Bir Yıl İçinde 200 Kitap Nasıl Okuruz

Bir Yıl İçinde 200 Kitap Nasıl Okuruz

Biri, Warren Buffet’a başarısının sırrını sormuş. Buffet kitap yığınını işaret etmiş ve şöyle demiş; “Her gün yaklaşık 500 sayfa okuyun. Bilgi işte böyle işler, birikir. Herkes bunu yapabilir, fakat size garanti edebilirim ki bir çoğunuz bunu yapmaz…” Buffets’ın bu iki yıl önceki alıntısını duyduğumda, birşeyler yanlıştı. 24 Aralıktı ve ben hayalimdeki işi bulmuştum. Bazı günler, orada olur, rüyalarımın işinde otururdum ve şöyle düşünürdüm “Tanrım ya eğer 40 yıl içinde halen bulunduğum noktada olursam ? Bu şekilde ölmek istemiyorum… Birşeyler doğru değildi. İyi notlar, üniversiteden mezun olmak, liderlik, hayalini kurduğum iş. Ben kazanandım. Yarışı bitirdim, burada rüyalar ülkesindeyim; fakat gerçekten bir şey çok yanlıştı. Her gün iş yerimdeki masamdan diğerlerinin gözlerinin içine bakardım. Boş, boş gözler … Cevaplar yoktu. Ocak 2015’de, Buffet’ın bu sözünü buldum. Okumaya karar verdim. Okucak okucak okucaktım ta ki bir takım cevaplar bulanada kadar. Pek 500 sayfayı bulmadı günlük okumam fakat şu son  iki senede okuduğum kitaplar 400’ü buldu. Okumaya başlama kararı hayatımdaki en önemli kararlardan biriydi. Kitaplar beni seyahat etmem için heveslendirdi. Kitaplar işimi bırakma ihtimalini gündeme getirdi. Kitaplar bana hiç sahip olmadığım rol modelleri ve kahramanları sundu. Söylemek istediğim şu ki yılda 200 kitap okumak inanılmaz bi şey; fakat doğrusu inanılmaz değil çünkü herkes yapabilir. Tek gereken basit bir matematik ve doğru araçlar: 1. Başlamadan Bırakmayın Joe “Her gün 500 sayfa okuyun önerisini duyduğunda” ilk tepkisi  “İmkanı yok” oldu. Joe daha sonra derin bir düşünce yapmadan inancını haklı çıkarmak için nedenler uydurmaya devam edecektir. Bunlardan bazıları “Çok Meşgulüm” ,”Yeterince akıllı değilim”,”Kitaplar bana göre değil”… Fakat eğer biraz daha derine inersek? Örneğin, yılda 200 kitap okumak aslında ne kadar vaktimizi alır? İki yıl önce basit matematiği...
Odaklanıp Hedeflerinize Ulaşmak İçin Bu 7 Adımı İzleyin

Odaklanıp Hedeflerinize Ulaşmak İçin Bu 7 Adımı İzleyin

Kafanızdaki seslerin sayısını arttırın. Bir hedefi tamamlamak zor bir iştir. Tamamlamak istediğiniz veya tutkulu olduğunuz bir proje göz korkutucuysa, yapılacaklar listesindeki diğer şeyler sosyal medya gibi daha çekici hale gelecektir ve düşüncelerinizin arasına girecektir. Bu düşünceler de odaklanmanızı neredeyse imkansız hale getirecektir. Üzülmeyin, yardım etmek için buradayız. Bu 7 aşama size aklınızı toparlamanızda ve yapacaklarınızı sıralamanızda yardımcı olacaktır. 1- Aynı anda bir sürü işi yapmayı bırakın Aynı anda milyon tane işi yapmaktansa, bir adım geri atın ve sadece bir işe odaklanın. Güne maillere bakmak gibi kolay işlerle başlayarak hevesinizi arttırabilir, daha sonra zor işlere geçebilirsiniz. Beyninizin daha iyi işler için kendisiyle yarışmasını sağlamayı denemelisiniz. 2- Zamanınızı yönetin İşlerinizde tutarlı olabilmeniz ve bir işi halledebilmeniz için günün belli bir zamanında kendinizi dışarıya kapatmanız gereklidir. Bu süre yarım saat de olabilir bir saat de. Bunu yapabilmek için zamanlayıcı kullanabilirsiniz veya takviminizde o zaman dilimini işaretleyebilirsiniz. 3- Kan akışını sağlayın Eğer tüm gün ekrana bakıp sadece bir şeyde takılı kalırsanız odaklanamazsınız. Bilgisayarınızı ve telefonunuzu kapatın ve 20 dakikalık bir yürüyüşe çıkın. Temiz hava ve hareket zihninizi temizleyecektir. Ayrıca yeteri kadar su içtiğinizden ve dinlendiğinizden emin olun. 4- Teknolojinin size yardımcı olmasına izin verin RescueTime gibi gününüzü nasıl geçirdiğinizi gösteren uygulamalar bazı işlerin neden çok fazla zaman aldığını anlamanıza yardımcı olacaktır. Cold Turkey, Freedom ve Self Control gibi uygulamalar da teslim tarihli işlerinizi yaparken telefondaki internetinizi engelleyip, Twitter uyarı alımını durdurmaktadır.   5- Meditasyon yapın Yoga veya meditasyon dersleri için öneriler alın, hatta bu dersleri ofis etkinliği haline getirin ve bu şekilde herkese zihinlerini boşaltması için zaman yaratın. Veya Meditation Made Simple, Calm ve Headspace gibi uygulamalarla farkındalık hakkında bilgi edinin. Daha parasal bir...
Harvardlı Psikoloğa Göre Hedeflerinize Ulaşamamanızın Nedeni

Harvardlı Psikoloğa Göre Hedeflerinize Ulaşamamanızın Nedeni

Eğer NASA iseniz ayda çekim yapmak çok faydalı bir hedeftir. Ancak Harvard psikoloğu Amy Cuddy’nin yeni Big Think videosunda da açıkladığı gibi binaları çekmek, ortalama bir kişi için muhtemelen daha fazla başarılı (ve mutluluk verici)olacaktır, en azından en başta. Cuddy’ ye göre, birçok insanın kendi hedeflerini belirlemedeki en büyük hatası, sürece değil, yalnızca sonuca odaklanıyor olmaları. Cuddy, insan davranışlarıyla ilgili bir uzman ve “Varlık: Cesur Benliğinizi En Büyük Zorluklarınıza Vermek” kitabının yazarı. Ya başarılarımızla gurur duymamıza ya da başarısızlıklarımıza pişmanlık ve hayal kırıklığı ile bakmamıza neden olan küçük tetikleyicilerle çok sayıda araştırma yaptı. İnsanların, gerçekçi olmayan veya kötü planlanmış hedefleri yüzünden sık sık kendilerini başarısızlığa yönlendirdiği tespitinde bulundu. Cuddy’ e göre, insanlar “Bu çok fazla!” veya “Bu bana çok uzak!” diyerek 40 kilo vermeyi ya da rüya gibi bir iş bulmayı aya yolculuk etmek gibi düşünüyorlar. “Onlar arasında bir milyon küçük adımlar gerekiyor ve bu küçük adımların her biri başarısız olmanız için bir fırsat.” Daha akıllı bir yaklaşım olarak, süreci benimsemeyi öğrenin. Görünüşte amacınıza zararı dokunuyor gibi görünebilir sanki ödülden vazgeçiyormuşsunuz gibi. Ancak Cuddy, kısa vadeli planlama için uzun vadeli düşünmeyi kullanma gücünü vurguluyor. Bütün gece kilo vermeyeceksiniz, bu nedenle en iyi seçenek her günün olabildiğince iyi olmasına odaklanmaktır. Büyük hedefi, gerçekleştirilmesi daha kolay olan günlük veya haftalık hedefler dizisine koyun. “Birçok araştırma gösteriyor ki artan değişikliklere, azar azar iyileşme üzerinde odaklandığımızda çok daha iyiyiz.” Bu durum televizyon karşısında çok vakit geçirerek tembellik eden kişiden bir maraton koşucusuna dönüşmek gibi. Şimdilik birkaç ayda 26,2 mil koşmanız gerektiği gerçeğini geçici olarak göz ardı ediyorsunuz ve yalnızca bugün 1 mil çalışmaya odaklanıyorsunuz. Ve bu hedefe ulaşmak çok daha kolay olduğu için,...
6 Adımda İlk İzlenim Sanatında Uzmanlaşın

6 Adımda İlk İzlenim Sanatında Uzmanlaşın

Harvard İşletme Okulunda psikolog olan Amy Cuddy, ilk izlenim üzerine 10 yılı aşkın bir süredir çalışma yürütüyor. Cuddy ve çalışma arkadaşlarının bulduğuna göre iki ana soru cevaplanarak insanlar hakkında hızlı bir yargıya varılıyor; Bu insana güvenebilir miyim? Bu insanın yeteneklerine saygı duyabilir miyim? Cuddy’nin araştırmasına göre, ilk izlenimlerin %80-90’ı iki özelliğe dayalıdır. Farkında olmadan kendinize “Karşımdaki insana hakkımda iyi şeyler düşündüğüne dair güvenebilir miyim?” veya “Bu kişi güçlü müdür?” diye sorular sorarsınız. Genellikle güçlü olmanın en önemli faktör olduğunu savunuruz, bu nedenle de insanlar yeni biriyle tanıştığında bunun üzerinde düşünmeye meyillidir. Fakat araştırma güven olayının çok daha önemli olduğunu göstermektedir. Gücünüzün önem arz etmesi için önce insanlar size güvenmelidir. Eğer güven yoksa, güç negatif bir etki bile bırakabilir. Cuddly, “Güvenilir bir kişi hayranlık bırakabilir, ancak güvendiğinizde gücünüz tehdit değil bir armağan haline gelir.” der. İnsanların birbirini yargılaması, güvenilir ve yetkili olup olmadığınıza karar vermesi bir kaç saniyeyi aldığı ve bu ilk izlenimi değiştirmenin çok zor olduğu araştırmalar tarafından kanıtlandığı için yeni insanlarla tanışmak bir baskı yaratabilir. Karşınızdakine güven vermeden bir bağ kurmaya çalışırsanız, eforunuz boşa gidebilir. Kimse en sonunda saygı görürken sevilmeyen insan olmak istemez. Cuddy’e göre eğer etkilemeye çalıştığınız kişi size güvenmezse, çok ileri gidemezsiniz; hatta gözleri üzerinize çekerek manipülasyon yaptığınızı düşünebilir. Güvenin güçten daha önemli olduğunu anladığınızda ilk izlenim ile yarattığınız düşünceleri kontrol edebilirsiniz. Bunu yapabilmeniz için size yardımcı olacak ipuçlarını aşağıda derledik; 1. Tanıştığınız kişinin ilk konuşmasına izin verin Konuşmayı onların yönlendirmesine izin verin, buna yardımcı olmak için iyi sorular da sorabilirsiniz. Eğer siz sözü alırsanız bu dominant olduğunuzu gösterir ve bu durum güven sorunu yaşanmasına sebep olabilir. İnsanlar anlaşıldığını gördüğünde güven bağı oluşur ve bu...
İnsanlarda İyi Bir Etki Bırakmanın 6 Yolu

İnsanlarda İyi Bir Etki Bırakmanın 6 Yolu

Bir yıl boyunca birçok insanla tanışıyorsunuz. Bu insanlardan kaçı sizi gerçekten düşünüyor; siz daha derin ve anlamlı seviyede siz kimsiniz ? Bu güzel bir soru. Bilinmek, hatırlanmak, – pazarlama, reklamcılık ve kişisel markalaşmanın ana hedeflerinden biridir. Gözlerden uzaklaşmak, akıllardan da uzaklaşmak anlamına gelir.Akıllardan çıkmak, iş dünyasından, pazardan uzaklaşmak/çıkmak anlamına gelir. İşte bu yüzden, başarılı olmak için, unutulmaz olmanız gerekmektedir. Yine de, tek amacınız profesyonel nedenlerden ötürü bilinmekse; eksiksiniz demektir. Doğru sebeplerden dolayı unutulmaz olan insanlar da daha zengin, dolgun ve daha tatmin edici bir hayat yaşarlar.Bu, hayatınızda birkaç değişiklik yapmak için yeterli sebep; profesyonel ilerleme ise bunun sadece bir bonusu. Öyleyse, gösterişli kartvizitler ve kişisel değer önerileri ve kendine özgü giyim seçeneklerini unutun. İşte size unutulmamak- ve daha eğlenceli vakit geçirmek için bir kaç ipucu 1. Bakmayı bırakın ve yapmaya başlayın Giysilerin Mad Men karakterlerinin iç hayatlarına nasıl bir pencere açtığına dair akıllıca konuşabilir misiniz? Game of Thrones TV dizisinin kitaplarıyla karşılaştırıldığında  kaybettiği derinlik derecesi hakkında kendinizi tartışırken buluyor musunuz? Herkes filmler, TV  veya kitaplar hakkındaki görüşlerini paylaşabilir.İşte bu yüzden fikirler kolayca unutulur.İlginç olan ne söylediğiniz değil; esas ilginç olan ne yaptığınızdır. Hayatınızı, izlemek yerine bir şeyler yapmak için harcayın.Güzel şeyler olacaktır.Güzel şeyler daha fazla ilgi çeker ve daha fazla hatırlanır. 2. Alışılmadık şeyler yapın Bir daire çizin ve içine “sahip olduklarınızı” koyun. Daireniz herkesin ki gibi görünecektir: Herkes çalışıyor, herkesin ailesi var, herkesin evleri, arabaları ve kıyafetleri var. Benzersiz olduğumuzu düşünmek isteriz, fakat kabaca  konuşmak gerekirse, hepimiz aynıyız ve benzer olan şey unutulmaz değildir. Bu yüzden farklı bir şey yapın. Mesela; kimsenin tırmanmadığı yakın bir dağın tepesine çıkmaya çalışın (Yanınıza su alsanız iyi olur). Bir gün bir kafede çalışarak...
Verimliliğinizi Artıracak 5 Alışkanlık

Verimliliğinizi Artıracak 5 Alışkanlık

“Nasıl daha üretken olurum?” sorusu her zaman sorulmaya devam edecektir. Herkes her gün daha fazla çalışmak ve sonucunda bir başarı duygusu hissetmek istiyor. Fakat bu hiç kolay değil konuşulan, görülen milyon farklı verimlilik ipucu var ancak bunları uygulamak ve sınıflandırmak da zor elbette.Bu yazıda kendi hayatımızda harikalar yaratan üretkenlik düzeylerinizi artırmanın beş yolundan bahsedeceğiz. Günlük yaşantınızda bu alışkanlıkları oturtmak ve devam ettirmek verimliliğe önemli katkı sunacaktır. 1. Erken kalkın, geç ayrılın Büyük şehirlerde yoğun bir iş temposunda, ve hayatın hızlı aktığı yoğun bir alanda yaşamak, iş gününü herkesten önce başlatarak, trafiği atlatarak ve en önemli görevlere derhal başlayıp zaman kazanarak ancak verimliliğe katkı sağlayabiliriz. Trafikte kalmak, sizi sinirlendirmekten ve günün geri kalanında olumsuz bir ruh hali belirlemekten başka hiçbir şey yapmaz. Aynı şey, iş günü sona erdiğinde de geçerlidir. O nedenle erken kalkmak, güne erken başlamak ve erken bitirmemek verimliliğe katkı sunan etmenlerdendir. 2. Her gününüzü geceden planlayın Bu kesinlikle oyun değiştirici bir etkendir. Yapılacaklar listenizi oluşturmak için yatmadan önce yalnızca 15 dakika harcarsanız ve öncelik koyarsanız, sabah çok daha rahat ve hazır bir şekilde uyanırsınız. Ve henüz kahvaltı yaparken gününüze rahat ve hazır bir başlangıç yaparsınız. Ayrıca yapılacaklar listesini oluşturduktan sonra, en önemli görevleri seçip, yanlarına küçük bir yıldız koymak da; bunların, büyük hedeflere ulaşmak için yapılması gereken temel ve önemli görevler olduğunu hatırlatır. 3. Öğle yemeğini çalışma alanınızdan,ofisinizden ayrılın Bu, gününüzün geri kalanında çalıştığınız konuları üzerinde çok güçlü bir etkiye sahip olabilen fakat yapması kolay küçük bir şey. Mekan değiştirmede ferahlık vardır olarak bildiğimiz ve kültürümüzde de yeri olan bu etmen psikolojik altyapısı olan bir alışkanlık. Öğle yemeğiniz için çalışma ortamından çıkmak stres seviyelerini hafifletebilir, yaratıcılığınızı yenileyebilir ve işinize geri dönmeniz için gereken enerjiyi sağlayabilir ayrıca yeniden odaklanmanıza yardımcı olabilir. Yoğun...