BAT Experience

Gelecekte İş Ortamı Nasıl Olacak?

Gelecekte İş Ortamı Nasıl Olacak?

Bundan yirmi sene öncesine kadar, iş hayatıyla özel hayat birbirinden ayrı iki dünyaydı. İş, sabah başlayıp akşam biten, başı sonu belli bir çalışmadan ibaretti. Akşam ya da hafta sonu olduğu zaman iş biter, özel hayat başlardı. Çalışmak, insanın yaptığı bir ödev; özel hayat ise bu ödev sonrası insanın kendisine ve sevdiklerine ayırdığı zamandı.

Bugünün dünyasında ise, işle özel hayat iç içe. En önemli işin ortasına bile insanın eşi, çocukları, arkadaşları girebiliyor. Bugün –kol gücüyle çalışanlar hariç- herkes, çalıştığı iş yerini terk etmeden masasının başında özel işlerini yapabilir. Akıllı telefonlar, tabletler ve bilgisayarlarla hemen herkes mesai saatleri içinde alışveriş yapabilir, arkadaşlarıyla sohbet edebilir, internette gezinebilir…

İşin içine özel hayat giriyor ama buna karşılık, artık işten çıkınca iş bitmiyor. İnsan işten çıktığında bile iş, onun gittiği yere onunla birlikte gidiyor. Eskiden iş işte yapılırdı; şimdi  ise her yerde iş yapılıyor: Cafeler, lokantalar, alışveriş merkezleri, oteller, havaalanları, evler… artık her yer iş yeri.

Yeni üretim biçiminde, iş yerleri de değişiyor. Çalışma mekanlarının dekorasyonları, teknolojik alt yapıları, içindeki imkanlar değişiyor. Özelikle yetenekleri kendine çekme mecburiyetinde olan şirketler, iş yerlerini daha cazip mekanlara dönüştürme gayreti içindeler. Ortak alanları genişletiyor, teknolojik imkanları artırıyorlar. Çalışanları işyerine bağlamak ve kendileri gibi yaratıcı insanlarla birlikte daha fazla zaman geçirerek yeni fikirler, yeni projeler geliştirmelerini teşvik etmek için mekanları “güzelleştiriyorlar.” Çalışanlar Ne İsterler?   Yaratıcı Bir İş Ortamı Nasıl Olur?

Çalışma hayatının gelecekte neye benzeyeceği; iş yapış biçimlerinin nasıl olacağı sadece profesyonel dünyayı değil herkesi ilgilendiren bir konu.

1

Mega şehirler, yetenekleri kendilerine çekmek için yarışıyor. Yarının dünyasında zenginliği, yaratıcı yetenekler üreteceği için, mega şehirler bu yaratıcı insanları cezbetmek için yarışıyor. En Yaratıcı Şehir Hangisi?  Deloitte danışmanlık şirketinin tarifiyle dünya artık  “açık yetenek ekonomisi“ dönemine girdi. Artık hangi işi yaparlarsa yapsınlar, bütün çalışanlardan daha yaratıcı olmaları bekleniyor. Açık yetenek ekonomisi, yaratıcı yeteneklerin, şeffaf ve çok hızlı akan bir dünyada,  gönüllü işbirliği yaparak değer yaratmaları üzerine kurulu bir ekonomi

Artık şirketlerde farklı disiplinlerde uzmanlaşmış insanlardan oluşan proje ekipleri çalışmaya başladı. Bu insanları kimi yarı zamanlı çalışan, kimi emekli, kimi şirket mekanına hiç gelmeden uzaktan katkı veren insanlar. İnsan çeşitliliğinin yaratıcılığı beslediğini bilen şirketler sabit kalıplardan uzaklaşıyor. Bu şirketlerde çalışanlar uzun yıllar aynı görevde kalamayacaklarını, sürekli görev, pozisyon, mekân, proje değiştireceklerini gayet iyi biliyorlar.

Önümüzdeki on sene içinde, çalışma hayatında Y kuşağının ağırlığının artacak olması, bu kuşağı takip eden “Milenyum” kuşağının da işe hayatına girecek olması,  çalışma ortamının insan dokusunu tamamen değiştirecek. İnsanların işte kurdukları ilişkiler, bu kuşakların değer yargılarına göre şekillenecek.

Price Waterhouse Coopers (PwC) danışmanlık şirketinin yayınladığı The Future of Work raporunda, yakın gelecekte şirketlerin daha da güçleneceğini ve insanların hayatları üzerinde bu büyük şirketlerin ülkelerden bile daha belirleyici etkileri olacağını açıkladı.

Fakat diğer taraftan aynı rapor, şirketlerin bu güçlerini sınırsız kullanma özgürlüğüne sahip olmayacağını açıkladı. Çünkü ne kadar büyük olursa olsun şirketlerin geleceklerinin yaratıcı yeteneklere bağlı olduğu vurgulandı.

2

PWC’nin raporununa göre, bundan sonra iş hayatında, şirketlerin  birer  “cazibe merkezi” olma mecburiyetleri var:

  • Şirketler, güçlerini koruyabilmek ve rekabet avantajı yaratabilmek için en yetenekli insanları kendilerine çekmeyi başarmak zorundalar.
  • Bugün yetenekli insanları, hedefi sadece kâr etmek olan şirketlerde değil, kâr etmenin yanı sıra insanlarla gerçek fayda üreten şirketlerde çalışmak istiyorlar. Böyle şirketlerde çalıştıkları zaman kendilerini daha mutlu hissediyorlar. Çünkü yetenekli insanlar için yaptıkları işte anlam bulmak, kazandıkları maaş ve sahip oldukları unvan kadar önemli.
  • Gelecek, bugünden çok daha hızlı olacak. Bu hızlı dünyada çevik organizasyonların başarı şansı daha yüksek. Şirketler daha küçük birimlere bölünerek esnek, hızlı hareket eden ve akıllı ağlar oluşturacak; her birim kendi uzmanlığının gücünü ortaya koyacak ve dahil olduğu ağın gücünden yararlanıp dünya ekonomisiyle bütünleşen roller üstlenecek.

Şirketler, yaratıcı ve yetenekleri kendilerine çekebilme; onlar için bir cazibe merkezi olma mecburiyetindeler.  Ne sermaye ne de büyüklük, gelecekte şirketlerin başarısını belirleyecek en önemli faktör, şirketin yaratıcı yeteneklere erişim kapasitesi olacak.

Yetenekli çalışanların kendilerini işlerine adayacakları bir iş ortamı yaratmak; esnek şirket yapıları kurmak ve hepsinden önemlisi şirket hedeflerini toplumsal ve çevresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle bağdaştırmak, gelecekte şirketlerinin başarısını belirleyecek .

Bugün hepimizin gözü önünde şekillenen yarının dünyasını anlayan ve kendini bu geleceğe hazırlayan şirketler, yarının kazananları olacak.

 

Yazan: Temel Aksoy (Marka Danışmanı)

Kaynak: Bu yazı Temel Aksoy’un blogun alınmıştır. Yazının kaynağına buradan ulaşabilirsiniz.

İlgini Çekebilecek Diğer Konular

Önceki yazıyı okuyun:
Herkesin Bilmediği 7 Liderlik Özelliği

İyi bir lider olmak için nelere sahip olmanız gerekir? Neler iyi bir lider olmanız yolunda sizi etkiler? Bir zamanlar,  basamakları...

Kapat