Apple’dan Yazılım Mühendisleri İçin Gizli İş İlanı

Apple’dan Yazılım Mühendisleri İçin Gizli İş İlanı

Apple, ilginç bir iş ilanı ile gündemde. Teknoloji sektöründeki yetenekler, zaman zaman olağanüstü iş ilanlarıyla karşılaşıyor. Dünyanın en fazla çalışılmak istenen şirketler listesinde de ilk sıralarda yer alan Apple, son olarak şirketin web sayfasında gizli bir iş ilanı yayınladı. Gizli iş ilanı, ZDNet editörleri tarafından ortaya çıkarılmış durumda… Apple web sayfasında arka plana yerleştirilen iş ilanı; durumun açığa çıkması sebebiyle kısa süre içinde kaldırılmış durumda. Zeki mühendislere ulaşmak isteyen Apple, iş ilanında temel nitelikler ve iş tanımına yer veriyor. Hatta bu kısımda şirket, işe alınacak kişinin çok önemli bir görev üstleneceği ve JAVA 8’e hakim olması gerektiğini vurguluyor. Diğer bir yandan adayların bilgisayar bölümüyle ilişkili alanlardan mezun olmaları gerektiği de özellikle belirtiliyor. Ayrıca iş ilanındaki en önemli kriterlerden birisi de milyonlarca disk ve sunucudaki verilerin üzerinde çalışacak altyapıya sahip olması gerektiği. İlanda başvuru yapmak için verilen bilgi şü şekilde: “Eğer yukarıdaki soruların bazılarına evet cevabı verdiyseniz, o zaman size ihtiyacımız var! Özgeçmişinizi bize göndererek bizimle iletişime geçin blob-recruiting@group.apple.com” Şans sizden yana olsun:...
Evrim Kuran’dan Başarılı İşveren Markasının Sırları

Evrim Kuran’dan Başarılı İşveren Markasının Sırları

İşveren markası, bir organizasyonun sadece mevcut çalışanlarında değil, geçmişteki çalışanları, gelecekteki çalışanları, iş ortakları ve benzeri tüm paydaşlarında bıraktığı etkinin bileşkesidir. Şüphesiz ki etkili, sürdürülebilir biçimde başarılı ve farklı kuşaklar tarafından tercih edilen işverenlerin onları diğerlerinden ayıran nitelikleri var ve bunlar sır değil☺ Tercih edilen işverenler neleri farklı yapıyorlar? Başarılı işveren markaları için işveren markası olmanın karşılığı anlık, kısa dönemli taktiksel hareketler değil, kapsamlı ve derinlemesine çalışılmış, tüm çalışan temas noktalarının birbirine örüldüğü stratejik yaklaşımlar. Yani vakit elverdiğince kampüs etkinliklerine katılmak, ya da bütçe elverdiğince eğlenceli Cuma partileri yapmak, başarılı bir işveren markası olmaya yetmiyor. Başarılı işveren markaları, çalışanlarına salt maaş ve yan haklar değil, sabah uyanmaları için bir amaç da veriyor. En çok tercih edilen bu şirketler, çalışanlarının tutkuları ve yeteneklerini, organizasyonun misyonu ile örtüştürebilen ve tüm paydaşlar için kazandıran ilişkiler tesis edebilen kurumlar. Başarılı işveren markaları, duruşlarında sağlam, mevcut ve potansiyel çalışanlarına olan vaatlerinde özgün, sahici ve gerçekçiler. Tıpkı yaşamdaki gibi, işte de güneşli günler kadar yağmurlu günler de olduğunun farkındalar; çalışan değer önermesinin (EVP) ilgi çekici bir motto değil, bütün zamanlarda birliktelik, dayanışma ve daha iyisini yapmayı teşvik eden bir anahtar olduğunu biliyorlar. Başarılı işveren markaları için dijital işler yapmak yok, dijital olmak var. Sosyal medyanın şirket içinde kısıtlı kullanımına izin verilmesi gereken alternatif bir kanal değil, ana mecranın ta kendisi olduğunu biliyorlar ve bu mecrayı cesur, hızlı ve karşılıklı etkileşime açık biçimde kullanıyorlar. Başarılı işveren markaları önce içeri bakıyor. Onlar biliyorlar ki içeride ne varsa, dışarı o yansır. En önemli marka elçilerinin çalışanları olduğunu biliyor ve çalışan deneyimi yolculuğunu her temas noktasında özenle tasarlıyorlar. Başarılı işveren markaları için işveren markası sadece bir İnsan Kaynakları departmanı...
5 Yılda İyi Bir Yönetici Olmak İster Misiniz? Bu Yetenekleri Öğrenmelisiniz!

5 Yılda İyi Bir Yönetici Olmak İster Misiniz? Bu Yetenekleri Öğrenmelisiniz!

İş dünyasının hızla değiştiğini biliyoruz, bugünlerde bir yeteneğin ‘raf ömrü’ sadece 5 yıl. Ancak sık sık, böyle istatistikler duyduğumuzda, bazı yeni teknoloji veya yazılımlar gibi zorlu becerileri düşünüyoruz. Ancak bu doğru değil. İyi bir yönetici olmanın zaman içinde çok fazla değişmeyen daha statik bir beceri gerektirdiğini söyleyen bir yanlış anlama var. Bu doğru değil. İş dünyası hızla değişiyor ve yöneticilerin sahip olması gereken beceriler de hızla değişecektir. Peki yöneticilerin önümüzdeki beş yıl boyunca ustalaşmaları için hangi beceriler kritik hale gelecek? Bu konuyu öğrenmek için  Paul Petrone Linkedin’deki makalesinde üç uzmanın görüşlerini ile paylaşıyor: Todd Dewett, şu anda kendi liderlik yönetim firmasını işleten eski bir yönetim profesörüdür ve dünyayı dolaşıp müdürlere koçluk yapıyor. LinkedIn Learning İş Dünyası İçerik Müdürü Jolie Miller, iş yayıncılığını ve günümüz liderleri için hangi becerilerin eğiliminde olduğunu gösteren sayısal ve niceliksel araştırmaları yönetmektedir. LinkedIn İnsan Kaynakları Başkanı Pat Wadors, 500 kişilik bir departmanın yöneticiliğini yapıyor ve LinkedIn’de büyük yöneticileri geliştirme görevini üstleniyor. Üçü, toplu olarak, pazar koşullarındaki ve demografik konulardaki değişiklikler sayesinde,  önümüzdeki beş yılda yöneticiler için giderek daha fazla önem kazanacak çeşitli becerileri vurguladı. Bunlar; 1. Adapte Olabilme Yapay zekanın, önemli siyasi gelişmelerle daha da büyük bir rol oynamakla birlikte önümüzdeki beş yıl içinde işin nasıl değişeceğini tam olarak tahmin etmek zor. Ancak burada hesaba katılması gereken şeyler var; bu değişecek ve büyük olasılıkla şiddetli bir değişim olacak. Miller, Wadors ve Dewett, bu değişimin yöneticiler için büyük bir zorluk yaratacağını söyledi. Bunun nedeni, her müdür için en zor zamanların geçiş döneminde olmasıdır; insanlar değişime direnirler. Değişimler hemen hemen kesinleştiğinde, en iyi yöneticiler bu değişikliklere en açık olanları olacak ve çalışanlarını etkili bir şekilde yönetebileceklerdir. Bu, yöneticilerin...
Twitter Mühendislik Kültürü Hakkında Öğrendiğim Şaşırtıcı Şeyler

Twitter Mühendislik Kültürü Hakkında Öğrendiğim Şaşırtıcı Şeyler

Geçtiğimiz yıl Twitter’ın San Fransisco’daki genel merkezinde Sr. Engineering Manager olarak çalışmaya başlayan Kathleen Vignos, Medium hesabında oradaki deneyimlerini ve karşılaştığı mühendislik ortamını yazdı. Twitter’da bir mühendis olarak çalışmak neye benzer, işte Vignos’un anlattıkları: Ağustos ayında, Twitter’da Mühendislik yöneticisi olarak görevime başladım. Twitter’a, teknik becerilerimin ve içgüdülerimin seviyesini yükseltmek, daha fazla yönetim deneyimi kazanmak ve işbirlikçi bir ekip üzerinde çalışmak için geldim. Mutluyum, üçünü de burada buldum. Bu sene başında röportaj yaparken Twitter hakkında okuduğum her şeye inanmadığım iyi bir şey. “Kardeşim kültürü” konusundaki bazı raporlar bana kadın bir mühendis olarak rahatsız edici geliyordu. Ve bireysel hikayelerin geçerliliğini göz ardı etmiyorum. Ancak, o zamanlar, bu örneklerin röportaj panelimle ve bana yönlendiren arkadaşımla olan etkileşimlerinin pozitifliğiyle çelişkili olduğunu fark ettim, bu yüzden sürecin üstüne düşmeye karar verdim. Bunu yaptığıma gerçekten sevindim. Görüşme O sırada birkaç farklı şirketle görüşme yapıyordum, yarımadanın korkunç otobüs yolculuğundan kaçınmak için çabalarımın San Francisco merkezli yerlerde yoğunlaştığını düşünüyorum. San Francisco’daki kare görüntüleri ile bilinen bir teknoloji şirketi arıyorsanız listenin başında Twitter bulacaksınız. Bununla birlikte, Twitter, Facebook ve Google gibi şirketler ile yapılan görüşme, bu şirketlerin yorucu bir sınavı olduğu yönünde söylentilere yol açtı. Sindirme faktöründen kurtulmak cesaretimin her bir parçasını aldı ve özgeçmişimi hem Twitter kariyer sitesinde hem de arkadaşım aracılığıyla göndermek için harekete geçtim. Bu tavsiyeden dolayı, Twitter beklediğimden çok daha hızlı yanıt verdi. Üç gün içinde şu anki patronumla telefonda görüştüm. Mühendislik yönetimi felsefeleri hakkında hızlı bir şekilde tartışılan planlı görüşme zamanımızı gözden geçirdik. Kendimi duyguyu heyecanlandıran ve esin kaynağı olarak hissettim. Üstünlük kokusu yakaladım. Hileli sorular neredeydi ? İzlenim yalnızca önümüzdeki hafta siteye geldiğimde iyileşti. Görüşmecilerim samimi, destekleyici davrandılar ve sadece sağlam bir teknik vakıf değil aynı...
Elon Musk’ın Tesla Çalışanlarına Gönderdiği E-mail, Duygusal Zekada Master Seviyesinde

Elon Musk’ın Tesla Çalışanlarına Gönderdiği E-mail, Duygusal Zekada Master Seviyesinde

Elektrikli otomobil pazarının öncü şirketi Tesla, geçtiğimiz birkaç yılı yaşadığı problemlerle boğuşarak geçirdi. Oto-pilot kaynaklı olduğu söylenen kazalara, bu süreçte fabrika içerisinde işçilerin yaşadığı iddia edilen problemler de eklendi. Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan önemli iddialardan birisi de Tesla fabrikalarında çalışan işcilerin oldukça kötü şartlar uzun saatler çalıştığı oldu. Bu haber üzerine Elon Musk’ın, tüm Tesla çalışanlarına bir elektronik posta gönderdiği ortaya çıktı. Gönderdiği e-mailde yaratılan algının tamamen aksi yönede ifadelere yer veren Elon Musk, mesajında çoğu kez çalışanlarına ne kadar değer verdiğini ve onların sağlık durumlarının ne kadar önemli olduğunu dile getiriyor. Musk, bununla birlikte, güvenliğin Tesla’nın bir numaralı önceliği olduğuna ısrar ediyor. Elon Musk’ın çalışanlarına gönderdiği mesaj; Sizlerin güveni ve sağlığına verdiğim önemi açıklayabilecek bir kelimeyi bulmakta zorlanıyorum. Tesla’nın başarısı için var gücüyle en iyisini yapmaya çalışan birisinin üretimde yaralandığını duyduğumda çok üzülüyorum. İstisnasız yaşanan her türlü kaza ve yaralanma olayının bizzat tarafıma iletilmesini istemiştim. Her hafta güvenlik ekibimle toplantıda bir araya gelerek yaralanan çalışanların mümkün olan en kısa sürede iyileşmesi için gerekenin yapılmasını istiyorum. Bu sürecin aynısını üretim bandına inerek de gerçekleştiriyorum. Bu, Tesla içerisindeki tüm yöneticilerin önem gösterdiği bir durum. Yöneticiler çalışanlarının güvenliğinin her zaman kendilerininkinin önüne koymak zorunda. Elon Musk Tesla CEO Musk’un e-postasından ne öğrenebilirsiniz? Duygusal zeka, size karşı değil, sizin için duyguları yerine getirme yeteneği, etkili liderlerin vazgeçilmez bir özelliğidir. Musk’ın açılış sözleri bazılarına dokunacak olsa da, bu, en güçlü harekete geçme sözü. Şahsen her yaralıyı bir araya getirmek ve aslında o kişinin yaralanmasına neden olan görevin nasıl yapılacağını öğrenmek, herhangi bir şirketin CEO’su için dikkate değerdir. Gerçekten etkili liderler, onu izleyenlere ilham vermek için sözlerini uygulayarak örnek oluşturmaları gerektiğini bilirler. İşleri delege etmekten korkmazlar, ancak konuları ne...
İşinizi Robotlara Ne Kadar Kaybedeceğinizi Tahmin Eden Websitesi

İşinizi Robotlara Ne Kadar Kaybedeceğinizi Tahmin Eden Websitesi

Yeni bir web sitesi birçok insanın zihninde yeni yeni yeşermeye başlayan bir soruyu cevaplamayı umuyor – “Robotlar işimi elimden alacak mı?” Son dönemde yapılan agresif yatırımlarla robot iş gücü hızla yayılmaya devam ediyor. En son geçtiğimiz yıl multi-milyar euroluk bir anlaşma ile Çinli Midea Group, endüstriyel robot pazarının önde gelen isimlerinden Kuka‘yı bünyesine katmış ve Çin’in endüstriyel robot alanındaki konumunu da bir anda değiştirmişti. 2019’da dünyanın dört bir tarafında 1,4 milyondan fazlayeni endüstriyel robotun fabrikalarda yer alması bekleniyor. 2020 itibarıyla ise 15 öncü ülkede 5 milyondan fazla işin yok olması ön görülüyor. Peki sizin çalıştığınız iş de onlardan biri mi? Bu konuda belki de ufak ufak kaygılanmaya başlasınız iyi olur. Şirketler için adeta mükemmel çalışan olan robotlar hem 7/24 çalışabiliyor hem de daha az masraf yaratıyor. Will Robots Take My Job isimli internet sitesi ise sizin işinizin de tehlikede olup olmadığını istatiksel olarak hesaplıyor. Arama motoru gibi işleyen siteye işinizin ne olduğunu yazıyorsunuz ve tehlike yüzdesini görüntüleyebiliyorsunuz. Ayrıca ortalama gelir ve aynı işte çalışan toplam kişi sayısı da listeleniyor. Tabii internet sitesinin bu verileri bir araştırmaya dayanıyor. 2013 yılında Carl Benedikt Frey ve Michael A. Osborne’un yayınladığı “The Future of Employment: How susceptible are jobs to computerisation?” adlı rapordan derlenen bilgiler Amerika verileriyle hazırlanmış durumda. Yine de işinizin ne derecede tehlikede olduğuna ilişkin aşağı yukarı bir fikir edinmeniz mümkün. Siteye willrobotstakemyjob.com adresinden...