin katılması gereken toplantılara gidebilmesine olanak sağlamak için özel bütçe ayırır. Toplantılar ilerideki akademik kariyeriniz için önemli. Kendinizi ve yaptığınız çalışmaları tabiri caizse ‘akademik olarak pazarladığınız’ yerlerdir bilimsel toplantılar. Yaşam standartı da etkili. Örneğin Japonya çok pahalı. İngiltere’nin kuzeyi güneye göre daha uygun. Oxford’da bir doktora öğrencisinin sorunsuz yaşaması...

Daha İyi Bir Lider Olmak İçin Göze Almanız Gereken 6 Acı Gerçek

Liderlik uzaktan çok görkemli ve eziyetsiz görünebilir. Ama iyi liderler çoğu insanın sandığından çok daha fazla sorumluluğa sahiptir. Liderlik göründüğünden çok daha sıkı çalışmayı ve saatler boyunca verilmesi gereken kararlar üzerinde düşünmeyi gerektirir. Bunun hakkında bir şeyler biliyorum. Birbirinden tamamen bağımsız bir ekibe liderlik etmek takdir edilesi bir iş. Ama bu işi layığıyla yapmak oldukça zor zamanları beraberinde getiriyor, çünkü bizler ekip üyelerimizi de fazlasıyla önemsiyoruz. Gerçekten önemsediğiniz insanlara dürüst bir şekilde yanlışlarını söylemek kolay olmayabiliyor. İçinde bulunduğunuz durumu göz ardı ederek dolaylı yollardan yapmaya çalışmak işi daha da zor bir hale getiriyor. Birisi işten ayrıldığı zaman ben hep aynı kaybetmişlik duygusunu yaşarım. Acı gerçek şu ki, liderler her ne kadar pek çok neşeli zamanlar geçirse de bunun gibi hayal kırıklığı yaşadıkları zamanlar da oluyor. Böylece farkında olmadan sizin gelecekte, şu an olduğunuzdan çok daha iyi bir lider olmanızı sağlayan şeyler öğreniyorsunuz. Lider olmak istiyorsanız bu gerçeğin farkına varmalı ve sizi zorlayacak zamanların olacağını bilmelisiniz. İşte her iyi liderin bir şekilde öğreneceği zorlu dersler: 1. Güven Kendiliğinden Gelmez Güven, işiniz gereği size otomatik olarak verilen bir duygu değildir. Güven duygusunu zaman içinde doğal olarak hissedeceğinizi düşünerek hata yapabilirsiniz. Aynı şekilde güvenilir bir insan olmak da zaman içinde gerçekleşen bir olgu değildir. Sevilen bir lider olmak için zamanınızı ve enerjinizi harcayacağınızın veya insanlara güven vererek etkili bir şekilde liderlik edebilmek için bazı yatırımlar yapmanız gerektiğinin farkına varmalısınız. Ama bunların ikisini de aynı anda yapamazsınız. 2. Nezaket Küçümsenir Liderlik pozisyonunun size istediğiniz şeyi söyleme veya her istediğinizi yapma yetkisini verdiğini düşünüyor olabilirsiniz. Bunları yaparsanız belki bir lider olabilirsiniz, ama arkadaş edinemezsiniz. Bu yüzden bir an önce sadece kendinizi düşünmenin size ne kadar büyük...

Dünya’yı Gezmek için İşinizi Bırakmak 4 Adım Uzağınızda

Hiç seyahat etmeyeceğinizi mi düşünüyorsunuz? İşinizden ayrılmanız, dünyayı dolaşmanız ve döndüğünüzde hayallerinizi karaya çıkarmanız gereken rehberlik ile bunu tekrar düşünün. Büyük güne başlamadan yaklaşık altı ay önce, büyük bir harita ve harita iğneleri sipariş edin. Aynı günün sonunda, dünyaya dağılmış 20 veya daha fazla iğne bulunduğunu öğrenmek sizi şaşırtmayabilir. Uzak diyarların, yeni maceraların büyüsüyle işi bırakmaya ve altı ay boyunca 13 ülkeye doğru yola çıkmaya karar verebilirsiniz. İşten ayrılma ve anlamlı bir zaman yaşama için seyahat etme kararı verme, aldığınız en iyi kararlardan biri olacak ve döndüğünüzde de daha iyi bir pozisyonda çalışmaya başlayabilirsiniz. Bakış açınızı sıfırlamak dünyada bir fark yaratacak.   İşte kendi maceranızda yola çıkmanız ve geri döndüğünüzde doğru konuyu bulmanız için dikkat etmeniz gereken dört adım var: 1. Adım: Bütçenizi ve tasarruf planınızı belirleyin. Yeni iş olmaksızın işinizden ayrılmayı planlamak ancak gerçek hazırlıklarla yapılabilir. Önce hayatta kalabilmeniz için yeterli paranıza sahip olduğunuzdan emin olmanız ve kendinize bir tasarruf planı hazırlamanız gerekir. Başlangıçta günlük yaşamınızdaki gereksiz harcamaları (kablo ve WiFi, pahalı yemekler ve ders dışı dersleri) çıkararak başlayın. Evdeyken “yurtdışında yaşamı” yaşamaya başlayın ve mevcut aylık harcamanızın (tasarruf hesabınıza kaydedilen nakit tutarını koymak) ne kadar yük olabileceğini öğrenin. Kiralamanın ötesinde (seyahat ederken sahip olamazsınız) ve araç gideriniz (kiralamak veya satmak isteyeceksiniz), evdeki aylık bütçeniz, seyahat ederken gerçekçi olarak düşündüğünüz şeyi taklit etmelidir. Kural olarak, yoldayken bu bütçe yaşam tarzıyla rahat iseniz, oda, yönetim kurulu ve seyahat masraflarını içeren seyahatinizde ayda 1,500 – 2,000 dolar tasarruf etmeyi planlamalısınız. İlk 5000 TL’lik tutarınızı biriktirdikten sonra (ve 9.000 dolardan 12.000 doları tasarruf etme yolunu görebilirsiniz), 2. Adım için hazırsınız demektir. 2. Adım: Şirketinize karşı şeffaf olun. Milenyum döneminden itibaren şirketler, çalışanlarını yanlarında tutmak için daha yaratıcı şeyler...

Michael Jordan ve Tony Robbins’e göre Başarı için İhtiyacınız olan 1 Tek Şey

Dünyanın en iyi basketbol oyuncusu ve dünyanın en büyük motivasyon konuşmacısı arasındaki en önemli ilişki, ve buna nasıl sahip olabileceğiniz Successful Culture kurucusu ve CEO’su Marissa Levin’in inc.com’da kaleme aldığı bu makalede anlatılıyor. Hem multimilyoner olmanın hem de binlerce hayrana sahip olmanın yanı sıra, Tony Robbins ve Michael Jordan’ın ortak bir noktası var: yüksek standartlar. Jordan, son oyununu oynadıktan sonra, maç başına 30.12 sayılık rekor kıran ve tarih yazan bir kariyer ile basketbol hayatını noktaladı. Robbins, sırrının ne olduğunu sormuştu. “Nedir bu? Doğuştan bir yetenek mi, beceri mi?” Jordan’ın cevabı? “Çok yetenek sahibiyim, Tanrı tarafından verilen çok yetenek, çok beceri.. Gerçekten çok çalıştım, fakat bu benim standartlarım. Her gün, kendimden kimsenin tahmin edemeyeceği kadar çok daha fazlasını istiyorum. Ben başkasıyla yarış halinde değilim, elimden gelenle rekabet halindeyim.” Robbins sık sık kendi yüksek standartlarından bahsediyor. “Her olay daha iyi olmalı, uzun yıllar olaylarımıza dahil olan herkesle konuşun, bazı eğitimcilerimize danışın. Onlar, ‘Nasıl yaptığını bilmiyorum, her zaman daha iyisini yapmanın bir yolunu buluyor.’ diyecekler. Bu bir ego değil, bu benim için bir standart. “şeklinde konuştu. Robbins, hedeflerin başarıya ulaşamadığı, yüksek standartların bunu sağladığı konusunda ısrar ediyor. “Kalıcı değişim, hedeften farklıdır. Her zaman bir hedef bulamazsınız, ancak standartlarınızı elde edersiniz.” diyor. “Yapabilmeniz için kendinizden bir şeyler beklemek zorundasınız.” – Michael Jordan Yüksek Standartlar için Tony’nin Çözümü Tony, yüksek standartlar geliştirmek ve bunları uygulamak için üç çözüm yolu belirledi. 1. Vizyonunuzun ilgi uyandıran olduğundan emin olun. Robbins, “Vizyonunuz olmalıdır. Vizyon, gerçekte ne istediğinle ilgilidir, ne istediğini düşündüğünle veya neye sahip olman gerektiğiyle ilgili değildir.” diyor. “Gerçekten işe yarayan bir vizyon, seni heyecanlandırır. Bu merak uyandıran bir vizyon olmalı, bunu yapmak için kendini itmen...

İçe Dönük Kişiler için Harika Bir İzlenim Yaratacak 5 Mülakat Tekniği

Eğer iş mülakatı sırasında utangaçlık hissi yaşamanın zayıflık göstergesi olduğunu düşünen içe dönük biriyseniz, tekrar düşünün. Jeff Haden inc.com’daki makalesinde içe dönük kişiler için harika bir izlenim yaratacak 5 mülakat tekniğini açıkladı. Doğru yaklaşımla, içe dönük kişiler iş görüşmesinde müthiş bir ilk ve kalıcı izlenim bırakabilirler. İçe dönük biriyseniz ve klişe bir iş görüşmesine, özellikle de birinin iş görüşmesine “ezilmesine” neden olan bir video gösterdiğini düşünüyorsanız – içe dönük ve utangaç olmanın bir güç değil, bir zayıflık olduğunu hissetmek kolaydır. Harika bir ilk izlenim yaratmanın imkansız olduğunu hissetmek kolaydır. Bir iş görüşmesinde iyi bir iş yapmanın, yeterlilik, deneyim ve uzmanlık üzerine değil, kişiliğin gücüne dayandığını varsayıyorsanız, bu özellikle doğrudur. Dışa dönük olmak, iş görüşmesinde harika bir izlenim bırakmanın ön şartı, değil mi? Hayır! Bir iş görüşmesinde harika bir ilk izlenim ve röportaj boyunca harika bir izlenim bırakmanın en iyi yolu içe dönük biri olarak güçlü yönlerinizi ortaya çıkarmaktır. Olmadığınız biri gibi olmaya çalışmayın. Sahip olduğunuz tüm harika şeyleri vurgulayın. Ve en başarılı insanların bir kısmının içe dönük olanlar olduğunu unutmayın. Bill Gates’i ele alalım,  Quiet: Susmayı bilmeyen insanların dünyasında içe dönüklerin gücü kitabının yazarı Susan Cain  Bill Gates hakkında bunları demiştir:  “Bill Gates sessiz ve kitap kurdu,  fakat diğerlerinin görüşleri karşısında etkilenmeyen ve istifini bozmayan biri. O içe dönük biri fakat utangaç değil. Warren Buffett da içe dönük biridir. JK Rowling, Harry Potter serisi ile ilgili konsepti ilk kez ortaya çıktığında onunla alakalı notlar almak için insanlardan kalem istemeye çok utandığını söylüyor. Liste uzayıp gidiyor. Onları iş dünyasında bu kadar büyük yapan içe dönüklük hakkında ne düşünüyorsunuz? İç dönük kişilerin tipik olarak sahip oldukları, rekabetçi iş dünyasında bir adım...

İş Sonrası İyi Zaman Geçirmenin 8 Yolu

Hepimiz ‘’Çalış çalış nereye kadar!’’ deyimini duymuşuzdur. Peki bu deyim hiç size söylendi mi? Eğer söylendiyse siz de çalışmaya çok fazla vakit ayırıyor ve diğer aktiviteler için kendinize yeterli zaman bulamıyor olabilirsiniz. Çalışma saatlerinizden ayrı kendinize vakit ayırmıyorsanız, hem başkalarına hem de kendinize karşı can sıkıcı bir insan haline gelirsiniz. En verimli ve başarılı insanlar bile dışarıda öncelikle kendi ilgilerini çeken aktivitelerde bulunuyor. Peki onların yaptıklarından sizin de yapacağınız şeyler olamaz mı? Jacqueline Whitmore’un entrepreneur.com’da yayınlanan ufuk açıcı yazısından satır başları: 1. Dışarı Çıkın Doğanın içinde temiz havada nefes almak, ofiste geçen uzun bir gün sonrası canlandırıcı bir etki yapabilir. Ayaklarınızı uzatın ve kendinizi doğanın iyileştirici etkisine bırakın. Gün boyu florasan lambaların altında oturmak doğal ve ideal olan bir şey değil. Düşüncelerinizin işten uzaklaşması için kendinize zaman ayırın ve balık tutmak, doğa yürüyüşü, kuş gözlemciliği, sörf, kayak yapmak gibi açık hava aktiviteleriyle meşgul olun. Bu tarz iş programı dışındaki aktiviteler hayatınızda yeni bir bakış açısına sahip olmanıza yardım eder. Öğle arası yürüyüşü kadar küçük bir etkinlik bile size daha sağlıklı bir yaşam yaratır. 2. Hareket Edin Gün boyu oturup bilgisayara doğru eğilmenin sağlığımız açısından hiçbir faydası yoktur. Mayo Clinic’in direktörü Dr. James Levine’e göre oturmak, sigara içme alışkanlığına benziyor. Kendinize bir spor salonu bulun, koşu bandı alın veya evde düzenli spor yapın. Kendinize en az 10 dakika esneme hareketi veya yoga yapmak için vakit ayırın. Daha sağlıklı bir yaşam isteyenler için uygun fiyatlı aylık üye olabileceğiniz birçok internet sitesi var, onlardan da faydalanabilirsiniz. Böylelikle hareket etmek hem vücudunuzun hem de beyninizin sağlamlaşmasını sağlayacak. 3. Rutinden Uzaklaşın Günler boyunca aynı şeyi yapmak, bizim yaratıcı bir insan olmamızın önünde bir engeldir....

Aynı İşte Ne Kadar Çalışmalı?

Bazıları bir işte sekiz ay çalıştıktan sonra ayrılmanın normal olduğunu, bazıları ise 18, 48, hatta 72 ay kalıp yeteneklerinizi kanıtlamanız gerektiğini söylüyor. BBC’nin haberine göre, yeni başladığınız işte ne kadar kalıp kalmayacağınızı belirleyen iki faktör vardır: O işten ne kadar öğrendiğiniz ve kariyeriniz için yaratabileceği fırsatlar. İşinizi 8, 18, 48 ve 72 aylık dönemler halinde değerlendirmeniz salık veriliyor. İyi bir gerekçeniz olmadan yeni başladığınız bir işten 8 aydan önce ayrılmanız başarısızlık olarak algılanabilir; deneme süresinden ya da ilk performans değerlendirmesinden geçmediğiniz düşünülebilir. Makul süre Uzmanlar 18 ayın kabul edilebilir sosyal limit olduğunu, sizin en azından bir değerlendirme dönemini başarılı tamamladığınız anlamına geleceğini belirtiyor. Performansınızın özellikle kötü olduğuna ya da yerinizde saydığınıza dair bir bilgi yoksa dört yıllık (48 ay) bir süre sizin için “tam not” demektir. Başarınız sürekli artış göstermiş ve en azından bir kez terfi etmişseniz iyi durumdasınız demektir. Bunların hiçbiri henüz olmamışsa iki yıl daha o işte kalıp bu eksikleri gidermek gerekir. Altı yıl geçmiş ve hala terfi etmemiş ya da daha iyi bir projeye geçmemişseniz artık kaygılanma vakti gelmiş demektir. Altı yıl aynı mevkide kalmak kişinin yeterince hırslı ya da motivasyonlu olmadığının göstergesi olarak algılanır. En azından işten çıkarılmamış olmak da belki bir başarıdır, ama averajdır. Oysa terfi ettiğiniz sürece o işte istediğiniz kadar çalışabilirsiniz demektir. İstikrarın önemi İstikrar konusunda da söylenmesi gerekenler vardır. Çok yönlü bir ofis işinde ortalama bir insan en çok iki yılda her şeyi öğrenebilir. İşinizi çok iyi yapıyorsanız terfi edilirsiniz, edilmediyseniz de o işten nefret etmeniz ya da çok daha iyi başka bir fırsat çıkması halinde ancak ayrılmanız tavsiye edilir. Fakat kısa sürede birçok kez iş değiştirmek de iyi karşılanan bir...

Bill Gates’in 1974 Yılında Harvard’da Birinci Sınıfta Hazırladığı CV

Bugünlerde dünyanın en zengin insanı ünvanı için Amazon’un kurucusu Jeff Bezos ile rekabet halinde bile olsa, Bill Gates de bir zamanlar iş arıyordu ve çalışmak istediği şirketlere CV’sini gönderiyordu. Harry McCracken isimli gazeteci araştırma yaparken tesadüfen bulduğu Bill Gates’in 1974 yılında bir şirkete gönderdiği CV’sini Twitter’da paylaştı. Konu Bill Gates’in CV’si olunca bu paylaşım bir anda gündem yarattı. McCracken’in yayınladığı fotoğrafta Bill Gates henüz 18 yaşındayken, başvurduğu şirkette Sistem Analisti veya Sistem Programcısı olarak görev almak istediğini belirtmiş. Bill Gates’in 1974 yılında, Harvard’da birinci sınıfta olduğu dönemde hazırladığı CV’ye daha önce Sistem Analisti olarak çalıştığı birkaç şirketi de referans gösterdiği, son olarak arkadaşı Paul Allen ile “ortak” olarak çalıştıklarını da belirtmiş. İşte Bill Gates’in CV’si: https://twitter.com/harrymccracken/status/890754164061384705 Ps. Bill Gates’in bu CV’yi gönderdikten sadece bir yıl sonra Paul Allen ile birlikte Microsoft’u...

Yeni Yöneticilerin Öncelikle Odaklanması Gereken 5 Şey

En heyecan verici ve aynı zamanda korkutucu kariyer geçişlerinden bir tanesi, ilk kez bir yönetici rolü ile karşı karşıya kaldığınız zaman ortaya çıkar. Anthony K. Tjan, Harvard Business Review’da yeni yöneticilerin öncelikle odaklanması gereken noktalara değiniyor. İş kurma, CEO’lara danışmanlık ve en yenisi dünyanın en saygın liderlerinin 100’ünün felsefelerini ve inançlarını en son kitabım Good People’da keşfetme kariyerim boyunca, harika bir yeni müdür ya da liderin yapabileceği en önemli şeyleri açıklığa kavuşturdum. İster mülakat aşamasında olun, ister liderlik için başarılı bir terfi almış olun, sizi başarılı bir yere taşıyacak bilinmesi gereken birkaç ilke vardır. İşte burada bunlardan beş tanesi: 1. Bir liderlik felsefesi oluşturun. Liderlik ve yönetim, ikisi de doğru takipçi kitlesini elde etmektir, değil mi? Buna bir zamanlar inanırdım. Ta ki Tom Peters’e atfedilen bir fikre rastlayana kadar: Gerçek liderlik, diğer liderleri yetiştirmekle alakalıdır. Peters “Büyük bir lider başkalarını da beraberinde getirmeyi taahhüt eden birisidir.” demiştir. Bu neden ilk tavsiyemin liderlik felsefeniz üzerinde düşünmeniz olduğunu açıklıyor. Başkalarına ne yapacaklarını söyleyebileceğiniz pozisyon yetkisine sahip olduğunuz için mi heyecanlı ve yetkili hissediyorsunuz yoksa başkalarına aynı yere ulaşmak için yardım etme ihtimali mi sizi daha çok heyecanlandırıyor? 2. Günlük yönetim ve liderliğe odaklanın. Mükemmel liderliğin uzun dönem hedefi etrafınızda mükemmel bir takım oluşturarak geleceğin liderlerini yetiştirmektir ki bu liderler büyük olasılıkla sizin performansınızı aşacaktır. Hiç kuşkusuz en iyi liderler aynı zamanda en iyi mentörlerdir. Ancak yönetimin ve liderliğin günlük işi, ister para, ister zaman, isterse insanlar olsun, sınırlı kaynakları tahsis etmektir. En iyi uzun vadeli değeri yaratan alanlarda bütçenizi mi ayarlıyorsunuz? Etkileri ve geri dönüşleri açısından zamanınızı irdeliyor musunuz? Uyguladığım en iyi egzersizlerden biri, harcadığım zamanın zirvedeki önceliklerimi nasıl etkilediğini görmek için...

İrade Gücünü ve Disiplini Geliştirmenin 6 Yolu

İrade ve öz denetim, başarı için kilit unsurlardır. Peki, kendinizi kontrol edebilmeyi ve iradenizi daha fazla nasıl geliştirebilirsiniz? Jeff Haden inc.com’daki makalesinde bunu nasıl yapabileceğimizi aktarıyor: Otokontrol, irade, kararlılık, azim… Yapmanız gerekenleri her gün odaklanarak ve kararlılıkla yapmak; başarıya ulaşmaktır. Bu, hepimizin kendini kontrol etme ve irade gücüne neden daha fazla sahip olmak istediğimizin cevabıdır. İrade, kararlılık ve direnç, başarılı kişilerin uzun vadeli hedeflerine ulaşması için çok çalışmasına yardımcı olur. Peki, daha güçlü bir irade ve öz denetim için ne yapmalısınız? Dilekte bulunmak veya umut etmek işe yaramaz; ancak bilimin avantajlarından yararlanabilirsiniz.    İrade Nedir ve Beyninizde Nasıl Çalışır? Willpower Instinct’ın yazarı Kelly McGonigal, iradenin beyinden ve bedenden gelen bir tepki olduğunu söylüyor. Prefrontal korteks (beynin frontal lobunun en ön kısmı), karar verme ve davranışlarımızı düzenleme gibi konularda bize yardımcı olan kısımdır. Kendini kontrol veya irade, bu başlık altına girer ve beynin bu bölümünde halledilir. Dürtülerimizi kontrol etmede ve doğru kararlar vermede etkili olması için, prefrontal korteks göz önüne alınması gerekir. Bu, iyi kaliteli yiyeceklerle beslenme; böylece işini yapmak ve gerekli uykuyu almak için yeterli enerjiye sahip olduğu anlamına gelir. İrade Gün Boyunca Nasıl Tükenir? McGonigal, irade konusunda en çok tekrarlanan bulguların sonlu gözüktüğüne dikkat çekiyor. Huyunuzu kontrol etmeyi, dikkat dağıtıcı şeyleri göz ardı etmeyi veya saniyeler içinde aynı güç kaynağına dokunmayı reddetmeyi deneyin. İradeyi bir kas gibi düşünebilirsiniz. Aşırı kullanıldığında bitkinlik gösterebilir, ancak tıpkı fiziksel kaslarımız gibi eğitilerek iradenizi güçlendirebileceğinizi düşünen bazı araştırmacılar da vardır. İradenizi Güçlendirme Tamam, çok fazla irade gücüne sahip olduğumuzun bilincindeyiz; fakat stres ve kendini kontrol etme isteği kaynaklarımızı tüketir. Şimdi, irademizi artırmak için ne gibi seçeneklerimiz olduğunu görelim. 1. Baskı kapasitenizi artırın: Stresin...

Zeki İnsanların 3 Ortak Özelliği

Çocukken, ebeveynleriniz odanızı temizlemenizi söylediğinde, uyumanız için sizi erken yatırdığında veya küfrettiğiniz için azarladığında sinirlendiğiniz oldu mu? Cevabınız evet ise, Business Insider’ın haberine göre araştırmalar IQ’nuzun artışıyla bir bağlantısı olabileceğini belirtiyor. 1. Zeki insanlar daha fazla küfrederler. Küfreden kişilerin zayıf kelime dağarcığına sahip olduğu söylenir. Oysaki küfürlü konuşmayan kişiler, kendi sözcüklerini sınırlayan kişilerdir; çünkü kasıtlı olarak diğerlerinden daha az kelime kullanıyorlar. Küfürlü sözler ile ilgili dekonstrüksiyon yöntemi kullanılarak yapılmış bir çalışma bulunmaktadır. Çalışmanın sonucu, bir dakikada en çok küfürlü söz söyleyen kişilerin, IQ testinde daha yüksek bir skora ulaşma eğilimine sahip olduklarını gösterdi. Çalışma, küfürlü söz dağarcığının zengin olması, sözlü açıkları gizleme girişimi değil; retorik gücün işareti olduğu sonucuna varıyor. 2. Zeki insanlar gece kuşudur. Gece geç saatlere kadar uyanık kalmayı sever misiniz? Cevap evet ise, bu durum zeka sahibi olduğunuza dair bir işaret olabilir. Bilimsel araştırmalar, gece kuşlarını uzunca bir süre için yüksek IQ skorlarıyla ilişkilendirmiştir. Başkan Obama, Charles Darwin, Winston Churchill, Keith Richards ve Elvis Presley gibi ünlülerin hepsi gece faaliyetleriyle meşhurdur. Eğer geç uyumaya oldukça eğilimliyseniz, iyi bir şirketten olduğunuz kesindir. 3. Dağınık bir masa ve zeka, yakın ilişki içindedir. Çok küfreder misiniz? Gece geç saatlere kadar uyanık kalır mısınız? Aynı zamanda, arkanızda dağınıklık bırakmaya eğilimliyseniz size iyi haberler var. Minnesota Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, dahilerin dağınık masaya sahip olmasının aslında zekalarıyla bağlantılı olduğunu öne sürüyor. Çevrenizdeki her şeyi temizlemek ve organize etmek için fazla vakit harcamıyorsanız, zihniniz belli ki daha önemli şeylerle doludur. Çalışma sonucunda, dağınık bir ortamın daha yaratıcı bir iş akışı sağladığı ortaya çıkmıştır. Aranızdaki küfürlü ve dağınık tüm gece kuşları için güzel bir gün. Bunlardan herhangi biri kendinize yakın geliyor...
Ücretsiz danışmanlık
Manifesto

Yaklaşan Etkinlikler

Kariyer, mesleğimizi yaparken koyduğumuz hedefler doğrultusunda iş deneyimi kazanırken, gerekli eğitimleri alıp, mesleki ve bireysel açıdan kendimizi gerçekleştirme sürecimizdir.

Kariyer, en klasik şekli ile sonu olmayan bir yol benzetmesi ile tanımlanır. Çünkü insanın kendisini geliştirmesinin sonu yok gerçekten.

Yukarıdaki tanımı açarsak; yaptığımız işte kendimizi mesleki açıdan geliştireceğini, düşündüğümüz alanları ve konuları tespit edip, gerekiyorsa bir uzmandan destek alarak, ilgi alınımız ve becerilerimiz doğrultusunda ilerleyebileceğimiz ve kendimizi geliştireceğine inandığımız alanlara eğilip, kendimizi mesleki, ekonomik, sosyal ve kişisel açılardan tatmin edebilmemizdir.

İş ilanlarını görmek için tıklayın.