İş Hayatının Stresinden Kurtulmanın 10 Yolu

İş Hayatının Stresinden Kurtulmanın 10 Yolu

Sizce de  “stres” artık dilimize pelesenk olmadı mı? Nereye gitseniz, kimle konuşsanız herkesin hayatında stres bir şekilde yer etmiş. Sürekli maruz kaldığımız stres, modern dünyamızın en gözde sağlık sorunu haline geldi. Hatta öyle ki, kronik stres sağlığımıza düşman oldu! Bugün stresin yan etkilerini anlatmayı bir kenara bırakıp pozitif olacağız! Dinlenmenin sağlığınıza sağladığı önemli faydaları keşfedin ve her zaman her yerde rahatlayabilmenin sırrını çözün. Daha az stresli hissetmenizin yanı sıra tüm beden sağlığınıza da faydası var dinlenmenin. “Savaş ya da kaç” tepkisi iltihap ve hastalığa neden olabilirken “dinlenme tepkisi” birçok fiziksel sisteme fayda sağlayabilir. İstirahat, tansiyonunuzu ve kalp atış hızınızı düşürür ki bu da uzun dönemli kalp damar sağlığınız için oldukça olumlu bir etki yaratır. Bunun yanında yaşlanmanın etkilerini de yavaşlatır, iltihabı azaltır,  cilt bozukluklarını önler, libidonuzu yükseltir ve beyindeki mutluluk kimyasallarını harekete geçirir. Fakat bunlar dinlenmenin faydalarından sadece birkaç tanesi… Artık istirahatin vücudunuzda harikalar yarattığını biliyorsunuz. Ama bir nevi modern hayattan sıyrılıp sürekli meditasyon yaparak nasıl daha huzurlu olabiliriz ki? 1. Dinginlik sağlayan günlük aktiviteler yapın Gün içinde kendimize ruhumuzu tamamıyla verebileceğimiz ve kimsenin üzerinde pazarlık edemeyeceği bir dinlenme süresi ayırmazsak, molamız “yapılacaklar listesi” ile dolup taşar. Bu zamanı, günlük programınıza yerleştirmek illa düşündüğünüz kadar zor olmayabilir. Diğer yapacaklarınızın arasına kolayca girebilir. Bu sadece işlerimizi birazcık farklı bir şekilde, daha büyük bir farkındalıkla yapmaya başlamaktan ibaret. Birçoğumuz bize neyin iyi geldiğini biliriz. Yine de aşağıda bu yola baş koymanıza yardım edecek bir ilham bulabilirsiniz: Dikkatinizi dağıtacak bir şeyin olmadığı çay ya da kahve molaları verin. Telefonunuzu bir kenara bırakın. E-postalarınızı da öyle… Sadece içeceğinizi yudumladığınız ve düşüncelerinize odaklandığınız huzurlu bir 10 dakika geçirin. Duşta 30 saniye fazladan kalarak vücudunuzu ovun. Küçük...
CEO’ların Bile Dikkatini Çekecek Bir E-mail Yazmak İçin 3 Basit Adım

CEO’ların Bile Dikkatini Çekecek Bir E-mail Yazmak İçin 3 Basit Adım

Cevap alabileceğiniz profesyonel bir e-mail yazmak gerçekten ustalık gerektiren bir eylemdir. Sert gözükse de, kimsenin talep edilmemiş bir maili cevaplamak zorunluluğu yoktur. Zaman önemli bir kaynaktır ve araştırmalara göre ortalama bir çalışan günde 6 saatten fazla süreyi mail kutusunda harcıyor. Eğer bu ortalama ise, üst düzey bir yönetici için bu süreyi tahmin edin! Gün içinde mail kutusuna hiç mail düşmemiş olması inandırıcılığı çok düşük bir ihtimaldir. Eğer ortalama bir çalışandan daha fazla e-mail alıp gönderiyorsanız, e-mail yazarken her zaman 3 adımı aklınızda bulundurun. Bu her zaman cevap alma olasılığınızı arttırır. 1. E-mailini açacaklarına emin ol 2. E-mailini okuyup anlayacaklarına emin ol 3. Cevap vereceklerine emin ol Bunları aklında tutarak her seviyedeki insana ulaşabilirsin. Eğer e-mail yazısını daha da üst seviyeye çıkarmak istersen bu ipuçlarını aklında tut. 1. Başlangıçtaki dikkati yakalamak için, profesyonel iş ağını güçlendir Bir e-maile doğru bir giriş ile başlamak her zaman iyi bir yoldur. Tanıdık biri aracılığı ile yazılan bir giriş, mailin geçerliliğini ve geri dönüş şansını arttırır. En azından, projenin adını veya referans olabilecek bir tanıdık söyleyebilecek olmalısın. Eğer e-mailin ilgi görmezse, sonsuz e-maillerin arasında kaybolmaya mahkumdur. 2. E mailini ilgi cekici, kisisel ve spesifik tut. Ulaşmaya çalıştığın yönetici içten gelen isteklere zar zor yetişebiliyordur. Lafı uzatmadan onlara kolaylık sağlayabilirsin. E-mailin  istegini açıkça ve spesifik olarak açıklamalı. Gmail’e göre 125-200 kelimelik e-mailler en uygunudur. Fakat araştırmalar gösteriyor ki, eğer daha fazla not yazmak zorundaysan, e-mailler 2000 kelimeden başlıyor. Gramer odaklı araçlar sayesinde zamandan tasarruf edebilir, gramer yanlışlarını ve cümle bozukluklarını yakalayabilirsin. Daha gelişmiş e-mailler kişiselleşmiş, ilginç noktaları gösteren maillerdir. İlk bir iki cümlede, neye ihtiyacın olduğundan bahsedebilir, konunun neden önemli olduğunu net bir şekilde açıklayabilirsin. Her şey ödevini yapıp yapmamakla ilgilidir. Kontakt kurduğun...
Sürekli İş Değiştirmek Yerine Hayallerinizdeki İşi Tasarlamaya Nasıl Başlarsınız?

Sürekli İş Değiştirmek Yerine Hayallerinizdeki İşi Tasarlamaya Nasıl Başlarsınız?

Bulunduğunuz işte ilerlemek veya kendinize yeni bir yol mu çizmek istiyorsunuz? İşte Kevin Perlmutter’in entrepreneur.com’da yayınlanan yazısından, iş seçimleriniz ve yaklaşımlarınızda size yardımcı olacak 5 altın değerinde tavsiye: Y kuşağı yani 1980-2000 yılları arasında doğan nesil, iş yaşamları hakkında kötü bir üne sahip. Zor işlere bulaşmadan dünyayı deneyimlemek isterler, fazla mesai yapmadan daha çok izin almak isterler, yeterli çabayı göstermeseler bile promosyon almak isterler. Bu tarz şikayetleri onlardan hepimiz duymuşuzdur. Bu doğru ya da yanlış diyemeyiz, ama gerçek şu ki Y kuşağının %42’si her 1 ve 3 yıl arasında işlerini değiştiriyor. Y kuşağı seçtikleri işleri yapma konusunda yeterli sabra sahip değiller, peki ya problem işin kendisinde değilse? Yani ya Y kuşağı bu işin üstesinden nasıl geleceğini bilmiyorsa? Firmamız Man Made Music’te Y kuşağının sayısı orantısız bir şekilde büyüdü. Benim görevim ‘’Mümkün olmayan hiçbir şey yoktur.’’ zihniyetini onlara aşılayarak yaratıcılık konusunda önderlik etmek. Yaratıcı ve yenilikçi düşünme bizim kültürümüzün temelinde var ve biz Y kuşağımıza ilham verip, onların birbiriyle dayanışma içinde olmasını sağlayarak güzel işler yaptık. Ayrıca bu çalışma ortamını kurmamıza yardımcı bazı stratejiler de geliştirdik. Bulunduğunuz işte ilerlemek veya kendinize yeni bir yol çizmek istiyorsanız işte kariyer seçimleriniz ve yaklaşımlarınızda size yol gösterecek 5 değerli tavsiye: 1. Cesur Olun Değişim cesaret yolundan geçer, ama bu yolda ilerlemek kolay değildir. Bu konuda Abraham Maslow şöyle demiştir: ‘’Şartlar ne olursa olsun her zaman 2 seçeneğimiz var; gelişerek ileri gitmek ya da güvenli bir şekilde gerilemek.’’ İlerlemeyi seçmek daha eğlencelidir ve başarı, ancak riskleri hesaba kattığımız zaman gelir. Bazen bu yeni bir iş demektir, bazen de bulunduğunuz yere yaptığınız katkıları arttırarak orada gücünüzü yükseltmek. 2. İlham Kaynağınızı Takip Edin Çevrenizde kendinizi sorgulamaya...
Gelecek 10 Yılda İyi Kazandıracak Meslekler

Gelecek 10 Yılda İyi Kazandıracak Meslekler

Büyüyünce ne olmak istiyorsun? Hepimiz çocukken bu soruyu duyduk. Çoğumuzun yanıtı da, doktor, pilot yada süper kahraman olmaktı! Oysa şimdi seçenekler daha çok. Üstelik meslekler giderek farklılaşıyor; Kullanıcı arayüzü mühendisi, bilgi teknolojileri yöneticisi… İşte Hürriyet’in paylaştığı Forbes ve ABD finans dergisi Kiplinger’da yer alan geleceğin meslekleri. 1. Etik Bilgisayar Korsanı  Bir bilgisayar korsanı nasıl mı etik olabilir? Artık şirketler kendi online sistemlerine saldırması için etik bilgisayar korsanlarına iş veriyor. Böylece tehlikeli, art niyetli saldırganlardan önce güvenlik sistemlerindeki problemleri kesin olarak saptamak için harekete geçebiliyorlar. Etik bilgisayar korsanları, şirketin sistemlerini onarıyor, kimi zaman virüs oluşturup etkilerini gözlemliyor. Bugün ABD’de bu işi yapmak isteyenler için ‘Certified Ethical Hacker’ (CEH) gibi sertifikalar verilmeye başlandı. ABD’de etik bilgisayar korsanları yıllık ortalama 92 bin dolar civarında kazanıyor. Türkiye’de de bu meslek gelişen şirket sistemleri de düşünüldüğünde birkaç yıl içinde daha popüler hale gelecek. Etik bilgisayar korsanlığı tehlikeli bir potansiyeli de barındırdığı için işe alım süreçlerinde sıkı bir denetim mekanizmasını zorunlu kılıyor. Eğer  bu meslek dünya çapında hızlıgelişim gösterecekse, neyin etik olup olmadığının resmi bir şekilde belirlenmesi gerekiyor. 2. Sigorta Uzmanı  Bu alan diğer başlıklar kadar ‘yeni’ olmayabilir. Ama durun bir dakika; Birleşmiş Milletler Dünya Nüfusu Görünüm 2012 raporuna göre dünyada kadın ve erkeklerde ortalama yaşam süresi 71 yıl. Türkiye’deyse 74.4. Ve bu sayılar gün geçtikçe yükseliyor. Haliyle sağlık daha da önem kazanıyor. Sigorta da, daha kritik bir hale geliyor. Sadece sağlık alanında değil, büyüyen uluslararası şirketlerde finansal problemler her an kapı önünde bekliyor. Her türlü riskin etrafta cirit attığı bir ortamda sizce de sigortanın hafife alınır bir tarafı var mı? Başarılı bir sigorta uzmanı bugün olduğu gibi gelecek 20 yılda da iyi kazanacak. Büyüyen ve daha rekabetçi hale gelen ekonomiler, sağlık bilimlerindeki atılım, alım gücündeki artış… ABD Çalışma Bakanlığı’nın geçen yıl yaptığı bir analize göre sigorta uzmanlığı yedi yıl içerisinde yüzde 27’lik bir büyüme kaydedecek. Türkiye’de bu konuda bir veri yok. Ancak uluslararası birçok sigorta şirketini düşündüğümüzde bunun Türkiye’ye de yansıyacağı kesin. 3. Gıda Kimyageri Yemek, bilimdir! Harika bir keki nasıl yaparsınız? Bir gıda kimyagerine sorun. Bu gurular besinlerin lezzetini geliştirerek her...
Richard Branson’ın 1972 Yılından Kalma Yapılacaklar Listesi

Richard Branson’ın 1972 Yılından Kalma Yapılacaklar Listesi

Richard Branson hayatını yapılacaklar listesi(to-do-list) hazırlayarak geçiren bir lider. Yakınlarda da blogunda 1972 yılından kalma bir listesini paylaştı. İşte o notlar: “Geçmişinizde bir gezintiye çıkmak oldukça eğlenceli, bu zamana kadar neyi başardığınızı görmek… Arkadaşım Kenny Kemp geçtiğimiz günlerde 1972 yılından kalma günlüğümdeki bu küçük süprizi ortaya çıkardı. 6 Kasım’da 22 yaşındaki bir çocuk olarak, işte bu yapılacak işler listesini hazırlamıştım: 1. Uçmayı öğren 2. Bana bak bana, sen, tekne 3. Herkes benden hoşlansın, benimle eğlensin 4. Güzel insanları geri davet et 5. The Manor için küçük bir evin oluşmasına başla 6. The Manor için satın almaya başla 7. Projeler üzerinde benimle çalışın 8. Daha fazla mağaza bulunmalı Gördüğünüz gibi hedefe yönelik kurşunlar daha fazla. Virgin Records mağazası açmayı öğrenmek, insanların kayıt stüdyomuz The Manor için parça satın almasına davet etmek gibi yüksek hedefler geçiyor. Hatta yukarıdaki sayfada bir Gong albümü hakkında bazı karalama yerlerini görebilirsiniz. Listeler yazma aşkımı sık sık yazmıştım – bu da en başından beri kendime ait olduğumu gösteriyor. Listeler, işleri başarmak için yalnızca büyük yapılar sağlamakla kalmaz, aynı zamanda hedefler belirlememize ve rüyalarımıza ulaşmamıza yardımcı olur. Bu listeyi yazdıktan bir yıl sonra 1973’te The Manor’da Virgin Records etiketli albümü çıkardık, Mike Oldfield’la imzaladık ve on yılın en çok satan albümlerinden biri olan Tubular Bells’i ve The Exorcist için soundtrack çıkardık. Buradan Virgin Records büyümüş ve büyümüş, geri kalanı ise dedikleri gibi tarihtir. Eski günlüğünüzden birine bir göz atın. Yazdığınız yüce bir amaca ulaştınız...
Başarılı Toplantılar İçin 5 Kural

Başarılı Toplantılar İçin 5 Kural

Toplantılar. Günümüzde hemen hemen herkesin toplantılar hakkında olumlu ya da olumsuz düşünceleri vardır. Kimileri toplantılara mesaiyi kısalttığı için bayılır, kimileri ise uykumuzu getiriyor deyip bunalır. Toplantı, şüphesiz ki bu kelime artık ‘boşa harcanan zaman’ ile aynı anlama gelmekte. Kaptan Kirk’in de söylediği gibi bir toplantıda dakikalar saklanır ve saatler kaybolur.  Mesela bir toplantı çağrısında bulunun ve koridor boyunca duyulan sızlanmaları bir dinleyin. Öte yandan bir profesyonel olarak, toplantı çağrısında bulunursanız, biraz sonra bahsedeceğimiz 5 kural toplantınızı boşa geçen zaman, kaynak ve para olmaktan kurtaracak. İşte Charlie Harary’nin entreprenuer.com’da paylaştığı 5 kural: 1. Toplantının amacını planlayın Bu noktada biz, toplantıların özellikle verimli olduğundan bahsedeceğiz. Tabi bundan bahsederken toplantıların verimli ve üretken olduğunu varsayıyoruz. Peki ya tersini düşünürsek ya toplantılar verimsiz olursa ya da toplantılar sadece belli koşullar altında yarar verseydi tavsiye edilebilseydi o zaman ne olurdu? Toplantı düzenlemeden önce toplantıyı ölçüp tartın, katılımcılara göre düzenleyin ve ayarlayın. Kendinize daima sorular sorun. Bu soruları toplantının konusuna, toplantının zamanına ve mekânına göre farklı şekilde oluşturabilirsiniz. Mesela ‘Benim istediğim sonuç nedir ?’ , ‘Ben neyi başarmaya çalışıyorum ?’ ve ‘Ben bu insanları neden bir araya bir odada topluyorum ?’ gibi sorular sorulabilir. Bu sorular toplantının amacını ve toplantının nasıl ayarlanacağı hakkında bize faydalı bilgiler verecektir. Buna ek olarak, toplantının gerekli olduğunu açık bir şekilde telaffuz edemiyorsanız ve gerekli sorulara yanıt bulamıyorsanız toplantı yapmayın. Fakat toplantının gerekli olduğunu sorularınızla ispatlayabiliyorsanız, bu net cevaplar ve amaçlar size toplantınızla ilgili birçok konuya açıklık getirir.  Örnek olarak, toplantınızın odak noktasını keskinleştirebilirsiniz. Dahası, toplantınızın neleri başaracağına dair amaçlarınızı ve bu amaçlara ulaşma şansınızı arttırabilirsiniz. 2. İzleyiciler yerine oyuncular davet edin  Biz her zaman birçok kişiyi toplantıya davet ederiz. Sürekli...