İksir 728×90

Facebook’un Kurucusu Zuckerberg’in 10 İlginç Özelliği

Sosyal medya devi Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, sahip olduğu servetle dünyanın en zengin isimlerinden biri. Peki genç milyarderi ne kadar tanıyorsunuz? İşte Mark Zuckerberg’in pek çok kişinin bilmediği 10 ilginç özelliği… Lisede teknoloji alanında çalışmaları ile Microsoft’un dikkatini çeken Zuckerberg, bu şirketten teklif aldı. Ancak genç mucit bu iş teklifini reddedip Harvard’a girdi. Facebook ile tanınan Zuckerberg ilk atılımını orta okulda yapmıştı. Zuckerberg orta okulda ZuckNet isimli anlık mesajlaşma programı yarattı. Facebook’un logosunun mavi renge sahip olmasının nedeni Zuckerberg’in renk körü olması. Zuckerberg hiçbir zaman iyi bir coder olmadı. Zuckerberg kod yazmayı C++ for Dummies isimli kitaptan öğrendi. Antik dillere olan merakı ile bilinen Zuckerberg Latince öğrendi. Zuckerberg İngilizcenin dışında Mandarin dilini de konuşabiliyor. Zuckerberg Yurt odasında kurduğu Facebook için pek çok teknoloji devinden teklif aldı. Bol sıfırlı teklifleri reddeden Zuckerberg kararında haklı çıktı. Zuckerberg Apple’ın kurucusu Steve Jobs’un izinden gittiğini sıklıkla dile getiriyor. Rakip uygulama Twitter’ı kullanan Zuckerberg, 2009’dan bu yana 19 tweet attı. Özel hayatını gözlerden uzak yaşamaya özen gösteren Zuckerberg bunun için kesenin ağzını da açıyor. Zuckerberg geçtiğimiz dönemde Hawaii’de 100 milyon dolara bir arazi satın alarak gözlerden uzak bir hayat yaşamak için ilk adımını atmıştı. Kaynak Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

Kafanızdaki Fikirleri Hayata Geçirmek için 3 Önemli Adım

Şirketinizin daha iyi olmasını sağlayacak mükemmel fikirlerle dolup taşıyor olabilirsiniz. Ama genellikle bunlar sadece fikir olarak kalır. Gereken ilham vardır fakat hiç bir zaman hayata aktarılamaz. Belki fikirlerinizi patronunuz veya iş arkadaşlarınızla paylaşmaktan çekiniyor olabilirsiniz. Veya belki de fikirlerinizi büyük bir şirkete nasıl sunacağınızı bilemiyor olabilirsiniz. Bakın, donup kaldınız. Bütün dahiyane fikirleriniz not defterinizin tozlu sayfalarının arasında bekliyor. Ama fikirleriniz bundan çok daha fazlasını hak ediyor! Onları kullanmak sizin ve şirketinizin geleceğini değiştirebilir. Aşağıdaki adımları hayata geçirilmemiş fikirleri gerçeğe yaklaştırmak için kullanabilirsiniz. 1. Fikri kafanızdan atın İlk yapmanız gereken fikirleri beyninizin sınırlarından çıkartın. Belki de bunu sözü edilen not defterinizde yaptınız, fakat artık diğerleriyle kolayca paylaşabileceğiniz bir forma getirmeniz gerekiyor fikirleriniz. Muhtemelen bu tarihi geçmiş bir sürecin güncellemelerini özetleyen bir belgedir. Belki de fikrinizin iç hatlarını gösteren bir uygulamadır. Veya hayal ettiğiniz ürünün raptiye ve çamurdan yapılmış bir modeli de olabilir. Her ne inşa ettiyseniz unutmayın ki cilalanmış nihai ürün olmayacak ve olmamalıdır. Ürünün ilk versiyonunun mükemmel olması için çok fazla zaman harcarsanız, diğer aşamalara geçemeyebilirsiniz. AT&T’de Koçluk yapan Candice Churchwell “Unutmayın, hayalinizdeki şeyi gerçekleştirmek için fikrinizin mükemmel veya güzel olmasına gerek yok.” Diyerek hatırlatma yapıyor. Her şeyi açık ve kolay yapın ki karşınızdaki kişi detaylara boğulmadan fikrin heyecanına kapılabilsin. Fikirlerinizi gerçek hayata geçirmeye başlamanız, insanlara fikri sunmadan önce eksiklikleri bulmanıza yardımcı olacaktır. 2. Diğer insanları masaya getirin Biraz sinir bozucu olabileceği gibi insanları fikirlerin gelişme sürecine katmak hem sizin için hem de fikir için büyük yarar sağlayacaktır. Gelişme sürecinde diğer fikirleri göz önünde bulundurmak, kendi projenizi sunduğunuzda daha güçlü gözükmesine yardımcı olacaktır. İki, üç veya dört beyin tek bir beyinden her zaman daha iyidir. Güvendiğiniz insanları seçin, bu kişi en...

Başarılı İnsanlardan 2017’yi Üretken Bir Yıl Yapacak 11 Öneri

Eğer Toptalent.co’nun çeşitli başlıklarını takip ediyorsanız fark edeceksiniz ki biz sıklıkla röportaj yaptığımız uzmanlardan veya okuduğumuz bir kitaptan ya da yaptığımız yeni bir araştırmadan verimlilik için ipuçları paylaşıyoruz. Ve itiraf etmeliyiz ki bu önerilerin hepsine yetişmek bir miktar korkutucu olabiliyor. O yüzden, sen zamanını daha iyi nasıl kullanabileceğini öğrenmek için burada olduğundan, verimliliğin en iyi püf noktalarını bir araya getirmeyi düşündük. Bunu yapmak için, nasıl başardıklarını paylaşacaklarına inandığımız bazı uzmanlara sorduk. İşte onların verimlilik için favori önerileri! 1. Sevdiğin şeyle başarmak istediğin şeyi birleştir. Sevdiğin bir alışkanlık edin (benim için bu, sabah kahvesi.) ve bunu verimli olman gereken işle birleştir. Benim durumumda, bu yazı yazmakla birlikte olmalı. Böylece, sevdiğim kahve ritüelini, kural olarak sevdiğim başka bir şeyle, yazmakla birleştiriyorum ama her zaman değil. Aynı zamanda hem kahve keyfi hem de yazı yazmak çoğunlukla çalışmaya başladığımda şartlı bir refleks oluyor. -Dan Ariely, Duke Üniversitesi Psikoloji ve Davranışsal İktisat Profesörü ve “Payoff” adlı kitabın yazarı 2. Daha fazla merhametli ol. “Favori üretkenlik önerim? Merhamet. Bekle, ne? Üretkenlik tavsiyeleri genellikle değişken zihniyet, tekil görevlendirme, derin odaklanma, genel eğilim üzerinde çalışma ve diğer kullanışlı araçlar temelinde olmaz mı? Evet ve tüm bu araçlar bize inanılmaz derecede üretken, etkin ve daha fazla yaratıcı olma konusunda yardımcı olabilir. Ama merhametin fark ettirdiği şey, biz insanız. Hiçbir şey doğru gitmediğinde, aptalca günlerimiz olacak. İşte ya da hayatta bizi tüm gece ayakta tutmuş bazı sorunlarda ya da sadece bunaldığımızda, dengesiz, motivasyonsuz, dağılmış olduğumuz zamanlar olacak. Ama kendimizi hırpalamak, olumsuzlukların pençesine düşmek ya da sonsuza kadar neyin kötü gittiğini, neden çuvalladığımızı düşünmek yerine; merhamet, kendimizi affetmemizi, neler yapabileceğimizi öğrenmemizi, tüm bunların pratikle alakalı olduğunu, mükemmelliği bırakmayı, kolayca ve...

Başarılı CEO’ların En Beğendikleri 10 Kitap

Büyük şirketlerin kuruluşunda büyük fikirler vardır. Bu büyük fikirleri bulan kişilere ise ilham olan bazı şeyler vardır. Bunların en başında okudukları kitaplar geliyor. Peki bu isimlerden en ünlü 10 tanesinin favori kitapları hangileri? 1. Bill Gates Orjinal adı “The Catcher in the Rye” olan Türkçeye “Çavdar Tarlasında Çocuklar” olarak çevirilen kitap Bill Gates’in en sevdiği kitapların başında geliyor. Not düşmek gerekirse bu kitap ABD’de en çok yasaklanan kitap. 2. Tony Hsieh Zappos CEO’su Hsieh ise “Search Inside Yourself” kitabının kendisine ilham verdiğini söylüyor. 3. Tim Cook Apple CEO’su Tim Cook ise George Stalk JR ve Thomas M.Hout’un “Competing Against Time” kitabının kendisi için en önemli kitap olarak görüyor. 4. Mark Zuckerberg Kitaplarla çok haşır neşir olan Mark Zuckerberg ise, Daryl Collins, Jonathan Morduch, Stuart Rutherford ve Orlanda Ruthven – “Portfolios of the Poor” kitabını öneriyor.  5. Marissa Mayer  Marissa Mayer için ise Olivia Fox Cabane’un “Karizma Miti” kitabı onun için önemli bir yer işgal ediyor. 6. Elon Musk Elon Musk’ı Walter Isaacson – Benjamin Franklin: “An American Life”ın etkilemesi şüphesiz garip değil. 7. Steve Jobs Steve Jobs’ın favori kitabı ise “How Will You Measure Your Life?” – Clayton M. Christensen. 8. Jeff Bezos Amazon’un CEO’su Jeff Bezos’ın listesinde ise “The Effective Executive” yer alıyor. 9. James Gorman Morgan Stanley’in başkan ve CEO”su olan James Gorman çok önemli işler başarmış kararlı amatörlerin hikayesinde “The Boys in the Boat”ta ilham buluyor. 10. Larry Page Son olarak Google’ın CEO’su Larry Page için ise Nikola Tesla’nın “Nikola Tesla Kendini Anlatıyor” kitabı ilham kaynağı. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

Çalışırken Müzik Dinlemek Daha Üretken Yapıyor

Günlük yaşamın monotonluğu, işlerinizin yoğunluğu derken geri planda kalan duygularınızın size gizli gizli yaşattığı açlık sonrasında çeşitli sıkıntıların ortaya çıkmasına yol açıyor. Motivasyon eksikliği ve stres gibi yollarla göstermeye başlayan bu sıkıntılar zincirinin en büyük ilaçlarından biri de elbette ruhun gıdası olarak bilinen müzik. WebpageFX’in yaptığı araştırmalara göre çalışanların yüzde 61’i müzik dinlerken daha mutlu ve üretken. Araştırmanın diğer önemli kısımları ise şu şekilde: Çalışanların yüzde 90’ı müzik dinlerken daha iyi performans gösterdiklerini söylüyor. Yine çalışanların yüzde 88’i müzik dinlerken ürettikleri işlerinde daha özenli davrandıklarını belirtiyor. Tüm bunların dışında müzik dinlemek, çalışırken stresi azaltıyor, hafızayı güçlendiriyor ve motive olmanıza yardımcı oluyor. Çalışanlar kadar iş yerleri de müziğin gücüne inanıyor. Yapılan araştırmalara göre küçük ve orta ölçekli iş yeri sahiplerinin 77’si müziğin çalışanlarına moral verdiğini düşünüyor. Yine iş yeri sahiplerinin yüzde 65’i müziğin çalışanlarının verimliliğini arttırdığını da düşünüyor. Hatta bazı iş yeri sahipleri(bu oran yüzde 40 olarak geçiyor) çalışanlarının müzik eşliğinde daha fazla satış yaptığını düşünüyor. Müziğin beyne sağladığı faydalara gelir isek, müzik beynin mühim sıvılarından biri olan dopamininsalgılanmasını sağlıyor. En sevdiğimiz yiyecekleri yediğimiz anda salgılanan bu sıvı, insanın işlerine daha iyi odaklanmasını sağlıyor. Şimdi kulaklığınızı takın ve sizin için hazırladığımız parçaları dinleyin…   Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

Dünyanın Milyarderler Yaratan Okulu: Harvard

Başarılı ve zengin olmak için iyi çevre olmazsa olmazlardan. Harvard, öğrencilerine bu ayrıcalığı sunuyor ve milyarderlerin okulu olmayı sürdürüyor. Başarılı herhangi bir insanla konuşun, size başarıya giden yolun neredeyse yarısının ‘çevre‘ kaynaklı olduğunu söyleyecektir. Okul bazında konu irdelendiğinde ise çevre edinme hususunda mükemmel bir örnek olan Harvard akla geliyor. Visual Capitalist tarafından yayınlanan makaleye göre, dünyanın en zengin 500 insanının 35’i Harvard mezunu. Yani Harvard mezunu milyarder sayısı, listede yer alan Suudi Arabistan ve İspanya kökenli milyarderlerin toplamından fazla. 35 Harvard mezunu milyarderin toplam serveti ise 309 milyar dolar. Yani kabaca Hong Kong ve İrlanda’nın GSYİH’sına eşit denilebilir. Chalie Munger, Meg Whitman, John Paulson, Steve Ballmer, Paul Singer, Ken Griffin, Ray Dalio ve Michael Bloomberg gibi isimleri mezun eden Harvard’ın yeni öğrencileri ve öğretim görevlileri bu büyük isimlerin çevresinden faydalanma şansına da sahip oluyor. Elit üniversiteler okula giriş sırasında öğrencileri akıllı ve iyi bir çevre sahibi olma konusunda filtreliyor. Stanford ve Harvard gibi okullar yapılan başvuruların üzde 6’sından daha azını kabul ediyor. Böylece bu okullardan mezun olan öğrenciler ‘ayrıcalıklı’ çevrenin içinde yetişiyor ve bu ayrıcalıklı iletişim ağına dahil oluyor. Bundan 100 yıl sonra hala aynı kriterler ‘ayrıcalıklı’ olmak için yeterli olur mu bilinmez ama aksi ispatlanıncaya kadar bu okullar milyarder üretmek konusunda tartışmasız en başarılılar. Tabii ki başarının yalnızca iyi okullardan mezun olmakla geldiğini söylemek de doğru değil. Michael Dell, Mark Zuckerberg, Bill Gates, Jack Dorsey ve Evan spiegel gibi isimler üniversiteyi bırakıp iş hayatına yönelerek yükselmeyi ve zengin olmayı başardı. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

İş Görüşmelerini Eğlenceli Bir Şekilde Anlatan 13 Çizim

İş görüşmeleri herkes için zor ve sancılı bir süreç. Bu görüşmeler sırasında ilginç soruların gelmesi de ihtimaller arasında yer alıyor. Hele ki iş başvurusu yaptığınız yer dev bir şirket ise. Microsoft’un, Google’ın ve Apple’ın işe alım süreçleri çoğu kişi tarafından yaratıcılığı ortaya çıkarmak olarak ele alınsa da ünlü illüstratör Leonid Khan bu konuya oldukça eğlenceli yaklaşmış. İşte Leonid Khan’ın muhteşem çalışması… 1. INSTAGRAM 2. STARBUCKS 3. MCDONALD’S 4. POSTAL SERVICE 5. OLD SPICE 6. GOOGLE 7. VOLVO 8. IKEA 9. SAMSUNG 10. ANY JOB 11. APPLE   12. L’OREAL   13. ANY JOB Kaynak   Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

Sabah Rutininizi Yeniden Güçlendirmenin 10 Basit Yolu

Sabah rutinimi nasıl geliştirebilirim? Gününüze daha fazla enerji ile başlamanın 10 hızlı ve kolay ipucunu (Sabah uygulamasında 7, gece uygulamasında 3 olmak üzere) sizinle paylaşmak istedik. İlk olarak: Sabah uygulamak için ipuçları. İpucu #1 15 dakika önce uyanarak süper basitleştirebilirsiniz. Ne? Halihazırda uyanma problemi yaşıyorsanız neden daha önce uyanmalısınız? En büyük fayda kendinize güne uyum sağlayacak biraz zaman kazandırmaktır. Yapması zor değil. Genellikle sabah 7’de kalkıyorsanız, sabah alarmınızı 6:45 olarak ayarlayın. Bu programı bir hafta süreyle devam edin. Eğer işe yararsa ve bu konuda iyi hissederseniz, ertesi hafta alarmınızı 15 dakika daha öncesinde, saat 6: 30’da tekrar ayarlayabilirsiniz. Fazla yarım saatte yapabileceğiniz çok şey var, bu yüzden neden kullanmıyorsunuz? ? İpucu #2 Enerji ve odaklamayı artırmak için alarmınızı özelleştirin. Sizin için uygun bir alarm oluşturun. Alışılmadık fakat rahatsız edici olmayan bir zil sesi seçin veya alarmınızı daha ince bir ses için titreşim moduna ayarlayın. Sesi pozitif bir mesajla söyleyerek bir kayıt yapın, ardından alarm sesi olarak kaydedin. Canlandıracak ve enerji verici bulduğunuz bazı müzik parçalarını listeye ekleyin ve uyanmanız gerektiğinde çalmasını planlayın. İpucu #3 Meditasyonla güne sakin bir ton ayarlayın. Araştırmacılar, erken meditasyon yaparak gece daha iyi uyuduğumuzu söylüyorlar. Meditasyon, sizi gün boyunca (gözlerinizi açtığınız zaman vurgulayan herhangi bir şey de dahil olmak üzere) işgal eden tüm o rastgele düşüncelerle daha iyi başa çıkmanıza yardımcı olabilir ve duyduğunuz acele ve boğuşuna katkıda bulunabilir. Başlarken, Headspace uygulamasını indirin ve 10 dakika boyunca pratik yapın; Yeni başlayanlar için kolay ve hatta eğlencelidir. İpucu #4 Çalışma alanınızı hazırlayın. Güne başlamadan önce, tamamlamanız gereken iş için her şeyin hazır olduğundan emin olun. Bu, bilgisayarınız, kitaplarınız, referans malzemeleriniz (masanızda kullanışlı olması gereken notlar yazmanız), günlük...

Duygusal Zekanızı Geliştirecek 5 TED Konuşması

Psikolog Daniel Goleman ve diğer konuşmacılara göre, duygusal zekanızın artırılması sizi daha mutlu ve daha başarılı yapabilir. Duygusal zekânın – çoğu zaman E.I. olarak kısaltılır – iyileştirilmesi  son zamanlarda birçok insanın merak ettiği bir konu haline geldi. Özünde, duygusal zekâ, diğer insanları ve onların duygularını anlamanın yanı sıra başkalarının davranışlarına etkili bir şekilde tepki verebilme yeteneğidir. Bunu yapmak, hem işte hem de gündelik hayatta bizi daha mutlu ve daha başarılı yapabilir. 1. Daniel Goleman–“Why Aren’t We All Good Samaritans?” (Neden Hepimiz Sarmatlı İnsanlar Değiliz?) Daniel Goleman ödüllü bir psikolog ve Duygusal Zeka kitabının yazarıdır. Bu dokunaklı, ilham verici konuşmada Goleman geleneksel olarak zekayı bir başarı öyküsü olarak görme şeklimize meydan okuyor ve kendimize, neden günlük yaşamlarımızda daha merhametli olmadığımızı sorgulatmaya çalışıyor. 2. Uri Hasson–“This Is Your Brain on Communication” (Bu Sizin İletişiminizdeki Beyninizdir) Bu bilgilendirici ve bilimsel perspektif sahibi konuşmada, nörolog Uri Hasson insan iletişimi üzerine yaptığı araştırmayı anlatıyor. Hasson, izleyiciye, aynı hikayeyi duyduğumuzda, farklı kültürlerden veya dillerden bağımsız olarak beynimizin aynı bölümünün harekete geçirildiğini söylüyor. Bu eşsiz sinirsel özellik, farklılıklara rağmen insanlar arası bağı ırk, dil, din, milliyet ayrımı olmaksızın oluşturmamızı sağlar. 3. Eric Liu–“Why Ordinary People Need to Understand Power” (Normal İnsanlar Neden Gücü Anlamalı?) Bu güçlü konuşmada, vatandaş eğitici ve Citizen Üniversitesi kurucusu Eric Liu, iktidar konusunda okuryazar olmanın önemini anlatıyor. Liu, iktidarın neyi nasıl yaptığı – ya da bazı insanların diğerlerinden daha fazla neye sahip olduğunu – anlamamızın onu etkin bir şekilde kullanmamıza izin verdiğini vurguluyor. 4. Helen Fischer–“Why We Love, Why We Cheat” (Niçin Sever, Niçin Aldatırız) Hareketli konuşmasında, antropolog Helen Fisher, neden birine aşık olduğumuzu, biyokimyasal mekanizmalarını ve toplumsal önemini açıklayarak aşk konusunu anlatıyor. İnsan varlığının böylesine temel...

Hayatınızdaki Olumlu Değişimi Ortaya Çıkarmanın 4 Yolu

Eğer tutkularınızın farkındaysanız kararlara ihtiyacınız yok. Diyetlerden dolayı acı çekmenize gerek yok. Amacınızı gayet net bir şekilde görebileceksiniz. Etrafınızda başarmış ,hem de bu başarıya hiçbir efor sarf etmeden ulaşmış görünen insanlar mı var? Kandırılmış veya daha da kötüsü yaptığınız işi yaparken zamanınızı boşa harcıyormuş gibi mi hissediyorsunuz ve zaman tükeniyor mu? Gayet iyi anlıyorum ve yardım etmek için buradayım! Peki şimdi ne olacak? Şimdi hayatınızda pozitif değişikliği kalıcı olarak ortaya çıkarmanın tam zamanı. Kendinize bir soru sorarak başlayın: En çok neyi yapmayı seviyorsunuz? Soruya cevap vermekte zorlananlarınız için buradayım ve size cevabı bumanızda yardım edeceğim. İşte hayatınızda pozitif değişikliği hızlıca ortaya çıkarmanın dört adımı. 1. Düşüncelerinizin farkına varın Meditasyon yapmak size bu konuda yardımcı olabilir. Düşüncelerinizin kontrolü sizin elinizde başkasının değil! Onları olduğu gibi kabul edin, sadece düşünce olarak. Ve şimdi onları değiştirin. Bazen değiştirmek zorlaştığında yüksek sesle olumlu şeyler söyleyin. Başta aptalca gelebilir ama olumsuz bir durum olduğunda sadece bir ‘evet’ düşüncelerinizi pozitife çevirir. Olumlu düşüncelerin konuşmasına izin verin! ”İyiye odaklanın” 2. Ne söylediğinizin farkında olun Dar görüşlü insanlar dedikodu yapar ve olumsuzluk yayarlar. Eğer onları görürseniz, derhal oradan uzaklaşın! “Biliyor musun ben neyi seviyorum ?” ile başlayan cümleler sizi kendiniz hakkında güzel şeyler konuşmaya zorlar. Ama “biliyor musun ben neyden nefret ediyorum?” ile başlayan cümleler  kurmak daha kolaydır.Pozitif olmak zor olabilir ama ne konuştuğunuzun farkına varın ve düzeltin! 3. Ne okuduğunuzun farkında olun Eğer ünlülerin kusurlarını ve saçmalıklarını okuyorsanız bundan size bir yarar gelmez. Ciddiyim, ne zaman birinin talihsizliğini okudunuz da bu size harika hissettirdi? Değil mi? O yüzden aklınızı, geliştirici içeriklerle beslemeyi seçin. Eğlenceden uzaklaşmanıza gerek yok, kurgu iyidir. Ama okul veya iş yolunda geçen zamanınızı tabloidlerin...

Başarılı Kişilerin Asla Söylemeyeceği 7 Şey

Başarı, bir gecede tamamlanabilecek bir şey değildir. Çok sıkı çalışma, zaman ve özveri gerektirir. Her başarılı lider, girişimci veya idealist, inandıklarına inandıkça kendilerine özgü bir yolculuklar yaşadılar ve toplumu, herkesin onları geri tuttuğunu düşündükleri zincirlerden kurtulabileceğini kanıtladılar. Her birinin farklı bir yolu vardı, ancak hedefleri aynıydı: başarı. Başarılı bireyleri birbirine bağlayan birçok faktör var; bunlardan biri yolculuk boyunca nasıl büyüdükleri ve olgunlaştıkları. Steve Siebold, “Zengin Kişiler Nasıl Düşünür” yazan, otuz yıldır binlerce milyondan fazla kişinin başarı ve zenginliklerini yönlendiren şeyleri öğrenmek için röportaj yapmıştır. Cevap oldukça basit: Steve, nerde doğduklarının, hatta kimin- ki bu milyonerleri ön plana çıkaran şeyin önemi olmadığını fark etmiştir, zihniyetleri, hiçbir şeyleri geride tutmalarına izin vermeden hedeflerine ulaşmak için harekete geçmekti. Bu zihniyet bu kişilere servetin yolunu açtı. İşte durdurulamaz tutumu ile çeliştikleri için başarılı birinin söylediğini duymadığınız 7 cümleyi: 1. “İşimden nefret ediyorum” Başarılı insanlarda büyük beğeni toplayan bir nitelik, yaşamın herhangi bir noktasında ne yapıyor olsalar dahi, işlerinden veya işyeriyle ilgili asla önyargılı olamadıklarıdır. Rahatsız olan veya negatif enerji ile çevrili olan bir durumda oldukları halde, yukarıdaki gibi ifadelerden kaçınırlar. Bu olumsuz unsurlar başarıyı yakalamak için yolculuğunuza bir şey yapmaz, sizi yavaşlatır. Bir kişiye, işe ya da şirkete hakaret etmek yerine, sorunu doğru bilgiler, taktikler ve tam tarafsızlıkla çözmeye çalışmaktadırlar. 2. “Bu adil değil” Rakipleriniz bir ödül, değerlendirme aldı veya tanındı mı ve sizin hiçbir şeyiniz olmadı mı, siz ise iki kat daha adanmış ve üretken misiniz? Başarılı bir insanın asla başaramadığı bir hata, hayatın adaletsizlikleri hakkında kusura bakmaz ve çılgınca yapar. Haksızlık, alışmak zorunda olduğunuz bir şeydir. Başarı size hediye edilmedi- onu kazanmak için çalışmanız gerekir ve bunu yapmanın ortasında, bunu hak etmeniz...

Uçan Otomobil Hayali Gerçek Oluyor

Yüz yıllık hayal, uçan otomobilleri hayata geçirmek için çalışmalar son aşamasına geldi. Dünya genelinde en çok heyecan yaratan projelerden birisi uçan otomobiller olurken, Airbus tarafından yapılan resmi açıklamalarda 2017 yılının sonuna kadar projenin hazır olacağı duyuruldu. Çizgi film ve bilim kurgu filmlerinden alışkın olduğumuz uçan arabalar için uzun zamandan beri beklenti oluşmuş olsa da bu kadar erken beklenmiyordu. Airbus yaptığı açıklamada 2017 yılının sonuna kadar ilk prototipin hazır olacağını söylerken, bu kadar kısa süre içerisinde başarılı bir sonucun elde edilmesi uçan otomobilleri daha erken bir tarihte hayatımıza sokabilir. Uçan Otomobil Projesi Hangi Aşamada? Airbus Group duyurusuna göre uçan otomobiller şehir içi yollarda tıkanıklığı önlemenin alternatif bir yolu olarak geliştirilecek. 2017 sonu itibari ile uçan arabalar için test sürecine geçilecek. Urban Air Mobility adı ile özel bir birim açan ve bu birimde uçan araba ve benzer hava araçları üzerinde çalışmalarını sürdüren Airbus,  bu konuda başarı sonuçlara imza atıyor. Markanın uçan otomobil sonrasındaki en önemli projesi toplu taşıma için kullanılacak ve daha fazla kişinin taşınabileceği uçan araçlar geliştirmek. 2017 sonuna kadar geliştirilecek prototip tek kişilik olacak. Uçan otomobiller ile ilgili yapılan resmi açıklamalarda projenin şehir yaşamına yapacağı katkılar da vurgulandı. Uçan otomobiller ile elde edilecek avantajlar şöyle olacak; Araçların ulaşımda karayoluna ihtiyaç duymayacak olması köprüler ya da benzeri gereksinimleri ortadan kaldıracak. Böylece yol maliyetleri de ilerleyen dönemlerde azalacak. Şehir içindeki trafik problemleri de uçan arabalar ile tamamen ortadan kaldırılacak. Ulaşımda yeni ve daha güvenli bir dönem başlayacak. Trafik kazalarının önüne geçilecek. Akıllı sistemler sayesinde uçan arabalar ile trafik kazalarının yaşanması önlenecek. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

Harvard Üniversitesi’nden Ücretsiz Online Fotoğrafçılık Dersleri

Harvard’tan fotoğraf severlere özel bir fotoğrafçılık eğitimi almak ister misiniz, hem de ücretsiz. Fotoğrafçılığı öğrenmek ya da fotoğrafçılık bilgilerini geliştirmek isteyenler için hazırlanan online eğitim herkese açık ve ücretsiz. Özellikle mobil teknolojilerin gelişimiyle birlikte gelişen fotoğrafçılık sektörü, zaman içerisinde çeşitli dijital fotoğraf çekim tekniklerini de beraberinde getirdi. Harvard Üniversitesi dijital fotoğrafçılığa ait hazırladığı dersleri herkesin kullanımına sundu. Harvard Üniversitesi tarafından ilk olarak 2009 yılında hazırlanan ders içeriği, artık popüler online eğitim platformu ALISON üzerinde yer alıyor. Bu da Harvard Üniversitesi fotoğrafçılık derslerine herkesin ücretsiz ve online olarak ulaşabilmesi anlamına geliyor. Online fotoğrafçılık kursu altında toplam 12 modülden oluşan ders serisi bulunuyor. Özellikle fotoğrafçılığa yeni başlayanlar için faydalı bir kaynak olan bu dersler, fotoğrafçılığa ait temelleri barındırıyor. Dijital fotoğrafçılık, diyafram ayarları, histogramları okumak, ışık ayarları, sensör ve lens yönetiminin nasıl olacağı gibi birçok önemli içerik kurs içinde düşünülmüş. Aynı zamanda tüm modüllerin en azından %80’ini tamamlayıp verilen görevleri yerine getirirseniz kurs sonunda diplolama almaya hak kazanıyorsunuz. Eğer siz de dijital fotoğrafçılığa ilgi duyuyorsanız, şimdiden yaklaşık olarak 500 bin öğrencinin katıldığı Harvard Üniversitesi’nin online fotoğafçılık derslerine ALISON üzerinden ulaşabilirsiniz. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

Webtures Platinum Çıktı!

Türkiye’de SEO alanında 7 yıldır hizmet veriyor olan Webtures, App Store uygulaması ile hizmetlerini genişletti. Webtures Platinum adını taşıyan uygulama ile kullanıcılara cep telefonundan da ulaşmayı amaçlıyor. Bu uygulama sayesinde gün içinde SEO hizmetlerine telefonunuzdan erişebilir, SEO ile ilgili haberleri daha kolay öğrenebilir ve birçok bildirimi telefonunuzda görebilirsiniz. NASIL BİR UYGULAMA? Bildirim Sistemi  Bildirim Sistemi sayesinde güncel haberleri öğrenebiliyor, yenilikler ve önemli bilgilerden haberdar olmuş oluyorsunuz.  Bu sayede bilgisayarınız bulunmasa da telefonunuzla sektöre ayak uydurabiliyorsunuz. Kitaplar Bu bölümde, Webtures kurucusu Kaan Gülten’in yazmış olduğu Sorularla SEO ve Uzmanından SEO kitapları yer almakta. Ayrıca uygulamaya tekrar girdiğinizde kaldığınız yerden devam edebilme özelliği de mevcut. SEO Araçları  Bu sayfada, web sitesi hizmeti gibi faydalanabileceğiniz sıra bulucu, link uyumu, tag density ve site analizi gibi birçok hizmetten faydalanabilmeniz sağlanmış. Fatura Ödeme ve Çalışılan Kelime Takibi  Müşterilerin de faturalarını ödeyebilmeleri, toplantı talebinde bulunabilmeleri ve çalışılmış olduğu kelimelerin durumunu görebilmelerinin sağlanması da uygulamanın oldukça önemli bir hizmeti olarak karşımıza çıkıyor. Webtures Mobile  Bu sekmede kullanıcılar, Webtures’ın SEO ajansları arasında gerçekleştirdiği ilklerden biri olan Webtures Mobile aracının nerelerde olduğuyla ilgili bilgi sahibi de olabilir, kendini adeta bir dedektif gibi hissederek aracın istihbaratını sağlayabilirler. Günlük sırlama sorgulama hatırlatıcısı ile web sitenizin düzenli takibini yapmanız ve durumunu takip etmeniz sağlanmaktadır. Ayrıcalıklar kısmından da ajans hakkında tüm bilgilere ulaşabiliyorsunuz. Özellikle müşteriler için oldukça önemli gibi gözüküyor. İlk olarak App Store’da karşımıza çıkan uygulama, gelecekte Android’e de göz kırpıyor. Görünen o ki; Webtures Platinum, bu işlevsellik ve kaliteli hizmetle iki platformda da oldukça başarılı olacak gibi duruyor. www.webturesplatinum.com adresinden detayları öğrenebilirsiniz. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip...

Robotlar İstihdamı Nasıl Değiştirecek?

Dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan ManpowerGroup, teknolojik devrimin istihdam piyasasını nasıl değiştireceğine dair oldukça ilginç bir araştırmaya imza attı. Geçtiğimiz günlerde İsviçre’nin Davos kentinde yapılan Dünya Ekonomik Forumu’nda yayınlanan raporlar, dünyanın en güçlü siyasi ve ticari liderlerine farklı mesajlar sunarken, rapor “Beceri Devrimi” başlığı ile yayınlandı. Yapılan araştırmanın kapsamının da geniş tutulması daha doğru ve genel sonuçlara ulaşılmasını sağlamış durumda. Açıklamalara göre araştırma kapsamında 43 ülke ve altı sanayi sektöründe 18 bini aşkın işveren incelendi. Robotların Geliştirilmesi İş Gücünü Nasıl Etkileyecek? Araştırmaya göre teknolojik gelişmeler daha fazla otomasyona, personel sayısındaki azalmaya veya bazı alanlarda işe alımda yavaşlamaya neden olacak. Fakat bu durum kişilerin farklı alanlarda istihdam edilmesini sağlayarak çok daha fazla ve farklı iş alanı yaratacak. Fakat bu noktada üzerinde özellikle durulan nokta kişilerin iş gücünün yeni pozisyonlar için yeterlilikte olması. Aksi halde çarkın düzenli bir şekilde çalışmasının mümkün olmayacağı belirtiliyor. Raporda bu noktadan çıkarım ile işverenlere çağrı yapılırken, robot insan evrimindeki değişimin sorunsuz bir şekilde sağlanması adına çalışanlara yatırım yapılması isteniyor. Burada insanların farklı iş alanlarda çalışabilmesi adına yeteneklerini ve teknik bilgilerini geliştirebilmek adına yatırımların, değişimi hızlandıracağı belirtiliyor. Beklentilerin Tersi Olabilir! ManpowerGroup yaptığı araştırmada iş piyasasında beklenen değişim için olumsuz bir önyargının olduğunu ortaya koyarken, iş verenlerin personellerin sayısının azalacağı konusunda bir fikre sahip olduğunu söylüyor İşverenlere yönelik yapılan ankette özellikle robot ve otomasyonun gelişmesinin işçi istihdamını nasıl etkileyeceği soruldu. Yapılan anket sonuçlarına göre katılımcıların; % 64’ü herhangi bir değişiklik beklemediğini % 19’u istihdamı arttıracağını % 12’si istihdamı düşüreceğini % 5’i ise bu konuda bir fikri olmadığını beyan etti. Bu araştırmanın bölgelere göre değerlendirilmesinde ise özellikle Batı bölgelerinde değişim için olumlu düşüncelerin olduğu görülürken, Doğu bölgelerinde daha...

İş Görüşmelerini Kaybettiren 7 Hata

Başvurduğunuz pozisyon için tüm özellikleri taşımanıza rağmen mülakat sonrası olumlu cevap aldıysanız bunun birçok nedeni olabilir. İşte insan kaynakları uzmanlarına göre iş görüşmelerini kaybettiren 7 hata… 1. Mülakata hazırlıksız gitmek İnsan kaynakları yöneticilerinin mülakatlarda en çok rastladıkları aday tipini, CV’si eksik ve özensiz olan, şirketi, sektörü, pozisyonun gereklerini, müşterilerini araştırmadan, hatta başvurduğu ilanı doğru dürüst okumadan görüşmeye gelen adaylar oluşturuyor. Bu adaylar genelde ne yapmak istediklerini, nasıl bir yerde çalışmak istediklerini de bilmiyorlar. 2. Yapmacık tavırlar Yapmacık tavırlar ise diğer bir olumsuz unsur… Adaylar mülakatı yapan insan kaynakları yöneticisine profesyonel bir görüntü vermek adına doğallıktan uzak, aşırı mutlu, aşırı güvenli ve pozitif tavırlar sergiliyorlar. Bu görüntü mülakatçılar tarafından “yapmacık” olarak nitelendiriliyor ve olumsuz değerlendiriliyor. 3. Ezberlenen yanıtlar Adayların mülakat sırasında sorulan sorulara internetten ya da kitaplardan alındığı belli olan standart yanıtları, ezbere söylemeleri de mülakatı yapan insan kaynakları yöneticileri tarafından uygunsuz bulunuyor. 4. Aşırı makyaj, uygunsuz kıyafet Adayların en sık yaptığı hatalardan biri de mülakata aşırı makyajlı, kurumsal hayata uygun olmayan tarz ve renklerdeki kıyafetlerle, aşırı parfüm kullanarak ya da tersine, aşırı bakımsız bir şekilde gelmeleri. Özellikle kadın adayların mülakata giderken saçlarını yaptırmaları ve dekolte kıyafetler giymeleri uygun karşılanmıyor. Erkekler ise bakımsız, pis sakallı, yağlı saçlar ve kot pantolonla iş görüşmesine gelebiliyorlar. Bu durumlarda bazen mülakatı yapan yönetici, adayın kıyafetine ya da saçlarına takılarak mülakata odaklanamıyor. 5. Profesyonellikten uzak davranışlar Adayların aşırı rahat ve profesyonellikten uzak davranışları mülakat yapan kişide olumsuz etki bırakıyor. Adaylar genellikle kararlaştırılmış mülakata geç kalacağını ya da gelmeyeceğini arayarak haber vermiyor. Bu durum en sık yaşanan sıkıntılardan biri ve özellikle yeni mezun, iş hayatının başındaki kişilerde bu durumla daha sık karşılaşılıyor. Eğer bir mülakata gitmeyecekseniz ya da geç kalacaksanız...

Zekanızı Parlatacak 7 Pratik Yöntem

Dr. J. Steven Poceta zekayı parlatacak, onu son hız koşturacak 7 pratik yöntemden bahsediyor. Merak ettik, bu 7 yöntemi sizin için derledik. 1. Uykunuzu İyi Alın Gece uykunuzu iyi alın. Uyuma güçlüğü çekiyorsanız yatak odanızın sessiz ve karanlık olmasına özen gösterin. İyi uyumak için rahatlama tekniklerini öğrenin, geç vakitte kafein almayın. Bilimsel araştırmalara göre uyku sırasında öğrenme ve hafızaya alma faaliyeti hızlanır. Çalışmalarda, yeterli süre uyuyamayan kişilerin gün içinde yeni bilgileri öğrenmede zorluk çektiği gözlenmiştir. Ayrıca, yeni bir şeyler öğrendikten sonra alınan uyku da bilgilerin uzun süreli hafızaya aktarılmasını hızlandırıyormuş. 2. Egzersiz Yapın Bisiklet kullanın, yüzün, yürüyüş yapın… Böyle fiziksel aktiviteler beyin sağlığı için önemlidir. Fırsat buldukça bedeninizi eğitecek faaliyetlerde bulunun. Sebep: Son araştırmalara göre egzersizin, beyinde hafıza ve bilgi depolamadan sorumlu merkez olan hipokampüs üzerinde pozitif etkileri var. Ayrıca, düzenli egzersizin de Alzheimer başlangıcını geciktirdiği belirtiliyor. 3. Arnavut Kaldırımında Yürüyüş Yapın Hâlâ kaldıysa, Arnavut kaldırımında yürüyüş yapın. Olmazsa benzer taşlı ve engebeli yollarda yürüyün. Düz olmayan engebeli yüzeylerde yürümek, iç kulakta bulunan ve dengeden sorumlu vestibül sistemi geliştiriyor. 4. Topla Egzersiz Yapın Topu havaya atıp yakalayın. Eğer bunda iyiyseniz, ufak oyunlar da yapabilirsiniz. Duyulara hitap eden bu tür aktiviteler beynin görsel, dokunsal, el-göz koordinasyonu merkezlerini güçlendirir. 5. Bir Müzik Aleti Çalın El-göz koordinasyonunu geliştirmek için bir müzik aleti çalın. Müzik aleti çalmak; duymak-dinlemek, hassas el hareketlerinin kontrolü ve yazılı notaları (görsel) müziğe (hareket ve ses) çevirmek gibi farklı beyin fonksiyonları arasında bağlantı kurulmasına yardımcı olur. 6. Diğer Elinizi Kullanın Eğer sağ elinizi kullanıyorsanız sol elinizi, sol elinizi kullanıyorsanız sağ elinizi kullanmak üzere aktiviteler yapın. Mesela dişinizi diğer elinizle fırçalayın, bu konuda oldukça iyi olana kadar devam edin. Daha sonra...

İş Hayatında Yöneticinizi Etkilemenin 9 Yolu

Yöneticinizle nasıl iyi ilişkiler kuracağınızı ve terfi edeceğinizi bilmek ister misiniz? Bunun yolu genel düşüncenin aksine, onun en iyi arkadaşı olmak ya da kendinizi iyi göstermeye çalışmak değil. İşte yöneticilerin söyledikleri. Siz de uygulayın, ofisin gerçek yıldızı siz olun! 1. Yanıtlayabileceğiniz sorular sormayın  Tabii ki yöneticinize sorup onun onayını almak sizi rahatlatacaktır; ama bir sonraki sefer önce kendinize sorun: “Bu soruyu benden daha iyi cevaplayabilir mi?” Genelde cevap “hayır” olur. İşinizi sizden daha iyi kimse bilmez. Önce kaynakları araştırıp kendiniz çözmeye çalışın. 2. Problemle değil çözümle gidin  En az 10 dakika bir çözüm düşünmeden problemi yöneticinize götürmeyin. Zor bir konuyla gidip çözüm önermek, yöneticinizi etkileyecektir. 3. Özür dilemeyin  Yanlış bir şey yaptıysanız söze hemen özür dilemekle başlamayın, sizi zayıf gösterir. Bir dahaki sefer bir hata yaptığınızda şunu deneyin: “Bu proje daha iyi olabilirdi”, “Daha farklı yapmalıydım”, “Bir sonraki sefer şöyle yapmayı düşünüyorum.” gibi… Yöneticiniz neyi yanlış yaptığınızdan çok ne öğrendiğinize dikkat edecektir. 4. Duygusallaşmayın  Sinir anında sakın e-mail atmayın. Sizi sinirlendiren bir e-mail’den sonra cevap yazmak istemek normal bir davranış. Cevabınızı hemen yazın; ama göndermeyin. En az 30 dakika bekleyin, sonra orijinal e-mail’i ve cevabınızı tekrar okuyun. Profesyonellikten vazgeçmeyin. 5. Görevinizin dışına çıkın Yeni görevler deneyin. Bazen sizin için uygun zamanı bulmak istiyorsanız yeni işler denemelisiniz. Böylece farklı şeyler öğrenirsiniz ve yöneticiniz, takım ruhunuz ve yardım isteğinizden etkilenir. 6. Yöneticinizin zekasını küçümsemeyin  Hastalık numarası yapmanın da yolları vardır. Hasta olduğunuzu ve işe gelemeyeceğinizi e-mail-mesaj atarak ya da insan kaynakları yöneticisini veya bir çalışma arkadaşınızı arayıp bildiriyorsanız, bu yalan söylediğinizi gösteren bir işaret. Bir dahaki sefer büyüyün ve doğrudan yöneticiyi arayın. 7. Geribildirim isteyin ve verin İletişim iki yönlüdür ve insanoğlu olarak pozitif yorumlara her zaman açığızdır. Eğer yöneticinizin...

Kariyer Planlamada En Çok Yapılan 10 Hata

Kariyer planınızı yapacaksınız ama biraz daha ipucuna ihtiyacınız var. Kariyer planınızı yaptınız. Bir süredir uyguluyorsunuz fakat bir türlü hiçbir şey istediğiniz gibi olmuyor. Kariyer planınızın işe yaramadığını düşünüyorsunuz. Hatanın nerede olduğunu merak ediyorsunuz. İşte size kariyer planlama sırasında en sık yapılan 10 hata… Hata 1: Kısa dönemli maddi ihtiyaçlarınızı ve uzun dönem hayat/kariyer hedeflerinizi birleştirerek, her ikisini de aynı zamanda karşılamaya çalışıyorsunuz. Daha güvenli maddi altyapınızı sağlamadan üzerine birşeyler kurmak istiyorsunuz. Hata 2: Çabuk ya da geçici çözümler arıyorsunuz. Örneğin; cevabı bulmak için bir fikirden diğerine atlıyorsunuz. Unutmayın ki; tatmin edici ve prestijli bir kariyer sahibi olmak zaman, sabır ve iyi bir plan gerektirir. Hata 3: Kişisel tatmininizi sağlamak için kendinizi tanımadan ve ne istediğinizi bilmeden başarıyı dış dünyada arıyorsunuz. Hata 4: Kariyer gelişimi sürecini hiçkimseden ve hiçbir yardım almadan ilerletmeye çalışıyorsunuz. Hata 5: Kendi doğrularınızı uygulamak yerine ailenizin veya başkalarının ‘-meli, -malı’’ larına uymaya çalışıyorsunuz. Belki de, ne istediğinizi bilmeden ve araştırmadan dış faktörlerin katkılarıyla kendinize bir yön seçmeye çalışıyorsunuz. Hata 6: Para kazanmanın tek yolunun şimdiye kadar yaptığınız şeyi yapmaya devam etmek olduğunu sanıyorsunuz. Hata 7: Sadece ilanları takip ediyor ve yöntemleri, girişimci pazarlama metodlarını göz ardı ediyorsunuz. Unutmamalısınız ki; iş arama sürecinize ne kadar çok insanı katar, ne kadar çok bağlantı kurarsanız, hem aradığınız pozisyona ulaşmanız o kadar kolay olur, hem de bakış açınız o kadar genişler. Hata 8: Başarılı olamadığınız veya ilerleyemediğiniz için kendinizi, başkalarını, geçmiş olayları veya durumları suçluyorsunuz. Bu yüzden de kendinizi bir kurban gibi görüp hayatınızın sorumluluğunu üzerinize almıyorsunuz. Hata 9: Kendinize güveniniz eksik oldğu için veya ne istediğinizden emin olmadığınız için harakete geçmiyorsunuz. Hata 10: Sadece ne yapacağınıza karar vermiş olduğunuz için...

İş Hayatında Stresle Başa Çıkmanın 9 Yolu

İnsanların büyük kısmı, stres yaşadığında onu kontrol edebilmek veya çözebilmek için ne yapacağını bilemiyor veya stresin altında eziliyor. Buradaki basit teknikler, yaşadığınız stresin veya olumsuzluğun etkisinden kurtulmanızı sağlayarak kendinizi olaylar karşısında güçlü, canlı ve yeni şeyler üretmeye hazır hissetmenizi sağlayacaktır. Böylece her anlamda daha üretken ve güçlü bir psikolojiye sahip olacaksınız. 1. Ruh Durumunuzu Kontrol Edin Gün içinde birçok ruh haline girip çıkarız. Eğer bu ruh hallerinizi bilinçli olarak siz seçmezseniz hayatınızda kendinizi sorunları yaşamak için hazır hale getirmiş olursunuz. Başarılı sonuçlar ancak başarılı bir ruh haline girdiğinizde gelir. Stresliyken ya düşünceleriniz ya da beden duruşunuz değişmiştir. Bu ikisinin kontrolünü elinize alın ve kendinizi istediğiniz durumdaki düşünce ve duruş şekline getirin. Ruh halinizdeki dengeyi ayarlamak için her gün bilinçli bir şekilde yaşamak istediğiniz 3 farklı ruh hali seçin. (Mutlu, canlı, kararlı…) Ve bu durumların her birini tek tek yaşamaya özen gösterin. 2. Dokuz Kez Derin Nefes Alın Eğer kendinizi stresli ve depresif hissediyorsanız nefesinizi bırakın. Diyaframdan derin nefes almak doğal olarak stres ve depresyonunuzu kırar; gücünüzü, canlılığınızı ve mutluluğunuzu artırır. Eğer hayatınızda ters giden hiçbir şey yokken bile kısa nefes alıp verirseniz stresli bir durma girmek için kendinizi hazırlarsınız. Oysa uzun ve derin diyafram nefesi alıp verirseniz vücudunuza güçlendiren bir sinyal göndermiş olursunuz. Bu kadar basit! 3. İç Konuşmalarınızı Kontrol Edin Stresin ana sebebi kendi kendimizle konuşmamızdan gelir. Şimdi en son stresli olduğunuz bir zamanınızı hatırlayın ve o anı düşünürken hayalinizde ne çeşit bir ses kullandığınızı fark edin. (Çok sert ise yumuşak bir hale getirin, o sesi arkadaşınızın sesi olarak duyun, çok yüksekse alçaltın, çok hızlı ise yavaşlatın.) Onu daha kibar hale getirene kadar değiştirin. Hâlâ içinizden düşünüyor olabilirsiniz...

Herkesin Sabah Saat 8’den Önce Yapması Gereken 8 Şey

Önemli olan her şeyi erkenden halledin! Hayat sizi beklemez. Hayallerinize ulaşmak bazen imkânsız gibi görünebilir. Hem tam zamanlı bir işte çalışıp hem de çocuklarınıza bakıyorsanız hayaller giderek uzaklaşır. Bundan sonra nasıl ilerleyeceksiniz? Her geçen gün ilerlemek ve gelişmek için zaman ayırmıyorsanız eğer şüphesiz ki zamanınız kalabalık hayatınızın boşluğunda eriyip gidecektir. Hiç farkına bile varmadan yaşlanıp bu kadar zamanın nereye gittiğini düşünerek sinirlenebilirsiniz. Profesör Harold Hill’in de dediği gibi “Bir sürü yarın depolarsanız elinizde boş yarınlardan başka bir şey kalmaz.” Hayatınızı gözden geçirin ve hayatta kalmaktan fazlasını yapın Bu yazı, hayata olan bakış açınızı tümden değiştirecek. Amacımız daha basit yaşayıp neyin önemli olduğunu size anlatmak. Ne yazık ki birçok insanın hayatı, gereksiz ve saçma ayrıntılarla dolu. Anlamlı bir şey oluşturmaya neredeyse hiç vakit yok. Herkes sadece hayatta kalmaya çalışıyor. Peki siz neler yapıyorsunuz? Sadece bir nesil öncesine kadar hayatlarımızı başkalarının söylediğine göre yaşamak sosyal ve kültürel bir norm idi. Yıllardır başka bir dünya görüşü öğretilmediğinden, Y kuşağı da bu süreci devam ettiriyor. Hayatınızdaki her anı nasıl isterseniz öyle yaşayabilirsiniz. Kaderinizin belirleyen, sizsiniz. Hayatınızdan tamamen siz sorumlusunuz. Karar veren de siz olmalısınız. Eğer siz karar vermezseniz, bunu sizin yerinize bir başkası yapabilir. Kararsızlık ise kötü bir karardır. Bu kısacık sabah programı ile hayatınız çabucak değişecek. Uzun bir liste gibi göründüğü biliyorum ama aslında epey basit.: Uyan Moda Gir Harekete Geç Doğru Besinlerle Beslen Hazırlan İham al Farklı Bir Bakış Açısı Kazan Kendini İleri Taşıyacak Bir Şey Yap Haydi Başlayalım: 1. Sağlıklı bir uyku çekin (en az 7 saat) Kabul edin ki uyumak en az yemek yemek ya da su içmek kadar önemli. Buna rağmen uykusunu alamayıp problem yaşayan çok fazla kişi...

Dünyanın En Büyük Güneş Enerjisi Tesisi: Tesla Gigafactory

Tesla Gigafactory için oluşturulacak güneş enerjisi fabrikanın enerji ihtiyacının tamamını sağlayacak kapasitede olacak. Tesla Gigafactory, uzun zamandan beri dünya gündeminde yer bulurken, son olarak fabrikanın güneş enerji sistemi ile ilgili bilgiler paylaşıldı. Yenilenebilir enerji ile maliyetleri uzun vadede düşürmek ve çevreci bir üretim yapmak isteyen Tesla, bu doğrultuda Tesla Gigafactory üzerini tamamen güneş panelleri ile kapatıyor. Projenin aktif bir şekilde elektrik üretmeye başlamasının ardından ise üretim kapasitesi 70 megavat olacak. Bu değer ise Tesla’nın dünyadaki diğer tüm çatı güneş sistemlerinden daha büyük bir sisteme sahip olmasını sağlayacak. Şu anda dünya genelinde aktif bir şekilde kullanılan en büyük çatı güneş sistemi Hindistan Beas’taki Dera Baba Jaimal Singh. 42 dönüm üzerine kurulu olan bu alanda 11.5 MW’lık bir güneş enerjisi çiftliği oluşturulmuş durumda. En büyük bu üretim tesisi, Tesla’nın yeni planına göre 7 kat daha küçük. Bu açıdan Tesla Gigafactory ile birlikte dünya genelinde pek çok ilk yaşanırken, fabrika sadece güneş enerjisi kapasitesiyle bile dikkat çekecek. Fosil Yakıtlar Kullanılmayacak  Tesla Gigafactory’de herhangi bir fosil yakıt doğrudan tüketilmeyecek. Üstelik güneşin, enerji elde etmek için yeterli olmadığı durumlar için bile B planı hazır. Tesla’nın kendi Powerpack pillerine yapacağı depolama sayesinde hem enerji depolanacak hem de ihtiyaç halinde bu bataryalardan enerji sağlanacak. Isınmada Para Harcanmayacak! Gigafactory’de kapalı devre sistem kullanacak. Bu sistemde açığa çıkan atık sıcak su ise fabrika içerisindeki ısıtma kanallarına verilecek, sıcak su ile fabrikanın ısınma ihtiyacı karşılanacak. Böylece elektrik enerjisinden tasarruf edecek Tesla, ısınma için de ek bir enerjiye ihtiyaç duymayacak. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya...

Yaratıcılığınızı Olumsuz Etkileyen 8 Alışkanlık

Yaratıcılığın temelinde çoğunlukla öğrenilen bir yetenek olduğunu ifade ediliyor. Bazı kişileri yaratıcı olarak adlandırmanız ise yaratıcı kişilerin yaratıcılıklarını beslemesinden kaynaklanıyor. Bir yeteneğinizi geliştirmek içinse bunu öğrenmek ve sıkı bir çalışma programı yapmanız gerekiyor. Bunun yanında her gün özgün düşünceler üretmek ve etkileyici fikirler bulmak birinci amacınız olmalı. Bu konuda yaratıcılığınızı olumsuz etkileyen 8 alışkanlık sizde de bulunabilir. Bu yüzden acilen bu alışkanlıklarınızdan vazgeçmekte yarar var. İşte yaratıcılığınıza zarar veren ve hemen bırakmanız gereken 8 olumsuz alışkanlık; 1. Kendini başkalarıyla kıyaslamak Kendinizi başkalarıyla kıyasladığınız zaman kendi yenilikçi ruhunuz ve hayal gücünüzden mahrum kalırsınız. Kendi standartlarınızı kendiniz belirleyin ve başka hiç kimseyle kıyaslamayın. Kendinize yaratmak için izin verin, farklı olun. Bu dünyaya yapacağınız tek eşsiz katkı, sizin yaratıcılığınızdan doğacaktır. 2. Özgüven eksikliği Belli bir seviyedeki belirsizlik her zaman yaratıcı eylemlerle birlikte gelir, kendinden şüphe etmek ise bir noktaya kadar sağlıklıdır. Ancak bu, özgüven eksikliği boyutundaysa ve size artık bir yük oluyorsa, yeteneklerinize mal olabilir. Yaratmak için en iyi yol, öncelikle kendi özgüveninizle iletişime geçmektir. 3. Erken yargılama Yaratıcı olmak için kendinize fikir üretme ve yenilik yapma izni vermelisiniz, ve bunu yaparken kendinizi yargılamamalısınız. Eğer fikirlerinizi henüz süreç devam ederken çok erken yargılarsanız, işin sonunda daha az yaratmış olursunuz. İlk önce fikirlerinizin kesintisiz biçimde zihninizde akıp dolaşmasına izin verin. İçlerinden en iyisini seçip en güzelini ortaya çıkarma zamanı daha sonra gelecektir. Bu iki süreci birbirinden mutlaka ayırmalısınız. 4. Cesaret eksikliği Eğer şansınızı denemekten, yeni yollara başvurmaktan ve yapmak istediğiniz şeyde ilerlemekten korkuyorsanız, girmeniz gereken en temel yolları bile çok çetrefilli bulursunuz. Yaratıcılık, şansını denemeyi ve cesur olmayı gerektirir. Korku ise yaratıcılığın en büyük düşmanıdır. 5. Hata yapmaktan kaçmak  Hatalardan korkmanız durumunda cesur ve yaratıcı olamazsınız. Hata yapmaktan kaçmayı hedef olarak belirlerseniz, oyunu sessiz ve tutucu bir...

Girişimcilik Konusunda En İyi 10 Ülke

Dünya’nın 65 farklı ülkesinden 16.500 kişiyle anket çalışması yapılarak hazırlanan listede Amerika birinci sırada yer almıyor… Dünyanın başka bir ülkesinde yatırımlarınızı şekillendirmek istiyorsanız girişimci ruhunuzu doğru ülkelere yönlendirmekte yarar var. Yoksa bütün yatırımınız bir anda çöpe gidebilir. Her ne kadar Uber, Airbnb, Facebook, Instagram ve Twitter gibi oluşumlar Amerika’da yer alsa da Amerika girişim listesinde birinci sırada yer almıyor. Wharton School, BAV Consulting ve U.S. News&World Report‘ın hazırladığı listede dünya üzerinde girişimcilik yeteneğinizi değerlendirebileceğiniz gereken 10 ülke; 10. Avustralya 9. Singapur 8. Danimarka 7. Hollanda 6. İsveç 5. Kanada 4. Birleşik Krallık 3. Amerika 2. Japonya 1. Almanya Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya...

Apple Ekibinden Tesla’nın Otomatik Pilot Takımına Önemli Transfer

Tesla, uzun süredir Apple’da çalışan ve Swift dilini geliştiren Chris Lattner’i transfer etti. Lattner’in otomatik pilot ekibinin başına geçmesi bekleniyor. İşte heyecan verici transferin detayları: Yaklaşık 1.5 yıl önce pek çok Tesla çalışanının şirketten ayrılıp o günlerde otomatik pilot teknolojisi üzerinde ilk hamlelerini yapmaya başlayan Apple’a gitmesi, iki şirket arasındaki savaşın başlangıcı olmuştu. Tesla Motors CEO’su Elon Musk, Apple için ‘’Tesla’da iş bulamayanların gittiği bir mezarlık’’ifadesini kullanıp Apple’ın otopilot alanında daha çok yolunun olduğunu söylemişti. Dün Tesla blogundan yapılan açıklamaya göre ise şirket, Apple’ın beyin takımından olan Chris Lattner’i transfer ederek bu savaşı tekrar alevlendirdi. 10 Yıldan uzun bir süredir Apple’da çalışan ve 2011 yılından beri Apple’ın Geliştirici Araçları Departmanı’nda kıdemli müdür pozisyonunda görev alan Chriss Lattner’i önemli yapan unsur şüphesiz Apple Swift’i geliştirmiş olması. iOS, Mac, Apple TV ve Apple Watch uygulamaları geliştirmek için herkesin kullanabildiği, açık kaynaklı bir dil olan Swift, 2014 yılında tanıtılmış ve Apple’ın o yıl ortaya koyduğu en iyi iş olarak gösterilmişti. Blogundaki yazıda ‘’Hoş geldin Chriss Lattner’’ başlıklı yazıyla Chris’in mühendislik alanındaki şöhretinin iyi bilindiğinden bahseden Tesla, Chris’in otomatik pilot ekibine önderlik edecek olmasından ve bu teknolojinin geleceği biçimlendirmek için aralarına katılmasından mutluluk duyduğunu belirtti. Chris Lattner konuyla ilgili bir açıklama yapmasa da geçtiğimiz günlerde çalışma arkadaşlarına gönderdiği mailde, başka alanlardaki fırsatları değerlendirmek için bu ay içinde Apple’dan ayrılacağını söylemişti. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

Greenpeace: Yılın En Çevreci Teknoloji Şirketi Apple

Greenpeace yayınladığı tablo ile en çevreci teknoloji firmalarını duyurdu. Listenin başında her sunumunda çevreye ne kadar önem verdiğini tekrar tekrar dile getiren Apple yer alıyor. Yayınlanan raporlara göre; çevreye zarar vermeyen malzemelerin kullanıldığı cihazlardaki parçalar aynı zamanda Apple tarafından geri dönüştürülüyor. Doğal gaz, kömür ve nükleer enerji kullanımı baz alınarak çevrecilik endeksinin hesaplandığı tablonun zirvesinde A not almayı başaran Apple, yüzde 83 indekse sahip. Böylece 3 yıl arka arkaya en çevreci firma ünvanını kaptırmamış oluyor. Facebook ve Google da A almayı başarmış durumda ancak indeks olarak daha düşük seviyelerdeler. Listede en kötü not alan şirket Baidu olarak görülüyor. Amazon ve IBM gibi dev isimlerin de ilginç bir şekilde epey aşağılarda olması dikkat çekiyor. Tablonun tamamına aşağıda göz atabilirsiniz. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya...

Amazon 100 Bin Kişiyi İşe Alacak

Online alışveriş devi Amazon, 18 ay içinde ABD’de tam zamanlı çalışacak 100 bin kişiyi işe alacağını duyurdu.  Yeni açılacak pozisyonların büyük çoğunluğu ise ikmal merkezleri ile mühendislik ve yazılım departmanlarında olacak. Şirket bu hamleyle ABD’deki çalışan sayısını 2018 ortalarına kadar 280 bine çıkaracak. Şirket ayrıca ABD’de yeni istihdam sayısının önümüzdeki 5 yıl içinde 150 bin artmasının planlandığını açıkladı. İstihdam için iyi bir haber olsa da, online perakendecilikteki büyüme birçok sektörde işsizlik yaratıyor. “YARATICI YIKIM” Amazon’un son işe alım planı, ekonomist Joseph Schumpeter’ın fikir babası olduğu “yaratıcı yıkım” kavramını akıllara getirdi. Bu kavram, endüstrilerdeki yeni sistemlerin zamanla eskisini yıkacağını ortaya koyuyor. Online perakendecilikte hızlı yükselme özellikle ABD’de alışveriş merkezinde çalışan birçok insanın işinden olmasına neden oluyor. Bunun son örneği, ABD’nin 157 yıllık perakende mağazalar zinciri Macy’s’in işten çıkarma kararı oldu. Tatil döneminde satışlarında büyük düşüş yaşayan şirket, bu yıl içinde 20 eyalette 36 mağazasını kapatıp 4 bin 500 çalışanı işten çıkaracak. ONLINE PERAKENDECİLER İŞ YARATTI EVET AMA… Kitapçılar ve elektronik satıcılar, online alışverişin yükselişinin etkisini hisseden ilk şirketler arasında yer aldı. Amazon bu sektörün en büyüklerinden biri. Bu iki perakende sektöründeki iş kayıpları, 2000 yılından beri tüm online perakendecilerin yarattıkları istihdamın neredeyse iki katını buldu. ABD’de perakende sektöründeki verimlilik 2015 yılında yüzde 3 artış kaydetti. Ekonominin tamamındaki artış ise yüzde 0,8’de kaldı. Online perakende sektörü çalışan başına 1 millyar 267 milyon dolarlık satış hacmi yarattı. PERAKENDEDEKİ İŞ KAYIPLARI YENİ İŞLERİ GEÇTİ ABD merkezli danışmanlık şirketi Challenger, Gray & Christmas’a göre, son dört yılda geleneksel perakende sektöründe 200 binden fazla insan işsiz kaldı. Geçen yıl tatil alışveriş döneminde 2013’e göre 100 bin daha az insan geçici olarak istihdam edildi. Şirketin Başkan Yardımcısı Andrew Challenger, perakende sektöründeki iş...

Facebook Düşünce Yoluyla İletişim Kurmanın Yolunu Arıyor

Zuckerberg’in sosyal medya servisi Facebook, devrim yaratacak yeni bir teknoloji üzerinde çalışmaya başladı. Buna göre, Facebook, düşünce okuma teknolojisi geliştirecek ve kullanıcılar birbirlerine, sadece düşünerek mesaj gönderebilecekler. Bu teknolojinin mümkün olabilmesi için Facebook, beyin dalgalarını analiz eden çalışmaların üzerine yoğunlaşmış durumda. Bilim insanları mevcut çalışmalarda beyin dalgalarının belli komutları hayata geçirmek için kullanılmasını sağlayabiliyorlar. Facebook bu çalışmaları daha ileri götürerek, beyin dalgaları ile mesaj oluşturmayı mümkün kılacak. Facebook kendi DARPA’sını kuruyor Facebook bu yeni proje için şirket içinde Building 8 isimli bir çalışma birimi kurdu. Bu “gizli” çalışma birimindeki ekipler “brain-computer interface” adı verilen projeyi hayata geçirmek için çalışacak. Eğer proje gerçeğe dönüşebilirse Facebook kullanıcıları artık sadece düşünerek mesaj yazabilecekler ve sosyal medya servisini düşünceleriyle kontrol edebilecekler. Çalışmadan çıkacak ilk sonuçlarda, düşünce gücüyle Facebook içinde sörf yapmak, üye olunan sayfalara girmek, çıkmak gibi işlemlerin hayata geçirileceği düşünülüyor ancak Zuckerberg’ün nihai amacı tamamen düşünerek pratik şekilde mesaj yazabilmek. Öte yandan, bu ilginç teknoloji hayata geçecek olursa, artık Facebook’un veya diğer teknoloji şirketlerinin, insanların düşüncelerini okuyabilecek olması da inkar edilemeyecek bir gerçek. Yani artık aklımızdan geçen her düşünceyle beraber, karşımıza anında yeni reklamlar çıkabilecek. Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

İş Hayatında Yol Gösterecek İlham Verici 12 Söz

İş hayatında sürekli bir mücadele söz konusu. Bu mücadeleler bazen oldukça zorlu olabiliyor. İşte o anlar için söylenen sözler sizi derinden etkileyecek ve yol gösterecek; 1. Kazananlar hiç pes etmez, pes edenler hiç kazanamaz.  (Vince Lombardi) 2. Başarıyı kutlamak güzeldir, ama başarısızlıklardan alınacak dersleri unutmamak daha önemlidir. (Bill Gates) 3. İnsanların yaptığı en büyük hata, doğru olduğuna inandıkları bir şey için kendilerini zorlamalarıdır. Tutkularınızı siz seçemezsiniz, tutkularınız sizi seçer. (Jeff Bezos) 4. Risksiz kazanç, şan ve şerefi olmayan zafer gibidir. (Corneille) 5. Akıl neyi hayal edebiliyor ve inanıyorsa, onu elde edebilir. (Napoleon Hill) 6. Hayal etmekten vazgeçerseniz, yaşamaktan da vazgeçersiniz. (Malcolm Forbes) 7. Liderliğin işlevi, daha çok takipçi bulmak değil, daha çok lider yaratmaktır. (Ralph Nader) 8. Başarı, mutluluğun anahtarı değildir. Mutluluk başarının anahtarıdır. Yaptığınız işi seviyorsanız, başarılı olursunuz. (Albert Schweizer) 9. Başarı, heyecan ve coşkunuzu hiç kaybetmeden başarısızlıktan başarısızlığa yürümektir. (Winston Churchill) 10. En büyük motivasyonum mu? Kendime karşı sürekli meydan okumak. Ben hayatı hiç alamadığım uzun bir üniversite eğitimi olarak görüyorum – her gün yeni bir şey öğreniyorum. (Richard Branson) 11. Dahiliğin %1’i ilham ve fikirden, %99’u alın terinden oluşur. (Thomas Edison) 12. Başlanmamış bir şey asla bitirilemez. (Johann Wolfgang von Goethe) Kariyerine buradan başla! En iyiler arasında yerini almak için hemen üye ol, en iyi şirketlerin kariyer fırsatlarını takip et. Ücretsiz üye olmak için buraya tıkla!...

Sürekli Ertelediğiniz Projenizi Bitirmek İçin 6 Yol

Tüm günlerinizi üretken hissederek bitiriyor olabilirsiniz – yapılmayı bekleyen büyük projeyi göz ardı ederek tabiki. Hepimiz bunları yaşadık. Sürekli bitirmeyi reddettiğiniz, arka plana attığınız o zorlu projenin bir gün elbet biteceğini biliyoruz. Her zaman yolumuza çıkan yapılması gereken projeyi bitirebilmek için önemli olan başlayacak cesareti toplamaktır. Ne zaman bitirmeye yeltenseniz, sonunda boş bir sayfaya bakarak şu anın doğru zaman olmadığına kendinizi ikna ediyor olursunuz. Sonra da kendinize yine yakın bir bitirme tarihi ayarlar, projeyi dokunulmamış şekilde bırakırsınız. Fakat bununla başa çıkabilmek için daha iyi ve daha az stresli bir yol var. Aşağıdaki 6 yolu uyguladığınız takdirde aklınıza takılan fakat bitiremediğiniz işler hakkında yol alacağınız kesindir. 1.  Kendinize Moral Verici Konuşma Yapın Herkes harekete geçebilmek için kendisine motivasyon yükseltici konuşmalar yapar, peki siz neden yapmayasınız? Bu konuşma sizi gerçekten işin başına oturtup başlatmak dışında, nelerin işe başlamanızı engellediğini anlamanıza yardımcı olacaktır. Bu iş çok fazla ve zor mu gözüküyor? Yapmaktan hoşlanmadığınız bir iş mi? Son tarih çok mu yakın? Görevi yapmaktan kaçmanızın nedenini bulmak için bu sorulara yönelmek işinizi kolaylaştıracaktır. 2. Başlamak için kendinizi zorlayın Bazen sadece başlamanız gerekir. Bu durum çok fazla irade gücü gerektirebilir, kendinizi fiziksel olarak da soyutlarsanız bir şeyler yapmaya ve yol kat etmeye başlayabilirsiniz. Kendinizi sadece proje için gerekli olan şeylerle bir odaya kapatın. Telefonunuzdan veya eposta bildirimlerinizden uzak durmak için elinizden geleni yapın. Sadece kağıda fikirlerinizi yazmak bile olsa proje hakkında her hangi bir şey yapmak ilerleme kat etmenize yardımcı olur. Başlamak için yavaş olsanız bile, bir şeyleri yapmaya başlayınca biliyoruz ki gerisi daha kolay gelir. 3. Parçalara ayırın Bir projeye başlamanızı engelleyen en büyük sebep projenin göz korkutucu olmasıdır. Genelde çok büyük ve zorlayıcı geldikleri için...
İksir 300×250
PMT Banner 300×250

Yaklaşan Etkinlikler

şubat

13şub - 17şub 1310:00şub 1712th International Supply Chain Camp

mart

4mar - 5mar 409:00mar 5Yatırım Eğitimi'17Yatırımı profesyonellerinden öğrenin!

Kariyer, mesleğimizi yaparken koyduğumuz hedefler doğrultusunda iş deneyimi kazanırken, gerekli eğitimleri alıp, mesleki ve bireysel açıdan kendimizi gerçekleştirme sürecimizdir.

Kariyer, en klasik şekli ile sonu olmayan bir yol benzetmesi ile tanımlanır. Çünkü insanın kendisini geliştirmesinin sonu yok gerçekten.

Yukarıdaki tanımı açarsak; yaptığımız işte kendimizi mesleki açıdan geliştireceğini, düşündüğümüz alanları ve konuları tespit edip, gerekiyorsa bir uzmandan destek alarak, ilgi alınımız ve becerilerimiz doğrultusunda ilerleyebileceğimiz ve kendimizi geliştireceğine inandığımız alanlara eğilip, kendimizi mesleki, ekonomik, sosyal ve kişisel açılardan tatmin edebilmemizdir.

İş ilanlarını görmek için tıklayın.

Hayatı iyileştirmeye kariyerinden başla! Abdi İbrahim İksir Genç Yetenek Geliştirme Programı başvuruları başladı.