Girişimci Liderliğini Engelleyen 7 Alışkanlık

Girişimci Liderliğini Engelleyen 7 Alışkanlık

Liderlik, herhangi bir işin başarısında veya başarısızlığında önemli bir rol oynamaktadır. Bir başlangıç aşamasında, bir lider, bağlı olduğu kişilere ilham verebilir veya onları sonsuza dek soğutabilir. Büyük bir şirketin geç dönemlerinde, organizasyonun sesini belirlemek ve herkesi birleşik bir vizyon altında tutmak lider bir iştir. Ne tür bir işte çalışırsanız çalışın veya bulunduğunuz sürecin hangi aşamasında olursanız olun, lider olarak yetenekleriniz sonuçlarınızı büyük ölçüde etkiler. Ekibiniz için iyi bir lider olarak kalmak istiyorsanız, önlemeniz gereken yedi alışkanlığınız. 1. Mikro yönetim Mikro yönetim, gerçekleştiğini fark etmeden önce genellikle baş gösteren sinir bozucu bir alışkanlıktır. Çalışanlarınızın kullanmasını istediğiniz belirli işlemler yoluyla rehberlik etmekle başlayabilir, ancak kısa bir süre sonra çalışanlarınızın işlerinin neredeyse her yönüne müdahale ettiğiniz bir seviyeye yükselir. Birkaç nedenden ötürü zehirli bir alışkanlıktır. İlk olarak, çalışanlarınızın yeteneklerini zayıf düşürüyorsunuz. Onları bir iş yapmaları için işe aldınız, öyleyse bir adım geri çekilin ve bunu yapacaklarına inanın. İkincisi, iş gücüne hükmetmekte, yeniliği bastırmakta ve herkesi yolunuzu takip etmeye zorlarsınız. Sonunda, daha üretken yollarla kullanılması gereken kendi zamanınızı boşa harcıyorsunuz demektir. 2. Negatif takviyenin kullanılması Negatiflik daima kötülüğün sonucunda ortaya çıkmaz, ancak neredeyse evrensel olarak yıkıcıdır. Negatif geribildirim yalnızca uygun değil, aynı zamanda zorunludur, ancak yalnızca motivasyon aracı olarak olumsuz takviye kullanmak, çalışanlarınıza kızgınlık yaratacaktır. Birine hata yaptıklarını söylemek iyi bir şeydir, ancak olanlara karşı birisini azarlamaktan çok çözümlere ve gelecekteki çabalara odaklanmayı deneyin. Olumsuz takviye, bir başkasını cezalandırmak veya aldıkları bir eylem için kendilerini kötü hissettirmektir; bu da kendilerini aşağılayıcı ve takdir edilmemiş hissettirir. Bunun yerine, yaptığınız iyi şeyleri vurgulayarak, güveninizi ve moralinizi artıran çabalarınızı olumlu takviye durumuna geçirin. 3. Bireyi ihmal etmek Bütün bir grup insana tek bir yaklaşım uygulamak tehlikelidir....
Yeni Bir İşteki İlk 3 Ayınızda Nasıl Başarı Sağlarsınız?

Yeni Bir İşteki İlk 3 Ayınızda Nasıl Başarı Sağlarsınız?

Yeni bir işe başlamak zor olabilir – hâlâ sadece sorumluluklarınızı değil, ayrıca ofis politikalarında nasıl yol alacağınızı ve meslektaşlarınızla en iyi şekilde iletişim kurmanın yollarını da keşfediyorsunuz. Future Workplace’in  “Multiple Generations @ Work”’ anketine göre milenyum kuşağının % 91’i bir işte 3 yıldan daha az kalmayı planlıyor. Bunu hesaba katarsak, yetişkin hayatınızın çalışan dönemi boyunca potansiyel olarak 15-20 arası farklı pozisyonda yer alabilirsiniz. Bu sebeple iş değiştirmenin ve yeni çalışma ortamlarına geçiş yapmanın geleceğinizde yer alma olasılığı büyüktür. Süreç boyunca doğru yolda ilerlemenize yardımcı olacak ipuçları için okumaya devam edin. 1. Çalışma arkadaşlarınızla öğle yemeğine çıkın Uyanma saatlerinizin çoğunu bu insanlarla geçireceksiniz, bu nedenle birbirinizi tanıyor olmanız yardımcı olacaktır. Çalışma arkadaşlarınızın geçmişlerini ve ilgi alanlarını öğrenmek yeni bir çevrede daha rahat hissetmenize yardımcı olur. Onlarla daha iyi ilişki kurmanıza ve çalışmanıza yardımcı olacak bakış açılarını çabucak kavramaya başlayacaksınız. İş unvanları -yalnızca- çok fazla şey söyleyebileceğinden, farklı konularda rehberlik etmek veya fikir edinmek için kime gideceğiniz konusunda bir fikir edinirsiniz. 2. Yöneticinize iletişim kurmayı nasıl tercih ettiğini sorun Hem e-postayı seven hem de bundan nefret eden yöneticileriniz olabilir. Bazıları haftalık toplantı yapmayı tercih ederken diğerleri günlük kontroller yapmayı sevebilir. Siz zihin okuyucusu değilsiniz, bu nedenle yöneticinizin tercihini deneme yanılma yoluyla öğrenmek yerine sadece sorun. İkinizin de nasıl iletişim kurmayı sevdiğini belirlemek hayatınızı daha kolay yola sokacaktır. 3. Ofis politikalarını öğrenin Bazı ofis politikaları size verilen resmi bir el kitabında yazılabilir. Söylenmemiş olan başka politikaların ve beklentilerin olma olasılığı da vardır – sadece orada bir süredir çalışan insanların “bilebileceği” şeyler. Yöneticinize veya bir İK temsilcisine aşağıdaki gibi şeyler hakkında soru sormayı gerekli bulabilirsiniz: Kişisel Gelişim: Profesyonel kuruluşlara katılmanız onaylanıyor veya bekleniyor mu?...
Başarıya Giden Yolunuzu Kolaylaştırmak İçin Negatif Düşünmeyi Yeniden Yapılandırın

Başarıya Giden Yolunuzu Kolaylaştırmak İçin Negatif Düşünmeyi Yeniden Yapılandırın

En büyük müşterinizi kaybedersiniz. Rüya takımınız parçalanmaya başlar. Bir şeyler çok yanlış gitmiştir. Bu, birçok girişimcinin havlu attığı ve pes ettiği noktadır. Bu örnekler, işletme sahiplerinin başarmak için çabalamak zorunda kaldıkları bat ya da çık anlarıdır. Girişimciler olarak, çözümlere ve hedeflerimize ulaşmaya çok odaklanmış bulunuyoruz. Bütün enerjimizi ortaya koyuyoruz ve çok çalışıyoruz. Uzun saatler boyunca çalışıyoruz. Tüm bu umut ve beklentilere sahibiz ve işler istediğimiz kadar hızlı bir şekilde ilerlemediği zaman mağlup hissetmeyi göze alıyoruz. Her şey ters gittiğinde tüm bu korkuları biriktirmeyi bırakabileceğimizi söylemiyoruz. Fakat düşünce şeklinizi yeniden biçimlendirmeniz ve korkunun kazanmasına izin vermeksizin ilerlemeniz mümkündür. Bazen işler ters gidecek. Bu, iş dünyasında bulunmanın gerçeklerinden bir tanesidir. Ne kadar fazla büyürseniz, zorlu durumlara karşı kendinizi o kadar fazla açabilirsiniz. Kilit nokta, zorlukları başarınıza giden yolda sürecin bir parçası olarak görmektir. Strese girmek yerine çözümlere odaklanın. Şirketinizi yükseltmek için hangi yaratıcı fikri uygulayabilirsiniz? Özgüveniniz, bu deneyimler sayesinde artar ve eleştirilere daha az aldırış edersiniz. Bu sebeple, bir dahaki sefer bir meydan okumayla karşılaştığınızda kendinize “Ben hallederim!” deyin. İlk andaki negatif hislerinize ve zorluklara rağmen sizin için önemli bir büyüme sağlamış olan geçmişinizdeki zor bir anı –ister kariyerinizde ister özel hayatınızda olsun- tekrar düşünün. Deneyimlerimizin bizi nasıl şekillendirdiği ve nasıl bizi olduğumuz kişiye dönüştürdüğü hakkında birçok şey duyuyoruz ve bu doğru. Dikkat edilmesi gereken şey kendi kişisel gücümüze sahip çıkmak ve zor anlardan öğrenebileceğimiz her şeyi öğrendiğimizden emin olmaktır, böylece ileride daha iyi anlara sahip olabiliriz. Bu hem iş hem de hayat için geçerlidir. Başarısızlığın var olmadığı olasılığını düşünün. Başarılı insanların göstergesi kaç kere başarısızlığa uğramış oldukları değil, ne sıklıkta ve ne kadar çabuk toparlandıkları ve ilerlemeye devam ettikleridir. Başarısızlık sözcüğü bir sonu...
İyi Bir Network Oluşturmanın 7 Yolu

İyi Bir Network Oluşturmanın 7 Yolu

Sosyal ve iş çevrelerinize eklemek istediğiniz insanlardan olun. Birçok insan nasıl daha iyi network oluşturabileceğiniz hakkında tavsiyeler verir.  Bu noktada genellikle unutulan şey, insanların bu konudaki genel mükemmelik anlayışını sorgulayarak karar vermektir. Çünkü network temel olarak iletişime dayalı bir terimdir.Daha iyi bir kişisel iletişim ağı kurmak için iyi bir etki bırakmak istiyorsak,diğer insanların beklentilerinin farkında olmalı ve buna göre davranmalıyız. BNI’ın kurucu yöneticilerinden Ivan Misner’in dünyanın çeşitli yerlerindeki iş adamları arasında yaptığı bir ankete göre, katılımcılara 20  farklı özelik arasından sağlıklı bir iş ağında bulunmasını bekledikleri özellikler seçtirilmiş ve 3,400 anket sonucu arasında en çok tercih edilen 7 özellik belirlenmiş ve tercih sıralarına göre değerlendirilmiş. 1. İyi bir dinleyici olmak Listenin en başında iyi bir dinleyici olmak geliyor. Network başarısı ne kadar iyi dinleyebildiğimize ve öğrenebildiğimize göre değişir.  Siz ve network partneriniz birbirinizi ne kadar hızlı tanırsanız,  sağlıklı bir ilişki de o kadar hızlı edinilmiş olur. İyi bir dinleyici olsanız da sizin de iki kulağınız, bir ağzınız var ve bunları olabildiğince verimli kullanmalısınız. Bir konuşmanın içine dahil olduğunuz zaman, diğerlerinin de anlatmak istediklerini dikkatlice dinleyin ki onlara da ihtiyaçları konusunda yardım edebilesiniz. Ne şekilde olursa olsun network;  farklı deneyim ve fikirlerin bir sonuca varması ilkesine dayanır. İyi bir dinleyici olmak da farklı düşüncedeki insanların ortak bir bağlantı şeklinde birleşebildikleri bir ortam sağlayacaktır. 2. İyi bir etki bırakmak İnsanların size karşı ilk bakış açıları; davranış şeklinize ya da olaylara karşı genel yaklaşımınıza göre şekillenir.  Sürekli devam edilen bir olumsuz tutum, çevrenizdekilerin sizden hoşlanmamasına ve kendilerini geri çekmelerine sebep olurken yarattığınız olumlu etki, insanlarda sizinle birlikte iş yapma ve arkadaşlık kurma isteği uyandırır. İşte bu yüzden, iş dünyasının profesyonelleri; diğerlerini ve hatta...
En Başarılı İnsanların Sahip Olduğu 10 Etkili İletişim Alışkanlığı

En Başarılı İnsanların Sahip Olduğu 10 Etkili İletişim Alışkanlığı

Etkili iletişim kurmak geliştirebileceğimiz en önemli yeteneklerden biridir. Düşüncelerini, hislerini, fikirlerini veya endişelerini en iyi şekilde ifade edebilen kişiler, problemlerin çözümünde, herkes için iyi anlaşmalar yapabilmede ve benzeri durumlarda diğer insanlara göre çok daha avantajlıdır. Etkili iletişim sadece konuşma yeteneği değildir. Aynı zamanda karşımızdaki insanı dinleyip gözlemleyerek, konuşma ve vücut dilini anlayabilmemizdir. Bu yetiyi kazanabilmek için çok çalışmak ve kişiliğimizin farkına varmamız gerekir. İşte etkili iletişim kurmanız için yapmanız veya yapmaktan kaçınmanız gereken 9 alışkanlık: 1. Konuştuğunuz kişiye karşı saygılı olun. Sürekli kendinizden bahsederek görüşmeyi domine etmeyin. Karşınızdaki kişinin fikirlerini öğrenebilmek için konuşmanın konusu ile ilgili sorular sorun. 2. Görüşmeye konsantre olun. Konuşma esnasında telefonla oynamak veya mail atmaya çalışmak karşınızdaki insana saygı göstermediğinizi gösterir. Eğer yapmanız gereken işten dolayı görüşmeye konsantre olamıyorsanız lütfen karşınızdaki kişiye başka zaman konuşmayı teklif edin. 3. Konuşan kişiyi dinlemeye öğrenin. Karşınızdaki kişinin konuşmadan tepkiler vermesi onun sizi dinlemeye istekli olmadığını göstermektedir. Böyle durumlara düşmemek için konuşmayı ertelemeyi deneyin. 4. Karşınızdaki kişinin söylediğini tam olarak anladığınızdan emin olun. Konuştuğunuz kişinin söylediğini anladığınızdan emin olmak için anladığınız kadarını söyleyin. Eğer yanlış veya eksik bir şey anladıysanız karşı taraf bunu düzeltip size doğrusunu söyleyecektir. 5. Konuşan kişinin sözünün bitmesini bekleyin. Konuşan kişiyi bölmeye ya da cümlesini tamamlamaya çalışmayın. Karşı taraf fikirlerini size aktarırken yalnızca onu anlamak için çaba sarfedin. Konuşma bitmeden kendi fikirlerini söylemek karşı tarafa onu dinlemediğiniz ve yalnızca kendi fikrinizi kabul ettiğiniz izlenimini verir. 6. Karşınızdaki kişiye isim takma yoluna gitmeyin. Dürüst olmak gerekirse bütün insanlar ara sıra da olsa tartışmaya girmektedir. Bu gibi durumlarda etkili iletişim kurabilen insanlar nasıl davranmaları gerektiğini bildikleri için 1 adım öndedirler. Bir kişiyle tartışırken asla ve asla rahatsız edici kelimeler kullanmayın. 5 saniye durup...
Yapacak Bir İşiniz Olmasa Bile Hayallerinizin Gerçekleşmesi İçin 5 Neden

Yapacak Bir İşiniz Olmasa Bile Hayallerinizin Gerçekleşmesi İçin 5 Neden

“Gideceğiniz yere karar verirken şuan nerede olduğunuzu düşünmenize sebep olan fikirlerin aklınıza girmesine engel olun.” Bu sözü neredeyse 10 yıl önce bir konferansta not almıştım. Orjinalinde kimin için söylendiğini bilmiyorum fakat son yıllarda bunun üstünde sıkça düşündüm. Bazı zamanlarda hepimiz kendimize sorarız “Nereye gidiyoruz?”. Bazen kendimi geleceğimin parlak olmasını sağlayacak müthiş bir kariyerin içinde buluyorum. Bu noktadan sonra ilerideki yıllara optimistik bakmak daha kolay oluyor. Bazen de kendimi değişen rollerle, şirketlerle hatta endüstriyle yüzleşmiş şekilde bir dönüm noktasında buluyorum. Bu nedenle çoğu kez her şeye en baştan başladım. Kritik kesişim noktalarında kişinin geleceği hakkında daha kapalı, ihtiyatlı veya bıkkın olması muhtemeldir. Önemli olan nokta olmamaktır. Aşağıdaki 5 madde neden şuanki durumunuzun gelecek fikirlerinizi etkilememesi gerektiğini sıralamaktadır. 1. Kendinizi sınırlamak potansiyelinize ulaşmanızı engeller Profesyonel ve kişisel hayatınızda istediğiniz yerde değilseniz, hayat gayenizi kaçırma olasılığınız çok yüksektir. Bazı insanlar hayalleriniz hakkında daha tutucu olmanızı söyleyebilir. Büyük hedef belirlemek onlara ulaşabileceğiniz garantisini vermez fakat belirlememek ulaşamayacağınız garantisini verir. Tarihe bakıldığında da büyük hedeflerine ulaşanlar tüm olasılıklara, fikirlere karşı çıkıp hedeflerini büyük tutanlardır. 2. Herkes kendini heyecanlandıracak şeylere ihtiyaç duyar En son ne zaman yapmak istediğiniz bir şey sizi heyecanlandırdı veya tüylerinizi diken diken ettirdi? Gerçekten önsezinizi bulduğunuz zaman ardında bir sihir olduğunu anlarsınız. Bu size gitmeniz gereken rotayı gösterir ve en zorlu anda size güç verir. Bu önsezi ne kadar güçlü olursa, kısa şeyleri o kadar kabul etmezsiniz. Pratik hedefler sizi istediğiniz yere götürmez. Victor Hugo der ki; “Her insan hayatını sınırlandırmalıdır, bu şekilde ileriki zamanda gerçekler ve hayaller buluşur.” 3. Şuan gelecekle alakalı değildir  Şuan ne olduğunuzun ileride ne olacağı üstünde çok az etkisi vardır. Bazı insanlar şuanki pozisyonlarının düşüncelerini etkilemelerine izin...