Ya Başarısızlığın Günahını Alıyorsak?

Ya Başarısızlığın Günahını Alıyorsak?

Başarı günümüzde sürekli konuşulan, her yerde karşımıza çıkan özellikle TED konuşmaları ile birlikte neredeyse her gün hakkında birkaç kelam ettiğimiz bir konu fakat bunu konuşurken gözden kaçırdığımız çok önemli bir tarafı var işin “Başarısızlık” yani madalyonun diğer yüzü. Hep kaçınmaya, uzaklaşmaya, yüz yüze gelmemeye çalıştığımız başarısızlığın içini doldurmayı yada bunla yüzleşmeyi pek beceremiyoruz. Peki ya günahını alıyorsak, yani ya başarısızlık o kadar da kötü değilse? Başarı başarısızlıkların sonunda yada onlardan ders alarak, gerekli çıkarımları yaparak ulaşılabilecek bir sonuç. Winston Churchill’in başarı tanımı burada oldukça önemli ” Başarı, başarısızlıktan başarısızlığa heyecanını kaybetmeden gitmekle gelir.” Başarı artık içini ne ile doldurursak dolduralım bu para, mutluluk, hedeflere ulaşmak vs. olabilir başarısızlığın sonunda gelen bir süreç aksi halde yani eğer her şey yolunda gidiyorsa hiç başarısızlıkla karşılaşmıyorsak bir şeyleri yanlış yapıyoruzdur. Sürekli ulaşılan hedefler aslında gerçek hedefleri koymadığınızı gösteren, oku gereken yere atmadığınızı, sınırlarınızı hiç zorlamadığınızı gösteren bir belirtkendir. Bunun yanı sıra asıl büyük başarıların anahtarını da veriyor insana bu söz; Vazgeçmemek. Başarısızlık bu konuda çok büyük bir öğretmen ve gerçekten başarıya ulaşmak isteyenler için aşılması gereken, gerçek başarıları yakalamak isteyenleri diğerlerinden ayıran bir etmen. Ve önemli olan bu başarısızlıklardan ders çıkarmak bu başarısızlıkları fırsata çevirmek yani bu öğretmenden gereken dersleri almak. Hiç başarısızlık yaşamamış insanların bu öğretmenden mahrum olacağını bilen bir diğer önemli söz de Steve Jobs’a ait neredeyse her gün her yerde gördüğümüz “Aç kal, budala kal.” Başarısızlıklar, hayal kırıklıkları, büyük krizleri en uçlarda yaşamış kendi kurduğu şirketten uzaklaştırılmış fakat bunun sonunda oradan aldığı derslerle dünya tarihinin en başarılı insanlarından biri olmuş Jobs bu sözünde tek bir öğüt veriyor, başarısız olabilirsin en yüksek başarılara ulaşabilirsin, hayatında zor zamanlar olabilir, büyük krizler yaşayabilirsin...
Gates Başarıyı Nasıl Tanımladığını Açıklıyor- ve Bunun Para ve Güçle Hiç Alakası Yok

Gates Başarıyı Nasıl Tanımladığını Açıklıyor- ve Bunun Para ve Güçle Hiç Alakası Yok

Para, güç ya da ün, başarı herkese göre farklı bir şey ifade ediyor. Bill Gates’e göre başarıyı tanımlayan iki şey var: fark yaratmak ve size yakın olan insanları önemsemek. “Warren Buffett başarının size yakın insanların mutlu olup olmadıkları ve sizi sevip sevmedikleriyle ölçülebileceğini söyler” der.  “Ayrıca bir fark yarattığınızı fark etmeniz iyi hissettirir- yeni bir şey keşfetmek, çocuk yetiştirmek ya da ihtiyacı olan insanlara yardım etmek” Gates devam eder. İç dünyasını anlamak zor olsa da Gates’in cevabının ikinci bölümünü başarıyla tamamladığını görmek kolay. Bill Gates daha 20 yaşındayken, 31’ine girmesine aylar kalan çocukluk arkadaşı Paul Allen ile Microsoft’u kurdu ve şirketin halka açılması Gates’i milyarder yaptı. Dünyanın en zengin adamı 85,2 milyar dolarla ismini duyurdu. Gates, günlerini dünyanın en güçlü yardım kuruluşlarından biri olan Bill & Melinda Gates Vakfı’nda geçiriyor. 40 milyar doları aşan bir bütçeyi kontrol altına alan vakıf, HIV, sıtma ve diğer bulaşıcı hastalıkları ortadan kaldırmaya odaklanarak milyonlarca insanın fakirlikten kurtarılması...
Düzenli İnsanların Her Gün Uyguladıkları 6 Alışkanlık

Düzenli İnsanların Her Gün Uyguladıkları 6 Alışkanlık

Çoğumuza günlük hayatla iş hayatını birlikte yürütmek oldukça zorlu gelir. Oysaki düzenli insanlar böyle hissetmezler, sakindirler ve günün son saatlerinde başa çıkmaları gereken bir sürü iş yoktur. Böyle olmak için gününüzü planlayan bir asistan mükemmel olabilirdi diye düşünebilirsiniz. Oysa kendinizin sekreteri olmanız yeterli. Düzeni kuracağınız bir planla sakin bir şekilde tüm işleri yoluna koyabilirsiniz ve bunun için size birkaç önerimiz: 1. Beyninizi boşaltın. Başarılı insanlar, her an yapılacaklar listesini aklında tutmuyor. Sadece sırası gelen işe %100 odaklanmalısınız. Yapmanız gereken işleri bir kenara not ettikten sonra kafanızdan atın. Kenara not etme kısmında ise üşenmemek önemli bir ayrıntı. Aksi taktirde her an bir şey unuttum endişesiyle asla asıl işinize odaklanamazsınız. İkinci önemli ayrıntı ise bir işi o an tamamlayamazsanız, ayrıntıları bir kenara not edip bırakın. Eğer not almazsanız, tüm gün o işi düşünmekten diğer hiçbir şeye odaklanamazsınız.  Bu durumda bir işi ertelemenizin ya da kenara bırakmanızın hiçbir sakıncası yok. 2. Kendi ajandanızı tutun. Evet, hala sekreteriniz yok ama hepimizin hatırlatıcılarımızı yazacağımız akıllı telefonlarımız var. Bu hatırlatıcılar her an saatinizi kontrol etmeden de düzenli olabilmenizi ve sakin kalmanızı sağlar.  Buradaki ayrıntı ise ajandaya sadece yapacaklarınızı yazmak yerine kaç saatte bitireceğinizi de yazmalısınız. Bu durumda tembellik yapma eğiliminiz azalır. 3. Kendi filtrelerinizi belirleyin. Herkes önemli bir işi varken Facebook’una bakıp, kedi resimleri incelememesi gerektiğini bilir.  Ayrıca yapmanız gereken şeyler dışında odaklanacağınız endişeleriniz olmamalı. Örneğin sabah sosyal medya hesabınızı kontrol etmeyip güne başlamak güzel bir filtreleme yöntemi olabilir.  Unutmayın ki beynimiz sadece az sayıda ise odaklanabilir. Günlük endişeleriniz ve yapılacakları aynı anda dert etmek sadece aşırı yüklemeye neden olur. Ayrıca mailinizi kesinlikle filtrelemelisiniz. Bunun için iki farklı mail adresi alabilir ya da filtre kullanarak patronunuzun maillerini en üste çekebilirsiniz. ...
21. Yüzyıl Yetkinlikleri

21. Yüzyıl Yetkinlikleri

İçinde bulunduğumuz yüzyıl insanlık tarihinin en hızlı dönüşümünün yaşandığı zaman dilimlerinden biri olarak görülüyor. Bu dönüşümün, değişimin ve hatta başkalaşımın etkisini bugün hayatımızın her alanında görmek mümkün tarih boyunca birçok dönüm noktasını yaşayan insanoğlu bugün bilim ve teknolojinin inanılmaz bir hızda geliştiği günlere tanıklık ediyor ve bu tanıklığa ayak uydurmaya çalışıyor. Ülkemizde en çok Mef Üniversitesi Rektör Yrd. Prof Dr. Erhan Erkut tarafından dile getirilen 21. Yüzyıl Yetkinlikleri meselesi ise özellikle eğitim alanında bu ayak uydurma durumunun bu uyum sağlama, yeniliklere dışardan bakmak zorunda kalmama durumunun anahtarı konumunda. Özellikle bizim gibi eğitim sistemi gelişmekten ve geliştirmekten çok uzak ülkeler için bir dönüşüm aracı olabilecek bu yetkinlikler bugün modern dünyanın en çok üzerinde durduğu ve eğitim sistemini bunlar üzerine kurma sürecini başarıyla sonlandırdığı bir konsept aslında. Peki çokça konuşulan fakat maalesef yeteri ilgiyi görmeyen bu yetkinlikler neler? 21. yüzyıl insanı hangi becerilere sahip olmak zorunda, çocuklara eğitim süreçlerinde hangi beceriler kazandırılmalı? Bu alanda farklı birçok çalışma var fakat hepsi temelde ortak bir konseptte buluşmaya çok yakın. Çok geniş bir konsorsiyum tarafından hazırlanan ve alanında eğitim ve sektörden uzmanların katkı verdiği “21. Yüzyıl Öğrenme Konsepti” yaklaşımı 21. Yüzyıl Yetkinlikleri’ni şöyle ifade ediyor; *Temel Dersler ve Yüzyıla Uygun Çalışmalar Öğrencilerin matematik, fizik, biyoloji, dil yetkinlikleri gibi temel derslerde yeterli olgunluğa kavuşturulması ve bunları etkileşimli modellerle öğrenmesinin yanısıra onlara 21. yüzyılın yükselen trendlerine dair bakış açıları kazandıracak derslerin, eğitimlerin verilmesi. Bu eğitimler global düşünme becerisi, finansal okuryazarlık, sağlık, çevre, yurttaşlık bilinci ve girişimcilik okuryazarlığı olarak özetlenebilir. *Etkin Öğrenme Becerilerine Yönelik Çalışmalar Özellikle bağımsız öğrenme becerisi başta olmak üzere günümüzde sürekli bir öğrenme ve bilgiye ulaşma ortamında olan öğrenciler,bireyler için bu alanda da kritik...
Teknolojinin Devleri Hangi Yetenekleri İstiyor?

Teknolojinin Devleri Hangi Yetenekleri İstiyor?

En rekabetçi teknoloji firmalarının olduğu bir alanda iş sahibi olmak istiyorsanız, bazı özel becerilere sahip olmanız gerekir. Paysa isimli iş sitesi tarafından derlenen verilere baktığımızda,  Paysa’nın ortakları, işe alım uzmanları ve kullanıcılar tarafından sağlanan milyonlarca özgeçmişin görüntülendiği ortaya çıkıyor. Paysa da Google, Apple, Microsoft gibi yerlerde çalışanların ortak ne gibi becerilere sahip olduğunu görmek için, söz konusu çalışanların özgeçmişlerine daha yakından baktı. Bu üç şirketin hepsi Business Insider’ın “Amerika’da Çalışmak İçin En İyi Yerler” listesinde yer alıyor. Microsoft’un 120.849, Alphabet’in (Google’ın ana şirketi) 61 .000 ve Apple’in ise 100.000’ın üzerinde çalışanı var. Eğer bu şirketlerden birinde çalışmak istiyorsanız, bu yazı kesinlikle onların nelere baktıklarını bilmenize yardım edecektir. Paysa’nın teknoloji alanında en çok insan barındıran 4 meslek hakkında yaptığı beceri listesini sizlerle paylaşmak istedik. İşte, teknoloji alanında büyük oyuncuların, iş konusunda rekabet etmek için ihtiyaç duyacakları o beceriler. Tasarımcıların Bilmesi Gerekenler: Kullanıcı arayüz dizaynı Grafik tasarımı Web sitesi tasarımı Photoshop Illustrator programı Bilgi mimarisi Sanat yönetimi Mühendislerin Bilmesi Gerekenler: C++/C/C# programlama dilleri Java Yazılım geliştirme Python Javascript Agile(çevik) yazılım geliştirme yaklaşımları SQL Üretim Yöneticilerinin Bilmesi Gerekenler: Proje yönetimi Liderlik Müşteri servisi Strateji Bulut bilişim Ürün pazarlama Kurumsal yazılım Veri Bilimcilerin Bilmesi Gerekenler: Veri analizi SQL Proje yönetimi Özdevimli öğrenme Veri madenciliği İşletme analizi...
Öğrenmenizi İki Kat Artıracak Bilimsel Teknikler

Öğrenmenizi İki Kat Artıracak Bilimsel Teknikler

Çoğu zaman yoğunluktan ve ya yapacak başka işleriniz olduğu için yeni bir şeyler öğrenmeye vakit bulamazsınız. Verimliliğinizi arttıracak, öğrenmenizi hızlandıracak, yeni bir işe başlamanıza katkı sağlayacak ve yaratıcılığınızı güçlendirecek 3 taktik. 1.Risk alın. Konfor bölgenizden ayrılın. Paraşütten atlamak ister misiniz? Ya da uçaktan?  Çoğu zaman bu aktivitelerin riskli ve korkutucu olduğunu düşünürüz ve denemeyi reddederiz. İş her ne olursa olsun, sadece bir işe koyulmayı denemelisiniz. Beklediğiniz süre arttıkça yeni bir işe koyulma ihtimalîniz daha da azalır. Alışık olduğunuz alandan uzaklaşıp bir şekilde sıçrama yaptığınız ve bir şeye ulaştığınız anda muhtemelen korktuğunuz kadar bir durumun olmadığını anlayacaksınız. 2.Yetenekli Olduğunuz Alanlardan Uzaklaşmayı Deneyin Şu açıdan bakalım, bir internet sitesi için bir kod yazdığınızı ve bununla ilgili hiçbir geçmişiniz olmadığını düşünün, muhtemelen kodu yazmak uzun bir zamanınızı alacaktır. Bir diğer cümle ile alışkın olmadığınız bir durumu gerçekleştirmek uzun zaman alabilir. Yavaş yavaş başlamanız gerekir. Elinizdeki işi bölümlere ayırın ve emin yavaş hareketlerle ilerleyin. Temelini öğrenmeye başlarsanız artık elinizdeki iş size çok karışık gözükmemeye başlar. Artık daha rahat ve kolay ilerlemeye başlarsınız çünkü artık altyapıyı oluşturdunuz. Csikzentmihalyi TED konuşmasında şöyle bir söz söylemiştir; ‘’ Zorluklar ve yetenekler ortalamanın üstündeyse bir işe başlamanın ve başarmanın şansı daha çoktur. Tabi ki yeteneklerinizin ve kapasitenizin ne kadar olduğunu realitesini bilmek de önemlidir. 3.Yeni Şeyler Deneyin Bir yeteneğe sahip olmak ve tabi ki bir kapasiteye sahip olmak görevi başarmak adına önemli olduğu gibi bu görevler eğer sizin için heyecan verici ve alışkın olmadığınız alanlardaysa o işe başlamak daha kolay olabilir. Araştırmalara göre beyinlerimiz yeni deneyimler için öngörülebilir olanlardan daha yüksek bir tepkiye sahiptir. Bir şey bize ne kadar rutin ve alışılagelmiş olmaya başlarsa; evet belki o görevi...